EÇS VI 79b
Ve'l-hâsıl Koca Süleymân Hân bu kal‘a-i Budin'i bir eksiksiz eyle ma‘mûr u âbâdân etmişdir kim dest-i Âl-i Osmân'da böyle bir sedd-i üstüvâr yokdur.
EÇS VI 79b
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Budun-ı Kızılelma-yı Ungurus
EÇS VI 79b
Evvelâ bu kal‘a-i Budin nehr-i azîm Tuna'nın cânib-i garbîsi kenârında bir till-i refî‘ yalçın kayalı sarp seng-i hârâ üzre şarkdan garba tûlânî vâkı‘ olmuş Hazret-i Risâlet'in vilâdetinden 882 sene evvel İskender-i Kübrâ vilâdetinde Nemçe krallarından Koca Grondi Mikloş kral altı yüz on yıl mu‘ammer olup bu kal‘a ol kral-ı pür-kemâl-i hoş-hısâlin binâsıdır. Hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve bir hisâr-ı azîm ve bir sûr-ı kadîm rabât-ı müzeyyen ve bir tahtgâh-ı müdevven ve bir refî‘u'l-bünyân ve kal‘a-i azîmü'ş-şân bir hisâr-ı üstüvâr seng-binâ-yı Şeddâdîdir kim gûyâ Acem'de kal‘a-i Kahkahâ ve diyâr-ı Ermen'de kal‘a-i Van'dır yâhûd sedd-i İskender-i Kübrâ'dır.
EÇS VI 79b
Bu kal‘aya Gül Baba bayırından nazar olunsa şekl-i bâdemî görünür, ammâ Gerz İlyâs Baba dağından bakılsa gûyâ Âl-i Osmân'ın başdarda kadırgası gibi görünür. Meselâ Kızılsarây tarafı kadırganın mürtefi‘ kıçıdır ve kal‘anın ortasında olan çârsûnun iki tarafındaki dükkânlar kadırganın yemîn ü yesârında mankalarıdır. Ortasındaki ulu yolu kadırganın orta güvertesidir. Hünkâr câmi‘i minâresi orta direk gibidir. Mustafâ Paşa minâresi trinketa direğidir. Beç kapusu tarafı kadırganın başında karinası gibidir. Ve Ulama Paşa kullesi burnuna doğru kadırganın kayalığı gibidir.
EÇS VI 79b
El-hâsıl aslâ farkı yok tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l bu kal‘a-i Budin hemân pâdişâhın başdarda kadırgası gibidir, lâ-şekke ve lâ-şübhe.
EÇS VI 79b
Ve cirmi dâ’iren-mâdâr on bin adımdır. Kızılsarây'dan tâ Ovakapusu'na dek iki kat kalın ve metîn ve âlî Şeddâdî dîvârdır. Mâ‘adâ yalın katdır, ammâ eyle rıhtım ve Şeddâd-ı Âdî binâ dîvârdır kim üzerinde iki araba yan yana gidüp atlar ile cirid oynamak mümkündür, zîrâ bu hakîrin kademesiyle kâmil elli ayak enli bir Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır.
EÇS VI 79b
Ammâ bu kal‘anın mağrib cânibi uçurum bayırlı zemîn olmağile handakı yokdur ve olmak da mümkün değildir ve lâzım da değildir, zîrâ ol tarafı sâfî kesme yalçın kayalar üz[re]dir, ammâ Beç kapusundan taşra kal‘anın kâmil bin adım yeri derin ve sarp ve arîz kesme kaya handakı var.
EÇS VI 79b
Ve bu orta kal‘anın dâ’iren-mâdâr bin adım dîvârında cümle toksan aded sarp ve metîn ve musanna‘ kullelerdir kim her birinin birer gûnâ esmâları ve başka nevbetçileri var.
EÇS VI 79b
Ve yine bu orta kal‘ada mezkûr kulleler aralarında lâzım olan yerlerde cümle on yedi aded tabya-i azîmeleri var kim her birine biner âdem sığar Atmeydânı kadar meydâna çıkmış meydânlı tabyalardır kim her biri birer sedd-i Mardin'dir.
EÇS VI 79b–80a
Ve her biri birer gûne ilm-i hendese ile üstâd bennâ-yı selef bunların 80a seng-i hârâlarına eyle tîşe-i Ferhâdî urup eyle musaykal ve mücellâ dîvârlar inşâ etmişler kim zamânımız üstâdları ana mu‘âdil bir tîşe urmağa kâdir değillerdir.
EÇS VI 80a
Ve her kulle ve tabyanın letâfet ve zerâfet ve kâr-ı nezâfetinde misilleri olmaduğundan mâ‘adâ üstâd-ı şîrînkâr-ı âkıbet-endîş bu kal‘a bir dahi muhâsara olunursa sademât-ı top-ı kal‘a-kûp gülleleri te’sîr edüp dîvârlara rahne vermesin içün cümle tabya dîvârları kaplımbağa arkası gibi içeri eğridir. Kaçan kim top gülleleri gelse kayup seküp gider. Aslâ rûy-ı dîvâra te’sîr etmez.
EÇS VI 80a
Bu mezkûr tabyaların her birin Âl-i Osmân vezîrleri birer âsârımız olup kal‘a metîn olsun içün bir hayrât u hasenât etmişler, ammâ Ali Paşa tabyası biri biri içinde iki kat sedd-i İskender'dir.
EÇS VI 80a
Ve Karakaş Paşa tabyası ve Ulama Paşa tabyası ve Balı Paşa tabyası ve Süleymân Paşa tabyası ve Sarı Ken‘ân Paşa tabyası ve Siyâvuş Paşa tabyası ve Kara Murâd Paşa tabyası, bunların her biri birer gûne tarz üzre tarh olunmuş burc-ı Kahkahâ-vâr birer gûne tabya-i üstüvârlardır kim her birinde onar ve on beşer aded ejder-i heft-ser-misâ[l] kırmızı çuka çullu çul dutmaz ve kundak dutmaz ve balyemez ve amân vermez Deli Balı nâm balyemez topları var.
EÇS VI 80a
Her yevm-i Cum‘ada bu tabyalar üzre fılandıra ve alem ve bayraklar dikilüp her birinin nevbetçileri du‘â vü senâlar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilir. Ve her tabyaların ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle temelleri altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe sokaklarda saçma toplar vardır. Ve bu orta kal‘a cümle tabya ve ebrâclarıyla gûyâ inci gibi beyâz ve mücellâ bir kal‘a-i bâlâdır.
EÇS VI 80a
Cümlesi yedi aded hadîd-i cedîd ve metîn ve sedd-i sedîd kapulardır. Evvelâ lodos cânibinde Ovakapusu, üç kat paçarız ve sa‘b ve eğri büğrü yollu demir kapulardır. Her kapunun iki yanlarında azîm balyemez ve kâfire amân vermez ve dur otur bilmez topları var ve bu kapular mâbeyninde cümle gûnâ-gûn cebehâneler ve âlât-ı silâhlar ve dîdebân ve nigehbânlar âmâdedirler. Hattâ şeb [ü] rûz cümle dîdebânların ellerinde tüfengler âmâde ve fitilleri yanup bir feryâda bakarlar.
EÇS VI 80a
Ve bu Ovakapusu'nun taşrasında nâ-tamâm sahrâ-misâl bir ibret-nümâ tabyaya Gürcî Ken‘ân Paşa mübâşeret edüp üç âdem kaddi zemînden âlî çıkmış, ammâ nâ-tamâm kalmış. Eğer bu itmâm olsa kal‘a-i Budin henüz tâze cân bulup mekâlîd-i zemîn olurdu, zîrâ bu tarafa mukâbil bâğlar içre Muhanad bayırı hayli havâledir. Eğer bu burc-ı azîm tamâm olsa kal‘anın yarısında olan bârûsunun yarısın korudurdu. Dâ’iren-mâdâr iki yüz adım metîn tabya temelidir.
EÇS VI 80a
Andan yine bu orta hisârın bir kapusu dahi mağrib tarafında Gül Baba tarafına Beç kapusudur kim dörd kat-ender-kat demir kapulardır. Bu kapuların mâbeynleri cümle toloz kemerlerdir, aslâ gök görünmez Temmûz'da sermâ yerlerdir. Ve kapunun mâbeynleri ellişer germe levend adımıdır, tiryâkî adımı değildir, âdem adımıdır.
EÇS VI 80a
Ve bu kapular mâbeyninde rûy-ı dîvârda niçe bin gûne mâl-â-mâl âlât-ı silâh ile zeyn olmuş cümle kal‘a neferâtları dâ’imü'd-dehr pür-silâh âmâde durup bir mesîregâh [u] ârâmgâh yerdir.
EÇS VI 80a
Ve her kapu üzre ola[n] kemerlerde gûnâ-gûn muhîl [ü] şeytanatlar ile inşâ olunmuş kalın demir kafeslerin aşağıları harba ve şişler ile âmâde zincîrler ile asılmış demir kafeslerdir kim hîn-i yürüyüşde düşman üzre bırağup cümle küffâr şişlere sancılup yolları sedd olur.
EÇS VI 80a
Ve gûnâ-gûn cenge müte‘allık âlât-ı silâhlardan demir katlavîler ve geyimler ve zırh u zereh-külâh tuğulka ve ser-penâh [ve] şiş ve mızrak ve harba ve teber ve balta ve zemberek ve tüfeng makûlesi şeyler mevcûddur, zîrâ üçüncü muhâsarada küffâr bu kapudan yürüyüş edüp kal‘aya istîlâ edecekleri mahalde,
EÇS VI 80a
Hikâye-i latîfe: Cümle kavm-i Yahûd ellerine birer semm-i şikembin(?) ve sıçan otu alup kâfir kal‘aya girirse zehr-i mâr [u] mûşu yalamağa muntazırlar olup "Pençe-i gurâb elimizde iken yalayalum ölelüm mü? Yohsa kurtulalum mu?" deyü Yahûdî lehçesiyle bu kelimâtları söylerler imiş. Hâlâ Budin Yahûdîlerine ve gayri cuhûdlara "Yalayalum mu?" deyü darb-ı mesel olup niçe kimesneler Yahûdîlere üleşirler. Yahûdîler de "Düşmanlarumuz yalasın da gebersin" derler.
EÇS VI 80a–80b
Hikmet-i Hudâ bu mezkûr Beç kapusunun iç yüzünde hâlâ durur kâfir zamânından kalmış, içine âdem sığar bir sıkılı top var. Hemân ki küffâr-ı hâksâr bu Beç kapusundan içeri çet-a-çet kat-ender-kat yürüyüş edüp gelirken hemân bir Yahûdî karısı mezkûr topa âteş edince el-azametullâh hemân bu kapular arasında çet-a-çet olan ve taşrada duran kâfirler bu 80b top-ı kûpdan çıkan bârûd-ı siyâhın nâr-ı Nemrûd'u nîlgûn dûdu ve gülle-i hadîdi ve niçe serâmed zincîrleri ve na‘l pâreleri ve çakıl makıl taşları cümle küffârlara isâbet edüp cümle küffâr cân ber-cehennem zebânîlerine cân teslîm etdiklerinde küffârın gerisi işlemeyüp sâ’ir guzât-ı müslimîn küffârların bakıyyelerine sataşup kıra kıra kal‘ayı küffârdan halâs ederler.
EÇS VI 80b
Küffârların kendü nakilleri üzre "Bu Beç kapusunda Yahûdî karısının atdığı top sadmesinden on beş bin güzîde Hıristiyanlarımız Îsâ'ya cân verdiler" deyü nakl ederler.
EÇS VI 80b
Bu hâl üzre kal‘a-i Budin bir Yahûd karısı sebebiyle küffâr-ı hâksârdan halâs olur. Hâlâ ol ecilden Budin Yahûdları cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden berîler ve mu‘âf u müsellemlerdir, ammâ müslimler ve müslime değillerdir. Hâlâ Beç kapusunun iç yüzünde kat-ender-kat sarây gibi kârgîr binâ evlerde cümle Budin Yahûdîleri sâkin olurlar, ammâ Macar ve Nemse ve Çeh küffârı ellerine bir Budin Yahûdîsi girse cızbız kebâbı ederler.
EÇS VI 80b
Ve mezkûr karı topu hâlâ Beç kal‘asının iç yüzünde araba üzre ejder-i heft-ser-i gırrende gibi Beç kapusunun şâhrâhına doğru bakup sıkılı durur. Ve her kim sokaklarda bir demir parçası veyâhûd bir müdevverce taş bulsa sevâbına kasd edüp karı topu içine atar. Ve hâlâ bu top yanında dörd aded balyemez toplar dahi vardır. Her biri birer kal‘a değer.
EÇS VI 80b
Bu Beç kapusu aşağı varoşa işler şâhrâh olduğıyçün cemî‘i âyende vü revendeler seyr [ü] temâşâ etsünler deyü Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd altı aded zincîr kökü kalkanları bir yere yapışdırup bir hışt-ı Dahhâk ile eyle darb eder kim bir yanından altı aded kalkanın iki karış kadar güzer edüp yalman-ı nîze nümâyân olup hâlâ ol kalkan hıştıyla bu Bec kapusunun iç yüzündeki kemerlerde demir zincîrler ile maslûbdur.
EÇS VI 80b
Hakkâ ki zehî zeber-dest pehlivân-ı sâhib-kırânlıkdır. Hattâ bu darb-ı pesendîde Cevrî Çelebi târîh demişdir:
EÇS VI 80b
Sıdk ile Cevrî du‘â edüp dedi târîhiniKuvvet-i bâzû-yı sultânı ede Mevlâ füzûnSene 1041.
EÇS VI 80b
Ve bu mazrûb kalkanların yanında Gâzî Gerz İlyâs Baba'nın bir sapan demirin mızrak ile deldüğü pulluk demiri ve yüz vukiyye gelir gürzü ve on altı hâneli sâhib-kırânlar salığı var kim bu salığın her dânesi onar vukiyye gelir bir turfe salıkdır. Ve yine bu mahalde Tuna atının(?) başı demir zincîrler ile maslûbdur, ammâ hikmet-i sun‘-ı Hudâ-yı acîbe ve garîbe ve mehîbe eşkâl-i mefret serdir.
EÇS VI 80b
Bu Beç kapusu mâbeyninde niçe yüz temâşâgâhlar var, ammâ tahrîrinden âciz olup tatvîl-i kelâm olur. Ve yine bu orta kal‘anın Tuna'ya nâzır şimâlîsi tarafında, Kafesli kapu, bir küçücük dar kapucukdur. At ve araba girüp çıkamaz. Bu kapudan aşağı büyük varoş kal‘asına taş nerdübân ile enilir, ammâ kaç kad[em]e nerdübân endiği hâtır-nişânım değildir, ammâ gâyet sa‘b kapudur. Buna Kafesli kapu ve Uğrun kapu dahi derler, piyâde âdemlerin tarîkidir.
EÇS VI 80b
Andan yine bu orta hisârın Sarây kapusudur kim cümle erbâb-ı dîvân bu kapudan girüp Paşa sarâyına giderler. Sarâya karîb olmağile Sarây kapusu derler. Cânib-i şimâle meftûh iki kat metîn ve kavî demir kapulardır. Bu bâb-ı izdihâmdan dahi aşağı varoşa(?) enilir bâb-ı vâsi‘dir.
EÇS VI 80b
Andan yine bu orta hisârda Tophâne kapusu, bu dahi cânib-i şimâle mekşûfdur. Bu dervezeden at usret ile girir çıkar, ammâ araba ve at yüküyle girüp çıkamaz, zîrâ bir tarafı on ayak taş nerdübândır kim aşağı varoşa bundan dahi enilir. Tuna'ya nâzır ve Peşte ve Keçkemet sahrâları nümâyân bir mesîregâh-ı bâb-ı eşrâf [u] a‘yândır.
EÇS VI 80b
Andan bir kapu dahi Tophâne meydânına gider bir bâb-ı vâsi‘dir, ammâ ağaç kapudur. Bu kapudan Balı Paşa meydânına ve Kızılelma sarâyına gider cânib-i şarka nâzır bir kapudur.
EÇS VI 80b
Ve bu kapuya karîb sağ tarafda Hisârpîçe kapusu, şarka manzûr şâhrâh değil bir küçük kapudur. Ve bâlâda tahrîr olunan yedi aded orta kal‘a kapularının içinde,
EÇS VI 80b
Der-fasl-ı sarây-ı kibâr-ı a‘yân ve gayri mekân-ı hânedân
EÇS VI 80b
Bu Ortahisâr'da kamusu bin altmış aded beşer ve altışar kat kâr-ı Şeddâdî niçe divelden divele kalmış nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn Fireng-pesend binâlı büyût-ı ra‘nâlardır kim her birinin vasfında lisân kâsırdır. Niçe kerre muhâsaralarda ve niçe kerre ıhrâk-ı azîmlerde fenâ bulup yine amâr olmuş kârgîr binâ evlerdir kim cümle şindire tahta örtülüdür, ammâ Paşa sarâyı kırmızı kiremit örtülüdür.
EÇS VI 80b–81a
Der-vasf-ı Paşa sarâyı: Bu Ortahisâr'ın şimâlinde kal‘a dîvârı üzre nehr-i Tuna'ya ve sahrâ-yı Peşte'ye ve vâdî-i Keçkemet'e nâzır revzenli ve şâhnişînli bir daracık dîvânhâne-i müfîd ü muhtasarlı 81a ve iki yüz aded daracık odalı ve bir dar havlılı ve bir hammâmlı bâğçe sarâydır. Hattâ Kara Murâd Paşa bu sarâya sığamayup dahi tevsî‘ u termîm etdikde dîvânhânesinde bu târîh tahrîr olunmuşdur:
EÇS VI 81a
Eyâ ey memleket-pîrâ beşâret ehl-i İslâm'a
EÇS VI 81a
Mübârek-bâd u ferruh-bâd hurrem hem-çünîn bâdâ