EÇS VI 32b
Menzil-i karye-i Banya: Bin hâneli Bulgar keferesi köyüdür ve ze‘âmetdir. Yedi manastırı ve birkaç dükkânları var gûyâ bir kasaba-i mu‘azzamdır. Bu kend-i kebîr kurbunda bir hıyâbân dağlar içre,
EÇS VI 32b
Evsâf-ı germâb-ı karye-i Banya: Tâ kefere kralları asrında bu ılıca suyu üzre ibret-nümâ kubâb-ı âlîler ve havz-ı azîmler ve müte‘addid sofa ve halvet ve câmekânlar inşâ edüp yılda bir kerre kiraz mevsiminde kırk elli bin kefere cem‘ olup panayırlar kurulup bey‘ [ü] şirâlar olur, teferrücgâh-ı azîm zevk u safâ yeridir. Suyu gâyet suhûniyyet üzre olduğundan âb-ı germâ ilkâ ederler. Ve Nehr-i Diçina, şehr-i Öziçe dağlarından gelüp bu ılıca deresinden geçüp ve Çaçka kasabası dibinden ubûr edüp nehr-i Morava'ya ol dahi Köylüc kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Andan nehr-i Diçina cisrinden ubûr edüp,
EÇS VI 32b
Menzil-i karye-i Dorojvenik: Bu karyeye gelince 19 sâ‘atde on beşe karîb ma‘mûr kurâlar ubûr etdik.
EÇS VI 32b
Andan nehr-i Kamaniçse'yi cisirden geçüp bu dahi cânib-i şimâle akup Belgrad yolu üzre nehr-i Morava'ya karışır.
EÇS VI 32b
Andan yine cânib-i cenûba dağlar aşup ve ma‘mûr kurâlar geçüp ve nehr-i Işkırapiş geçüp bu nehir Pojagacık dibinde nehr-i Öziçe'ye karışup ikisi bir olup Çaçka kasabası kurbunda nehr-i Morava'ya mahlût olur. Andan,
EÇS VI 32b
Menzil-i karye-i Dobrodo: Bu dahi Bulgar köyüdür, ammâ Öziçe kal‘ası hükmündedir, lâkin Belgrad'dan bu mahalle gelince üç yüz pâre âbâdân kurâlar geçdik. Cümlesi ve bu mahalle karîb Öziçe şehri bile cümle Semendire sancağı hükmünde ma‘mûr kurâlardır.
EÇS VI 32b
Andan yine semt-i cenûba giderken karye-i Tivirdik'i ve şehr-i Öziçe'yi dağlar içre sağ tarafımızda bırağup 13 sâ‘atde gidüp,
EÇS VI 32b
Menzil-i karye-i Umaniçse: Sâfî Sırf ve Bulgar kefereleridir.
EÇS VI 32b
Andan Tornik yaylasın aşup nehr-i Voça'yı geçüp bu nehir tâ İştavna dağlarından enüp Pirboy hânına karîb nehr-i Lim'e Lim dahi Arnavudluk içinde Plav kal‘asından gelüp kal‘a-i Bosna Vişegradı kurbunda nehr-i Drin'e ve Drin, nehr-i Sava'ya ve Sava Belgrad kal‘ası dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
EÇS VI 32b
El-hâsıl Tornik yaylasın ve Yablaniçse yaylasın aşup nehr-i Lim kenârınca 5 sâ‘at gidüp Vilâyet-i Hersek'de,
EÇS VI 32b
Kasaba-i Roda: Sağ cânibimizde dağlar içre nehr-i Lim kenârında kalup uğramadık. Anı geçüp nehr-i Lim'i gemi ile karşu tarafa selâmetle geçüp,
EÇS VI 32b
Menzil-i kasaba-i Pirboy: Hersek sancağında bin hâneli câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve birkaç dükkânlı rabta-i zîbâdır. Sene-i sâbıkada Bosna'dan Rûmeli'ne giderken kal‘a ve kasabası memdûhdur. Andan,
EÇS VI 32b
Kal‘a-i Kon: Bir kûh-ı ser-bülendde görünüp ubûr etdik. Andan cânib-i cenûba kal‘a-i Pirepol dahi sağda kalup 15 sâ‘atde,
EÇS VI 32b–33a
Menzil-i kurb-ı kal‘a-i Mileşova: Mileş Ova dahi yazmışlar. Bu kal‘adan ba‘îd meks etmek ile temâşâ edemedim. Andan (---) (---) (---) (---) (---) (---) 33a
EÇS VI 33a
Andan Kırraba yaylasın yüz bin renc [ü] anâ çekerek aşup 9 sâ‘atde,
EÇS VI 33a
Sitâyiş-i kasaba-i Tiran: Ohri sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır, şehri bir vâsi‘ sahrâda câmi‘leri ve hân u hammâmları ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır ve cümle imârâtları serâpâ kiremit örtülü hayrât [u] hasenâtdır.
EÇS VI 33a
Andan nehr-i Mati'yi atile ubû[r] etdik. Bu nehir Omoras(?) dağlarından gelüp Ohri buheyresine karışır. Andan cânib-i garba gidüp,
EÇS VI 33a
Menzil-i karye-i Omoras: Bu dahi Ohri toprağında kasaba-misâl üç yüz hâneli câmi‘ ve hân u hammâmlı bir ma‘mûr Arnavud köyüdür ve bâğ u bâğçeleri vâfirdir ve re‘âyâları cümle kâfirdir ve avretleri cümle sâhirdir.
EÇS VI 33a
Lisân-ı Arnavud'da Leş derler, ammâ sene 883 târîhinde bu kal‘ayı Ebü'l-feth Gâzî İskenderiyye gazâsına giderken Venedik Firengi elinden alırken usret çeküp,
EÇS VI 33a
"Bu kal‘a leys gibidir, ya‘nî arslan gibidir" deyü nutk etdiklerinde ba‘de'l-feth ismine kal‘a-i Leys dediler, galat-ı meşhûr evlâ olmağile Leys'den galat efvâh-ı nâsda Leş kal‘ası dediler.
EÇS VI 33a
Ebü'l-feth Gâzî tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde Dukagin sancağı hâkinde voyvadalıkdır. Muhtesibi ve nâ’ibi ve bâcdârı ve kal‘a dizdârı ve (---) aded hisâr neferâtları vardır.
EÇS VI 33a
Kal‘ası nehr-i Drin kenârında bir kaya üzre şekl-i murabba‘ bir küçük sûr-ı üstüvâr-ı musanna‘dır, ammâ ma‘mûr değildir, lâkin Venedik Firengistânı'nın serhad kal‘alarındandır. Bânîsi yine Venedik Pirinc-pirimleridir.
EÇS VI 33a
Bu şehrin cümle Arnavud gâzîleri dâ’imâ firkatelere süvâr olup Venedik diyârların ve İşpanya'nın Pulya yakaların yaka yıka mâl-ı ganâ’imler alup küffârın esîrleri ve leşlerin kal‘a-i Leş'e getirüp nehr-i Drin'e atarlar. Bu kal‘a Venedik körfezi deryâsına (---) ba‘îd yerdir ve nehr-i Drin (---) dağlarından çıkup cânib-i kıbleye akup bu körfez sâhilinde Sincivan limanı kurbunda Körfez denizine mahlût olur.
EÇS VI 33a
Ve cümle (---) aded medresedir. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Ve cümle (---) tekyedir. Ve cümle (---) aded mektebdir. (---) (---) (---) (---) Ve cümle (---) aded hândır. (---) (---) (---) (---) Ve cümle (---) hammâmdır. (---) (---) (---) Ve cümle (---) aded dükkândır. (---) (---) Ve cümle (---) aded kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ serhad evleridir, ammâ kal‘a içinde evleri azdır ve bâğçeleri yokdur, ammâ cebehânesi çokdur ve şâhâne serâmed balyemez topları ve mehterhânesi vardır.
EÇS VI 33a–33b
İbtidâ bânîsi İskender-i Zülkarneyn binâsı olduğıyçün İskenderiyye derler. Ba‘dehu İşpanya hâkimi destine girüp dahi tevsî‘ edüp ba‘dehu Pulya kral elinden Venedik Pirinc-pirimleri bu kal‘aya mâlik olup Üsküp ve Priştine ve Vuçitrin câniblerin nehb ü gârete başlayınca Ebü'l-feth'e bu ahbâr-ı mûhiş geldikde hemân niyyetü'l-gazâ deyüp İskenderiyye üzr[e] cüyûş-ı bî-hadd [ü] bî-[pâ]yân ile gelüp kırk gün kırk gece muhâsara eyleyüp sene 883 târîhinde cebren ve kahren Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî dest-i Venedik'den feth edüp Rûmeli eyâletinde başka sancakbeği tahtı edüp ibtidâ fetihde (hâlâ Yûsuf) 33b sancak hâkimi olan Mehemmed Paşa'nın ceddi Yûsuf Beğ mîr-i livâ olup ocaklık ihsân olunduğundan hâlâ hâkimlerine Yûsuf Beğ oğulları derler.
EÇS VI 33b
Bu hakîre beğ istikbâle çıkup bizi derûn-ı kal‘ada dizdâr (---) Ağa hânesine kondurup Melek Paşa efendimin mektûb-ı mahabbet-uslûbların verüp kırâ’at etdikde vâfir sürûr [u] hübûr eder şeklin gösterüp,
EÇS VI 33b
"İnşâallâh on güne dek karz-ı hasen deynimizi dînimiz hakkıyçün edâ edüp sizi yollar" deyü hakîre hammâm-bahâ bir kîse ve bir kat libâs ihsân etdi. Ve otuz aded refîklerime ve hüddâmlarıma onar guruş in‘âm edüp her bâr şeref-i sohbetleriyle müşerref olup kâhîce Busatlar nâm karyede Yûsuf Beğzâde sarâylarına gidüp zevk ü safâlar ederdik, ammâ dâ’imâ İskenderiyye'ye gelirdik, zîrâ Venedik kâfirinin isyân [u] tuğyânları var idi.
EÇS VI 33b
Evvelâ Âl-i Osmân devletinde İskenderun üçdür, biri budur kim buna Arnavud İskenderiyyesi derler; biri Akdeniz kenârında Haleb'e arayatı Haleb iskelesidir, ana İskenderun derler; biri Mısır İskenderiyyesidir, ammâ lisân-ı Yûnâniyân'da buna Aleksandire Pırgaz derler. Purgaz Urûmca kal‘a demekdir; ya‘nî İskender kal‘ası derler.
EÇS VI 33b
Hâlâ beğinin kanûn-ı Süleymân Hân üzre hâss-ı hümâyûnu 459.200 akçedir ve ze‘âmeti 19 ve cümle tîmârı 205. Kanûn üzre üçer bin akçede bir cebelüleri ile alaybeği ve çeribaşı ve subaşısı ve paşasının askeriyle cümle dörd bin aded güzîde yarar askeri vardır. Me’mûr oldukları sefere Rûmeli vezîriyle yâhûd mîr-i livâlarıyla sefer eşerler. Hattâ cümle gâzîleri bizimle Erdel gazâlarında bile idiler, hakkâ ki şecî‘ u fetâ askerdir.
EÇS VI 33b
Bu livâdan paşasına kırk kîse hâsıl olup bin aded yiğit ile bu sancağı hıfz [u] hırâset eder. Hâkim-i şer‘-i Resûl-i mübînden şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı kibâr-ı kübbâr eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve voyvadası ve bâcdârı ve mi‘mârı ve şehir kethudâsı ve harâc emîni vardır.
EÇS VI 33b
Eşkâl-i kal‘a-i İskenderiyye: Buheyre-i azîm Boyana nâm bir gölün sâhilinde bir sarp kaya-i âlî üzre çâr-kûşeden tûlânîce ve muharrefçe vâkı‘ olmuş şeddâdî seng-tırâş bir sûr-ı savaşdır kim aslâ havâlesi yok bî-hâ’il ve bî-gâil kal‘a-i kâmildir, lâkin küçükdür, ammâ sa‘b ve metîn hisâr-ı bî-bedeldir. Boyana gölü tarafında ve gayride handakı yokdur, burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri çokdur. Cümle iki kapusu vardır, biri gün doğusu tarafına, biri Küçük Ova'ya nâzırdır, bu kapu içre ziyâret-i Muyo Baba Sultân medfûndur.
EÇS VI 33b
Ve derûn-ı hisârda evler azdır, ancak Sultân Mehemmed câmi‘i kiremit ile mestûr tarz-ı kadîm câmi‘-i pür-nûrdur. Ve yedi sekiz sarnıçları var, bârân-ı rahmet ile memlûdur. Ve kal‘adan Boyana gölüne enecek su yolları vardır kim ahâlî-i kal‘a bilir, taşrada düşman göremez mestûr su yollarıdır, hîn-i muhâsarada anlardan su alırlar, ammâ bu kal‘ada dükkânlar yokdur, ancak yüz aded neferât hânecikleri ve buğday anbârları vardır, ammâ cebehânesi ve şâhâne topları vardır, lâkin Boyana gölü aşırı Torondoş dağından bu kal‘ayı döğdüğü dağ sehel bu kal‘aya havâledir, ammâ kırkar karış top-ı kal‘a-kûp-ı tavîl lâzımdır; eğer küçük toplar ise bu kal‘aya ol havâleden zarar yokdur, zîrâ arada göl vardır. Ve kal‘a dibinde kayalar kenârında Boyana gölü içre çam direkleri üzre balık dalyanları var, başka emânetdir kim kal‘a kulu aklâmıdır.
EÇS VI 33b
Cümle bin sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçeli kiremit ve kayağan örtülü kârgîr binâ-yı metîn ve hânedân-ı müslimîn ve sükenâ-yı muvahhidîndir. Ve cümle 15 mahalledir, Evvelâ Bâyezîd Hân mahallesi ve Ali Beğ mahallesi ve Hüseyin Beğ mahallesi ve İskelebaşı mahallesi ve Müftî mahallesi ve Kara Hasan mahallesi ve varoşda bâzâr başında Mahkeme mahallesi ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)