EÇS VII 15b
Bu dahi iki kat haşeb kapu-yı musanna‘dır ve cisri bunun dahi asma zemberekli dörder yerden makaralar ile kalkar kantaralardır kim her gece bevvâblar bu cisrleri kaldırup her cisr üzre üçer yüz âdem nevbet bekler, zîrâ bu kal‘anın bir havf edecek yeri bu cüsûrlardandır. Hudâ hıfz ede.
EÇS VII 15b
Bu varoş cümle iki mahalle-i müselmân ve altı mahalle-i küffârândır. Ve cümle büyût-ı müslimîn ve müşrikîn bin yüz seksen aded yine şindire tahta örtülü ekseriyyâ tahtânî yalın kat fukarâ hâneleridir, ammâ gâyet vâsi‘ evlerdir.
EÇS VII 15b
Ve cümle iki câmi‘dir. Evvelâ Surut câmi‘i, tarz-ı kadîm bir câmi‘-i atîkdir, ammâ cemâ‘ati vefret üzredir. Biri dahi Polata câmi‘idir. Mâ‘adâ beş aded mesâcidlerdir. Ve cümle bir tekyesi var ve cümle seksen kadar dükkânları var, ammâ hân ve hammâmı ve gayri imâretleri yokdur.
EÇS VII 15b
Bî-medh-i deyr-i râhibân-ı bıtrîkân: Cümle üç aded ma‘mûr kenîseleri vardır. İkisi Sırf u Bulgarların ve biri Macar-ı füccâr keferelerinindir.
EÇS VII 15b
Der-vasf-ı Varoş-ı Beşli: Ustolni-Belgrad'ının Budin Kapusu'ndan taşra cânib-i şimâlde handak kenârında kefere a‘sârında iki bin hâneli varoş-ı azîm imiş. Hâlâ birkaç kerre muhâsaralar görmek ile bu rabta harâb olmuşdur, zîrâ küffâr bu kal‘ayı bir iki kerre bu varoş tarafından almışdır. Anıniçün Osmânlı harâb etmişdir. Hâlâ yüz kadar hâne ve bir mahalle câmi‘i ve bir mescidi (---) (---) Baba'nın tekyesi kalmışdır, ammâ etrâfında palanka hisârı kalmamışdır. Çârsû-yı bâzârdan ve gayri imâretden bir âsâr-ı binâ yokdur.
EÇS VII 15b
Der-mesîregâh-ı aded-i cinân-ı ravza-i Rıdvân
EÇS VII 15b
Bu Beşli Varoş'unun şarkîsi tarafında bir top menzili mesâfe-i ba‘îde yerlerin cümle dağları ve bayırları serâpâ yedi bin aded bâğ [u] bostân ve cinîn ü gaytânlardır.
EÇS VII 15b
Bu bâğların cümlesinde birer maksûre külbe-i ahzânlar ve kâ‘a ve matbah ve âb-ı hayât kuyular mukarrerdir. Cemî‘i Ustolni halkı üç ay bunda safâ ederlerken birkaç kerre küffâr bu bâğları basup niçe yüz ünâs-ı Muhammedi esîr edüp götürmüşdür.
EÇS VII 15b
Âhır-ı kâr Budin vezîri Kara Murtaza Paşa bu bâğların tâ ortasında bir till-i refî‘a üzre İslâmbol'da hemân Galata Kullesi gibi şekl-i müdevver ve serâmed bir kulle binâ edüp topları ve tüfengleri ve elli aded neferâtları ve demir kapusu ile âmâde bir kal‘a-yı âzâde inşâ edüp şeb [ü] rûz elli yiğit nevbet beklerler.
EÇS VII 15b
Ve ba‘dehu bu kulle kifâyet etmeyüp Belgrad bâğları amâr olup çok olmağile bâğların bir mahalli yerinde hâlâ vâlî-i vilâyet Hacı Mustafa Paşa bir kal‘a-i serâmed-misâl bir kulle binâ etmiş kim Murtaza Paşa'nın kullesinden metîn olmuş ve kapusunu dörd âdem kaddi bâlâ kemendler ile urûc olunur demir kapu etmiş. Bunda dahi elli yiğit ve top u tüfeng ve sâ’ir cebehâneler âmâde olup neferâtları nevbet bekleyüp eğer küffâr bâğlardaki âdemlere gelirse beş sâ‘at yerden küffârı görüp top atup cümle erbâb-ı merâm kal‘alar altına gelirler, zîrâ kal‘a yarım sâ‘at ba‘îddir.
EÇS VII 15b
Derhâl kal‘adan top sadâsın istimâ‘ etdiklerinde üç dörd bin âdem bâğlar içine gelüp küffârı tecessüs ederler. Eğer küffâr bâğlardan âdemler aldıysa kâfiri kova kova esîrleri elbette bırakdırırlar. Eğer küffâr âdem almadıysa küffârı tâ Tata ve Papa ve Pirespirim kal‘alarına varınca kovup elbette kâfirden esîr alırlar ve sâlimîn ü gânimîn Belgrad'a gelirler. Ve bu bâğlarda bî-hadd ü bî-kıyâs gûnâ-gûn mesîregâhlar vardır, ammâ evsâfın tahrîr etmeğe vakit yokdur.
EÇS VII 15b
Der-sun‘-ı Hudâ güzîde müsmirâtından yigirmi gûne âbdâr engûrü ve şeftâli ve emrûdu ve eriği vefret üzredir. Ve,
EÇS VII 15b–16a
Hevâ-yı hûb-ı câvidânı: Gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi ve Macar güzelleri bir serhadde yokdur. Gâyet sîm-ten şahme-misâl nerm u râm kızları olur. Gerçi hayâsızlardır, ammâ bî-hayâ, ya‘nî kalîlü'l-edeb değillerdir. 16a Cümle
EÇS VII 16a
Der-kıyâfet-i kabâ-yı nisvân-ı sâhib-nisyânları: Siyâh ferrâce geyüp yassı terpuş takye geyüp beyâz çember örtünüp müeddebâne gezerler, ammâ çarsû-yı bâzârda aslâ avret görünmek ihtimâli yokdur.
EÇS VII 16a
Der-câme-i eşkâl-i merd-i meydân: Cümle halkı kısacık çuka dolama geyüp ve kopçalı çakşır ve elvân çuka kalpak ve ihtiyârları beyâz destâr-ı Muhammedî ve ayaklarında mahmîzli kubâdî pabuçlar geyüp reftâr ederler.
EÇS VII 16a
Lehçe-i mahsûs-ı ıstılâhâtları: Cümle halkı Boşnakdır, ammâ fasîh u belîğ Macarca ve Nemsece bilirler, ammâ Türkçe'yi ol kadar bilmezler. Lâkin hodi sedi bilir gayri kelâm bilmez gâzîlerdir ve gâyet garîb-dost kerem sâhibi halîm ve halûk âdemlerdir. Ve gâyet ganîmet diyârdır. Cümle sahrâsı mahsûldârdır. Ve cümle Sırf ve Bosgak ve Macar re‘âyâları gâyet mutî‘lerdir. Ve bir vukıyye ekmek beyâz ve hâs bir akçeyedir ve bir vukıyye koyun eti iki akçeye ve sığır lahmı bir akçeye ve bir araba yükü kavun ve karpuz beş akçeyedir.
EÇS VII 16a
Der-şi‘r-i tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı Ustolni:
EÇS VII 16a
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı şühedâ-yı Ustolni-Belgrad
EÇS VII 16a
Budin Kapusu'ndan taşra Gâzî ve Şehîd Süleymân Paşa, tekyesinde yatır. (---) (---) (---)
EÇS VII 16a
Hamd-i Hudâ bu şehr-i dilâvîzde birkaç gün vâlî-i vilâyet Hacı Paşa ile zevk u safâlar edüp Haseki Ağa ile Raba nehri tarafına Sadrıa‘zama gitmeğe müşâvere edüp cümle a‘yân-ı vilâyet eyitdiler:
EÇS VII 16a
"Sultânım siz pâdişâh tarafından hatt-ı şerîf ile Sadrıa‘zama geldiniz. Sadrıa‘zam kanda idiği ma‘lûm değil. Bundan içerisi kâfiristândır. Biz sizi içeri götürmeğe kâdir değiliz" deyü kat‘î cevâb verüp birkaç gün dahi Belgrad'da meks etmeği evlâ görüp karâr vermişken hikmet-i Hudâ ol ân nehr-i Raba kenârında kal‘a-i Vaşvar'dan Kanije gâzîleriyle dağdan dağa kâfir üslûbunda âdemler sadrıa‘zamın hatt-ı şerîflerin götürüp,
EÇS VII 16a
"Sen ki Ustolni-Belgrad paşası el-Hacı Mustafa Paşasın, emr-i şerîfim vüsûl buldukda bir ân durmayup ale't-ta‘cîl asâkir-i İslâma zahîre yetişdiresin ve illâ ihmâl [ü] müsâmaha edersen başın gider" deyü böyle bir mü’ekked emr-i şerîf vârid olunca hemân Hacı Paşa bir gün bir gecede beş yüz arabaya dörder at koşup cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtların envâ‘ların arabalara tahmîl edüp ol gece Hacı Paşa ile beş bin güzîde asker olup,
EÇS VII 16a
Ustolni-Belgrad'dan Raba suyu tarafına sefere gitdiğimiz konakları ve kılâ‘ları ve çekdiğimiz âlâm-ı şedâidleri beyân eder
EÇS VII 16a
Evvelâ Belgrad'dan çıkup cânib-i cenûba bir sâ‘atde gidüp,
EÇS VII 16a
Haseki Ağa ile mukaddemâ Belgrad'a gelirken bu kal‘a-i Began tavsîf olunmuşdur. Anda cümle asker cem‘ olup yine cânib-i garba ormanlar içre âmâde pür-silâh giderek 4 sâ‘atde,
EÇS VII 16a
Lisân-ı Macarca (---) (---) demekdir. Bânîsi Ungurus krallarından Laslo Kraldır. Sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında Sinân Paşa bu kal‘ayı ve Pirespirim kal‘asın bir seferde feth etmişdir. Hâlâ Budin eyâletinde bizim Ustolni-Belgrad sancağı hükmünde subaşılıkdır ve Belgrad nevâhîsi niyâbetidir. Dizdârı ve dörd yüz merdüm-hisârı vardır, gayri zâbitleri yokdur.
EÇS VII 16a
Kal‘ası Polata dağı eteğinde şekl-i murabba‘ bir sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Cânib-i şarka bir kapusu var. Önünde handakı üzre asma cisri var. Derûn-ı hisârda üç yüz kadar hurde küçük hâneleri ve anbâr ve cebehâneleri ve Murâd Hân'ın bir küçük câmi‘i var, ammâ gâyet şecî‘ ve nâmdâr kulları var. Şeb [ü] rûz Pirespirim kâfiriyle ceng ü cidâl ve harb [ü] kıtâl etmededirler.
EÇS VII 16a
Bu Polata ve Began ve Çavka kal‘alarının cümle bin iki yüz aded neferâtları Budin defterdârından vazîfe-i mu‘ayyenelerin alırlar. Bu kal‘anın bâğ u bâğçeleri çokdur, ammâ etrâflarına kâfirden korutmak içün karavullar koyup zirâ‘at edüp bâğlarına varırlar, gâyet serhad yerdir. Eriği ve emrûdu gâyet çokdur ve âb-ı hayât sularına nihâyet yokdur.
EÇS VII 16a
Bu kal‘adan Hacı Paşa elli yiğit refîk kulağız alup cânib-i garba Bakvan dağları içre giderken azamet-i Hudâ erik ve elma ve emrûd ve kızılca ve yer vişnesi ve çilek nâm meyveler dağlarda pâymâl-i rimâl olup yatup bu ni‘met-i fâkiheleri yeyüp 3 sâ‘atde gidüp,
EÇS VII 16a–16b
Lisân-ı Macarda (---) (---) demekdir. Ervâm lisânında Karka kal‘ası demekdir. Hakkâ ki 16b dağlarında ceviz ağaçları çok olmağile karkası çokdur. Hattâ Rûm'da elsine-i nâsda darb-ı meseldir kim karka koza bakar gibi bakar dedikleri üzre karkaları çok olduğundan Çavka kal‘ası derler. Ustolni-Belgrad hükmünde subaşılıkdır ve niyâbetdir. Dizdârı ve iki yüz mikdârı merdüm-hisârı vardır. Kal‘ası Polata ve Bakvan dağları mâbeyninde bir püşte-i âlîye yapışmış bir küçük Şeddâdî binâ bir kal‘acıkdır, ammâ içine girmedim.
EÇS VII 16b
Derûn-ı hisârda Murâd Hân-ı Sâlis câmi‘inde ezân-ı Muhammedî tilâvet olunduğun istimâ‘ edüp su’âl etdim.
EÇS VII 16b
Sene 1002 mâh-ı Muharreminde fâtih-i Yemen Sinan Paşa fethidir. Kulu azdır, ammâ kerrât ile bunun gâzîleri kâfirin Tata ve Papa ve Senmartin ve Yanık altlarına varup şikâr alup yine şâhîn yuvasına gelir gibi kal‘alarına gelüp girirler. Kerrât ile kâfire amân dedirmişlerdir.
EÇS VII 16b
Kıbleye nâzır bir kapusu olup cebehânesi ve her mühimmât-ı zahîreleri müstevfâdır. Lâkin bundan ileri bir kal‘amız yokdur kim intihâ-i serhaddir. Her cânibinde kâfir kal‘alarının horosları âvâzı işidilir. Tâ bu mertebe bî-amân kal‘adır, ammâ bunun dahi bâğ u bâğçeleri çokdur. Bundan dahi yigirmi nefer kulağız alup yine dağlar ve sık ormanlıklar içre gidüp kâmil yedi sâ‘at yürüyüp sehel atlara istirâhat etdirüp 9 sâ‘atde,
EÇS VII 16b
Bu dahi Murâd Hân-ı Sâlis'de Sinân Paşa feth edüp ba‘dehu küffâr sene 1006 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr Yanık kal‘asına zafer buldukda bu Çobaniçse kal‘asına dahi istîlâ edüp hâlâ ile'l-ân dest-i küffârda kalup Nemse çâsârı hükmündedir, ammâ Beganoğlu hâkinde evc-i âsumâne berâber bir kûh-ı serbülend üzre bir Şeddâdî çâr-kûşe-i serbülend bir kal‘a-i bî-mânend sûr-ı üstüvârdır, ammâ küçükdür.
EÇS VII 16b
Bizim asker-i İslâm zeyl-i hisârdan ubûr ederken kırk elli pâre balyemez toplar atup derhâl kal‘anın burc-ı bârûların haçlı peykerler ile tezyîn edüp küffârları karınca gibi kaynaşup cenge âmâde olmağa başladılar.