EÇS V 99a
Ve cümle (---) aded esvâk-ı sultândır.
EÇS V 99a
Ve cümle (---) aded çeşme-i âb-ı revândır. Evvelâ çârsû-yı hüsn içre cereyân eden Hüsrev Kethüdâ çeşmesinin târîhidir. (---)
EÇS V 99a
Bu Hüsrevâne uyûna nedir dedim târîhDedi müverrih-i âlem bu mâ-i kevserdir.sene (---)
EÇS V 99a
Ehl-i diller cem‘ olup târîhiniKim içerse nûş-i cânlar dediler. sene (---)
EÇS V 99a
Hakkâ ki âb [u] havâsı ve mahbûb u mahbûbesi latîf şehr-i şîrîndir.
EÇS V 99a
Memdûhâtından mümessek gömec balı ve tereyağı ve üzüm bâğı ve beyâz yağlı çöreği ve bahârlı kabak böreği meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS V 99a
Ve memdûhât-ı musanna‘âtından seyyâhân-ı berr u bihâr ellerinde gezdirdikleri âlet-i silâh ki ana zerdeste ve çeltik ve çelik ve meçik ta‘bîr etdikleri nobûtların envâ‘ın kızılcıkdan ve çimşirden ve sindiyân ve yeni dünyâ ve abanos ağaçlarından üstâd-ı kâmiller bu şehirde inşâ edüp şehirden şehire hedâyâ getürürler. Gâyet musanna‘ meçik olduğundan Malkara meçiği meşhûrdur, lâkin bu meçiklerin sarı ve kırmızı ve başı kalaklı olanlarını ekseriyyâ tâze cüvânlar alup isti‘mâl ederler, bir garîb temâşâ meçiklerdir.
EÇS V 99a
Tetimme-i külliyât-ı şehr-i Malkara: Evvelâ bu şehrin cümle hânedânları kırmızı kiremit ile mestûr ve ma‘mûr ve halkı mesrûr ve handân kimesnelerdir.
EÇS V 99a
Ve bu şehr-i Mugalkara şehr-i İpsala'nın şarkîsi tarafında olup araları bir konakdan gergidir ve cânib-i cenûbunda şehr-i Ferecik ve cânib-i şimâlinde kasaba-i Eynecik dahi birer merhale-i tavîla şehirlerdir.
EÇS V 99a
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı şehr-i Malkara. Evvelâ mezâristân içinde kabr-i Ümmî Baba
EÇS V 99a
Andan cânib-i şimâle yedi sâ‘at gidüp,
EÇS V 99a
Sâhil-i Bahr-i Rûm'da (---) bir kasaba-i ma‘mûrdur kim Sultân Bâyezîd ve Sultân Selîm Hân-ı Evvel vüzerâlarından Hazret-i Ebâbekr-i Sıddîk'ın ırk-ı tâhirinden olan Vezîr Kara Pîrî Paşa binâsıdır ve hâlâ anın evkâfı olmağile mütevellîsi hâkim-i örfîdir ve hükûmet-i şer‘îsi yüz elli pâyesiyle Tekirdağı kazâsı hekîmbaşıların olmağile bu Eynecik kazâsı gâhîce ana ilhâk olur kazâdır.
EÇS V 99a
Kethüdâyeri ve serdârı Tekirdağı şehrinde sâkindir, ammâ zemîni bir vâsi‘ fezâ-yı mahsûldârda bâğlı ve bâğçeli âb [u] havâsı latîf bir şîrîn rabtadır kim cümle (---) aded kiremitli hânelerdir.
EÇS V 99a
Cümle (---) aded mahalle ve mihrâbdır. Cümleden çârsû içre (---) câmi‘i (---) (---) (---) ve zâviyeleri ve tekyeleri vardır, ammâ dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâsı yokdur.
EÇS V 99a
Ve cümle (---) aded hânlardır. Cümleden mezkûr Kara Pîrî Paşa hânı gâyet ma‘mûr vekâle-i mihmân-sarây-ı bî-minnetdir ve imâret-i dârü'z-ziyâfesi birdir. Ol dahi merhûm Kara Pîrî Paşa'nın hayrât [u] hasenâtillâhıdır kim fî's-sayfı ve'ş-şitâda âyende vü revendeye birer bakır sini içre her âdeme birer tas şurbâ-yı gendüm ve birer nân-ı beyâz ve her ocak başına birer dâne şem‘-i revgan ve her esb-i sabâ-sür‘at başına birer tobra alîk yem cânib-i vakıfdan mihmândârânlar getirüp müsâfirîne tevzî‘ ederler. Hakkâ ki hayrât [u] hasenât-ı azîmdir, rahmetullâhi aleyh.
EÇS V 99a
Ve hammâmı müfîd u muhtasardır ve cümle iki yüz aded kifâyet mikdâr ba‘zı esnâfdan dükkânları vardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, zîrâ olduğu kadar bir kasaba-i zîbâdır.
EÇS V 99a
Hulâsa-i kelâm, Gelibolu'dan çıkaldan berü gâh şimâle ve şarka ve garba ve kıbleye ve cenûb taraflarına merkûm olan kurâ vü kasabâtları serseri gezüp serâpâ seyr [ü] temâşâ edüp andan cânib-i garba gidüp şehr-i Edirne'ye azîmet olundu.
EÇS V 99a–99b
Ba‘dehû Eynecik kasabasından (---) sâ‘at bâğ u besâtînler içre 99b mezâri‘leri hûb ve tarîk-i âmları mergûb fezâ-yı (---) kurâlar üzre gidüp,
EÇS V 99b
Hakkâ ki kırk aded kavak-ı müntehâlar bir yere vâki‘ olup sâyesi gûyâ hıyâbân-ı Acem olmuş bu çemenzâr ve mesîregâha muttasıl iki yüz hâne-i zîbâlı bir câmi‘ ve hânlı ma‘mûr kurâdır kim Gâzî Durhan Beğ evkâfıdır. Mütevellîsi bu kend-i ra‘nâya hâkim ve zâbitdir ve,
EÇS V 99b
Ziyâret-i Gâzî Durhan Beğ: Bu karye içredir. Sultân Murâd-ı Evvel ki Gâzî Hudâvendigâr lakabıyla şöhret bulan Murâd Hân ümerâlarından Gâzî Durhan Beğ'dir, rahmetullâhi aleyh.
EÇS V 99b
Bâğ u bâğçeli ve hânı ve câmi‘li ma‘mûr müslim köyüdür. Andan yine semt-i şimâle,
EÇS V 99b
Evsâf-ı kasaba-i ibret-nümâ-yı Cisr-i Ergene
EÇS V 99b
şehr-i Edirne nevâhîlerinden ma‘mûr ve âbâdân bâğ u bâğçeli ve cümle kırmızı kiremit örtülü bin iki yüz aded müfîd ü muhtasar hânelerdir. Hâkimi Murâd Hân-ı Sânî ki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed pederi Murâd Hân mütevellîsidir. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve iki yüz aded dükkânları cümle Murâd Hân-ı Sânî hayrâtıdır.
EÇS V 99b
Sitâyiş-i kantara-i vâcibü's-seyr cisr-i azîm
EÇS V 99b
Bu kasabanın cânib-i garbında Edirne'ye giderken hemân şehir dibinde nehr-i Yene ve nehr-i Ergene ve nehr-i Istıranca ve Yenehisâr ve Bunarhisâr suları cümle bir yere cem‘ olup nehr-i azîm Ergene oldukda bu kasaba dibinde mezkûr nehirler üzre merhûm Sultân Murâd Hân-ı Sânî tâbe serâhu bir cisr-i azîm inşâ etdirmiş kim Rûm ve Arab u Acem ve Belh u Buhârâ ve Luristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk ve diyâr-ı Alman ve bî-amânda nazîri yok bir püll-i kavs-i kuzahdır. Gerçi Van ile Erzurûm arasında nehr-i Araz üzre Altun Halkalı Köprü ve yine nehr-i Araz üzre Erzurûm'un Hasankal‘ası kurbunda Çoban Sultân köprüsü ve Kürdistân'da nehr-i (---) üzre Hasankeyf cisri ve Diyârbekir eyâletinde Hazzo kal‘ası kurbunda nehr-i Batman üzre Batman kantarası ve Kırşehri kurbunda nehr-i Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsü ve yine nehr-i Kızılırmak üzre Osmâncık şehrinde Köprü ve Geyve kasabası kurbunda nehr-i Sakarya üzre Geyve cisri ve diyâr-ı Rûm'da şehr-i Edirne içre Mihâl köprüsü ve ana karîb Mustafâ Paşa cisri nehr-i Meriç üzeredir.
EÇS V 99b
Ve Bosna serhaddinde nehr-i Drin üzre Vişegrad cisri ve Hersek serhaddinde şehr-i Mostar içre cereyân eden nehr-i Neretva üzre bir göz Süleymân Hân cisri ve İslâmbol kurbunda sâhil-i bahrde Süleymân Hân ve Selîm Hân-ı Sânî'nin Çekmeceler cisirleri ve niçe bunun emsâli cüsûr-ı garîbe vü acîbeler gördük, ammâ bu Ergene cisri kadar vâsi‘ ve tavîl ve metîn ve kavî şeddadî-misâl bir âsâr-ı ibret-nümâ görmedim.
EÇS V 99b
Hattâ Âl-i Osmân askeri üzerinden ubûr etdikde aslâ asâkir-i İslâma izdihâm olmayup dörder kat arabalar yan yana bilâ-usret ubûr ederlerdi. Bu cisrin yemîn ü yesârında korkulukları âdem kaddi kadar yek pâre taş kenârelerin üzerlerinde taşdan âdem kellesi kadar müdevver taşlarla cisir kenârı müzeyyen olmuşdur. Efvâh-ı nâsda eyle şâyi‘dir kim,
EÇS V 99b
"Bu cisr-i azîmi inşâ eden mi‘mâr mühendisler Murâd Hân'ın murâd [u] merâmı üzre yapmadıklarından bennâları kırup kellelerini cisir kenârına zeyn etdiğinin alâmeti bu yumru kelle taşlardır" derler. El-uhdetü ale'r-râvî.
EÇS V 99b
Hattâ bu cisr-i kavînin şehir tarafındaki başında Mahmûd Baba Sultân tekyesi dibinde bir kemer-i sagîr altında târîh-i cisir böyle tahrîr olunmuşdur: Sene erba‘în semâne mi’e terkîmdir.
EÇS V 99b
Ve "Cümle yüz yetmiş dörd gözdür" deyü tastîr eylemiş, ammâ her gözleri kavs-i kuzah kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş tâ Kisrâ-yı tâk-ı Havernâk tâk-ı revâk-ı nüh-tâklardır.
EÇS V 99b
Ve kaddi kâmil doksan zirâ‘-ı Mekkî âlîdir ve esâs-ı pülde olan hacerâtların her biri fîl-i Mahmûdî ve fîl-i Mengerusî kadar seng-i hârâlardır. Hattâ hakîr hakka'l-yakîn hâsıl etmek içün atdan inüp piyâde reviş ile cisir üzre adımlayup bir başdan bir başa varınca kâmil iki bin germe adımdır ve dahi bu cisr-i musanna‘ın mevzûn târîhi budur:
EÇS V 99b
Yümn-i ikbâl ile çün şâh MurâdKıldı bu Ergene hayrâtını yâdOldu târîhi bu hayra bu kimÎn imâret ebedî dâ’im bâd. Sene (---)
EÇS V 99b
Ammâ bu cisri Ebü'l-feth Sultân Mehemmed pederi koca Sultân Murâd Hân-ı Sânî evvelki hılâfetinde binâ etmişdir.
EÇS V 99b–100a
Ba‘dehû kul kendüyi hılâfetden "Kocamışdır" deyü hal‘ edüp oğlu Ebü'l-feth'i 100a halîfe etdiklerinde on üç sinne bâliğ iken sene 847 cülûs edüp iki sene saltanat sürüp yine kul gulû-yı âm edüp,
EÇS V 100a
"Bu sabî gulâm ne bilse gerek. Etrâfımız düşman almışdır" deyü Mehemmed Hân'ı hal‘ edüp babası Murâd Hân'ı yine halîfe edüp Mehemmed Hân'ı Mağnisa tahtına gönderdiler.