EÇS V 44a
Hamd-i Hudâ, bu hakîr-i pür-taksîre dahi bu cengde elime yedi gulâm ve üç aded pençe-i âfitâbe kızlar ve yedi Macar keferesi ve on tüfeng ve on yedi aded ufak gümüş tepsi ve bir gümüş haç ve iki gümüş Macar tarzı üzengi ve bir gümüş kadeh ve niçe gûne kelepür makûlesi eşyâlar elime girüp selâmetle hamd-i Hudâ koşumuza geldik. Hâlâ Kırım Tatarı içinde bu sefer-i meserrete Erkek Macar seferi derler. Hattâ bir Tatar baylık satup mâlın mîrâsyedi çelebi gibi sefâhat edüp akçe sarf eylese "Kişi sen Erkek Macar seferinde bay olmuşsun gibi" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
EÇS V 44a
Tâ bu mertebe bir ganîmet sefer olup bu sefer ganîmetinden sonra Bâğçesarây'ın ekseriyyâ evlerin kırmızı kiremit urdılar. Mâ-tekaddem ekseriyyâ saz örtülü evler idi. Hudâ-yı Lem-yezel Kırım diyârın dahi ziyâde amâr eyleye, zîrâ kân-ı mücâhid fî sebîlillâh yeridir.
EÇS V 44a–44b
Hulâsa-i kelâm bu hakîr-i pür-taksîr 44b yigirmi altı seneden berü on aded mesâff cenginde bulunup ve Âl-i Osmân ile on bir aded kılâ‘-ı azîm muhâsaralarında ve yürüyüşlerinde bulundum ve bir kerre Özü kal‘asında mahsûr olup Kazak ile ceng-i azîmde ve Bahâdır Giray ve İslâm Giray ve Mehemmed Giray Hân'ın kalgalığında ve Sübhân Gâzî ve Sefer Gâzî Ağa ve Karaş Ağalar ile yedi sene Kırım diyârında altmış bir kerre Kırım askeriyle beş baş ve çapul-ı azîmlere gidüp neberd-i kebîrler görüp bu kadar uruşlarda bu Erkek Macarı seferindeki Tatar-ı adû-şikârın böyle Rüstemâne ve dilîrâne ve şecî‘âne kıyah cengin görmemişim. Ve bu Rakofçi taburu cengi kadar bir küffâr-ı dûzah-karârın cengin {dahi} görmemişim, ammâ mel‘ûn,
EÇS V 44b
Rakofçi Kral, "Size imdâd getiririm" deyü nezâketle firâr edüp yerine vezîri Kemen Yanoş la‘în esîr-i pây-beste ve dil-haste olup mecrûhen giriftâr-ı bend-i zincir oldu, ammâ cemî‘i ilm-i felsefiyyâtdan haberdâr olup niçe ulûm-ı garîbe vü acîbeye mâlik ol zahm-i mühlik ile hâlik olacak Heleke kâfiri idi kim gerdeninde tavk-ı silsilebend ve ayaklarında kol kalınlığı neybe-bend var iken der idi kim,
EÇS V 44b
"Ben bu zahmdan ve bu esîrlikden halâs olup Rakofçi Kral'dan sonra Erdel'e ben kral olup Âl-i Osmân'ın ocağına kül dökerim, ammâ mu‘ammer olmayup sizin Muhammediniz beni öldürür" der idi.
EÇS V 44b
Hakîr eyitdim: "Ya bu gâ’ib hükmü neden edersin?" dedim.
EÇS V 44b
"İlm-i nücûm ile söylerim" dedikde,
EÇS V 44b
"Ya niçün böyle esîr olacağını bilmeyüp bu kadar bin kefereyi kırdırdın?" dedikde,
EÇS V 44b
{Kemen Yanoş eyitdi:} "Elbette kazâ ve kader olacak idi kim benim ve kralım Rakofçi ile üzerimizde nuhûset var idi. Âhir-i kâr dînimiz uğuruna kralım kaçırup biz kazâ [ve] kader üzre giriftâr olduk. Ayıb değildir. Eyle olur, zanca hâlidir" deyü kendüye tesellî-i hâtır verirdi.
EÇS V 44b
Hattâ bu târîh kendü elfâz-ı müstekrehindendir. Târîh-i güfte-i Kemen Yanoş la‘în:
EÇS V 44b
Bir eksikli Kemen Yanoş-ı MacarBir âh edüp dedi kim geldi Tatarsene 1067.
EÇS V 44b
Hakîkatü'l-hâl âhirü'l-emr Kemen Yanoş, Hân hapsinden seksen bin altuna halâs olup yine diyâr-ı Erdel'e varup yine Rakofçi Kral'a vezîr oldukda Gâzî Seydî Ahmed Paşa dahi diyâr-ı Erdel'de Kolojvâr kal‘ası altında Rakofçi Kral'ı katl edüp yerine bu Kemen Yanoş la‘în krallık iddi‘âsında iken üzerine fâtih-i Vârat Köse Alî Paşa'yı serdâr edüp Kemen Yanoş'un hakkından gelemeyüp Tımışvâr'a avdet mahallinde Vârat paşası Küçük Mehemmed Paşa bir gün ale'l-gafle ılgar edüp Erdel içinde Udvarhel nâm kal‘a altında Kemen Yanoş'u basup kendü ile yedi bin keferesini cümle katl edüp kellesi der-i devlete gelüp Mehemmed Paşa'ya Vârat eyâleti ihsân olunup mel‘ûn Kemen Yanoş'un
EÇS V 44b
"Kral olurum, ammâ mu‘ammer olmayup sizin Muhammed beni öldürür" dediği meğer Küçük Mehemmed Paşa imiş.
EÇS V 44b
Netîce-i kelâm her fünûnda bir necîb ü reşîd kefere-i bî-hidâye kalmışdı. Ve esîrliği hâlinde hakîre bir tabak kâğız üzre münhezim olup kırıldıklarının ve taburlarının tabya ve handaklarıyla bir musanna‘ tasvîrin yazmış idi kim sihr-i bukalemûn idi.
EÇS V 44b
Ve hakîr-i pür-taksîrin ol gazâ-yı garrâya şikeste-beste küstâhâne ale'l-fevr târîhi ebyâtları böyle vâki‘ olmuşdur. Târîh-i güfte-i Evliyâ-yı bî-riyâ:
EÇS V 44b
Hamdü lillâh bu gazâ oldu bin altmış yedideBu fütûhâtı müyesser ede Mevlâ Girid'eDevr-i Âdem'den berü olmuş değildir bu gazâSeyf-i Muhammed çekildi şimdi Macar-pelîdeÂl-i Cengizânı ihyâ eyledi Hân hazretiBöyle bir tîğı Bû Müslim çekdi ola Yezîd'eEsb-i tâzî seyf-i müczem tîrkeş hep sizdedirSehm kavsinden çıkınca güzer eyler hadîdeEvliyâ feth-i fütûhu göricek târîh dedi(---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 44b
Bu târîh-i nâ-merbûtumuzu Hân'a arz etdikde beş esîr ve beş at ve bir semmûr kürk ve bir gümüş eğerli yorga bârgîr ve bir sırma mebrûm tîrkeş ile yüz altun ihsân edüp beyne'l-akrân safâ kesb etdik. Bu gazâ-yı meserretden sonra Leh kralından ve Krakov kralı Varşalka'dan yigirmişer araba mâl-ı firâvân ile gûnâ-gûn akmişe-i fâhireler gelüp Leh kralı nâmesinde ricâ edüp eyle tahrîr etmiş kim,
EÇS V 44b–45a
"Benim pâdişâhım efendim, Allâh sana ve Âl-i Osmân pâdişâhına ömürler versin kim beni Rakofçi gibi düşmandan halâs edüp memleketim bana ihsân eylediniz, ammâ el-ihsânu illâ bi't-tamâm ricâm oldur kim benim vilâyetimde olan âsî kal‘aları Tatar ile urup nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’imlerin alup esîrler çıkarup haklarından gelesiniz kim ol bana âsî olan kılâ‘lar bunlardır" deyü iki yüz yetmiş pâre gâret olacak kılâ‘ları defter edüp ve gâret etmeğe kendü vüzerâlarından İlvov hâkimin yetmiş bin âdem ile ta‘yîn etdikde Tatar-ı adû-şikâr dünyâlar kadar hazz edüp cümle taburdan aldıkları 45a mâl-ı ganâ’imlerin herkes Or beği Karaş Ağa ile Kırım'a {gider} on bin asker olup şühedâları ve mâlların Kırım'a gönderüp cümle asâkir-i Tatar yine birer sadak ve birer şiydak ile sebük-bâr kaldılar. Ol gün Hân-ı âlîşân feth [ü] fütûh haberleriyle cümle cebehâne ve topları sa‘âdetlü pâdişâha ve vezîria‘zama ve efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya i‘lâm içün ulaklar gönderüp "Kırılan kâfir kellelerin göndermek ayıbdır" deyüp göndermedi. Ba‘dehû (---)
EÇS V 45a
Sene 1067 Zilhicce'sinin âhirinde vilâyet-i Leh'de Leh kralına âsî olan (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) kılâ‘ları ıhrâk bi'n-nâr etmeğe sefere gitdiğimiz kurâ vü kasabâtları beyân eder
EÇS V 45a
Evvelâ tabur cengi etdiğimiz sahradan yüz yetmiş bin asker-i kerrâr-ı Tatar ile cânib-i şimâle ma‘mûr [u] âbâdân ve mahsûldâr kurâlar ubûr ederek 7 sâ‘atde,
EÇS V 45a
Evsâf-ı kal‘a-i ibret-nümâ-yı İlvov: İbtidâ bânîsi (---) (---) (---) ve lisân-ı Leh üzre vech-i tesmiyesi (---) (---) (---) (---) (---) (---), ammâ efvâh-ı nâsda kimisi Ülvev derler. Kimisi Ulviy derler. Kimi Ulu derler. Kimi İlvov derler. Bu kal‘a evvel ve âhir Leh krallarının taht-ı kadîmleridir kim ibtidâ kavm-i Sol‘ât-ı Leh bu İlvov sahrâsından neşv [ü] nemâ bulmuşlardır. Asılları yine Dadyan kavminin Menûçehr evlâdlarından müteferrika olup bu diyârları cây-ı âsâyiş edüp tenâsül bulup sonra millet-i Mesîhiyye'den kavm-i Nasârâ olmuşlardır, ammâ mukaddemâ Mecûsî mezhebinde idiler. Hâlâ kitâbları İncîl'dir ve lisânları lisân-ı kadîm Latince'dir.
EÇS V 45a
Evvelâ Dobra-Venedik ve Boşnak ve Hersek ve Bulgar ve Sırf ve Voynuk ve Islovin ve Korol ve Dodoşka ve Hırvat ve Tot ve Rus ve Lipka ve Maskov ve Krakov ve kavm-i Heşdek. El-hâsıl yigirmi aded kavm-i gûnâ-gûn cümle Latin lisânı söyleşirler.
EÇS V 45a
Der-beyân-ı lisân-ı Leh: Evvelâ, hisâbları böyle ad olunur: