İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS VII 86b
Ve bu iç hisârın etrâfında aslâ handakı yokdur, zîrâ büyük kal‘a ortasında vâki‘ olmuşdur. Cümle dörd aded kapusu var, ammâ biri işler, üçü mesdûd durur ve meftûh olan kapu üzre Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ câmi‘i mukaddemâ bir kenîse imiş hâlâ nûr-ı münevver olup ma‘bedgâh-ı müslimîndir. Bu[nun] nâzük musanna‘ nev binâ bir minâre-i serâmed-i ra‘nâsı var kim gûyâ yek pâre bir serv nahl-i mevzûndur. Ve câmi‘ üzre bir gûne musanna‘ kırmızı kiremit örtülüdür kim gûyâ sihr-âsârdır. Mezkûr âsâr-ı binâlardan mâ‘adâ bu orta hisârda gayri imâret yokdur. Hemân iç kal‘a ortası bir meydândır.
EÇS VII 86b
Evsâf-ı taşra varoş
EÇS VII 86b
Evvelâ kal‘adan taşra varoşa haşeb cisr ile giderken üç yerden makaralar ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak cisrinden varoşa garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine haşebden bir musanna‘ lonca köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu köşkde oturup kesb-i tarâvet ederler. Gâyet mesîregâh ve ârâmgâh ve namâzgâh maksûrecikdir.
EÇS VII 86b
Ve bu cisr başıyla varoş çârsûsu mâbeyni, ya‘nî kal‘a önü handak kenârınca kal‘ayı ihâta etmiş dâ’iren-mâdâr bir meydân-ı vâsi‘dir kim her gün bu vâdîde âdem deryâsı olup bâzâr durur.
EÇS VII 86b
Hamd-i Hudâ şehr-i Varat'ı amâr gördük, ammâ hîn-i fethde harâb u yebâb bırakmışdık. Mukeddemâ bu kal‘a-i Varat dest-i kâfirde iken Melek Ahmed Paşa sadrıa‘zam oldukda Erdel kralı Rakofçioğlu'na iki kerre ulaklıkla bu kal‘a-i Varat'a gelüp görmek [müyesser] olmuşdu.
EÇS VII 86b
Kal‘anın cânib-i erba‘asında bâğ-ı İremden nişân verir yedi aded varoş-ı azîmleri olup her birinde birer gün âdem deryâsı olup bâzâr dururdu. Hâlâ ol zamândan berü bu bâzâr kal‘a önündeki meydânda her gün durmak âdet-i kadîme olup cümle re‘âyâ vü berâyâ mahbûbe kızlar ve mahbûbe kâlim avretler gizlice esbâbların bu bâzâra getirüp fürûht ederler.
EÇS VII 86b
Bu meydânın kal‘aya nâzır tarafı serâpâ kahvehâne ve bozahâne ve gayri me’kûlât [u] meşrûbât satıcı her esnâf mevcûd dükkânlardır. Ve bu varoşda cümle beş dâne küçük hammâmlar vardır. Biri Ulesi kapusunun iç yüzündedir. Mâ‘adâ dördü büyük çârsû içinde mükellef ü mükemmel hammâmlardır.
EÇS VII 86b
Ve cümle on yedi mihrâbdır. Üçü salât-ı Cum‘a edâ olunup cemâ‘at-i kesîreli cevâmi‘lerdir.
EÇS VII 86b
Evvelâ fâtih-i Varat Köse Alî Paşa câmi‘i, kire[mit] örtülü ve bir mevzûn ve serâmed kârgîr minâreli câmi‘-i cedîddir, ammâ haremi yokdur, zîrâ teng yere vâki‘ olmuşdur. Ve çârsû-yı bâzârın izdihâmı bunda olmak ile cemâ‘ati çokdur.
EÇS VII 86b
Bir câmi‘ dahi mahalle içinde Köpürlü Mehemmed Paşa câmi‘i la‘lgûn kırmızı kiremit ile mestûr bir kârgîr minâreli ve bir vâsi‘ haremli câmi‘-i ma‘mûrdur, ammâ henüz Köpürlü'den fermân gelüp câmi‘i kurşum örtmek isterlerdi.
EÇS VII 86b
Andan bir câmi‘ dahi taş kapusu dibinde Küçük Mehemmed Paşa câmi‘i hakkâ kim küçükdür kim ism-i müsemmâsına mutâbık olup sütûhu kiremitlidir, ammâ henüz minâresi yokdur. Bunlardan mâ‘adâ bu varoşda mahalle mesâcidleridir.
EÇS VII 86b
Ve cümle üç aded medrese-i tahsîl-i dâru'l-ulûmdur. Ve cümle dörd aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhândır. Ve cümle iki yerde tekye-i dervîşân-ı zâkirân vardır.
EÇS VII 86b
Ve cümle üç aded hân-ı tüccârândır. Ve cümle bir aded imâret-i dâru'z-ziyâfe-i fakîrândır kim Köpürlü Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Ve cümle yedi aded sebîlhâne-i cân-sitândır.Ve cümle beş aded hammâm-ı rûşinâdır.
EÇS VII 86b
Ve cümle bin aded kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî kiremitli ve şindire tahta örtülü hânedânlardır. Mukaddemâ kâfir zamânı yedi varoşda cümle on iki bin aded müzeyyen ve ma‘mûr [ve] mükellef sarâylar olduğu manzûrumuz olmuşdu.
EÇS VII 86b
Ve cümle üç yüz aded dükkânlardır, ammâ hâlâ sipâh bâzârı ve kal‘a önünde bâzâr yeri dükkânları ma‘mûr u müzeyyendir.
EÇS VII 86b
Der-hakk-ı sarây-ı a‘yân: Cümleden paşa sarâyı ve Defterdâr Ahmed Efendi sarâyı ve iç hisârda yeniçeri ağası sarâyı ve Ulesi varoşunda Panço Hüseyin Ağa sarâyı ve Karamânlı Alî Beşe sarâyı ve niçe soba evli ve hammâmlı hânedânlar vardır ancak bunları tahrîr eyledik.
EÇS VII 86b
Ve bu varoşun cânib-i erba‘ası bâğdan ve bâğçeden görünmez olmuş, ammâ mukaddemâ asâkir-i İslâm bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde cümle bâğ u tağı ve hânedânları ve kal‘a bile yanup harâb u yebâb etmişler idi. Hamd-i Hudâ beş yılda yine müzeyyen bâğ u bâğçeler ve müşebbek bostânlar yetişmiş.
EÇS VII 86b–87a
Ve bu varoş-ı kebîr şekl-i murabba‘ vâki‘ olup cümle zokakları ilm-i hendese üzre kâfir zamânı sadranç nakşı tarh-ı zîbâ 87a olunmuşdur.
EÇS VII 87a
Ve bu rabâtın cirmi dâ’iren-mâdâr on bin elli aded germe adımdır. Bu varoş hemân büyük kal‘anın maşrık cânibiyle kıble cânibin ihâta etmemiş. Yohsa mâ‘adâ yerlerin bu varoş devr etmişdir. Ve bunun dahi handakı içinden nehr-i Kiriş devr eder. Cümle etrâfı dolma rıhtım nev binâ sûr-ı ra‘nâ palanka-i zîbâdır kim dîvârı üstünde araba gezse mümkindir. Ve cümle dâ’iren-mâdâr on iki aded metîn ve kavî tabyaları var kim cümlesinin üstleri şindire tahta örtülü sivri sivri tahta bayraklı müzeyyen kıbâbları ve karavulhâneleri var.
EÇS VII 87a
Evvelâ cümleden büyük Kadı tabyası ve Alî Paşa tabyası ve Küçük Mehemmed Paşa tabyası ve yeniçeri ağası tabyası ve Hısım Mehemmed Paşa tabyası ve Sinân Paşa tabyası ve niçe sedd-i İskender-misâl tabyalar bu varoşun etrâfın ihâta etmişdir. Ve bir tabyada beşer ve altışar aded şâhî ve kolomburna ve darbzen toplar mevcûddur.
EÇS VII 87a
Bu varoş cümle dörd kapudur. Evvelâ maşrık tarafına Alî Paşa kapusu, kârgîr binâ kemerli tahta kanatlı metîn kapudur ve maşrık tarafında öte poyraz cânibine köprü başında Ulesi varoşu kapusu sâde ma‘mûr kapudur, ya‘nî kârgîr kemer değildir. Ve batı tarafına taş kapu cüdrânında taş binâlı kavî bâb-ı kebîrdir. Ve kıble tarafına Değirmen kapusu dahi sâde tahta kanatlı derveze-i kebîrdir.
EÇS VII 87a
Ve bu varoşun cânib-i erba‘ası handakı içinden nehr-i Kiriş cereyân etmek ile mezkûr kapuların önlerinde cümle haşeb cisrlerden ubûr olunup her kapuda ikişer yüz aded pür-silâh kal‘a neferâtları dîdebân ve nigehbânlık edüp her kapu önlerinde lonca köşklerinde oturup bir hây hûy edüp nevbet beklerler. Ve handaklar kenârında ve niçe yerlerde nehr-i Kiriş üzre su değirmenleri deverân edüp dakîk-i rakîk-i beyâz hâsıl olur.
EÇS VII 87a
Evsâf-ı bâzâr-ı panayur-ı Varat
EÇS VII 87a
Mezkûr Değirmen kapusunun taşrası önünde kal‘adan bin adım ba‘îd kıble cânibinde bir düz fezâda bir azîm çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hânları var, ana sülüş bâzârı derler, ammâ niçe dükkânları çalas ve palaş ve malaşdan külbe-i ahzânlardır, ya‘nî kârgîr binâlı dükkânlar değildir. Sayf u şitâda elbette haftada bir bâzâr gün bâzâr-ı azîm olup kırk elli bin re‘âyâ vü berâyâ cem‘ olup bâzâr-ı azîm durdukda paşa askeri ve subaşı ve cümle yeniçeri askerleri pür-silâh gelüp her hafta bâzârı günleri âmâde olup vakt-i gurûbda yine herkes târumâr olup vatanlarına giderler. Bunda bâc-ı bâzârdan mîrî mâl hâsıl olup kal‘a neferâtlarına aklâm kayd olmuşdur. Cümle dörd bin aded dükkânlardır kim vâsi‘ yolları sadranc nakşı tarh olunmuşdur.
EÇS VII 87a
Ammâ bu mahalde yıl başında bir kerre küffârın kızıl yumurtasından kırk gün mukaddem yıl bâzârı durdukda Hind ü Yemen ü Arab u Acem'den ve'l-hâsıl cemî‘i ekâlîm-i seb‘adan niçe kerre yüz bin küffâr-ı tüccâr-ı füccâr ve elsine-i muhtelife mahlûku cem‘ olup bu Varat sahrâsı hayme vü hargâh ve bâr [u] büngâhlar ile zeyn olup yigirmi gün yigirmi gece ayş [u] ışret edüp bir kâr [u] kisb olup niçe bin yük metâ‘ bozulup fürûht olur ve niçe bin yük vâlây-ı kâlây-ı gûnâ-gûn alınup yük bağlanup niçe Mısır [ve] Rûm hazînesi kâr olur.
EÇS VII 87a
Ammâ bu mahalde kırk gün mukaddem Yanova Varat ve eyâlet-i Varat askerleri pür-silâh gelüp kâmil bir iki ay Varat sahrâsında haymeleriyle muhâfaza edüp bâzâr bozulup tavtavlanup savsavlandıkdan sonra Varat vezîrinin izniyle muhâfazaya gelen asâkir-i İslâm herkes vatanlarına giderler.
EÇS VII 87a
Devlet-i Âl-i Osmân'da böyle panayurun, ya‘nî böyle bâzâr yeri Ösek kal‘ası panayuru, Dolyan panayuru, Alasonya panayuru, Maşkolor panayurları ve Yanya panayurları gibi bâzâr olur, ammâ bu Varat panayuru gâyet cem‘iyyet-i kübrâ olur, temâşâgâh-ı azîmdir.
EÇS VII 87a
Sitâyiş-i varoş-ı Ulesi
EÇS VII 87a
Mezkûr büyük varoşun poyraz cânibinde nehr-i Kiriş aşırı Ulesi derler bir varoş-ı azîmdir. Küffâr asrında bu dahi iremezâtdan nişân verir bir hasretü'l-mülûk bâğ-ı Merâm idi. Hâlâ yine amâr olmadadır. Dizdârı ve kal‘a neferâtları başkadır. Cümle altı aded ağalıkdır ve cümle üç yüz neferâtları ve martolosları vardır. Ve rabâtı şekl-i mukavvis nehr-i Kiriş kenârından dağlar eteğine vâki‘ olmuş dolma çit palanka rıhtım dîvârdır kim gird-â-gird cirmi bin seksen aded germe adımdır, ammâ handakları nev-binâ olmak ile henüz tathîr olmamış alçak handakdır. Ve dahi Varat'a nâzır olan tarafından nehr-i Kiriş cereyân etmek ile Kiriş kenârında palanka dîvârı yokdur ve lâzım da değildir. Lâkin ensesinde bayır ve çayır ve bâğlar tarafında palankası ve tabyaları vardır. Ve cümle etrâfında yedi aded tabya-i metînlerdir. Ve cümle iki kapusu var, biri kıble tarafına cisr başında nehr-i Kiriş kenârında büyük varoşa ve kal‘aya gider büyük kapudur. Biri poyraz cânibine nâzır Senköy kapusu. Bu dahi ağaç kanatlı kapulardır.
EÇS VII 87a–87b
Ve bu varoş içre üç yüz aded şindire tahta örtülü kârgîr binâ ikişer kat ma‘mûr hânedânlardır. Panço Hüseyin Ağa bunda sâkin olur. Mukaddemâ kefere zamânı bu varoşda bâğ-ı Aspuzu gibi ma‘mûr idi, ammâ Varat kal‘ası fethinden sonra yine küffâr şebhûn ile gelüp bu varoşu ihrâk bi'n-nâr eyleyüp henüz 87b yine ma‘mûr olmadadır. Ancak iki kahvehânesi ve beş dükkânı ve bir hânı ve iki mektebi ve bir câmi‘i ve üç mahalle mescidi var. Ve dahi bu Varat'ın mukaddemâ kefere zamânı hânelerinin sütûhları serâpâ kiremit ile mestûr idi, ammâ şimdi ekseriyyâ şindire tahta örtülüdür. Ve bu Ulesi varoşunun ensesindeki dağlar serâpâ bâğlar ve müşebbek bostânlardır.
EÇS VII 87b
Der-beyân-ı âb [u] hevâ-yı câvidân: Hevâsı gâyet letâfet-i i‘tidâlde olduğundan halkı tendürüst olup mahbûb u mahbû[be]leri hüsn-i cemâlde ve hevâsı gibi lütf-ı i‘tidâlde meşhûr Macar zenâneleri vardır, ammâ yeni feth olmağile ekseriyyâ âdemleri Rûm âdemleridir. Dahi serhadli Boşnak kavmi azdır.
EÇS VII 87b
Der-vasf-ı hubûbât-ı mahsûlât: Sayf [u] şitâda nebâtât-ı sebzevâtı eksik değildir. Hattâ kılçıksız bir gûne deve dişi buğdayı olup andan Haleb kalkanı kadar beyâz sipov ekmek pişirirler kim gûyâ nûrdur. Üzümü ve eriği ve emrûdu ve lahana ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz iki beşliğe ve bir vukıyye et bir peneze verilir.
EÇS VII 87b
Hülâsa-i kelâm gâyet ganîmet vilâyet feth olmuşdur. Cenâb-ı Bârî yârî kılup dest-i İslâm'da ber-karâr kıla. Ammâ cümle re‘âyâsı Eflak ve Tot ve Macar'dır.
EÇS VII 87b
Der-medh-i enhâr-ı zülâl-i âb-ı hayevân: Kal‘a handakı ve şehir içre cereyân eden nehr-i (---) Kiriş Erdel diyârından gelüp nehr-i Tise'ye mahlût olduğu bâlâda tahrîr olunmuşdur, ammâ ol kadar memdûh su değildir, zîrâ ale'd-devâm nûş edenlerin boğazlarında kuşka, ya‘nî ur hâsıl olur. Anıniçün sâhib-i tab‘ olan kişiler ekseriyyâ âb-ı tahûr-misâl kuyu sularından nûş ederler.
EÇS VII 87b
Der-kavl-i müneccimân-ı Macar
EÇS VII 87b
Bu şehr-i azîm ilm-i usturlâb üzre iklîm-i hâmisde bulunup arz-ı beledi (---) (---) ve tûl-ı nehârı (---) derîce ve dakîkadır. Şeb-i yeldâsı dahi hem-çünân eyle bulunmuşdur.
EÇS VII 87b
Bu şehri murâd [u] merâmımız üzre seyr edüp ba‘dehu Köpürlü oğlu sadrıa‘zam tarafından elçi paşaya gelen emr-i pâdişâhîyi dîvân-ı Varat'da kırâ’at edüp Nemse çâsârı huzûrunda nâme-i hümâyûn kırâ’at olunup akd-i sulh olundukda Nemse çâsârının ricâsıyla bu Varat kal‘ası yanında Hayduşak vilâyeti içinde Seykelhit kal‘ası yıkılma fermânı kırâ’at olundukda hâkim-i Varat Hısım Mehemmed Paşa ve cümle serhad askerleri bu emr-i şerîfe amel edüp,
EÇS VII 87b
"Bize enfa‘ olan Seykelhit kal‘asın yıkdırmazız. İnşâallâh anı da Erdel elinden feth edüp içine asker koduğumuzda Varat kal‘amız henüz tâze cân bulup iç el oldukda Sedd-i İskender olup serhadd-i İslâm râhat olur" dedikde getirdiğimiz emr-i şerîfe ve Budin vezîri Mehemmed Paşa fermânlarına ve elçi paşa efendimizin mektûblarına ve Nemse çâsârının sulhnâmeleri sûretine aslâ rağbet ve emr-i pâdişâhîlere itâ‘at etmeyüp Seykelhit kal‘asın yıkmağa ale'l-ittifâk rızâ vermediler.
EÇS VII 87b
Hikmet-i Hudâ bu emr-i şerîflere itâ‘at edüp Seykel kal‘asın yıkmadıklarının üçüncü günü taraf-ı şehriyârîden bir selâhor ve hünkâr kapucubaşısı Varat vâlisi Hısım Mehemmed Paşa'ya hatt-ı şerîf gelüp dîvân-ı pâdişâhîde yarlığ-ı belîğ-i şâhî tilâvet olunup mefhûm-ı kelâm-ı hatt-ı şerîf budur kim:
EÇS VII 87b
"Sen ki Varat vezîri Mehemmed Paşasın. Hatt-ı şerîfim vardıkda eyâlet-i Varat'da ne kadar asker var ise kalkup Nemse çâsârı dostumuzun ricâsıyla Varat kal‘ası kurbuna Erdel diyârının Hayduşak nâhiyesinde Seykelhit kal‘asın münhedim edüp yere berâber idesin. Ve bizim Varat fethi sulhünde vîrân kalacak Erdel'in Adorban kal‘ası yine Erdel kral-ı la‘în sulha muğâyir iş edüp mezkûr Adorban kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp içine Nemse ve Erdel ve Hayduşak kâfiri askerleri komuş.