EÇS VI 166b
Der-medh-i ni‘met-i uzmâ-yı me’kûlât: Beyâz ekmeği ve yigirmi ve otuz ve kırk vukiyye gelir alabalığı sicilde mastûrdur, bir diyârda olmaz illâ Mostar'da olur.
EÇS VI 166b–167a
Der-sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i müsmirât: Memdûhâtından Şehribân narı kadar rummânı ve üzümü ve inciri ve kaysısı ve şeftâlûsü ve servî ağaçları memdûhdur. 167a
EÇS VI 167a
Der-nazargâh-ı aded-i bâğ-ı İreme-zât: Kıble tarafında Bolagay'a dak ve Tabahâne tarafında cümle on sekiz bin altmış kadar bâğ-ı merâmdır.
EÇS VI 167a
Der-şehrengîz-i tetimme-i külliyât: Hersek sancağı hâkinde şehr-i Foça ve bu şehr-i Mostar'dan ma‘mûr u müzeyyen ve şehr-i azîm yokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden her gûne meyvesi ol kadar âbdâr ve latîf olur kim incir ve üzümün ve âdem kellesi kadar dânedâr narların sâ’ir ekâlîmlere hedâyâ götürürler. Henüz letâfet ve halâveti bâkî olup tûl-ı zamânda meyvesinin reng-i rûyına ve zerre kadar lezzetine kat‘â tagayyür gelmez. Ve Tabahâne cânibinin hadîka-i cinîn gaytânlarının ve müşebbek bostânlarının cümlesinde cârî âb-ı revânlar ile ma‘mûr ve her bâğda gûnâ-gûn kasr-ı müzeyyeneler içre halkı mesrûr olup devâm-ı devlet-i pâdişâhîye müdâvemet ederler.
EÇS VI 167a
Hamd-i Hudâ bu şehirde üç gün zevk u safâlar edüp sene (---) îd-i (---) sı cümle cemâ‘at-i kesîre ile musallâda salât-ı îdin hutbesini Şeyhülislâm (---) Efendi tilâvet ederken hemân yedi nefer âdem bî-tâb u bî-mecâl olup seğirderek minbere çıkup,
EÇS VI 167a
"El-amân ey ümmet-i Muhammed, işte şu dağ ardında Loboşka kâfirleriyle ceng ediyoruz. Bize meded, bire imdâd" deyü feryâd edince hemân Şeyhülislâm,
EÇS VI 167a
"Kalkın ümmet-i Muhammed, bayram kurbânı gazâsına gidelim ve ümmet-i Muhammed'e imdâd edüp gazâ-yı ekber edelim" deyince hemân du‘â etmeden ve hutbe tamâm olmadan cümle guzât tarfetü'l-ayn içre mukaddemâ pür-silâh idiler, niçe bini piyâde ve niçe yüzü atlı ol ân dağlara düşüp ikinci sâ‘atde Loboşka nevâhîlerinde (---) (---) nâm köyde küt-â-küt cenge râst gelüp küffâr henüz galebe mahallinde iken bir kerre guzât-ı müslimîn Hızır gibi yetişüp "Allâh" deyüp kâfire yetişüp kâfir gördü kim Türk bayram gününe bakmayup yine cenge geldiler ve kâfire kılıç ile girdiler.
EÇS VI 167a
Hemân küffâr bir yaylım kurşumu yeyüp yüz yetmiş kadar küffâr hâke düşüp âhir karârları firâra mübeddel olup dağlara firâr edüp yerleri dârü'l-bevâr olup gâzîlerimiz küffârı kova kova yetmiş kadarın esîr ve elli kadar dahi kelle paça edüp ancak yedi aded fetâlarımız şehd-i şehâdet câmın nûş edüp îd-i (---) ta‘âmın halâs etdiğimiz (---) (---) kurâsında yeyüp yine sâlimîn ü gânimîn vakt-i asrda sürûr [u] şâdumânlar ederek niçe bin tüfengler atarak esîrlerimizle ve kelleleri ârâyiş-i nîze ederek alay-ı azîm ile şehr-i Mostar'a girüp henüz ol gün îd-ı haccu'l-ekber oldu.
EÇS VI 167a
Hakkâ ki şecî‘ ve yarar ve nâmdâr u dilâver, server, hünerver yiğitleri olur, ammâ Müftîzâde Ahmed Ağa ol gün Rüstemâne savaş-ı perhâş etmişdir kim Sâm u Nerîmân ol mertebe ceng etmemiş ola. Cümle halkı gâzîler ve garîbü'd-diyâr muhibbi ve velî'n-ni‘am sofra sâhibi keremkâr âdemleri vardır.
EÇS VI 167a
Ba‘dehu bu şehrin cümle a‘yânından mektûblar alup ve kamusıyla vedâlaşup ve hakîre elli aded piyâde şehbâz refîkler verüp cânib-i garba 8 sâ‘atde Lipete yaylası ormanı ve sengistânı içre kâfirin pusu yerlerin selâmetle geçüp,
EÇS VI 167a
Menzil-i kulle-i cây-ı amân-ı Lipete: Bu sene-i m[üb]ârekede Köpürlüzâde Kethudâsı İbrâhîm Ağa bu Mostar'da neşv u nemâ bulmak ile Mostar ile Bosna-sarâyı mâbeyni emn [ü] amân olsun içün ve Uskok kâfiri yolları sedd olmağiçün bu kulleyi hasbetenlillâh kendü mâlıyla binâ edüp dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı ve derûn-ı kullede bir mescidi ve beş katında cümle elli aded mücerred yiğitlerin hücreleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve beş aded şâhî topları ve bir anbârı ve bir çâh-ı mâsı ve bir demir kapusu ve kulle-i müdevverenin zirve-i a‘lâsı üzre şindire tahta örtülü kulle-i azîmdir. Ve bu burc-ı metîn şerefiyyetine etrâf-ı kullede henüz elli aded hâneler amâr olmada idi.
EÇS VI 167a
Bu kulleden kalkup yine cânib-i şimâle sengistânlık içre evc-i âsumâna ser çekmiş dıraht-ı müntehâlar içre 4 sâ‘atde,
EÇS VI 167b
Hersek sancağında paşanın hâssı voyvadası hükm eder ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve a‘yânı ve şehir kethudâsı ve harâc emîni ve muhtesibi ve bâcdârı vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur.
EÇS VI 167b
Eşkâl-i zemîn-i imâreti: Nehr-i azîm Neretva kenârında bir vâsi‘ dereli ve depeli ve kayalı ve bâğ u bostânlı yerde nehr-i Neretva'nın iki tarafı ma‘mûr şehirdir, ammâ Neretva nehrinin karşu tarafındaki şehr-i Kilis sancağı hükmünde olup başka voyvadalıkdır, ammâ ol tarafı ol kadar ma‘mûr değildir. Ve nehr-i Neretva üzre bir ağaç cisr-i kebîr ile beri şehirden karşu şehre ubûr olunur.
EÇS VI 167b
Ve cümle iki tarafı altı aded mahalledir ve cümle altı yüz hâne kayağan örtülü ol kadar vâsi‘ ve mükellef hânedânlar yokdur, lâkin bâğçeleri çokdur.
EÇS VI 167b
Ve cümle sekiz mihrâbdır, ammâ (---) (---) câmi‘i bir minâreli mükellef câmi‘dir. (---) (---) (---) (---) Ve cümle (---) mahalle mesâcidleridir.
EÇS VI 167b
Ve cümle iki aded medrese-i sûhtevâtdır. Ve cümle üç aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhândır.
EÇS VI 167b
Ve cümle iki yerde hânkâh-ı dervîşândır ve cümle bir küçük hammâmı vardır, ammâ havâsı ve mâsı latîfdir.
EÇS VI 167b
Ve cümle iki hânı var, bir hânı dahi karşudadır. Ve cümle yetmiş beş kadar dükkânları var. Ekseriyyâ demirci kârhâneleridir, zîrâ bunda yapılan demir âleti Çaniçse kasabası haddâdları yapamaz. Hattâ Foniçse kılıcı derler bir seyf-i zülyezeni var kim diz ursan iki kat olup yine dosdoğru olur bir şemşîr-i miczemi olur kim misli meğer Alaman'da ola. Ve pala kılıç ve kassâb sâtûru ve niçe gûne âlât-ı harbe müte‘allık musanna‘ demir şeyler inşâ ederler, zîrâ dağlarında ma‘den-i hadîdi ve cibâllerinde kömürü dahi çokdur.
EÇS VI 167b
Ve âb [u] hevâsı yaylak olmağile Mostar gibi inciri ve zeytûnu ve narı olmaz, zîrâ yaylakdır, ammâ halkı gâyet garîb-dost ve ekseriyyâ ehl-i sanâyi‘ ü tüccâr ve sâhib-i post kimesneleri vardır.
EÇS VI 167b
Ve dahi Hersek sancağı bunda tamâm oldu, ammâ hayli vâsi‘ vilâyetdir kim hamd-i Hudâ cümle kurâ vü kasabâtları ve şehrleri ve kılâ‘ları ve cümle yaylaların seyr [ü] temâşâ etdik. Bu diyâr Hersek'in şark tarafı Arnavudistân'ın İskenderiyye sancağıyla müşâ olup Sührâb Mehemmed Paşa ile nehb ü gâret etdiğimiz nâhiye-i Pive ve nâhiye-i Nikşik ve nâhiye-i Bangan ve nâhiye-i Zatarnak ve nâhiye-i Durobnak, bu mezkûr nevâhîler Hersek paşalarına her bâr mutî‘ olmayup harba ucuyla söyleşirler, İskenderiyye ile müşâdır ve kıble tarafı Bundukanî Venedik'inin Kotur ve Perast kal‘alarıyla hem-çetdir ve cenûb cânibinde Dobra-Venedik ile hem-hudûddur.
EÇS VI 167b
Ve bu Foniçse tarafının garbında Kilis sancağıyla müşâ olup mâbeyne-hümâlarında mezkûr nehr-i Neretva hudûddur. Ve taraf-ı şimâlîsi Bosna sancağıyla sınırdaşdır. Ve semt-i şarkda Rûmeli eyâletinde Vuçitrin sancağındaki Istarı Ulah hâssının hâkiyle hem-hâkdir. Ve kıbleye meyyâl Dukagin sancağı hâkiyle müşâ olup gâyet vâsi‘ ve ma‘mûr sancakdır. Hudâ dahi ziyâde amâr ede ve ınkırâzu'd-devrân dest-i Âl-i Osmân'da ber-karâr ve mü’ebbed ola, âmîn ve yâ mu‘în.
EÇS VI 167b
Ba‘dehu bu kasaba-i Foniçse'den kalkup şark tarafına taşlıklı dallar ve beller aşup 10 sâ‘atde Biyelemik yaylasın aşarken yayla içinde,
EÇS VI 167b
Menzil-i Abdi Ağa ocağı: Bir metîn kullesi var, etrâf-ı hânedânı cümle kal‘a-misâl dîvârlı sarây-ı azîmdir. Ve Biyelmik nâhiyesi, Bosna sancağı hâkidir. Bu hânedânda bir gece mihmân olup ve gayri refîkler alup andan yine semt-i şarka bir sâ‘atde,
EÇS VI 167b
Karye-i Tuşile, andan 2 sâ‘atde karye-i Raknipçe, bunlar ma‘mûr müselmân köyleridir. Andan 4 sâ‘atde,
EÇS VI 167b
Aksular yaylası: Bir acâ’ib yayla-yı çemenzâr-ı lâlezârdır kim misli meğer Bosna'da Köprez yaylası ve Hersek'de Çemerne yaylası ve Yezero yaylaları ola, ammâ bu Aksu yaylası gâyet ma‘mûrdur. Andan 4 sâ‘atde,
EÇS VI 167b
Menzil-i karye-i Bireniçe: Bosna hâkinde bir bâğlı ve bâğçeli ve bir vâsi‘ öz içinde bir câmi‘li ve yüz elli aded kayağan örtülü ma‘mûr Çengîzâdeler ze‘âmeti âbâdân köydür. Andan 4 sâ‘atde cânib-i şarka gidüp,
EÇS VI 167b
Menzil-i şehr-i azîm sarây-ı tahtgâh-ı Bosna: Bu şehre dâhil olunca hâne-i bî-minnetimiz olan Musli Efendizâdelerin sarâyında mihmân olup üç gün sohbet-i hâslar etdik. Mukaddemâ bu şehr-i ma‘mûra sene 1069 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimize geldiğimiz mahalde bu şehir ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur.
EÇS VI 167b
Ba‘dehu bu mahalde cemî‘i meşâyihân u ulemâ vu sulehâlardan hayr du‘âlar ve a‘yân-ı kibârdan niçe ihsânlar alup,
EÇS VI 167b
Şehr-i Bosna-sarâyından Kanije kurbunda Yenikal‘a gazâsına gitdiğimiz menâzilleri beyân eder
EÇS VI 167b–168a
Evvelâ şehr-i Sarây'dan yine cânib-i şarka 4 sâ‘atde menzil-i karye-i Mokra, andan karye-i Kılaniça'yı geçüp şâhrâh ile şimâl tarafına 6 sâ‘atde, 168a
EÇS VI 168a
Menzil-i karye-i Çopur İmâm: Bir câmi‘li ve iki yüz ma‘mûr hâneli köydür. Andan 10 sâ‘atde,
EÇS VI 168a
Menzil-i Yeni kasaba-i ibret-nümâ: Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Koca Mûsâ Paşa bu kasabayı inşâ edüp cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem edüp Bosna eyâletinde hâs-ı hümâyûndur ve yüz elli akçe pâyesiyle olduğu kadar kazâcıkdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ kasaba-i ra‘nâcıkdır.
EÇS VI 168a
Ve cümle Mûsâ Paşa'nın bir temâşâgâh-ı vâcibü's-seyr bir câmi‘i var kim cümle der [ü] dîvârları ve mihrâb u minberi ve kapusu kemerleri ve bir serâmed minâre-i musanna‘ı serâpâ zümürrûd-misâl yeşil taşdan bir câmi‘dir kim kaçan âfitâb-ı âlem-tâb bu câmi‘e dokundukda bu câmi‘in der [ü] dîvârları ve minâresi yeşil zümürrûd gibi şa‘şa‘a urur, bir garîb ü acîb yeşil ma‘den taşdır kim bir diyârda böyle bir ahzar-gûn câmi‘-i ibret-nümûn görmemişdir.
EÇS VI 168a
Ve cümle üç mahalle mescidi ve cümle bir tekye-i Halvetî ve cümle bir mekteb-i çelebi ve cümle iki aded hân-ı tüccârân ve cümle bir aded hammâm-ı gâsilân ve cümle on sekiz dükkân-ı ehl-i hırefdir.