EÇS IV 394a
Ve dûzah-ı Derk-i esfelde ismi Sırat'dır. İhdinâ sırâta demeyeler, ihdine's-sırât diyeler.
EÇS IV 394a
Ve cahîm-i Sakar'da ismi Ellez'dir. Ellez îne denmeye. Zâl-i nuhaz ile ellezîne diyeler.
EÇS IV 394a–394b
Ve bi’r-i Gayyâ'da ya‘nî çâh-ı Gayyâ'da 394b şeytânın ismi Te‘aley'dir. En‘am deyü durup te‘aleyhim demeyeler. En‘amte aleyhim diyeler.
EÇS IV 394b
Ve dâr-ı Cahîm'de ismi Mağzûb'dur. Gayri'l-mağzûbu denilmeye, gayri'l-mağdûbu denile.
EÇS IV 394b
Ve yedinci tamuda ismi Zâllîn'dir. Vele'z-zâllîn denilmeye vele'd-dâllîn denile.
EÇS IV 394b
Ammâ cemî‘i müfessirîn ü muhaddisîn ü müverrihînler ve bizzât Ashâb-ı güzînden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr ve Abdullah ibn Mes‘ûd hazretleri huzûr-ı Resûl-i Kerîm'de İblîs-i pür-telbîs yedi sâ‘at kelimât etdikde İblîs'in cümle esmâların zabt edüp bu yüzden tahrîr eylemişlerdir.
EÇS IV 394b
Ve dahi sene 592 târîhinde eş-Şeyh Abdurrahmân-ı Şefî-i Melâyik hazretleri Mısır diyârında Cürce şehrin Nil aşrı cânib-i şarkî mukâbelesinde bir menzil ba‘îd Kınâ şehrinde mezkûr Şeyh Abdurrahmân Kınâvî evvelki tabaka melâyikelerinin mu‘allimi iken İblîs-i aleyhi'l-la‘ne'nin esmâların cümle şâkirdleri ve halîfeleri olan melâyikden haber alup ve kuvvet-i kudsiyye ile ma‘lûmları olup anların tahrîr etdiği risâlelerinde ebâlîsin bu esmâları tahrîr olunmuşdur.
EÇS IV 394b
Hakîr dahi ol risâle-i mu‘tebereden terkîm eyledik. Ammâ Keşşâf hazretleri ile şeyhu'l-kurrâlardan eş-Şeyh ibn Kesîr ve Ebû Amr ve Veş ve Bezzî ve Kalun ve Susî ve İbn Âmir ve Zekvân ve Kumbül ve Dürrî ve yetmiş aded rivâyât u dirâyât sâhibleri ve Hazret-i Kur’ân-ı Azîm'in ve Furkân-ı Mecîd'in kırâ’at sâhiblerinden Muhammed Cezerî ve İmâm Şâtıbî ve niçe bin mü’ellif ü musannifîn ilm-i tecvîd üzre sûre-i Fâtiha'yı tilâvet ederken lahn-ı hafî ve lahn-i celî etmeden ve on dörd aded zikr olunan mahallerde sûre-i Fâtiha içre şeytân esmâların lahn-ı celî ile icrâ etmeden gâyet hazer etmişlerdir. Allahümme âfinâ ma‘nen tağayyür olup mahâric-i hurûf icrâ olunmasa namâz fâsid olup kazâ lâzımdır, ve's-selâm.
EÇS IV 394b
Ammâ niçe musannifîn ve mü’ellifîn İblîs-i telbîsin dâr-ı A‘râf'ın yedi derecesinde yedi aded esmâların ahlâk-ı zemîmeleriyle sûre-i A‘râf tefsîrinde Şeyh Bağavî ve Müfessir Keşşâf tahrîr etmişlerdir. {Ammâ dâr-ı} A‘râf oldur kim ne cennetdir ve ne cehennemdir. Cennet ile cehennem mâbeyninde yedi derece vâdîlerdir kim keferelerin nâ-bâliğ mûğ-beççe evlâdları ve {Enûşirvân-ı} âdil gibi kefere kıralları ve perhîzkâr olan papaz u bıtrîk ve râhibân u kıssîsler ve erbâb-ı ma‘ârif Nasrânîler (---) (---) (---) (---) ve bunun emsâli niçe bin milel âdemlerinden hayr-hâh-ı devlet olan kefereler bu a‘râfa girer demişler.
EÇS IV 394b
Bi-emri Hayy-ı Kadîr bu A‘râf'ın hevâsı eyle imiş kim ehl-i A‘râf şiddet-i şitâdan şikâyet etseler bi-emri Hudâ şiddet-i hâr olurmuş. Şikâyet etmeyüp hamd etseler Cenâb-ı Allah ehl-i a‘râfa i‘tidâl-i hevâ ihsân edermiş. Ammâ bu A‘râf cennet ve cehennem mâbeyninde olmağile {ehl-i A‘râf} tabaka-i evvelde olan ehl-i cennetin ayş u işretlerin ve sürûr u şâdımânların görüp tahassür çeküp âyet sûre-i Amme Arapça derler ammâ sol tarafda cehennemde muhalledün bi'n-nâr olanların azâb-ı elîmlerin görüp Cenâb-ı Allah'a hamd ederler. A‘râf böyle bir cây-ı mâbeyn-i râhat [u] meşakkatdir. Yine anlara da tesellî-i hâtır veren Hâllâk-ı âlemdir.
EÇS IV 394b
Ezîn-cânib vâdî-i a‘râfın yedi kat derecesinde İblîs'in esmâların beyân eder
EÇS IV 394b
Derece-i sânîde ismi {Nefs'dir} ve yine derece-i sânîde Levvâme'dir.
EÇS IV 394b
Ve derece-i sâbi‘de ismi Hamîde'dir ve ahlâk-ı Zemîme'dir ve ahlâk-ı A‘râf'dır ve ahlâk-ı Cehil'dir. Bu üç ahlâk {ahlâk-ı Hamîde'ye tâbi‘dir} ammâ bu zikr olunan İblîs esmâları Kur’ân-ı Azîm'de ve Furkân-ı Mecîd'de vücûd-ı insânda olan enfâsların esmâlarıdır.
EÇS IV 394b
Ba‘zı müfessirîn ü muhaddisîn bizzât "Nefs şeytândır." {demişler}. Ba‘zı âdemler "Nefsime uydum, şeytâna uydum.' derler. Anınçün nefs-i emmâreye şeytân demişler kim vücûd-ı insânda yedi nefis vardır kim şeytândır. Sûre-i Yûsuf'da âyet:
EÇS IV 394b
âyeti nâzil olmuşdur. Ve sûre-i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Bu âyet-i şerîfler ile yedi aded nefisden Cenâb-ı Allah kulların sakındırmışdır, Hudâ hıfz eyleye! Ve cümle enfâsın her biri niçe gûne sıfatlarla muttasıf enfâslardır.
EÇS IV 394b
Evvelâ sûret-i nefs-i emmâre, cehl ü hışım ve buğz u kahr ve kibir ü kin ve hased ü buhul ve küfür ü nifâk.
EÇS IV 394b
İkinci sûret-i nefs-i levvâme, zühd ü takvâ ve vera‘ u bendegî ve namâz u rûze ve hacc u meyl-i hayrât ve zekât u cihâd.
EÇS IV 394b
Üçüncü sûret-i nefs-i mülheme, akl u hikmet ve dâniş u vahy ve ilhâm u ilim ve hilm ü kemâl ve fazl u zekâ ve ihsân u hüsn-i hulk.
EÇS IV 394b
Dördücü sûret-i nefs-i mutma‘inne, evvelâ fakr u sabır ve adl ü insâf ve rızâ vü tahkîk ü yakîn ve ahd ü vefâ ve kanâ‘at u tevekkül ve vüs‘at-i kalb ü temkîn ve keşf ü kudret ve sükûn u kasr-ı kelâm u ketm-i sır.
EÇS IV 394b–395a
Beşinci sıfat-ı ahlâk-ı hamîde, ehl-i cennet alâmetidir. Evvelâ akl-ı tâm u halâvet-i lisân ve tab‘-ı pâk u sehâ ve hüsn-i hulk u merhamet ve sıdık u rızâ ve sıfat-ı vuslat u hande. 395a
EÇS IV 395a
Altıncısı sıfat-ı ahlâk-ı zemîme cehennem alâmetidir. Teşvîş ü gussa ve ucb u kibr ve şehvet ü hırs u hased.
EÇS IV 395a
Yedincisi sıfat-ı a‘râfdır, ancak tûl-ı emele düşerler.
EÇS IV 395a
Sekizincisi sıfat-ı cehldir ancak ol âdem bir mertebede kanâ‘at eder.
EÇS IV 395a
Ulemâ-yı allâm ve ulemâ-yı ehl-i tasavvuf-ı mütebahhirîn ve meşâyih-i ızâm-ı mütekaddimîn cemî‘i evliyâ ve enbiyâlardan bu zikr olunan enfâsların evsâfların kütüb-i mu‘teberelerde böyle tahrîr edüp "Tenbîhü'l-gâfilîn" deyü nâm vermişler.
EÇS IV 395a
İmdi bu mahalde dahi İblîs-i pür-telbîsin vâdî-i A‘râf'da olan ahâlîsi arasında esmâları dahi bu yüzden temâm oldu kim Kur’ân-ı Azîm ile sâbitdir.
EÇS IV 395a
Ammâ kitâb-ı Tevrât'da İblîs'in yetmiş ismi vardır. Her birin tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Evvelâ kitâb-ı Tevrât'da bir ismi Yeserherağdır ve bir ismi Harisom'dur. (---)
EÇS IV 395a
Ammâ kitâb-ı Zebûr'da ismi yokdur. Zîrâ kitâb-ı Zebûr'da va‘d ü va‘îd ü kasas ve emr [ü] nehiy yokdur. Cümle du‘âdır kim Hazret-i Dâvûd'a verilmişdir. Sûre-i (---) Arapça nassı vardır.
EÇS IV 395a
Ve kitâb-ı İncîl'de dahi yedi yerde İblîs'in ismi ecinne isimleriyle bile yâd olunmuşdur. Anınçün ba‘zı müfessirîn "İblîs ecinne kavmindendir", deyü müttefiklerdir.
EÇS IV 395a
Kitâb-ı İncîl'de olan ismi bunlardır: Evvelâ Yoğula ve bir ismi Diyavolo ve bir ismi Iskırnot ve Demune ve Sadana'dir. (---)
EÇS IV 395a
Ammâ Suhuf-ı Hazret-i İbrâhîm'de ismi Emmâre'dir ve dahi Judaj'dır. Ve niçe peygamberlerin suhufunda ismi şeytândır. Ve niçe peyâmberlerin suhufunda ismi hemân Nefis'dir. "Yâ kullarım sakının nefs-i emmâreden" deyü Cenâb-ı Allah kulların sakındırmışdır.
EÇS IV 395a
Ammâ bu hakîr-i pür-taksîr elli bir yıl seyâhatde on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr edüp yüz kırk yedi lisân ile kelimât eden elsine-i muhtelife üzre İblîs-i aleyhi'l-la‘ne'nin esmâların bu hakîr Evliyâ bu mahalle münâsib olmağile alâ kadri'l-imkân bu mahalle terkîm olundu.
EÇS IV 395a
Evvelâ lisân-ı Arab'da ismi Şeytân'dır ve İblîs'dir.