EÇS V 122a
Andan şimâl cânibine 4 sâ‘atde Ciğer deresin geçüp,
EÇS V 122a
İbtidâ Macar-ı füccârı Yanvan Kral binâsıdır kim hayli müsinn kefere olmağile millet-i Nasârâ içre okunur bir mu‘teber târîhi vardır. Serhad halkı bu kal‘aya Yani Ova derler. Sene 959 târîhinde be-dest-i Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa feth edüp, ba‘dehû küffâr-ı dûzah-karâr-ı Erdel bu kal‘aya istîlâ edüp (---) sene kâmil karâr-dâde oldular. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân ibn İbrâhîm Hân fermânıyla be-dest-i Köpürlü Mehemmed Paşa fethidir kim târîhi budur (---) (---) (---)
EÇS V 122a
Yine girdi Yanova zîr-i hükm-i Âl-i Osmân'aSene (---)
EÇS V 122a
Hâlâ Tımışvâr paşasının pây-ı tahtı olmak fermân olunup yetmiş yıl mukaddem bizde sancakbeği mutasarrıf idi. Hâlâ vüzerâlar mutassarrıfdır, ammâ bu kal‘ayı Köpürlü Mehemmed Paşa feth ederken Anadolu cânibinde Hasan Paşa celâlî olup Anadolu'da niçe yüz bayrak asker ile hurûc ederek tâ Bursa'ya gelüp nehb ü gâretler edüp niçe vüzerâları münhezim etdikde bu kal‘a altında Köpürlü Mehemmed Paşa'ya taraf-ı pâdişâhîden hatt-ı şerîfler gelüp
EÇS V 122a
"Elbette lalacığım, Erdel kralın kayd [u] bend ile benim huzûruma getirirsen makbûl-i hümâyûnum değildir. Hemân Der-i devletime gelüp bu Celâlî Hasan Paşa hakkından gelesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır olup,
EÇS V 122a
Mehemmed Paşa-yı âkıl dahi "Sem‘an ve tâ‘a" deyüp ancak bu Yanova kal‘asıyla iktifâ etdi.
EÇS V 122a
Yohsa Köpürlü ol deryâ-misâl asker ile bu Yanova kal‘asından mâ‘adâ kal‘a-i Arat ve Varât ve Sekelhit ve Şarbatağ ve Sakmar ve Eçetvâr ve Husvâr ve Kaşa nâmân kal‘alar üzre gitse gerek idi, ammâ "El-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddiru".
EÇS V 122a
Hamd-i Hudâ ol asırdan berü bu kal‘a-i Yanova dest-i İslâm'da kalup şehr-i azîm olmuşdur, hafezehullâh.
EÇS V 122a
Paşasının cümle hâss-ı hümâyûnları ve erbâb-ı tîmârı ve erbâb-ı zu‘amâları ve cümle erbâb-ı dîvânları kanûn üzre kal‘a-i Tımışvâr evsâfında mevsûfdur kim bu mahalle tahrîr-i mükerreri lâzım değildir, ammâ hâlâ ba‘de'l-feth bu şehir beş yüz akçe mevleviyyetdir kim nevâhîleri cümle (---) aded kurâlardır.
EÇS V 122a
Kal‘a dizdârı ve altı oda yeniçeri odası ve bir haseki ağası ve sipâh kethüdâyeri ve bir oda cebeciler ve bir oda topçular ve taşra kal‘a ağası ve sağ kol ağası ve sol kol ağası ve azebân ağası ve beşli ağası ve martolosân ağası ve gönüllüyân ağası ve cümle on aded ağalıkdır ve cümle sekiz bin asker neferâtları ve muhâfazacıları vardır.
EÇS V 122a
Nehr-i Kiriş kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ cümle rıhtım dolma dîvârlı palankadır, ammâ gâyet metîn ve müstahkemdir ve çâr-kûşesinde birer Şeddadî taş binâ tabyaları var kim her biri sedd-i Ye’cûc'den nişân verir ve her birine biner âdem sığar ve her birinde onar aded balyemez topları var.
EÇS V 122a
Ve cânib-i kıbleye nâzır bir demir kapusu var kim miftâhı kal‘a içinde sâkin olan yeniçeri ağası hükmündedir ve handakı içi mâl-â-mâl nehr-i Kiriş dolaşır ve kapusunun iç yüzünde Sultân Mehemmed Hân câmi‘i dibinde bir tahtadan sâ‘at kullesi ve bir at değirmeni vardır ve bu mezkûr kal‘a içinde,
EÇS V 122a
Şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır kim içinde yeniçeri odalarından gayrı bir şey yokdur ve çâr-kûşesinde üstleri tahta örtülü dörd aded kulle-i metînleri var kim Şeddadî dîvârının arzı yigirmi ayak enlidir ve bu iç kal‘anın batı tarafına nâzır bir kapusu var. Bunun dahi handakı içi nehr-i Kiriş ile leb-ber-lebdir.
EÇS V 122a
Nehr-i Kiriş içinden cereyân edüp bu nehrin yemîn ü yesârı bir şehr-i mu‘azzamdır ve şekli gûyâ şekl-i mukavvesdir, ya‘nî zemînde yay gibi yayılmışdır.
EÇS V 122a
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin sekiz yüz adımdır ve dâ’iren-mâdâr yeni binâ olunmuş hâlâ amâr olmada palankadır ve cümle sekiz aded metîn ve kavî tabyalardır.
EÇS V 122a
Ve cümle üç aded kapusu var. Tımışvâr kapusu cânib-i kıbleye mekşûfdur. Ve Göle kapusu cânib-i garba meftûhdur. Ve Vârat kapusu semt-i maşrıka nâzır ağaç kapulardır. Ve bunun dahi handakı içre "Nehr-i Kiriş dolaşsın" deyü on bin aded re‘âyâ vü berâyâ üşüp yeni handak kazarlar idi.
EÇS V 122a–122b
Bu varoşda cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ Köpürlü Mehemmed Paşa câmi‘i. Fâtih-i Yanova olmağile gâyet mükellef ü müzeyyen câmi‘dir kim üstü kiremitli ve kârgîr minâre-i mevzûnlu ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘dir. 122b
EÇS V 122b
Ve çârsû içinde Haseki Osmân Ağa câmi‘i. Bu dahi gâyet musanna‘ ve şîrîn ve kiremit ile mestûr ve tahta minâreli câmi‘-i ma‘mûrdur. Bu câmi‘in kapusu üzre târîhi böyle terkîm olunmuşdur:
EÇS V 122b
Cenâb-ı Hazret-i Mevlâ edüp bu hâke ihsânı
EÇS V 122b
Habîbi aşkına yapdım bu beyt-i âlî ünvânı
EÇS V 122b
Kapuna ağlayu geldi anı redd etme lütfundan
EÇS V 122b
Kulundur Yazıcı Osmân umar lütfunla ihsânı
EÇS V 122b
Lisân-ı hâlile hâtif dedi târîhini lafzen
EÇS V 122b
Bin ile yetmiş üçde oldu itmâm beyt-i Sübhânî
EÇS V 122b
Andan Sofu Ken‘ân Paşa câmi‘i kiremitli ve taş minâreli ve gayrı câmi‘lerden büyükdür. Andan cisr aşrı Çengîzâde (---) Paşa câmi‘i kiremitli ve tahta minârelidir. Ve ana karîb yine cisr-i mezkûr başındaki Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa câmi‘i var. Bunlardan mâ‘adâ mescidlerdir.
EÇS V 122b
Ve cümle sekiz yüz aded bâğ u bâğçeli tahtânî ve fevkânî tahta ve kiremit ile mestûr bir şehr-i ma‘mûrdur kim hâlâ ma‘mûr olmadadır kim nehr-i Kiriş bu şehrin tâ ortasından cereyân edüp cümle revzen ve şâhnişînlerinden herkes gûnâ-gûn balıklar sayd ederler.
EÇS V 122b
Ve etrâf-ı cevânibinde olan hadîka-i gülistânının vefreti ve envâ‘-ı müşebbek bostânlarının kesreti ve her bir ravzanın bir nev‘a tarz [u] tarh-ı ziyneti hadd ü ta‘rîf ü tavsîfden bîrûndur, ammâ cümle hânedânlardan ma‘mûr u müzeyyen Göle kapusu dibinde Paşa sarâyı bâğçeli ve ka‘a ve hammâmlı ve müte‘addid tahtânî ve fevkânî hücreleri cümle kiremit ile mestûr bir sarây-ı ma‘mûrdur ve Alaybeğ sarâyı ve Çeribaşı sarâyı ve Bostâncı Ahmed Ağa sarâyı, bunlar gâyet ma‘mûr u müzeyyen binâlardır.
EÇS V 122b
Ve bu hânedânların revzen ve şâhnişîn-i maksûrelerinin manzaraları nehr-i Kiriş'e nâzırdır ve her sarâyın birer kayığı ve çırnıkları var. Herkes yârânlarıyla kayıklara süvâr olup etrâf [u] eknâfda olan bâğlara ve hânelerinin karşularında olan bâğçe-i İremlerine gidüp ayş [u] işret edüp her bâğda nağamât-ı bülbül-i gûyânın asvât-ı hazînlerinden rûhları gıdâ bulup zevk u şevk ederler ve her bâğda olan nahlistân [u] gülistân ve sünbül [ü] reyhân ve gûnâ-gûn ezhâr-ı şakâyık-ı nu‘mânın râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder.
EÇS V 122b
Ve her gaytân-ı cinânda gûnâ-gûn meyvedâr nahl-i mevzûnlardan mâ‘adâ bî-hadd ü bî-kıyâs bîd-i ser-nigûnlar kenâr-ı cûya vâki‘ olup nehr-i Kiriş üzre saya salup gûyâ hıyâbân-ı Acem olduğundan mâ‘adâ ol dıraht-ı ser-nigûnlerin zıll-ı himâyesinde cümle ahâlî-i vilâyet meclis-be-meclis Hüseyin Baykara meclisi etmededirler, zîrâ bu şehir yeni feth olmağile hâkimü'l-vakt halkına ruhsat ve imhâl vermişlerdir. Anıniçün bu şehir günden güne ma‘mûr olup sâ’ir livâ ve kurâ vü kasabâtlardan re‘âyâ vü berâyâ gelmededirler ve henüz bir hammâmı var ve Kiriş nehri üzre ağaç köprü başında Köpürlü oğlu Ahmed Paşa bir hân-ı azîm inşâ edüp kiremit ile mestûr ve ma‘mûrdur.
EÇS V 122b
Ve cümle iki yüz aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı ve medrese ve imâreti yokdur, zîrâ henüz ma‘mûr olmadadır, ammâ âb [u] havâsı latîfdir, lâkin mahbûb [u] mahbûbeleri dahi râyegân değildir, ammâ gâyetü'l-gâye ganîmet şehirdir.
EÇS V 122b
Cümle re‘âyâsı Erdel keferesi ve Eflâkan mugânlarıdır. Bunun da askerîsi Potur ve Boşnaklardır kim Tımışvâr ve Lipova halkı gibi serhadli esbâblar geyerler.
EÇS V 122b
Der-beyân-ı tetimme-i şehrengîz-i kal‘a-i Yanova
EÇS V 122b
Anda Yanova kâ’immakâmı ve gayrı a‘yân [u] kibâr ile vedâ[‘]laşup cümle refîklerimizle yıldız rüzgârı cânibine (---) sâ‘atde ormanlar ubûr edüp,
EÇS V 122b
Mukaddemâ kefere asrında bir deyr-i azîm imiş. Ba‘dehû Siyâvuş Paşa karındaşı Gâzî Sarı Hüseyin Paşa müceddeden amâr edüp bir dizdâr ve yüz elli aded neferât-ı hisâr ve yüz elli aded hâne-i dârü'l-karâr edüp amâr etdi. Kenîsesin câmi‘-i Sultân Mehemmed Hân edüp Der-i devlete arz etdi. Hâlâ Yanova ile kal‘a-i Vârat mâbeyninde bir cây-ı menâsdır kim cân ku[r]taran mahallidir.