İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS VII 84b
Mâ-tekaddem kefere binâsı bir küçücük rabât imiş. Ba‘dehu Pertev Paşa Göle kal‘asın feth etdikde bu kal‘a-i Salanta'yı tevsî‘ eder. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olur.
EÇS VII 84b
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Budin vezîri Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa bu Salanta kal‘ası altında Orta Macar ve Kurs Macarı ve Erdel Macarı ve Seykel Macarı ve Hayduşak Macarlarıyla ceng-i azîm edüp hikmet-i Bârî üçüncü günün cenginde Hüseyin Paşa Budin askeriyle ve gayri leşker ile münhedim olup yetmiş bin âdem şehâdet câmın nûş etdikde Hüseyin Paşa hemân ancak iç ağalarıyla kalup firâr eder. Hâlâ bu Salanta sahrâsında cemî‘i şühedâların cesed-i pâkleri iki yerde hunka yığılup ziyâretgâhdır.
EÇS VII 84b–85a
Ve bu kadar gâziyân-ı mücâhidân, mü’minân-ı ehl-i îmân şehîd oluncaya dek yüz bin iki yüz küffâr dendân-ı tîğ-ı insândan geçüp lâşe-i nâ-pâkleri yedi yerde yığılıdır, zîrâ bu serhadlerde kânûndur kim bir savaş-ı perhâş yerine cümle re‘âyâ cem‘ olup eğer müselmânı ve eğer küffârı dağlar gibi yığup üzerlerine hunka toprak yığup İslâm askeri meyyitleri üzre 85a yeşil tahtadan bir sırık üzre bayrak dikerler, küffâr leşleri hunkası üzre ağaçdan haçlar dikerler. Mü’min ve gayr-i mü’min mezâristânının alâmetleri budur.
EÇS VII 85a
Hâlâ cemî‘i serhadlerde Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa'nın Salanta sahrâsında üç gün üç gece ceng-i azîm edüp yüz bin küffâr-ı hâksârı kırup âhır-ı kâr kendüsü de münhezim olduğu meşhûr-ı âfâkdır. Ol zamânda berü Salanta kal‘ası câ-be-câ harâb [u] yebâb yatup varoşu hâlâ gâyet ma‘mûrdur.
EÇS VII 85a
Sitâyiş-i varoş-ı Salanta: Cümle iki bin hâneli Eflakân ve Macar re‘âyâlı ve iki birov kâfiri hâkimli ve üç kiliseli ve birkaç dükkânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli ve Macar mahbûblu ma‘mûr u müzeyyen varoşdur kim Göle kal‘ası kulunun aklâmıdır.
EÇS VII 85a
Andan yıldız cânibine 5 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 85a
Evsâf-ı palanka-i Fekte Batur
EÇS VII 85a
Bu kal‘a içre niçe yüz yıl mu‘ammer olmuş bir papas kıssîs var imiş. Mürd olunca anın mâlıyla gûrhânesi üzre bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp papasın ismiyle müsemmâ Fekte Batur manastırı derler.
EÇS VII 85a
Ba‘dehu sene 1071 târîhinde Serdâr Alî Paşa ile kal‘a-i Varat fethine gitdiğimizde bu mahalle Siyâvuş Paşa karındaşı Abaza Sarı Arslan Hüseyin Paşa Tımışvar eyâleti askeriyle meks edüp "Âyende vü revende Asâkir-i İslâm'a emn-i tarîk olsun" deyü bu mahalle asker üşürüp bir haftanın içinde bu Fekte Batur kal‘asın müceddeden inşâ etdi kim hâlâ ma‘mûr olup kal‘a-i Yanova ile kal‘a-i Varat mâbeyninde bir cây-ı emân palanka-i ehl-i îmân olmuşdur.
EÇS VII 85a
Hâlâ Varat hâkinde nehr-i Kara Kiriş kenârında cânib-i erba‘ası ormanlık içinde şekl-i murabba‘ bir metîn ve rıhtım dolma dîvârlı dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli palanka-i müstahkemdir. İçinde dizdârı ve elli aded merdüm-hisârı ve cebehânesi ve şâhî şâhâne topları ve beş dükkâncığı ve bir mükellef hâncuğazı var. Ve mezkûr Fekte Batur manastırı hâlâ Hüseyin Paşa {Sultân Mehemmed} câmi‘i etdi. Ve kal‘a kapusu cânib-i garba mekşûf ağaç kapudur. Ve bir sık orman-ı mişeyistânlı zemîne vâki‘ olmağile gâyet mahûf u muhâtara yer olduğundan her bâr Macar katanası keferesi eksik değildir, zîrâ Yanova ile Varat arasında gâyet memerr-i nâsdır. Ve bu kal‘a handakından akan nehr-i Kara Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Kolojvar kal‘ası dağlarından ve Şiçevar kal‘ası derelerinden cereyân ederek gelüp bu Fekte Batur kal‘asına uğrayup andan mezkûr Göle kal‘asını reyy edüp andan Eğre eyâletinde Sonlok kal‘ası mâbeyninde nehr-i Tise'ye mahlût olur. Ol kadar latîf su değildir.
EÇS VII 85a
Andan bu kal‘adan çıkup yıldız rûzgârı cânibine düzlük ve ormanlı meşelik içre mahûf u muhâtara kâfirin pusu yerlerin 5 sâ‘atde geçüp,
EÇS VII 85a
Evsâf-ı hisâr-ı üstüvâr-ı dâr-ı cihâd ya‘nî, kirmensarây-ı kal‘a-i Varat
EÇS VII 85a
Hamd-i Hudâ bu abd-i kemter sene 1071 târîhinde Serdâr-ı mu‘azzam Köse Alî Paşa ile fethinde bulunup ibtidâ feth-i mübîn ezânların bu hakîr tilâvet edüp niçe işlerinde bulunduk, ammâ amâr olmadan derûn-ı hisârda olan mutalsamât tuçdan dökülmüş zamân-ı kadîm pehlivânları sûretlerin seyr-i temâşâ edüp cümle guzât-ı müslimîn ile surûr şâdumânlarda iken serdâr-ı zafer-şi‘âr olan Alî Paşa efendimiz bu ahkar-ı kemteri Bosna diyârına bu Varat kal‘ası fetihnâmesiyle Melek Ahmed Paşa efendimize ılgar ile gidüp efendimizin niçe niçe ihsân [u] in‘âmlarını görüp yine Melek Paşa efendimiz yanında kalup Bosna'dan Zirinoğlu vilâyetlerin ve Venedik'de Moran ve Dodoşka vilâyetlerin seyr-i temâşâ etdiğimizden sonra efendimizle Bosna'dan ma‘zûl olup Rûmeli eyâletiyle yine Erdel vilâyeti seferine serdâr-ı mûmâileyh Alî Paşa ile giderken Tımışvar altında Seydî Ahmed Paşa'yı bir Cum‘a gün Alî Paşa kendi otağında şehîd edüp Seydî Paşa'nın kellesin der-i devlete gönderdi.
EÇS VII 85a
Ba‘dehu Demirkapu'dan diyâr-ı Erdel'e girüp kâmil on ay Erdel diyârın seyâhat edüp andan Erdel'e Apofi Mihal nâm bir kâfiri kral nasb edüp vilâyet-i Erdel'den iki kerre yüz bin esîr çıkarup emn-i emân oldukdur.
EÇS VII 85a
Mukaddemâ Seydî Ahmed Paşa'nın münhezim edüp katl etdiği Rakofçioğlu kraldan bâkî kalan üç bin aded kîseyi tahsîl edüp bi's-sıhhati ve's-selâme Tımışvar'da meştâ edüp hakîr Melek Ahmed Paşa ile İslâmbol'a gelüp kubbe-nişîn oldukda Sultân Ahmed kızı Fâtıma Sultân'ı Melek Ahmed Paşa alup sene (---) mâh-ı (---) Melek Ahmed Paşa der-i devletde Kubbealtı'nda iken merhûm olup garîb kaldık.
EÇS VII 85a
Ba‘dehu bu hakîr Köpürlüzâde Sadrıa‘zam Ahmed Paşa'ya intisâb edüp andan sene 1073 târîhinde Uyvar fethinde bulunup andan 1074 sene-i âtîde nâ-mübârek menhûs Raba seferinde münhezim olup hamd-i Hudâ bu hakîr ol inhizâmda cân baş kurtarup selâmetle Uyvar altına geldiğimizde Nemse çâsârı sulha rağbet edüp bir küçük elçisi çıkup Belgrad'a geldik.
EÇS VII 85a–85b
Andan bizim elçimiz Kara Mehemmed Paşa ile Nemse çâsârına hakîr bile gidüp Alman diyârın niçe zamân 85b seyr-i temâşâlar edüp ba‘dehu Nemse çâsârının papinta hattıyla iki buçuk sene yedi krallık yeri bâlâda tahrîr olunduğu vech-i meşrûh üzr[e] yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr edüp üçüncü yılda Budin vezîri Gürcî Mehemmed Paşa'ya gelüp müşerref olduğumuzda {hakîre} Eğre ve Tımışvar ve Varat eyâletlerinin kal‘a yoklamaların ihsân edüp bâlâda tahrîr olunduğu üzre mezkûr eyâletlerin cemî‘i kal‘alarını seyr-i temâşâ ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp Beç ve Prak ve Bahr-i Muhît ve Donkarkız ve Danimarka ve İsfaç ve Çeh ve Tot vilâyetlerinden üçüncü yılda hamd-i Hudâ yine sıhhat [ü] selâmetle mukaddemâ sene (---) târîhinde fethinde bulunduğumuz kal‘a-i Varat'a gelüp vâsıl oldukda Varat vâlîsi Arnavud Hısım Mehemmed Paşa sarâyında meks edüp şeb [ü] rûz şeref-i sohbetleriyle müşerref olup kal‘a-i Varat'ı ve varoşu ve bâğ-ı İremlerin seyr-i temâşâ ederdim, ammâ feth etdiğimizde asâkir-i İslâm elinde harâb u yebâb idi, ammâ şimdi ol kadar ma‘mûr u âbâdân olmuş kim kal‘ası ve rabâtları ve mahallât [ü] cevâmi‘leri ve bâğ u bâğçeleriyle gûyâ bâğ-ı İrem Ürd-i behişt olmuş.
EÇS VII 85b
Der-beyân-ı evsâf-ı kal‘a-i vâcibü's-seyr, hisâr-ı üstüvâr-ı Varat
EÇS VII 85b
Sene 1071 târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘ ibn İbrâhîm Hân asrında be-dest-i Serdâr Köse Alî Paşa bâ-i‘ânet-i Seydî Ahmed Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve Çatalbaş Paşa ve Hısım Mehemmed Paşa ve Cerrâh Kâsım Paşa ve Abaza Sarı Hüseyin Paşa ve Yentür Hasan Paşa ve niçe vüzerâ ve mîr-i mîrânların i‘ânetiyle kal‘a-i Varat'ı Alî Paşa'nın feth etdiğinin târîhleri budur. Mısra‘-ı târîhi:
EÇS VII 85b
Varat'ı aldı adûdan Alî Paşa-yı dilîr.
EÇS VII 85b
Diğer târîh-i zîbâ:
EÇS VII 85b
Varat alındı. Erdel erzel oldu.
EÇS VII 85b
Niçe musanna‘ târîhleri vardır, ammâ bu kadarla iktifâ etdik. Hâlâ bu kal‘a Mehemmed Hân-ı Râbi‘ tahrîri kânûnu üzre başka eyâlet-i vezâretdir.
EÇS VII 85b
Taraf-ı pâdişâhîden vezîrinin hâssı Rûmeli vezîri hâssı gibi on bir kerre yüz bin akçedir ve mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve (tîmâr defterdârı) ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar kâtibi ve defter kethudâsı ve kâğıd emîni ve mahlûl kâtibi ve kal‘alar tezkirecisi ve târîhçi efendi ve mukâta‘acı efendi ve şehremîni efendi ve beytü'l-mâl emîni ve beytü'l-mâl kâtibi ve beytü'l-mâl nâ’ibi ve mi‘mâr ağa ve gümrük emîni ve harâc emîni ve muhtesib ağası ve bâcdârı ve muhtesib nâ’ibi ve şeyhü'l-beledi ve sipâhîlerin kethudâyeri ve altı oda yeniçeriyle bir müte‘azzım haseki ağa yeniçeri ağası ve üç oda cebecilere cebecibaşı, üç oda topçulara topçubaşı ve lağımcıbaşı ve kumbaracıbaşı ve çalıcı mehterbaşı ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı ve erbâb-ı tîmârı 800 ve erbâb-ı zu‘amâsı 15 neferdir.
EÇS VII 85b
Kânûn üzre cümle erbâb-ı tîmârın cebelüleri ile ve paşanın kendü askeriyle sekiz bin asker olur. Ve cümle on iki aded tuğ u tablhâne sâhibi kal‘a ağaları var. Meselâ dizdâr ağa ve sağkol ağası ve solkol ağası ve beşli ağası ve martolos ağası ve gönüllü ağasının sağ kolu ve gönüllü ağasının solkolu ve yerli topçubaşı ve yerli cebecibaşı ve kumbaracıbaşı misilli ağaları var.
EÇS VII 85b
Kal‘a dizdârı her gece kal‘a kapularının miftâhların kapukulu yeniçeri ağasına teslîm eder. Cümle-cümle der-defterde mevcûd u murakkam üç bin aded kal‘a kuludur kim Budin ve Eğri ve Kanije kal‘alarında böyle güzîde asker yokdur. Bu hisâb üzre cümle-cümle hîn-i uruşda mahsûr olma mahallinde yigirmi bin seksen aded asâkir-i pür-silâh mevcûddur. Yigirmi bin asker dahi hîn-i muhâsarada taşra Varat eyâleti kal‘alarından imdâd gelir.
EÇS VII 85b
Kânûn üzre şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve cümle tokuz aded nevâhîde üç yüz kırk pâre kimi mutî‘ ve kimi âsî şekilli nâhiye kurâları var. Beher sene kadıya ber-vech-i adâlet altı kîse hâsıl olur. Paşasına kırk sekiz bin guruş cevz-i ma‘dûddan hâsıl olup bâd-ı hevâ [vü] bâc-ı bâzâr panayır bâzârı yerinden sekiz bin guruş dahi olup üç bin asker beslemek fermân olunmuşdur, ammâ taraf-ı pâdişâhîye ıydiyye hedâyâsı vermemek üzre şart olunmuş mansıb-ı bikrdir kim dahi bekâreti bozulmadı. Ammâ gâyet intihâ-yı serhad olmuş nev-feth bir eyâletdir. Bir tarafında cânib-i şarkı vilâyet-i Erdel kâfiri, şimâl tarafında Kurs Macarıyla Orta Macar, garb tarafında Nemse küffârı var. Hüdâ hıfz ede bir serhadd-i sedd-i sedîddir.
EÇS VII 85b
Ve eyâlet-i Varat'da cümle dörd sancakdır. Evvelâ; sancağ-ı Senköy [ve] sancağ-ı kal‘a-i Papmezö ve sancağ-ı kal‘a-i Balanoş ve sancağ-ı kal‘a-i Solongar ve nâhiye-i Bihar, sancak beği tahtı olmak içün Hısım Mehemmed Paşa der-i devlete arz edüp henüz Tatar Nasûh ulaklıkla Edirne'ye gitdi, ammâ ma‘mûr sancak olur. Bihar nâhiyesi Erdel diyârının güzîde yeridir kim yedi yüz pâre köylere mâlikdir. Gayri sancakları küçükdür, ammâ re‘â[yâ]ları Tot ve Macar olup gâyet mutî‘lerdir, zîrâ Seydî Ahmed Paşa ile üç sene bu kâfirleri kırup gücile mutî‘ etdik.
EÇS VII 85b–86a
Ve dahi eyâlet-i Varat'da elliden ziyâde kal‘alar dahi iki kılıç altında mutî‘lerdir, ya‘nî kâfire dahi harâc verirler, hüsn-i rızâları 86a var. Ve on iki bin hâne-i harâc hemân Köpürlü evkâfı var. Mâ‘adâsı mîrî tahrîr olunup Varat kal‘ası kullarının aklâmlarıdır. Ve cümle eyâlet-i Varat'da yigirmi iki bin harâc tahrîr olunup defter-i pâdişâhîye kayd olunmuşdur. Harâç ağasına harâc başına yarım guruş harc-ı ma‘îşet konmuşdur.
EÇS VII 86a
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Varat'ı beyân eder
EÇS VII 86a
Evvelâ kal‘a-i Varat Erdel memleketinin sedd-i İskender'i ve Rakofçi Kral'ın tahtı idi. Hâlâ dest-i İslâmda olup Mekke ve Medîne'nin vakfıdır kim on iki bin altun Medîne-i Münevvere'ye surre gider. Ammâ kal‘ası kûh-ı Ulesi(?) dibinde bu kûhun kıblesinde nehr-i Kiriş aşırı bir top menzil[i] ba‘îd mezkûr dağ eteğinde bir vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i muhammes cümle Şeddâdî tula binâ beş tabyalı bir kal‘a-i ra‘nâdır kim gûyâ bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i Mağosa. Gerçi mezkûr Ulesi dağı kal‘aya havâledir, ammâ mâbeyninde nehr-i Kiriş Şebeş cârîdir.
EÇS VII 86a
Bu nehr-i Şebeş Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Şebeşvar kal‘asına andan bu Varat kal‘ası dibinden ve handakı içinden cereyân ederek cânib-i garbda Göle kal‘asıyla Sonlok kal‘ası mâbeyninde nehr-i Tise'ye mahlût olur.
EÇS VII 86a
Ve mezkûr Ulesi dağı Varat'ın poyraz cânibinde bir püşte-i âlîdir. Hattâ hîn-i muhâsarada bu kûh-ı bülend üzre Yentür Hasan Paşa kal‘ayı bu cebelden yedi pâre top ile döğerdi, ammâ ol kadar zarar isâbet etmezdi, zîrâ hayli mesâfe-i ba‘îdedir ve su aşırı olup deryâ-misâl handak suyu aşırıda olmak ile top güllesi kal‘aya (...) gelüp öyle zarar edemeyüp top gülleleri batup kalırdı, zîrâ kal‘a handakının enniliği kâmil yüz yigirmi adımdır ve deryâ-misâl içi nehr-i Şebeş Kiriş ile leb ber-leb olup kırk yedi arşın derin handak-ı amîkdir kim içinde kadırga avanta edüp pala urup gezinse mümkindir. Bu kadar vâsi‘ handakın suyu içinde tâ handakın o[r]ta yerinde kal‘ayı ihâta etmiş bir ensiz handak dahi vardır. Ol handak on yedi arşın derindir, zîrâ bu handakın suyu yerlidir. Büyük enli handakın suyun Kiriş nehrinden kesseler ortadaki küçük handakın suyu bâkî kalır. Bu handak içinde gûnâ-gûn hayvânât mâhîler vardır.
EÇS VII 86a
Ve bu kal‘anın cirmi dîvâr üzre iki bin beş yüz adımdır. Cümle beş tabya-i azîmdir kim her birinde on ikişer aded kırmızı çullu arabalar üzre balyemez topları var. Lâkin sâ’ir kal‘a gibi tabyadan tabyaya varılmaz. Her tabyanın başka kapuları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kulları var ve her tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve her tabyanın handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka topları var.
EÇS VII 86a
Ve kal‘a dîvârı handakdan yukaru kırk mi‘mâr arşını bâlâ ve on arşın enli Şeddâdî tula bina ve yigirmi arşın dîvârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın enli bir derin handak içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbleye nâzır olan tabyanın temelinden yukaru kal‘a dîvârının nısfında kal‘ayı ihâta etmiş bir musanna‘ taş kuşakdan kal‘a dîvârı dâ’iren-mâdâr tula ve yonma mutarraş ve musaykal taş ile mebnî kal‘a-i kavîdir, zîrâ sene 1007 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında bu kal‘a-i Varat'ı Saturcu (---) Paşa beş ay döğe döğe yere berâber etdi, ammâ cemî‘i asker Varat'ın yedi aded bâğ-ı İrem-misâl varoşlarında zevk u safâ etmede, beşinci ayda berf [ü] bârânın vefretinden ve bârân-ı rahmetin kesretinden ve şiddet-i şitânın tekaddümünden el ayak dutmayup derûn-ı askerde kaht [u] galâ olup Tatar Hân dahi Saturcu Paşa'ya dilgîr olup Kırım'a gitdiğinden hemân asker-i İslâm serdâr üzre gulû edüp cümle asker-i İslâm kal‘a-i Varat altından bî-feth hâ’ib ü hâsir avdet edüp ol şiddet-i şitâda bârgâh [u] büngâh [ve] cebehâne ve hazâ’in-i Âl-i Osmân ile selâmet kal‘a-i Tımışvar'a çıkup meştâ verdiler. Hemân küffâr yüz bin hamd edüp Varat kal‘asının münhedim olan yerlerin taş binâ ile ve kırmızı tula bir sedd-i metîn kal‘a etmişdir kim gûyâ nev arûs kirmândır.
EÇS VII 86a
Bu kal‘anın batı tarafına ancak bir kapusu vardır, ammâ üç kat kavî bâb-ı hadîdlerdir. Ve kapu üzre taşdan üstâd-ı mermer-bür sığır başları oymuş kim gûyâ zî-rûhdur. Ve bu sûretlerin iki yanında âdem elleri ve ayakları ve davul ve boru ve gûnâ-gûn cebehâne tasvîrlerin taşdan oyup hâlâ kapu üzre durur gâyet musanna‘ sûretlerdir. Ve bu kapunun iç yüzünde sol cânibinde bir kulle üzre sâ‘at kullesi var, çanının sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olur.
EÇS VII 86a
Bu kal‘a içre on dükkân var ve iki hammâm ve yüz elli aded fevkânî kârgîr binâ şindir[e] tahta örtülü musanna‘ askerî odaları ve üç yerde at değirmenleri ve yeniçeri ağası kullesi önünde bir çâh-ı cahîm zindânı var, gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Birkaç küçük meydâncıkları var.
EÇS VII 86a
Sitâyiş-i eşkâl-i iç kal‘a
EÇS VII 86a–86b
Bu mezkûr taşra kal‘anın içinde iç kal‘a 86b gird-â-gird kâmil taşra dîvârı dibinden bin adımdır. Ve beş dâne şâhâne ve serâmed kullelerin ikisi kırmızı kiremit kubbe örtülüdür. Üç aded kullesinde cebehâne ve sâ’ir mühimmât u levâzımât ve zahâ’ir makûlesi mâl-â-mâldir.
EÇS VII 86b
Ve bu iç kal‘ada yeniçeri ağası ve yeniçeriler ve cebecibaşı ve cebeciler ve topçubaşı ve topçular ve yerli kulları sâkindirler, ammâ gâyet musanna‘ ve müzeyyen kat-ender-kat kârgîr binâ kiremit örtülü ve şindire tahta ile mestûr ma‘mûr sarâylar var. Bunda sâkin olanların ekseri mücerred askerî tâ’ifeleridir.