EÇS VI 87b
Der-esmâ-i çâkirân-ı halka be-gûşân: Ekseriyyâ köleleri Macar ve Nemse ve Çeh ve Hırvad kefereleridir. Müselmân olan abd-i memlûklarının nâmları bu gûnedir kim tahrîr olunur. Kazanfer ve Hoyrad ve Âzâdlı ve Âzâdsız ve Kuli ve Gönlü ve Zavallı ve Fehzad ve Yunak ve Buyak ve Kaso ve Sülmüş misilli esmâları var.
EÇS VI 87b
Der-benâmhâ-yı memlûke-i cevâriyân: Ekseriyyâ cümle halâyık nâm câriyeleri Erdel kızları ve İsfaç ve Çeh ve Leh ve Tot ve Korol ve Macar ve Nemse ve Hırvat kızlarıdır. Rus ve Abaza ve Çerkes ve Gürcî câriyeleri yokdur. Olanlarının esmâları bu gûnedir: Gülmâh ve Hilâle ve Mihrî ve Mâhebrû ve Çâresâz misilli nâmları var.
EÇS VI 87b
Der-vasf-ı havâ-yı nesîm-i hûb-ı câvidân: Bu şehr-i Budin'in âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bâd-ı sabâ vü bâd-ı nesîm-i subh-dem esüp âdeme cân bağışlar. Hattâ gayri şehirlerden arabalar ile hastaları getirüp birkaç günde ifâkat bulur. Gerçi dörd ay şiddet-i şitâsı şedîd olur, ammâ Temmûz'u ve rûz-ı nevrûzu hayât-efzâdır.
EÇS VI 87b
Der-kavl-i köhne-i ekâlîm-i arz-ı büldân: Be-kavl-i Eflâtûn-ı İlâhî-i Latin şehr-i Budin iklîm-i hâmisin nihâyetinde vâkı‘ olup arz-ı beledi (---) ve tûl-ı nehârı on altı buçuk sâ‘at 9 derece ve 5 dakîkadır. Şeb-i yeldâsı hem-çünân böyledir. Bu‘d-ı kutru (---) ve meyli (---) (---)
EÇS VI 87b
Der-zu‘m-ı müneccimân tâli‘-i şehr-i amâristân: Be-kavl-i İşpanpol Padre ve Kolon ve Eflâtûn-i İlâhî-i zû-fünûn kavilleri üzre bu şehr-i Budun binâsının tâli‘-i imâreti burc-ı akreb ve beyt-i merrîh-i mâ’îde bulunup halkı dâ’imâ cellâd-ı merrîh-sıfat dest ber-şemşîr olup ceng etmeğe su gibi akar kavimdirler.
EÇS VI 87b
Der-kâr [u] kisb-i ahâlî-i işgâlât: Halkının ekseri pür-silâh askerî tâ’ifesidir kim şeb [ü] rûz at üzre çete ve potura kovup gazâ ederler. Kâhî baş alup kâhîce baş verirler. Bir sınıfı a‘yân-ı kibârdır, bir zümresi tüccâr-ı berr [ü] bihârdır, bir sınıfı ehl-i sûk-ı sâhib-i kârdır, bir fırkası ulemâ-yı kübbârdır.
EÇS VI 87b
Der-beyân-ı memdûhât-ı sanâyi‘ât: Ekseriyyâ bu şehrin haddâdları gûnâ-gûn âlât-ı silâha müte‘allık yahşı karabina tüfengler ve Ferhâdî külüngler ve kolçak ve balta ve nacak makûlesi cevher-dâr musanna‘ silâhlar yaparlar. Ve bunda Yahûdî karıları bir gûne şayak nâm çuka dûhte ederler, gayri diyârda yokdur.
EÇS VI 87b
Der-şerh-i hubûbât [u] nebâtât [u] mahsûlât: Bu diyârın hâk-i pâk-i amber-âsâsında ve Keçkemet ve Peşte sahrâsında la‘l-gûn deve dişi nâm bir gendümü olur, gûyâ İslâmbol kurbunda Tekirdağı buğdayıdır. Şa‘îri ve böğrülce ve mercimek ve nohudu vefret üzre olup buğdayı anbârlarda yüz yıl dursa aslâ bit yemeyüp tâze durur.
EÇS VI 87b
Der-ni‘met-i uzmâ-yı ta‘âm-ı me’kûlât: Cemî‘i ahâlî-i Budin eyyâm-ı şitâda cevk cevk olup birbirlerine sıra ziyâfetleri edüp hâs ve beyâz sipov ekmekleri ve tâze teleme yağıyla tabh olmuş pilâvları ve Leh tavuğu puryânı ve kapaması ve sazan balığı kapaması ve uştuka balığı tavası ve kırah çorbası ve baklavası memdûhdur.
EÇS VI 87b–88a
Der-sun‘-ı Hudâ güzîde-i fevâkihât: Cümle meyvelerinden vefret üzre olan âbdâr hoş-hor engûrü ve eriği ve zerdâlûsü ve kiraz-ı hoş-güvârı ve vişnesi firâvândır. Hattâ dağlarında birer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ limon ve turunç ve nar ve incir ve zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. 88a
EÇS VI 88a
Bâb-ı hâk-i pâk mezâri‘ât [u] nebâtât-ı sebzevât: Bu şehrin türâb-ı amber-i mu‘attarında ve Peşte ve Keçkemet sahrâsında ve Kile fezâsında ve Eski Budin hâmûnunda ol kadar giyâhât ve tirfil ve ayrık ve yonca nâm çayır ve çemen ve sarımsak ve kabak ve pırasa ve soğan olur kim hadden bîrûn ve kıyâsdan {efzûn olur}.
EÇS VI 88a
Der-envâ‘-ı meşrûbât-ı cân-perver erbâb-ı hâcât: Bu şehr-i Budun'un harâbât erenlerine gûnâ-gûn müskirât şekilli meşrûbâtları var, ammâ gingöşiyye nâm bir gûne sarı yâkût renginde billûr-misâl berk urur bir hamr-ı harâmı olur kim Bozcaada'da ve cezîre-i Ankon'da olmaz. Hattâ humârı dahi olmaz, derler. Müsellesi ve vişnâbı memdûhdur.
EÇS VI 88a
Der-mesîre-i teferrücgâh-ı bâğ-ı Merâm-ı müferrihât: Cümle yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar korusu ve Kral korusu ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve Gül Baba tekyesi ve Bârûthâne kal‘ası ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 88a
Der-nazargâh-ı İremezâtü'l-İmâdi'l-cinân bâğavât: Be-kavl-i bâcdâr-ı Budim evvelâ Gül Baba bayırlarından ve Orta dağlardan ve Muhanad bayırlarından tâ Gerz İlyâs dağına varınca ve Kile ovası bayırlarına varınca andan tâ Eski Budin'e varınca tûlen ve arzen üç sâ‘atlik yerde 7.000 bâğdır.
EÇS VI 88a
Der-lehce-i mahsûs-ı ehl-i beled-i ıstılâhât: Cümle ahâlî-i Budin Boşnak ve Bosnavîlerdir. Ba‘zı lehçe-i mahsûsaları var: Meselâ vefebiha ve muhassal-ı çelâm ve zâhirâ ve demişüm ve şâyed gelmeyesün ve sinkociyi sevmişüm, yâ dahi sağ mısun kelimâtların çok isti‘mâl ederler, ammâ fasîh {Macarca bilirler, deyü nakl etdiler}.
EÇS VI 88a
Der-vasf-ı tetimme-i şehrengîz-i külliyât:
EÇS VI 88a
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı gâziyân-ı evliyâi'l-vâsılîn, ya‘nî {medfûnûn-ı} mahmiyye-i Budinrahmetullâhi aleyhim ecma‘în
EÇS VI 88a
Bu hâk-i pâk-i amber-âsâda ibtidâ tâ küffâr zamânı gâzî ve şehîd-i hür olan ser-çeşme-i gâziyân-ı ünâs, yârgân-ı(?) refîkân-ı Hazret-i Hızr İlyâs, a‘nî,
EÇS VI 88a
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Gâzî Gerz İlyâs: Bana kasabası sükkânlarından olup Gâzî Hudâvendigâr Murâd Hân asrında Budin'de şehîd olup, "Bu gâzî serbâz yiğitdir" deyü küffâr yine mahabbetinden vücûd-ı şerîf-i Gerz İlyâs'ı bu mahalle defn etdikleri bâlâda tekyeler evsâfında mastûrdur, kuddise sırruhu'l-azîz. Andan,
EÇS VI 88a
Ziyâretgâh-ı kıble-i vilâyet, ka‘be-i hidâyet, mücerred-i bâtın u zâhir, ser-sofra-i gâ’ib ü hâzır, zübde-i evliyâ, umde-i asfiyâ, pîşvâ-yı tarîk-i Âl-i Abâ, ya‘nî eş-Şeyh Hazret-i Gül Baba: Maskat-ı re'sleri diyâr-ı Rûm olan hâk-i pâk-i eyâlet-i Sivas şehirlerinden Marzifonî olup Süleymân Hân ile Budin fethinde bulunup ibtidâ Cum‘a namâzını kılduğu gibi derûn-ı câmi‘de vasiyyet edüp rûh teslîm etdikde iki kerre yüz bin asker-i cemâ‘at ol ân cenâzesine hâzır olup Süleymân Hân-ı zamân bizzât Gül Baba tâbûtun getirüp hâlâ âsitân-i mehbit-ı nûru olan zemîn-i pâke defn etdikleri mahalliyle bâlâda terkîm olunmuşdur, kuddise sırruhu.
EÇS VI 88a
Ziyâretgâh-ı bedraka-i makâmât-ı âyine-i kerâmet, kıdve-i ricâl, nokta-i kemâl, hâzır u esrâr-ı tarîkat, nâzır u envâr-ı hakîkat, Abdullâh Fettâh, ya‘nî eş-Şeyh Hazret-i Baba Miftâh: Bu sultân-ı fukarâ Süleymân Hân'a vâkı‘asında Budin kal‘ası miftâhların verüp yine Budin fethinde hâzır olup merhûm olduğu menâkıbı bâlâda mektûbdur. Revvahallâhu rûhahu. Andan,
EÇS VI 88a
Ziyâret-i meşhed-i hazîne-i ilm ü hikmet, yegâne-i hilm ü ısmet, şeref-i ubbâd, kenef-i zühhâd, hârisü akl u şer‘, ârifü asl [u] fer‘, müctehid-i evliyâ, münferid-i asfiyâ, ya‘nî eş-Şeyh Hazret-i Hızır Baba, nevverallâhu merkadehu: Ovakapusu’ndan taşra bâğlar içinde tekyesi içinde mestûr olduğu bâlâda hemi tastîr olunmuşdur, kuddise sırruhu. Andan,
EÇS VI 88a
Ziyâretgâh-ı kabr-i berkeşîde-i dergâh, ber-güzîde-i ârif billâh, şem‘-i âlem, çerâğ-ı hurrem, kibâr-ı ihtiyâr, ya‘nî eş-Şeyh Hazret-i Baba Muhtâr: Bu vâlî-i fukarâ-yı Âl-i Abâ Yeşil Direkli ılıcası hânı önünde bir kubbe-i pür-envârda medfûn olup ziyâretgâh-ı gâziyân-ı Budin'dir, zâdellâhu nûrehu. Andan,
EÇS VI 88a–88b
Ziyâret-i Kalaylıkoz Ali Paşa: Bedkal(?) varoşunda bir bayır üzre medfûndur. 88b Andan,
EÇS VI 88b
Ziyâret-i Arslan Paşa: Bârûdhâne kal‘asın bunlar binâ etmişdir. Ba‘dehu taraf-ı şehriyârîden şehîd etmişlerdir. Rahmetullâhi aleyh. Andan,
EÇS VI 88b
Ziyâret-i Ahmed Beğ: Ortahisâr'da Paşa câmi‘i hareminde kurşumlu kubbe içre medfûn olup târîhiyle bâlâda câmi‘lerin evsâfında terkîmdir.
EÇS VI 88b
Ve ziyâretgâh-ı cebbâne-i azîm belde-i kadîm: Cümle mezâristânı cânib-i garbda Hazret-i Gül Baba yanında bir karâfe-i kübrâ-yı gâziyândır kim her biri birer gûne Rüstem ü Sâm-ı akrân dilâverânlar iken vâdî-i hâmûşânda {yatup} lisân-ı hâl ile birer Fâtiha ricâ ederler. Cümle sâkinân-ı ehl-i kubûr rûhlarıyçün el-fâtiha.
EÇS VI 88b
Ve ziyâret-i Balı Paşa: Yine Balı Paşa meydânında medfûndur.
EÇS VI 88b
Hattâ bu Budin'in karâfe-i gûristânında medfûn olan mürde diller niçe yüz yıldan berü ter ü tâze-misâl kadîd-i mahz olup yatır. Mûr [u] mâr ve mûş-ı bî-şümâr dendân-dırâzlık edüp na‘şe-i gâziyâna aslâ zarar etmezler, aceb hâk-i pâk-i nazîfdir. (---) (---)
EÇS VI 88b
Kal‘a-i Budin'in cânib-i selâsında olan kal‘aları ayân eder
EÇS VI 88b
Evvelâ kal‘a-i Budin'in cânib-i garbîsinde Gül Baba ile Velî Beğ ılıcası kurbunda Tuna nehri kenârında,
EÇS VI 88b
Evsâf-ı kal‘a-i Bârûdhâne: Sene 936 târîhinde Süleymân Hân asrında Gâzî ve şehîd Arslan Paşa ibn Yahyâ Paşa ibn Mehemmed Paşa binâsıdır.
EÇS VI 88b
Eşkâl-i kal‘ası ve zemîni böyle vâkı‘ olmuşdur kim nehr-i Tuna kenârınd[a] bir alçak zemînde câ-be-câ alçak kayalar üzre esâsı vâkı‘ olmuş çâr-kûşe ve taş ve çâr-rüknünde birer kulle-i azîmli ve cânib-i kıbleye nâzır bir demir kapulu ve toplu ve tüfen[g]li ve mükellef ü mükemmel cebehâneli ve başka dizdârlı ve üç yüz aded kal‘a neferâtlı ve bir oda bârûdcubaşı neferâtlı ve bir oda cebecibaşı neferâtlı ve kal‘a hâricinde yigirmi aded hâne ve bir zâviyeli çârsû-yı bâzârsız ma‘mûr ve metîn ü müstahkem kal‘acıkdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır.
EÇS VI 88b
Bu kal‘a içre aslâ müte’ehhil kimesnelerin hâneleri yokdur. Hemân kal‘a etrâfında dîvâr[a] muttasıl kârgîr binâlı mahzenler ve bârûdhâne çarhları olan kârhânelerdir, gayri âsâr-ı binâ yokdur. Kal‘anın bundan gayri yeri cümle gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostân ve murgzâr u lâlezâr bir mesîregâh u teferrücgâh kal‘adır.
EÇS VI 88b
Hattâ Budin'in ba‘zı erbâb-ı ma‘ârifânları ve a‘yân-ı kibârları bu cây-ı müferriha gelüp teferrüc ederler, ammâ kârhâne-i bârûd işlerken derûn-ı hisâr[a] bir ferd-i âferîdeden bir ferd bu kal‘aya giremez ve bir hüddâm bu kal‘ada bârûd-ı siyâh havfinden duhân nâm bid‘ati içemez, ammâ bârûd-ı berd zamânı olmasa dizdârdan niçe yârânlar me’zûn olup teferrüc ederler, ammâ ekseriyyâ zenâne-i kavm-i âsiye bu kal‘aya gelüp temâşâ edüp bârûd çarhları ve dollâbları altından cereyân eden ılıca suyuna girüp kırklanırlar, ya‘nî kırk kerre yaykanırlar. Hattâ nisvân-ı sâhib-isyân tâ’ifelerinin zu‘m-ı fâsidelerince öyledir kim,
EÇS VI 88b
"Bir duhter-i pâkîze ahter-i nâ-şüküftenin bahtı küşâde olmayup bir kocaya varamasa yâhûd bir avretin ehliyle hüsn-i zindegânesi olmasa ve[yâ]hûd bir avretin üzerinde nuhûset ve kesâfet olsa bu bârûdhâne çarhı sularına girüp kırklansa ol kızın bahtı açılup bir kocaya varır ve menhûselerin nuhûsetleri def‘ olur" deyü ol mülâhazayla tâ’ife-i zenâne bu suya her zamân girirler, ammâ,
EÇS VI 88b
Sitâyiş-i bârûd-ı siyâh dollâbları: Bânî-i kal‘a olan merhûm Arslan Paşa'nın ferîdü'd-dehr üstâd-ı kâmil Macar esîrleri var imiş. Niçe gûne san‘at-ı musanna‘ ile gûnâ-gûn ibret-nümâ-yı bûkalemûn demirden ve ahşâbât-ı sindiyân ve palasantadan vâcibü's-seyr dollâblar edüp bu dollâblara on iki aded çarh-ı felek ibret-gûnlar edüp her çarhın önünde birer aded tuç havânlar edüp cümle havân elleri dahi tuçdan ve demirdendir. Bu çarh dollâbları cümle su çevirir. Ol su dahi ılıca suyudur kim başka bir kubâblı germâbdır, ol uyûn-ı germâbın ayağı cereyân ederek gelüp bu bârûdhâne çarhların deverân etdürüp kaçan kim çarhlar ve dollâblar deverân edüp havânlar içre havân elleri inüp çıkduğu ve gürüldüsü ve sâ‘ikası bir temâşâdır kim âdem hayrân kalır. Hakkâ ki temâşâgâh-ı ibret-nümâdır ve gâyetü'l-gâye nebtîz bârûd-ı siyâhı olur, lâkin vakt-i Temmûz'da işlemezler, zîrâ bârûdunun keskinliğinden birkaç kerre bu bârûdhâne tutuşup harâb olmuşdur, ammâ vakt-i şitâda ve eyyâm-ı bahârda işleyüp keskin bârûdu olur. Ve hâsıl olan bârûdları cümle iç kal‘ada der-mahzen ederler, vâcibü's-seyr bir kârhâne-i bârûdhânedir ve's-selâm.
EÇS VI 88b
{Ve bu kal‘a hâricinde yine ılıca suyundan on aded değirmenleri vardır}. Andan,
EÇS VI 88b
Evsâf-ı binâ-yı Kara İştivan, ya‘nî kal‘a-i Gerz İlyâs
EÇS VI 88b–89a
Lisân-ı Macar ve Nemse'de bu kal‘anın ismi Girandosvar idi. Müverrihân-ı Macar bu kal‘a-i bâlânın sebeb-i binâsını eyle tahrîr ü tavsîf etmişler kim ibtidâ Âl-i Osmân'ın sene (---) târîhinde Budin Kralı Yanoş nâm kefere kral-ı dâll idi. Bunun zamânında Firengistân'dan Giranyos nâm bir papas Budin'e gelüp Macar kavmini âteş-perestlikden ve su-perestlikden 89a ve gâv-perestlik mezhebinden çıkarmağa da‘vâ-yı merde gelmiş. Meğer dahi tâ ol asra dek Menûçehr evlâdlarından berü kavm-i Macar-ı füccâr Mecûsîler imiş. Bu kerre bu Firengistân'dan gelen Giranyos papas bu Macar kavmini dîn-i bâtıl-ı İseviyye'ye da‘vet edince İştivan Kral bu papası oğluna hoca edüp oğlu kemâl-i riyâzât-ı mücâhede ile bilâ-teşbîh bir velî mesâbesinde olup hocasıyla kavm-i Macar'ı müte’ezzî edüp niçe bin küffârı âteş-perestlikden çıkarup Îsâ dînine tapdırırlar.