İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IV 381a
Sitâyiş-i ta‘âm-ı güzîde-i me’kûlât:
EÇS IV 381a
Der-medh-i güzîde-i fevâkihe-i müsmirrât:
EÇS IV 381a
Der-vasf-ı envâ‘-ı meşrûbât:
EÇS IV 381a
Der-fasl-ı tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı kal‘a-i İmâdiyye:
EÇS IV 381b
Kal‘a-i İmâdiyye'nin cânib-i erba‘ası eyâleti hükmünde olan güzîde kal‘aları beyân ederVe billahi a‘tasımu ammâ yesam.
EÇS IV 382a
Şehr-i İmâdiyye'de ve hâricinde âsûde olan kibâr-ı evliyâ-i kümmelîn ve ulemâ-i vâsılînin merâkıd-ı pür-envârların bildirir
EÇS IV 382a
Evvelâ İmâdiyye kal‘ası hâricinde aşağı Kophan medresesi kurbünde,
EÇS IV 382a
Ziyâretgâh-ı İmâm Muhammed Bâkır radıyallâhu anh: Cümle ulemâ-yı İmâdiyye "Muhammed Bâkır ibn İmâm Zeynelâbidîn hazretleri bunda medfûndur." derler. Ammâ niçe kimesneler Muhammed Bâkır nâmında bir kimesnedir, İmâm Muhammed Bâkır değildir, derler. El-uhiddet ale'r-râvî, ammâ ulu ziyâretgâhdır.
EÇS IV 382a
Ve ziyâretgâh-ı Zıbarı kapusu mâbeyninde Hazret-i Alî'nin Zülfikâr ile dünîme eyledüğü seng-i hârâ ve ziyâretgâh-ı selâtîn-i Âl-i Abbâsiyân'dan evvelâ hâlâ İmâdiyye hâkimi olan Sultân Müseyyed efendimizin ecdâd-ı ızâmı,
EÇS IV 382a
Hamd-i Hudâ İmâdiyye ziyâretlerin mümkin olduğu mertebe edüp ve şehrin niçe gün seyr ü temâşâsın edüp kânûn u kâ‘ide-i Ekrâdı ve âyîn-i dîvân-ı Âl-i Abbâsiyân'ı ve niçe ibret-nümâ âsârları im‘ân-ı nazar ile temâşâ edüp gicemiz leyle-i kadr ü rûzumuz rûz-ı ıyd-ı nevrûz-ı Harzemşâhî olup âhir-ı kâr sene 1066 mâh-ı (---) günü İmâdiyye hânından Murtezâ Paşa kethudâsı refîkimiz beş kise harcırâh ve beş küheylân esb-i siyâh yeri aşkar sücâh ve bir katar-ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet tuhef ü âvânî harîr kumaş verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üştür yüküyle niçe akmişe-i fâhire ve bir Ma‘arravî zıvzık seyf-i Şeyhânî ve bir pençe-i âfitâb Gürcî gulâmı ihsân edüp Murtezâ Paşa kethudâsına mektûblar ve Melek Ahmed Paşa efendimiz içün hakîre mektûblar verüp hân ile vedâ‘ edüp bize üç bayrak müsellah tüfeng-endâz pür-silâh piyâde fetâlar verüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup İmâdiyye'den,
EÇS IV 382a
İmâdiyye şehrinden yine Bağdâd-ı behişt-âbâd üzre avdet edüp seyr ü temâşâ etdiğimiz diyârları ve kılâ‘ları ayân u beyân eder
EÇS IV 382a
Evvelâ kal‘a-i İmâdiyye'den şahin âşiyânından süzülür gibi bizler dahi üç yüz aded yiğit cânib-i şimâle süzülüp aşağı Kophan medresesi kurbünde su değirmânları yanında Murtezâ Paşa kethudâsı eydür: "Vallahi Evliyâ Çelebi, ben doğru Bağdâd'a gitmem. Bu İmâdiyye ve Cizre ve Si‘ird hâkinde niçe a‘yânda karz-ı hasen verüp alacak mâlım vardır. Hâlâ fursat ganîmetdir, elbette {ol taraflara} gidelim." dedikde "Benim cân-ı azîzime minnet." deyü İmâdiyye'den Bağdâd cânib-i cenûba iken bizler cânib-i şimâle tevekkülen-alallah deyüp İmâdiyye'den sa‘b sengistân dağlar aşup 5 sâ‘at gidüp,
EÇS IV 382a
Menzil-i karye-i (---): Bir kûh-ı bâlâ dâmeninde üç yüz hâneli ve câmi‘ ve bâğlı karyedir. Andan cânib-i garba Musul râhı üzre niçe sengistân beller ve yollar ve kendler aşup ve sun‘-ı Hudâ dırahtlar temâşâ edüp kâmil (---) gidüp,
EÇS IV 382a
Evsâf-ı kal‘a-i Erez-i Şîrîn: Ba‘zı kavm-i Ekrâd Eres derler ammâ kal‘a-i Eres diyâr-ı Acem'de Revân ile Gence ve Niyâzâbâd diyârları mâbeyninde Eres nâmında eyâlet-i Şirvân'da Keyûmers Şâh binâsı bir kal‘a-i zîbâdır. Ana dahi Acem'in Gökdolak kavmi kal‘a-i Eres derler. Bu Kürdistân İmâdiyye Erez'ine kal‘a-i Eres dahi derler. Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Hüseyin Âzâz binâ etmişdir. Kadre erüp mâl-ı Kârûn bulunup binâ etdiğinden kal‘a-i Araz'dan galat Erez derler. Bir püşte-i âlî zirvesinde şekl-i murabba‘ seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Aslâ handakı yokdur. Ancak bir kapusu var. Hâkimi İmâdiyye hâkimi Sultân Müseyyed'in kethudâsı (---) Ağanın hükmündedir. Dörd bin tüfeng-endâz askere mâlikdir. Meselâ bu kal‘a hükûmeti hân kethudâlarına kânûn-ı İmâdiyye üzre hâs olduğundan Erez-i Şîrîn derler.
EÇS IV 382a–382b
Andan cânib-i garba (---) 382b
EÇS IV 382b
Evsâf-ı kal‘a-i Balta: İbtidâ bânîsi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) vech-i tesmiyyesi oldur kim (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) İmâdiyye eyâleti hükmünde Musul râhı üzre kal‘a-i Dühük'e bir menzil karîb kal‘a-i sağîredir ammâ gâyet sa‘bdır. Hatta bir püşte-i serbülendin tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i murabba‘ binâ-yı musanna‘ bir sûr-ı üstüvârdır ammâ bu hakîr derûn-ı hisâra dâhil olmadım. Hâkimü'l-vakti Şeyh Pirim Ağa nâm bir şecî‘-i benâm hâkim olup on bin aded güzîde tüfeng-endâz askere mâlikdir ammâ çoğu Yezîdî Kürdüdür. Müslümânları cümle Şâfi‘îyyü'l-mezheb dilâver [ü] server [ü] hünerverlerdir.
EÇS IV 382b
Andan (---) menzilde cânib-i şimâle,
EÇS IV 382b
Evsâf-ı kal‘a-i Nişâbûr-ı Ekrâd: Horasân ile diyâr-ı Acem hudûdunda pîrûze taşı ma‘deni olan şehr-i Nişâbûr dahi vardır ammâ bu İmâdiyye hâkimi eyâletinde (---) (---) hükmünde bir kal‘a-i seng-âbâd sûr-ı müzeyyendir. İbtidâ bânîsi (---) (---) (---) (---) ve sebeb-i tesmiyyesi,
EÇS IV 382b
Evsâf-ı kal‘a-i Dühük-i Dihkânî: İbtidâ bânîsi yine Âl-i Abbâsiyân vüzerâlarından Dühük-i Dihkân nâm bir vezîr-i dilîr binâ etdiğinden kal‘a-i Dühük-i Dihkân derler. Lisân-ı Ekrâd'da Dühük (---) (---) derler. Dihkân ekinciye derler. Bu dahi İmâdiyye eyâletinde başka beğlikdir kim altı bin askere mâlikdir. Zîr-i hükmünde timâr u ze‘âmet yokdur. Hemân mülkiyyet üzre ocak hâkimidir. Kal‘ası Musul'un cânib-i şarkîsinde dağlar içre (---) menzil-i ba‘îd yerde ve kûh-ı bâlâlar dâmeninde bir vâsi‘ zemînde seng-i hârâ ile mebnî şekl-i muhammes bir kal‘a-i kavîdir kim bu kal‘adan cânib-i garba bir menzilde karye-i Yezîdî Menar'da yatup ertesi kal‘a-i Musul'a erken ererler
EÇS IV 382b
Evsâf-ı şehr-i ulemâ-yı Kâşî ya‘nî kal‘a-i Gevâşî: Hakkarî diyârının Van yolunda Gevaş nâm bir kasabası vardır ammâ bu İmâdiyye hâkinde (---) (---) hükmünde bir şâhika üzre ol kadar imâr değildir. Lisân-ı Ekrâd'da Gevaş (---) derler. Bânîsi (---) vech-i tesmiyyesi (---) (---) ammâ kadîm eyyâmda şehir ma‘mûr imiş. Hâlâ (---) aded Ekrâd hâneleri var ammâ kal‘ası bir yalçın kaya üzre sa‘b hisâr-ı kavîdir ammâ gâyet küçükdür. Ammâ aşağı şehrinde bâğ u bâğçesi ve âb-ı revânları bî-hisâbdır ve hıyâbân-ı mesîregâhları dahi çokdur. Hâlâ ulemâsı dahi hadden efzûndur. Hatta Tefsîr-i Gevâşî bir mu‘teber tefsîr-i şerîfdir. Bu şehirde te’lîf olunduğundan Tefsîr-i Gevâşî derler ve mü’ellifi dahi bu şehirde medfûndur. Ve bu şehirden İmâdiyye üç menzildir ammâ bizler seyâhat içün hilâf gitdik. Zîrâ bu kal‘a Cezîre şehri yoluna râh-ı râstdır.
EÇS IV 383a
Sitâyiş-i kasaba-i bâğ-ı İrem Ermişt: Nûh Necî aleyhi's-selâmın hayr du‘âsıyla Keyûmers imâr edüp kavm-i Rûm Dârâ Şâh üzre hurûc etdikde harâb etdi, derler. Lisân-ı Kürd'de Ermişt (---) (---) derler. Hâlâ (---) hâneli ve bâğ u bâğçeli ve câmi‘ u hân u hammâmlı bâğ-ı behişt-misâl bir kasaba-i ma‘mûrdur.
EÇS IV 383a
Evsâf-ı kal‘a-i Zaho: Lisân-ı Ekrâd'da Zaho (---) (---) derler. Bânîsi (---) (---) (---). Bu sûr-ı üstüvâr İmâdiyye hâkinde sancak beği tahtıdır. Beği İmâdiyye hâkimi Sultân Müseyyed'in ciğer-kûşesi Kubad Beğ'dir kim yedi bin askere mâlikdir ve kadı ve müftîsi vardır ve ulemâsı gâyet çokdur. Kal‘ası evc-i âsumâna kad-keşân olmuş Habur-ı Sindiyân kenârında şekl-i murabba‘ seng-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Nehr-i Habur-ı Sindiyân dağlarından ve Hakkarî kûhlarından cem‘ olup nehr-i Hızel ile bir olup (---) nâm mahalde nehr-i Dicle'ye rîzân olduğu bâlâda İmâdiyye uyûnları vasfında mastûrdur. Ve bu Zaho önünde cisr-i azîmi vardır. Ve karye-i Sindi aşireti ve kasaba-i Silivâne aşîreti onar bin tüfeng-endâz yiğide mâlik mîr-i aşîretleri vardır. Cümlesi Zaho beğine tâbi‘dir.
EÇS IV 383a
Andan bir menzilde cânib-i şimâle nehr-i Hızel.
EÇS IV 383a
Evsâf-ı kabasa-i Derebun: Lûgat-i sahîhi Deyrebun'dur. Lisân-ı Ekrâd'da deyr millet-i Mesîhiyyenin kilisesine {derler}. Bunan nâm bir bıtrîkın bu şehirde kenîsesi olmağile Deyr-i Bun'dan galat Dereybun derler. Şat kenârında bir vâsi‘ ferah-fezâda bâğ u bâğçeli câmi‘ ü hân u hammâmlı ve medreseli ve (---) (---) ma‘mûr kasabadır. İmâdiyye hâkinde Şatt'ın cânib-i şarkında Cizre ve kal‘a-i Dühük mâbeyninde kalmış kasaba-i şîrîndir. Zîrâ kâhîce İmâdiyye hâkimi mutasarrıf olur ammâ el-hâletü hâzihi'l-vakt Cizre hâkimi (---) (---) nâm mîr-i muhterem-i benâm hükmündedir.
EÇS IV 383a
Der-beyân-ı Cezîre-i İbn Ömer, ya‘nî şehr-i evvelü'l-evvel binâ-yı kadîm ve belde-i azîm mahmiyye-i Cûde
EÇS IV 383a
İhvân-ı bâ-safâya şöyle ma‘lûm ola kim ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûh Necî aleyhi's-selâm gemisiyle mâh-ı muharremin on ikinci isneyn günü bu Cûde şehri hâyilindeki cebel-i Cûde'de merkeb-i Nûh karâr edüp Tûfân'dan halâs olup herkes ta‘âmın bir yire koyup pişirdiler ve Tûfân'dan halâs olduklarına şükrâne ol ta‘âmı tenâvül edüp ismine ni‘met-i âşûra dediler.
EÇS IV 383a
Ba‘dehû Hazret-i Nûh ba‘de't-Tûfân bu Cûde şehrin ibtidâ rûy-ı arzda binâ edüp eyle imâr oldu kim cemî‘i dünyâya benî Âdem bu Cûde şehrinden istîlâ edüp Cûde'de vücûda gelmişlerdir. Ba‘dehû cebel-i Cûde üzre Hazret-i Nûh bir câmi‘ binâ edüp hâlâ ol câmi‘e kavm-i Ekrâd câmi‘-i Sülupeyân derler, ya‘nî halâs olanlar câmi‘i demekdir. Ol asırda bu câmi‘in levhaları ve gayrı haşebleri ve amûdları cümle keştî-i Nûh levhasından idi.
EÇS IV 383a–383b
Ba‘dehû Rûm keferesi Dârâ Şâh üzre Nasîbîn kurbünde Karadere nâm mahalle gelüp ceng [ü] cidâl edüp Dârâ Şâh münhedim oldukda küffâr-ı Rûm diyâr-ı Kürdistân'a istîlâ edüp bu Cûde şehrin harâb u yebâb edüp cebel-i Cûde üzre Hazret-i Nûh'un binâ etdiği câmi‘ münhedim edüp cemî‘i haşebleri ve levhaların develer ile İskenderiyye benderine gönderüp andan İslâmbol'da Ayasofya deyrinin kapuların 383b cümle keştî-i Nûh tahtasından binâ etmişdir kim hâlâ Ayasofya kapularının tahtasında mismâr delikleri zâhir ü bâhirdir.
EÇS IV 383b
Andan sonra yine Cûde şehri imâr olup Hulâgû Hân harâb etmişdir ve hâlâ cebel-i Cûde yaylağ-ı Ekrâd'dır. Hazret-i Nûh'un binâ etdüği Câmi‘-i Sülûpeyân ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve cemî‘i müverrihânın kavl-i sahîhleri üzre keştî-i Nûh Necî bu cebel-i Cûde üzre karâr etdiğine cümle müfessirîn müttefekun aleyhdirler kim sûre-i (---) (---) âyet
EÇS IV 383b
tefsîrinde bu cebel-i Cûde evsâfı tahrîr olunmuşdur kim hakîrin tahrîrine hâcet yokdur.
EÇS IV 383b
Ve mukaddemâ sene 1065 târîhinde Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa ile Sincâr dağına vardıkda münâsebetle niçe kerre bu cebel-i Cûde tahrîr olunmuşdur, ana nazar oluna.
EÇS IV 383b
Ammâ Ardalân dağı ve kûh-ı Bî-sütûn ve kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Elvend ve kûh-ı Ağrı ve kûh-ı Bingöl ve kûh-ı Erces kadar âlî dağ değildir ammâ nazargâh-ı Nûh Necî olduğundan ziyâretgâh-ı azîmdir. Ve kasaba-i Cûde bu cebel-i Cûdî dâmeninde (---) aded hâneli vü câmi‘ ve medrese vü hân u hammâmlı ve çârsû-yı bâzârlı ve bâğ u bâğçeli nazargâh-ı Âdem-i Sânî Nûh Necî makâmı belde-i kadîmdir. Lâkin bu şehr-i Cûde nehr-i Şatt'ın cânib-i şarkîsinde (---) (---) İmâdiyye hâkindedir ammâ Şatt'ın cânib-i garbında olan Cezîre şehri {bir menzildir ve Cezîre} hâkimi hükmündedir. Ve Sülupeyân nâm aşîret cümle on bin aded kavm-i cengâver dilâverlerdir. Cümle cezîre hâkimine tâbi‘lerdir.
EÇS IV 383b
Andan yine cânib-i (---) beş sâ‘atde {cebel-i Cûde'den nîm konak ba‘îd yine kûh-ı Cûde dâmeninde,
EÇS IV 383b
Evsâf-ı bâğ-ı İremezât-ı dırahtistân-ı pür-şâh ya‘nî belde-i kadîm kal‘a-i Şatah
EÇS IV 383b
Müverrihân-ı Ekrâd kavli üzre bu şehri ibtidâ imâr eden Hazret-i Sâm ibn Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm'dır. Niçe kerre ma‘mûr u harâb olup hâlâ yine imârdır. Bârûsu üç sâ‘atlik yer çevirir. Bağ u bâğçesi bî-hisâbdır. Hâlâ Cizre hâkimi hükmünde kal‘ası imârdır kim el-Melik Şatah binâ etdiğiyçün kal‘a-i Şatah derler. Diyâr-ı Hakkarî'de dahi kasaba-i Şatah vardır ammâ bu bâğ-ı Merâm'dan nişân verir. Câmi‘i ve medreseleri ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Cümle (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve buk‘aları hûb ve hâk-i pâk beyne'n-nâs merğûb ve mezra‘aları vâfir ve hayrât-ı berekâtı mütekâsir, deşti serâpâ dırahtistân ü gülistân u bostânlı bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve halkının ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları eyle cârî ü revândır kim her uyûn-ı zülâlleri kûh-ı bâlâlardan selsebîl-âsâ cereyân etdikde sadâ-yı mâ-i zülâlden âdeme dehşet hâsıl olur. Her tarafı birer gûne kûyâh u hıyâbân mesîregâhlar ile ârâste olmuş şehirdir. Hulâsa-i kelâm diyâr-ı Kürdistân'ın bâğ-ı cinân-ı arûsekidir. Ammâ Diyârbekir ve Haleb ve Şâm gibi bender şehir değildir. Ancak bâğ u bâğçe ve âb-ı revânı kesreti cihetiyle şöhre-i şehr olmuş bir şehr-i şîrîndir. Andan,
EÇS IV 383b
Menzil-i karye-i Rusurbed: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) },
EÇS IV 383b
Menzil-i karye-i Rusur: Lisân-ı Kürd üzre Kırmızı Şat demekdir. Bu mahalde Şatt Dicle'ye (---) (---) rîzân olur. Nehr-i Şatt'ın şarkîsi kenârında İmâdiyye hâkindedir ammâ Cezîre hâkimi hükmünde gâyet ma‘mûr kenddir. Hatta câmi‘i ve medrese ve hân ve hammâmı vardır. Ekseriyyâ halkı Sülupeyân kavmidirler. Bağ u bâğçe ile kifâflanırlar.
EÇS IV 383b
Evsâf-ı kasaba-i Fısdık: Nehr-i Dicle'nin cânib-i şarkîsinde İmâdiyye hâkindedir ammâ Şatt'ın karşu tarafı garbında Cizre olmağile bu kasaba-i Fındık Cizre hâkimi hükmünde bâğlı u bâğçeli ve câmi‘ vü hân u hammâm ve medrese vü çârsû-yı bâzârlı rabta-i ma‘mûrdur.
EÇS IV 383b
Andan 5 sâ‘atde,
EÇS IV 383b
Menzil-i karye-i Deyreşu: Bu dahi Şatt'un şarkında İmâdiyye hâki tarafında Cezîre hükmünde Şatt üzre cisir başında câmi‘(---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Bu mahalde Cizre hâkimi kethudâsı gelüp alây ile Şatt üzre cisirden geçüp Cizre kal‘asından top şâdımânları istimâ‘ edüp,