EÇS V 93b
Hakîr dahi atları huddâmlarımız ile karadan gönderüp Hüsâm Beğ oğlu kadırgasına Selâhor Gazzâzoğlu Ahmed Ağa ile binüp donanma-yı hümâyûn ile deryâ üzre muvâfık eyyâmda kâmil otuz mîl cânib-i şimâle gidüp,
EÇS V 93b
Evsâf-ı kal‘a-i Kilidü'l-bahreyn bâb-ı Haremeyn, ya‘nî rabât-ı Rûm-ı Burceynsellemehullâhu beliyyâti'd-dehreyn
EÇS V 93b
Sene 856 târîhinde bunu dahi ibtidâ Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî iki aded kulle-i azîm binâ edüp ismine kal‘a-i Burceyn dediler. Ba‘de'l-feth-i İslâmbol dahi tevsî‘ edüp bu üslûb üzre amâr etdi.
EÇS V 93b
Ba‘dehû Süleymân Hân bizzât kendüleri Akdeniz içre Malta gazâsına, ya‘nî Rodos savaşına giderken bu kal‘aya uğrayup amâr edüp ba‘dehû kendüler karadan Rodos'a gidüp Kapudan Pulak Mustafâ Paşa donanma-yı hümâyûn ile Rodos karşusunda Marmaris Boğazı kal‘asına varup anda Süleymân Hân'ı başdardaya alup eski Rodos'a geçirüp amân vermeden eski Rodos'u feth edüp donanma anda kalup Süleymân Hân asker-i bî-pâyân ile Rodos'a sarılup "Fetahtümâ" lafzı târîhinde kal‘a-i Rodos'u feth edüp donanma-yı hümâyûn ile yine bu Boğazhisâr'ına gelüp gazâ mâlıyla dahi amâr etdi. (---) (---)
EÇS V 93b
Evvelâ Rûmeli hâkinde Kapudan Paşa eyâletinde Gelibolu sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Hâkimi cümleden melik dizdârdır ve cümle (---) aded kal‘a neferâtları ve bölük ağaları vardır. (---) (---) (---) (---)
EÇS V 93b
Kal‘ası leb-i deryâda şekl-i murabba‘ rıhtım şeddadî-misâl binâ-yı kavî ve burc [u] bârûsu gâyet metîn ve müstahkem hisâr-ı üstüvârdır. Ensesinde cânib-i cenûbu dağdır, üzerleri serâpâ bâğdır ve maşrık tarafına nâzır iki kat hadîd cedîd demir kapuları vardır. Derûn-ı hisârda cümle (---) aded kiremit ile mestûr dârdır.
EÇS V 93b
Bir hünkâr câmi‘i ve buğday anbârları ve cebehâneleri vardır, ammâ gayrı çârsû-yı bâzâr ve hân ve hammâm yokdur.
EÇS V 93b
Ve bunda dahi leb-i deryâda Ebü'l-feth'in ve dahi ziyâde Bâyezîd Hân'ın Moton ve Koron kal‘alarından getirdiği toplar var ve Süleymân ve Selîm-i Sânî ve Murâd-ı Sâlis ve Ayas Paşa ve Piyâle Paşa topları var kim her biri birer ikişer pâre kal‘a değer toplardır. Hattâ sa‘âdetlü hünkârımız başdarda ile gelirken iki taraf kal‘alarından top şâdumânında iki yüz aded sekdirme toplar atılırken bu Rûmeli kal‘asının bir büyük şayka topu pârelenüp zelzelesinden ba‘zı evler harâb olup hünkârımızın fermânıyla amâr oldu. Leb-i deryâda cümle altmış iki topdur. Kırk top dahi derûn-ı hisârdadır ve cemî‘i cebehânesi mükellef ü mükemmeldir. Hattâ Sultân Murâd ve Sultân İbrâhîm ve Sultân Mehemmed Hânımızın musâhibleri olan Tavşan Dilsizi Köpürlü vezîr iğvâsıyla bu kal‘ada haps olup neferât gibi pür-silâh nöbet beklerdi. Andan,
EÇS V 93b–94a
Kal‘anın şimâli tarafında yedi sekiz yüz mikdârı cümle tahtânî ve fevkânî kiremit örtülü ma‘mûr hânelerdir. Yüz elli akçe pâyesiyle kadı bunda sâkindir. Yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâ 94a yeri ve gayrı hâkimleri yokdur.
EÇS V 94a
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---) (---) (---) (---) (---) mesâcidlerdir ve (---) hammâmı var. Ol kadar hûb ve dil-küşâ hammâm-ı hoş havâ değildir. (---) (---) Bunlardan mâ‘adâsı ev hammâmlarıdır, zîrâ halkı gâyetü'l-gâyet mestûrü'l-hâl ve sâhib-i ıyâl ve her şey’den fâriğü'l-bâl kimesnelerdir.
EÇS V 94a
Ve cümle (---) aded hânları var ve cümle üç aded dârü't-ta‘lîm mekteb-i sıbyânı var. (---) (---) (---) Bundan gayrı meşhûr imâristânı yokdur, ammâ bâğı ve bâğçesi gâyet çokdur.
EÇS V 94a
Ve âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan cümle halkı ten-dürüstdür. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 94a
Andan birez yârân dostlar ile Killik burnu nâm mahalde zevk u safâ edüp ale's-sabâh yine cümle yârân-ı bâ-safâ ile (---) Paşa bâğçe[sinde] zevk u safâlar ederken pâdişâh-ı bâ-vakâr dağlara sayd [u] şikâra geçüp gitdi. Hamd-i Hudâ bu bâğçe-i İremezâta uğramayup ubûr edüp zevkimize mâni‘ olmadı. Bir acâ’ib ü garâ’ib tarz [u] tarh-ı mergûb ve bir şekl-i ibret-nümâ-yı mahbûb üzre mebnî bir bâğ-ı İremdir kim her semtinin birer gûne pesendîde maksûreleri ve havuz u şazrevân-ı selsebîl ve fevvâreleri ne diller ile ta‘bîr ve ne kalemlerle tahrîr ve tastîr olur değildir. Hakkâ ki Konya'nın bâğ-ı Merâm'ından nişân verir. Bunda olan çeşme-i cân-bahşın târîhidir.
EÇS V 94a
Hâtif-i Kudsî dedi târîhin ol dem anınNûş edelim zülâli Âl-i abâ rûhunasene 887
EÇS V 94a
Eğer bu bâğçe-i Hürrem-binânın evsâfını mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek seyâhatden kalmak iktizâ eder. Hemân yine cümle yârânlar ile Rûmeli hisârına gelüp,
EÇS V 94a
Evvelâ ziyâret-i sultân-ı fukarâ-yı Âl-i abâ hakîr u fakîr Abdî Baba ve Yazıcızâde Mehemmed Efendi hulefâlarından eş-şeyh Alî Efendi.
EÇS V 94a
Andan hünkârımız başdarda ile Gelibolu'ya gidüp bu hakîr Gazzâzoğlu Selâhor Ahmed Ağa ile karadan atlarımız ile Rûmeli hisârından kalkup cânib-i şimâle,
EÇS V 94a
Gelibolu hâkinde leb-i deryâda hâkimi subaşıdır. Leb-i deryâda sekiz yüz musanna‘ kiremit örtülü kat-ender-kat sarây-ı âlî-misâl kefere evleri var, gözler kamaşır, zîrâ bu kasaba kâfirleri cümle İslâmbo[l] evlerin binâ eden üstâd-ı kâmil dülger kefereleri bunda sâkinlerdir kim Maydos dülgeri Rûm'da meşhûr olduklarından her birinin bedhâneleri ibret-nümâ binâlardır. Bunda aslâ hâkiminden gayrı müslim yokdur ve kenîseleriyle bâğları çokdur. Anıniçün Maydos şarâbı meşhûr ve kasaba hâricinde yel değirmenleri ve rakîk ve beyâz unları ve dilber muğpîçe Urûm gulâmları olur. Anda bir gece bir sohbet-i âlî edüp, andan yine semt-i yıldıza gidüp,
EÇS V 94a
Menzil-i karye-i Kovanlı: Ma‘mûr, re‘âyâlı ze‘âmet köyüdür. Andan,
EÇS V 94a
Evsâf-ı kal‘a-i Dâr-ı İslâm-ı Evvel Tahtgâh-ı Gelibolu-yı münevvel
EÇS V 94a
Be-kavl-i tevârîh-i Yanvan-ı Yunan Kavala kal‘asın binâ eden İskender babası Feylekos binâ edüp Ciniviz kralından intikâm almışdır. Niçe kerre niçe yüz aded kral-ı dâl ellerine girmişdir, ammâ ol zamân ismi lisân-ı Yunanca Feylekos Pirgaz idi.
EÇS V 94a
Ba‘dehû sene 758 târîhinde Gâzî Süleymân Paşa ibn Sultân Orhân Gâzî ibtidâ Rûmeli'nde İpsala kal‘asın feth edüp ba‘dehû bu File Purgaz'ı feth ederken yürüyüş mahallinde "Gele bol mâla" deyü feryâd edüp gâzîler birbirin cenge terğîb edüp ba‘de'l-feth ismine "Gele bol mâla" dediler. Galat-ı meşhûr evlâ olup tahfîf-i kelâm edüp Gelibolu derler. Ba‘zıları "Kilibol"dan galat derler, ammâ Muhammediyye sâhibi şehrengîz'inde "Gülü bol"dan galatdır demişler. Ba‘zılar sağır kâf ile "Gili bol", ya‘nî çamuru boldan galatdır demişler. Hulâsa-i kelâ[m] el-hâletü hâzihi efvâh-ı nâsda Gelibolu nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir kân-ı sulehâ-yı kutb-ı âfâk şehr-i kadîmîdir kim târîhi "Bismİllâhirrahmânirrahîm"dir demişler.
EÇS V 94a
Bursa'dan sonra ibtidâ Rûmeli'nde taht-ı sânî bu olup Gâzî Hudâvendigâr bunda sikke kesdürüp "Murâd Beğ azze nasruhu Gelibol" deyü merhûme büyük vâlidemizde rub‘ dirhem kırk elli akçesin saklardı. Hakîr niçe kerre görmüş idim.
EÇS V 94a–94b
Ba‘dehû Süleymân Hân-ı Gâzî tahrîrinde Deryâ kaleminde kapudan paşaların eyâleti olmak üzre tahrîr olunup 94b Kapudan Paşaların tahtıdır. Hâlâ sarây-ı âlîleri ve kadırga tershâneleri vardır. Kanûn-ı Süleymân Hân üzre Kapudan Paşanın hâss-ı hümâyûnu sekiz yüz seksen beş bin akçedir ve eyâletinde cümle on bir sancakdır. Üçü sâlyâne ile zabt olunur. Eyâletinin defter kethüdâsı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni vardır ve eyâletinde sancakları bunlardır ki zikr olunur:
EÇS V 94b
Evvelâ sancağ-ı Ağrıboz ve Karlıeli ve İnebahtı ve Rodos ve Midilli ve Kocaeli ve Kara Biga ve Sığla ve Misistre bu sancaklardır, ammâ sâlyâne ile zabt olunan Sakız ve Nakşe ve Mehdiyye. Ancak Gelibolu paşa sancağı tahtıdır. Livâsında ze‘âmet 6 ve tîmâr 122, ammâ hamd-i Hudâ şimdi asrımızda deryâ kalemi ze‘âmeti tîmârı dahi ziyâde oldu.
EÇS V 94b
Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazâda cebelüleri ile cümle (---) aded yarar ve nâmdâr asker olup kapudan paşa ile berren u bahren sefer eşerler. kapudan paşa dahi bin aded cebelü askeriyle sefer eşmek kanûndur.
EÇS V 94b
Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi cümle (---) aded kurâdır. Bu kurâlardan ve gayrı der-âmed mahsûllerden kadılara beher sene on kîse olur, ammâ kapudan paşaya ber-vech-i adâlet yetmiş bin guruş olur. Eğer şikâr gemiler ve ba‘zı mevâdlar düşerse bin kîse mâl almış kapudan vezîrler çokdur.
EÇS V 94b
Bu şehir şeyhülislâm nakîbüleşrâf ve a‘yân [u] eşrâf ve yeniçeri çavuşu serdârdır ve sipâh kethüdâyeri ve gümrük emîni yetmiş yük akçe iltizâmdır ve muhtesib ağası ve mi‘mâr başı ve liman re’îsi ve şehir subaşısı (---) (---) (---) (---) (---) vardır ve kal‘a dizdârı ve on bir bölük ağası ve tershâne ağası ve gön başı ve marankoz başı ve tershâne emîni ve kâtibleri ve azebân ağası ve cemî‘i tershâneye hidmet {eder} her esnâf şeyhleri vardır. Hattâ ulûfeli gavvâs dalgıçları var kim elli altmış kulaç yerde deryâ dibine dalarlar.
EÇS V 94b
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Gelibolu, ya‘nî dâr-ı gâzîyân-ı Deryâ Kulu
EÇS V 94b
Bu kal‘a-i Gelibolu bi-emr-i Hayy-i Kadîr Bahr-i Rûm sâhilinin Rûmeli tarafında bir kayalı püşte üzre vâki‘ olmuş şekl-i müseddesden tûlânîce seng-i tırâş bir kal‘a-i metîn ve müstahkem hâzır-bâş havâlesiz şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim bir tarafından aslâ havâlesi yokdur.
EÇS V 94b
Ve cümle yetmiş aded kulle ve bin iki yüz aded dendân-ı bedendir. Handakı kesme kaya sarp handakdır. Zamân ile içinden deryâ dolaşır imiş, hâlâ handak içinde suyu yokdur ve cânib-i garbıyla cenûba meyyâl bir demir kapusu vardır, lâkin bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi ma‘lûmum değildir, ammâ Kefe gibi ve Selânik kal‘aları gibi büyük hisâr değildir. Ancak ma‘mûr u müzeyyen ve kavîdir.
EÇS V 94b
Derûn-ı hisârda cümle üç yüz aded tahtânî ve fevkânî bâğsız ve bâğçesiz kiremit örtülü neferât evleri vardır. Dizdârı ve kethüdâsı ve topçubaşı ve cebecibaşı hâneleri bundadır ve cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarnıçları bunda, gayrı çârsû-yı bâzârı cümle taşra varoşdadır.
EÇS V 94b
Ve hünkâr câmi‘i ve hazâ’in-i mâl-ı pâdişâhî ve imâm ve mü’ezzin hânesi bundadır, lâkin aşağı Kilidü'l-bahreyn kal‘aları olmak ile bu Gelibolu iç il olup azîm balyemez topları yokdur. Cümle sağîr ü kebîr yetmiş pâre şâhâne topları var.
EÇS V 94b
Kal‘anın cânib-i cenûbunda ve garbında ve şimâlinde bir düz vâsi‘ fezâ-yı gül [ü] gülistân ve bâğ u bostânlı vâdîde vâki‘ olup cânib-i şarkîsi Bahr-i Rûm'dur, lâkin imârât-ı kebîresinin çoğu ve âsâr-ı acîbe hayrât [u] hasenâtları kal‘anın semt-i garbîsine düşmüşdür kim cümle imârât varoşunda.
EÇS V 94b
Esmâ-i aded-i mahalle-i büldân: Cümle altmış üç mahalledir. (---) (---) (---) (---)