EÇS V 2b
Âsitânesin şâm Sultânı Nûreddînü'ş-şehîd hazretleri binâ etmişdir. Evkâfnâmelerinde ale't-tafsîl mastûrdur. Ve bu azîzin şehâdetinden sonra hilâfet-i Mu‘âviye andan hilâfet-i Yezîd olup hâdise-i Kûfe olmuşdur. Eyle olsa bu şeyh Hâdî hazretleri niçe deşt-i Kerbelâ vak‘asında bulunmuş olur.
EÇS V 2b–3a
Hemân cümle Yezîdî 3a "şeyh Hâdî bizimdir" deyü ta‘mîr ü termîm edüp ziyâret ederler. Ve bir şey içün yemîn etseler "Sırr-ı şâh-ı Hâdinî" deyü yemîn etdikden sonra ana çûn-ı çerâ yokdur, ammâ bu da Cenâb-ı Allâh tarafından ol sultâna rahmetdir. Eğer Hüseynî olduğun bilseler Musul'da medfûn olan Circîs Nebî gibi bu azîzin külün göğe savururlardı.
EÇS V 3a
Andan yine cânib-i şimâle kal‘a-i Dühük hudûdun geçüp bu İmâdiyye hâkinde Cezîre sancağı hudûduna kadem basup Cûde kasabası bâlâda tahrîr olunup sağ tarafımızda cebel-i Cûde dâmeninde kalup bizler yine semt-i şimâle (---) sâ‘atde,
EÇS V 3a
Menzil-i karye-i Rüsûr: Cizre hükmünde olup câmi‘i ve medresesi olduğu ve karye-i Rüsûr, "Kırmızı su" demek olduğu bâlâda İmâdiyye'den gelirken tahrîr olunmuşdur. Andan yine semt-i şimâle (---) sâ‘atde,
EÇS V 3a
Menzil-i karye-i Deyreşu: Nehr-i şatt'ın cânib-i şarkîsi tarafında dağlar içre İmâdiyye hâkinde Cezîre hâkimi hükmünde altı yüz hâneli ve câmi‘ ve medreseli ma‘mûr kend olduğu bâlâda İmâdiyye'den Cezîre'ye gelirken bu karye-i Deyreşu'nun evsâfı tahrîr olunmuşdur, ammâ Deyreşu ismiyle müsemmâ olduğu lisâ[n]-ı Acem'de ve lisân-ı Kürd'de deyr kenîse-i mugâna derler. Bu cây-ı ma‘hûdede tâ Hazret-i İbrâhîm'in pederi Âzer binâsı bir kenîse-i ibret-nümâ var idi. Hâlâ eser-i binâdan ancak esâsı kalup ma‘bedgâh-ı müslimîn olmuşdur. Anıniçün Deyreşu derler.
EÇS V 3a
Ve bu mahalden cânib-i garba şatt'ın cânib-i garbîsinde Mardin ve Musul hâkine karîb bir şatt cezîresi içre kal‘a-i Cezîre şehri bir menzil yer kalup mukaddemâ seyr [ü] temâşâ etmek ile şimdi ol cânibe meyl etmeyüp karye-i Deyreşu'dan yine şimâle dağlar içre ubûr ederken Fındık kasabası sol tarafımızda şatt kenârında kalup bizler taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde,
EÇS V 3a
Evsâf-ı kasaba-i Tanaz-ı tannâz rabta-i şehnâz
EÇS V 3a
Ekrâd meliklerinin bir şehzâde-i âzâdesi amâr etmişdir. Lisân-ı Ekrâd'da Tanaz (---) (---) (---) derler. İmâdiyye ve Cûde şehri hâkinde nehr-i şatt'ın cânib-i şarkîsinde 3 sâ‘at dağlar içre şatt'dan ba‘îd bir hıyâbân kûh-ı bülendler mâbeyninde âb-ı revânlı ve bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘-i muhtasarlı ve medreseli (---) (---) (---) (---) ve bir cisr-i sağîrli ma‘mûr kasabadır. Cümle halkı darı ekmeği tenâvül ederler, zîrâ darısı ve balı ve kudret helvâsı ve mazusu meşhûrdur kim debbâğlara beher sene niçe bin yüz {yük} mazı gider. Ve su değirmenleri çokdur.
EÇS V 3a
Andan yine şimâle dağlar içre 2 sâ‘atde {âbâdân içre gidüp,
EÇS V 3a
Evsâf-ı vilâyet-i Mîrhand, ya‘nî kal‘a-i Resând
EÇS V 3a
İmâdiyye hâkindedir, ammâ Cezîre hâkimi hükmünde Tanaz kasabası garbında iki sâ‘at ba‘îd dağlar içre bir püşte kaya üzre şekl-i müseddes seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Derûn-ı hisârında ocak beği sâkin olur. Cânib-i erba‘ası bâğ-ı Merâm'dan nişân verir nahlistân [u] gülistânlı bir kal‘adır.
EÇS V 3a
Bânîsi ibtidâ Âl-i Abbâsiyân'dan Resând Hân olmağile vech-i tesmiyesi oldur. Zîr-i kal‘adan cereyân eden nehr-i (---) (---) Hakkârî diyârından gelen nehr-i (---) (---) bu kal‘a altında birbirine mahlût olup andan şatt'a munsabb olurlar. Bu Resând aşîreti altı bin tüfeng-endâz askere mâlikdir, ammâ sünnîlerdir. Ve kûh-ı Kürdelân bu mahalle karîbdir. O da beş bin tüfeng-endâza mâlik Kürdelân beğidir. Bunlarda Yezîdîler de vardır. Kasabaları (---) (---) dır, ammâ Resând beği aşîreti şecî‘ vü tüvânâ fetâlardır, ammâ Resând kasabası},
EÇS V 3a
Menzil-i karye-i Kelek-i Mervânî
EÇS V 3a
Zamân-ı kadîmde amâr köy imiş. Mervân-ı Himâr bu mahalde Ebû Müslim-i Mervî ile ceng edüp münhedim olup firâr etdikde bu mahalde gemiyle bu nehr-i (---) (---) ubûr etdiğiyçün Kelek-i Mervânî derler, ammâ yine asker-i Ebû Müslim Mervân-ı Himârı akîbince kova kova Haleb'e andan şâm'a andan Gazze'ye ve Mısır'a varınca kovdular.
EÇS V 3a
Mervân-ı Himâr Mısır'da dahi karâr edemeyüp Nîl'i gemiyle karşu Cîze tarafına ubûr edüp tâ Sa‘îd-i âlîde ve dehlîz-i Habeş olan şehr-i Cerce ve şehr-i İsvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Donkala ve şehr-i Sünnâre nârinde karâr etmeğe karâr verüp Mısır'dan Nîl'i geçüp "Ebü'l-Müslim Türâbîleri elinden halâs oldum" deyü şükr edüp Cîze şehrinde âlem ağyârdan bî-haber deyü hâb-ı râhatda yatırken Ebü'l-Müslim askeri Mervân-ı Himâr'ı ale'l-gafle basup Himâr hâkimi himâr gibi bağırda bağırda katl edüp başın kesüp Ebü'l-Müslim'e götürdüler.
EÇS V 3a
Ehl-i Mısır u şâm, şûr-ı şerr-i Himâr'ın asvâtından halâs olup Âl-i Emeviyyûn bu Mervân-ı Himâr'da inkırâz bulup devletleri Âl-i Abâ olan Âl-i Abbâsiyân'a nakl etdi.
EÇS V 3a
Ba‘dehû Ebü'l-Müslim-i Mervî bu mezkûr Kelek-i Mervân şehri halkın Mervânî kelek ile geçirdikleriyçün cümle Mervânîleri teberden geçirüp Kelek-i Mervân şehrin harâb u yebâb edüp ol asırdan berü ancak bir kurâ misilli geçit başında nehr-i (---) sâhilinde Cizre hudûdunda bir harâbe şekilli köy kalmışdır. Ve bu Kelek-i Murvân'ın sebeb-i tesmiyesinin sıhhati oldur kim lisân-ı Fârisî ve lisân-ı Kürd'de "mûr", karıncaya derler, ya‘nî karınca geçidi demekdir. Galat-ı meşhûr evlâ olduğundan Kelek-i Mervânî derler. Ve Mervân-ı Himâr geçdiği dahi sahîhdir kim hâlâ Ebü'l-Müslim'in kırdığı Yezîdîlerin üstühânları püşte püşte dağlar içre zâhirdir.
EÇS V 3a–3b
Ve bu Kelek-i Mervânî geçidinden cereyân eden nehr-i (---) (---) tâ Hakkârî tahtı olan Çölümerik kal‘asına üç sâ‘at karîb şempû dağlarından tulû‘ 3b edüp bu Kelek-i Mervân'dan geçüp Fındık kasabası kurbunda şatt'a mahlût olur, ammâ hurûc etdiği kûh-ı şempû ulu dağdır. Ve Hakkârî kavminin irtifâ‘-ı kadrlerine sebeb bu kûh-ı şempû'da genc [ü] defîne-i Karûn bulup Âl-i Abbâsiyân iken dahi ziyâde şeref bulup nâmdâr olduklarıyçün hâlâ kavm-i Hakkârî'ye bu kûhun ismiyle kavm-i şempû derler. Ma‘âdîn-i kesîre ile mevsûf bir kûh-ı şempû'dur. Bu Kelek-i Mervânî geçitden (---) nehirden karşu geçüp,
EÇS V 3b
Sitâyiş-i vilâyet-i güzîde-i Kürdistân dâr-ı Sa‘îd, ya‘nî mahmiyye-i İspa‘ird u şehr-i kadîm Sa‘îrd
EÇS V 3b
Müverrihân-ı sülûf kavilleri üzre belde-i kadîmdir kim Yezdicürd şâh'ın binâsıdır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp sene (---) târîhinde Hazret-i Ömer evlâdlarından Hazret-i Abdullâh kavm-i Yezîdî destinden feth etmişdir.
EÇS V 3b
Ba‘dehû sene 921 târîhinde Diyârbekir Vâlîsi Selîm Hân-ı Evvel Vezîri Bıyıklı Mehemmed Paşa Monla İdrîs (---) re’y [ü] tedbîriyle bu Si‘îrd hânı itâ‘at edüp memâliki kendüye mü’ebbed verilmişdi. İnkırâz bulup hâlâ Diyârbekir eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı 223.772 akçedir. Ze‘âmeti 7 ve tîmârı 123, alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Kanûn üzre cebelüleri ile cümle sekiz yüz asker olur. Beş yüz asker de beğinin olur. Diyârbekir vâlîsiyle me’mûr oldukları sefere eşerler, ammâ güzîde pür-silâh askerdir. Kürdistân askeri içre bu Si‘îrd kavminin nısfu'l-leylde haymelerin bulmak isteyen oran çağırdıkda teşrîfât üzre "Dâr-ı Sa‘îd" deyü oran çağırup andan bulunur.
EÇS V 3b
Ve bu Si‘îrd'e Dâr-ı Si‘îrd denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 3b
Lisân-ı Arab'da Dâr-ı Sa‘îd derler, zîrâ kayâsıra kefereleri asrında bu diyârda ceng-i azîmler olup niçe gâzîler sa‘îd ü şehîd olmuşlardır. Ve lisân-ı (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS V 3b
Hulâsa-i kelâm her lisânda birer gûne ism ile ma‘rûf bir şehirdir. Gerçi Kürdistân'dır, ammâ cümle halkı lisân-ı Arabî tekellüm ederler, ammâ Kürdî ve Türkmanî ve lisân-ı Ermeni dahi bilirler. Ve bir hâkim-i şer‘î şeyhülislâmdır kim mezâhib-i erba‘a müftîleri vardır. Ve Âsitâne tarafından yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şâhbenderi ve şehir subaşısı vardır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS V 3b
Müşâsında olan şehr-i kılâ‘ları beyân eder
EÇS V 3b
Evvelâ bu şehrin cânib-i garbında Kara Âmid, ya‘nî kal‘a-i Diyârbekir dörd konakdır. Yine garbına karîb Mardin üç konakdır. Ve yine garb ile cenûba iki menzilde kal‘a-i Hasankeyfâ karîbdir. Ve cânib-i cenûbunda dörd merhale yer Cezîre şehridir. Ve cânib-i şarkîsinide kasaba-i Küfre bir konakdır. Ve Musul şarkîsindedir. {Bu Si‘îr[d] Musul'un garbîsindedir}.
EÇS V 3b
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i şehr-i Sa‘îrd
EÇS V 3b
Evvelâ bu şehr-i müzeyyen nehr-i şatt'ın cânib-i şarkîsinde nehr-i şatt'dan nısıf merhale dağlar içre ba‘îd bir hıyâbân ve koyah bâğ-ı cinân içre ravza-i Rıdvân misilli bir şehr-i İrem'dir. (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS V 3b
Cümle (---) aded hâne-i zîbâlardır kim bu şehir içre haşeb binâ katı nâdir vâki‘ olmuşdur. Cümle kârgîr binâ kubâb-ı ra‘nâlar ile mebnî hânedân-ı ma‘mûr u müzeyyenlerdir.
EÇS V 3b
Evvelâ Beğ sarâyı müte‘addid kâ‘alarıyla ve enderûn [u] bîrûnuna niçe müzeyyen hücreleriyle ârâste ve bâğ u bâğçesiyle pîrâste olmuş, hâlâ sâkin olan beği (---) (---) Beğ'dir kim bir vücûd-ı mükerrem Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî-meşreb kimesnedir.
EÇS V 3b
Ve (---) (---) sarâyı dahi ma‘mûr [u] mükellefdir. 1 satır boş
EÇS V 3b
Der-beyân-ı câmi‘hâ-yı muvahhidân:
EÇS V 4a
Der-beyân-ı mesâcid-i müselmân: