EÇS VII 80a
Lisân-ı Latin'de ve Sırf'da ve Boşnak'da kobila at kal‘ası demekdir, zîrâ bu diyâr Macaristân değildir. Sırf ve Bosgak vilâyetleridir. Bânîsi Belgrad sâhibi Sırf Kral'ındır. Fethi Süleymân Hân asrında Vezîr-i Sânî Serdâr Ahmed Paşa'nındır. Hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Segedin sancağında emînlikdir kim Eğre kulu aklâmıdır ve niyâbetdir. Kal‘a dizdârı ve elli aded kulu ve yeniçeri serdârı var, gayri hâkimleri yokdur. Kal‘ası nehr-i Tuna kenârında şekl-i muhammes dolma palanka dîvârdır.
EÇS VII 80a
Ve derûn-ı hisârda cümle iki yüz aded kiremitli daracık hâneciklerdir. Ve cümle dörd aded mihrâbdır ve cümle bir hân ve bir hammâm ve bir tekye-i dervîşânı ve azacık dükkânları var.
EÇS VII 80a
Andan refîkler alup maşrık tarafına 5 sâ‘at sahrâ-yı âbâdânlar içre kurâları geçüp,
EÇS VII 80a
Bu dahi Belgrad kal‘ası sâhibi binâsıdır. Lisân-ı Latin'de Titel (---) (---) demekdir. Sene 932 târîhinde Süleymân Hân fethidir. Be-dest-i İbrâhîm Paşa. Niçe kerre dest-i küffâra girüp âhır-ı kâr Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa ile Ulama Paşa fethidir. Segedin sancağı hâkinde voyvadalıkdır. Dizdârı ve yigirmi aded kal‘a neferâtları ve nâ’ibi ve muhtesibi ve yeniçeri serdârı ve emîni ve harâc ağası ve mi‘mâr ağası vardır. Lâkin şeyhülislâmı Belgrad'da ve nakîbü'l-eşrâf kâ’immakâmı vardır.
EÇS VII 80a
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i azîm Tise nehr-i ümmü'l-nehr Tuna'ya mahlût olduğu bir çemenzâr düz burunda(?) şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır kim cirmi bin adımdır. Cümle üç mihrâbdır. (---) (---) câmi‘i, mâ‘adâ mahalle zâviyeleridir. Ve cümle üç medrese ve cümle iki tekye ve cümle dörd mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve cümle bir hammâm-ı rûşinâ ve cümle nâ-ma‘lûm hânları var ve cümle bir müferrah çârsû-yı bâz[âr]ı seksen aded dükkânlardır.
EÇS VII 80a
Gâyet ma‘mûr iskele olmak ile cümle üç yüz aded tuz mahzenleri ve gayri hâsıl-ı hâneleri var, zîrâ Erdel diyârında tuz ma‘deni olan Tuzda şehrinden kaya tuzu gelüp Erdel'de Deve kal‘asına andan Lipova kal‘asına Moroş şehri gemileriyle gelüp andan nehr-i Tise'ye gemiler girüp andan cümle tuz gemileri bu kal‘a-i Titel şehrinde mahzenlere hazn olup andan cemî‘i vilâyete nehr-i Tuna ile Erdel vilâyetinin kaya tuzları gidüp ganîmet olur. Anıniçün bu Titel kal‘asının ahâlîleri tuz bâzergânlarıdır. Gâyetü'l-gâye ankâ tüccâr hacı keştîleri vardır.
EÇS VII 80a
Ve cümle garîb-dost ve dil-nüvâz halûk ve mün‘im sofra sâhibi âdemleri vardır, zîrâ Süleymân Hân Segedin kal‘asın feth etdikden sonra bu kal‘aya gelirken derûn-ı hisârda mütehassın olan küffâr-ı hâksâr sît u sadâ-yı pâdişâhîden kal‘alarından firâr ve her cânib[e] terk-i diyâr edüp dâr-ı menhûslarında cümle pişmiş ta‘âmların sofralarıyla bırağup gitmişler. Cümle guzât-ı müslimîn cemî‘i ta‘âmları zehir-nâk zann edüp tenâvül etmediler. Ba‘dehu derûn-ı şehirde niçe kör kötürüm âciz ve fürûmânde papaslar eyitdiler:
EÇS VII 80a
"Bu ta‘âmlardan yeyin, vilâyetimiz halkı pâdişâhımıza bu kal‘ayı ni‘metimizle verelim deyü ziyâfet hâzır edüp her biri bir tarafa gitdiler. Eğer i‘timâd etmezseniz ibtidâ bu ta‘âmlardan biz yeyelim", deyü cümle amel-mânde kefereler ta‘âmları yeyüp ba‘dehu asâkir-i İslâm yediler. Bu ziyâfet-i azîmden Süleymân Hân hazz edüp,
EÇS VII 80a
"İlâhî bu Segedin ve Başka ve Laşka ve bu Titel kal‘asının ni‘metlerini ziyâde ber-ziyâde eyle" deyü hayr du‘â etdiğinden hâlâ bu Titel kal‘ası vilâyetlerinin ni‘metleri firâvândır.
EÇS VII 80a
Andan pâdişâh huzûrunda ibtidâ ni‘met yeyen papasların amel-mânde olan zarîr ve alîllerinin ellerine hatt-ı şerîf verüp harâclarından ve sâ’ir tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem etdiler. Hâlâ ma‘mûr u âbâdân ve âb [u] hevâsı latîf ve mahbûb u mahbûbesi hûb u matlûb u merğûb kal‘a-i Titel'dir.
EÇS VII 80a
Bu şehrin karşu cânibi Tuna aşırı kal‘a-i İslankamin ve kal‘a-i Varadin'dir. Hattâ Gâzî Süleymân Hân bu kal‘a-i Titel'i feth edüp Tuna nehri üzre cisirden kal‘a-i Varadin'e geçmişdir, zîrâ kal‘a-i Varadin bir sene mukaddem feth olmuşdu.
EÇS VII 80a
Andan bu kal‘a-i Titel'den yoklama bahâ ve refîkler alup şimâl tarafına kırlık ile 6 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 80a
Belgrad kralı ümerâlarından bir Freng kapudanı bu kal‘ayı itmâm etdikde cümle ırgad ve mi‘mârları isyân edüp Freng kapudanın katl edüp kal‘aya mâlik olmak isterler. Hemân Freng kapudanı askeriyle cenge âheng edüp içinde isyân eden ırgatlara "Senta baş" ya‘nî "Oturun, el kaldırman" deyüp cümle isyân eden küffârı kırar. Anıniçün bu kal‘anın vech-i tesmiyesi Senta kalmışdır.
EÇS VII 80a
Ba‘dehu sene 932 târîhinde dest-i Sırf'dan Süleymân Hân fethi olmuşdur. Segedin sancağı hâkinde nehr-i Tise kenârında bir düz çemenzâr yerde çâr-kûşe bir küçücük palankadır.
EÇS VII 80a
Kal‘a dizdârı ve yigirmi nefer merdüm-hisârı ve emîni ve inâbeti var, gayri hâkimleri kal‘a-i Titel'dedir. Derûn-ı hisârda bir kenîseden bozma bir câmi‘i ve birkaç müfîd [ü] muhtasar dükkânları var, ammâ bâğçeleri çokdur.
EÇS VII 80a–80b
Andan 8 sâ‘at garb tarafına kırlık sahrâ içre ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr edüp, 80b
EÇS VII 80b
Sobotka dahi derler {ve Soboska dahi yazılır}, ammâ lugat-i sahîha Boçkay Hersek binâ etmek ile Soboçka derler. Sırf banlarından bir müdebbir hersek imiş. Hâlâ lisân-ı Sırf ve Hırvad ve Voynık ve Latin ve Bulgar ve Boşnak'da âvâz ile türkî yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçkay" bâng türkîsidir. Ba‘dehu sene 932 târîhinde Gâzî Süleymân Şâh fethidir. Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı füccâr-ı Macar ale'l-gafle bu kal‘ayı muhâsara edüp germâgerm cenge âheng ederler. Derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed görseler kim bir tarafdan imdâd yok. Hemân bir gece fürce bulup cümle ehl [ü] ıyâllerin dahi atlandırup şedd-i rihal etmeğe iktidârları olanlardan sağîr ü zarîr ve alîlleri cümle kendüleri kırup ba‘dehu vakt-i seherde kal‘a kapuların açup küffâr-ı dûzah-karâr hınzîr gibi horlayup yatırlarken Allâh Allâh deyüp bu kadar guzât küffâra kılıç urup yollar açup Keçkemet sahrâlarına ceng eyleyerek niçe bin küffârı kırarak Budin kal‘ası önünde Peşte kal‘asına cümle guzât ehl [ü] ıyâlleriyle selâmet dâhil olurlar.
EÇS VII 80b
Hikmet-i Hudâ meğer Soboska kal‘ası dizdârının bir mefret koçiyile kal‘adan çıkup firâr eden askerin akîblerinden ayrılmayup Başna(?) kal‘asına asker ile bile gelür, garîb temâşâdır.
EÇS VII 80b
Ba‘dehu küffâr Soboçka kal‘asına istîlâ edüp "Kal‘a sâhibi oldum" deyü gurrelenirken sene 1002 târîhinde Sinân Paşa Yanık gazâsına giderken bu kal‘a-i Soboska'yı feth edüp geçüp gitdi. İlâ mâşâallâh dest-i İslâmdadır.
EÇS VII 80b
Hâlâ Segedin sancağı hâkinde gümrük emânetidir. Dizdârı ve yüz elli aded bahâdır kulları var. Şeb [ü] rûz Orta Macar ile harb-i kıtâl etmededirler, zîrâ Macar kralı olan topal Palatinuş'un bu kal‘a mülk-i mevrûsu olmak ile her bâr fursat gözedüp bu kal‘a üzre katana kâfirleri gönderüp ceng ederler, ammâ bi-emrillâhi te‘â[lâ] hâ’ib ü hâsir giderler, zîrâ ehl-i beledi gâyet şecî‘ ü bahâdır fetâ âdemlerdir.
EÇS VII 80b
Budin ve Eğre yeniçerileri serdârı ve nâ’ibi ve muhtesibi ve bâcdârı ve emîni ve harâc ağası ve mi‘mâr ağası vardır. Kal‘ası bir kırlıkda sahrâ-yı bî-pâyân ortasında vâki‘ olup batı tarafı bir küçük buhayredir. Gûnâ-gûn lezîz balıkları çıkar. Kal‘a-i Soboska bu gölün kenârına iç kal‘a vâki‘ olmuşdur kim bir âlî kârgîr Şeddâdî bir küçük kal‘adır. İçinde kırk kadar neferât hâneleri ve bir câmi‘i var, ammâ taşra varoşu ma‘mûr dolma rıhtım binâ palankadır. Ve cümle yüz kırk aded saz ve kamış ile mestûr hâne-i ma‘mûrları var, ammâ bâğ u bâğçeleri çokdur.
EÇS VII 80b
Lisân-ı Latin'de bânîsinin ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Bunu dahi sene 932 Segedin kal‘asıyla bir günde Süleymân Hân almışdır. Bu dahi Segedin sancağı hâkinde Eğre kulu aklâmı emînlikdir. Kal‘a dizdârı ve on beş aded kal‘a neferi ve Segedin kadısı nâ’ibi vardır gayri hâkimleri yokdur.
EÇS VII 80b
Kal‘ası nehr-i Tise kenârında bir küçücük çâr-kûşe palankadır, ammâ iç kal‘ası yine çâr-kûşe bir küçük kârgîr binâ kulledir, ammâ taşra büyük varoşu yüz elli aded saz örtülü Macar re‘âyâsı evleri ve bir kenîseleri var. Bu varoş re‘âyâları serbest ze‘âmetdir.
EÇS VII 80b
"Bu kal‘adan Segedin kal‘asına karadan dolaşmak ne belâdır" deyü cümle atlarımızı gemilere koyup buhayre-i Martinoş'dan Segedin'e gitdik.
EÇS VII 80b
Dâ’iren-mâdâr on bir mîldir(?). Ammâ gûnâ-gûn lezîz mâhîleri çıkar. Sayyâdları sayd-ı semek edüp öşrünü emîne verirler. Bir âdem bir balık avlamağa kâdir değildir, zîrâ mîrî mâl tahsîl olur. Bu gölü bir sâ‘atde ubûr edüp bir sâ‘atde maşrık tarafına atlar ile gidüp,
EÇS VII 80b
Evsâf-ı hısn-ı hasîn-i sedd-i metîn, ya‘nî kal‘a-i üstüvâr Segedin
EÇS VII 80b
Lisân-ı Sırf'da ismi (---), ammâ Süleymân Hân ile küffârları çok ceng-i cidâl ve harb-i kıtâl edüp fethinde usret çekildiğiyçün Süleymân Hân,
EÇS VII 80b
"Şu seg dînler dahi kal‘a vermezler mi?" derken bi-emr-i Hudâ kal‘a feth olup ismine seg dîn, ya‘nî dîne ihânet eden köpek kal‘ası demek olur.
EÇS VII 80b
Bânîsi Orta Macar banı Pranso ban binâsıdır. Ba‘dehu sene 932 târîhinde mâh-ı Zilhicce'de Serdâr-ı Mu‘azzam Maktûl İbrâhîm Paşa sa‘âdetlü Süleymân Hân'dan bir konak ileri kapukuluyla ve kırk bin kadar cüyûş-ı müslimîn ile talî‘a-i asker olup giderken kal‘a-i Segedin'e üç merhale kaldıkda etrâf-ı kal‘a nehb ü gâret olunmasiyçün Sirem ve Semendire gâzîleri ile Gâzî Balı Beğ'i ileri gönderüp ol kadar mâl [u] menâl-ı firâvân alırlar kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
EÇS VII 80b
Ale'l-akîb Serdâr İbrâhîm Paşa dahi zîr-i kal‘ada meterise girüp cenge âheng edüp üç gün gece cengden sonra Süleymân Hân deryâ-misâl asker ile gelüp yine germâ-germ cengden sonra küffâr nerm [ü] râm olup kal‘ayı vere ile verüp amân ile bî-silâh altı bin kadar küffârın cümlesi kal‘a-i Sonloğ'a gidüp kal‘a-i Segedin'in kenîseleri asnâm-ı Vüdd ve Süvâ‘ ve Yağûs misilli putlardan ve çirk-i şirkden kenîseler pâk olup ma‘bedgâh-ı müslimîn olur.
EÇS VII 80b–81a
Ba‘dehu Süleymân Hân-ı âkıbet-endîş-i dûrbîn-fikr görse kim bu kal‘a gâyet mahallinde vaz‘ olunmuş, ammâ gâyet küçük kal‘adır. Hemân Koca Mi‘mâr Sinân'a fermân edüp bu kal‘anın taşrasına bir kat dahi Şeddâdî kârgîr tula 81a binâ bir kal‘a-i zîbâ etmişdir kim görenin aklı gider, gûyâ Sedd-i İskender'dir. Âl-i Osmân kal‘a yapamaz derler, vallâhi murâd etdiyse Sedd-i Ye’cûc ve Sedd-i Kahkahâ gibi kal‘alar binâ eder. Ammâ Âl-i Osmân'ın aslı Mâhân vilâyeti Tatarıdır, amâristânı sevmezler. Hemân bir kal‘ayı ve bir ülkeyi alup harâb etmeğe başlar.
EÇS VII 81a
Cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin adımdır ve cümle yedi aded sa‘b u metîn kulle-i azîmlerdir. Ve her kullesi biri biri içinde beden beden kullelerdir. Cümleden su kullesi nehr-i Tise kenârındaki büyükdür. Ve her kullede kırkar ellişer aded sağîr ü kebîr şâhâne topları vardır.