EÇS VI 73b
Ve yine mezkûr altun Kızılelma toplarından ba‘zı kubâblar üzre altun toplar vardır, ammâ devlet-i Âl-i Osmân'da nûru kalmamış altun mutallâ toplardır. Tamâm bu kal‘a-i Budin Kızılelma-yı Ungur[us] ile nâm verüp ma‘mûr olup İrem-âsâ oldu.
EÇS VI 73b
Be-kavl-i müverrihîn bu rûy-ı arzda altı aded kızılelma var, lisân-ı {Macar'da kızılelmaya Kıpona derler}.
EÇS VI 73b
Evvelâ ibtidâ Kızılelma-yı atîk; diyâr-ı İşpapol'da, ya‘nî İşpanya'da Rim Papa Kızılelmasıdır.
EÇS VI 73b–74a
Andan Macar Kızılelması 74a Ustolni-Belgrad'dır kim bilâ-teşbîh Macaristân'ın Ka‘besidir kim cemî‘i krallara anda meşâddır. Gayri diyârda mürd olan keferelerin gûrlarına Ustolni-Belgrad toprağından komasalar hâşâ ehl-i cennet olamaz.
EÇS VI 74a
Andan Alaman Kızılelması kal‘a-i Beç'dir kim yedi kral bu Beç kal‘ası hidmetine me’mûrlardır kim Beç üzre yedi kral askerleriyle kırılmağa ahd [ü] amân etmişlerdir. Hattâ Süleymân Hân Beç üzre sene 935 târîhinde gelüp kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp derûn-ı Beç'de İstifani nâm manastırın evc-i âsumâna kad-keşân olan çanhâne kullesinin tâ depesindeki alemi üzre Süleymân Hân beş kîle buğday alur bir altun top yapdırup "Alâmetim olsun" deyü mezkûr topu krala gönderüp kral dahi bir şeb-i muzlimde ol altun topu kenîse çanlığı üzre koyup hâlâ durur bir mücellâ altun topdur. Henüz bu altun top sebebiyle kal‘a-i Beç Kızılelma-yı Alaman denmeğe müsta‘id oldu, ammâ rızâ-yı Hudâ olmaduğundan kal‘a-i Beç'i Süleymân Hân feth edemeyüp bî-feth avdet edüp kal‘a-i Cânkurtaran'da cân kurtardı.
EÇS VI 74a
Andan bir Kızılelma-yı Ungurus bu kal‘a-i Budun'dur.
EÇS VI 74a
Andan bir Kızılelma dahi Orta Macarı Üstürgon'udur.
EÇS VI 74a
Andan Erdelistân Kızılelması kal‘a-i kadîm ve atîk Eğre'dir. Bu dahi ta‘rîf ü tavsîfe muhtâcdır kim ibtidâ bânîsi Menûçehr evlâdlarından Ejder ban nâm mürted-i benâm binâ edüp bu kal‘a ismine Surhsîbvar, ya‘nî Kızılelma kal‘ası deyü nâm verdi, ammâ bu altı aded Kızılelma kal‘alarının asl [u] fer‘ ve bânîleriyle Fiyameng, ya‘nî Filimenk kralı târîhinde aceb yazmışdır.
EÇS VI 74a
Hamd-i Hudâ Budin ve Eğre ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad ile dörd aded Kızılelma kal‘aları dest-i Âl-i Osmân'dadır. İnşâallâhu Ta‘âlâ yakında ikisi dahi dest-i Âl-i Osmân'a gireceğin eş-Şeyh Hazret-i Muhyiddîni'l-Arabî işâret buyurmuşlardır.
EÇS VI 74a
Netîce-i kelâm mezkûr Budin kal‘ası dest-i küffârda amâr olarak kral-ı dâlları Sırf krallarıyla ve Vo[y]nık ve Bulkar ve Laz banlarıyla ve Latin ve İslovin hersekleriyle yek-dil [ü] yek-cihet olup Gâzî Hudâvendigâr Murâd Hân'ın ve Yıldırım Hân'ın ve Çelebi Mehemmed Hân'ın ve Ebü'l-feth Mehemmed Hân-ı Sânî'nin feth etdikleri memâlik-i Âl-i Osmân'a dest-dırâzlık ederek Bosna serhadlerinde ve Sofya etrâflarında küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr ümmet-i Muhammed'i gezdirmez oldu.
EÇS VI 74a
Tâ ki sene (---) târîhinde sâhib-i zuhûr Süleymân Hân cülûs edüp ibtidâ seferleri diyâr-ı Belgrad-ı behişt-âbâd olunca cemî‘i Ungurus ve Alaman küffârları,
EÇS VI 74a
"Hay meded vay ey vay kitâbımızda yazdığı üzre Osmânoğullarından Sarı Grando Süleymân işte gelüp Belgrad'ı aldı. Bire meded elbette bu Budin'e de gelir" deyü var kuvvetlerin bâzûya getirüp Budin'i eyle metîn ü müstahkem edüp etrâfında yedi kraldan yedi kerre yüz bin küffâr muhâfaza-i Budin içün âmâde etdiler.
EÇS VI 74a
Andan Süleymân Hân'ın üçüncü seferi sene 932 sahrâ-yı Mihaç-ı ekber gazâsı olup Ungurus Kralı Lagoş kral Mihaç batağında gark olup yedi kerre yüz bin küffârı kılıçdan geçdi.
EÇS VI 74a
Ve bu gazâ ak[î]bince deryâ-misâl asâkir-i İslâm ile Gâzî Serdâr İbrâhîm Paşa Budin kal‘ası altındaki Kile sahrâsı nâm fezâya gelüp meks-i hıyâm etdirüp üç güne dek ârâm edüp her mühimmât [u] levâzımâtların görüp sene 932 mâh-ı Zilhiccesi'nin üçüncü gün cemî‘i asâkir-i İslâm ile Serdâr-ı mu‘azzam İbrâhîm Paşa kal‘a-i Budin'e sarılup her tarafdan kol kol er döküp balyemez toplar ile kal‘a-i Budin'in sîne-i pür-kînesin döğüp göz açdırmazken derûn-ı kal‘adan cemî‘i küffâr "El-amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a-i Budin'in ve kal‘a-i Gerz İlyâs'ın ve kal‘a-i Peşte'nin miftâhların Sadrıa‘zama verirler.
EÇS VI 74a
Âsaf-ı Berhayâ dahi kal‘a irşekleri ve şaglarıyla miftâhları kal‘a-i Fötvar nâm mahalde Süleymân Hân'a gönderüp miftâhlar vâsıl olunca hemân Süleymân-ı zamân ılgar ile mâh-ı Zilhicce'nin on üçüncü gün Budin altında meks edüp cemî‘i Budin küffârları hâkipây-ı rikâb-ı hümâyûna rûmâlîde kılup cümle küffâr-ı hâksârın cerâimi defterine nazar etmeyüp "El-afvu zekâtu'z-zafer" mazmûnunca cümle keferelere amân verilüp Budin kal‘ası zabtına ve hazîne-i Lagoş hıfzına on bin asker gönderüp hamd-i Hudâ kal‘a-i Budin kabza-i tasarrufa girir.
EÇS VI 74a
Andan Süleymân Hân ertesi gün alay-ı azîm ile kal‘a-i Budin'e girince görse kim bir kal‘a bu âmmâ gözler görmüş değil ve kalemler tahrîr etmiş değil. Derûn-ı hisâra girince görse kim cemî‘i çârsû-yı bâzârı kat-ender-kat hâneleri cümle zer-ender-zer ve musanna‘ ve murassa‘-vâr hâne-i küffâr, ammâ cümle müzeyyen ve münakkaş ve dâr-ı hâksâr ve cemî‘i sokakları ruhâm u püsûs-kâr ruhâm-ı fağfûr-vâr şâhrâhları var.
EÇS VI 74a–74b
{Süleymân Hân} bunları seyr [ü] temâşâ edüp Lagoş kralın 74b pâyitahtı olan Kızılelma Sarâyına girdikde kâmil yedi sâ‘at seyr [ü] temâşâ edüp buyururlar kim,
EÇS VI 74b
"Ah ne olaydı, bu sarây bu tarz [u] tavr üzre bizim İslâmbolumuzda Sarâyburnu'nda olaydı" buyururlar.
EÇS VI 74b
Andan Lagoş kralın hazînesine girüp görse kim anda olan mâl-ı firâvânın hadd [ü] hasrı yokdur. Köşe köşe la‘l [u] yâkût ve zümürrûd ve elmâs yığın yığın ve Ungurus altunu ve guruşları aslâ ve kat‘â kîseler ile olmayup hemân zîr-i zemînlerde memlû olup âlât-ı silâhın ve cebehâne-i gûnâ-[gû]nun hisâb [u] kitâbın Cenâb-ı Bârî bilir. Süleymân Hân bu vaslalara ve bu kal‘a-i Kızılelma'ya mâlik olduğundan hazz edüp buyururlar kim,
EÇS VI 74b
"Allâh ile ahdim olsun, bu gazâ mâlıyla Kudüs-i Şerîf'e bir kal‘a inşâ edeyim ve Medîne-i Münevvere'ye bir kal‘a-i metîn edeyim ve İslâmbol'a kemerler ile sular getireyim ve hasbetenlillâh bir câmi‘ ve niçe hayrât [u] hasenâtlar edeyim" deyüp ahd [ü] amân ederek hazîne-i Lagoş'dan taşra çıkarken hazîne kapusu üzre bir çâr-kûşe ceyran derisi kâğızı üzre Nemse lisânı üzre bir hatt-ı latîf yazılmış. Hemân ol kâğızı yerinden kal‘ etdirüp ve tercüme etdirüp kırâ’at ederler. Mazmûn-ı kelâmı oldur kim,
EÇS VI 74b
"Ey benden sonra bu Kızılelma'ya kadem basup bu kadar mâla mâlik olacak Igrando Süleymân-ı Kostanopol beni hayr du‘âdan unutmayup bu mâl ile nâm içün hayrât yapasın ve benim ocağım söndürmeyüp oğlum Yanoş'u kral edesin. Beni Ustolni-Belgrad'a alasın. Oğlumu da anda gömesin ve çok kal‘alar alasın. Sen de bu Alaman'da benim gibi olasın. Ben kim cemî‘i ilm ile meşhûr ferîdü'd-dehr Lagoş kralım ki Hazret-i Îsâ vilâdeti târîhi 1503 senesinde dünyâya geldim. Laslo Kral oğluyum, anam Galya Kralı kızı Anna Asson'dur. Millet-i Mesîh âdemlerindeniz sen de Osmânoğullarındansın. Ocağım söndürme, Îsâ Rûhullâh da senin ocağın söndürmesin" deyü tercüme-i hat bu gûne kırâ’at olundukda hemân Süleymân Hân âlem-i hayretde kalup Lagoş kralın batakda bulunan cesedin Ustolni-Belgrad'a defn etdirüp meşâdında olan şapkası üzre turna telleri ve şâhin ciğaları gönderüp,
EÇS VI 74b
"Tîz {kral} oğlunu getirsinler" {deyü fermân edince} Lagoş kral avreti Mayfirav nâm melike gerçi zer-ender-zere müstağrak olup geldi, ammâ başına siyâh mâtem domanaların sarmış ve kendisi de sararmış solmuş ve sağ eline veled-i pelîdi olan Yanoş'u alup huzûr-ı Süleymân Hân'a gelüp eydir kim,
EÇS VI 74b
"Bunun babasın öldürüp mâl [u] mülkin almak hüner değildir. Şehinşâh-ı çârnâsâr u inpiratorlar arasında pâdişâhlık oldur kim eğer kefere ve eğer bay u gedâ fukarâlarına ve yetîm ve yetîmelerine merhamet edesin. Al imdi kendi öksüz garîbini" deyüp Yanoş gulâmı Süleymân Hân önünde bırağup avret alarka durur.
EÇS VI 74b
Süleymân bu gulâm-ı cüvânı görüp merhameti deryâsı cûş [u] hurûşa gelüp bu gulâmı yakasından geçirüp ma‘nâ oğlu edüp Budin krallığın Yanoş gulâma verüp anası dahi bir kral kızı olmağile kal‘anın nâzıru'n-nuzzârı olasın deyü Mayfirav Bânû'yu melike edüp koca irşek Macarı Yanoş'a cümleden melik vezîr eder ve hil‘at-i fâhireler geydirüp kal‘a miftâhların Yanoş gulâma teslîm eder.
EÇS VI 74b
Ba‘dehu cemî‘i vüzerâ [ve] vükelâ ve a‘yân-ı kibâr-ı kümmelînlere ve cemî‘i erbâb-ı dîvâna Budin'in iç kal‘ada olan Kızılelma Sarâyı'nda Süleymân Hân bir ziyâfet-i Halîlü'r-rahmân eder kim hâlâ dillerde dâstân-ı dûstândır.
EÇS VI 74b
Ba‘de'z-ziyâfe cemî‘i guzât-ı müslimînin sığâr u kibârlarının merâtiblerine göre cümle üç bin yetmiş aded hil‘at-i pâdişâhî geydirüp ma‘zûl olan ümerâ ve mîr-i mîrânlar ve niçe vüzerâlara menâsıb-ı âlîler ihsân eder.
EÇS VI 74b
Ba‘de'z-ziyâfe Süleymân Hân pederimiz merhûmun nakli üzre hazîne-i Lagoş['u] cümle Budin'den çıkarup yedi bin aded deriler sarılı sandûkalara mâl-ı hazâ’ini doldurup bu kadar cebehâne ve bu kadar ibret-nümâ zî-kıymet eşyâları ve murassa‘ tahtları ve niçe yüz aded murassa‘ pençere kapakları ve kapuları ve niçe bin fıskıyye ve havuz ve fevvâreleri ve tuçdan altun ile mutallâ dîv ü cin ve perî sûretlerin ve tuçdan selef kralları timsâllerin ve hâlâ {İslâmbol'da} Ayasofya câmi‘i mihrâbının yemîn ü yesârında olan mutallâ şem‘dânların ve niçe bin bunun emsâli ibret-nümâ eşyâların cümle yerlerinden kal‘ edüp İslâmbol'a gemilerle gönderüp cümle sûretleri temâşâ içün Atmeydânı'na korlar. Ve Budin'den niçe zî-kıymet balyemez topları Belgrad'a gönderirler.
EÇS VI 74b–75a
Ve amân diyen küffârdan ve kavm-i Yahûd'dan ve sâhib-i ma‘rifet re‘âyâdan üç bin kadar âdemi İslâmbol'a gönderüp Yedikulle ve Galata ve Hâsköy'de meskenler verirler. Ve Yanoş gulâm kral yanına Budin'i muhâfaza içün cümle 75a yigirmi bin asâkir-i İslâm koyup kendüleri sa‘âdetle nehr-i Tuna'yı cisir üzre ubûr edüp kal‘a-i Eğre ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Segedin fethine azm-i hümâyûnları olup Peşte sahrâsında meks-i hıyâm etdikde Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi ve Ebussu‘ûd Efendi ve Kadıasker Sultân-ı şu‘arâ Bâkî Efendi ile müşâvere edüp küffâr-ı hâksâr bir dahi bu kal‘a-i Budin'e tama‘ etmesin içün yukaru kal‘ası içine yetmiş seksen yerden âteşler urup berbâd ederler. İlâ hâze'l-ân ol harâb-âbâddan harâb hânedânlar vardır, ammâ Süleymân Hân Dârü's-saltanati'l-aliyyelerine revâne olıcak yine derûn-ı kal‘ayı sâhibleri amâr ederler, ammâ cemî‘i küffâr kralları hasedlerinden,
EÇS VI 75a
"Süleymân Igrando Budin'i bir küçük gulâma verdi ve hâlâ hükûmet-i Ungurus Alaman bir avret elinde kaldı. Millet-i Mesîhiyye bu kötü bugünlere mi kaldı?" deyü cemî‘i krallar ve cemî‘i ban ve hersekler ve şaglar mâbeyninde niçe bin gûne güft ü gûlar olur. Ba‘zı kral-ı bed-fi‘âl tama‘a düşüp,
EÇS VI 75a
"Ah Lagoş kralın karısın Budin'de bir alsam ve Budin'de müstakil kral olsam" deyü âhir cümle krallar Budin kralı olan Yanoş Kral gulâmı âdem yerine komayup birisine aslâ itâ‘at etmeyüp sene 934 târîhinde yedi kral yedi kerre yüz bin cünûd-ı cünüb-i Nasârâlar ile gelüp Budin kal‘asın kat-ender-kat muhâsara edüp her tarafdan göz açdırmayup kal‘a-i Budin'i bî-dînler döğmeğe başladılar, ammâ bu mahalde Seğitvar banı olan Török Palando nâm dâll-ı benâm içeri kal‘aya bir takrîb ile âdem gönderüp Süleymân Hân'ın Yanoş Kral'a ihsân etdiği gorona nâm tâc-ı İskender'i isteyüp,
EÇS VI 75a
"Eğer tâcı bana verirsen Budin altından kalkar giderim ve illâ Budin'i hâke berâber ederim" deyü derûn-ı hisâra haber gönderir. Pojon kal‘ası hâkimi pes ü perdeden derûn-ı hisârda mahsûr olan Lagoş karısına haber gönderüp,
EÇS VI 75a
"Eğer bana gelirsen ve beni kocalığa kabûl edersen Budin'i döğmeden el çeküp alarka duralım" der. Niçe kâfir-i bed-gümân-ı bî-îmânlar pür-gam-ı fâside düşerler ve kal‘aya amân u zamân vermeyüp güm güm döğerler.
EÇS VI 75a
Âhir içerden melike avret zebûn olup mekr-i zenân hîlelerine sâlik [ü] zâhib olup mukaddemâ kendüyi isteyen krallara ve tâcı isteyen banlara nihânîce birer âdem gönderüp her bir kralın nâmelerinde birer gûne hulf va‘de-i dürûğlar yazup,
EÇS VI 75a
"Îsâ ve Meryem Ana şâhid olsun sana varup menkûhan olurum ve tâc u taht u raht u baht sâhibi müstakil kral olursun, ammâ Erdel'de olan karındaşım gelinceye dek kal‘ayı top ile döğmeyüp ve lağımlar etmeyüp kal‘adan alarka durasın" deyü her bir krala pesü perdeden tesellî-i hâtır nâmelerin gönderdikde bu nâmelere krallar i‘timâd edüp kimi temâruz hastalığına yüz dutup kal‘a döğmez, kimisi "Bir vâkı‘a gördüm, kal‘a döğdüğüme İsvet Nikola kâil olmaz", kimisi "Cebehânem azdır" deyü her biri birer gûne özr [ü] bahâne ile kal‘a-i Budin'i döğmeden ferâğat edüp kimi Peşte cânibinde kimi Eski Budin'de ve kimi Gerz İlyâs depesinde ve kimi Muhanad bayırında ve bir kral irşek çayırında karâr-dâde olup kalırlar.
EÇS VI 75a
Hemân beri tarafda âkıle müdebbire avret derhâl mahsûr olduğu ahvâl-i pür-melâli iptidâ Bosna vezîrine ve Rûmeli vezîrine ve andan Sultân Süleymân Hân'a arz-ı hâl-i tazallumlar yazup,
EÇS VI 75a
"Pâdişâhım, çerâğın olan Yanoş oğlum ve abd-i memlûkun ve kal‘a-i Budin'in elden gidiyor. Hâlâ yedi kral döğüyor, yetiş pâdişâhım, amân, el-amân" deyü feryâdnâmeleri dest-i pâdişâh-ı âlem-penâha vâsıl olıcak meğer Süleymân Hân dahi Budin cânibleri gazâlarına çıkalı iki ay olmuş, hemân Süleymân-ı zamân etek der-miyân edüp şemşîr-i bî-amânın kuşanup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp gelmede.
EÇS VI 75a
Beri tarafda mukaddemâ Budin içinden çıkup etrâf kılâ‘ları mutî‘ [u] münkâd etmeğe giden asâkir-i İslâma serdâr olan Kâsım Paşa Budin'in muhâsara olduğun istimâ‘ edüp der-akab üç bin yeniçeri ve üç bin kendü askeri ve on bin aded Yanoş gulâm kralın kendü asker-i Macarı cümlesi kal‘a-i Peçoy'dan balyemez toplar ve niçe bin araba zahâ’irler ile bir gece ale'l-gafle cümle küffâr hâb-ı râhatda iken cümle asker mühimmât [u] levâzımâtlarıyla kal‘a-i Budin'e bî-pâk ü bî-pervâ girüp ahâlî-i Budin'e böyle imdâd ve zahâ’ir geldiğinde cümle ehl-i beled tâze cân bulur.
EÇS VI 75a–75b
Ale's-sabâh bu hâli Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral görür kim kal‘aya imdâd gelen arabalar Budin etrâfların dutmuş ve kal‘a-i Budin'in burc [u] bârûları üzre alem ü sancak u bayrağ ile burc [u] bârû-yı hisâr zeyn olmuş ve Türk askeriyle kal‘a bedenleri zeyn olmuş. Hemân derûn-ı hisârda cümle ümmet-i Muhammed ile Macar askeri hâzır olup Semendire beği Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ ve Bosna beği Husrev Beğ ve Sadrıa‘zam askeri ki Rûmeli askeridir, kırk bin aded güzîde asker bunlardır, cümle guzât-ı müslimîn 75b Budin altında cem‘ olup bir ağızdan Allâh deyüp yürüyüş edince Budin içinden dahi cümle guzât-ı müslimîn ve Yanoş kralı askeri cümle kal‘adan dal sâtûr olup bir asker taşradan bir asker kal‘a içinden çıkup yedi kralı askeriyle ortaya alup kıra kıra kimin Tuna'ya döküp kimin esîr-i bend-i zincîr edüp kal‘a-i Budin['i] dest-i küffârdan halâs edüp yedi kralın yedi kerre yüz bininden yedi bini dâr-ı menhûslarına vâsıl olamayup bu kadar mâl-ı hazâ’in ve bârhâne ve cebehâneler meydân-ı mahabbetde küffâr meterisleri içinde kalup bi-hamdillâhi Ta‘âlâ asâkir-i İslâm-ı nusret-me’ser yine kal‘a-i Budin'i kabza-i tasarrufa alup küffârın meterislerinde kalan bî-hadd ü bî-hasr mâl-ı ganâ’imleriyle ol mertebe muğtenim idiler kim hadd [ü] hasrdan hâric idi.
EÇS VI 75b
Hüsn-i cemâl sâhibi kızlar ve pençe-i âfitâb-ı mehtâb gulâmlar alındı, zîrâ küffâr askeri arabalarıyla cümle ehl [ü] iyâllerin bile getirüp ol kadar çârpâ makûlesi devâbbât ve ol kadar sîm ü zerrîn âvânî eşyâ-yı zî-kıymetler alındı kim diller ile ta‘bîr ve kalemler [ile] tahrîr olmaz deyü nakl etdiler.
EÇS VI 75b
Andan imdâda gelen asker-i İslâm'a Semendire beği Mehemmed Beğ ve Bosna beği Husrev Beğ serdâr olup nehr-i Tuna cisrin ubûr edüp kal‘a-i Peşte'den yarar ve nâmdâr pirbe kulağızlar alup ibtidâ kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Semendire ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Diregel ve nehr-i Nitre'yi geçüp kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i Leve ve kal‘a-i Nitre andan dönüp kal‘a-i Uyvar'ı ve kal‘a-i Komaran altların cümle asâkir-i İslâm çalkayarak elekden geçirüp bu kadar mâl-ı ganâ’imle kırkıncı günde Ciğerdelen nâm kal‘adan nehr-i Tuna'yı gemilerle ubûr edüp kal‘a-i Üstürgon'a selâmetle dâhil olurlar.