EÇS V 100a
Ba‘dehû beş sene zamân mürûr edüp sene 855 târîhinde mâh-ı Muharrem'in on altıncı günü ki yevm-i hamisdir, yine Sultân Mehemmed taht-nişîn-i pâdişâh-ı kâmkâr olduğu sene sinn-i şerîfleri yigirmi bir seneye bâliğ iken şehr-i Edirne'de taht-nişîn olduğuna târîh: "Rahmetü rabbihi" lafzıdır, sene 855.
EÇS V 100a
Ba‘dehû bu cisrin bir gözün Ebü'l-feth amâr etdikde seksen bin guruş gitmişdir. Ana göre kıyâs oluna kim Murâd Hân bu cisri müceddeden yüz yetmiş dörd aded gözlerin binâ etdikde ne kadar mâl-ı hazâ’in gitmişdir, andan ma‘lûm ola. (---) (---) (---) (---)
EÇS V 100a
Ziyâretgâh-ı kasaba-i Ergene: Evvelâ mezkûr cisr başında,
EÇS V 100a
Merkad-i pür-envâr-ı Mahmûd Baba: Hacı Bektaş Velî fukarâlarından olmak ile hâlâ tekyesinde cümle fukarâ-yı Bektaşiyândır kim alâ bâbullâh çerâğlarına gelen nüzûrâtlar ile geçinürler, kuddise sırruhu.
EÇS V 100a
Ve ziyâret-i el-Mevlâ Mehemmed Itrî: Ergene kadısı iken Ergene cisrinden erken ubûr edüp cisr başında âsûdedir. (---) (---) (---)
EÇS V 100a
Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at imâristânda gidüp,
EÇS V 100a
Zamân-ı kadîmde Dimetoka kal‘ası sâhibi Dimo Duka Kral-ı dâl binâsıdır.
EÇS V 100a
Ba‘dehû sene 860(?) târîhinde Rûm keferesi elinden Gâzî Hudâvendigâr fethidir, be-dest-i serdâr İlbeği oğlu feth etdiğiyçün İlbeği kal‘ası derler. Nehr-i Meriç kenârında bir yalçın âlî kaya üzre kal‘a-i seng binâ bir harâb kal‘adır kim içinde çoban-ı gûsfendlerden mâ‘adâ bir ferd-i âferîde yokdur. Andan yine cânib-i şimâle, Torba ovası nâm sahrâ-yı lâle-izârı geçüp, menzil-i taht-ı sânî kal‘a-i Edirne-i ednâ'l-arz'a {sene 1071 mâh-ı Saferin sekizinci cum‘a gün dahil olduk}.
EÇS V 100a
Hakîr bu bâlâda tahrîr olunan kurâ vü kasabâtları seyr [ü] temâşâ edince sa‘âdetlü pâdişâh Boğazhisâr ve Gelibolu'dan şehr-i Edirne'ye gelüp sa‘âdetle dahil olup cümle erbâb-ı devlet ve a‘yân-ı sâhib-i izzetler hânedânlarında mukîm olup bu hakîr dahi cümle velî-ni‘am efendilerimizle ol fasl-ı zemistânda oda sohbetleri edüp geşt [ü] güzâr etdiğimiz kurâ vü kasabâtları ve seyr [ü] temâşâ etdiğimiz kılâ‘-ı üstüvârları ta‘rîf ü tavsîf ederek şeb [ü] rûz cân sohbetleri ederdik. Hudâ cümlenin âhiri ve âkıbetin hayr ede.
EÇS V 100a
Ammâ sene (---) târîhinde ibtidâ şehr-i Edirne'ye uğrayup mufassal meşrûh üzre cemî‘i imâretleri ale'l-infirâd tahrîr olunmuşdur kim yine ta‘rîf ü tavsîfe hâcet yokdur deyü tahrîre cür’et olunmayup kendü zevk [u] şevkimizde on beş gün gece sohbetlerde iken,
EÇS V 100a
{Der-beyân-ı feryâdnâme-i Mehemmed Giray Hân berây-ı Burunsuz Kostantin Mîr-i Boğdan}
EÇS V 100a
Bir gün Kırım Hânı Mehemmed Giray Hân'dan ve Yalı Ağası Dedeş Ağa'dan ve İsmâ‘îl Mütevellîsi Ahmed Ağa'dan Köpürlü Mehemmed Paşa'ya arz [u] mahzarlar gelüp,
EÇS V 100a
"Der-i devlet-medâra arz-ı bende-i bî-mikdâr oldur kim,
EÇS V 100a
Haremeynü'l-Muhteremeyn re‘âyâsı sâkin olan diyâr-ı Boğdan'ınıza Rakofçi Kral'ın Macar-ı füccâriyle Burunsuz Kostanti nâm bî-nâm-ı bedgâm Boğdan'ın Yaş şehrin kabza-i tasarrufa alup hâlâ Kife Beği Boğdan'dan firâr edüp cezîre-i Kırım'da Bâğçesarây'ımızdadır ve Eflâk diyârında Cüvân Beğ nâm mel‘ûn dahi cümle Eflâk şehrinde olan tüccârları kırup ve Yergöğü kal‘asında Fazlî Paşa'yı ve Konakçı Alî Paşa'yı ve Cân Arslan Paşa'yı askeriyle cümle Tuna nehrine döküp ancak üç vezîr Yergöğü kal‘asına mütehassın olmuşlardır" deyü feryâdnâme Tatar Hân'dan Köpürlü'ye gelince hemân Köpürlü sa‘âdetlü pâdişâh huzûrunda Arapça nassı üzre müşâvere edüp cümle eyâlet-i Rûm'da olan mîr-i mîrânlara ve mîr-i livâlara ve yalı ağası ve Tatar Hân'a emrler ve hatt-ı şerîfler pârekende ve perîşân olup sâbıka Boğdan beğliğinden ma‘zûl olup Yedikulle'de haps-i ebed olan Lipul Beğ'in veled-i pelîdi Dilber İstifan Beğ'e Boğdan Beğliği sadaka olup tuğ ve tabl [u] âlem verilüp on bin be-nâm güzîde asker fermân-ı şehriyârî olup Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Ağa iskemle ağası olup ılgar ile Boğdan tahtı olan Yaşka şehrine gitmede.
EÇS V 100a
Ve Siyâvuş Paşalı İmrahor-ı Sultânî Musli Ağa Tatar Hân'a revâne oldu ve Silâhşor-ı Sultânî Gazzâzzâde Ahmed Ağa efendimiz hâlâ Beğ olan İstifan Beğ'e sancak ağası oldukda,
EÇS V 100a–100b
Bu hakîrin cemî‘i levâzımâtların görüp Boğdan seferine gitdiğimizi beyân eder 100b
EÇS V 100b
İşbu bin yetmiş mâh-ı Saferü'l-muzafferinin yigirmi üçüncü cum‘a ertesi gün Lipul Beğ oğlu Dilber İstifan Beğ'e vilâyet-i Boğdan ihsân olunup Ahmed Ağa efendimiz ile Edirne'den Boğdan diyârı seferine gitdiğimiz konakları ayân u beyân eder
EÇS V 100b
Evvelâ belde-i ednâ'l-arz olan şehr-i Edirne'den cânib-i şimâle gidüp,
EÇS V 100b
Menzil-i karye-i Gül Baba: İki yüz hâneli ma‘mûr kurâdır kim Gül Baba Sultân anda bir hıyâbân içre medfûndur. Andan
EÇS V 100b
Menzil-i karye-i Çömlek: Anda bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli Hünkâr Bâğçesi var kim bülbülân-ı murgân-ı seher-hîzlerin efgânı âdemi nâlân eder. Bunda olan ezhâr-ı gûnâ-gûnun râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve bunda olan kasr-ı Havernâk-ı gûnâ-gûn nüzhetgâhların her birin ta‘rîf ü tavsîf eksek bir mücelled tomar-ı dırâz olur.
EÇS V 100b
Ve her tarafda selsebîl ve havz u şazrevân ve fıskıyye fevvâreleri pertâb etdikçe görenler bî-tâb olup engüşt ber-dehen ederler. Ve bunda olan sâyedâr dıraht-ı müntehâlar bir bâğ-ı İremde yokdur, meğer İzmit dağlarında ola. Hattâ bu hakîr bu bâğda bir köhne dıraht-ı azîm kökü gördüm. Cirmi kâmil altmış ayak idi, lâkin ağacın vücûdu çürüyüp bîhleri kalmış ve hâlâ bu bâğ-ı merâmın ustası ve üç yüz nefer külâhlı bostâncı bâğbânı var ve bir kasr-ı müşeyyed içre Gâzî Hudâvendigâr'ın ve Yıldırım Hân ve Murâd Hân'ın hil‘atları ve eğerleri ve yanları vardır. Andan yine semt-i şimâle,
EÇS V 100b
Menzil-i Derbend-i Kebîr: Bir dereli yerde ma‘mûr Bulgar keferesi köyüdür kim mu‘âf [u] müsellem olup (---) evkâfıdır. Andan,
EÇS V 100b
Menzil-i Derbend-i Sagîr: Bu dahi ma‘mûr Bulgar köyüdür. Andan,
EÇS V 100b
Menzil-i karye-i Ruhbân, ya‘nî Papas köyü: Cümle re‘âyâsı Bulkar keferesidir.
EÇS V 100b
Menzil-i karye-i Işıklar: Bu iki karye müslim köyü olup ze‘âmetdir. Andan,
EÇS V 100b
Menzil-i karye-i Örenler: Bu iki kurâ müslim köyleri olup çakırcılar ze‘âmetleridir. Andan,
EÇS V 100b
Evsâf-ı kal‘a-i Poyhad, ya‘nî şehr-i Karîn-âbâd
EÇS V 100b
Zamân-ı kadîmde Edirne sâhibi İdrivne Kral binâ edüp Rus-ı menhûs kızından hâsıl olan veled-i nâ-pâka bu kal‘ayı ihsân edüp ol veled-i pelîdin Rus lisânı üzre ismine Poyhad demek ile bu şehrin ismi ol asırda Poyhad idi.
EÇS V 100b
Ba‘dehû sene 768'de Sultân Mûsâ ibn Yıldırım Bâyezîd Hân Rûm'a pâdişâh-ı tavâ’if-i mülûk gibi iken bu kal‘a anın asrında vezîri Timurtaş Paşa Rûm keferesi elinden feth edüp ismine Karîn-âbâd, ya‘nî "Yakında ma‘mûr ola" deyü "Karîn-âbâd"dan galat efvâh-ı nâsda ve lisân-ı Çıtak'da "Karnabat" derler.
EÇS V 100b
Hâlâ Özü eyâletinde Silisre paşasının hâssı olup subaşısı hâkimdir kim üç kîse iltizâmdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
EÇS V 100b
Cümle (---) pâre ma‘mûr nâhiye kurâları vardır kim ol kurâlardan kadılara ber-vech-i adâlet dörd kîse harâm akçe şekilli mâl hâsıl olur.
EÇS V 100b
Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve nakîbi ve muhtesibi vardır, lâkin dağlar içre kal‘ası harâb olmağile dizdârı yokdur. Zemîn-i şehri bir hıyâbânlı kûh-ı pestin dâmeninde bir vâsi‘ düz sahrâda cümle 1000 aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî fukarâ evleridir kim cümlesinde bâğ u bâğçe ve âb-ı revânlar mukarrerdir.
EÇS V 100b
Ve cümle (---) aded mihrâbdır, ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû içre Rakkâs Sinân Beğ câmi‘i kiremitli ve bir minâreli tarz-ı kadîm câmi‘-i atîkdir ve mesâcidleri ve tekyeleri ve mekteb-i sıbyânları ve müte‘addid hânları var. Hattâ bir müferrih hammâmı dahi Rakkâs Sinân Beğ'in hayrâtıdır.
EÇS V 100b
Ve cümle üç yüz aded dükkânlarında her esnâf mevcûddur, ammâ imâreti ve medrese ve dârü'l-hadîs ve dârü'ş-şifâsı yokdur, lâkin âb [u] havâsının letâfetinden ten-dürüst, sâhib-i şifâ, keremkâr âdemleri vardır. Câ-be-câ mahbûb u mahbûbesi ve gûnâ-gûn âbdâr şıralı meyveleri firâvândır.
EÇS V 100b
Memdûhât-ı me’kûlâtından balı ve yağı ve kaymağı ve ayvası (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 100b
Ziyâretgâh-ı kasaba-i Karnabat: (---) (---) (---) (---) (---) (---) Andan cânib-i şimâle,