EÇS V 25b
Evsâf-ı kal‘a-i Turhal: Sebeb-i tesmiyesi lisân-ı Etrâk'de (---) (---) (---) demekdir.
EÇS V 25b
Kal‘ası Âl-i Dânişmendiyye'den Turhal nâm bir Etrâk beği binâ etmişdir.
EÇS V 25b
Ba‘dehû Ermen kefereleri istîlâ etmişdir.
EÇS V 25b–26a
Ba‘dehû 795 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân'a bilâ-ceng [ü] cidâl mutî‘ olmuşlardır, zîrâ kal‘ası ol kadar hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn değildir. Ancak Turhal sahrâsında bir yığma püşte üzre şekl-i muhammes taş binâ bir küçük kal‘adır. İç il olmak ile ol kadar ma‘mûr değildir ve dizdârı ve neferâtları (---) (---) (---) (---) (---). 26a Ve bu kal‘a-i Turhal imâristânı cümle (---) hâssıdır kim başka hâkimi vardır. (---) (---) (---) (---)
EÇS V 26a
Ve bu Turhal'dan şehr-i Zile'ye bir konakda varılır. Bu Turhal vâdîleri cümle ekin ocağı olmağile ahâlîsi gâyet ekinci ve çiftçi olduklarından yedi aded ovalardır kim gılâl kânıdır.
EÇS V 26a
Evvelâ Turhal ovası ve Kaz ovası ve Yaban ova ve Çubuk ova ve Murtat ova ve Hasan ova ve Zile ova nâm fezâlar eyle ekin ocağı yerlerdir kim Âl-i Osmân askeri bir ovaya konup göçüp usret çekmemişlerdir ve bu mezbûr ovalarda sene 1057 târîhinde Defterdârzâde Mehemmed Paşa ile sekiz bin askerle konup göçdüğümüzden cümle kurâ vü kasabât kendleriyle cild-i evvelde tahrîr olunmuşdur. (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 26a
Ba‘dehû bu Turhal'dan şimâle (---) sâ‘atde Sarı Kosun içinden Dadoy Karı köprüsünden geçüp,
EÇS V 26a
Menzil-i Çengellibel: Sene 1049 târîhinde bu mahalde harâmîler bir kârbân-ı azîmi münhezim edüp ba‘dehû hâkimü'l-vakt Hazînedâr {İbrâhîm} Paşa cümle harâmîleri eli bağlı ele getirüp kârbânı bozdukları yerde bir darağacı yapup cümlesin çengele urur. Hâlâ çengelleriyle darağacı durduğıçün Çengellibeli derler, ammâ hakkâ ki bir bî-amân orman içidir. Andan yine semt-i şimâle (---) sâ‘atde
EÇS V 26a
Menzil-i Lütfî Beğ çayırı: Bu mahall Amasiyye sancağı hâkidir. Dadoy Karı köprüsüyle Ceylân cisri arasında Çekirge suyu gelüp iki cisir altından geçen sular bir olup Ferhâd'ın kesdiği boğazdan aşağı geçüp Amasiyye altına varır.
EÇS V 26a
Ba‘dehû Lütfî Beğ çayırın geçüp cânib-i şimâle Ferhâd kesdiği kayaları seyr [ü] temâşâ edüp (---) sâ‘atde,
EÇS V 26a
Mezil-i kal‘a-i kadîm ve rabât-ı azîm Amasiyye-i şâhika-i gâsiyye
EÇS V 26a
Hacı Paşaoğlu sarâyında Paşa mihmân olup cümle ağavâtlara yâfteler ile şehir içre izn-i şer‘ile konaklar verilüp üç gün ikamet fermân olunup hamd-i Hudâ bu şehir sevâhil olmağile şiddet-i şitâdan halâs olup sehel râhat bulduk. Bu şehr-i sevâd-ı mu‘azzamın bânîsi ve fâtihi ve âb [u] havâsı ve arz-ı belediyle ve cümle âsâr-ı imâret-i selâtîn-i selefiyle cümle sene 1056 târîhinde mufassal tahrîr olunmuşdur kim bâlâda cild-i evvelimize nazar oluna. Amasiyye'den kalkup yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
EÇS V 26a
Menzil-i kasaba-i Gergerâz: Bu dahi bâlâda ma‘mûr rabta olup hâs olup voyvadalık olduğı cümle imâretiyle tahrîr olunmuşdur.
EÇS V 26a
Andan yine taraf-ı şimâle sol tarafda kal‘a-i Gümüş şehrin geçüp, menzil-i karye-i Ovacık, andan yine şimâle, menzil-i karye-i Hacıköy, andan ne‘ûzubillâh Direkli Beli'n yüz bin renc [ü] anâ ile ol sengistân ve mahûf u muhâtara beli geçende belimizde dermânımız kesilüp (---) sâ‘atde,
EÇS V 26a
Menzil-i kal‘a-i Osmâncık: Bâlâdaki kurâlar ve bu Osmâncık şehrinde Koyun Baba Sultân âsitânesiyle cümlesi cild-i evvelimizde ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur.
EÇS V 26a
Andan yine Kızılırmak üzre Osmâncık cisrin geçüp ve Sarmaşıklı nâm kayaları Kızılırmak kenârında geçüp cânib-i garba (---) sâ‘atde menzil-i karye-i Hacı Hamza.
EÇS V 26a
Andan yine semt-i garba, menzil-i kal‘a-i Tosya andan menzil-i Koçhisâr. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘atde menzil-i karye-i Karacalar. Andan,
EÇS V 26a
Menzil-i kasaba-i Çerkeş: Sene 1057 târîhinde Varvar Alî Paşa ile bu mahalde İpşir Paşa elinde bozulup kırılup firâr etdiğimiz mahalde bu kasaba ve ceng etdiğimiz cümle ta‘rîf ü tavsîf olunmuşdur. Andan (---) sâ‘atde
EÇS V 26a
Evsâf-ı kal‘a-i köhne-i Daraluga, ya‘nî hisâr-ı kadîm Çağa
EÇS V 26a
Lisân-ı Etrâk'de çağa eğir kökine derler ve koca kimesneye derler. Vech-i tesmiyesi Çağa Koca nâm bir merd binâ etmişdir. Bolu sancağı hâkinde voyvadalıkdır. Kastamonu hâkimi (---) nâm hükmünde iken sene 822 târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân feth edüp kal‘asın sehelce münhedim etmişdir, ammâ kasaba ve nâhiyesi ve câmi‘ ve hân ve hammâm ve kifâyet mikdârı sûk-ı sultânîsi vardır. Memdûhât-ı ma‘rifetinden Çağa yayı meşhûrdur kim ekseriyyâ halkı yaycı ve okcudur.
EÇS V 26a–26b
Dâ’iren-mâdâr cirmi altı mîl ihâta eder bir buhayrecikdir, ammâ bunda olan hâssiyetli ve lezîz mâhîler buhayre-i Sabanca'da ve İznik gölünde olmak ihtimâli yokdur. Husûsan sazan balığı ve beğ balığı ve çağa balığı gâyet lezîz mâhîlerdir, zîrâ bu gölde 26b eğir kökü hâsıl olur. Ol otlardan cümle mâhîler otlayup eti gâyet lezîz olur ve balık râyihasında değildir. Bi-emrillâh müşk gibi kokar ve bir âdem ne kadar balık yese aslâ ve kat‘â sıklet-i harâreti yokdur ve gâyet mukavvîdir ve serî‘ü'l-hazmdır.
EÇS V 26b
Sitâyiş-i eğir: Bu gölde bi-emrillâh-i Te‘âlâ ol kadar eğir olur kim cemî‘i halkı gölden eğir kökü çıkarup iplere dizüp vilâyet vilâyet gönderirler. "Eğir ye de geğir" demişler. Gâyetü'l-gâye hâzımü'l-ifrâtdır. Gerçi Azak kal‘ası dibinde nehr-i Ten'de ve Kanija kal‘ası gölünde ve İslâmbol Kâğızhâne nehrinde eğir kökü olur, ammâ bu Çağa'nın eğiri Rûm u Arab u Acem'de memdûhdur. Anıniçün Çağa gölü balığı da meşhûrdur. Ve'l-hâsıl bu Çağa kazâsının dağlarında bâğları ve keraste ve tahtaları ve sâ’ir eşyâlardan kırk gûne mahsûlât ile memdûh bir nâhiye-i ma‘mûrdur.
EÇS V 26b
Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘atde menzil-i kal‘a-i Bolu kal‘asının harâbiyle ve bânîsiyle ve fâtihiyle ve şehrinin cümle âsâr-ı binâlarıyla cild-i evvelimizde terkîm olunmuşdur. Fihrise nazar oluna, ammâ Türkistân'da bu dahi bir şehr-i ganîmetdir.
EÇS V 26b
Andan yine garba menzil-i kal‘a-i Mudurnu: Dâr-ı sûzen, ya‘nî iğneci şehri olduğu bânîsi ve fâtihiyle bâlâda mufassal mevsûfdur.
EÇS V 26b
Andan yine garba menzil-i kal‘a-i Göynük: Akşemseddîn hazretleri cümle evlâd-ı zevi'l-ihtirâmıyla bu büleydede âsûde olduğu cild-i evvelde merkûmdur.
EÇS V 26b
Andan yine garba, menzil-i karye-i Kuruçeşme.
EÇS V 26b
Andan yine taraf-ı garba ağaç deryâsı içre (---) sâ‘atde menzil-i kasaba-i Sabanca: Niçe kerre bu dahi mevsûfdur.
EÇS V 26b
Andan garba (---) sâ‘atde kal‘a-i harâb İznikmit, ya‘nî İznimgit: Bu dahi Kütâhiyye eyâletinde sancakbeği tahtı olduğu bâlâda gâyet mufassal meşrûhdur.
EÇS V 26b
Andan yine leb-i deryâ ile, menzil-i kal‘a-i Hereke.
EÇS V 26b
Andan yine cânib-i garba 6 sâ‘atde, menzil-i kasaba-i ma‘mûr Gekbiziyye.
EÇS V 26b
Andan yine cânib-i garba 6 sâ‘atde, menzil-i şehr-i azîm Üsküdar.
EÇS V 26b
Andan gemilere süvâr olup hamd-i Hudâ selâmetle sene 1066 mâh-ı Ramazân gurresi gününde Ahurkapu'dan şehr-i sevâd-ı azîm ve belde-i kadîm mahmiyye-i Kostantiniyye, ya‘nî belde-i tayyibe-i İslâmbol'a dahil olundu. Ve's-selâm.
EÇS V 26b
Andan Paşa sarâyına varup Kaya Sultân ile müşerref olup andan Boynueğri Mehemmed Paşa sadrıa‘zam idi. Henüz şehr-i Haleb'den mühr ile der-i devlete gelmiş. Melek Ahmed Paşa ile görüşüp öpüşüp ba‘de'lletî ve'lletâ,
EÇS V 26b
Sadrıa‘zam, Melek Ahmed Paşa'ya buyurdular kim "Benim karındaşım, buyurun sizi sa‘âdetlü pâdişâh ister, bile gidelim. Serhadd-i Van-ı sedd-i îmân ahvâlin ve ol habîs Bitlis hânıyla nice ceng eylediğinizin ahvâlin su’âl ederler. Künhü ile bî-bâk u bî-pervâ sa‘âdetlü pâdişâhıma nakl buyurun" deyüp atlarına süvâr olup Çemen-soffa nâm mahalde sa‘âdetlü pâdişâh huzûruna Melek Ahmed Paşa varup mu‘tâd-ı kadîmesi üzre, "Es-selâmu aleyküm pâdişâhım" deyüp zemîn bûs etmeyüp dest-i pâdişâhîyi bûs edüp niçe hayr du‘âlar edüp kâmil iki sâ‘at Melek Paşa ile sa‘âdetlü pâdişâh musâhebet edüp ekseriyyâ kelimâtları diyâr-ı Acem ve serhadd-i Van müşâveresi idi. Ba‘de'l-musâhabe sa‘âdetlü pâdişâh, efendimize "Hoş geldin" deyü bir semmûr hil‘at-i fâhire ve bir kîse altun mümessek-i nâdire ihsân edüp,
EÇS V 26b
Buyurdular kim "Elem çekme lalam, an-karîb sana bir eyâlet ihsân ederim. Hemân du‘â-i hayrımda ol" deyüp Paşa efendimiz sadrıa‘zam ile taşra çıkup vezîria‘zam ve bizim paşa sarâylarına gitdiler.
EÇS V 26b
Hamd-i Hudâ sıhhat [ü] selâmetle ol mâh-ı Ramazânü'l-mübâreki İslâmbol'da kendi gamhânemizde edüp sene 1066 ıydının dördüncü günü Sadrıa‘zam Boynueğri Mehemmed Paşa tarafından hatt-ı şerîf gelüp Özü eyâletine Haydar Ağazâde Mehemmed Paşa mutasarrıf iken dahi gitmeyüp Silivri kal‘asında otururken eyâlet-i mezbûr efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya müft ü meccânen sadaka olunup tedârik görmeğe mübâşeret olundu. Allâh mübârek eyleye.
EÇS V 26b
Ol gün efendimiz Melek Ahmed Paşa'yı sa‘âdetlü pâdişâh Hâsbâğçe'de Çemen-soffa nâm mahalle da‘vet edüp efendimiz huzûr-ı pâdişâhîye vardıkda selâm verüp, pâdişâh-ı cem-haşmet "Aleyke" alup,