EÇS V 156b
Evsâf-ı (---), ya‘nî kal‘a-i Korlad: Hırvad lisânınca (---) (---) (---) (---) demekdir. Bânîsi yine Hırvad hersekleridir, ammâ fâtihi yine sene 929 Gâzî Bektaş Beğ'dir. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 156b–157a
Eğer bu bâlâda görüp tahrîr etdiğimiz kılâ‘-ı metînelerin cemî‘i eşkâl [ü] tarz [u] tavrı ve cümle imârâtı ve âb [u] havâsıyla tahrîr eylesek başka bir müdevven olup kesret-i kitâbeti seyâhatimize mâni‘ olduğundan bu kadarca ta‘rîf ü tavsîfleriyle iktifâ olundu, ammâ gâzîlerine aşk olsun. Cümle mü’min ve muvahhid gıll [u] gışdan berî sâf-dil bir alay gâzîyân [u] mücâhidân-ı fî-sebîlillâhlardır kim şeb [ü] rûz bu Hırvad gâzîleri Hırvad ve Islovin ve Fireng kâfirleri ile ceng [u] cidâl ve harb [u] kıtâl ederler. Belki bir günde beş altı kerre cengden mâ‘adâ gece nısfu'l-leylde bile niçe kerre ceng vâki‘ olduğu hakîrin manzûru olunup belki bile bulunmuşuzdur. Bu gâzîlerin dâ’imâ kılıçları bellerinde ve tüfengleri ellerinde. Hudâ'ya ayândır kim şeb [ü] rûz silâhlarıyla yatırlar. Hattâ gusul ederlerken cümle 157a âlet-i silâhları namâz kılarken dahi biledir.
EÇS V 157a
Latîfe: Hattâ Hırvat gâzîsi hâlet-i nez‘de vasiyyet edüp der kim,
EÇS V 157a
"Benüm puşkamı ve sabulamı, ya‘nî tüfengimi kılıcımı benimle mezâra bile koyun. Göreyim anda dahi şeytân ve zebânîler yanuma uğrayabilirler mi?" demiş, dâr-ı bekâya gitmiş. Tâ bu mertebe silâhına mukayyed gâzîlerdir kim bir silâhları dahi cümlesi âbdestsiz yere basmazlar ve zikrullâhsız gezmezler.
EÇS V 157a
Ve cümle ancak iki silâhları var. Bir kılıç ve bir çakmaklı tüfeng. Aslâ fitilli tüfengleri yokdur. Ancak bir yaylım tüfeng atup, "Allâh Allâh" deyüp dal kılıç olup girişirler. Ya alışırlar, ya verişirler, yâhûd barışırlar. Cümle piyâde şehbâzlardır, ammâ her birine at yetişmez ve taşlık diyâr olmağile at işlemez ve esbâbları cümle kırmızı pırankona çuka daracık bağır yelekleri geyüp göğüslerinde birer vukıyye gümüş halkaları var ve kuşakları ekseriyyâ zünnâr ta‘bîr etdikleri teybend kuşakdır. Gerçi harâmdır, ammâ kâfirleri esîr etdiklerinde anınla bağlarlar ve bir kuyudan su çekseler kuşağile çekerler ve niçe gâzîler esîr olup kuşağın kemend edüp kâfir kal‘alarından firâr etmişlerdir. Hulâsa-i kelâm eğer ehl-i şer‘ yanında zünnâr kuşak harâm ise, anlara lâzım olduğundan ol kadarca ruhsat verilmişdir. Ve bellerinden aşağı bolca beyâz dimiden şalvar geyüp kırmızı çukadan kopçalı daracık serdelye(?) geyüp ayaklarına bir gûne nâzük çarık geyerler kim ol sengistânda her biri ceyrân gibi sekerler. Ve başlarına yine kırmızı çuka Hırvad arakıyyesi geyerler. El-hâsıl hakkâ ki cüst u çâpük u çâlâk Amr-ı Ayyâr-vâr sâhib-i ayâr yiğitlerdir. Bu gâzîler ile bu serhadlerde hüsn-i ülfet edüp zahîre-bahâ içün bu mücâhidîne aslâ zulm [u] ta‘addî etmeyüp kendü rızâlarıyla paşaya verdiklerin alup hakîr içün ücret-i kadem bir şey almadım. İllâ alâ tarîki'l-hedâye ba‘zı tüfeng ve kılıçlar alup rızâlarıyla kabûl edüp refîkler alup,
EÇS V 157a
Bu Kırka sancağından Çernik sancağına ve Rahoviçe sancağına ve Pojega sancağına gitdiğimiz kılâ‘ları beyân eder
EÇS V 157a
Ammâ bu bâlâda tahrîr olunan Kırka sancağı kal‘alarının çoğu nehr-i Kırka kenârındadır. Hattâ Kırka sancağı pây-ı tahtı olan kal‘a-i Kinin nehr-i Kırka yalısındadır, ammâ bu tahrîr olunan kal‘a-i Odvina ve kal‘a-i Lika ve gayrıları mezkûr olan nehr-i Ona'nın karşu tarafındadır ve niçeleri beri tarafında ve niçeleri nehr-i Ona'ya ve nehr-i Kırka'ya karîb kal‘alardır, ve's-selâm.
EÇS V 157a
Andan serhad gâzîleri refîklerimizle Kırka sancağından cânib-i şarka avdet edüp on bir sâ‘atde niçe temâşâ etdiğimiz kılâ‘ları geçüp,
EÇS V 157a
Menzil-i kal‘a-i Bihke: Bu kal‘ada bir gece mihmân olup, Bihke kapudanın Zirinoğlu esîrliğinden halâs edecek cümle mâlları varup Bihke kal‘ası hazînesinde görüp cümle mevcûd bulup yine hazîne kapusun hakîr kendü mührümle mühürleyüp ertesi ale's-sabâh yine cânib-i şarka gidüp,
EÇS V 157a
Menzil-i kal‘a-i Kosdaniçse: Andan yine nehr-i Ona kenârıyla baş aşağı semt-i şarka gidüp,
EÇS V 157a
Menzil-i kal‘a-i Yasanoviçse: Bunda dahi bir gece müsâfir olup ertesi ale's-seher yine sefere(?) gitmeğe müsâfir olup bu kal‘a-i Yasanoviçse kurbunda nehr-i Ona nehr-i Sava'ya karışdığı mahalde cümlemiz gemilere atlarımızla süvâr olup nehr-i azîm Sava'yı ubûr edüp selâmetle karşu tarafda,
EÇS V 157a
Vilâyet-i sancağ-ı Çernik: Pes hâk-i amber-pâka kadem basdık, ammâ cümle refîklerimizle pür-silâh olup nehr-i Sava kenârından cânib-i garba kâmil 4 sâ‘at düz vâsi‘ sahrâ-yı çemenzâr u lâle-izârda gidüp,
EÇS V 157a
Evsâf-ı serhadd-i Koprovnik, ya‘nî kal‘a-i üstüvâr Çernik
EÇS V 157a
Lisân-ı Latin'de (---) (---) (---) demekdir. Bânîsi Zirin hersekleridir. Fâtihi sene 946 târîhinde fâtih-i kal‘a-i Pojega Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ'dir kim dest-i kahr ile dest-i Hırvad keferesinden almışdır.
EÇS V 157a
Ve Süleymân Hân tahrîri üzre bu kal‘a Bosna eyâletinde başka sancakbeği tahtıdır kim taraf-ı pâdişâhîden beğinin kanûn üzre hâssı 170.000 akçedir ve sancağında ze‘âmet 3'dür ve tîmârı 103'dür ve alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Beğinin ve zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârıyla cümle sekiz yüz asker olur. Ekseriyyâ Bosna vüzerâları bu sancağı ağalarına verir. Kalîlü'l-avâ‘id ve kesîrü'z-zevâ’id bî-hâsıl bir sancakdır ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir ve kal‘a kapudanı ve iki yüz aded kal‘a neferâtları var, gayrı hâkimleri yokdur.
EÇS V 157a–157b
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Çernik: Bu kal‘a bir düz sahrânın nihâyetinde bir bâğ u bâğçeli ve bir vâsi‘ iki bayır arasında nehr-i şumaniçse kenârında bir püşte-i pest üzre çâr-kûşeden tûlânî bir şeddadî kârgîr binâdır, ammâ der [ü] dîvârları ol kadar metânet üzre değildir ve kifâyet mikdârı cebehânesi 157b ve gılâl anbârı ve beğ sarâyı var. Dizdâr ve beğden gayrı bu kal‘ada ferd-i âferîde yokdur. Ancak Süleymân Hân'ın müfîd ü muhtasar câmi‘i var. Etrâf-ı kal‘ada handakı üzre kapusunda asma tahta cisri var. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 157b
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Çernik: Cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçeli ve serâpâ tahta şindire örtülü evlerdir ve cümle yigirmi bir mihrâbdır, ammâ üçü salât-ı Cum‘a edâ olunur câmi‘lerdir, ammâ kurşum ile mestûr değil câmi‘-i ma‘mûrlardır. Evvelâ çârsû içinde (---) (---) câmi‘i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS V 157b
Ve bir tekyesi ve üç mektebi ve iki hânı ve bir küçük hammâmı ve yüz elli kadar dükkânı (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 157b
Ammâ medrese ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve dârü'z-ziyâfe imâreti ve kârgîr bezzâzistânı yokdur, ammâ her metâ‘ bulunup ni‘metleri mebzûl hânedân sâhibleri garîb-dost âdemleri çokdur, ammâ ankâ tüccârları yokdur. şehrin tâ ortasından nehr-i şumaniçse cereyân edüp yemîn ü yesâr-ı nehre vâki‘ olmuş hânelerin ve gayrı büyûtların bâğ-ı İrem-misâl hadîka-i ravza-i rıdvânları vardır.
EÇS V 157b
Ve bu nehir üzre niçe su değirmenleri deverân etmededir ve bu nehir tulû‘u (---) (---) gelüp nehr-i Sava'ya (---) karîb mahlût [olur].
EÇS V 157b
Âb [u] havâsı latîf olduğundan câ-be-câ Hırvat güzelleri vardır ve memdûhâtından balı ve yağı gâyet memdûh ve meşhûrdur.
EÇS V 157b
Ba‘dehû bu Çernik Beği Süleymân beğimizden elli aded şehbâz yiğit refîkler alup cânib-i (---) kâfir tarafına bir günde gidüp,
EÇS V 157b
Evsâf-ı (---), ya‘nî dâr-ı bî-amân kal‘a-i Velika
EÇS V 157b
Lisân-ı Latince (---) (---) (---) demekdir. Bânîsi Hırvad hersekleri ve segleri cây-ı amân içün binâ edüp âhir dest-i İslâm'dan amân bulmayup sene 945 târîhinde Yahyâ Paşazâde, Hüsrev Paşa i‘ânetiyle ceng-i azîm edüp dest-i Hırvat'dan bu kal‘ayı feth edüp içine müstevfâ asker ve cebehâne-i mükemmel koyup asâkir-i İslâm ile amâr etdiler. Hâlâ Çernik sancağına tâbi‘ voyvadalıkdır. Kapudanı ve üç yüz mükemmel pür-silâh gâzî neferâtları var, zîrâ gâyetü'l-gâye intihâ-i serhadd-i bî-amân yerdir.
EÇS V 157b
Der-vasf-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Velika
EÇS V 157b
Bu kal‘a-i garîb nehr-i Sava'dan sehel ba‘îd bir hıyâbân ve ormanlı dağlar içinde nehr-i İlove kenârında şekl-i muhammes bir (---) binâ bir köhne kal‘a-i kadîmdir. Derûn-ı hisârda tahta örtülü neferât hâneleri ve anbârları ve cebehâne mehâzinleri ve bir câmi‘i var. Gayrı ne medrese ve hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir eser-i imârât yokdur. Ancak cümle gâzîleri kal‘a kapusu arasında ve cisir başındaki ağaç kasırda oturup herkes cavk cavk zevk u şevk edüp pür-silâh âmâde durup dağlarda karavulları ve avcıları gûnâ-gûn alabalıkları ve semîn ve şahîm iri geyikleri avlayup yaz ve kış şikâr ile geçinüp dâ’imâ şikâr eti yerler, zîrâ avgâhları diller ile ta‘bîr olunmaz.
EÇS V 157b
Ve vâdîlerinde aslâ buğday ve arpa bitmez. Biterse de kâfir komaz. Cümle zehâyirleri Sava yalılarından gelüp anınla kifâflanırlar.
EÇS V 157b
Bunlarda aslâ koyun ve kuzu ve keçi ve sığır ve at ve katır yokdur. Gerçi çemenzâr yerlerdir, ammâ kâfir derdinden bir kobla, ya‘nî bir kısrak beslemeğe kâdir değiller. Bu kavme yazığım gelüp ve zahîre-bahâ bir akçe ve habbe almayup kal‘a imâmı Nâ’imîzâde'ye bir sarık hibe edüp bu kal‘adan kırk aded refîkler ile bir günde cânib-i (---),
EÇS V 157b–158a
Lisân-ı Hırvat'da (---) (---) (---) demekdir, ammâ bânîsini bir serhad kavmi bilmediler. Ancak fâtihi sene 935 târîhinde Sultân Süleymân Nemse çâsârının pây-ı tahtı olan Beç kal‘asın muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde asker-i İslâm uğuruna ve dîn-i mübîn yoluna kırk bin yiğit ile diyâr-ı küffâra kurbân olmağa gidüp cümle şehîd olanlara serdâr olan Ösekli Kâsım Voyvada sene 931 târîhinde Ösek'den seğirdüp bir günde bu kal‘a-i Belusitina'yı gelüp feth edüp ceng-i azîm etdiğin bilir gâzî ve pîr-i fânîler vardır, ammâ bu kal‘a bir ormanistân içre şekl-i murabba‘ kârgîr binâcıkdır. İçinde kapudanı ve yetmiş aded neferâtları ve bir câmi‘i ve bir anbârı var. Gayrı imâretden bir çârsû-yı bâzâr yokdur. 158a Ancak bu kal‘a Çernik sancağına tâbi‘dir. Bundan dahi zahîre-bahâ almayup bu kal‘adan cânib-i (---) tarafına 3 sâ‘atde dağlarda gidüp,
EÇS V 158a
Evsâf-ı (---), ya‘nî dâr-ı gâzîyân-ı kal‘a-i Pakriçse
EÇS V 158a
Lisân-ı Latin'de Pakriçe (---) (---) derler, ammâ niçe Bosnevî ârifleri Pakriçe yazarlar, lâkin elfâz-ı Latin'in fesâhat [u] belâgatındandır kim Dobniçe'ye Dobniçse Rahoviçe'ye Rahoviçse ve şoviçe'ye şoviçse bunun emsâli kılâ‘ların esmâlarına ism-i tasgîr-i şîrîn olmak üzre birer harf-i sin zamm edüp Yayiçse ve Çaniçse ve Kosdaniçse ve Pakriçse derler. Bânîsi Erdelik kral ki Nemse ülkesinin impiratorudur, ya‘nî cümle kralların başı ol kral-ı dâll binâ edüp Zirin Hırvadı herseklerine vermişdir. Andan sene 928 târîhinde asr-ı Süleymân Hânî'de Gâzî Bektaş Voyvada fethidir. Ba‘dehû Süleymân Hân tahrîri üzre Çernik sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır.
EÇS V 158a
Ve kal‘a kapudanı ve altı yüz aded yarar ve nâmdâr kal‘a neferâtları va bâcdârları var, ammâ müftîsi ve nakîb ve sipâh kethüdâyeri yokdur, lâkin Budin ve Eğri yeniçeri serdârları ve a‘yân [u] eşrâfları vardır.
EÇS V 158a
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Pakriçse: Nehr-i Pakra kenârında bir vâsi‘ çemenzâr püşte üzre şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr binâ bir sûr-ı ra‘nâdır kim etrâfında kesme handakı ve bir kapusu önünde asma zincir makaralı cisri ve cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded bâğ u bâğçesiz ve havlısız daracık neferât evleri cümle tahta örtülüdür.
EÇS V 158a
Ve Süleymân Hân câmi‘i ve buğday anbârları ve cebehâne mehâzinleri ve metîn kulleleri üzre kolumburuna ve şâhî topları var (---) (---) (---) (---)
EÇS V 158a
Cümle mihrâbdır. Cümleden (---) câmi‘i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS V 158a
Ve iki tekye-i dervîşân ve altı aded mekteb-i sıbyân ve iki aded hân ve (---) aded hammâm-ı dil-sitân var ve cümle (---) aded dükkân-ı tüccârân ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS V 158a
Ammâ medrese ancak üçdür, lâkin dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve çeşmesâr ve selsebîl ve kârgîr bezzâzistân yokdur, ammâ halkı garîb-dost olmak [ile] müsâfirsiz olmayup cemî‘i âyende vü revendegânlar hânlar[a] muhtâc olmayup her hânedânlarda bî-tekellüf mihmân olurlar. Mısra‘:
EÇS V 158a
mazmûnu üzre şeb [ü] rûz gelene salâ bâbları meftûh bir alay gâzîyân-ı mücâhidânlardır kim izz ü devlet sâhibleridir. Beyt: