EÇS V 114a
Der-mekteb-i tıflân-ı ebcedhân: Cümle iki yüz yetmiş aded dârü't-ta‘lîm-i püserân vardır. Her birini tavsîf etsek kelâm-ı dırâz olur.
EÇS V 114a–114b
Der-fasl-ı tekye-i dervîşân-ı zî-şân: Cümle on yedi aded tekyegâh-ı abdâlândır. Evvelâ şehrin kıblesi cânibinde ve 114b Abaza Paşa Köşkü kurbunda tekye-i Dervîş Mehemmed Horasanî nâm bir şeyhi var, ammâ bânîsi Yahyâlı Mehemmed Paşa'dır. Hâlâ mihmângâh-ı abdâlân-ı Bektaşiyândır kim gûyâ bir bâğ-ı İremdir. Andan tekye-i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 114b
Der-vasf-ı çeşme-i âb-ı revân: Cümle yigirmi altı aded çeşme-sâr-ı aynü'l-hayâtlar vardır, ammâ cümleden mâ’-i cârî Yukarukal‘a handakı içre Sokollu Mehemmed Paşa çeşmesinin târîhidir:
EÇS V 114b
Gel beğim içmek dilersen dünyâda âb-ı hayâtSene (---)
EÇS V 114b
Ve aşağı şehirde mahalleler içre yine Sokollu Pîr Mehemmed Paşa aynının târîhidir:
EÇS V 114b
Ceddede hâza's-sebîle'l-a‘lâ sâhib-i sâ[da]ret Mehemmed Paşa. Sene 984
EÇS V 114b
Bu şehr-i mu‘azzama göre çeşme-i cânfezâları azdır, lâkin bu şehir iki nehr-i mecma‘ü'l-bahreyn mâbeynine vâki‘ olmağile hemân üç bin aded sakkâlar atlar ve katırlar ve arkaları sular taşıyup bu şehri saky ederler. (---) (---) (---) (---)
EÇS V 114b
Sitâyiş-i sebîlhâne-i cân-sitân: Cümle altı yüz aded sebîlhâne-i atşândır, ammâ cümleden işlek Büyük Çârsû'da Sokollu sebîli ve Yahyâlı Mehemmed Paşa sebîli [ve] Laçin Ağa sebîli ve Bayrâm Beğ sebîli ve Eynehân Beğ sebîli ve niçe ismi nâ-ma‘lûm sebîllerde sâhibü'l-hayrâtlar mâh-ı Temmuz'da Tuna buzlu âb-ı hayâtı şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ aşkına sebîl ederler.
EÇS V 114b
Der-vasf-ı mihmân-sarây-ı kârbân: Altı aded kân-ı âyende vü revendegândır. Cümle[den] Büyük Çârsû içinde Sokollu şehîd Mehemmed Paşa kârbânsarâyı yüz altmış aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ develikli ve ahurlu ve haremli kal‘a-misâl demir kapulu kârbânsarâydır kim her şeb bevvâb ve pâsbânları kapusunda davul çalup kapuyu sedd edüp açarlar ve bu kapu üzre târîhi:
EÇS V 114b
Bu kârbânsarâya konan oldu hep revân.Sene (---)
EÇS V 114b
Andan aşağı kal‘ada Süleymân Hân kârbânsarâyı. Bu dahi kal‘a-misâl kurşumlu demir kapulu mihmânhâne-i garîbândır. Andan İmâret hânı. Bu dahi hânekâhullâhdır kim Yahyâlı Mehemmed Paşa Gâzî'nin hayrâtıdır. Bir ay bir âdem sâkin olsa bir habbe vermeyüp sâhibü'l-hayrâta du‘â edüp gider.
EÇS V 114b
Aded-i hân-ı hâcegîyân: Cümle yigirmi bir aded hân-ı tüccârân-ı berr [ü] bihârdır. Cümleden Yenihân ve Bezzâzistân hânı ve Arasta hânı ve şehîdlik hânı ve Çukur Hân ve Selvi hânı ve Bâzâryeri hânı (---).
EÇS V 114b
Hân-ı mücerredân-ı garîbân:. Cümle yedi aded bekâr odalarıdır kim ehl-i sanâyi‘ garîbânlar sâkin olup kirâ verirler.
EÇS V 114b
Der-aded-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle üç bin yedi yüz sûk-ı sultânî dükkânlarıdır, ammâ cümleden müzeyyen Avrat bâzârında bezzâzistândır. Gerçi kârgîr ve demir kapulu kubâb binâlı değildir, ammâ çârsû-yı hüsn nâmıyla şöhre-i şehir olmuş bir şîrîn sûk-ı şâhânîdir.
EÇS V 114b
Ve Uzun çârsûda cemî‘i ehl-i sanâyi‘ mevcûd olup bir şâhrâh-ı azîmdir kim tûlu tâ Kapucu câmi‘inden tâ Balık bâzârına varınca kâmil üç bin germe adımdır. Ve cemî‘i Hind ve Sind ve Yemen ve Belh u Buhârâ ve Arab u Acem'in zî-kıymet metâ‘ları bu sûk-ı tavîlde bî-minnet ve bî-kıymet bulunur,
EÇS V 114b
Ve Kazancılar çârsûsı ve Balık bâzârı sûku ve Ortabâzâr ve Bayrâm Beğ çârsûsu ve tabahânesi ve kahvehâneleri ve Küçük bâzârı dahi müzeyyen bâzârdır.
EÇS V 114b
Bu şehrin cümle çârsû-yı bâzârları ve mahallâtlarının şâhrâhları serâpâ balık sırtı gibi yumru beyâz ve müdevver kaldırım döşeli pâk şehirdir. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 114b
Ta‘rîf-i reng-i rûy-ı eşkâl-i insân: Bu şehir halkının reng-i rûyları ekseriyyâ humret üzre halk olunmuşlardır, zîrâ zemistân yeridir.
EÇS V 114b
Der-vasf-ı mahbûbe [ü] mahbûbân: Eğer merd [u] zenânı husûsan Latin ve Sırf kızları gâyet mahbûbe olurlar, ammâ gulâmları memdûh değildir.
EÇS V 114b
Der-zikr-i eşrâf [u] a‘yân: Bî-hadd ü bî-kıyâsdır, ammâ velî-ni‘amlarımız bunlardır ki zikr olunur. Evvelâ Koca Mûsâ Paşalı Koca Yûsuf Ağa ve Ramazân Ağa ve Dizdâr Mehemmed Ağa ve Hâncızâde ve Kapudanzâde Efendi ve Ahaveyn Çelebi Efendiler ve şît Efendi bunlardır.
EÇS V 114b
Der-medh-i ulemâ-yı hâzıkân: Evvelâ Hatvanî Ahmed Efendi ilm-i tıbda Fisagores-ı Tevhîdî-misâl tabîb-i hâzık idi.
EÇS V 114b–115a
Der-zikr-i mu‘allimân-ı cerrâh [u] fassâdân: Evvelâ Berber Hacı Kılıç ve Çalık Cerrâh Alî ve Cerrâh Yahûdî Yako ve Latin Mekyo. Bunlar üstâdlardır. 115a
EÇS V 115a
Der-medh-i sulehâ-yı meşâyihân: Aşağı şehirde eş-şeyh Korucuzâde, Üsküdarî Mahmûd Efendi'nin Halvetî tarîki halîfesidir ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 115a
Der-na‘t-ı musannifîn-i şâ‘irân: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 115a
Menâkıb-ı mazınne-i ehl-i hâl-i mecâzibân: Deli Yoro nâm bir büdelâ her bâr "Gitdi kâfir (---) gün bırak Vârat kal‘asın, alalım Arat kal‘asın, geçelim Sırat köprüsün" deyü feryâd edüp gezerdi. Hikmet-i Hudâ ol gün kal‘a-i Vârat alınup bu dîvâne ol ân merhûm oldu.
EÇS V 115a
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
EÇS V 115a
Der-beyân-ı libâs-ı tâ’ife-i nisvân: Ekseriyyâ çuka ferrâceler ve yassı başlı terpûş takye ve yüzleri peçeli ve yaşmaklı mü’eddebâne gezerler.
EÇS V 115a
Der-vasf-ı esmâ-i râcilân: Ekseriyyâ isimleri Efozâde ve Lâfîzâde ve şîtzâde ve Çüvüzâde ve Yağcızâde lakablarıyla mülekkabdırlar.
EÇS V 115a
Der-zikr-i nâmhâ-yı bintân-ı zenân: Havvâ ve Meryem ve Hümâ ve Mîrim ve Münîre ve Ümmühân ve Bânûya ve Sâliha ve Râbiye ve Âsiye ve Rukıyye esmâlar.
EÇS V 115a
Esmâ-i halka-begûşân gılmân: Bayko ve Zehrâb ve Siyâmî ve Zoko ve Zâfir ve Hâfir ve Handân ve şîr ve Nezo ve Siyâvuş. Esmâları budur.
EÇS V 115a
Esmâ-i nâ-murâd cevâriyân: Giriyo ve Süniye ve Fişâre ve Mihrî ve Gülbû ve Semâhî ve Verka ve Âsiye ve Azre ve Gülşâ ve Cânân isimlidirler.
EÇS V 115a
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Evvelâ kal‘a-i Vârat gazâsına asâkir-i nusret-me’ser ubûr etmek içün kal‘a-i Hisârcık kurbunda nehr-i azîm Tuna üzre yetmiş yedi aded tıransa tombaz gemiler ile karşu Tımışvâr hâkinde Pançova nâm kal‘aya varınca bir haşeb cisr-i azîm binâ olunmuşdur kim bir pâdişâh-ı selef asrında binâ olmamışdır kim tûlu sekiz yüz adımdır ve arzı elli adımdır. Hakkâ ki kantara-i vâcibü's-seyrdir.
EÇS V 115a
Andan ibret-nümâ-yı sânî nehr-i Sava kenârında bir mürtefi‘ zemîn üzre şeddadî kârgîr binâlar ile mebnî mîrî anbârların ikisi dahi birbirine müşâbih anbâr-ı gılâldır kim tûlleri kâmil üç yüz germe adımdır. Bunların içinde olan bal ve yağ ve pirinç ve buğday ve arpa ve beksumat ve dakîk ve neft ve katrân top gülleleri ve sâ’ir mühimmât levâzımâtların hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir.
EÇS V 115a
Âsâr-ı garîbe vü acîbe: Kal‘anın handakı kenârında bir deve ahuru gibi parma[k]lık içre bir tophânesi var kim bunda olan balyemez ve çuldutmaz ve delibalı ve kundakkıran ve şayka ve kolumburuna ve şâhî zarbuzanlar ile memlûdur ve kâfir kal‘alarından alınan Nemse ve Fransa ve Çeh ve Macar ve Korol ve İsfaç keferelerinin topları var kim her biri birer Mısır hazînesi değer toplardır kim akrânları meğer Kanlıja ve Egre ve Boğazhisâr ve Rodos'da ve Mısır İskenderiyyesi kal‘alarında ola.
EÇS V 115a
Andan binâ-yı ibret-nümâ nehr-i Sava kenârında tophâne kârhânesi vâcibü's-seyr ibret eserdir. Ve ibret-eser-i me’ser şehir hâricinde bir binâ-yı azîm bârûthânesi var. Başka ağalıkdır kim yüz elli aded neferâtları ve her sene biner kantar bârûd-ı siyâh döğüp tahsîl ederler, lâkin cümle çarh dollâbların atlar çevirüp bir turfe seyr-i acîb ü garîbdir (---) (---) (---) (---)
EÇS V 115a
Bî-medh kenîse-i râhibân-ı Mığdısiyân: Cümle dokuz aded duyûr-ı bed-âyînhâne kilisalar var. Rûm Ermeni ve Sırf ve Bulgar ve Yahud kenîseleri var, ammâ Fireng ve Macar'ın gûrhâneleri yokdur. Kıbtîlerin evlâ bi't-tarîk ne mescid ve ne kenîseleri bir diyârda yokdur. Hemân kiminle ihtilât ederse anın savm [u] salâtı üzre hareket edüp ol mezhebde olduklarıyçün beher sene iki kerre harâc verirler.
EÇS V 115a
Der-medh-i havâ-yı latîf-i câvidân: Fasl-ı rabî‘de havâsı hûb olduğundan halkı ten-dürüst olup ısıtması ve zâti'l-cenb marazı yokdur.
EÇS V 115a
Der-aded-i çâh-ı mâ’-i hânedân: Cümle on bir bin {aded} ev kuyusu var, ammâ sehel şurcadır, lâkin yine her şeye isti‘mâl olunur.