EÇS VII 11a
Ve cümle iki aded yerde hânkâh-ı erbâb-ı tarîk-i dervîşândır.
EÇS VII 11a
Ve cümle (---) aded hammâm-ı râhat-ı cândır.
EÇS VII 11a
Ve cümle elli kadar çârsû-yı bezzâzistândır. Gerçi şehrine göre sûk-ı sultânîsi azdır, ammâ yine cümle zî-kıymet metâ‘ bî-minnet bulunur. Lâkin kârgîr bezzâzistânı yokdur.
EÇS VII 11a
Ve cümle (---) aded mahalle-i müslimîndir ve üç aded müsellimân kefere mahalleleridir.
EÇS VII 11a
Ve cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî şindire tahta örtülü evleri vardır.
EÇS VII 11a
(---) Ve cümle şâhrâhları Kanije gibi tahtadan döşelidir, zîrâ bataklı yerlerdir.
EÇS VII 11a
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan dilberânları ve marâlî gözlü ve şîrîn sözlü bintânları çokdur. Memdûhâtından serbâz u serfirâz gâzîleri meşhûrdur.
EÇS VII 11a
Bu kal‘a-i Kapoşvar kurbunda olan kal‘aları beyân eder
EÇS VII 11a
Evvelâ kal‘a-i Sendebakab, Kapoşvar'a pek karîbdir.
EÇS VII 11a
Andan kal‘a-i Korotine ve kal‘a-i Depidak. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VII 11a
Der-fasl-ı tetimme-i şehrengîz-i Kapoşvar: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VII 11a
Ba‘dehu Kapoşvar'dan refîkler alup cümle ahibbâ ile vedâlaşup cânib-i şarka nısf mîl kadar {giderken bir} çemenzâr vâdî içre bir mezâristâna râst geldik.
EÇS VII 11a
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı şühedâ-yı kal‘a-i Gırıjgal
EÇS VII 11a
Evvelâ ziyâretgâh-ı şühedâ-yı Deli Mehemmed: Niçe menâkıbı vardır, ammâ ihtisâr üzre bir menâkıbın tahrîr edelim. Çünki bu gâzî Deli Mehemmed bu kal‘a-i Gırıjgal'ı muhâsara eden küffârlar üzre kal‘a kapusunu açdırır.
EÇS VII 11a
"Üç bin yiğit ile küffâr üzre hamle edelim" dedikde cümle gâzîler eydir:
EÇS VII 11a
"Deli Mehemmed şimdi henüz kurbân bayramı namâzıdır. Namâzı kılup andan bism-i İlâh ile küffâra soyunup savaş-ı perhâş edelim" dediklerinde hemân Deli Mehemmed eydir:
EÇS VII 11a
"Bire gâzîler bugün Kurbân bayramı namâzından efdal gâzîler ve şehîdler bayramıdır. Hemân kâfire uğrayalıma" deyüp kal‘adan taşra küffâra cümle guzât at depüp küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim Deli Mehemmed nâm nâmdâr-ı benâm tarfetü'l-ayn içre kırk yedi aded kâfirleri akdarup hikmet-i Bârî Deli Mehemmed dahi şehîd olup bir kâfir Gâzî Mehemmed'in kellesin kesüp kellesi teninden cüdâ olup na‘ş-ı şerîfi hâk-âlûd yatırken hemân Deli Husrev nâm ayakdaşı ol meydân-ı veğâda Deli Mehemmed'i bî-ser görüp eydir:
EÇS VII 11a
"Bire gidi Deli bugün kurbân bayramında bu Hak yoluna kurbân oldun, nâmûs değil midir, böyle ne yatırsın? Bire koma kâfir başını götürdü" deyince hemân bi-emrillâhi te‘âlâ başı kesilmiş Deli Mehemmed bir kerre yerinden kalkup bu meydân-ı ma‘rekede başın kesen küffâra yetişüp sağ eliyle küffârı atından aşağı çeküp kâfire bir muşd-ı şühedâ eyle urur kim kâfirin başı hurd olup hemân hemân Deli Mehemmed başsız küffâr içine girüp anı anda anı bunda deyerek yetdiğine birer muşd-ı pehlivânî urdukça küffârı helâk edüp gezer.
EÇS VII 11a
Hemân küffâr bu hâli görüp karârları firâra mübeddel olunca cümle guzât kâfire bir kılıç ururlar kim küffârdan bir cân kurtulmaz.
EÇS VII 11a
Hikmet-i Hudâ bu mahalde Deli Mehemmed'in refîki Deli Husrev Beğ dahi şehîd olup Deli Mehemmed gelüp Husrev Beğ'in vücûdun kucaklayup kalır. Hâlâ iki birâder bir yerde medfûnlardır kim hâlâ ziyâretgâh-ı gâzîyân-ı erbâb-ı dilândır. Rahmetullâhi aleyh.
EÇS VII 11a
Bu gazâ-yı meserret karîbü'l-ahd olmağile bu menâkıbı ol cengde hâzır olup gören ihtiyârlardan istimâ‘ edüp tahrîr etdik. Ba‘dehu bu şühedâlara Fâtiha tilâvet {edüp} yine refîklarımız ile cânib-i şarka nîm sâ‘at gidüp,
EÇS VII 11a
Süleymân Hân asrında Miloş Niski nâm kefere elinden Makbûl İbrâhîm Paşa feth edüp hâlâ bir vâsi‘ sahrâda ensesi dağlı zemîne vâki‘ olmuş çâr-kûşe bir küçük palankadır. Sahrâsında meks edüp kal‘asına girüp temâşâ etmek müyesser olmadı, ammâ Haseki ağamıza ağaları gelüp pür-silâh refîkler getirdiklerinde anlardan su’âl etdim.
EÇS VII 11a
"Bu kal‘a Kanije eyâletinde Seğitvar kazâsı niyâbetidir" dediler.
EÇS VII 11b
Bu kal‘a-i Sedd-i İskender'i Haseki Ağa bir sâ‘atde seyr-i temâşâ ederken kal‘a neferâtlarından üç yüz aded pür-silâh refîkler âmâde olup dizdâr ağanın ta‘âmın tenâvül edüp bu kal‘ada yatmadan yine cânib-i şarka bir sâ‘atden eksikde,
EÇS VII 11b
Evsâf-ı kal‘a-i Türbe-i Sultân Süleymân Hânaleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân:
EÇS VII 11b
Sene 974 târîhinin mâh-ı Saferü'l-muzafferinin evâhirinde Sultân Selîm-i Sânî ibn Süleymân Hân binâsıdır. Pederi Süleymân Hân bu Seğitvar gazâsı altında kal‘a feth olmazdan üç gün mukaddem merhûm olup müdebbir Sokollu Vezîr Süleymân Hân'ın merhûm olduğun ebedü'l-ebed ifşâ etmeyüp "Sağdır" deyü ke'l-evvel hizmetler edüp derhâl cenâze-i Süleymân Hân'ın batn-ı şerîfin yarup ûd u amber ve tuz ile salamura edüp emâneten yere korlar ve kalb-i şerîfleri ve sâir ciğer ve bağırsak makûlesi eşyâların bu kal‘a mahallinde altun leğen ile defn ederler. Ba‘dehu Selîm Hân cülûs etdükde bu kal‘ayı ve türbe-i pür-envârı inşâ ederler.
EÇS VII 11b
Seğitvar'a bir sâ‘at karîb Süleymân Hân'ın otağı cirminde bir püşte-i âlî üzre Seğitvar'ın şarkında bâğlı ve bâğçeli bir mesîregâh yerde şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki‘ olup cümle sahrâ-yı Seğitvar bu kal‘adan nümâyân olup cümle Seğitvarlı bunda gelüp teferrüc ederler.
EÇS VII 11b
Kal‘ası cümle palankadır. Cânib-i şimâle mekşûf bir kapusu ve handakı üzre cisri asmadır. Sene 1074 târîhinde küffâr gelüp bu kal‘ayı ihrâk edüp Süleymân Hân'ın türbe-i pür-envârı içini kazup Süleymân Hân'ın altun leğen içindeki kalbi ve bağırsakların bırağup altun leğeni almak murâd edinen keferelerden üç nefer küffâr-ı hâksâr bi-emrillâhi te‘âlâ kupkuru kadîd olup mürd oldukların cümle küffâr görüp kurşumlu türbe-i pür-envârın münhedim etmeyüp hâlîçeleri ve sâ’ir şem‘dânların cümle bırağup ancak kubbe-i âlîsi üzre altun ile mutallâ ol alem-i musanna‘ı alup küffâr Kanije yanındaki Yenikal‘a'ya götürüp hamd-i Hudâ iki kal‘ası dahi feth olup kal‘a ortasındaki kapu üzre alem-i şerîf bulunup yine bu türbe-i pür-envâr üzre ke'l-evvel vaz‘ olundu.
EÇS VII 11b
Ba‘dehu bu sene 1074 Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in fermânıyla bu türbe kal‘ası müceddeden eyle amâr oldu kim evvelkiden bin kat ziyâde metîn ve şekl-i murabba‘ ve dahi vâsi‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil bin beş yüz adım oldu.
EÇS VII 11b
Ve palanka dîvârları ve handakı dahi metîn ve müstahkem oldu. Mukaddemâ türbe-i mehbıt-ı pür-envâr ve câmi‘ ve mescid ve medrese ve hân ve hammâm ve tekye ve dekâkîn hayrâtları cümle Selîm Hân-ı Sânî'nin iken bu sene-i mübârekde cümle Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ hayrâtı olup gâyet ma‘mûr olmuş. Hâlâ dizdârı ve yüz nefer merdüm-hisârı ve müstevfâ cebehâneleri var ve hâkim-i şer‘i Seğitvar kadılığı nâ’ibidir.
EÇS VII 11b
Bu kal‘ayı temâşâ edüp Süleymân türbesin ziyâret edüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet etdikden sonra yine bunda yatmayup cânib-i şarka meyyâlce kal‘a-i Peçoy'a uğramayup Peçoy-ı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem sağımızda kalup İrşan nâm kûh-ı ser-bülend dahi cânib-i şarkda nümâyân kalup dağlar ve mahûf yollar ve ormanlar geçüp gâyet şiddet-i hâr çekerek 14 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 11b
Bânîsi Nedaj kral olduğundan anın ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Sene 950 târîhinde Süleymân Hân Peçoy-ı dilcûy kal‘asın feth etdikde bu kal‘a-i Nedaj kâfirleri savlet-i Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyeceklerin bilüp bu kal‘ayı amân ile verdiler, zîrâ bunun dahi cânib-i erba‘ası feth olmuşdu. Hâlâ Peçoy sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır ve seksen pâre ma‘mûr u musanna‘ kurâları vardır. Budin yeniçerisi serdârı ve kal‘a dizdârı ve yüz nefer merdüm-hisârı var, gayri hâkimleri yokdur.
EÇS VII 11b
Eşkâl-i kal‘ası: Bir topraklı bayır üzre şekl-i bâdemî iki kat çit palanka-i metîn dîvârlı ve handakı hayli amîk ve kıbleye nâzır kapusu önünde gâyet musanna‘ kemendli ve fendli asma zemberekli cisri var ve içinde kenîseden bozma Süleymân Hân câmi‘i ve ancak kırk kadar tahta örtülü daracık evleri var.
EÇS VII 11b
Taşra varoşu: Yüz mikdâr[ı] şindire tahta örtülü sehel vâsi‘ câ-be-câ bâğçelice evleri ve bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir tekyesi ve bir mektebi ve bir hâncuğazı ve bir küçük hammâmcuğazı ve yigirmi aded kifâyet mikdârı dükkânları var, ammâ bâğları ve bâğçeleri ve müşebbek bostânları bî-hisâbdır. Hatta meyve zamânı olmağile haseki ağaya seksen gûne emrûd getirdiler kim sicilde mastûrdur. Ve sâ’ir meyve-i âbdârları ana göre kıyâs oluna.
EÇS VII 11b
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir ve Macar re‘âyâlarının mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur. Kal‘anın cânib-i garbına nâzır bir bayır üzre cihân-nümâ bir haşebden mebnî bir kasr-ı mesîregâhı var kim mecma‘u'l-irfân bir kân-ı âyende vü revendegândır.