İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS VI 164a
Ve tabahâne tarafındaki kal‘anın burc [u] bârûsu üzre nehr-i Neretva'ya nâzır bir kasr-ı mecma‘-ı irfânı var. Andan nehr-i Neretva'nın cânib-i şimâlden gelüp taraf-ı kıbleye nehr-i Ceyhûn ve nehr-i Seyhûn-misâl cereyân edüp ra‘d-vâr gürleyerek ubûr etdiği nümâyân bir kasr-ı erbâb-ı ma‘ârifândır. Her bâr bu kâh-ı Havarnak'da şehr-i Mostar'ın ehl-i dilân yârân-ı bâ-safâları bu kasr-ı nüzhet-âbâda oturup gûnâ-gûn mübâhase-i ilm-i şer‘iyye ve mesâil-i fıkhiyye müzâkeresin ederler bir ferah-âbâd-ı ârâmgâh-ı dil-küşâ maksûredir.
EÇS VI 164a–164b
Ve buna karîb bir lonca köşkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır. Ve cisrin karşu kapunun şehir tarafında olan kal‘a içinde Süleymân Hân'ın bir mescidi var, ammâ havlısı yokdur.
EÇS VI 164b
Ve bu mahalde kal‘a neferâtlarıyçün bir küçük kahvehânesi var. Ekseriyyâ kal‘a dizdârı ve şehrin a‘yânı bunda otururlar. Ve cümle kal‘a neferâtlarının âlât-ı silâhları bu mahallin rûy-ı dîvârlarında tezyîn olmuşdur (---) (---) (---) (---).
EÇS VI 164b
Der-beyân-ı ibret-nümâ-yı cisr-i azîm-i Mostar
EÇS VI 164b
Sene (---) târîhinde bu cisr-i vâcibü's-seyri dahi Sultân Süleymân Hân'ın fermânıyla Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân Ağa bir kantara-i azîm inşâ etmişdir kim gûyâ kavs-ı kuzah gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olup bir kayadan bir kayaya bir tâk etmişdir kim gûyâ Bağdâd-ı behişt-âbâdda tâk-ı Kisrâ'dır. Şehr-i Mostar'ın tâ vasatından cereyân eden nehr-i Neretva üzre bu püll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı kal‘a olmak ile şehrin bir tarafından bir tarafına bu sırâtdan gayri yerden ubûr olunmak bir vech ile mümkün değildir.
EÇS VI 164b
İmdi sâmi‘înden olan ihvân-ı vefâya şöyle ma‘lûm ola kim bu abd-i kemter Evliyâ-yı bî-riyâ bu âna gelince yigirmi yedi yılda pey-ender-pey seyâhat edüp on altı pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr edüp niçe kerre yüz bin âsâr-ı binâlara im‘ân-ı nazar ile nazar edüp Vilâyet-i Erzurûm'da Hasan kal‘ası kurbunda nehr-i Araz üzre ibret-nümâ Çoban Köprüsü ve Erzurûm ile Malazgird mâbeyninde yine Araz nehri üzre Altunhalkalı cisri ve kal‘a-i Hazzo ile kal‘a-i Mefârıkîn arasında Batman cisri ve Hasankeyf kal‘ası cisri ve nehr-i Âsî üzre Antakiyye pülli ve Misis'de Cihân kantarası ve Adana cisri ve Tarsus cisri ve Sivas'da Eğriköprü ve Kızılırmak üzre Çâşnigîr sırâtı ve Kızılırmak üzre Osmâncık cisri ve nehr-i Sakarya üzre Sultân Bâyezîd'in Geyve kasabası cisri ve diyâr-ı Anadolu'da niçe yüz cisr-i ibret-nümâlar var, ammâ bunlar ibret-nümâlardır:
EÇS VI 164b
Diyâr-ı Rûm'da olan vâcibü's-seyr Süleymân Hân ve Selîm Hân-ı Sânî'nin Çekmeceler cisrleri ve Burkaz cisri ve nehr-i Ergene üzre Koca Murâd Hân'ın Ergene köprüsü ve Edirne'de Mihal köprüsü ve yine Edirne'de Yeniköprü ve Sarrâchâne cisri ve Edirne kurbunda Koca Mustafâ Paşa cisri ve nehr-i Drin üzre Vişegrad pülli Koca Sokollu Mehemmed Paşa'nın on iki göz cisr-i azîmidir.
EÇS VI 164b
Ammâ bu zikr olunan cümle cüsûrlardan vâcibü's-seyr ibret-nümâ-yı bî-misâl cisr-i lâ-nazîr bu Mostar köprüsüdür kim Arab u Acem ve Rûm u Firengistân'da ve Belh u Buharâ'ya varınca tek-i pûmız var, bu hakîr eyle bir cisr-i âlî rub‘-ı meskûnda görmedim. Gerçi Kürdistân'da zikri sebkat eden Batman cisri ve Hasankeyf cisri dahi gâyetü'l-gâye musanna‘ cüsûrlardır, ammâ bu Mostar cisri eflâke ser çekmiş bir kayadan bir kayaya tâk-ı Havarnak gibi atılmış bir göz cisr-i müntehâdır kim aşağı bakanın zehresi çâk olur. Hattâ bu cisrin iki başındaki kal‘aların iç yüzdeki kapularının bir kapudan bir kapuya varınca bu Mostar köprüsünün tûlu kâmil yüz germe adımdır. On beş ayak enniliği vardır.
EÇS VI 164b
İbret-nümâ-yı diğer: Aceb ma‘rifet üzre ma‘rifet hezâr ahsend kim bu cisrin üstünden Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in rûznâmecisi İbrâhîm Efendi bu cisrin cânib-i garbîsi tarafındaki olan Tabahâne varoşu içinden nehr-i Radobola suyun bu cisir üstünden tuç künkler ile beri tarafdaki çârsû-yı bâzâr şehrine geçirüp cümle hammâmlara ve câmi‘ ve hân ve imâret [ve] medreselere ve niçe yerde çeşmelere ve'l-hâsıl kırk beş yere bu cisir üzre sular getirdiğine şu‘arâ-yı Mostar târîh-perdâzlık etmişdir, ammâ san‘at-ı şi‘riyye kasd etmişdir. Târîh: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 164b
Hulâsa-i kelâm seyyâhân-ı berr [ü] bihârân içre işidilmemiş ve görülmemişdir kim bir cisrin hem altından ve hem üstünden âb-ı revân cereyân ede, ağreb ü garâ’ibden seyr [ü] temâşâdır, ammâ Süleymân Hân-ı Gâzî binâ etdiğine târîh-i musanna‘ı budur:
EÇS VI 164b
Kudret kemeri. Sene 974.
EÇS VI 164b
Andan diğer târîh-i zîbâ:
EÇS VI 164b
Kavs-ı kuzahun aynı bu köprü binâ oldu,Var mı bu cihân içre mânendi hey Allâhım,İbretle bakup dedi târîhini bir ârif,El geçdiği köprüden biz de geçeriz şâhım.Sene 973.
EÇS VI 164b–165a
Bu cisr-i bî-nazîrin hakkına niçe târîhler vardır, ammâ hâtıra hutûr eden bunlardır. Hakkâ ki üstâd bennâ-yı selef var makdûrun sarf edüp yed-i tûlâsını ayân etmeğiçün bir kayadan bir kayaya bir kemer inşâ eylemiş kim bir mesâfe-i ba‘îdeden bu cisre nazar olunsa hemân çarhdan çıkmış zehgîr-misâl müdevver durur bir memerr-i nâs-ı bî-hemtâdır kim bunda olan tasarrufları ve letâfet ü zerâfet ü ilm-i mi‘mârî bu atlas-ı felekde böyle bir kârgerlik şîrînkârlığı bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. 165a Ve böyle kantara-i ibret-nümâ çeşm-i felek görmemişdir.
EÇS VI 165a
Ammâ hakîkatine nazar olunsa bu mahallin kayaları üzre böyle bir göz cisir yapmak iktizâ eder, zîrâ iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış kayalar ve aşağıda cereyân eden nehr-i Neretva bir minâre boyu süflâdan akup enli nehr-i azîm olmağile iktizâ hasebiyle Koca Mi‘mâr Sinân böyle bir göz cisr-i tâk-ı tumturak etmişdir. Seyyâhân-ı cihân böyle tâk-ı âlî görmemişdir.
EÇS VI 165a
Der-vasf-ı cür’et-i benî Âdem
EÇS VI 165a
Bu kantara-i bâlâ-kad böyle âsumâna serâmed binâ olmuşken ba‘zı vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibâr ve hukemâ-yı âlî-vakâr kimseler bu cisrin temâşâsına gelüp mezkûr kasreynde otururlarken şehrin niçe cür’et sâhibi sıbyânları cisir kenârında âmâde durup vüzerâ huzûrunda her bir sıbyân "Yâ Allâh" deyüp cisirden aşağı kendülerin pertâb edüp nehre atar ve kuş gibi uçar. Her bir gulâm birer san‘at ile perende-bâzlık ederek kimi baş aşağı ve kimisi bağdaş kurar ve kimisi ikişer üçer olup birbirlerin kucaklayup aşağı suya atılırlar. Cenâb-ı Allâh hıfz edüp derhâl selâmet taşra kenâra çıkup kayalardan yukaru tırmaşup cisir başına gelüp vüzerâ ve a‘yân-ı kibârlardan ihsân alırlar, ammâ gayri âdemler aşağı atılmak değil aşağı bakmağa cür’et edemeyüp zehresi âdemin çâk ve menzil-hâk olur, zîrâ bu cisrin kaddi tâ aşağı rûy-ı âba varınca seksen yedi kulaçdır. Ve nehr-i Neretva'nın umku dahi seksen yedi arşındır.
EÇS VI 165a
Ve nehr-i Neretva içinde hammâm kubbesi gibi taşlar vardır ve gayet dîvâne ve taşkın ve coşkun dîvâne akup niçe yerinde buruntu girdâbları olup yıldırım-vâr şakıyup ve ra‘d-vâr gürleyüp böyle bir dâne suya kendüyi atmak zehî cür’et-i benî Âdemdir. Ammâ el-hâsıl hemân îmân etmişlerdir. Evvel alçak kayalardan atlayup dahi âlîden pertâb ede ede idmân bulup cisrden aşağı atılırlar. Ammâ bir cür’et dahi bu şehrin ehl-i hıref sıbyânları hânelerinden üstâdlarının dükkânlarına ta‘âm getirirken iki elinde ta‘âmlar ve başı üzre nân-pâreler ve gayri eşyâlar var iken niçe gulâm-ı sâhib-cür’etler bu kadar bâr-ı sakîller ile cisir ortasında gitmeyüp cisrin iki tarafında olan ensiz korkuluğu üzre gâyetü'l-gâye sür‘at üzre seğirderek ubûr eder cerî sıbyânları var. Aklı olan âdem bu cisrin kenârına varmağa havf eder, ammâ nâ-resîde püserânlar cisrin korkulukları üzre seğirderek geçerler, garîb ü acîb temâşâlardır.
EÇS VI 165a
Ve bu cisr-i azîm olduğu kayaların iki tarafı mahûf u mehîb ve beyâz u ahmer-gûn kayaların altları ekseriyyâ boşdur kim niçe yerleri fecc-i amîkdir. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 165a
Der-defter-i esmâ-i aded-i mahallât: Cümle elli üç mahalledir. Evvelâ Koskı Paşa mahallesi,
EÇS VI 165a
Der-hakk-ı sarây-ı hânedân-ı kibâr-ı a‘yân: Cümle üç bin kırk aded cümle kârgîr binâ ve serâpâ kayağan ve kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî câ-be-câ bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen birbirlerine muttasıl zîk sarây-ı ra‘nâlardır. Cümleden (---) (---) (---)
EÇS VI 165a
Bu sarây-ı ma‘mûrelerden mâ‘adâ yine tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ vasatu'l-hâl büyût-ı zîbâlar, ammâ bu mezkûr hânumânların çoğu şehrin tâ ortasından cereyân eden nehr-i Neretva'nın cânib-i şarkîsinde olan kayalar üzre vâkı‘ olup her hânelerin şâhnişîn ve kâ‘aları ve müte‘addid hücrelerinin revzenleri ve cümle kameriyye ve maksûreleri nehr-i Neretva'ya nâzırlardır.
EÇS VI 165a
Ve nehr-i Neretva'nın karşu garb tarafı sâfî gül [ü] gülistân ve murgistân-ı bâğ-ı cinân ve ravza-i rıdvân misilli hadîka-i bostânlardır kim beri şehir hânelerinin pençereleri cümle âb-ı revâna ve bu gül [ü] gülistâna nâzır hânedânlardır. Hattâ ba‘zı hânelerin fevkânî ve tahtânî maksûrelerinden nehr-i Neretva'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd olunup herkes hânesi önünde nehr-i Neretva içre gasl edüp şinâverlik ederek kisb-i tarâvet ederler.
EÇS VI 165a–165b
Ve şehr-i Mostar'ın ma‘mûru çârsû-yı bâzâr olan cânibindedir kim cânib-i garbdan taraf-ı şarka varınca bu şehir amâristânının tûlu kâmil beş bin adımdır ve kıble cânibine iki sâ‘at tâ Bolagay kal‘asına varınca bâğ u bâğçeler ile müzeyyen olmuş vâdîdir, ammâ mâh-ı Temmûz'da bu şehrin havâsı gâyet şiddet-i hâr üzredir, zîrâ çârsû-yı bâzârın ensesi sâfî yalçın kayalara âfitâb-ı âlem-tâbın harâreti taşlara te’sîr edüp üç ay şehrin havâsı şiddet-i hâr üzre güzer eder, ammâ âdeme 165b aslâ te’sîr etmez kayalı dağlardır, zîrâ dahi şark tarafı sâfî bâğlardır. Bu şehir daracık kayalı zemînde vâkı‘ olmağile tûlânîdir, ammâ arzı yokdur, lâkin katı mahbûb ve şîrîn şehr-i müzeyyendir. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 165b
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı âbidân-ı zâhidân: Bu şehrin iki tarafında cümle kırk beş aded mihrâbdır, ammâ cemâ‘at-i kesîreye mâlik olan bunlardır kim zikr olunur:
EÇS VI 165b
Evvelâ Gazzâzlar çârsûsu kurbunda Defterdâr Paşa câmi‘inin kapusu üzre târîhi budur:
EÇS VI 165b
Mehemmed nâm defterdâr-ı âlî,Olup sâ‘î vü hayr u mâni‘ ü hayf,Düşüp bir bî-nazîr ü hûb târîh,Dedi ol demde hâtif, menzil-i dayf.Sene 917.
EÇS VI 165b
Andan cisre karîb Koskı Mehemmed Paşa câmi‘i, gûyâ bir ma‘bedgâh-ı selâtîndir kim cümle âsâr-ı binâları serâpâ rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur kim kıble kapusunın atebe-i ulyâsı üzre hüsn-i hat ile târîhi budur:
EÇS VI 165b
Hasbetenlillâh Mehemmed Paşa,Yapdı bu câmi‘i yerinde ol fusehâ,Dedi târîhin anın rûhî-i kuds,Beyt-i Rahmân u makâm-ı sulehâ.Sene 1027.
EÇS VI 165b
Andan çârsû içre Eski câmi‘, kapusu üstündeki târîhidir:
EÇS VI 165b
Men benâ mesciden fî sebîlillâhi'l-mu‘în,Târîhuhâ rahmeten aleyhi dâ’imîn.Sene 878.
EÇS VI 165b
Andan şehrin kıble tarafı nihâyetinde İbrâhîm Ağa câmi‘i, dahi kurşum örtülü kubâb-ı âlîli sâfî nakş-ı bûkalemûn-ı câmi‘-i ibret-nümûndur kim bu şehr-i Mostar'ın Koskı Mehemmed Paşa câmi‘iyle bu İbrâhîm Ağa câmi‘i şehrin âb-ı rûyı olmuşdur. Bu câmi‘-i münakkaşın kıble kapusu üzre celî hat ile târîhi budur:
EÇS VI 165b
Sâhibü'l-hayrât İbrâhîm Ağa ol kân-ı lütf,Ol muhibb-i ehl-i dil, ashâb-ı fakrın mesnedi,Çûn temâm oldu dedi hâtif anın târîhini,Mescid-i ashâb-ı dil ehl-i hakîkat ma‘bedi.Sene 1043.
EÇS VI 165b
Andan mahallât içinde Rûznâmeci İbrâhîm Efendi câmi‘i, ma‘mûr ve mazbût evkâfı dâ’im câmi‘-i bâkîdir.
EÇS VI 165b
Andan câmi‘-i Kara Göbel Beğ, gâyet müferrah ve musanna‘ kurşumlu câmi‘-i pür-envârdır, ammâ teng mahalde vâkı‘ olmağile haremi yokdur. Kıble kapusunın atebe-i ulyâsı üzre beyâz mermer üzre müzehheb celî hat ile târîhi böyle terkîm olunmuşdur:
EÇS VI 165b
Kad büniye câmiü'ş-şerîfi'l-ekrem, fî asri Sultâni'l-a‘zam es-Sultân Süleymân Hân Gâzî izze nasruhu ve zemen-i düstûr-ı mükerrem nizâmu'l-âlem hazret-i ahı'l-vezîri'l-müfahham, sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât el-Hacı Mehemmed Beğ, kad vaka‘a't-tahrîru li-târîhihi fî seneti hamsin ve sittîne ve tis‘i mi’e.
EÇS VI 165b
Ve bu şehirde kurşum ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrlar çokdur, ammâ ibâdet edilmez, cemâ‘at-ı kesîreye mâlik câmi‘ler bunlardır.
EÇS VI 165b
Ve nehr-i Neretva karşusundaki Tabahâne tarafında olan bâğ-ı İrem-misâl şehr-i (---) (---) (---) cümle altı mahalle ve beş mihrâbdır. Gerçi serâpâ bâğ-ı behiştli hânelerdir, ammâ beri büyük şehir kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir ve kurşum örtülü câmi‘ ve imâretleri yokdur, ammâ Hacı Ali câmi‘i müferrahdır ve bunun şehir tarafındaki namâzgâhı vâsi‘dir. (---) (---) (---) (---) Ve mezkûr câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS VI 165b
Der-beyân-ı mesâcid-i muvahhidân-ı mü’minân: Cümle (---) aded mahalle mesâcidleridir. Evvelâ çârsû içinde Ahmed Efendi çeşmesinin karşusunda el-Hacı Ali Ağa mescidi, câmi‘-i latîf olmağa müsta‘id bir mezgit-i kadîmdir kim kıble kapusu üzre târîhi budur:
EÇS VI 165b
Ol Muhammed Mustafâ Hakk'ın habîbi söyledi,Şol kişi kim Hak için mescid binâsın eyledi,De hulûs-ı kalb ile âsân ola târîhini,Bin on altı senede yapdı Hacı Ali mescidi.(---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)Sene 1016.