EÇS VII 33b
Ve cümle (---) kapusu vardır. Ve kal‘a içinde cümle (---) mahalle-i müslimîn ve cümle üç mahalle-i fâcirîndir. Ve cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ serâpâ şindire tahta örtülü evlerdir. Bir Süleymân câmi‘i ve bir zâviyesi ve gılâl anbârı ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır, ammâ ebrâcları ve dendân-ı bedenleri ma‘mûrdur.
EÇS VII 33b
Evsâf-ı varoş-ı kal‘a-i Vukin: Cümle (---) aded mahalle ve cümle (---) aded şindire örtülü bâğçeli ma‘mûr vâsi‘ sarâylardır. Ve cümle (---) mihrâbdır. (---) (---) câmi‘i (---) (---) (---) ve cümle (---) mahalle mesâcidleridir. Ve cümle (---) aded medrese-i âlimân-ı müfessirândır ve cümle (---) aded mekteb-i tıflâ[n]-ı püserândır ve cümle (---) aded hânkâh-ı erbâb-ı tarîk-i kân-ı dervîşândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı dilsitândır ve cümle (---) aded hân-ı mihmânsarây-ı hâcegândır ve cümle (---) çârsû-yı bâzâr-ı esnâfândır, ammâ bezzâzistânı yokdur. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VII 33b
Sitâyiş-i tetimme-i külliyât-ı şehr-i Vukin: Evvelâ bâğları ve bâğçeleri firâvândır. Eyle âbdâr meyveleri olur kim eriğini sâ’ir diyârlara götürseler henüz halâveti bâkî olup tûl-ı zamânda fevâkihesinin lezzetine aslâ tağayyür gelmezdir. Ve bu şehrin etrâfında müşebbek bostânlar ve bâğ ve hadîka-i gülistânlar içre cârî âb-ı revânları var ve her köşe-i ireminde olan bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhân-ı asvât-ı hazînleri âdeme rûh-efzâ safâlar verir. Gerçi bâğları ma‘mûrdur, ammâ şehri ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir. Ve nehr-i Tuna'nın bu kal‘a önünde karşusu Baçka vilâyeti sahrâsıdır.
EÇS VII 33b
Ba‘dehu bu Vukin'den kalkup yine cânib-i garba dağlar ve bayırlar aşup kâhîce Tuna kenârınca gidüp 6 sâ‘atde,
EÇS VII 33b
Bu kal‘a mukaddemâ mevsûfdur, ammâ bu kal‘a bir mürtefi‘ bayır üzre vâki‘ olmağile nehr-i Tuna'nın karşu tarafında Baçka sahrâsında Tuna'dan sehel ba‘îd Baç kal‘ası nümâyândır.
EÇS VII 33b
Andan 5 sâ‘atde kal‘a-i Vulkovar, andan 4 sâ‘atde,
EÇS VII 33b
Tuna azmağı buhayresi kenârında şekl-i murabba‘ bir palanka hisâr olup Pojeğa sancağı hâkinde voyvadalık olup Ösek kazâsı niyâbetidir. Derûn-ı kal‘ada bir câmi‘i ve bir mescidi ve hammâmı ve hânı ve seksen mikdârı tahta örtülü hâneleri ve elli kadar dükkânları ve dizdârı ve elli kadar merdüm-hisârı vardır, ammâ bâğ ve bâğçesi cihânı zeyn etmişdir ve eriği Pojeğa eriğinden lezîz ve firâvândır. Hatta cemî‘i diyârlara fıçılar ile giden Pojeğa eriği ekseriyyâ bu Dal eriğidir.
EÇS VII 33b
{Binâsı 932 târîhinde} andan Ösek cisrin ve kal‘a-i Darda'yı geçüp yıldız rûzgârı cânibine (---) sâ‘at ağaçlık içre kurâları geçüp yine cümle refîklerimizle nehr-i Tuna kenârına enüp,
EÇS VII 33b
Evsâf-ı (---) (---) (---) (---) (---): Bu Ardud mukâbelesinde Tuna aşırı Sombor kal‘ası nümâyândır.
EÇS VII 33b
Evsâf-ı (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Bu Bata iskelesi mukâbelesinde Tuna aşırı Baya iskelesi nümâyândır.
EÇS VII 34a
Andan 8 sâ‘atde palanka-i Mihaç, andan kal‘a-i Seçoy'u geçüp 5 sâ‘atde palanka-i Bat Ösek, andan kal‘a-i Segsar, andan bir sâ‘atde Yeni Palanka kal‘asın geçüp ve palanka-i Tuna'yı geçüp 5 sâ‘atde palanka-i Pahşa, andan 5 sâ‘atde palanka-i Fötvar, andan 3 sâ‘atde palanka-i Penteli'yi geçüp 4 sâ‘atde palanka-i Cânkurtaran, andan palanka-i Erçin'i ve palanka-i Hamzabeğ'i geçüp,
EÇS VII 34a
Bâlâda zikr olunan kılâ‘ların cümlesi Uyvar gazâsına giderken cümle vasf olunmuşdur, tekrârında âlem yokdur, ammâ bu mahalde Budin'e dâhil olunca hemân ol ân Budin vezîri Gürcî Mehemmed Paşa huzûruna varup Sadrıa‘zamın ve sâ’ir vüzerâların ve İbrâhîm Kethudâ efendimizin cümle mektûbların ve Egre'ye gideceğim emr-i şerîflerin verüp Nemse kralına gidecek bizim elçimizin dârât [u] azamet [ü] ihtişâmından ve ne gûne şahs-ı ankâ-yı mâldâr ve müdebbir olduğundan cümle su’âl edüp cemî‘i su’âllerine cevâb-ı pür-savâblar verüp hakîr bile vilâyet-i Alman'a elçi paşa ile gideceğim cümle bir bir takrîr eyledikde Gürcî Paşa eydir:
EÇS VII 34a
"Vallâhi Evliyâm eğer bizim elçi paşamız ırz-ı Âl-i Osmân'ı gözedüp eğer Budin'e cemî‘i kâfire karşu dârât u azametiyle gelirse hoş geldi ve illâ bir mekeroz ve apordos gelirse gidinin Bekir Paşa gibi boynun urup yerine benim Mehemmed Kethudâ'mı bin kîse masrûf eyleyüp Nemse kralına gönderirim", deyü yemîn-i muğallazalar etdi.
EÇS VII 34a
Hakkâ ki Gürcî Mehemmed Paşa Köpürlü Mehemmed Paşa'nın kethudâsı iken niçe yüz bin benî âdem mahlûk-ı Hudâ'yı cümle kılıçdan geçirmeği sebeb olmuş bir hûnî-i bî-bâk ve kâtil-i seffâk ve bir şahs-ı bî-idrâk kimesne idi.
EÇS VII 34a
Hele ol gece Budin sarâyında müsâfiri olup tâ nısfu'l-leyle dek umûr-ı dünyâ-yı devlet [ve] Sadrıa‘zamı su’âl ede ede yoldan gelmiş yorgun âdem bî-tâb u bî-mecâl kaldım. Hele ber-hordâr ola kethudâsı Mehemmed Efendi ve re’îsi Deli İbrâhîm Çelebi eyitdiler:
EÇS VII 34a
"Sultânım Evliyâ Çelebi dâ‘îniz yorgundur, siz de istirâhat buyurun", dedikde hakîr kalkup hamd-i Hudâ sohbetinden halâs oldum. Ale's-sabâh Gürcî Mehemmed Paşa'dan buyurdumlar alup,
EÇS VII 34a
Budin'den Egre vilâyetine gitdiğimiz konakları ve kılâ‘ları beyân eder
EÇS VII 34a
Evvelâ Mehemmed Paşa fermânıyla Budin'den cisr üzre nehr-i Tuna'yı geçüp menzil-i kal‘a-i Peşte'ye anda Defterdâr'a ve kal‘a ağalarına emr-i şerîfleri ve Gürcî Mehemmed Paşa fermânların gösterüp "El-emrü emrüküm" deyüp ale's-sabâh elli aded güzîde atlı pür-silâh yiğit ve yigirmi arabalar içre kırk aded yayan pür-silâh tüfeng-endâz yiğitler verüp ve hakîre iki aded menzil arabaları ve me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız müstevfâ verüp Peşte'den cânib-i şimâle meyyâl çıkup "Tevekkülen alallâh" deyüp Peşte ve Keçkemet sahrâları içre giderek,
EÇS VII 34a
Nehr-i Rakoş kenârında üç yüz hâneli ve üç kenîseli Budin'in Macar re‘âyâsı köyüdür ve nehr-i Rakoş yıldız cânibinde Orta Macaristân'ın Filek kal‘ası dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp Vaç kal‘ası ile Peşte kal‘ası arasında nehr-i Tuna'ya böyle mahlût, andan yine şark tarafına meyyâl gidüp karye-i Tarçay, andan karye-i Kırıştoş, ya‘nî Allâh köyü, andan karye-i Çapa, andan karye-i Piyeçel, bu Macar köylerin ubûr edüp andan ne‘ûzü billâh Değirmenderesi nâm bir benâm boğaz boğaz(?) sazlı ve bataklı ve çataklı mel‘ûn kâfirlerin cümle pusu yerleridir kim cümle Macaristân'da kal‘a-i Seçan ve Germat ve Hollok ve Buyak ve Filek ve Külvare ve Semendire küffârları cümle bu Değirmenlik deresi nâm mahal memerr-i nâs olmak ile cümle ibâdullâhları küffâr bu mahalde basup esîr eder.
EÇS VII 34a
Hamd-i Hudâ cümle piyâdelerimiz bataklık içinde piyâde sular içinde tasvîrlerin tecessüs ederek selâmetle ubûr edüp andan karye-i Sinlaslo, andan karye-i Toray, bâlâdan berü bu mezkûr köyler cümle Budin'in üçer ve dörder ve beşer yüz evli etrâfı şarampavlı ve handaklı ve cisir kapulu ve her birinde birer ikişer ve beşer mu‘azzam binâlı kenîseleri ve bâğları bâğçeleri var ma‘mûr ve müzeyyen Macar cüvânlı şîrîn kurâları 13 sâ‘atde ubûr edüp,
EÇS VII 34a
Evsâf-ı dâr-ı gâziyân, ya‘nî kal‘a-i cây-ı emân-ı Hatvan
EÇS VII 34a–34b
Lisân-ı Macarca altmış demekdir, ya‘nî altmış yılda tamâm olmuş kal‘a-i kadîmdir kim Menûçehr evlâdları Acem'den firâr edüp bu kal‘ayı anlar binâ etmişlerdir. Ba‘dehu niçe mülûkdan mülûka bu kal‘a intikâl edüp âhır-ı kâr Nemse kralı Lagoş Kral elinde iken Lagoş Kral-ı dâl Mihaç cenginde Süleymân Hân askeri elinde kral batakda mürd olup ba‘dehu Sultân Süleymân bu kal‘a-i Hatvan'ı sene 951 târîhinde Süleymân Hân bu kal‘a üzre azîmet etdikde bu kal‘a-i Hatvan ol asırda iki aded Macar kapudanlarının destinde olup iki dahi karındaşlar idi. İkisinin mâbeynlerinde mücâdele 34b vâki‘ olup biri Süleymân Hân'a kal‘ayı vermek sadedinde iken büyük karındaşı olan Mikloş nâm kâfir
EÇS VII 34b
"Böyle ecdâdımız kal‘ası Türk'e nasîb olmasın" deyü kal‘ayı ihrâk bi'n-nâr edüp kimi kal‘a-i Seçan'a kimi kal‘a-i Egre'ye ve kimi kal‘a-i Sonloğ'a firâr etdiler.
EÇS VII 34b
Budin vezîri Mehemmed Paşa bu kal‘aya yetişüp çok yerlerin âteşden halâs edüp ol kadar istihkâm üzre amâr etdi kim gûyâ kal‘a-i Sedd-i İskender olup mîr-i livâlığını Budin'de ılıca sâhibi Velî Beğ'e ihsân etdi.
EÇS VII 34b
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında yedi ay küffâr kal‘a-i Hatvan'ı döğüp zafer bulamadı, ammâ Novigrad kal‘asın alup zafer buldu ve asâkir-i İslâm Hatvan altında münhezim olup aceb rüsvâylık oldu.
EÇS VII 34b
Ba‘dehu sene 1004 târîhinde Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında küffâr kal‘a-i Hatvan'a zafer bulup zabt eyleyüp içinde olan cemî‘i ibâdullâhları cümle kılıçdan geçirüp sığâr u kibâr u nisvânların cümle esîr etdiler.
EÇS VII 34b
Küffâr-ı hâksârın bu kal‘aya istîlâ etmesi "Cığaloğlu Sinân Paşa'nın imdâd yetişmediği sebeb olmuşdur" deyü yazmışlar.
EÇS VII 34b
Ba‘dehu yine Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis sene 1005 Egre seferine giderken Sonlok kal‘asın ve bu kal‘a-i Hatvan'ı Sultân Mehemmed-i Sâlis feth etdi; be-dest-i vezîr İbrâhîm Paşa.
EÇS VII 34b
Bu kal‘a-i Hatvan'ın niçe ihtiyârlardan muhâsara ve serencâmların istimâ‘ etdik, ammâ ihtisâr üzre tahrîr etdik.
EÇS VII 34b
Hâlâ Mehemmed Hân-ı Sâlis tahrîri üzre Egre eyâletinde başka paşa sancağı tahtıdır. Kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 400.000 akçedir. Taht-ı livâsında 12 ze‘âmeti [ve] 353 tîmârı var. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı var. Kânûn üzre erbâb-ı tîmârları ve paşası cebelüleri ile hîn-i seferde altı bin aded güzîde asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ Egre kulu serdârı ve dizdârı ve on aded kal‘a ağaları ve üç yüz aded yarar kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve bâcdârı ve emîni ve harâc ağası ve mi‘mâr ağası ve şehir kethudâsı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur.
EÇS VII 34b
Bir top menzili cânib-i şarkında bâğlar bayırından ba‘îde bir sahrâ-yı hâmûnda nehr-i Zakve batağı ve çatağı gölü içinde gûyâ bir kulpsuz bardak gibi yatır bir kal‘adır. Meselâ bardağın karnı varoşudur ve bardağın boğazı meselâ iç kal‘asıdır, ammâ bu kal‘a cümle Kanije gibi ve Seğitvar ve Ustolni kal‘aları gibi palanka çit ve dolama ve rıhtım ve üç kat kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîndir kim her kat dîvârının aralarında arîz ve amîk handakları vardır kım her handakın içinde nehr-i Zakve suyu leb ber-leb olup içinde balıkçı kayıkları gezer. Tâ bir top-ı tavîl menzili etrâfı böyle bir deryâ-misâl buhayre batakdır.