EÇS VI 90a
Ve cümle altı aded kapulardır. Mağrib cânibine nâzır hem köprü başına, hem Vaç kal‘ası tarafına açılır kapulardır, ammâ Vaç kapusu be-dürüstî şimâl cânibine meftûhdur. Hatvan kapusu maşrık-ı müşerref cânibine manzûrdur. Ve Sonlok kapusu cânib-i şarkdan sehel kıbleye meyyâl açılır bâb-ı kebîrdir. Mâ‘adâ küçük kapuları nehr-i Tuna kenârına açılır ve bu taraflarda aslâ handak yokdur. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna tuğyân ile gelse kal‘a dîvârların döğer, handaka ihtiyâcı yokdu. Ammâ kara tarafında toprakdan kesme alçak handakı var, ammâ gâyet vâsi‘dir. Hattâ küffâr zamânı nehr-i Tuna dolaşırmış, hâlâ alâmetleri âşikâredir. Ve bu kara tarafında aslâ havâlesi yok bî-püşte kal‘a-i Pîşte vü Peşte dâ’imâ işde bir kal‘a-i metîndir, ammâ cânib-i cenûbunda nehr-i Tuna aşırı Gerz İlyâs dağı gâyetü'l-gâye havâledir. Kal‘a içinde top güllesi kaz ve tavuk gezdirmez havâle püşte-i Gerz İlyâs'dır.
EÇS VI 90a
Cümle on bir mihrâbdır. Beşi câmi‘dir, mâ‘adâsı mahalle mesâcidleridir. Evvelâ (---) câmi‘i (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 90a–90b
Ve cümle on bir aded mahalledir. Evvelâ Ulama Paşa mahallesi ve Yassı mahalle ve Hatvan mahallesi ve Sonlok mahallesi ve Defterdâr mahallesi 90b
EÇS VI 90b
Ve cümle bin aded kârgîr binâ şindire tahta örtülü tahtânî ve fevkânî vâsi‘ evlerdir.
EÇS VI 90b
Ve cümle iki aded medresedir, ammâ talebeleri azdır. Ve cümle üç aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşândır, ammâ Budin'de dahi Mevlevîhâne tekyesi yokdur.
EÇS VI 90b
Ve cümle iki aded hammâmdır, ammâ hammâma muhtâc değillerdir, zîrâ şitâsı şedîd olmağile cümle evlerinde sobaları vardır. Hammâm gibi issi evleri vardır ve her sobaları yanında birer gusülhâneleri mukarrer[dir].
EÇS VI 90b
Ve cümle iki aded müsâfir hânları var, ammâ hâna dahi muhtâc değillerdir. Cümle ahâlîsi müsâfirânı hânlara kondurmayup hânelerinde konak edüp konuklar. Sofra-i bî-imtinânları meydânda bir alay gâziyânlardır.
EÇS VI 90b
Ve cümle elli mikdârı dükkânları var, her metâ‘ bulunur, ammâ çârsû-yı bâzâra dahi ihtiyâcları yokdur. Cümle mühimmât [u] levâzımâtların karşu Budin'den alırlar. Gâyetü'l-gâye mahsûldâr ve çemenzâr u lâlezâr zemîne vâkı‘ olmağile ganîmet şehirdir. Gerçi bâğı ve bâğçesi yokdur, ammâ buğday ve şa‘îri ve gayri nukûlu u bukûlu gâyet çokdur. Hattâ sahrâlarında dağlar gibi yığılı alef ve giyâhı Âl-i Osmân askerin toyladı. Ve kal‘a içre azîm gılâl anbârında mâl-â-mâl zahâ’ir ve mühimmâtlar var.
EÇS VI 90b
Ve cümle şâhrâhları gâyet vâsi‘ olup iki tarafı iri taşlar ile mebnî kaldırımlardır, zîrâ vakt-i şitâda çamuru çok olur.
EÇS VI 90b
Evvelâ kanûn-ı Süleymân Hân üzre Budin'in mâl defterdârı bir tuğlu ümerâ pâyesiyle bu kal‘a-i Peşte'de sâkin olur, üç yüz kadar askere mâlikdir, zîrâ dest-i hükûmetinde bu eyâlet-i Budin içre çok harâc ve mukâta‘alar vardır. Anlardan mâl-ı pâdişâhîyi tahsîl etmek içün üç yüz dörd yüz tahsîldâr-ı yarar u nâmdâr ve dîndâr ve hidmetkârlar besler.
EÇS VI 90b
Ve dahi bir hâkimi Budin mollası tarafından nâ’ibi var.
EÇS VI 90b
Ve cümle yigirmi aded ağalıklardır kim zikr olunur.
EÇS VI 90b
Evvelâ sağkol ve solkol ve azebistân ve gönüllü ve ma‘zûlciyân ve martolosân ve topçıyân ve cebeciyân ve niçe gûne ocak ağaları var, ammâ kapukulu yeniçeri ağaları yokdur, lâkin ma‘zûlciyân derler bilâ-kayd u bilâ-vazîfe iki bin kadar gâzîler bu diyârda çete ve poturalara gidüp eyi atlar ve eyi gulâmlar ve pâk silâhlar bunlardadır. Ma‘zûlen gedik beklerler. Kaçan kim Budin erenlerinden bir cân merhûm olsa vâlî-i vilâyet bu ma‘zûlcinin bir hidmeti sebkat etmiş eşbehcesine merhûmun gediğin verir. Âhara tevcîh ederse Balı Paşa meydânında gulû edüp,
EÇS VI 90b
"Dövletli vezîr bozmaya, Gâzî Süleymân Hânun kanûnın vere, şu bağana yiğide şu mahlûli vere" deyü cem‘iyyet ederler.
EÇS VI 90b
Anıniçün Budin'de ma‘zûlci garîb gâzîler çokdur ve Budin'in dirliği hûbdır. Ve'l-hâsıl kal‘a-i Peşte'nin cümle kulu mevcûddur. Ve cümle der [ü] dîvârı beyâz incü gibi mahbûbdur. Ve cümle ahâlîsi garîb-dost ve mergûb ve matlûbdur. Hudâ cümlesinden râzı ola.
EÇS VI 90b
Bu deryâ-misâl asâkir-i İslâm izdihâmında çok ni‘metlerin yeyüp ve niçe ihsânların görüp bir hafta kâmil zevk u şevkler etdik, ammâ garâbet bunda kim bu şehrin bâğ u bâğçeleri olmak ile cümle bâğları karşu Budin tarafında mezkûr Kile sahrâsı bayırlarındadır.
EÇS VI 90b
Ve bir garâ’ib dahi cümle mezâristânları yine karşu Budin tarafında Gül Baba semtindedir. Cemî‘i vilâyetin mezâristânları şehrin kıble tarafına vâkı‘ olmuşdur, zîrâ kıble semti Arz-ı Mukaddese'ye müteveccih olduğundan ol i‘tibâr ile mezâristânı kıbleye ederler, ammâ Budin'de cânib-i garba etmişler, aceb temâşâdır. Hattâ hakîr bu ahvâli umûr-dîde yüz yaşında müsinn kimesnelerden su’âl etdim. Anlar eyle buyurdular kim,
EÇS VI 90b
"Evliyâ efendim, hakkâ eyi su’âl etdin. Bizim kıble cânibimiz Kile sahrâsıdır. Zamân-ı kâfirden berü ol taraflar kâfirlerin maşatlığı idi ve her bâr kâfirleri asâkir-i İslâm anda kırup kâfir üstühânlarıyla mâl-â-mâl olup bir karış arz-ı hâliye yokdur. Anıniçün bizim cebbânemiz kıble tarafında değildir. Ba‘dehu vilâyetimiz dest-i İslâma girdikde ibtidâ Gül Baba, ‘Beni ol semte gömün, ser-çeşme-i hâmûşân olayım’ dedikde anda defn ederler. Ba‘dehu cemî‘i şühedâları da anda defn ederler. Hâlâ biz dahi anların şerefiyyetine cümle mevtâlarımız anda defn ederiz" deyü cevâb etdiler. Hakkâ ki yahşı haber verdiler. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS VI 90b
Sıhhatde olan gâziyân-ı Budin âfât-ı dehr-i denîden emîn olalar, âmîn ve yâ Mu‘în ve bi-hurmeti seyyidi'l-mürselîn.
EÇS VI 90b
Hamd-i Hudâ evsâf-ı kal‘a-i Budin bu yüzden şikeste beste tahrîri itmâm oldu. Hemîn,
EÇS VI 90b
Der-fasl-ı âğâze-i dâsitân-ı dûstân hengâme-i gazâ-yı Yanık
EÇS VI 90b
Çünkim Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa kal‘a-i Budin altında asâkir-i İslâm cem‘ olsun içün kâmil bir hafta tekâ‘üd edüp asâkir-i İslâm ol kadar cem‘ oldu kim Kile sahrâsı doldukdan sonra dağları ve bâğları ve yakın u ırağları benî Âdem deryâsı {ile} leb-ber-leb olmuşdu.
EÇS VI 90b–91a
Hemân bir gün Sadrıa‘zam-ı âkıbet 91a endîş sûre-i (---) Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre cemî‘i umûr-dîdeleri ve cemî‘i müsin iş görmüş ihtiyârları nihânîce cem‘ edüp müşâvere etdiklerinde cümle Budin gâzîleri ve gayri serhad mugâzîleri eyitdiler kim,
EÇS VI 91a
"Vallâhi devletli vezîr, gele sözümüz dinleye. Birkaç yıldır küffâr havfe düşüp Yanık kal‘asın ol kadar sarp ve metîn ü müstahkem edüp sâ’ir kal‘alarından dörd yüz pâre top alup ve yigirmi bin Nemse tüfenglisi dahi kal‘a-i Yanığ'a koyup yetmiş bin gûne hîle ve şeytanat ile memlû bir kal‘a olduğundan mâ‘adâ siz sa‘âdetle Edirne'den üç ayda Budin'e gelince kâfir Yanık altında yedi yerde tabur-ı azîmler edüp iki kerre yüz bin kefere vü fecereler mevcûddur. Hemân tedârik oldur kim yine Yanık sadâsıyla bu Budin'den kalkup iki günde Üstürgon sahrâsında meks edüp bir gece günde nehr-i Tuna üzre cisirler yapup cümle guzât-ı müslimîn ile kal‘a-i Uyvar'a varup ibtidâ gazânızdır, inşâallâh suhûletle feth edersiz, ve illâ kal‘a-i Yanığ'a giderseniz askeri âteşe yakarsız, ba‘dehu hâ’ib ü hâsir beri yakaya çıkarsız. Hemân müşâvere re’y-i ahsen budur" deyüp Fâtiha tilâvet olunup nefîr-i rıhletler çalındı.
EÇS VI 91a
İşbu sene 1073 mâh-ı Zilhiccesi'nin on beşinci gün kal‘a-i Budin altından yüz bin asâkir-i İslâm ile Uyvar gazâsına gitdiğimizi beyân eder
EÇS VI 91a
İbtidâ Siyâvuş Paşa karındaşı Sarı Abaza Hüseyin Paşa Budin vezîri olmak ile yigirmi bin güzîde cüyûşiyle talî‘a-i asker olup Kaplan Paşa ve Kadızâde İbrâhîm Paşa ve Sührâb Mehemmed Paşa cümle kırk bin asker ibtidâ Hüseyin Paşa ile cümle kalkup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp Budin'den cânib-i şimâle 4 sâ‘atde,
EÇS VI 91a
Sene 950 târîhinde Lala Mustafâ Paşa binâsıdır. Mâtakaddem bu kal‘ayı kefere zamânı Osmânlı havfinden dağlar içinde binâ etmişler. Hâlâ eser-i binâları bir püşte-i âlî üzre âsâr-ı binâ-yı harâbesi nümâyân idi. Ammâ Üstürgon yoluna muhâlif olmağile Lala Paşa ol kal‘ayı bu sahrâ-yı çemenzârda inşâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahallinde etmişler. Çâr-kûşe üç kat çit palanka hisâr-ı üstüvârdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Handakı toprakdan kesme hafr-i amîk ve arîzdir.
EÇS VI 91a
İki kapusu var; bâb-ı kebîri cânib-i cenûba mekşûfdur, küçük kapusu cânib-i şimâle meftûhdur. Handak üzre cisirleri haşeb olduğundan her gece pâsbânlar cisirleri kaldırup kapuların önlerine sed ederler.
EÇS VI 91a
Derûn-ı hisârda yüz mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri var, ammâ gâyet daracıkdır. Süleymân Hân'ın bir câmi‘i var. Hammâmı yok, ammâ henüz Gürcî Mehemmed Paşa bir nev binâ bir hân-ı ra‘nâ etmeğe mübâşeret etdi. Ve hân kurbunda beş aded dükkânı var. Dizdârı ve Üstürgon kazâsı nâ’ibi ve cümle iki yüz aded gâzî kal‘a neferâtları var. Budin ile kal‘a-i Üstürgon mâbeyninde bu kal‘a bir cây-ı amândır.
EÇS VI 91a
Memdûhâtından, bâğçeleri bî-hisâb olup müşebbek bostânlarında lahanası ol kadar çok ve ol kadar iri olur kim gûyâ her biri mîr-i mîrân tablı kadar olur. Bosnavîler bu lahanayı görüp,
EÇS VI 91a
"Ah cânum, dînüm, îmânum kapusta" derler. Hakkâ ki Van diyârı lahanası kadar iri olup cümle lahana Budin'e bu Kızılhisâr'dan gider, zîrâ kavm-i Boşnak lahana ile kırah çorbasın ve keçi südü surutkasın pek severler.
EÇS VI 91a
Bu kal‘a-i Kızılhisâr'da nefîr-i rıhletler çalınup gidecek mahalde Budin tarafından Hısım Mehemmed Paşa ve Ohri paşası Sefer Paşa ve altı oda kapukulu ile yeniçerilere serdâr Zağarcıbaşı İbrâhîm Ağa cümle on bin askerle gelüp kal‘a-i Üstürgon altında nehr-i Tuna üzre ale'l-acele cisir yapmağa emr-i pâdîşâhîler getirüp andan 6 sâ‘atde,
EÇS VI 91a
Evsâf-ı hisâr-ı ibret-nümûn, ya‘nî intihâ-i serhadd-i kal‘a-i Üstürgon
EÇS VI 91a
İbtidâ bânîsi be-kavl-i müverrihân-ı Macar ve kavl-i müverrihân-ı Latin bu kal‘a-i ibret-nümâyı binâ eden Koca Mihadi Laslo'dur kim Menûçehr evlâdlarından Nagban Ejder'in oğlunun oğlu Mihadi Laslo binâsıdır kim Hazret-i Risâlet-penâh zuhûrundan altı yüz sene mukaddem Hazret-i Îsâ zamânında Hazret-i Îsâ'nın halîfesi Şem‘ûn-ı Safâ ta‘lîm-i binâ olunup ismine Morfanvar derler. Lisân-ı Yûnânca "kızıl dağ" ya‘nî "Kızılelma" demek olur. Hâlâ cümle altı aded Kızılelmanın biri dahi bu Üstürgon'a Orta Macar Kızılelması derler, tahtgâh-ı kadîmdir,
EÇS VI 91a
Ammâ lisân-ı Nemse'de ismi (---) (---) ve lisân-ı Macar'da nâmı (---) (---) ammâ kavm-i Ervâm Üstürgorna derler, zîrâ bir zamân tâc-ı İskender olan gorona bunda durmak ile Üstürgona ve Üsti gorona'dan galat-ı meşhûr kalup hâlâ kal‘a-i Üstürgon derler.
EÇS VI 91a–91b
Niçe devletden devlete intikâl edüp bir zamân 91b kral-ı Alaman ve bir zamân kral-ı Erdel-i erzel ve bir zamân Kurs Macarı ve bir zamân Orta Macar destinde yedi yüz sene durup ba‘dehu Ungurus kralı olan Lagoş Kral mâlik olup millet-i Nasârâ-yı Nemse'nin bilâ-teşbîh müftîleri olan irşek nâm papas ki irim papadan bir tabaka aşağıdır, irim papadan âlî mertebe İslâmbol bıtrikidir kim cemî‘i millet-i Mesîhiyye keferelerinin kralları ve banlarına Kostantinopol patirgâhının hükmü nâfizdir. Hattâ İslâmbol patirgâhından izin olmayınca bir kral taht-nişîn olamaz. Elbette bir tarîk ile izin alurlar.