EÇS IV 371b
Ve Lur hâkimi tahtı olan Sine kal‘ası derecesi üzre altışar vukıyye âdem dişleri vardır. Ashâb-ı Fîl dişidir, derler. Lûgat-i Arabî'de ve İbrî'de dişe sîn derler. Ol dişler Sîn şehrinde maslûb olduğiyçün kal‘a-i Sîn derler, deyü tahrîr etmişler. Hâlâ yine bu sahrâ-yı Erbîl'de Ashâb-ı Fîl'in niçe üstühânları ve niçe dendânları bulunur. Bu kal‘a-i Erbîl Âl-i Benî Ziyâd'dan Erbîl ibn Behsitvân ibn Kâbus ibn Menûçehr binâ edüp Hazret-i Yahyâ'ya îmân getirmişlerdir.
EÇS IV 371b
{Anınçün kal‘a-i Erbîl derler. Ba‘zılar Ashâb-ı Fîl'den kaldı derler ammâ efvâh-ı nâsda Erbîl kal‘ası derler}.
EÇS IV 371b
Ba‘dehû Enûşirvân-ı âdil imâr etmişdir. Âl-i Abbâsiyân asrında Hulâgû Hân harâb etmişdir. Niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Âhir sene 962 târîhinde Süleymân Hân asrında be-dest-i Baltacı Mehemmed Paşa imâr edüp yine sene 1033 târîhinde Acem istîlâ edüp sene 1040 yine Hüsrev Paşa feth edüp derûn-ı hisâra müstevfâ cebehâne ve asker koyup metîn [ü] hasîn etdi. Yine Acem müstevlî olup sene 1048 târîhinde {kavm-i} Acem Murâd Hân-ı Râbi‘in mehâbet [ü] salâbetine tâkat getiremeyüp kal‘ayı mu‘attal bırağup Sarı Mehemmed Paşa tâ Murâd Hân Bağdâd'a gelinceye dek kal‘a-i Erbîl'i zabt edüp imâr edüp kifâyet kadar derûn-ı hisâra asker-i kerrâr kodu. Hâlâ Şehrezûl hâkinde sancak beği tahtıdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS IV 371b
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Erbîl'i beyân eder: Nehr-i Zarbu'l-kebîr nehr-i Zarb-ı asğar kim bunlara nehreyn-i Zarb-ı Alî derler. Bu nehreyn-i azîmeynin mâbeyninde bir çölistân ve berr ü beyâbân yerde bir püşte-i âlî üzre evce ser çekmiş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. Cânib-i (---) bir kapusu var, handakı yokdur. Derûn-ı kal‘ada (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 371b
Bu kal‘anın kıblesi tarafında kal‘a-i Musul iki günlük yoldur.
EÇS IV 371b
Ve bu Erbîl kal‘a-i Kerkük'ün cânib-i şarkîsinde iki menzil yerdir. Ammâ kal‘a hâricinde aşağı şehri zamân-ı kadîmde sevâd-ı azîm imiş. Hâlâ eser-i binâları bî-hisâb zâhir ü bâhirdir. Ancak bir ulu câmi‘i minâresiyle meydân-ı muhabbetde kalmış ve iki aded nehir garizi vardır, kâh cereyân eder ve kâh yâbis olur. İhtiyâr kimesneler bu uyûn-ı câriye nehr-i Zarb'dan gelir derler. Ve bu kal‘a çölünün nihâyeti cânib-i garbda kal‘a-i Musul mukâbelesinde Yûnus Nebî âsitânesi hâkinde Şat kenârında tamâm olur ve vilâyet-i Harîr bu kal‘a-i Erbîl hâkiyle müşâdır. Acem diyârından gelen kârbândan bu Erbîl kal‘ası kulları bâc-ı sultân alırlar. Zîrâ Şehrezûl eyâletinin derbendidir. Musul'a giderken nehr-i Zarb'ı ubûr edüp iki merhalede kal‘a-i Musul'a kârbân vâsıl olur.
EÇS IV 372a
Evsâf-ı kal‘a-i Şamük: Enûşirvân-ı âdil asrında Büzürcimihr'in karındaşı Şamük nâm bir pehlivân-ı benâm imâret-i tamâm etdiğiyçün kal‘a-i Şamük derler. Hâk-i Şehrezûl'da yoldan ba‘îd bir püşte üzre şekl-i müseddes hâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir ammâ küçükdür. Hâkimi ber-vech-i ocaklık Ekrâd beğlerinin eşbehi aşâ’ir-i Sarılı'dan Haydar Beğ bunda hâkimdir. Kal‘asının nökeri ve dizdârı ve cebehânesi cümle Haydar Beğ hükmündedir. Ulu aşîret sâhibidir kim on bin tüfeng-endâza mâlikdir. Ve Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘atdan olup huzûr-ı Hakk'a sâlikdir. Dâ’imâ Derbend-i Mâşa'dan Acem haddine geçüp Sultâniyye kal‘asın Sencer şehrin ve Zengân şehrin urup Hemedân ve Dergezîn'e varınca diyâr-ı Acem'i talava vurur bir Haydar-ı Kerrâr Sarılı'dır ve cümle aşîretleri dahi Sünnî gâzîlerdir. Ve şehri cümle iki {bin} hâne-i müfîd ü muhtasardır. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve çârsû-yı bâzârı vardır.
EÇS IV 372a
Andan yine cânib-i kıble kim bu diyârda kıble cânib-i garba meyyâlce vâki‘ olur. Çölistân üzre 9 sâ‘at gidüp,
EÇS IV 372a
Menzil-i Örenhân: Nehr-i Zarb kenârında bir küçük hân vardır. Anda mihmân olup Urbân haylinden havf u haşyet çekerek bu hân-ı bî-amândan gayrı imâristân yokdur. Ve bu mahalde,
EÇS IV 372a
Nehr-i Zarb-ı Sağîr: Kûh-ı derbend-i Mâşa'dan gelüp (---) (---) (---) (---) (---) kılâ‘lara uğrayup (---) (---) kurbünde nehr-i (---) mahlût olur. Bu mahalden ale's-seher kalkup altun cisrin yine Zarb-ı Ekber nehri üzre geçüp 9 sâ‘atde kıbleye,
EÇS IV 372a
Evsâf-ı diyâr-ı Dahhâk-ı bî-nûr, ya‘nî Şehrezûr ibn Dahhâk, binâ-yı kal‘a-i Kerkâk
EÇS IV 372a
Müverrih Mıkdısî tahrîri üzre bu kal‘a-i Şehrezûl'u ibtidâ binâ eden Zor ibn Dahhâk-i Mârî'dir. Aslında Şehr-i Zor'dur. Galat-ı meşhûru Şehrezûl'dur, sahîhi Şehr-i Zor'dur. Hâk-i Irâk'da Kûfe ve Medâyin'den sonra bu Şehr-i Zor gâyet imâr olup gûyâ ravza-i cinân oldu. Ba‘dehû Âl-i Abbâsiyân asrında Hulâgû Hân bu Şehrezûr'u zor-ı bâzû-yı tüvânâsıyla harâb u yebâb etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn'un Mervân-ı Hımâr'da inkırâz olduğu senede yine Zor ibn Dahhâk-i Mârî neslinden Moğol Karkük nâm bir benâm-ı merd-i hümâm ba‘zı kabâ’il-i Ekrâd ile yek-dil [ü] yek-cihet olup anların isti‘ânetiyle Şehrezûr'u müceddeden imâr edüp ismine kal‘a-i Kerkâk-i Moğol derler. Murûr-ı eyyâm ile elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağile hâlâ kal‘a-i Kerkük derler ammâ kal‘a-i Kelkek ve Kelkit ve Kerkit değildir. Kelkik eyâlet-i Erzurûm'da bir nevâhînin ismidir. Ammâ bu hâk-i Irâk ile müşâ Şehrezûr'un pây-i tahtı bu kal‘a-i Kerkük'dür. Lâkin Şehrezûr-ı kadîm diyâr-ı Acem hudûdunda Merâğa şehrine karîb olup Timur Hân'dan berü harâbe [vü] garîb kalmışdır. Şehr-i Merâğa dahi Timur harâbından kalmışdır, ba‘dehû imâr olmuşdur. Şehrezûr-ı kadîm ile şehr-i Merâğa beyni altı merhale zemîn-i mahsûldârdır. (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 372a–372b
Der-beyân-ı hâkimân-ı Şehrezûr: Kânûnnâme-i Süleymân Hân tahrîri üzre hîn-ı fetihde eyâlet olup ülke-i azîm olmuşdur. Ve dahi istimâletler verilüp niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara sadaka olunmuşdur. Ve eyâletinde olan Ekrâd ümerâlarına ikişer tuğlu mîr-i mîrânlık pâyesi verilmişdir. Ve emr-i şerîflerinde mîr-i mîrân elkâbları yazılmışdır. Ammâ vâlî-i Şehrezûl intihâ-i serhadd-i Irâk'da olup Bağdâd ile hudûddaş olmak ile vâlî-i Şehrezûr'un hükmü tâ Bağdâd kapularına varınca {sözü} nâfizdir. Tâ bu mertebe hükmü cârîdir. Vâlî-i Şehrezûr'un kânûn üzre hâss-ı hümâyûnu on bir kerre yüz bin akçedir. Kânûn-ı mîr-i mîrân böyledir kim her kankı memleket evvel feth oldu ise ol beğlerbeği sâ’ir mîr-i mîrân üzre takaddüm eder. Ve her beğlerbeğinin hâsları ne mikdâr ise kânûn-ı Süleymân Hân üzre beş bin akçede bir cebelü askeriyle sefer eşerler. Ardı sıra mehterhânesi ve bayrakları ve iç ağaları ve yanında mataracıları ve önü sıra şâtırları ve peykleri ve tuğları ve vâcibü'r-ri‘âyâ ve müteferrikagân ve deli gönüllüleri ve Tatar askerin çeküp me’mûr olduğu sefere gider. Ammâ Şehrezûl vâlîsi Bağdâd vâlîsi üzre takaddüm eder. Zîrâ sene 941 târîhinde Süleymân Hân eyâlet-i Şehrezûr'u feth edüp andan Bağdâd feth olmuş, ulu hükûmetdir. Üç bin güzîde asker ile beher sene ber-vech-i adâlet yüz kise tahsîl ide. (---) (---) (---) (---) (---) 372b
EÇS IV 372b
Eyâlet-i Şehrezûl'da olan sancakları beyân eder: Kânûn-ı Süleymân Hân üzre cümle yigirmi aded sancakdır. Ve eyâletinde mâl defterdârı ve timâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve rûznâmeci ve mukâta‘acı ve (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 372b
Sancakları bunlardır ki zikr olunur: Evvelâ sancağ-ı Surucek ve sancağ-ı Erbîl ve sancağ-ı Keşân ve livâ-i Şehr-i Bâzâr-ı Cengûle ve Cebel-i Cimri sancağı, lakabına göre değil, şerîf livâdır. Ve sancağ-ı Hezârmerd ve livâ-i Zülhavârân ve sancağ-ı Mergâ ve Dahhâk-i Mârî'yi katl eden Demirci Gâve'nin şehridir. Ve livâ-i Harîr ü Sûrân ve sancağ-ı Tiltarı ve livâ-i Sîne ve Zencîr ve dahi sancağ-ı Acûz ve dahi livâ-i Ebrûmân ve livâ-i Davdan ve sancağ-ı Bak ve livâ-i Berend ve sancağ-ı kebîr Belkas Acem hudûdundadır ve livâ-i Uştı.
EÇS IV 372b
Bu on sekiz aded sancaklar cümle sengistân u dağıstân içre sa‘b yerlerde kavm-i Kürdistân'ın içinde livâlardır kim aslâ ceng ile alınmamış ülkelerdir. Bunlarda evc-i âsumâna kad çekmiş hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘alar vardır kim bir tarafdan bir vech ile zafer mümkin değildir. Cümle eyâlet-i Şehrezûl seksen altı pâre kal‘alardır kim cümlesi amân ile itâ‘at etmişlerdir. Eğer bu kılâ‘ları seyr ü temâşâ etdiğimize göre evsâfların tahrîr eylesek başka bir mücelled olur. İnşâallah seyecîu niçe kılâ‘-ı metînelerin ve belde-i kebîrelerin mahalleriyle ta‘rîf ve tavsîf ederiz.
EÇS IV 372b
Ve bu eyâlet-i Şehrezûr'da tahrîr olunan on sekiz sancakdan mâ‘ada iki aded sancak dahi hükûmetdir. Kânûn-ı Süleymân Hân üzre azl u nasb kabûl etmezler. Hâkimi merhûm olursa evlâdlarına yâhûd akrabâ ve akrebine yâhûd duhter-i pâkîze-ahterine verilmek kânûndur. Bir eyâletde avrete sancak verilmek kânûn değildir illâ bu eyâlet-i Şehrezûl'da var. Hatta zamân-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de Hânzâde Sultân nâm hâtûn-ı hurme vilâyet-i Harîr ve Sûrân'a hâkim olup on iki bin tüfeng-endâza ve on bin esb-süvâr hadeng-endâza mâlik idi. Burka‘ın rûyına bend edüp siyâh poşusın gerdenine bend edüp küheylân at üzre meydâna tarîl-i cevelân etdikde gûyâ hayyâl-ı Sâm u Nerîmân idi. Niçe kerre bu hâtûn kırk elli bin askeriyle diyâr-ı Acem'in Hemedân ve Dergezîn ve Cem-cenâb ve şehr-i güzînleri nehb ü gâret edüp yine sâlimîn ü gânimîn vilâyet-i Sûrân'a duhûl etmişdir. Tâ bu mertebe şecî‘a-i hâtûn kağan idi. Anınçün bu diyâr-ı Şehrezûr'da iki hükûmet avrete verilmek kânûndur.
EÇS IV 372b
Evvelâ Hükûmet-i Gâzîyân ve Hükûmet-i Mehrevân. Bu iki aded hükûmet ile Şehrezûl'un yigirmi aded sancağı tamâm olup yigirmi birinci livâsı kal‘a-i Kerkük'dür kim paşa sancağı tahtıdır.
EÇS IV 372b
Ammâ eyâlet-i mezbûrede yüz altmış aded dahi mîr-i aşâ’irler vardır ammâ tuğ ve tabl u alem sâhibi değillerdir. Hîn-i gazâda sâkin oldukları mîr-i livâların sancağı altında sefer eşerler. Eyâlet-i Diyârbekir'de ve eyâlet-i Van'da ve eyâlet-i İmâdiyye'de böyle hükûmetler ve böyle ocaklık mîr-i aşîretler vardır. Ve bu livâlarda cümle ze‘âmet ü timâr ve hâs kurâları vardır ammâ hükûmet add olunan livâlarda timâr ve ze‘âmet ve hâs yokdur. Ammâ bu eyâlet-i Şehrezûl'da paşanın üç bin askeriyle yigirmi sancak askeri cümle-i cümele otuz bir bin altmış aded cengâver asker-i dilâverândır. Pâdişâhlar ve sipehsâlârlar Bağdâd üzre sefere gelseler bu Şehrezûl vâlîsi talî‘a-i asker olup çarkacı olur. Zîrâ iklîm-i Irâk'ın ve diyâr-ı Fâris'in fârisü'l-meydânı asâkir-i Şehrezûr-ı zor-âverler ve server ü hünerverlerdir. Ammâ her sancakda alâybeği ve çeribaşı yokdur. İllâ Erbîl ve Şehrezûr ve Kerkük sancaklarında alâybeği ve çeribaşı vardır.
EÇS IV 372b
Gayri hâkimleri bildirir: Evvelâ Âsitâne-i sa‘âdet tarafından hâkim-i şer‘-i Resûl'i üç yüz akçe pâyesiyle kazâdır, (---) aded nâhiye kurâlarından beher sene ber-vech-i adâlet altı kise hâsıl olur. Mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmları ve nakîbü'l-eşrâfı vardır. Ve hâlâ Âsitâne tarafından bu kal‘a-i Kerkük'e yeniçeriyânın haseki ağalarından bir yeniçeri ağası ve başçavuş ve yeniçeri efendisi ve altı aded yeniçeri odası bin aded yeniçeri ve üç yüz aded cebeci ve üç yüz aded topçu askeri ta‘yîn olunup âlî mertebe yeniçeri ağalığı oldu. Ve kal‘a dizdârı ve altı yüz aded kal‘a neferâtları vardır. Muhtesibi ve şâhbenderi vardır.
EÇS IV 372b–373a
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Kerkük-i Şehrezûr: Evvelâ bu kal‘a hâk-i Bağdâd'ın çölistânında bir sahrâ-yı hâmûnda nehr-i Zarb'a bir menzil ba‘îd yerde ve kal‘a-i Musul'a iki menzil ba‘îd yerde bî-hâyil bir amelî püşte üzre şekl-i muhammesden tûlânîce bir kal‘a-i türâb-ı pâkdir kim çim ve rıhtım ve cir ve cıbıs ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve cümle (---) 373a aded kal‘a kapusudur ve gerçi hâk-i amber-i pâk ile mebnî bir kal‘adır ammâ gâyet metânet üzre inşâ olunmuşdur. Her sene taraf-ı pâdişâhîden ta‘mîr ü termîm olunur. Cümle aded kulle ve tabyalar ile ârâste ve cümle (---) aded ebrâclarla ve dendân-ı bedenler ile pîrâste olmuş bir kal‘a-i intihâ-i serhaddir. Cebehânesi ve yetmiş aded sağîr ü kebîr topları ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtları mevcûd bir sûr-ı mahdûddur.
EÇS IV 373a
Sitâyiş-i imâret-i kal‘a-i Kerkük: Evvelâ derûn-ı kal‘ada cümle (---) aded türâb-ı pâk ve kireç ile mestûr hâne-i ma‘mûr kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî büyûtlardır ammâ kal‘a içinde olmak ile bâğ u bâğçeli ve âb-ı revânlı hâneler değillerdir. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ,
EÇS IV 374a
Bu şehri dahi seyr ü temâşâ edüp Murtezâ Paşa kethudâsıyla azm-i İmâdiyye deyüp cânib-i şimâle 7 sâ‘atde çöl ile gidüp,
EÇS IV 374a
Karye-i Urbân: Nehr-i Zarb kenârında kırk hâneli köydür ammâ bin aded kara çadırlı Mavâl Urbânı sâkinlerdir kim câmûsu ve keçi ve bakar ve at ve develeri bî-hisâbdır. Andan ale's-sabâh kalkup Zarb'ı altun cisr-i ibret-nümûnun yedi göz üzre ubûr edüp yine çölistân içre semt-i şimâle giderken sol tarafımızda kal‘a-i Musul iki menzil yer kalup biz yine nehr-i Zab-ı Alî'nin kenârınca şark ile şimâl mâbeynine 9 sâ‘atde,
EÇS IV 374a
Ülke-i Uğurlu: Sene (---) târîhinde livâ-i Surhserân idi. Hâlâ nevâhîleri Şehrezûr hâkimine tâbi‘lerdir kim yine nihâyet-i hudûdları Acem hâkiyle müşâdır ammâ âhir-ı hudûdlarına varmadık. Ancak Uğurlu nâm bir imâristân köyde mihmân olduk. Bu tâ’ifeye Ulus derler Acem türkmanıdır kim beş bin Sünnî geçinir Türkman-ı bî-amândır. Yaylaları kûh-ı Ardalân'dır. Andan kalkup yine cânib-i şimâle meyyâl niçe ma‘mûr-ı âbâdân kurâları çengelistân hıyâbân içre ubûr edüp 7 sâ‘atde,
EÇS IV 374a
Menzil-i kend-i Bana: Dağlar içinde bin hâneli ma‘mûr köydür. Hân u câmi‘i vardır ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. Lâkin hammâm yerine bunda bir germâb-ı kudret hammâmı vardır kim gûyâ Erzurûm'un Hasan kal‘ası banaları olduğundan anınçün bu kende Banaköy derler. Bunlar dahi Acem'den Âl-i Osmân'a tâbi‘ olmuşlardır. Mîr-i aşîretlerine Bana beği derler. Üç bin güzîde Ekrâd'a mâlikdir. Beğlerine Hevân Beğ derler. Andan kalkup yine şimâle dağlar ve beller ve sa‘b yollar aşup 8 sâ‘atde,
EÇS IV 374a
Menzil-i kend-i Vestân: Hıyâbân içre bin hâneli câmi‘ ve hânlı ve hammâmlı ma‘mûr karyedir ammâ çârsûsu yokdur. Hafta bâzârı durur. Cümle ahâlîsi kavm-i Ekrâd-ı Vestânîdir. İçlerinde aslâ Yezîdîleri yokdur. Görseler amân u zamân vermeyüp Yezîdîyi katl ederler. Ammâ Acem ile müşâ olmak ile kavm-i Acem'e muhabbet ederler. Kûhlarında kaplanları ve gürbe-i beyâbânları ve zerdevâları ve kebş-i beyâbânı ve teys-i kûhîleri gâyet çok olur. Beğleri Cân Ata ile bir gün sayd-ı şikâra gidüp beş aded gûsfend ve yedi aded erkeç teys-i beyâbânî şikâr etdik. Gâyet lezîz eti olur. Andan yine cânib-i şarka meyyâl dıraht-ı müntehâlar içre 10 sâ‘atde,
EÇS IV 374a
Menzil-i hudûd-ı Börüce kendi: Sâfî Kürd-i bî-amândır kim dağ âdemleridir. Bu kendin mukâbelesinde bir yalçın kaya üzre şekl-i müselles bir seng-binâ kal‘a-i sağîre nümâyân idi ammâ varup derûn-ı hisâra dâhil olup hakka'l-yakîn hâsıl etmedik ammâ ayne'l-yakîn hâsıl etdik ve ihtiyârlarından eyle istimâ‘ etdik kim Süleymân Hân asrında bu kal‘a emân ile Budak Hân Beğ Serdâr-ı mu‘azzam Baltacı Paşa'ya kal‘a miftâhların teslîm edüp yine ülkeyi ber-vech-i ocaklık Budak Beğ'e ihsân etmişler. Andan kalkup yine taraf-ı şimâle niçe kend-i ma‘mûrlar ve mahsûldâr fezâlar ve dıraht-ı müntehâlı ormanları 10 sâ‘atde geçüp,
EÇS IV 374a
Menzil-i ülke-i Oraman: Bir dere kenârında hakkâ ki orman hıyâbânlı bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ü hân u hammâmlı çârsûsuz bir ma‘mûr u âbâdân bin beş yüz hâneli belde-i ma‘mûrdur. Bu kendin hâyilindeki kûh-ı bülend üzre kal‘a-i Cihân Şâh nâm bir kal‘a-i tamâm vardır kim Âzerbaycân şâhlarından Cihân Şâh binâ etmeğile anın ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ma‘mûr u âbâdândır ammâ bu mahalde sayd-ı şikâre taraş ve tola ve çapar ve araş zağarlar ile ve Bağdâd ve Urfa küçüğü tazılarımızla şikâra gidüp kal‘a-i Cihân Şâh'ı temâşâ edemedik ammâ mesâfe-i ba‘îdeden seng-binâ bir kal‘a-i metîn-i ra‘nâ nümâyân idi. Ahâlî-i vilâyetin takrîri üzre bunu da Süleymân Hân asrında Cihân Beğ nâm bir mîr-i hümâm bu kal‘ayı yine Baltacı Mehemmed Paşa'ya teslîm-i miftâh edüp mutî‘ olur. Ammâ ahâlîsi cümle Ekrâd-ı Şâfi‘îdir. Mîr-i aşîretlerinin ismi Şems-i Alî'dir. Ellerinde hatt-ı şerîfleri var kim, "Eğer Acem ve eğer Osmânlı gâlib olup Şehrezûr zor-ı bâzû ile her kimde ola bu kavim ana tâbi‘ ola." deyü ellerinde yarlığ-ı belîğleri var ve ülkenin cânib-i şarkîsinde Hemedân ve Dergezîn-i Acem beş konak yakındır. Cânib-i kıblesinde dahi kal‘a-i Musul beş menzil yerdir. Ve cânib-i şimâlinde kal‘a-i İmâdiyye dahi beş menzil zemîndir.
EÇS IV 374a
Ve bu mahalde Şehrezûl hudûdu tamâm olup İmâdiyye hâkine dâhil olundu, ve's-selâm.
EÇS IV 374a–374b
Eğerçi bu eyâlet-i Şehrezûl büyük vilâyetdir ammâ herkes bir gûne yol ile bir cânibe teveccüh eder. Ammâ bu abd-i hakîr münâsib refîklerimiz ile böylece seyâhat edüp kâh şarka ve kâh garba ve kâh şimâli cenûba kılâ‘ u büldânları seyr ü temâşâ edüp hâk-i Şehrezûr'u bu gûne geşt ü güzâr edüp hâk-i 374b (hâk-i) Behdînân ve vilâyet-i Seyyid Hân ya‘nî diyâr-ı İmâdiyye-i sedd-i îmân olan hâk-i pâke kadem basdık. Evvelâ İmâdiyye hâkine kadem basdıkda cânib-i şimâle 5 sâ‘atde gidüp sarp çengelistân içre,
EÇS IV 374b
Menzil-i karye-i Zıbarı: İki yüz hâneli ma‘mûr köydür. Cümle hâneleri kârgîr binâ ve türâb ile mestûr hâne-i ma‘mûrdur. Bir câmi‘i ve medrese ve bâğ u bâğçesi vardır. Andan yine semt-i şimâle 6 sâ‘atde,
EÇS IV 374b
Menzil-i karye-i Zıbarı-yı Alî: Bu dahi Akra hâkinde beş yüz hâneli ve câmi‘ ü medrese ü hammâm ü bâğlı u bâğçeli ve âb-ı hayât dereli kend-i latîfdir. Andan yine şimâle 3 sâ‘atde dağlar aşup,
EÇS IV 374b
Menzil-i karye-i Legandır: Akra hâkinde üç yüz hâneli câmi‘ ü hân u hammâmlı ve besâtînli ma‘mûr kenddir. Bu mahalde Murtezâ Paşa efendimizin hedâyâ atlarından biri bir kayadan uçup pâre pâre oldu. Andan yine taraf-ı şimâle meyyâlce 3 sâ‘atde,
EÇS IV 374b
Menzil-i karye-i Hüzdâr: Bu dahi Akra sancağı hâkinde bin hâneli ma‘mûr câmi‘li ve medreseli ve hân u hammâmlı ve kifâyet mikdârı dükkânlı ve dağları bâğlı ma‘mûr u kârgîr binâlı karye ve ulemâsı gâyet çokdur. Ve bu Kürdistân'ın elbette her köyünde medrese mukarrerdir. Andan yine taraf-ı şimâle 7 sâ‘atde gidüp,
EÇS IV 374b
Evsâf-ı till-i şâhıka-i kân-ı ma‘âdin-i zeheb-i nakra ya‘nî şehr-i kadîm kal‘a-i Akra
EÇS IV 374b
Sebeb-i tesmiyyesi (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve bânîsi (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve fâtihi bizzât Hazret-i Alî'dir. Şehr-i Kûfe'den bu dağlara niçe bin asâkir-i İslâm ile gelüp bu kal‘a-i Akra'yı Enûşirvân neslinden Kapus Akrı elinden feth etdi. Ol asırda bu Akra kavmine kavm-i Humeydiyye derlerdi. Tâ Hazret-i Yûnus'dan berü îmâna gelüp Kürd lisânı üzre tekellüm eder kavm-i kesîr idi.
EÇS IV 374b
Ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye sene 36 târîhinde Hazret-i Alî bu kavm-i Humeydiyye'yi dîn-i Muhammediyye'ye da‘vet edüp da‘vete icâbet etmediklerinden Hazret-i Alî leşker-i firâvân ile gelince cümlesi hâk-i pây-ı Alî'yi rûmâlîde edüp şeref-i İslâm ile müşerref oldular. İlâ hâze'l-ân kavm-i Akra gâyet mü’min ü muvahhid ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb Sünnî kavmdirler. Hâssu'l-hâs Ekrâd-ı hâlisdirler. Hazret-i Alî bu kavme hayr du‘â etdiğinden evlâd-ı ensâbları bî-hisâbdırlar. Ve hayr-ı berekâtları vâfir ve enhâr-ı uyûnları mütekâsir olduğundan mâ‘adâ cânib-i şarkîsinde olan kûh-ı Akra kim hudûd-ı Acem'de vâki‘ olmuşdur, ol kûh-ı bülend üzre yedi gûne ma‘âdin-i hâlis olur.
EÇS IV 374b
Evvelâ ma‘âdin-i zırnîh ve ma‘âdin-i cîz ya‘nî seng-i alçı ve ma‘âdin-i hadîd ve ma‘âdin-i nuhâs ve ma‘âdin-i zeheb-i hâlis olur. Lâkin diyâr-ı Kürd olmağile her gûne ma‘âdinlerin istihrâcı ilminden haberdâr olmadıkları ecilden hâsılı harcın ihâta etmeyüp mu‘attal kalmış ma‘âdinlerdir.