EÇS VI 170b
Süleymân Hân Belgrad'ı feth etdikde kal‘a içinden amân ile çıkan Nemse küffârı bunda iskân etdirilmeğile Nemse kasabası derler. Sirem sancağı hâkinde beğinin voyvadalığıdır. Yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Kethudâyeri, yeniçeri serdârı ve Budin kulu serdârı ve muhtesibi ve gümrük emîni ve harâc emînleri vardır, ammâ iskelesinde emîni ve harâcı Budinli aklâmıdır, ammâ bâğı ve bâğçesi bî-hisâb olup a‘yân [u] eşrâfı çokdur.
EÇS VI 170b
Amâristânı, cümle nehr-i Sava kenârında bir vâsi‘ çemenzâr sahrâ-yı lâlezârda gâyet mahsûldâr hâk-i Sirem ve mânend-i bâğ-ı İrem-misâl bir ma‘mûr ve şîrîn Nemse kasabasıdır kim cânib-i şimâlinde kasaba-i Mitroviçse 4 sâ‘at karîbdir, ammâ bu kasaba-i Nemse cümle tokuz mahalle ve cümle bin kırk aded tahtânî ve fevkânî mükellef ve müzeyyen vâsi‘ sarâyları da vardır, ammâ bu Sirem diyârında taş olmamağile ekseriyyâ evleri tahta şindire ile mestûr olup ve serâpâ tahta havlılı büyût-ı ra‘nâlardır. Üç mahallesi Sırf ve Bulgar'dır ve iki mahallesi kefere-i Latin-i füccârdır. Ve cümle on dörd aded mihrâbdır. (---) câmi‘i,
EÇS VI 170b
Ve cümle (---) aded mahalle mesâcidleridir. Ve cümle iki aded medrese-i dârü'l-ulûmdur. Ve cümle iki aded mekteb-i ciğer-kûşe-i püserândır. Ve cümle üç aded tekye-i erbâb-ı tarîk-i dervîşândır.
EÇS VI 170b
Ve cümle (---) aded hân-ı tâcirândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı gâsılândır, ammâ ev hammâmları çokdur. Ve cümle yüz on aded dükkânları vardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin bu kasaba Mitroviçse kasabasından ma‘mûrdur, zîrâ nehr-i Sava kenârında iskele-i azîmdir. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan halkı zinde olup câ-be-câ mahbûbları da bulunur.
EÇS VI 170b
Ve memdûhâtından beyâz ekmeği ve yağı ve balı ve beyâz kirazı meşhûrdur. Ve gâyet ganîmet kasaba olduğundan cümle halkı tüccâr ve ehl-i zevk, oda sâhibi müsâfirîne ri‘âyet eder garîb-dost kimesnelerdir. (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS VI 170b
Andan kalkup cânib-i şimâle 7 sâ‘at gidüp palanka-i Tovarnik'i geçüp 3 sâ‘atde,
EÇS VI 170b
Menzil-i palanka-i Sotin: Mukaddemâ Uyvar gazâsına giderken memdûhdur. Andan yine cânib-i şimâle 5 sâ‘atde,
EÇS VI 170b
Menzil-i kal‘a-i Vulkovar: Mukaddemâ bu dahi mevsûfdur. Andan 8 sâ‘atde,
EÇS VI 170b
Menzil-i kal‘a-i Ösek: Bu mahalde Sadrıa‘zamın Kanije kal‘ası imdâdına henüz gitdiğinin haberin alup biz dahi Ösek'den bin beş yüz kadar pür-silâh asker ile,
EÇS VI 170b
Kanije kal‘ası istihlâsına gitdiğimiz menâzilleri ve çekdiğimiz meşakkati beyân eder
EÇS VI 170b
Evvelâ Ösek'den kalkup cisr-i azîm ve Tobla'dan geçüp ve dahi palanka-i Darda'yı geçüp ve ol mahalde nehr-i Dırava üzre gemiler ile inşâ olunmuş cisri geçüp cânib-i garba Maslovin kal‘ası üzre gitmesine müşâvere edüp giderken Yakovalı alaybeğinin çaşıtlarına râst geldik. Biz anları kâfir zann eyledik. Meğer anlar tebdîl-i kıyâfet mü’min ü muvahhidler imiş. Hemân anlar bize eydir:
EÇS VI 170b
"Bire âdemler, Maslovin kal‘asından nehr-i Dırava'yı geçmizsiz, cihânı kâfir dutup hâlâ kâfir Kanije'yi küt-â-küt döğmede. Yarınki gün top sadâların istimâ‘ edersiz. Vezîria‘zam ise dahi Seğitvar kal‘asında asker-i deryâ-misâl cem‘ etmede. Siz Maslovin iskelesine giderseniz hemân kendi ayağınızla kâfirin içine girirsiz" deyince cümle Pojaga kal‘ası ve Yakova kal‘ası ve Ösek kal‘ası gâzîleri müşâvere edüp kal‘a-i Valpova üzre gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde derd-i mihen çekerek,
EÇS VI 170b–171a
Lisân-ı Boşnakça (---) (---) demekdir. Bânîsi Zirin hersekleridir, ammâ fâtihi sene 950 târîhinde Sultân Süleymân Ustolni-Belgrad ve kal‘a-i Üstürgon fetihlerine giderken Anadolu askeriyle İbrâhîm Paşa'yı 171a ve Rûmeli beğlerbeğisi Koca Ahmed Paşa'yı talî‘a-i asker ve pîşvâ-yı cünd-i muzaffer edüp Böğürdelen kal‘ası önünden Sava nehri üzre cisrden cümle asâkir-i deryâ-misâl ubûr edüp cümle cünûd-ı müslimînden mukaddemce Köstendil sancağı Beği Hızır Beğ, Avlonya Beği Mesîh Beğ ve Yahyâ Paşazâde İnebahtı Beği Ahmed Beğ on bin asker ile Ösek kal‘asından birkaç aded balyemez toplar çıkarup bu Valpova kal‘asını muhâsara edüp cenge âheng etdiklerinde bir ceng-i azîm ederken gerüden Serdâr Koca Ahmed Paşa ile Anadolu vezîri dahi gelüp germâ-germ savaş-ı perhâş ederler, ammâ derûn-ı hisârda mahsûr olan küffâr bâtıl dînleri gayretine bezl-i cân edüp yedi gün yedi gece ceng-i azîm edüp kal‘anın handakın guzât-ı müslimîne göstermezler.
EÇS VI 171a
Âhirü'l-emr bizzât Sultân Süleymân Hân ceng üzre gelüp serâperde-i Süleymânîsinde meks edince derûn-ı hisârdaki küffâr-ı dalâlet-şi‘ârın deryâ-misâl asâkir-i müslimîni görünce akılları başlarından gidüp kal‘anın burc [u] bârûları üzre beyâz istîmân peykerlerin diküp istîmân edüp kal‘a miftâhların bizzât Süleymân Hân'a vermeyince kal‘ayı dest-i İslâm'a vermediler ve "Kal‘adan çıkup Şıklofça kal‘asına gitdiler" deyü bu gazâ-yı garrâda hâzır olan ihtiyârlardan istimâ‘ edüp tahrîr etdik.
EÇS VI 171a
Ammâ bu kal‘a-i üstüvâr Süleymân Hân tahrîri üzre Pojaga sancağı beğinin voyvadalığıdır ve yüz elli akçe pâyesiyle niyâbetdir. Budin yeniçerisi serdârı ve kal‘a dizdârı ve iki yüz aded merdüm-i hisârı vardır.
EÇS VI 171a
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Valpova: Nehr-i Kraşinçe ile handakı leb-ber-leb bir düz alçak çemenzâr yerde tula binâ bir sarây-ı azîm-misâl bir küçük kal‘adır, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. Handak kenârınca gird-â-gird cirmi kâmil beş yüz adımdır ve handakı gâyet vâsi‘ ve amîkdir. Ve bu nehr-i Kraşinçe Ösek'den beri iki sâ‘at bir ağaç cisir altından gelüp bu kal‘a handakına uğrayup nehr-i Dırava'ya mahlût olur.
EÇS VI 171a
Ve bu kal‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir kapular dahi vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn-ı münakkaşdır.
EÇS VI 171a
Ve derûn-ı hisârda dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve kapucular ve mehterânlar hânesinden gayri anbâr ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı imâretden bir şey yokdur.
EÇS VI 171a
Ve bu kal‘a şekl-i murabba‘dır ve çâr-kûşesindeki kulleler şindire tahta örtülüdür. Ve kullelerde şâhî serâmed topları olup kal‘a dîvârı elli arşın âlî hâşıtlardır. Ve bu kal‘a önünde cisir aşırı iki aded vîrân kulleleri var. Kaçan kim Süleymân Hân asrında bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde bu vîrân kulleleri meteriz edinüp asker-i İslâm bu kullelerden kal‘ayı zebûn etmişlerdir. Ve kal‘anın batı tarafındaki rûy-ı dîvârda dahi top gülleleri kelle kadar saplı durur.
EÇS VI 171a
Eşkâl-i varoş-ı Valpova: Kal‘adan handak aşırı cânib-i kıbleye meyyâl bir küçük varoşdur, ammâ ma‘mûrdur. Cümle üç mahalle ve cümle iki yüz aded şindire tahta örtülü evlerdir.
EÇS VI 171a
Ve cümle beş mihrâbdır. Ve cümle bir medrese ve cümle bir mekteb ve cümle bir tekye ve cümle bir hammâm ve cümle iki hân ve cümle yigirmi dükkân ve cümle iki bin kadar bâğ-ı cinândır.
EÇS VI 171a
Âb [u] hevâsı latîf yerdir, ammâ gâyet cezîre yerdir, ammâ bu varoşun dahi etrâfı sarp handakdır ve düşman havfinden şarampavlı paçarızlardır.
EÇS VI 171a
Ba‘dehu bu kal‘adan kalkup cânib-i garba 3 sâ‘at gidüp nehr-i Dırava kenârına varup düşman havfinden fi'l-hâl dağların ormanların kesüp etrâfımıza şarampavlar edüp tarfetü'l-ayn içre mümkün olduğu mertebe handaklar kazup içine girdik.
EÇS VI 171a
Ba‘dehu (ba‘dehu) gemilerle ve sallarla ve potlar ile karşu tarafa geçmeğe mübâşeret olundu. Hattâ ol gün vâfir asker geçüp beri tarafda asker az kaldı. Allâhümme âfinâ tarafeynden bir düşman zâhir olsa beriden öteye ve öteden beriye aslâ imdâd olamaz. Hemân hakîrin cân başıma sıçrayup cümle esbâbları bir çırnık kayığa koyup Tatar tarzı atları suya urup yaldadılar. Cümle serhad gâzîleri âlem-i hayretde kaldılar.
EÇS VI 171a
Hamd-i Hudâ atlara ve hakîre ve hüddâmlarıma bir zarar olmayup karşuya ubûr etdik, ammâ vakt-i sabâh sovuğu olmak ile atlar ve hüddâmlar üşüyüp derhâl atları eğerleyüp süvâr olup birkaç müşvârlar edüp atlar ve hüddâmlar kızup tâ vakt-i zevâle dek askerin gerisi de geçüp nehr-i Dırava kenârından cânib-i garba dağlar ve ormanları 3 sâ‘atde geçüp,
EÇS VI 171a
Evsâf-ı hisâr-ı üstüvâr-ı bâlâ, ya‘nî binâ-yı ra‘nâ kal‘a-i Şikloş
EÇS VI 171a–171b
Lisân-ı Sırfça (---) demekdir. Bânîsi Ungurus krallarından 171b Koca Matyaş Kral binâsıdır. Ba‘dehu Süleymân Hân sene (---) târîhinde Lagoş Kralı, Mihaç sahrâsında münhezim edüp kral-ı dâl bir batakda mürd olup Budin'i feth edüp Ungurus krallığıyla Budin kal‘asın Yanoş Kral'a sadaka edüp kendüleri devlet ile Dârü's-saltanati'l-aliyyelerine azîmet etdiklerinde bu Şikloş kal‘ası banı Budin Kralı Yanoş'a mutî‘ [ü] münkâd olup niçe zamân âsûde-hâl oldu.
EÇS VI 171b
Hikmet-i Hudâ Budin'de Yanoş Kral mürd olunca bu Şikloş banı ferce bulup Beç kal‘ası çâsârı olan Ferdinand Krala tâbi‘ olup sâ’ir küffârın iğvâ ve ilkâsıyla bu Şikloş kâfirleri Ösek ve Darda ve Sirem câniblerin nehb ü gârete başlayup âhirü'l-emr sene 950 târîhinde Süleymân Hân asâkir-i zafer-me’ser ile kal‘a-i Valpova'yı feth edüp atf-ı inânın kal‘a-i Şikloş'a edüp Ösek beği Murâd Beğ ve Mihaç beği Kâsım Beğ cümle askerleriyle salt [u] sebükbâr bu kal‘a-i Şikloş'ı muhâsara edüp ba‘dehu üçüncü gün pâdişâh-ı Süleymân-ı zamân vâdî-i Şikloş'a meks-i hıyâm etdükde germâ-germ yedi gün ceng-i azîmeler olup hamd-i Hudâ sene-i mezbûrun mâh-ı Rebî‘ulâhirindeki yevmü'l-erba‘ada aşağı kal‘a bi-avnillâh feth olup cümle küffâr yukaru kaya üzre iç kal‘aya kapanırlar.
EÇS VI 171b
Âhir-i kâ[r] dördüncü gün kal‘a amân ile pâdişâh-ı cem-cenâba kal‘a miftâhların verüp Seğitvar kal‘asına giderler. Çünkim sene 950 kal‘a feth olup ibtidâ hükûmetin Mihaç beği Kâsım Beğ'e ihsân olunup hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre bu kal‘a-i Şikloş Budin eyâleti iken ba‘dehu sene 1009 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında kal‘a-i Kanije feth olup hâlâ Kanije paşasının voyvadalığıdır ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve kethudâyeri ve Budin ve kapukulu serdârı ve muhtesibi ve dizdârı ve yüz yetmiş nefer merdüm-i hisârı ve a‘yân-ı kibârı vardır.
EÇS VI 171b
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Şikloş: Bir sahrâ-yı hâmûnun tâ vasatında bî-hâ’il evc-i âsumâna kad çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir kim tâ iç kal‘asının zirve-i a‘lâsına varınca üç kat Şeddâdî metîn ve seng-tırâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Ve iç kal‘ası olan püşte-i âlî bir sivri taşdır. Mâ-takaddem bu nârîn kal‘a krallara mahsûs sarây-ı nâ-tırâşdır. Bu iç kal‘a içinde müte‘addid kâ‘alar ve dîvânhâneler ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler ile ârâste ve cihân-nümâ kâh-ı Havarnaklar ve şâhnişînler ile pîrâste bir sarây-ı vâcibü's-seyr iç kal‘adır.
EÇS VI 171b
Cânib-i şimâlinde tâ kal‘a-i Peçoy ve taraf-ı garbında kal‘a-i Seğitvar ve semt-i kıblesinde kal‘a-i Valpova nümâyân bir iç kal‘a-i cihân-bândır.
EÇS VI 171b
Ve bu iç kal‘ada Seyrântaşı demek ile ma‘rûf bir temâşâgâh kayası var, cümle sahrâ andan nakş-ı bûkalemûn nümâyândır. Ve ol tarafı gâyet sedd-i metîn dolma rıhtım sa‘b ve kavî dîvâr-ı üstüvârdır. Ve bu sarâyın dam u bâmları ve maksûreleri cümle gûnâ-gûn kiremit örtülüdür.
EÇS VI 171b
Ve bu iç kal‘ada Süleymân Hân câmi‘i var. Ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve cebehâne ve gılâl anbârı evleri var, gayri şey yokdur. Ammâ bu iç kal‘ada bir çâh-ı mâsı var kim umku kâmil seksen kulaç seng-i hârâdan kesme kayadır, ammâ suyu gûyâ âb-ı hayâtdır, lâkin nehr-i azîm gibi cereyân eder bir sudur. Bir merd-i âferîde bilmez kim bu kuyunun suyu nereden gelüp nereye gider.
EÇS VI 171b
Ve bu iç kal‘a handakı içinde bir balyemez topu var, gâyet büyük topdur. Ve cisir ile geçilir bu kal‘a-i bâlânın üç kat kapusu vardır.
EÇS VI 171b
Manzara-i aşağı kal‘a-i Şikloş: Cümle üç kat kal‘adır ve cümle on yedi aded Şeddâdî kaya kulle-i serâmedlerin tâ zirve-i a‘lâları sivri sivri tahta örtülüdür kim Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken bu kulleleri tahtalar ile örtmüş gâyet metîn ebrâclardır. Ve her kulle mâbeyni kâmil yüzer adımdır. Bu hisâb üzre aşağı kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi bin yedi yüz aded hatvedir. Ve bu kal‘anın gird-â-girdi serâpâ yalçın kesme kaya handak-ı amîk ü arız ü mehîb hafr-i azîmdir.
EÇS VI 171b
Ve cânib-i şarka bir kapusu var. İç yüzünde bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve kapudan taşra handak üzre haşeb cisri her gece makaralar ile kalkar cisr-i musanna‘dır.
EÇS VI 171b
Ve bu kal‘ada cümlesi elli aded bâğ u bâğçesiz şindire tahta örtülü tahtânî ve fevkânî ma‘mûr büyût-ı ra‘nâlardır.
EÇS VI 171b
Ve kamusu yedi aded mihrâbdır. Evvelâ Süleymân Hân câmi‘i, kenîseden velî olunmuş bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir, ammâ musanna‘ değildir, lâkin başka bir rûhâniyyet var.
EÇS VI 171b
Ve ibret-nümâsı, kal‘a kapusu üzre bir serâmed vâcibü's-seyr sâ‘at kullesi var. Ve dükelisi bir âb-ı hayât çeşmesi var kim kapu önündeki cisrin başında vâkı‘ olmuş bir sebîl-i aynü'l-hayâtın târîhi budur: