EÇS VI 89a
Hikmet-i Hudâ bu mahalde İştivan Kral mürd oldukda şehzâdeye krallık eyle dediklerinde,
EÇS VI 89a
"Siz bir alay Mecûsî kavimsiz, eğer dîn-i Îsâ'ya girirseniz size kral olam" dedikde cümle Macar-ı füccâr gulû edüp kralzâdeyi ve hocası olan papası Gerz İlyâs dağından aşağı nehr-i Tuna'ya atup kayadan kayaya uçup pâre pâre olup aşağı Tuna kenârına enince yine hayât bulup,
EÇS VI 89a
"Gelün, Îsâ dinine girüp Hıristiyan olun" dedikde yine tekrâr Macarlar "Bu papas câdûdur" deyü başını bir kayaya koyup ezerlerken hemân ol kaya bi-emrillâh pâre pâre olup yerinden bir ılıca suyu kaynayup Tuna'ya karışır. Hâlâ Üstü Açık dedikleri ılıca ol papasın başı ezildiği yerdir.
EÇS VI 89a
Ba‘dehu ol papasın kanı Tuna'ya akup dinmeyince küffâr-ı Macar u füccârın aslah ve âkıbet-endîşleri,
EÇS VI 89a
"Bu eyi alâmet değildir ve bu kralzâde ile bu papası öldürdük. Bunlar tekin değildir. Bizi Îsâ dinine da‘vet etdiler. Hak dîn imiş ve dürüst Hıristiyanlarmış. Kanları düşdüğü yerden ılıca çıkup kanları Tuna'ya varınca hâlâ Tuna ol kandan aşağı kırmızı kan gibi akıyor" deyüp ol gün üç bin kâfir dîn-i Îsâ'ya girüp Hıristiyan mezhebin kabûl edüp mezkûr papası ve kralzâdenin lâşelerin Gerz İlyâs dağına çıkarup anda defn edüp üzerlerine Kanadin nâm bir manastır ve bir tekye ve mukaddemâ mürd olan İştivan Kral mâlıyla bir kal‘a yaparlar. Kefere zamânı bir ma‘bedgâh [u] ziyâretgâh-ı millet-i Mesîhiyye imiş.
EÇS VI 89a
Ba‘dehu Gâzî Hudâvendigâr asrında Gerz İlyâs Gâzî'yi de küffâr şehîd edüp, "Bu da Türk'ün bir evliyâsıdır" deyü mahabbeten bu Gerz İlyâs'ın na‘ş-ı şerîfin mezkûr Kanadin kilisesi içinde Giranyos ruhbânın yanına gömerler.
EÇS VI 89a
Hâlâ elsine-i nâs-ı Ervâm'da anıniçün Gerz İlyâs nâmıyla beyne'l-ünâs meşhûr bir püşte-i a‘lâdır. Gerz İlyâs dağı demenin sebeb-i tesmiyesi budur, lâkin bu kal‘a-i Budin niçe kerre muhâsaralar çekmek ile bu dağ başındaki manastır ve tekye ve kal‘adan alâmetler kalmayup ancak Gerz İlyâs ve mezkûr papas ve kralzâde-i bî-gâsun mezârları yeri âşikâre kalup bade'l-feth-i Budin Süleymân Hân fermânıyla sene 948 târîhinde,
EÇS VI 89a
Evc-i âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre "Cânib-i erba‘ayı muhâfaza etsün ve karavulhâne olsun" deyü iç katı Şeddâdî taş binâ ve taşr[a] katı palanka-i ra‘nâ bir hisâr-ı üstüvârdır kim Kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş şâhin ve zağanos ve kartal ve karakuş âşiyânlı kayalar üzre vâkı‘ olmuş sekiz yüz hatve bir kal‘a-i metîndir, ammâ küçükdür.
EÇS VI 89a
Cânib-i cenûba mekşûf bir kapusu ve başka dizdârı ve yüz aded müsellah neferâtları ve on aded şâhî topları ve on aded tahta örtülü neferât evleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve kifâyet mikdârı cebehâne ve hidmetkârı ve iki aded su sarnıçları var. Bu kayalardan cereyân eden bârân-ı rahmet bu sarnıçlara leb-ber-leb olup cemî‘i ehl-i teferrüc bu âb-ı hayâtdan nûş ederler.
EÇS VI 89a
Bu kayalar üzre cemî‘i sahrâ-yı Budin ve sahrâ-yı Peşte ve fezâ-yı Eski Budin ve vâdî-i Kral bâğları cümle sahrâ-yı Heyhât ve deşt-i Kıpçak gibi ayak altında nümâyândır. Hattâ şehr-i Budin'in kaç kat bölme hisâr ve ne kadar top-keşân kal‘a ve tabyaları var ve ne cirm-i eşkâlde olduğu bu kal‘a-i Gerz İlyâs'dan hâne be-hâne ve köşe be-köşe nümâyândır kim hemân kal‘a-i Budin Âl-i Osmân'ın başdarda kadırgası şeklinde tûlen vâkı‘ olmuşdur kim eşkâli bâlâda tahrîr olunmuşdur.
EÇS VI 89a
Ammâ bu Gerz İlyâs dağından Âl-i Osmân askerinin konduğu Kile sahrâsı içre ordu-yı İslâmı seyr [ü] temâşâ etdim, el-azametullâh mezkûr Kile sahrâsı nâmıyla muttasıf olan sahrâ-yı bî-pâyân mâl-â-mâl çetr-i mülammâ‘ ve serâperde ve otağ ve hayme [vü] hargâh ile bu sahrâ-yı çemenzâr zeyn olup hayemâtlar ile gûyâ lâlezâr olup âdem deryâsı ve devâbbât makûlesi ile leb-ber-leb olmuş bir Kile sahrâsı olmuş.
EÇS VI 89a
Der-sebeb-i vech-i tesmiye-i Kile sahrâsı
EÇS VI 89a–89b
Cemî‘i kâfiristânda eyle meşhûrdur kim "Bu Budin altındaki sahrâ âdem deryâsıyla leb-ber-leb olup kîle gibi dolarsa ol askere mukâ[ve]met olmaz" derler. "Eğer Kile sahrâsı dolmaz ise ol asker ile mukâvemet mümkündür" deyü bu sahrâya anıniçün Kile sahrâsı derler, ammâ Hudâ âlimdir bu sene-i mübârekede bu Gerz İlyâs dağından bu ordu-yı İslâmı temâşâ etdiğimde Hudâ'ya ayândır, Kile sahrâsı çet-a-çet tınâb tınâba âdem deryâsı meks etdiğinden mâ‘adâ bu sahrâ-yı bî-pâyânın cânib-i garbı ve cenûbu ve kıblesi tarafında olan dağlar ve bâğlar içre Sivas vezîri Hasta Ken‘ân Paşa ve Mar‘ayş vezîri Sührâb Mehemmed Paşa ve Çatrapatrazâde Ali Paşa ve Cân Arslan Paşa 89b ve Kurd Paşa ve bizim efendimiz Kadızâde İbrâhîm Paşa ve niçe mîr-i mîrânlar ve gayri sâde ümerâlar mezkûr Kile sahrâsında bir tengetir haymecik kuracak yer bulmayup yer götürmez askerleriyle cümle mezkûr mîr-i mîrânlar Kile sahrâsı hâricinde dağlar ve bâğlar içre meks edüp cânib-i erba‘alarına karavullar ta‘yîn eylediler. Tâ bu mertebe asâkir-i İslâm'ın kesret [ü] vefreti var idi, zâdekâllâhu Ta‘âlâ.
EÇS VI 89b
El-hâsıl tâ bu mertebe cihân-nümâ bir kal‘a-i Gerz İlyâs'dır kim cemî‘i Budinlinin teferrücgâh [u] mesîregâh [u] ârâmgâhlarıdır, zîrâ bu kûh-ı ser-bülendin dâmeninde niçe bin aded mesîregâh-ı bâğ-ı Merâmları var ve niçe âb-ı hayât çâh-ı mâları var. Bu kal‘adaki câmi‘ cenbinde Gerz İlyâs gârını ziyâret edüp rûh-ı şerîfeleriyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik, zîrâ bir hadîsde:
EÇS VI 89b
buyurmuşlardır. Hamd-i Hudâ ziyâret edüp küstâhâne rûy-ı dîvârına bu müfredi tahrîr eyledik. Beyt:
EÇS VI 89b
Mücâhid fî sebîlillâh idi her demde Gerz İlyâsAnın rûyâbın olsun bize rehber ola Hızr İlyâs.
EÇS VI 89b
Anın rûyâbına olsun bize yâr ola Hızır İlyâs.
EÇS VI 89b
Bu kal‘ayı dahi seyr [ü] temâşâ edüp andan teper aşağı Tabahâne varoşu içinden güzer edüp Tuna kenârına gelüp,
EÇS VI 89b
Bu kantara-i garîb ve acîb Budin kal‘asının Ali Paşa tabyası önünde nehr-i Tuna üzre kâmil yetmiş pâre tombaz gemiler üzre uzun direkler ile mebnî bir cisr-i tavîldir kim cümle tombaz gemileri birbirlerine kalın zincîrler ile bağlı ve ortasında dörd pâre gemiler açılup kapanır başka bir cisirdir kim gelüp giden gemilere açup gemiler geçdikde yine kapanır.
EÇS VI 89b
Bu cisrin hidmetine me’mûr kâmil üç yüz aded nigâhbânları vardır, lâkin bu cisir gemilerinin otuz adedin {Budin} kulu korumağa me’mûrdur ve kırk adedin Peşte kulları korumağa me’mûrdur, zîrâ ba‘zı zamân kal‘a-i Komaran'dan küffâr-ı hîlekâr azîm kütükleri ve azîm dıraht-ı müntehâları birbirlerine bağlayup Tuna ile mezkûr dırahtları salıverüp gelerek bu Budin cisrine ol dırahtlar uğrayup cisri kırar. Andan küffâr katanaları Peşte yakaların yakar ve cisri meremmât edince küffâr bu kadar mâl-ı bî-şümâr alup yine ol gün firâr ederler. Anıniçün bu cisrin meremmâtının nısfına Budinli ve nısfına Peşteli me’mûrlardır.
EÇS VI 89b
Yaz ve kış bu cisir durup cisir başında bâc-ı pâdişâhî alınur. Eğer şiddet-i şitâ vefret üzre olup nehr-i Tuna donarsa cisre ihtiyâc kalmayup nehr-i Tuna on karış on beş karış buz dutup nehr-i Tuna üstü şâhrâh olup niçe kerre yüz bin araba ve kızaklar Tuna üzre gidüp gelmededir. Ol zamân bâc u bâzârdan bir şey alınmaz ve cisre dahi aslâ ihtiyâc olunmaz. Üç dörd ay nehr-i Tuna buz olup durur. Ol zamân cisir gemilerin bir tarafa çekerler. Evvelbahârda yine kurarlar. Bu cisir başında,
EÇS VI 89b
Evsâf-ı hisâr-ı üstüvâr-ı bî-püşte, ya‘nî kal‘a-i metîn Peşte
EÇS VI 89b
Bânîsi Ungurus krallarından İştivan Kral binâsıdır. Lisân-ı Macar'da nâmına Koronvar derler. Ba‘dehu sene 936 târîhinde Süleymân Hân Budin'i feth etdükde bu kal‘ayı küffâr istîmân ile Süleymân Hân'a cümle mühimmât [u] levâzımâtlarıyla teslîm-i miftâh edüp cümle küffâr dâr-ı menhûslarına seg ber-sahrâ gitdiklerinde Süleymân Hân bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp,
EÇS VI 89b
"Bu kal‘a işte mukâbele-i Budin'in pîştesidir" deyü buyurup Pîşde kal‘ası derler. Andan galat-ı meşhûr Peşte kal‘ası derler.
EÇS VI 89b
Nehr-i Tuna'nın cânib-i garbîsinde kal‘a-i Budun'dur ve cisrin beri şimâlî tarafı başında kal‘a-i Peşte-i dil-teşnedir kim şimâlîsi ve maşrıkı ve kıble tarafları cümle sahrâ-yı Peşte ve hâmûn-ı Keçkemet'dir kim tâ bir ucu kal‘a-i Hatvan'a ve bir tarafı tâ kal‘a-i Sonloğ'a ve semt-i garbîsi tâ kal‘a-i Segedin'e varup nehr-i Tise kenârlarına varınca köy köy üstüne kal‘a kal‘aya müşâ ma‘mûr u âbâdân Peşte sahrâlarıdır kim tûlen ve arzen onar merhale yerlerdir.
EÇS VI 89b
Ammâ Süleymân Hân bu mülke mâlik olunca Ungurus Kralı Ferdina[n]d Kral'ın derûnuna dâğ üzre bir dâğ olup âhir-i kâr Ferdina[n]d Kral-ı dâl [ve] Rim Papa ve İsfaç ve Çeh ve Leh ve Korol ve Tot ve İslovin ve Daniska ve Danimarka ve Kallevine ve Holandiye ve Ankona ve Anapolya ve Galya krallarından ve gayri kral-ı bed-fi‘âllerden iki kerre yüz bin asker cem‘ eder. İllâ Fransa kralı Âl-i Osmân'a karâbeti sebebiyle sınarı kâfirlere imdâd vermeyüp haber dahi göndermez, zîrâ Âl-i Osmân i‘ânetiyle İspanya krallığı isterdi.
EÇS VI 89b
Hemân ki bu kadar yüz bin küffâr-ı hâksâr Nemse çâsârı olan Ferdinand Kral'ın başına cem‘ olunca Kara Hersek nâm bir seg-i bed-nâmı serdâr edüp bir tabur-ı makhûr-ı azîm ile sene 949 târîhinde bu kal‘a-i Peşte üzre cemapur leşkeri gibi gelmede.
EÇS VI 89b–90a
Beri tarafda Budin vezîri dahi cemî‘i asker-i İslâmı cem‘ edüp kal‘a-i 90a Peşte'ye Budin'deki sekbânbaşı üç oda yeniçeriyle kal‘aya girüp her mühimmât [u] levâzımâtların görüp cenge âmâde durdular.
EÇS VI 90a
Hikmet-i Hudâ bir gün nehr-i Tuna üzre azîm sallar gelüp Tuna cisrin kırup ertesi gün küffâr-ı dûzah-karâr kal‘a-i Peşte'yi muhâsarâya başlayup kırk aded balyemezler ile yedi yerden göz açdırmayup döğerler.
EÇS VI 90a
Ol gün Ulama Paşa Budin'den gemilerle Peşte kal‘asının imdâdına girüp kal‘anın top ile münhedim olan yerlerinden Ulama Paşa askeriyle kâfire şeb-hûn edüp küffârı meterislerinde eyle kırarlar kim bakıyyetü's-seyf olan küffârlar güc ile taburlarına varırlar. Bu kadar cebehâne ve bu kadar mâl-ı firâvân ve kırk aded balyemezleri cümle ân-ı vâhidde kal‘aya çeküp küffârın meterisleri boş kalup hemân Ulama Paşa kal‘anın münhedim olan yerlerin şarampav rıhtımlar ile doldurup iç yüzlerine azîm handaklar kazup yine cenge âmâde dururlar.
EÇS VI 90a
Hemân küffâr yine var kuvveti bâzûya getirüp cümle küffârları domuz sürüsü gibi meterislerine sürüp görseler kim meterisleri leb-ber-leb dolmuş ve Türk cümle cebehâne ve topları almış.
EÇS VI 90a
Hemân Kara Hersek "Hay krala ne cevâb verem?" deyü yine cidd [ü] ihtimâm edüp azharun mine'ş-şems meterise girirlerken karşu kal‘a-i Budin'den ve kal‘a-i Peşte'den bin beş yüz pâre toplara âteş edüp cemî‘i küffârı top gülleleri kâfirin kellelerin kırup yigirmi bin mikdârı küffâr cân ber-cehennem yerleri dârü'l-bevâr olup hikmet-i Hudâ ol mahalde bir top güllesi Kara Hersek nâm serdâr-ı benâmın belinden gülle iki pâre edüp nîrân-ı sa‘îre gitdikde cümle küffârın ölüsü dirisine binüp karârları firâra mübeddel olunca hemân cümle gâziyân-ı Peşte ve Budin küffâr-ı hâksârın akîbine düşüp tâ kal‘a-i Novigrad'a ve kal‘a-i Leve'ye ve kal‘a-i Litre'ye ve kal‘a-i Uyvar'a varınca kıra kıra ol kadar mâl-ı ganâ’im-i firâvânlar ile cümle gâziyân muğtenim olup sâlimîn ü gânimîn kal‘a-i Peşte'ye gelirler.
EÇS VI 90a
Ve bir asker-i İslâm dahi küffârın cânib-i şimâlde Değirmenderesi ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Filek ve kal‘a-i Semendire ve kal‘a-i Eğre câniblerine firâr etdiklerinde kova kıra mâl-ı ganâ’imlerin ala ala yedinci günde tokuz bin aded esîr der-zincîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle cümle guzât sîr olup kal‘a-i Peşte'ye alay-ı azîmler ile gelüp şâdumânlar olur.
EÇS VI 90a
Hamd-i Hudâ "Ol zamândan berü kal‘a-i Peşte emn [ü] amândadır" deyü ihtiyârlar nakl etdiler.
EÇS VI 90a
{Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Peşte}
EÇS VI 90a
Hakkâ kim kal‘a-i Peşte yalın kat hâ’itdır, ammâ gâyet metânet üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Nehr-i Tuna kenârı kâmil beş yüz aded hatvedir ve cümle beş aded sedd-i İskender-vâr topları Tuna'ya nâzır tabya-i azîmelerdir, ammâ bu Tuna kenârında olan tabyaların ba‘zısı mâbeyninde câ-be-câ tolma çit rıhtım palanka dîvârdır, ammâ her tabyası gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır.
EÇS VI 90a
Ve bu kal‘anın kara tarafı üç köşedir. Ve cümle on iki aded kavî ve metîn ismine mazhar olmuş kavî kulle-i azîmelerdir. Ve her bir kullede beşer ve altışar aded kolumburuna ve şâhî zarbuzan topları var. Ve her kullelerin üstleri tahta şindire örtülü alemli kubbelerdir. Ve bir kulleden bir kulleye varınca ellişer aded bedendir ve her beden ikişer adımdır. Bu hisâb üzre kal‘a-i Peşte'nin çâr-kûşesinin gird-â-girdi bin yedi yüz aded hatvedir.