EÇS VI 49a
Ve cemî‘i zamânda irtişâ almayup aldırmayup irtişâ ile cemî‘i zamânda mansıb dahi almayup mânde azil kabûl ederdi, ammâ yine rikâb-ı hümâyûna ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâlara alâ tarîki'l-hedâye mutasarrıf olduğu diyârın memdûhâtlarından ba‘zı eşyâlar ve küheylân atlar pîşkeş gönderirdi. Yine bu hâl üzre Âl-i Osmân'ın memâlik-i mahrûselerinde zabt [u] rabt etmed[iğ]i menâsıb-ı âlîler kalmadı.
EÇS VI 49a
Evvelâ ibtidâ bin kırk sekiz târîhinde Bağdâd altında eyâlet-i Diyârbekir ile serdâr-ı mu’azzam oldu.
EÇS VI 49a
Ve dör[d] kerre Diyârbekir'e vâlî oldu.
EÇS VI 49a
Ve dör[d] kerre Anadolu eyâleti oldu ve dörd kerre Özü eyâleti oldu.
EÇS VI 49a
Ve iki kerre Haleb ve iki kerre Şâm ve bir kerre müsellim Sivas'ı zabt etdi.
EÇS VI 49a
Ve bir kerre cezîre-i Girid'e asker sürüp tâ Benefşe kal‘asına vardı.
EÇS VI 49a
Ve bir kerre iki sene cezîre-i Bozca'da muhâfız oldu.
EÇS VI 49a
Ve bir kerre Erdel gazâsı serdârına yamak oldu.
EÇS VI 49a
Ve bir kerre sene 1060 bir buçuk sene Sadrıa‘zam olup Deli Hüseyin Paşa'ya imdâdlar gönderüp zamân-ı sadâretlerinde cezîre-i Girid içre Deli Hüseyin Paşa kal‘a-i Retime ve kal‘a-i Seline ve yedi pâre kılâ‘-ı müstahkemler feth edüp sene 1061 sadâretden ma‘zûl oldu.
EÇS VI 49a
Ve bir kerre İpşir'e kâ’im[makâm] oldu.
EÇS VI 49a
Ve bir kerre sene (---) de Yanova beği Köpürlü'ye kâ’immakâm oldu.
EÇS VI 49a
Ve'l-hâsıl dâr-ı fânî menâsıbların cümle zabt edüp dünyâda adâlet ederek yetmiş yedi sene mu’ammer olup âhir Cenâb-ı Kibriyâ Melek'e Arapça yarlığ-ı belîğiyle sene (---) târîhinin mâh-ı (---) (---) günü dâr-ı bâkî mansıblarından evc-i illiyyîn mansıbıyla behre-mend ve behre-yâb olup bilâ-tevâbi‘ ve-lâ-levâhık cânib-i Hakk'a revâne oldu. Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a. (---)
EÇS VI 49a
Ba‘dehu bu hakîr garîb-i bî-kes kalup velî-i ni‘am yoksulluğun çeküp âlem-i hayrette kaldım. Gûyâ dâr-ı diyâr-ı İslâmbol başıma bir dâr oldu. Hikmet ol kim ol mahalde hâne ve dükkânlarım yandı, ammâ Cenâb-ı Kibriyâ âsân getirüp üç bin riyâl guruş harc edüp ıhrâk olan iki hânemi ve dörd aded dükkânlarımı kâmil altı ay renc [ü] anâ ve âlâm-ı şedâ’id çekerek hâne-i ahzânları itmâm edüp içlerine akrabâ vü ta‘allukâtları kodum. Hamd-i Hudâ bu âna dek mücerred pâk idim. Beyt:
EÇS VI 49a
Mücerredî be-hakîkat azîm saltanat estZi men şinev ten-i âzâd-ı hîş bende me-sâzBerâ-yı yek şebe zevkî ki hâk ber ser-i ûEsîr-i zen netüvân şüd be-sâl-i hây-ı dırâz.
EÇS VI 49a
Çîst dünyâ ez Hudâ gâfil şodenNî-kumâş u nokre vü ferzend u zen
EÇS VI 49a
sadaka Resûlullâh ve sadaka Habîbullâh:
EÇS VI 49a
Cem‘-i âkırdır. Lisân-ı Türkî'de kısır demekdir, ya‘nî doğurmaz avret ola. İmdi bu harâb-âbâd dünyâda ne evlâd ve ne zen-i heşdâd deyüp tabî‘ate yine seyâhat ârzûları gelüp dâğ-ı derûn-ı pür-hûnum def‘ etmek içün altı aded hüddâmımız ve sekiz re’s hüssânımla âmâde olup,
EÇS VI 49a–49b
"Âyâ ne cânib azm-i râh etsem?" derken hikmet-i Hudâ sene 1073 Şa‘bân'ında sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh Sultân Mehemmed Hân-ı âlîcâh Nemse gazâsına teveccüh edüp deryâ-misâl alay-ı azîm ile İslâmbol'dan çıkup Dâvûdpaşa nâm sarâyı kurbunda serâperde-i çetr-i mülammâ‘-ı Osmânî'de karâr-dâde olup cemî‘i kullarına bin kîse mâl ihsân u in‘âm-ı âm 49b edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek şâhrâh ile Edirne mahmiyyesine revâne oldular. Bu hakîr dahi bir gayri yoldan,
EÇS VI 49b
Sene 1073 mâh-ı Şa‘bânu'l-mu‘azzamının gurresinde ol şiddet-i şitâda diyâr-ı Alaman-ı bî-amân gazâsına ve Ungurus Kızılelmasına gitdiğimiz menâzil ve kılâ‘ ve şehirleri ayân u beyân eder
EÇS VI 49b
Evvelâ bism-i İlâh ile İslâmbol'dan çıkup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek ve niçe âlâm-ı şedâ’id çekerek selc ü berf ü bârân meşakkatin çekerek,
EÇS VI 49b
Menzil-i evvel kasaba-i Topçular: Hemân İslâmbol'un bir mahallesidir kim cild-i evvelde evsâfı mastûrdur. Andan ale's-sabâh cânib-i garba kar yağup boran çekerek su kemerleri kurbunda,
EÇS VI 49b
Menzil-i karye-i ma‘mûr Çardaklı, andan karye-i Türk Eşe'yi geçüp 7 sâ‘at gidüp,
EÇS VI 49b
Menzil-i karye-i Baklalı: Ebü'l-feth Mehemmed Hân vakfıdır. Bir vâdî içinde bâğ u bâğçeli ve sayd [u] şikârlı ve bir câmi‘li ve bir hammâmlı mesîregâh yerdir. Baklası çok olmağile Baklalı derler. Bu karyede (bu karyede) Ferrûh Ağazâdelerde iki gün meks edüp zevk u safâlar edüp hamd-i Hudâ hevâlar latîf olup ertesi atlara süvâr olup alâ tarîki's-seyr av şikâr ederek ve cirid oynayarak 1 sâ‘at gidüp,
EÇS VI 49b
Evsâf-ı sûr-ı Burgoz, ya‘nî kal‘a-i vâsi‘ Terkoz
EÇS VI 49b
Bânîsi Makedon[y]a kim İslâmbol'dur, anı ibtidâ binâ eden Yanko ibn Madyan bu kal‘a-i Terkoz'u dahi Yanko binâ etmişdir. Bu kal‘a İslâmbol kal‘asının bir köşesi olmak üzre binâ olmuşdur ve bir köşesi Silivri kal‘asıdır ve bir köşesi Yedikulle'dir. Hâlâ İslâmbol olan kal‘a Makedonya şehrinin iç kal‘ası olmak üzre binâ olunmuşdur.
EÇS VI 49b
Ve bu Terkoz Karadeniz sâhilindedir. Ve kal‘a-i Silivri Akdeniz cenbindedir. Bu kal‘ateyn mâbeynleri Karadeniz'den Akdeniz'e gelince sekiz sâ‘at yerdir. Hâlâ Terkoz'dan Silivri'ye gelince şarkdan garba dağlar ve bayırlar üzre yedi kat germe kal‘a dîvârı ve her katında birer kat germe handakları râygân nümâyân durur.
EÇS VI 49b
Ve bu Terkoz kal‘asından Karadeniz kenârıyla tâ Karadeniz boğazı olan Yoroz kal‘asına andan Yeniköy ve Hisâr ve Beşiktaş ve Tophâne ve Galata kal‘asına gelince cümle leb-i deryâ tâ Terkoz kal‘asına gelince serâpâ kal‘a idi.
EÇS VI 49b
Ba‘dehu Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd halîfesiyken İslâmbol kefereleri Ciniviz kâfirleriyle mâbeynleri bozulup İslâmbol tekûrı Alina Kral Ciniviz küffârın[a] Akdeniz'den Karadeniz'de olan vilâyetlerine Karadeniz boğazından yol vermedi, zîrâ ol zamânda Ciniviz kralı bir kral-ı dâll-ı âlî-hâl idi. Akdeniz içre tahtgâhları cezîre-i Sakız idi ve kal‘a-i Galata dahi anların binâsı ve anların tahtları idi. Ve Karadeniz'in Anadolu ve Rûmeli tarafında üç bin yedi yüz pâre kılâ‘-ı metîneler cümle Ciniviz kralının idi. Hattâ Tarabefzûn ve Gönye ve Faşa ve Abaza ve cezîre-i Taman ve Kuban tâ Azağ'a varınca andan içeri tâ Azak denizi ve nihâyetinde Horoskirmân kal‘ası da Ciniviz kralının olup Maskov kralıyla hem-hudûd idi.
EÇS VI 49b
Andan Rûm tarafında cezîre-i Kırım'da gerçi Tatar var idi, ammâ yine hüküm Ciniviz'in olup cezîre-i Kırım'da kal‘a-i İnkirmân ve Sar kirmân ve Balıklava kirmân ve Ayukirmân ve Çorgana kirmân ve Tat kirmân ve Mankup kirmân ve Gözlev kirmân ve Sudak kirmân ve Avluta kirmân ve Kefe kirmân ve Kerş kirmân ve Kilinse kirmân ve Azak denizi içre Balısıra kirmân. Bu cümle mezkûr kal‘alar cümle cezîre-i Kırım etrâfında serâpâ dest-i Ciniviz'de olup sahrâ-yı Kırım'da Tatar-ı sabâ-reftâr hoş-nişîn idiler.
EÇS VI 49b
Andan yine sâhil-i Karadeniz'de Özü kirmân ve Dentere kirmân ve Hocabay kirmân ve Akkirmân ve Kili kirmen ve Beşdepe kirmen ve Karahırmen ve Köstence ve Mankalya ve Keliğra ve Kavarna ve Balçık ve Varna ve Galatya ve Emene ve Musura ve Aydos ve Ahyolı ve Yoroz ve cezîre-i Aya Anastanısya ve Suzebolı ve Eskikoz ve Ahtapolı ve Eyneada ve Ayavola ve Midye ve Terkoz kal‘asına varınca bâlâda tahrîr olan leb-i deryâ kal‘aları cümle Ciniviz kralı hükmünde idi, ammâ bu Terkoz kal‘ası Rûm tekrûrunun idi.
EÇS VI 49b
Ba‘dehu Ciniviz kralı Akdeniz'den Karadeniz'de olan kal‘alarına İslâmbol tekûru derdinden Karadeniz'e donanma gidüp gelemediğinden Ciniviz kralı Akdeniz'de ve Karadeniz'de biner pâre donanma gemileri müheyyâ edüp Bağdâd'da Hârûnu'r-Reşîd'den İslâmbol'u urmağa me’zûn oldu, zîrâ ol asırda İslâmbol tekûru Alina Kral'a Hârûnu'r-Reşîd tarafından Seyyid Battâl Gâzî elçi gelüp beher sene dörder kerre yüz bin altun vermeğe der-uhde edüp sulh [u] salâh olmuş idi.
EÇS VI 49b–50a
Ol ecilden Ciniviz kralı Hârûnu'r-Reşîd'den izin alup Akdeniz ve Karadeniz'den donanmasıyla Makedonya'ya gelüp yine ke'l-evvel kal‘a-i 50a Galata sene 244 ba‘de hicreti'n-nebeviyyede istîlâ edüp Hârûnu'r-Reşîd'e ve Seyyid Battâl Gâzî'ye elçilerle azîm hedâyâlar gönderüp ba‘dehu Ciniviz kralı Galata'dan Beşiktaş ve Hisâr ve Yeniköy ve Karadeniz boğazı ve tâ Terkoz kal‘asıyla bile cümle kal‘aları alup Terkoz kal‘asın bile cümle harâb [u] yebâb etdi.
EÇS VI 50a
Ve Terkoz'dan tâ Silivri kal‘asına gelince İslâmbol'un yedi kat germe dîvâr ve yedi kat handaklı kal‘asın cümle yere berâber etdi. Anıniçün hâlâ kal‘a-i Terkoz ve sûr-ı Burgoz cümle harâb u yebâb yapup Terkoz'dan Silivri'ye giderken câ-be-câ yerlerde yedi kat Burgoz kal‘ası esâsları zâhir ü bâhirdir. Bu Burgoz ve Silivri ve Terkoz ve İslâmbol mâbeynleri dâ’iren-mâdâr bir cezîre-misâl görülür(?) kim yedi merhale yerdir. Bu vâdîler içi cümle İslâmbol ki şehr-i Makedonya zemînidir kim bin altmış pâre kurâ vü kasabât ve kılâ‘lar ile müzeyyen idiği ve Ciniviz harâbından sonra amâr olup Sırf kralları har[â]b etdiği Târîh-i Rûm-ı Yanvan'da mufassal tahrîr olmuşdur.
EÇS VI 50a
{Der-sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i Terkoz}: Andan yine Terkoz kal‘asın Kostantin Kral amâr edüp sene 856 târîhinde İslâmbol'dan mukaddem Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî fethidir ve Eyyûb mevleviyyeti nevâhîlerinden olup Karadeniz sâhilinde bir şekl-i müselles bir kal‘a-i azîmdir.
EÇS VI 50a
Kıble cânibi ve batı tarafı ve maşrık semti cümle bir azîm göldür. Ancak lodos cânibi bin adım karadır. Mâ‘adâ tarafları Karadeniz ve göldür. Gûyâ bir cezîrede Şeddâdî kârgîr taş binâ bir hisâr-ı köhnedir.