EÇS V 52a
Der-beyân-ı hedâyâ-yı Hân-ı âlîşân berây-ı Melek Ahmed Paşa-yı vezîr-i zî-şân
EÇS V 52a
Evvelâ elli re’s esîr-i Macar-ı füccâr kapudanlar kim her biri yigirmişer otuzar bin guruş girân bahâ ile halâs olmak isterler.
EÇS V 52a
Ve yüz aded Macar-ı füccâr muğpîçe pençe-i âfitâb gulâmları.
EÇS V 52a
Ve cümle askerden cem‘ olmuş pâk u pâkîze erbâb-ı ma‘ârif Abaza gulâmları.
EÇS V 52a
Ve elli re’s mümtâz müstesnâ mahbûb Çerkez cüvânları.
EÇS V 52a
Ve elli re’s Gürcî mahbûbları kim her biri Kırım'da neşv ü nemâ bulup sâhib-i hüner [ve] server-i ilm ve kemâl-i ma‘rifet tahsîl etmiş erlerdir.
EÇS V 52a
Ve Leh kralına âsî olan kılâ‘lardan elli aded gulâm-ı mehpâre ve Maskov vilâyetinde Kiyu kal‘ası dağlarında alınan elli re’s beyâz Maskov dilberleri.
EÇS V 52a
Bu zikr olunan cümle dörd yüz aded pençe-i âfitâb gulâmları ve kızları cümle ağırmak Tatar atlarıyla ve zırh [u] zereh-külâhlarıyla ve cümle kılıçları ve sadaklarıyla ve beş araba mâl-ı ganâ’imden altmış zî-kıymet çarhlı Macar tüfengleri kim cümle beş yüz tüfeng idi.
EÇS V 52a
Ve elli ağırmak at ve elli yorga bârgîr ki her biri berk-i hâtifden nişân verir kim cümlesi sîm Tatar eğerli ve cümle gümüşden Macar üzengili ve münakkaş sırma mebrûm depingili fârih atlar kim cümlesi yüz aded atlardır.
EÇS V 52a
Ve her atı birer katana Macar esîri ellerine verüp keşân-ber-keşân çeküp Paşa'ya getirmede.
EÇS V 52a
Ve Rakofçi Kral'ın isti‘mâl etdiği sîm ü zer makûlesi bisât âvânî suhûnları ve şam‘dânları ve tepsileri ve niçe bin gûne kilâr şeyleri cümle üç araba gümüş âvânlar ve gayrılar idi.
EÇS V 52a
Ve iki hinto araba Daniska kehribâ sandukları ve tesbîhleri.
EÇS V 52a
Ve elli kıt‘a şâhî toplar ve beş {aded} kolumburuna toplar kim her biri altuna benzer mücellâ ve musaykal toplardır.
EÇS V 52a
Ve yüz kızı ve yüz gılmânları dahi beşer beşer arabalara bindirüp cümle kırk araba etdi.
EÇS V 52a
Ve araba çeken dörder at ki her biri fîle benzer. Alman vilâyetinden ve vilâyet-i Daniska'dan ve vilâyet-i Danimarka'dan gelme atlar kim cümlesi yüz altmış araba atları idi.
EÇS V 52a
Ve bu zikr olunan hedâyâları Hân hazretleri Çolak Dedeş Ağa ile Paşa'ya bir alay-ı azîm ile gönderdikde cümle Âl-i Osmân askeri hayrân kalup Paşa safâsından esb-i tazîler üzre süvâr olan pür-silâh cümle iki yüz aded Abaza ve Çerkez ve Gürcî memlûkların şıpırtma kalpaklarıyla Paşa huzûrundan ubûr etdirüp cümle hazînedâra teslîm olunup sâ’ir eşyâları dahi temâşâ edüp hazînedâra teslîm olup Paşa safâ edüp Dedeş Ağa Hân'ın nâmesin ve esîrlerin ve gayrı hedâyâların defterin mührile Paşa'ya verdikde,
EÇS V 52a
Cevâb-ı mahabbetnâme: Elkâb-ı ıstılâhât u ibârâtdan sonra me’âl-i kelâm bu idi kim lisân-ı Tatar üzre,
EÇS V 52a–52b
"Benim Akaçay vezîrim atalığım carlığımız ilten Dedeş şuranız ile depter mûcibine şol kadar uruş mâlından doyum bulduğumuzca hedâyâlar saldık. "Es-sehî mâ melek." Seper üzre bulungan şolkaydır. Alay bolursa vilâyetimiz Kırımga bardıkda Kaya Sultân aytılan efendimize elli Çerkes ve elli Abazga ve elli Gürci ve elli Urus devgeleri ve şılgaları ve adıkalarına hüsündâr er ve kızlarından gönderemiz 52b ve cenâb-ı şerîfiniz hidmetine lâyık bulmak içün yahşı sadak taşıgan zor cigit köleler ve ağırmak yorgalar ve elli çift karçıgalardan toykunlar ve sunkurlar göndermemiz mukarrerdir. İnşâ’allâh. Bende Mehemmed Hân" deyüp mahabbetnâme-i memhûrlusun lisân-ı Nogayî tahrîr edüp vâfir i‘tizâr gûne mahabbetler arz-ı tahrîr etmişler.
EÇS V 52b
Paşa efendimiz mektûbdan ve hedâyâlardan hazz edüp hedâyâları getiren Çolak Dedeş Ağa'ya bir semmûr ton ve bir al at ve bir kîse guruş verüp ve gayrı tevâbi‘lerine birer hil‘at ve yigirmişer altun verüp dest bûs edüp Paşa dahi Hân'a hedâyâlar defteri mûcebince vâsıl olduğunun mahabbetnâmesin Hân'a gönderüp Dedeş Ağa gitdikde Paşa cümle tüfengleri ve cümle araba atların ve gayrı ganîmet bârgîrlerin ve iki yüz aded gulâmları cümle ağalara ve hakîre bezl [ü] ihsân eyleyüp cümle ağavâtların hâtırların şâd etdi.
EÇS V 52b
Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa-yı âkıl mukaddemâ Hân'ın elli aded Macar kapudanları ki vermiş, hemân anları der-ceng-i evvel Âl-i Osmân istemeden Tatar eliyle Eflâk ve Boğdan ve Kazak ve Leh ve Erdel kefereleri eliyle her birin değerin değmeze kırkar ve ellişer kîse ve beşi yüzer kîseye verilüp cebr ü noksan cümlesinin bahâları bin altı yüz doksan altı kîse edüp ol mâl-ı ganâ’imle Akkirmân kal‘ası ve Kili kal‘ası ve Bender kal‘ası ve Yanık hisârı ve Özü kal‘alarına birer mu‘temedün-aleyh ağalar gönderüp ta‘mîr ü termîm etmeğe cehd [u] ihtimâm edüp niçe hayrât [u] hasenâtlar etdi. Ve nitekim Melek Ahmed Paşa Özü eyâletine mutasarrıf idi, Hân ile Paşa'nın birbirlerine âdemleri hedâyâlarıyla gidüp gelmede idi. Ol ecilden Hân ile Paşa'nın mahabbetleri münkatı‘ olmayup Paşa-yı müdebbir Kırım Hânına bir mahabbetnâme gönderse kırk elli bin Tatar murâd edindiği yerde hâzır-bâş idi.
EÇS V 52b
Hikmet-i Hudâ der-i devlet tarafından Köprülücü Baba vezîria‘zam, Melek Ahmed Paşa ile Hân'ın hüsn-i ülfet etdiğin ve bu kadar ziyâfet ve ihsân [u] in‘âmların tarafeynden olunduğun istimâ‘ edüp derûnunda bir gıbta ve ukde hâsıl edüp niçe kerre Paşa'ya ta‘n-âmîz mektûblar gönderüp,
EÇS V 52b
"Âl-i Osmân'dan ziyâde size Tatar Hân dahi yakın ve dahi ziyâde lâzımdır. Âkilâne hareket edüp Hân'ın eteğin elden koma" deyü niçe bunun emsâli varakları vârid olurdu.
EÇS V 52b
Ba‘dehû Hân Turla nehrinin Mayak geçidinden ve Otyarık geçidinden üç günde geçüp yedi günde vatan-ı aslîsi olan Kırım diyârına sâlimîn ü gânimîn ve mansûr u muzaffer varup üç gün üç gece şehir donanması olup mukaddemâ Kaya Sultân'a göndereceği ta‘ahhüd etdiği iki yüz kız ve iki yüz gulâmlar ve on çift doğan ve toykun ve sunkur kuşlar ve Paşa'ya elli aded yarar tîrkeş getürür bahâdır gulâmlar ve niçe girân bahâlı eşyâlar gönderüp ahdlerine vefâ etdiler.
EÇS V 52b
Ve hemân Hân hazretleri Kırım'a vardıkda Rakofçi vezîri Kemen Yanoş'ı Osmânlı taleb etmeden doksan bir bin altuna verüp âzâd etdikde hemân la‘în-i mel‘ûn Erdel'e vardıkda yine Rakofçi'ya vezîr olup iki kerre yüz bin kefere cem‘ edüp Tımışvâr eyâletinde Lipova kal‘ası ve Çanad kal‘ası ve Solmoş kal‘ası ve Façat kal‘ası nevâhîlerin nehb ü gâret etdiği Âsitâne tarafında istimâ‘ olunup kırk yedi bin aded Budin eyâleti askeriyle {Budin vezîri} şeyh Yahyâ lakablı Gürcî Ken‘ân Paşa ile Tımışvâr eyâleti vezîri (---) Paşa'yı askerleriyle ale'l-umûm Rakofçi kralı üzre ta‘yîn edüp kal‘a-i Çanad altında nehr-i (---) kenârında iki deryâ-misâl asker birbirlerine mukabil olup hikmet-i Rabbü'l-ibâd asker-i İslâm münhezim olup cümle guzât nehr-i Murış'a gark olup hattâ (---) mansıbına mutasarrıf Elçi Hasan Paşa dahi nehr-i Murış'a ve niçe ümerâlar ve mîralaylar cümle gark olup bu kadar mâl-ı ganâ’im ve hayme vü hergâh-ı bâr [u] büngâh ile kefere askeri muğtenim olup Rakofçi ve Kemen Yanoş, vezîr Hân elinde esîr olduğunun intikâmın alup Göle kal‘asının muhâsarasına gidüp zamân-ı şitâ olmağile cümle kefere Erdel diyârına avdet edüp cümle eyâlet-i Tımışvâr'a ve eyâlet-i Egre'ye her eyâletden muhâfazacılar kondu.
EÇS V 52b
Bu inhizâm Âl-i Osmân'a Rûmeli'nde olmamışdır. Meğer Salanta sahrâsında Budin vezîri Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa bozulduğu oldu ola. Ol dahi {büyük} bednâm inhizâm idi.
EÇS V 52b
Ba‘dehû Köpürlü'den Hân'a böyle bir mektûb varır kim,
EÇS V 52b–53a
"Mâla tama‘ edüp Kemen Yanoş la‘îni yüz bin altuna satup Âl-i Osmân diyârların harâba sebeb olup kırk elli bin ibâdullâhın katline sebeb oldun 53a inşâ’allâh Akkirmân'da Melek'den yediğin ziyâfetleri evlâdların burnundan bile çıkarup Melek ta‘âmından sonra şeytân ta‘âmına muhtâc olasın. Tîz emr-i pâdişâhîye itâ‘at edüp âzâd etdiğin Kemen Yanoş Kral ve Rakofçi Kral üzre Yanova seferine gelesin" deyü emrler Hân'a gelüp Hân'ın etekleri tutuşup cümle emrleri ve ta‘n-âmîz mektûbları Hân Paşa'ya gönderüp Paşa Hân'a yazup,
EÇS V 53a
"Pâdişâhım el-emrü emrüküm deyüp me’mûr olduğunuz gazâya teveccüh buyurup basîret üzre olun" deyü haber gönderüp âhirü'l-emr Hân havfinden Köpürlü'yle Yanova seferinde bulunmayup gerü seferden Kırım'a gelüp âhir Hân'ın Kırım'dan Köpürlüzâde Ahmed Paşa asrında sebeb-i azli Yanova seferine ve Uğvar seferine varmadığıdır.
EÇS V 53a
Netîce-i kelâm: "El-kelâmu yecürrü'l-kelâm" üzre söz sözü açup yine sade[de] rucû‘ edelim. Melek Ahmed Paşa efendimiz Hân'dan ayrılup Akkirmân kal‘asın ta‘mîr ü termîm ederken bir gece bir vâkı‘a görüp ertesi sabâh namâzı imâmetin bu hakîr edüp Yâsin-i şerîf tilâvetinden sonra,
EÇS V 53a
Melek Ahmed Paşa eydir: "Evliyâm, Allâh hayırlar vere. Bu gece bir vâkı‘a gördüm" deyü rü’âyı söylemeğe başladı.
EÇS V 53a
Ve min bedâyi‘i'l-garâ’ibi'r-rüyâ-yı sâliha-i Melek Ahmed Paşa
EÇS V 53a
"Evliyâm, hayr ola. Bu leyle-i mübârekede görürüm. Özü kal‘ası üstüne niçe bin kara kuşlar konup feryâd [u] figânlar ederek ayaklarında[n] ve minkarlarından ber-havâ kal‘a içine birer taş bırakdılar. Hemân kal‘a içinden bir feryâd u figân kopup kal‘a kapuların açup cümle ümmet-i Muhammed kal‘adan kaçarken taşra çıkan âdemlerin niçesin kuşlar yemeğe başladı. Ve kal‘adan ba‘zı ümmet-i Muhammed niçe yüz kuşları ayaklarından tutup bağladılar ve birkaçın îzâ ve işkence ile öldürdüler. Ve cümle kara kuşlar bir yere cem‘ olup kal‘anın bir kullesi üzre konup etrâf [u] eknâfa uçup hâr-ı hâşâklar taşıyup yuva yapmağa başladılar. Hemân kal‘a içinden bir âteş zâhir olup cümle kara kuşların kanatları yanup yere düşüp kanatsız kuyruksuz dik dik kalkışmağa başlayup uçmağa medârları kalmadı" deyüp bu vâkı‘ayı hakîre dedikde,
EÇS V 53a
"Hayr ola sultânım, Allâhu a‘lem Özü kal‘ası üzre düşman kuşları konmak isterler, ammâ inşâ’allâh kanatları yana" deyü bir Fâtiha tilâvet etdikde hemân Paşa-yı müdebbir,
EÇS V 53a
Der-beyân-ı imdâd-ı cem‘iyyet berây-ı kal‘a-i Özü