EÇS VII 89a
İki yüz pâre müzeyyen kurâlarında yedi bin aded güzîde re‘âyâları hîn-i tahrîrde Varat kal‘ası re‘âyâsı kayd olunmuşdur, ammâ kal‘ası Erdel keferesi elinde olup içinde Nemse leşkeri vardır. Cümle asker-i İslâm ile zîr-i kal‘ada tınâb tınâba hayme ve hargâhlarıyla meks edüp kal‘adan top şâdımânları olup Serdâr Mehemmed Paşa'ya ve Cerrâh Kâsım Paşa'ya hedâyâlar iletüp azîm ziyâfetler olup ba‘de't-ta‘âm kal‘a kapudanına ve i[r]şek ve şaglarına azîm ikrâmlar olundu.
EÇS VII 89a
Der-beyân-ı eşkâl-i kal‘a-i Çehivar: (---) (---) (---) (---)
EÇS VII 89a
Alî Paşa asrında bâlâda tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi,
EÇS VII 89a
Varat fethi tahrîrinden sonra kal‘ası ve nâhiyesi Erdel keferesi elinde kalup bir metîn sa‘b hisârı vardır. Gerçi dest-i kâfirdedir, ammâ sene (---) târîhinde Alî Paşa ile Erdel'i feth etdiğimizde bu Somluvar kal‘ası Alî Paşa'ya itâ‘at edüp hâlâ yine Serdâr Hısım Mehemmed Paşa'ya itâ‘at edüp şâdımân topları atup askere ve iki vezîre ziyâfetler edüp hedâyâlar verdi, ammâ kefere destinde bu Şomlu azîm nâhiyedir. Leşker-i cünûdu Hayduşak kavmidir.
EÇS VII 89a
Andan cânib-i garba gidüp nehr-i Tise kenârında niçe kurâlar ubûr edüp,
EÇS VII 89a
Evvel ve âhir Erdel kralı hükmünde nehr-i Tise kenârında olduğu sene (---) târîhinde Erdel diyârının Seykel vilâyetin Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa ile feth edüp mansûr [u] muzaffer ordu-yı İslâm'a dâhil olduğumuzda Tatar askeriyle bu Sakmar kal‘asını Tise kenârında urup ma‘mûr nâhiyesinden yigirmi yedi bin esîr aldığımız bâlâda muharrerdir.
EÇS VII 89a
Andan yine taraf-ı şimâle asker ile yine Tise nehriyle gidüp,
EÇS VII 89a
Evsâf-ı kal‘a-i Aranyoş Megeşvar ve nâhiyesi
EÇS VII 89a
Ma‘mûr nevâhîlerdir, ammâ hâlâ Erdel hükmündedir. Bunu dahi sene (---) târîhinde Alî Paşa asrında harâb u yebâb edüp mutî‘ etmişdik. Şimdi hâlâ yine rûy-i itâ‘at gösterüp kapudanı hedâyâlar getirüp azîm ziyâfetler mahallinde top şenlikleri etdi.
EÇS VII 89a
Andan yine cemî‘i asâkir-i İslâm ile kâh nehr-i Tise kenârıyla ve kâhîce sahrâlar ve kâhîce dağlar ve mişezârlar içre iktizâ hasebiyle gidüp kal‘a-i Eçetvar'a gidüp bu yine Sakmar nâhiyesindedir. Andan,
EÇS VII 89a
Kal‘a-i Karol: Bu dahi Sakmar nâhiyesindedir.
EÇS VII 89a
Andan kal‘a-i Kalo ve nâhiyesi, andan kal‘a-i Gâlu ve nâhiyesi: Bu bâlâdaki dörd pâre kılâ‘lar ve nevâhîler ki tahrîr olundu, sene (---) târîhinde Alî Paşa ile diyâr-ı Erdel gazâsına girdiğimizde mezkûr kal‘alar cümle nevâhîleriyle itâ‘at etmeyüp harâb [u] yebâb hânelerin türâb keferelerini esîr-i kebâb etdiğimiz cümle bâlâdaki cildde mufassal mastûrdur. Tekrâr tahrîre hâcet yokdur, ammâ Alî Paşa berbâdından berü amâr olup Serdâr Mehemmed Paşa'ya ve Cerrâh Kâsım Paşa'ya kapudanları gelüp top şâdımânlarıyla hedâyâler getirüp azîm vezni üzre ziyâfetler olundu. Andan yine asker-i İslâm ile,
EÇS VII 89a
Evvel ve âhir dest-i küffârda ma‘mûr u âbâdân kal‘adır. Alî Paşa asrında bu kal‘aya uğramamışdık, ammâ Saboş nâhiyesin berbâd edüp yedi bin aded penc-i yeki almış esîr alınmışdır. Hâlâ yine amâr olmuş.
EÇS VII 89a
Ammâ İbram kal‘ası bir kûh-ı Demâvend-misâl bir kûh-ı serbülendin dâmeninden ba‘îd Sedd-i İskender-vâr kal‘a-i calender imiş. Beş yüz pâre top şâdımânları edüp kal‘a kapudanı ve birovları ve nemeşleri ve irşekleri cümle kal‘a hâricinde serâperde-i serdâra gelüp hedâyâlarıyla ta‘âmların getirüp ziyâfet-i azîm oldu.
EÇS VII 89a
Meğer bu İbram kal‘ası Menûçehr evlâdı Yejderban binâsı olup irs ile intikâl ede ede hâlâ Rakofçioğlu'nun kal‘ası imiş. Üç bin cünûd-ı cünüb leşkere mâlik Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ bir kal‘a-i metîndir, küçükdür. Şimâl cânibine Tokay iskelesi ve Tokay kal‘ası karîbdir. Lâkin bu kal‘a-i İbram içine girüp seyr [ü] temâşâ etmeğe içinde olan Nemse kapudanı komadı, ammâ Beç kal‘asında Nemse çâsârı bu hakîre "Yedi krallık yeri seyâhat etsin" deyü hakîre verdiği hatt-ı müstekrehin İbram kal‘ası kapudanına gösterince hemân ayak üzre kalkup hattı yüzüne gözüne sürüp hakîrin destini bûs edüp ol kadar i‘zâz u ikrâm etdi kim bu hakîr ve gulâmlarım âlem-i hayretde kaldılar.
EÇS VII 89a–89b
Ba‘[de]hu bu hakîre bir kîse talar guruş ve iki Nemse'nin kuyruksuz atları ve iki sâ‘at ve bir pastav Macar çukası ve altı aded çarhlı kol tüfengleri verüp 89b hüddâmlarıma onar Ungurus altunu ve birer donluk çuka ve kumâş verüp bir mülûkâne ziyâfet edüp kal‘adan yedi pâre top atup çâsârın sancaklarıyla kal‘a bedenlerin zeyn etdi.
EÇS VII 89b
Andan yine asker-i İslâm ile cânib-i garba gidüp,
EÇS VII 89b
Evsâf-ı kal‘a-i Pulgar ma‘a nâhiye-i kebîri
EÇS VII 89b
Nehr-i Tise kenârında bir kûh-ı serbülend üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Mukaddemâ Alî Paşa asrında bunu dahi görmemişdik. Erdel hükmünde kavm-i Hayduşak kolunda bir küçük kal‘adır. Bunlar dahi serdâra itâ‘at etdiler ve serdâra hedâyâlar ve ziyâfetler getirdiler ve top şâdımânları etdiler. Ammâ nâhiyesi gâyet ma‘mûrdur. Ahâlîsi ve kapudanları cümle Seykelhit kal‘asını yıkdığımıza ağlaşdılar. "Kâşki dest-i Âl-i Osmân'da olaydı" dediler. Hattâ bu Pulgar kal‘asından yukaru nehr-i Tise karşusunda dağlar eteğinde,
EÇS VII 89b
Orta Macar hâkindedir. Sene (---) târîhinde Serdâr Alî Paşa ile nehr-i Tise kenârına vardığımızda Serdâr Alî Paşa Kethudâsı Hüseyin Ağa ve Tımışvar vezîri Sarı Abaza Hüseyin Paşa ile nehr-i Tise'yi cümle Tımışvar askeriyle yıldırup karşu tarafda Husvar kal‘asına varup Zolomioğlu'n krallığa taleb etdiğimizde Zolomioğlu'n vermeyüp bizi Husvar kal‘asından küffârın kovduğu ve Husvar kal‘asının evsâfı bâlâda mastûrdur. Ammâ şimdi nehr-i Tise'yi karşu geçüp Husvar kal‘asına varmadık, hemân mesâfe-i ba‘îdeden seyr [ü] temâşâ etdik.
EÇS VII 89b
Ba‘dehu nehr-i Tise'den şimâl cânibine iki günde ,
EÇS VII 89b
Nehr-i Tise (---) de hakkâ ki bataklık içinde münhedim etdiğimiz Seykelhit kal‘ası ve Kanije ve Ustolni ve Seğitvar gibi batak içinde bir kal‘a-i derbend-i calenderdir. Kapudanları ve birovları ve gayri hâkimleri serdâra hedâyâları ve ziyâfetleri ile geldiler.
EÇS VII 89b
Andan yine cânib-i garba Tise kenârıyla gidüp,
EÇS VII 89b
Kal‘ası nehr-i Tise'nin (---) yalısında Orta Macar hâkinde Topal Palatinuş Hersek'in hükmündedir, ammâ bir vâcibü'l-iber kal‘a-i Sedd-i İskender olduğu bâlâda Alî Paşa asrında merkûmdur.
EÇS VII 89b
Andan bir konakda cânib-i şarka gidüp kûh-ı bülendler dâmeninde,
EÇS VII 89b
Evsâf-ı bâğ-ı İrem-i ibret-nümâ kal‘a-i Kaşa
EÇS VII 89b
Orta Macar ve Kurs banı Macarı hükmünde olduğu bâlâda Alî Paşa asrında murâd [u] merâmımız üzre seyr [ü] temâşâ etdiğimiz mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi yine temâşâ etdiğimizde bu kal‘a-i Kaşa iremi kurbunda bir vâdîde bir amîk su kuyusu vardır. Ol sudan frengî demir üzre dökseler der-ân ol frengî demir kırmızı bakır olur. Hakîrin gulâmları heybelerinde birer geyim na‘l var idi. Bu suyun evsâfın kulağızlardan istimâ‘ edüp hâtıra hutûr etdi, zîrâ Alî Paşa senesinde bu suyu demire sürüp bakır olmuşdu. Hemân yine heybeden bir geyim na‘l çıkarup bu kuyu suyundan sürünce ân-ı vâhidde na‘ller kırmızı nuhâs-ı hâs olup serdârımız Hısım Mehemmed Paşa'ya ve Cerrâh Kâsım Paşa'ya getirüp gösterdikde anlar âlem-i hayretde kalup fi'l-hâl kendü âdemlerin şîşeler ile mezkûr kuyuya gönderüp suyun getirüp na‘llere sürdüler. Ol ân kırmızı bakır oldular. Meselâ nice kırmızı bakırı sarp sirkeye kosalar fi'l-hâl bakır mahv olup cengârî boya olduğu gibi mezkûr kuyunun suyun demire sürseler ol ân demir kırmızı bakır olur. Kaşa şehri kurbunda meşhûr-ı âfâk kuyudur. Arapça Ammâ bu hâk-i pâk-i anber-hâkde çok ibret-nümâlar vardır. Lâkin tahrîr etsek seyâhatimize mâni‘ olur.
EÇS VII 89b
Ba‘dehu Serdâr Mehemmed Paşa cümle ihtiyâr umûr-dîdeler ile müşâvere edüp yek-dil ü yek-cihet olup,
EÇS VII 89b
Vilâyet-i Hayduşak'a azîmet etdiğimiz konakları beyân eder
EÇS VII 89b
Bu hâk-i anber râyihalı zemîn-i mahsûldârda cânib-i kıbleye (---) sâ‘at gidüp,