EÇS VI 82a–82b
El-hâsıl bu kârhâne-i 82b kadîmin hüsn [ü] letâfeti ve kâr-ı zerâfeti vasfdan hâric ve beyândan âric bir mihmân-sarây-ı kârîdir, ınkırâzu'd-devrân binâ-yı sâbite ola dest-i Âl-i Osmân'da âmîn ve yâ Mu‘în.
EÇS VI 82b
Bu sarây-ı İremi seyâhat ile uğrayup temâşâ edenlere hafî değildir, lâkin bu kal‘a niçe kerre muhâsara görmek ile sademât-ı top-ı kûpdan bu sarâyın niçe yerleri münhedim olup yine amâr olmuşdur, ammâ kâr-ı kadîmine göre amâr edememişler. Hâlâ bu sarâyda dizdârdan gayri bir ferd-i âferîde yokdur. Hemân zevk u safâsın dizdâr ağa eder, zîrâ bu sarâyın zîr-i zemînlerinde olan tüfeng ve ok ve yay ve kılıç ve kalkan ve harba ve şiş ve mızrak ve zemberek ve bârût ve hışt ve balta ve nacak ve kazma ve kürek ve neft ve katrân ve zift ve niçe kerre yüz bin âlât-ı mühimmât-ı mühmelâtlar var kim hadd ü hisâbın cebecibaşı ve dizdâr bilir. Ve bunda olan tuğulka ve cebe vü cevşen bir serhadde yokdur. Bu cebehâne hazînesinin miftâhları cümle dizdâr elinde olduğıyçün dizdârlar bu sarâyda sâkin olurlar.
EÇS VI 82b
Ve bu sarây kurbundaki mehterhâne kullesinde her gece ba‘de'l-işâ ve vakt-i Şâfi‘î tokuzar kat mükellef ü mükemmel mehterhâne-i tabl-ı Âl-i Osmânî çalınır ve ba‘de'l-ışâ mehterhâne faslından sonra cemî‘i ebrâclarda her gece iki bin aded kal‘a neferâtları tâ sabâha dak pür-silâh olup dîdebân ve nigehbân ve pâsbânlar "Allâh yeğdir yeğ" deyü feryâd edüp sâ‘at be-sâ‘at yigirmi aded kal‘a ağaları falaka deyenekleriyle kol dolaşırlar. Eğer bir nevbetçiyi hâb-ı nâzda bulursa hâbdan bîdâr edüp seksen aded deyenek urup uykusun açar, kanûnları budur, zîrâ bu kal‘a hasretü'l-mülûk bir kal‘a olmak ile cümle düşman bu kal‘anın bir taşına bin baş vermeğe cân atarlar.
EÇS VI 82b
Ve cânib-i erba‘asında yetmiş aded kavm-i düşmanları sayf [u] şitâda âmâde olup Budin'e nigerândadırlar. Hattâ diyâr-ı Alaman'da ve kal‘a-i Beç'de ve kal‘a-i Prak'da ve şehr-i Kallevine'de olan kâfirlerin zamân-ı kadîmde dedeleri elinde Budin içre evleri olup hâlâ ol evler dest-i İslâmda iken kefere zamânında ol evlerin sâhibleri olanların evlâdlarından bir kefere müflis olsa, "Budin'de benim evim vardır" deyü evinin hüccet temessükâtını rehin verüp kırk elli bin guruş karz alır ve "Benim Budim'de evim var, milk emlâk sâhibiyim ve Budin'de benim bâğım yâhûd bir dükkânım vardır" deyü murâd edindiği gorofun ve irşeğin ve şagların kızlarından murâd edindiği kızı alır ve tereddüd etmeyüp fülûs-i ahmer[e] muhtâc ve ac u zâc kefere ise de "Budin'deki milki yine bunundur" deyü ol kâfire kız verirler, bu muhakkak seyr [ü] temâşâdır.
EÇS VI 82b
İmdi kal‘a-i Budin cemî‘i millet-i Mesîhiyye beynlerinde tâ bu mertebe mu‘teberdir, ammâ yedi kral dahi Beç kralına her bâr tagallüb edüp,
EÇS VI 82b
"Şu bizim Budim kal‘amızı alalım, Kızılsarây'da oturup ömürde bir kerre ayş [ü] işret edüp Gerzellez dağında (---) nâm bıtrîkimiz ziyâret edelim" deyü yedi kral dahi Budin sarâyın arzu ederler.
EÇS VI 82b
Ammâ bu sarâya Gerz İlyâs dağı pek havâledir, lâkin ol havâleleri def‘ içün bu sarâyın kıble cânibi önünde iki kat metîn kal‘a dîvârları var kim yüzer ayak enli Şeddâdî kalın dîvârlardır. Ve bu tarafda azîm tabyalar üzre kırkar ve ellişer pâre serâmed topları var kim Gerzellez dağı havâlesinde bu toplar kuş kondurmaz, değil ki düşman gelüp ol havâleye top çeküp Budin'i döğe, ol muhâldir. Budin kal‘ası andan bâki pervâsı yokdur.
EÇS VI 82b
Ammâ illâ Muhanad bayırı bağdalası zemîni Budin'in ömrüne girir mel‘ûn zemîn-i havâledir, Hudâ hıfz ede, zîrâ cemî‘i zamânda "Küffâr geldikde ol tarafdan kal‘a-i Budin'i döğer" deyü nakl etdiler. İşte,
EÇS VI 82b
Belde-i Budin'de Ortahisâr-ı üstüvârın cümle büyûtları ve mahallâtları ve kal‘a dîvârları ve cümle tabyaları ve cümle (---) aded kal‘a kapuları ve Kızılelma sarâyına varınca bu yüzden alâ kadri't-tâka tahrîr ve tavsîf olunup gayri hayrât [u] hasenât ve cevâmi‘ [ü] hammâmât ve hân u medrese ve imârâtları beyân eder
EÇS VI 82b
Evsâf-ı imârethâ-yı Ortahisâr-ı Budin, ya‘nî cevâmi‘hâ-yı mü’minân ve selâtîn-i Âl-i Osmân: Bu Ortahisâr içre cümlesi yigirmi bir aded mihrâbdır, ammâ cevâmi‘-i selâtîn [ve] vüzerâ [ve] vükelâ bunlardır kim zikr olunur: Evvelâ
EÇS VI 82b
Süleymân Hân câmi‘i: Mâ-tekaddem (---) (---) nâmında bir kenîse-i musanna‘ imiş. Ba‘de'l-feth Süleymân Hân bu deyrin derûnun mülevvesât-ı küfr-i çirk-i şirkden pâk edüp ma‘bedgâh-ı müslimîn eder. Hâlâ bir câmi‘-i münevverdir kim edîm-i arzda nazîri yokdur. Beyt:
EÇS VI 82b
Ra’eynâ câmi‘u'd-dünyâ cemî‘anVe lâkin mâ ra'eynâ misle hâzâ
EÇS VI 83a
Bu câmi‘-i kadîmin kıble kapusundan tâ mihrâba varınca tûlu iki yüz ayakdır ve arzı kâmil yüz ayakdır. Ve bir minâresi var, zamân-ı kadîmde nâkûs çanlığı imiş. İki yüz on kademe âlî serâmed minâre-i bâng-ı Muhammedî hânesidir. Hakîr bu minâreye urûc edüp şehr-i Budin'i ve deşt-i sahrâ-yı Peşte'yi seyr [ü] temâşâ etdim. Bu minâre sâfî beyâz mermerden kulle-misâl çâr-kûşe bir nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn minâre-i mevzûn-ı musanna‘dır.
EÇS VI 83a
Ve bu câmi‘in iki aded kapusu var, cânib-i şarkdaki kapu üzre bir beyâz mermerden üstâd-ı kûh-ken mermer-bür bir kanatlı ejdehâ tasvîri eylemiş kim gûyâ zî-rûhdur. Ağzın açup dörd ayakların gerüp kuyruğun kıvırup durur. Bu ejdehâ önünde bilâ-teşbîh Hazret-i Hızır bir at üzre süvâr olup elinde mızrağıyla ejdere bir sünü urup ejdehâyı at altına alup çiğner şeklinde bir gûne tasvîr eylemiş kim gûyâ henüz zî-r[û]hdurlar kim ejdehâ ile Hızır Nebî savaş-ı perhâş etmede şekilli tasvîr etmiş.
EÇS VI 83a
Hattâ hîn-i fethde Ebussu‘ûd "Tasvîr harâmdır, bu timsâli kırmak gerekdir" dediklerinde Süleymân Hân-ı ârif nezâket edüp "Kimse bu sûretlere bakmasınlar, müslim olanlar tanımasınlar" deyü gerdeninden keşmîrî şâlın çıkarup bu hey’etlerin üzerine örtdürüp kırmadan halâs eder. Hâlâ vâcibü'l-iber sûretlerdir, lâkin bu câmi‘-i pür-envâr kârgîr kubâbla ma‘mûr değildir. Cümle servî direkleri üzre nakş-ı sihr-âsâr tavan-ı hemvâr üzre cümle imâretlerinin sutûhları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i nûrun alâ nûrdur. Ebbedallâhu ilâ'nkırâzı'd-devrân. Andan,
EÇS VI 83a
Fethiyye câmi‘i: (---) (---) (---) dir. Bu câmi‘ dahi kadîm-i evvelde deyr-i musanna‘ imiş. (---) (---) (---) câmi‘ imiş, ammâ bu dahi Süleymâniyye câmi‘ine müşâbih tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l bir câmi‘-i beyz-âsâ ma‘bedgâh-ı münevverdir. Allâhu a‘lem bu iki câmi‘ bir üstâd işi olması mübeyyendir, lâkin bu câmi‘in minâresinde bir büyük çanlı sâ‘at var kim sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunur. Cümle şehir câmi‘leri bu sâ‘ate amel edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur, dakîka fevt etmez bir dürüst sâ‘at-i Alaman'dır. Andan,
EÇS VI 83a
Orta câmi‘: Bu dahi deyr-i kadîm imiş. Hâlâ ma‘bedgâh-ı âbidân [u] sâcidândır. Bu câmi‘ çârsû içinde olmağile cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve cânib-i erba‘ası tarîk-i âm olup şehrin tâ aynü'l-fi‘linde olmak ile Orta câmi‘ nâmıyla meşhûr kiremit örtülü ve bir minâreli câmi‘-i müferrihdir. Andan,
EÇS VI 83a
Sarây câmi‘i: Bu dahi dest-i küfrde iken bir ma‘bedgâh-ı Îsevî imiş. Hâlâ cemî‘i vüzerâ-yı Budin bu câmi‘de edâ-yı salât-ı Cum‘a ederler, zîrâ Paşa sarâyına karîb olmağile Sarây câmi‘i derler. Osmânlı tarzı bir musanna‘ minâresi var, ammâ bir musanna‘ mermer döşeli pâk haremi kapusu dibinde bir kurşumlu kubbe-i âlî içinde Gâzî Ahmed Beğ medfûndur. Bu kubbe-i pür-envârın atebe-i ulyâsı üzre celî hat ile târîhi budur:
EÇS VI 83a
Azm-i gülzâr-ı cinân etdikde Bârî yâr olaEvc-i a‘lâyı bu yıl Ahmed Beğ etdi âşiyân.Sene (---)
EÇS VI 83a
Kara Murâd Paşa câmi‘i: İç kal‘ada olduğu bâlâda mevsûfdur. (---) (---) (---) (---) (---) Bu Ortahisâr'da ma‘lûmumuz olan cevâmi‘ler bunlardır ki zikr olundu.
EÇS VI 83a
Sitâyiş-i mesâcidhâ-yı muvahhidân: Kamusu on altı aded mahalle mescidi ve cemâ‘at mezgiti ve buk‘a ve eyneleridir. Evvelâ Yeniçeri odaları kurbunda Ağa mescidi.
EÇS VI 83a
Der-ilm-i dârü't-tedrîs-i âlimân-ı müfessirân: Dükelisi yedi aded medrese-i muhaddisândır. Cümleden mükellef Yeni medrese Makbûl Mustafâ Paşa'nındır. Ders-i âmı Âsitâne tarafından gelir. Ve (---) (---) (---) (---) (---) Ammâ mahsûs dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs imâretleri yokdur.
EÇS VI 83a
Der-mekteb-i tıflân-ı ebcedhân: Hepsi altı aded dâr-ı tahsîl-i ulûm-ı mekteb-i püserân-ı ciğer-kûşe-i mahbûbândır, ammâ cümle gulâmları gâyet necîb ü reşîd ve zekî gılmânlardır. Evvelâ Fethiyye mektebi ve Orta câmi‘ mektebi (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 83a
Der-fasl-ı çârsû-yı bâzâr [u] bezzâzistân: Bu Ortahisâr içre hepsi üç yüz elli aded ehl-i hıref dükkânlarıdır. Gerçi bezzâzistânı harâbdır, ammâ bu şehir içre her ne gûne zî-kıymet tefârûk istesen mevcûddur. Süleymân Hân asrında bu sûk-ı sultânî bezzâzistânıyla ol kadar ma‘mûr u müzeyyen imiş kim cemî‘i dükkânları la‘l u yâkût ve la‘l-i Bedahşân ile müzeyyen olup incüden şebekeler ve balık dişinden müşebbek tarabızonlar ile tezyîn olmuş dekâkînler imiş, ammâ şimdi hemân bir şâhrâhın yemîn ü yesârında tertîb üzre binâ olunmuş sâde-rû dükkânlardır. Cümleden müzeyyeni attârlar çârsûsu. Ve berberlerin dükkânları gâyet müzeyyen dükkân-ı Süleymânîlerdir.
EÇS VI 83a–83b
Der-manzara-i hân-ı hâcegân: Umûmisi beş aded vekâle-i tüccârân-ı berr [u] bihâr sevdâgerândır. Cümleden (---) hânı (---) (---) 83b
EÇS VI 83b
Der-vasf-ı çeşme-sâr-ı âb-ı revân: Olancası bir aded çeşmedir. Ancak bu şehir bir yalçın kaya başında bir kal‘a-i âlî olmağile bunda sudan azîz bir hayrât [u] hasenât yokdur kim beher yevm on bin at yükü Tuna suyu kırbalar ile taşıyup bu kal‘a ahâlîsi saky olur.
EÇS VI 83b
Ancak bir çeşmesi var. Paşa sarâyı câmi‘inin haremi kapusu dibinde Ahmed Beğ türbesi cenbinde bir lüleli bir aynü'l-hayât çeşme-sâr-ı ibret-nümâdır kim suyunu aşağı nehr-i Tuna'dan bir üstâd-ı kâmil Fireng bu Orta kal‘aya çıkarmış kim akıllar çâk olur.
EÇS VI 83b
Nehr-i Tuna kenârında bir kulle-i azîm vardır. Ol kullede gûnâ-gûn çarhları ve dollâbları atlar çevirdikçe çarhlar Tuna suyuna tokmakları biri biri akabince urdukça zor ile Tuna suyu su küpleri içine girüp yokuş yukaru şazrev[â]n gibi küpler içre su gürleyerek tâ Ortahisâr'da bu çeşmeden pertâb edüp çıkar. Görmeğe muhtâç sihr-i mübîn mertebesi bir san‘at-ı ibret-nümâdır kim vasfında lisân kâsırdır, zîrâ mısra‘:
EÇS VI 83b
Der-hayrât-ı sebîlhâne-i atşân: Barısı yetmiş beş aded selsebîl-i cân-sitândır. Evvelâ Süleymân Hân sebîli ve Ulama Paşa sebîli ve Arslan Paşa sebîli ve Ağa sebîli ve Koca Mûsâ Paşa sebîli ve niçe kurşum örtülü sebîller vardır, cümle suları at sakkâlarıyla aşağı nehr-i Tuna'dan gelir.
EÇS VI 83b
Der-kayd-ı çâh-ı mâ-i hânedân: Baradası kırk aded kesme kaya hânedân kuyuları vardır. "Tâ kâfir zamânından kalmışdır, niçesinin suları Tuna'dan gelmişdir" derler, ammâ bu şehirde yüz yetmiş aded zîr-i zemînde su sarnıçları vard[ır]. Cümle damlardan nâzil olan bârân-ı rahmet ol sarnıçlara cereyân eder.
EÇS VI 83b
Der-medh-i hammâm-ı gâsilân-ı râhat-ı cân: Bu Ortahisâr'da ancak bir küçük hammâmdan gayri yokdur. Anın dahi suyun Tuna'dan at sakkâları taşırlar, ammâ be-kavl-i a‘yân-ı vilâyet "Bu kal‘amızda yetmiş aded ev hammâmlarımız ve soba germâblarımız vardır" derler, sahîhdir, zîrâ her evde soba mukarrer, ammâ bu mezkûr hammâmın âb [u] hevâsı hûbdur ve dellâkleri ve gayri hüddâmları mahbûbdur. Ve bu şehir serâpâ kaldırım döşeli şâhrâh-ı mergûbdur. Her bâr bârân-ı rahmet nâzil oldukda cümle sokakları süpürüp çirkâb-ı muzahrafâtdan pâk ederler.
EÇS VI 83b
Bu Ortahisâr'ın havâsı gâyet latîfdir. Eflâtûn-ı İlâhî bu şehre gelüp yeni gûne tılsım eylemişdir. Evvelâ bu kal‘ada yılan ve çıyan ve akreb ve bö ve sovulcan ve sümüklü böcek olmaz. Hattâ sümüklü böcek tılsımâtı mezkûr iç kal‘ada kral sarâyı havlısındaki havzın kademelerindeki sümüklü böcek tasvîrleri mutalsamdır, ve's-selâm.
EÇS VI 83b
Bu Ortahisâr'ın niçe gûne amâristânları bu gûne ta‘rîf ü tavsîf olundu.
EÇS VI 83b
Der-alâmet-i aşağı kal‘a-i varoş-ı amâristân: Evvelâ mezkûr ve memdûh Kızılelma Sarâyı'ndan lodos cânibine yokuş aşağı şekillice sarây altından giderken iki kat metîn kal‘a dîvârları arasında on aded neferât evlerin ve azîm tabyaların geçüp andan aşağı Suluk kapusu vardır. Ol kapunun iç yüzünde bir tabya-i azîm var kim cemî‘i Budin tabyalarından büyük sedd-i Ye’cûc-misâl bir burc-ı tâcdır kim üstünde beş yüz atlı cirid oynamak mümkündür. Tabaka-i fevkânîsinde on pâre balyemez topları var ve tabaka-i tahtânîsinde dahi on aded şayka topları var kim her birinin içine birer âdem sığar kim her bir top-ı kal‘a-kûp ejder-i heft-ser gibi çit siperlerin ardında arabalar üzre ağız açup durur. Bu tabyaya yedi ağa ve yedi yüz aded mustahfızân kullar me’mûrlardır, zîrâ bu kulleye Gerz İlyâs dağı havâledir.
EÇS VI 83b
Ve bu tabya-i azîmin taşrasında çâh-ı gayyâdan nişân verir bir ka‘r-ı azîm ve arîz kesme kayalı handakı var, aşağı benî Âdem bakmağa cür’et edemeyüp zehresi çâk olur. Bu tabya etrâfı kral sarâyının sûrun ihâta etmiş bir kat bölme hisâr dahi var, içinde aslâ evler yokdur, hemân meydân-ı ma‘rekedir.
EÇS VI 83b
Andan bu mezkû[r] Su kapusundan teper aşağı Tabahâne varoşuna bu kapudan kâmil bin adımda Tabahâne'ye gider, şâhrâh yoludur, ammâ bu Suluk kapusunun iç yüzünde ve taşra yüzünde zincîrler ile asma haşeb cisirleri var. Her gece içerden ve taşradan bu iki aded cisirleri hüddâmlar kaldurup içerde ve taşrada derk-i esfel-vâr handaklardan deyyâr zî-rûh kısmı ubûr edemez.
EÇS VI 83b
Ve bu iç yüzündeki handak içre yine kesme kayadan nerdübânlar ile yer altından iki aded su yolları vardır. Yokuş aşağı tâ nehr-i Tuna'ya varup alınır, bir yoldan gidilir ve bir yoldan su alınup gelinir. Hîn-i muhâsarada izdihâm olmasın içün iki kat su yolu etmişler. Aslâ düşman bu yollardan gidip gelenleri göremez. Bu Suluk kapusundan yokuş aşağı cânib-i şarka bin adım gidüp,