İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS VI 66a
Ve bu sahrânın niçe yerlerinde tille tille ve püşte püşte küffâr üstühânları kubbe kubbe yığılıdır kim acâ’ib temâşâdır, ammâ bizim guzât-ı müslimînden şehîd olan kırk bin aded ümmet-i Muhammed'in na‘şelerin Süleymân [Hân] bir yere cem‘ edüp Mihaç kal‘ası kurbunda mezkûr olan Süleymân Hân Depesi nâmıyla ma‘rûf ol püşte-i âlîde cümle şühedânın bir yerden cemî‘i guzât-ı müslimîn namâzların kılup ol mahalle defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı erbâb-ı züvvârdır.
EÇS VI 66a
Bu ziyâretgâhın üzerinde bir kasr-ı âlî var, haşebdendir ve cenbinde bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var, cemî‘i âyende vü revendegânlar âb-ı nâbından nûş edüp def‘-i atşân edenler, şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ve şehîdân-ı sahrâ-yı Mihaç'a rahmet derler.
EÇS VI 66a
Bu nazargâhın cânib-i erba‘ası handakdır kim anda medfûn olan şühedâları hayvânâtlar çiğnemesinler deyü sâhibü'l-hayrât Budin vezîri Hasan Paşa hafirler kazmış.
EÇS VI 66a
Hâsıl-ı kelâm ziyâret edecek makâmdır. Niçe kerre leyle-i Cum‘alarda ve leyle-i Kadr ve leyle-i Berât ve leyle-i Mi‘râc'da bu kırk bin şühedâ üzre nûr yağdığın niçe yüz sulehâ-yı ümmet kimesneler görüp şehâdet etdiler. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS VI 66a
Bu mahalde Sadrıa‘zam beş gün tekâ‘üd fermân etdükde bu hakîr İbrâhîm Paşa'dan me’zûn olup zahîre ve ba‘zı eşyâlar almağa kal‘a-i Peçoy'a elli aded pür-silâh yiğit refîkler ile sahrâ-yı Mihaç'dan cânib-i garba 6 sâ‘at gidüp İrşan dağı dibinden geçüp bu kûh-ı ser-bülend her cânibde üç konak ba‘îd yerden görünür bir sivri yalnız dağdır. Ana hâ'il bir kûh-ı bâlâ yokdur, gûyâ bir yumurtadır. Andan 2 sâ‘at dahi gidüp,
EÇS VI 66a
Evsâf-ı medînetü'l-hukemâ-yı dâr-ı harem, ya‘nî kal‘a-i Peçoy mânend-i bâğ-ı İrem
EÇS VI 66a
Be-kavl-i müverrihîn-i Latin ve müverrihân-ı Yûnâniyân-ı Rûm ân merzibûm tevârîhlerinde yazdıkları üzre "Bu kal‘a-i Peçoy Hazret-i Risâlet-penâh'ın vilâdetinden 882 sene mukaddem İskender-i Kübrâ vefâtından mukaddem kavm-i İşrâkıyyûn'dan Eflâtûn-ı İlâhî hakîmin ta‘lîmiyle bu kal‘a-i Peçoy binâ olmuşdur" deyü Yanko ibn Madyan karındaşı Yanvan kral tevârîhinde mufassal yazmışdır.
EÇS VI 66a
Ba‘dehu bu kal‘a niçe bin mülûk destine girüp âhir Ungurus Kralı Yanoş Kral destinde iken ol kral-ı dâll Süleymân Hân ile zikri sebkat eden Mihaç gazâsında bir batakda gark olunca bu (bu) kal‘a-i Peçoy Ferdinand Kral destine girir.
EÇS VI 66a
Ba‘dehu sene 950 târîhinde Süleymân Hân Ustolni-Belgrad kal‘asına gider, atf-ı inânın Valpova kal‘ası üzr[e] çevirüp, on sekizinci günde sûr-ı mezbûru feth edüp andan kal‘a-i Şikloş'u dahi ceng-i azîm ile dördüncü günde istîmân ile feth edüp andan bu kal‘a-i Peçoy üzre azm-i hümâyûnları olunca Ösek Beği Murâd Beğ'e Mihaç Beği Kâsım Beğler on bin aded piyâde tüfeng-endâz ve on bin aded eşkinci tâ’ifesine Yalovalı(?) Gâzî Mihaloğlu Mehemmed Beğ'i serasker edüp talî‘a-i asker olarak Şikloş kal‘ası altından ol günde Peçoy kal‘ası sahrâsı içre zeyn olan cemî‘i kurâları ki bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistân ve müşg-bûyân ile âbâdân olan kurâları ıhrâk bi'n-nâr ile harâb u yebâb ve halkın kebâb ve hânelerin türâb edüp kal‘a-i Peçoy'u muhâsara ederler.
EÇS VI 66a
Derûn-ı hisârda olan âkıl ve müdebbir papas ve kıssîs-i İşrâkıyyûn, Meşşâ’iyyûn ruhbân ve bıtrîk ve ladikalar var idi. Anlar müşâvere-i turvin edüp,
EÇS VI 66a
"Bu Süleymân-ı zamân bir cihângîr pâdişâh-ı Âl-i Osmân'dır. Gelün bu kal‘ayı ahd [ü] amân ile Süleymân Hân'a miftâhları teslîm edelim. Biz de anın şûr-ı şerrinden sâlim olalım" deyüp cümle yek-dil [ü] yek-cihet olup zirve-i hisâr üzre beyâz amân bayrakların zeyn edüp,
EÇS VI 66a–66b
"Amân, el-amân, ey güzîde-i Âl-i Osmân askeri" deyüp cümle ruhbân kal‘a miftâhlarıyla taşra çıkup murâd [u] merâmları üzre ahd [ü] amânlar edüp miftâhları cevâhir zarflar içre Serdâr Mehemmed Beğ'e ve Murâd Beğ'e ve Kâsım Beğ'e teslîm etdiklerinde bu kal‘a-i Peçoy'un baş irşekin, ya‘nî baş müftîsin ılgar ile Süleymân Hân'a miftâhları gönderüp ol sâ‘at vâsıl olduklarında Süleymân Hân mesrûr u şâdân u handân olup ol ân durmayup hemân Peçoy-ı dilcûya gelüp Eflâtûn-ı İlâhî'yi ziyâret 66b edüp andan kal‘a-i Peçoy'a girüp secde-i şükür eder.
EÇS VI 66b
Ol buyururlar kim "Her kim beni severse bu şehir içre birer câmi‘ ve hayrât [u] hasenâtlar inşâ edeler" buyurduklarında cümle vüzerâ ve vükelâ ve ahbâb-ı devlet cümle birer imâret edüp şehr-i müzeyyen ederler.
EÇS VI 66b
Ba‘dehu pâdişâh-ı gerdûn-vakâr bu kal‘anın cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtların müstevfâ görüp "Mihaç beği tahtı ola" deyü nutk-ı dürer-bâr buyurup kendüleri sa‘âdetle kal‘a-i Üstürgon ve kal‘a-i Ustolni-Belgrad fetihlerine deryâ-misâl asker ile teveccüh edüp bi-emri Hayy [u] Kadîr o kılâ‘-ı hısn-ı hasînleri dahi feth edüp kemâkân her mühimmâtların görüp azîmet-i şehinşâh-ı vâlâhâne cânib-i dârü's-saltanati'l-aliyye etdiklerinde bu Peçoy kal‘asının muhâfazasına Sirem sancağın ve Semendire sancağın me’mûr edüp, nitekim Süleymân Hân hayâtda idi Sirem ve Semendire kavmi bu Peçoy'da idi.
EÇS VI 66b
Ba‘dehu sene 1009 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında be-dest-i İbrâhîm Paşa Kanije kal‘ası feth oldukda bu Peçoy kal‘ası sancağı beğini Kanije eyâleti sancağı tahrîr olundu. Hâlâ Kanije muhâfazasına me’mûr başka sancakbeği tahtıdır.
EÇS VI 66b
Ve beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 400.000 akçedir. Livâsında cümle erbâb-ı zu‘amâsı (---) dır ve erbâb-ı tîmârı (---) adeddir.
EÇS VI 66b
Alaybeği ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Beğinin askeriyle cümle iki bin aded güzîde pür-silâh askeri vardır.
EÇS VI 66b
Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır, Ber-vech-i adâlet kadıya altı kîse ve beğine yigirmi kîse mâl hâsıl olur ma‘mûr sancakdır.
EÇS VI 66b
Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı kibâr-ı kübbâr-ı eşrâfı ve sipâh berât(?) serdârı ve Budin ve Eğre yeniçerisi serdârı ve harâc ağası ve muhtesib ağası ve bâcdâr ağası ve mi‘mâr ağası ve şehir kethudâsı gibi hâkimleri var, kal‘a dizdârı ve iki yüz kal‘a neferâtları var.
EÇS VI 66b
Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i zemîn-i Peçoy-ı dilcûy: Kûh-ı Firav nâm bir alçak bayırlı dağ eteğinde şekl-i murabba‘ Şeddâdî rıhtım-ı seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim esâsındaki taşların her biri fîl-i Mengerusî cüssesi kadar vardır ve eyle hemvâr seng-tırâş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim ta‘bîr ve tahrîr olunmaz, ammâ dîvârı bir katdır ve alçakdır, lâkin kalın ve enli Şeddâdî dîvârdır kim kaddi yigirmi zirâ‘dır, ammâ dâ’iren-mâdâr derin ve arîz handak-ı vâsi‘dir kim mi‘mâr arşınıyla kâmil seksen arşın enli handak-ı amîkdir.
EÇS VI 66b
Ve bu handak dibinin tâ orta yerinde balık sırtı gibi yığılmış toprak var kim kal‘ayı ihâta etmişdir. Hîn-i muhâsarada bu sırt toprak üzre cümle ağaçdan şarampav, ya‘nî parmaklık dizüp ardına meterisler kazup handakı muhâfaza eder.
EÇS VI 66b
Bu handak dibinden kal‘anın ebrâclarına ve dendân-ı bedenlerine varınca kal‘a dîvârı elli arşın bâlâdır, ammâ handakdan yukaru dîvâr yigirmi zirâ‘dır. Ve bu kal‘a dâ’iren-mâdâr kal‘a dîvârı üzre cirmi kâmil beş bin germe adımdır, ammâ levendâne adımdır. Batiyyü'l-hareke tiryâkî adımı değildir.
EÇS VI 66b
Ve cümlesi seksen yedi aded sedd-i metîn ebrâclardır kim her biri birer gûne musanna‘ ve müzeyyen burclardır. Ve yekûnîsi beş bin beş yüz aded dendân-ı bedenlerdir. Bunlar dahi incü gibi ale't-tertîb dizilmiş bedenlerdir.
EÇS VI 66b
Ve kamusu beş aded kapuları vardır. Evvelâ maşrık tarafındaki Budin kapusundan içeri çârsû-yı bâzâr içinden tâ batı tarafında Seğitvar kapusuna varınca bu şehrin uzunluğu bin beş yüz adımdır. Ve dahi cânib-i kıblede olan Şikloş kal‘asına gider kapudan içeri tâ yeni kapuya varınca şehir içre bin beş yüz adımdır ve dahi Firengi kulle kapusu cânib-i cenûba mekşûfdur. Ve kal‘anın bu Firengi kapusu tarafları yalın kat dîvârdır, ammâ gayri tarafları dâ’iren-mâdâr hisârpîçeli ve handaklı sa‘b dîvârlardır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 66b
Der-defter-i esmâ-i aded-i mahallât-ı müselmân: Cümlesi on yedi aded mahalledir. Bir mahalle-i keferesi Budin kapusundan taşrad[ır], mâ‘adâ şehir içredir, ammâ Macar ve Bulgar ve Sırf ve Urûm ve Ermeni ve Fireng yokdur, ammâ Yahûdî vardır.
EÇS VI 66b
Meşhûr mahalleler bunlardır.
EÇS VI 66b
Sitâyiş-i sarây-ı kibâr-ı a‘yân ve gayri büyût-ı mü’minân
EÇS VI 66b–67a
Dükelisi iki bin iki yüz aded tahtânî ve fevkânî tarz-ı kadîm kârgîr binâ kat-ender-kat kâr-ı küffârî binâ hâne-i zîbâlardır kim her birinin vasfında lisân kâsırdır. Ve cümle hânedânların sütûhları birer gûne musanna‘ kâr-ı küffâr la‘l-gûn kiremitler ile mestûr mekân-ı muvahhidânlardır kim bu gûne kiremitleri bu hakîr bir diyârda görmemişimdir, ammâ câ-be-câ sâ’ir Tuna kenârı evleri gibi şindire tahta örtülü vasatu'l-hâl kimesnelerin hâneleri vardır, ammâ her evde bâğ u bâğçeler ve havz u şazrevânlar mukarrerdir. Ve cümle tarîk-i âmları şatranc nakşı tarh olmuş şâhrâhlardır kim her ne cânibden nazar etsen bu yollardan şehrin bir başından bir başına varınca 67a görünür, iki ve serâpâ zîr-i pâyı iri taşlı kâr-ı kadîm kaldırımlı pâk ü pâkîze şâhâne reviş edecek yolları var. Bu râh-ı âm üzre olan sarây-ı a‘yânların hepsi kırk adeddir. Evvelâ (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 67a
Sitâyiş-i cevâmi‘hâ-yı âbidân ve selâtîn-i Âl-i Osmân
EÇS VI 67a
Umûmeti on yedi aded mihrâbdır. (---) Cum‘adır. Evvelâ cümleden musanna‘ ve mükellef ü mükemmel selâtîn câmi‘i-misâl,
EÇS VI 67a
Câmi‘-i Gâzî Kâsım Paşa: Gâyet müferrih ve dil-küşâ ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîm, kubâbları tâs-ı nîlgûndur kim tûlen ve arzen yüzer ayakdır. Bir gûne musanna‘ minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mahfili ve bir murassa‘-misâl kürsîsi var kim diller ile ta‘rîf ü tavsîf olunmaz. Ve bir müdevver kubbe-i âlîsi var kim gûyâ dest-i harrâtîn çarhından çıkmış kubbe-i mînâ-yı serâmeddir kim misli meğer İslâmbol'da Sultân Selîm câmi‘i kubbesi ola, tâ o mertebe kubbe-i azîmdir ve anın gibi çâr-kûşe dîvâr üzre mebnî bir kubbe-i kavîdir. Ve kıble kapusunın yemîn ü yesârında yan soffaları üzre altı aded amûd-ı müntehâlarda yedi aded münakkaş kubâb-ı ser-nigûnlardır. Ve minâresi gâyet serâmed mühendisâne tarh olmuş bir kadehli minâre-i Bilâlîdir. Andan Seğitvar kapusundan sehel taşra
EÇS VI 67a
Yakovalı Hasan Paşa câmi‘i: Bu dahi müferrih musallâ-yı kadîm ve binâ-yı azîm, bu dahi rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr mezgitgâh-ı ma‘mûrdur. Minâresi tarz-ı âhar bir mevzûn ve mergûb binâlı bânghâne-i Muhammedî'dir. Haremi gâyet müferrihdir kim cânib [ü] etrâfı tâlib-i ilm hücreleridir. Andan yine Seget kapusunun iç yüzünde
EÇS VI 67a
Memi Paşa câmi‘i: Tâ Eflâtûn-ı İlâhî halîfeleri binâ edüp bir deyr-i azîme imiş. Hattâ bunun bir köşesinde Eflâtûn'un savma‘ası var, niçe kefereler girüp ziyâret ederler. Ba‘dehu Memi Paşa fermân-ı pâdişâhîyle bir gün cümle askeriyle pür-silâh olup bu deyri ale'l-gafle basup zîr-i zemînlerinde kırk elli kadar evlâd-ı ümmet-i Muhammed bulunup kimi dil bilür ve kimi bilmez. Bu evlâd-ı püserân-ı ciğer-kûşe-i müslimîni guzât-ı müslimîn bu hâlde görüp "Bire urun gâzîler" deyince tarfetü'l-ayn içre cümle kıssîs [ve] bıtrîk ve ruhbân ve patirgâh-ı günâhkârlara bir kılıç urup bu câmi‘i feth edüp Memi Paşa bu deyrün mihrâbın velî edüp Fethiyye nâmında bir câmi‘-i zîbâ-yı pür-nûr etmişdir kim âdem derûn-ı câmi‘den çıkası gelmez. Serâpâ kurşumlu ve haremli ve bir serâmed minâreli eynegâh-ı kadîmdir. Andan,
EÇS VI 67a
Câmi‘-i Ferhâd Paşa: Müferrih ve ma‘mûr câmi‘dir, ammâ cemâ‘atden garîbdir, lâkin bu dahi kurşumlu binâ-yı âlî ve minâresi dahi âlü'l-âlî bir şekl-i âhar minâre-i bâlâdır. Andan,
EÇS VI 67a
Küçük câmi‘: Dahi ilm-i mi‘mârî üzre mebnî letâfet ü zerâfeti ve nezâketi kemâkân yerinde bir câmi‘-i rûşen binâ-yı müferrihdir. Ve cümle âsâr-ı binâları rusâs-ı nîlgûn ile mestûr ve ma‘mûrdur, ammâ bu dahi cemâ‘atden dûr bir garîb câmi‘dir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Andan Budin kapusunun iç yüzünde,
EÇS VI 67a
El-Hacı Hüseyin câmi‘inin kıble kapusu atebe-i ulyâsı üzre celî hat ile mastûr olan târîhi budur: Be-vezn-i müfte‘ilün fâ‘ilün
EÇS VI 67a
Cümle hayrâtdan olCâmi‘-i Hacı HüseynAvn-i Hudâyile olDüşdü mahalline bilKalbime ilhâm olupAhmedî târîh dedimHâdî-i cennet olaDâr-ı na‘îme delîl. Sene 1028.
EÇS VI 67a
Bu câmi‘ dahi sehel cemâ‘atden garîbdir, zîrâ bu câmi‘e muttasıl Budin kapusu üzre bir kullede çan çalınır semtdir. Anıniçün bu câmi‘de cemâ‘at azdır. Cemî‘i cevâmi‘ ve mesâcidler bu sâ‘at çanı sadâsın istimâ‘ edüp ezân-ı Muhammedîler verilir bir mehîb sadâlı çandır. Ma‘lûmumuz olan cevâmi‘ler bu[n]lardır.
EÇS VI 67a
Der-ayân-ı mesâcid-i zâhidân-ı muvahhidân: Olancası on aded mescid ve mezgit ve eyne ve buk‘a ve salâlıkdır ve musallâlıkdır. Evvelâ (---) mescidi,
EÇS VI 67a
Der-ayân-ı eşkâl-i İç kal‘a, medînetü'l-hukemâ'il-kudemâ, ya‘nî sûr-ı Peçoy-ı Seçoy