EÇS VII 34b
Ve bu kal‘a-i nârin cümle dâ’iren-mâdâr bin adımdır ve cümle sekiz aded tabya-i azîmlerdir, ammâ üçü kârgîr tula binâ Sedd-i İskender-misâl tabya-i azîmlerdir kim her biri batak içinde kaplıbağa gibi yatır ebrâc-ı azîmlerdir. Ve cümle bu sekiz tabyalar üzre yigirmi bir aded serâmed balyemez topları var, mâ‘adâ sağîr u kebîr seksen altı pâre topları var kim ebrâcları üzre âmâde toplardır. Ve gayri âlât-ı silâh cebehânesine hadd [ü] pâyân yokdur.
EÇS VII 34b
Ve cümle iki aded kapusu var. Büyük kapusu cânib-i kıbleye mekşûfdur, ammâ üç kat metîn ve kavî kapulardır. Mâbeynlerinde cümle kal‘a neferâtları âmâde olup kal‘anın teferrücgâh ve ârâmgâh yeri bu kal‘a kapuları arasıdır ve her kapu önünden bir kat haşeb cisr ile ubûr olunup üçer yerden bu cisrler her gece kalkup kal‘a bir cezîrede kalır, bir yerden murûr u ubûr mümkin değildir. Ve kapuların kemerleri Şeddâdî kârgîr binâ kulle-i ra‘nâlardır kim büyük kapu kullesi üzre bir ibret-nümâ sâ‘at kullesi var kim nâkûsının sadâsı Sonlok'da ve Değirmenderesi'nde istimâ‘ olunur bir mehîb sadâlı sâ‘at çanıdır.
EÇS VII 34b
Bir kapusu dahi taraf-ı garba meftûh bir küçük kapudur. Bundan içeri araba girüp çıkamaz. Hemân atlı ve piyâde kapusudur.
EÇS VII 34b
Bu kapudan taşra handak aşırı bir at değirmeni vardır kim çarhları Macar tarzı ibret-nümâdır.
EÇS VII 34b
Ve bu iç kal‘a içinde cümle beş yüz aded dîk ve dar ve daracık dârları var, aslâ bâğçeli ve ağaçlı hânedânları yokdur,cümle haşeb binâ ve serâpâ şindire tahta örtülü evlerdir, ammâ cümleden Paşa sarâyı ve Alaybeğ hânesi mükellefdir.
EÇS VII 34b–35a
Ve cümle (---) mihrâbdır. Biri Süleymân Hân [câ]mi‘i 35a iken küffâr ihrâk etdikde amâr olup Mehemmed Hân-ı Sâlis câmi‘i olmuşdur. Ve dahi Budinli el-Hacı İbrâhîm câmi‘i tahta örtülü ve kârgîr minâreli gâyet mahbûb câmi‘-i rûşen-âbâddır. Ve bir mahalle zâviyesi var ve cümle (---) aded sûhtevât medresesi var ve cümle iki aded mekteb-i dâru't-ta‘lîm-i sıbyânı var. Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşânı var ve cümle (---) aded hân-ı tüccârânı var ve cümle bir aded kesîf küçük hammâmı var ve cümle 53 aded dükkânları var.
EÇS VII 35a
Ve cümle sokakları serâpâ tahta döşelidir, zîrâ bu kal‘a bataklık içre olmak ile kaldırım döşeli değildir.
EÇS VII 35a
Mezkûr büyük kapunun handakı hârici taşrasında bir varoş-ı azîmdir. Ol dahi etrâfı palanka kal‘adır, ammâ ol kadar sarp palanka değildir, ammâ yine etrâfında tabyaları ve dirsekleri ve mazgalları ve câ-be-câ şâhî topları vardır. Ve cümle bunun dahi iki kapusu vardır. Bunun kapu önünde nehr-i Zakve üzre üç kat cisrlerin yanında üç göz su değirmenleri ilâ mâşâallâh çarh-ı felek gibi deverân edüp dakîk-i rakîk öğüdür.
EÇS VII 35a
Ve bu varoş içre cümle iki yüz mikdârı cümle tahta örtülü ve tahta havlılı evlerdir, ekseri fukarâ hâneleridir, ammâ vâsi‘ büyût-ı ra‘nâlardır. Câmi‘leri ve hân ve hammâmları ve çârsû-yı bâzârları yokdur, ammâ büyük varoş kapusu handakı cisri aşırı başında,
EÇS VII 35a
Ziyâret-i Hasan Baba ve ana karîb ziyâret-i Velim Baba gâzîlerdir, kuddise sırruhu.
EÇS VII 35a
Ve şehrin cümle mezâristân u cebbânesi bu tarafdadır, zîrâ bu mahal topraklıkdır, bataklık ve çataklık değildir. Ve cümle müşebbek bostânlar ve poyata evleridir. Ve cümle bâğ ve bâğçesi bu kal‘anın maşrık tarafına bir top menzili mesâfe-i ba‘îdede bir yüksek bayır üzre cümle bin mikdârı bâğlardır, ammâ karavulhâneleri vardır, zîrâ küffârdan havf olunur.
EÇS VII 35a
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir ve cümle halkı şeb [u] rûz Seçan ve Filek ve Germat ve Semendire kâfirleriyle ceng-i cidâl ederler gâyet gâzî şehbâz fetâları vardır. Ve nehr-i Zakve Seçan dağlarından gelüp bu kal‘a-i Hatvan batağından geçüp cânib-i kıbleye cereyân ederek bir günde kal‘a-i Sonlok handakından geçüp hemân kal‘a dibinde nehr-i azîm Tise'ye mahlût olur.
EÇS VII 35a
Ve bu kal‘a-i Hatvan'dan dahi üç yüz aded pür-silâh gâzî yiğitler alup andan cânib-i şarka Hatvan kırlığı içre menzil arabalarıyla seğirdüp,
EÇS VII 35a
Bir mu‘azzam Macar köyüdür, ammâ Hatvan nevâhîleri köyüdür. Bu mahalde bir azîm handak vardır. Bir ucu cânib-i garbda Tuna kenârında Vaç kal‘asındadır. Bir ucu Egre altından dolaşup nehr-i azîm Tise'ye varır dayanır. Meğer bir kral-ı dâl Egre sahrâlarına Tuna'yı akıdup âbâdân etmek içün yedi yıl kazmış, ammâ garîb ü acîb temâşâgâhdır kim bu hafr-i azîmi gören âdemün aklı gider, zîrâ makdûr-ı beşer değildir. Ba‘dehu bir re‘âyâ yedi yıl bu handakı kazmadan cânına geçüp elindeki kazma ile kralın ser-i bî-devletin kazup uran kâfirin de vücûdı defterin sahîfe-i rûzgârdan kazup hâlâ handak mu‘attal olup hâli üzre durur.
EÇS VII 35a
Anı seyr edüp andan, Karye-i Naküt, andan karye-i Kapona, nehr-i Tarna kenârında beş yüz hâneli ve kenîseli Macar köyleridir, ammâ nehr-i Tarna Honot dağlarından ve Matra dağlarından berü cem‘ olup Sonlok kal‘ası kurbunda nehr-i Tise'ye mahlût olur.
EÇS VII 35a
Andan karye-i Pazma, bu mezkûr kurâları on bir sâ‘atde sahrâları ve çemenzârlar içre ma‘mûr kurâları geçerken mahbûb u mahbûbe Macar cüvânların temâşâ ederek Egri'ye doğru gidüp,
EÇS VII 35a
Evsâf-ı dâr-ı gâziyân-ı bahâdırân Doğrı, ya‘nî hisâr-ı üstüvâr-ı kal‘a-i Eğri
EÇS VII 35a
Doğru derler kal‘a-i Eğre'dir. Lisân-ı Macar (---) (---) demekdir. Macar tevârîhleri kavli üzre ibtidâ bânîsi Menûçehr evlâdlarında mürted olan Nagban Ejder binâsıdır.
EÇS VII 35a–35b
Ba‘dehu Hırıştoş yaylasında Fâtih-i Egre Mehemmed Hân'ın yedi kral ile ceng etdiği mahalde Türk Oru nâm bir handaklı toprakdan kal‘a yapmışdır, hâlâ Türk Oru derler durur, ol dahi Menûçehr evlâdı binâsıdır. Ammâ bu kal‘a-i Egre niçe küffâr kralları ellerine girüp sekiz yüz yıl Orta Macar elinde amâr olup Erdelistân'ın Kızılelması derler, ammâ sene 959 35b târîhinde Tımışvar fâtihi Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Süleymân Hân'ın fermânıyla Egre kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Tımışvar etrâflarında kırk elli pâre kal‘aları feth edüp andan Sonlok gibi bir Sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘ayı feth edüp ba‘dehu Eğri kal‘asına sarılup doğrutmak istedikde kırk gün döğüp kırk gece de asâkir-i İslâma küffârın kesret ü vefreti göz açdırmayup kırk birinci gün berf ü selc ü şiddet-i şitânın vefretinden askerin elleri ve ayakları dutmayup bî-feth avdet edüp cümle guzât Tımışvar'a çıkdılar.
EÇS VII 35b
Meğer hikmet-i Bârî yârî kılmayup fethi Sultân Süleymân'a müyesser olmayup âhır-ı kâr sene 1004 târîhi mâh-ı Şevvâlin 13 gününde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Egre gazâsına teveccüh edüp sene 1005 târîhi Saferi gurresinde bizzât Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis kal‘a-i Egre'yi muhâsara edüp ol gece küffâr taşra varoşu asâkir-i İslâm havfinden bırağup orta kal‘aya girüp cenge âheng ederler. Ale's-seher asâkir-i İslâm varoşa duhûl ederler ve ol sâ‘at Egre'yi on bir yerden toplar ile döğmeğe başlayup meterisler yürümeğe başlarlar, ammâ kal‘anın şarkîsi olan bâğlar bayırında olan meterisler Freng kal‘ası içre olan küffârın amânın keser, ammâ Anatolu vezîri Tavîl Lala Mehemmed Paşa ve Rûmeli vezîri Hasan Paşa bâğlar tarafından Freng hisârına toprak sürüp kal‘ayı zebûn ederler ve ol ân kal‘aya yürüyüş ederler. Hamd-i Hudâ Freng hisârın feth ederler. Ba‘dehu cümle küffâr iç kal‘aya tolarlar.
EÇS VII 35b
Ertesi mâh-ı Saferü'l-hayrın on tokuzuncu günü istîmân ile küffâr çıkınca birkaç beğlere ve beğzâde keferelere amân verilüp rehin alıkonup gayri kâfirler kal‘adan bî-silâh giderken asker-i İslâm küffâra sataşup anlar Hatvan'da ümmet-i Muhammed'i vere ile nice kırdılarsa anları dahi cümle tu‘ma-i şemşîr-i tîz edüp ancak beğzâdeleri kaldı. Ve kal‘a-i Egre muhâfazasına Anatolu eyâletiyle Koca Mehemmed Paşa kalup kal‘ayı ta‘mîr ü termîme cidd [ü] ihtimâm edüp Sultân Mehemmed tabur cengine gider, ammâ hikmet-i Hudâ bu kal‘a-i Egre'nin fethi Süleymân Hân'a müyesser olmayup Mehemmed Hân-ı Sâlis'e müyesser olduğuna târîhi güfte-i Çatalzâde:
EÇS VII 35b
Nemse'den Sultân Mehemmed aldı Egre kal‘asın.
EÇS VII 35b
Bu Egre gazâsı niçe târîhlerde mastûrdur, ammâ bu hakîrin manzûru olduğu üzre bir şemme ba‘zı evsâflarının tahrîrine cür’et edelim. Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis tahrîri üzre bu kal‘a-i Egre eyâletdir. Ekseriyyâ iki tuğ ile mîr-i mîrânlara sadaka olunurken ibtidâ Sultân İbrâhîm asrında doğancıbaşılıkdan çıkan Ak Mehemmed Paşa'ya Egre eyâleti vezâret ile ihsân olunup andan sonra niçelere dahi vezâret ile verilmek kânûn-ı İbrâhîm Hân oldu.
EÇS VII 35b
Hâlâ eyâleti cümle altı sancakdır. Evvelâ sancağ-ı Sonlok ve sancağ-ı Hatvan ve sancağ-ı Seçan ve sancağ-ı Germat ve sancağ-ı Baçka ve sancağ-ı Segedin. Ve Egre sancağı paşaların kendi tahtlarıdır. Ve taraf-ı pâdişâhîden vezîrinin hâss-ı hümâyûnu altı yüz elli bin akçedir. Ve mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve şehremîni ve harâc emîni ve gümrük emîni ve bâcdârı ve 9 aded erbâb-ı zu‘amâsı, 357 aded erbâb-ı tîmârı ve alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Cümle paşasının ve cemî‘i erbâb-ı tîmârın kânûn üzre cebelüleri ile hîn-i ma‘rekede bu eyâlet-i Egre'de yigirmi bin aded güzîde pâk ve müsellah ve mükemmel mehîb ve sâhib-i salâbet şecî‘ u nâmdâr askerleri olur, ammâ gayri serhad gibi değillerdir, cümle askerîleri ha disen mevcûddur. Ammâ,
EÇS VII 35b
Gayri hâkimlerin beyân eder: Evvelâ yine askerî tâ’ifelerinin zâbit u râbıtlarından Nemse hisârı dizdârı ve Macar hisârı dizdârı ve Aşağı varoşu dizdârı ve Bârûthâne kal‘ası dizdârı ve bu dörd aded dizdârlardan mâ‘adâ cümle kırk aded tuğ ve sancak ve bayrak sâhibi ağaları vardır.
EÇS VII 35b–36a
Ve cümle sağ ve sol ve azeb-i hisâr ve beşli ve martolosân ve gönüllü ve yerli topçu ve yerli cebeci ve yerli kumbaracı ve yerli bârûtçubaşı neferâtlarıyla cümlesi âmâde on iki bin aded pür-silâh âmâde kal‘a neferâtları vardır. Ve dahi dörd aded yeniçeri odasıyla bir kapukulu yeniçeri ağası vardır ve on iki oda Freng hisârda yerli yeniçerileri odalarıyla başka yeniçeri ağaları vardır kim hâlâ hakîr mukarreri emr-i şerîfin getirdim, ammâ tâli‘imize paşa ile Dobroçin varoşuna mâl 36a tahsîline gitmişler. Ve iki aded kapukulu topçubaşı odaları var, iki oda kapukulu odalarının ağaları var ve hâlâ bin beş yüz aded yerli yeniçerileri mevcûd olup kapukulları gibi üsküf ve keçe ve fes geyüp çorbacıları Budim'in yerli yeniçeri çorbacıları gibi kuka zerdûz üsküf taşırlar. Ve dahi bin beş yüz aded azebistân neferâtları mevcûddur.
EÇS VII 36a
Ve bu cümle mezkûr kal‘a neferâtları askerlerinden mâ‘adâ kal‘anın bedenleri ve tabyaları ve ebrâcları ve dirsekleri ve cümle karavulhânelerinde yatır kalkar üç bin aded mükemmel ve mükellef garîb yiğit ma‘zûlcü askerîleri var kim dirlikde alâkaları yokdur, yine kal‘ada her gece pâsbânlık ve nigehbânlık ederler. Ammâ bir gedik sâhibi fevt olsa bu ma‘zûlcünün bir eski müstahıkkına mahlûl olan gediği Egre vezîri ihsân edüp çerâğ-ı efrûhte eder. Bu tâ’ifeye müstahfızân-ı ma‘zûlciyân derler, lillâh hidmet ederler ve her bâr çete ve poturaya giderler. Eyi at ve eyi silâh ve eyi kul ve karavaş bunlardadır kim bir alay gâziyân-ı mücâhidân-ı fî-[sebîlil]lâhdır.
EÇS VII 36a
El-hâsıl bu kal‘a-i Egre âdem deryâsıdır, zîrâ dirliği makbûldür ve mâlı her aklâmda sağdır. Kimesne zabt etmeyüp cümle kal‘a ağaları hâs harâc-ı emânet ve iltizâmların kendüleri tasarruf ederler, âhardan bir ferd-i merde müdâhale etdirmezler. Anıniçün hâsları ve ulûfeleri sağ olup dirlikleri iştihârdadır.
EÇS VII 36a
Der-beyân-ı hâkimân-ı ehl-i şer‘-i Resûl-i mübîn: Evvelâ beş yüz akçe mevleviyyet pâyesiyle sancaklı abâyı taşır yeniçeri çukadârlı şeyhülislâmı var ve cemî‘i sâdât-ı kirâmlara nakîbü'l-eşrâf hâkimleri var ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyesi cümle (---) aded kurâdır. Ber-vech-i adâlet kadıya beher sene onar kîse-i Rûmî hâsıl olur.
EÇS VII 36a
Ve eyâlet-i Egre cümle (---) aded kazâ yerdir ve bu eyâletde cümle (---) aded kurâ ve kırk aded varoş-ı azîmler var. Cümleden büyük şehr-i azîm-misâl varoşlarından Dobroçin varoşudur kim on iki bin Macar evidir. Ve dörd bin çuka işlenir dezgâhı ve on iki aded elleri gümüş deyenekli zâbit u hâkim kefere birovları var. El-hâsıl kırk elli bin re‘âyâsı olup gûyâ bir şehr-i azîmdir, ammâ kal‘ası yokdur.
EÇS VII 36a
Andan varoş-ı (---) (---) andan varoş-ı (---) (---) andan (---) (---) (---) (---) (---) andan varoş-ı Kenkuş, gûyâ bâğ-ı İremdir.
EÇS VII 36a
Ve eyâlet-i Egre'de cümle yüz on bir aded sağîr u kebîr kal‘alardır. Böyle bir eyâlet-i vâsi‘den paşasına senevî ber-vech-i adâlet kırk üç kırk dör[d] bin guruş hâsıl olur, ammâ cevz-i ma‘dûdu şey-i kalîldir. Lâkin her taraf elçilerinden ve krallarından ve varoşları ve bâd-ı hevâdan alâ tarîkı'l-hedâye kırk bin guruş dahi olur. Eğer bir tarafda küffâr isyân ederse gâzîler kâfire çeteye gidüp mâl-ı ganâ’imleriyle gelüp paşaya niçe bin guruş öşr ve pençik ve esîr şikârlar düşer. El-hâsıl mansıb-ı âlîdir.
EÇS VII 36a
Evvelâ cânib-i şarkîsi ve cânib-i kıblesi ve cânib-i cenûbîsi tarafları köy köy üzre ma‘mûr u âbâdân sahrâ-yı mahsûldârın cânib-i garbîsi nihâyetinde Karabağdala nâm bir bayır-ı mürtefi‘ zeylinde ensesi bâğlar ve dereler ve depeli yere vâki‘ havâlesi azacık iki iç kal‘ası vardır, ammâ ol havâle mülâhaza olan yerlerden bu kal‘aya zevâl yokdur, zîrâ ol havâle add olunan mahallerden bu kal‘aya top atılsa gülleleri aşırı gider ve topları aşağı atsalar toplar kendülerin kundakdan taşra atar.