EÇS VII 93a
Bu aşağı palanka kal‘anın kıble tarafında üç yüz aded tahtânî ve fevkânî vâsi‘ tahta örtülü ma‘mûr evlerdir.
EÇS VII 93a
Cümle üç mihrâbdır. Evvelâ mahkeme önünde bir câmi‘i var. Çârsû içinde vâki‘ olmak ile cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Bundan gayri mahalle mesâcidleridir. Ve cümle bir medrese ve cümle bir tekye ve cümle iki mekteb ve cümle bir hammâm ve cümle iki hân ve cümle yüz on aded dükkân ve cümle üç aded sebîlhâne-i atşân var. Ve cümle bunun dahi evleri tahta örtülü bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ hânelerdir. Ve cümle sokakları kumsalca olmak ile kaldırımı azdır, zîrâ ol kadar çamur olmaz.
EÇS VII 93a
Ve bu şehrin maşrık tarafı, tâ yukaru kal‘a-i köhneye varınca dağları cümle bâğlardır. Hevâsının letâfetinden halkı sağlardır. La‘l-gûn üzümü lezîzdir, ammâ suyu sehel şorakçadır, ya‘nî geren acıdır. Ammâ halkı ankâ bâzergânlar ve garîb-dostlardır. Ve gâyet ucuzluk ve ganîmet yerdir. Mahbûbu gâyet çokdur.
EÇS VII 93a
Bu hakîr nehr-i Tuna'nın Tımışvar tarafında ve Eflak tarafında görmediğimiz şehirler olmak ile Tuna kenârıyla gitmeğe azîmet edüp bu Virse voyvadasından yarar kulağızlar alup Virse'den cânib-i kıbleye 6 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 93a
Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth asrında Gâzî (---) Beğ Sırf kâfiri elinden feth edüp mürûr-ı eyyâm ile harâb oldukda sene (---) târîhinde Fâtih-i Varat Vezîr-i Sânî Ahmed Paşa Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis fermânıyla temel-i kadîmi üzre müceddeden nehr-i Tuna kenârında şekl-i murabba‘ bir dolma rıhtım binâ bir palanka-i ra‘nâ inşâ etmeğile ismine Yeni Palanka derler, ammâ binâ-yı evveli kadîmdir. Derûn-ı hisârda bir ünkâr câmi‘i ve elli aded tahta örtülü hâneleri var. Ancak paşanın sarâyı serâpâ kiremit örtülüdür. Ve hâlâ Modova beği bunda sâkin olur. Hâlâ Mehemmed Hân-ı Sâlis tahrîri üzre Tımışvar eyâletinde Modova beğinin tahtıdır. İki tuğlu paşalara dahi sadaka olunmuş latîf sancakdır. Beğinin hâssı 260.080 akçedir. Ve cümle zu‘amâsı 13 neferdir. Ve cümle erbâb-ı tîmârı 123, çeribaşı ve yüzbaşı ve alaybeğisi vardır. Hîn-i seferde kânûn üzre mezkûr zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârların cebelüleri beğinin tevâbi‘iyle cümle beş bin aded güzîde asker olup Tımışvar muhâfazasına me’mûrlardır. Kânûn üzre sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve yigirmi nefer merdüm-hisârı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve muhtesibi ve emîni ve bâcdârı ve şehir kethudâsı ve yedi nefer kal‘a ağaları vardır, ammâ şeyhülislâm ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur.
EÇS VII 93a
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yarlı(?) bayır üzre çâr-kûşe palanka olup cümle iki kapusu var. Biri beri maşrık tarafına nâzırdır. Biri küçük kapudur kim nehr-i Tuna kenârına bu kapudan yigirmi ayak nerdübân ile enilir, Tuna taşsa on kademe nerdübân kalır. Varoş tarafına mezkûr büyük kapu üzre bir kasr-ı âlîsi var, mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır. Ve kapu önünde bir enli amîk handak üzre makaralar ile asma çit cisri var. Bu cisrden geçüp büyük varoşa varmağa nehr-i Tuna üzre yüz adım gidüp bir ağaç cisrden dahi geçüp andan varoşa girilir. Bu hisâb üzre bu kal‘ayı nehr-i Tuna ihâta edüp bir cezîre gibidir, zîrâ Tuna'dan ayrılmış bir fırka ensiz su dahi vardır.
EÇS VII 93a
Evvelâ mezkûr cisrin başında elli aded dükkânları ve bir hânı ve bir câmi‘i var. Cümle üç (üç) mihrâbdır. Ve cümle dörd mahalledir, ikisi müslim ve ikisi kefere mahallesidir. Ve cümle üç yüz aded bâğlı ve bâğçeli tahta şindire örtülü ma‘mûr hânelerdir. Ve bunda bir binâ-yı latîf hammâmı var, ammâ eyyâm-ı Temmûz olmak ile mu‘attal durup cümle halkı nehr-i Tuna'ya girirler. A‘yânı kibârı evlerinde soba hammâmlarına girirler, zîrâ her evde çömlekden soba mukarrerdir.
EÇS VII 93a–93b
Ve bu şehrin batı tarafından nehr-i Kraşva cereyân edüp bu mahalle karîb nehr-i Tuna'ya munsab olur latîf sudur, ammâ küçükdür. Ve bu nehrin 93b ibtidâ tulû‘-ı hurûcu Erdel vilâyetinin Kraşva dağlarından gelüp Virse kal‘asıyla bu Yeni Kal‘a sahrâsından cereyân edüp nehr-i Tuna'ya girir ve nehr-i Terhal Çalmaş yaylağından gelüp bu şehrin maşrık cânibi dibinde bu da Tuna'ya rîzân olur. Ve hakîr bu Yeni Palanka'dan bir keştîye refîklerimle ve şehir a‘yânıyla alâ tarîkı's-seyr Tuna'dan karşu kıble cânibine nehr-i Tuna'yı ubûr ederken renc-i anâlar ve rîh-ı akîmler çekerek bir mîlde karşu geçüp,
EÇS VII 93b
Evsâf-ı kal‘a-i benâm, ya‘nî hisâr-ı üstüvâr-ı İhram
EÇS VII 93b
Sene 897 târîhinde bizzât Sultân Bâyezîd-i Velî binâsıdır. Hâlâ Budin eyâletinde Semendire sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır, zîrâ nâhiyeleri (---) aded ma‘mûr kurâlardır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded neferâtları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve muhtesibi ve gümrük emîni ve bâcdârı ve harâc emîni ve mi‘mâr ağası ve altı nefer kal‘a ağaları vardır.
EÇS VII 93b
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes ve beş aded metîn ve kavî kulleli ve dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli iki kat Şeddâdî mücellâ ve musaykal seng-i tırâş metîn kal‘a-i savaşdır. Beş kullesi dahi şindire tahta örtülü sivri kubbeli kulle-i serâmedlerdir. Hattâ derûn-ı hisârda bir Hünkâr câmi‘i ve bir dizdâr hânesi ve mezkûr kullelerde cebehâneler ve zahîreler ve bir su kuyusu var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur.
EÇS VII 93b
Ve cânib-i garba nâzır bir demir kapusu var, ammâ iki kat bâb-ı cedîdlerin mâbeyni âlât-ı silâh ile müzeyyen olup bevvâblar âmâde dururlar. Gerçi iç eldir, düşmandan emîndir, ammâ dağların Sırf ve Bulgar harâmîlerinden havf edüp kapuyu dâ’imâ beklerler, zîrâ cümle şehir a‘yânlarının zî-kıymet eşyâları bu iç kal‘ada mahfûzdur.
EÇS VII 93b
Ve bu kal‘a kapusu olan kulle-i bâlâ biri biri içinde iki kat musanna‘ kulle-i ibret-nümâdır. Ve bu kapunun atebe-i ulyâsı kemeri üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur, târîh:
EÇS VII 93b
Ey veyâr hayrest bedân câm-ı nev,Zi (...) der çemen cânhırâm-ı nev.Sene 997.
EÇS VII 93b
Aynı bu nakş üzre tahrîr olunmuş Fârisî şekilli târîhdir kim aslâ ziyâde ve noksânı yokdur. Ve kal‘anın topları çokdur. Ve maşrık tarfında handakı vardır, ammâ gâyet dardır. Ve batı tarafı yalçın kayalı hisârdır. Hattâ Tuna kenârı olmak ile bu kayalar tarafında handak yokdur.
EÇS VII 93b
Sebeb-i tesmiyesi oldur kim bu kal‘a binâ etmeğe Bâyezîd-i Velî bu cây-ı ma‘hûda gelüp bir ihrâm üzre meks edüp,
EÇS VII 93b
"Bu ihrâmım yerinde bana bir kal‘a binâ edin" deyü nutuk buyurduklarında mübârek dest-i şerîfiyle ihrâmı etrâfına taşlar yığup,
EÇS VII 93b
"İhrâmım kal‘asıdır" deyü nâm verirler. Hâlâ mezkûr kullenin yeri ihrâ[m] cirminde kulle-i bâlâdır. Anıniçün vech-i tesmiyesine İhrâm kal‘ası derler şîrîn bir kal‘a-i müzeyyendir.
EÇS VII 93b
Bu kal‘anın kıble cânibinde kal‘aya sehel havâle bir mürtefi‘ zemînde bir varoş-ı azîm imiş. Henüz birkaç ay mukaddem ihrâk olup niçe yerleri harâb u yebâb hâli üzre yatırdı. Ancak kal‘a önünde bir taş binâ hânı var, Tımışvarlı Cimcime Defterdâr'ın hayrâtıdır. Ve şehir henüz amâr olup ancak iki yüz kadar şindire tahta ile mestûr hâne-i nev-binâ ma‘mûrlardır. Cümle yigirmi aded nev-binâ dükkânlardır. Ve bir câmi‘i var, bu dahi henüz ihrâk olup cânib-i vakıfdan amâr olmada idi. Ve kal‘adan aşağı bir küçük hammâmı [var].
EÇS VII 93b
Ve'l-hâsıl bu varoş dahi ma‘mûr değildir, ammâ âb [u] hevâsı ve bâğ u bâğçeleri latîfdir. Halkı Rûmeli tarzı esbâb geyüp Boşnakça ve Sırf ve Bulgarca ve Türkçe kelimât ederler.
EÇS VII 93b
Bu şehri dahi temâşâ edüp yine keştîye süvâr olup karşu tarafda Yeni Palanka'ya tekrâr gelüp ertesi gün yine seyr [ü] temâşâ içün birkaç yâr-ı muvâfıklar ile yine Tuna keştîsine süvâr olup nehr-i Tuna ile garb tarafına baş yukaru renc-i anâ küreğin çekerek beş sâ‘at gidüp Tuna'nın karşu cenûb tarafı ki Semendir[e] kal‘ası cânibidir, ol tarafa yanaşup bir sâ‘at dahi gidüp,
EÇS VII 93b
Bir kal‘a-i Köylüc dahi Bosna eyâletinde Hersek sancağı hâkinde leb-i deryâda olan Nova kal‘asının şimâlinde Gaçka sahrâsı nihâyetinde bir kûh-ı bülend üzre vâki‘ olmuş Köylüc kal‘ası var, ammâ bu Tuna Köylücüdür. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında be-dest-i Gâzî Balı Beğ dest-i Sırf kralı elinden dest-i kahr ile feth edüp hâlâ Budin eyâletinde Semendir[e] sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve Semendire kadısı niyâbetidir. Kal‘ası leb-i Tuna'da bir dü[z]lük yerde şekl-i muhammes üç kat Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil bin altı yüz germe adım olup kıble tarafına büyük kapusu ve liman tarafına su kapusu var. Eski binâ olmak ile beyâz kal‘a değildir, ya‘nî kesîf kal‘a-i atîkdir kim der-i dîvârları karaca ve ba‘zı yerleri alaca, rahnedâr yerleri var. Ammâ Semendire kal‘ası gibi acîb ü garîb on yedi aded sivri tahta külâhlı kubbeleri var, ammâ iç kal‘ası taşra kat kal‘adan yüksekdir.
EÇS VII 93b–94a
Ve cümle yigirmi pâre şâhî topcuğazları var, ammâ beş aded topları aceb mehîb toplardır. Lâkin iç kal‘ası küçükdür. Ancak dizd[â]r ve 94a kethudâ ve imâm [ve] mü’ezzin hâneleri ve cebehâne ve gılâl anbârı ve bir Hünkâr câmi‘i var, tahta örtülüdür. Ve aşağı Tuna'ya ener su yolu ve bir kapusu var, gayri şey yokdur.
EÇS VII 94a
Ve taşra kal‘ada yüz kırk aded tahta şindire örtülü evlerdir. Ve cümle iki mihrâbdır ve iki mahalledir. Ve kara tarafı metîn handaklıdır kim içinden Tuna cereyân eder, ammâ şehir hâricinde kim dağlarda bâğlar zeyn olmuşdur.
EÇS VII 94a
Memdûhâtından beyâz âbdâr hoşhor kirazı ve siyâh eriği ve emrûdu meşhûrdur. Âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûbu gâyet çokdur. Mahbûbeleri gâyet mü’eddebe hâtûnları olup ahâlî-i vilâyeti tüccâr ve züvvâr-ı berr [ü] bihâr hacısı çok halûk halîm ü selîm velîni‘am ve garîb-dost Boşnak âdemleridir kim gâyet ehl-i ırzlardır. Ve cümle (---) aded mesâcidlerdir ve cümle iki yerde medreselerdir. Ve cümle,
EÇS VII 94a
Ve bu kal‘anın maşrık tarafına karîb nehr-i azîm Morava tâ Çoçka ve Rodnik ve Alacahisâr dağlarından cem‘ olup Belgrad'ın şâhrâhında Yagodina nâm mahalden haşeb cisrden ubûr edüp bu Köylüc kal‘ası kurbunda nehr-i azîm Tuna'ya mahlût olur.
EÇS VII 94a
Andan yine keştîye süvâr olup bir sâ‘at yokuş aşağı akup tekrâr kal‘a-i Yeni Palanka'ya gelüp Alî Modava beğinden refîkler alup şehir kenârında nehr-i Terhal'ı geçüp 5 sâ‘atde Gâzî Alî Beğ kolu ile dağlar ve sa‘b yollar geçüp 2 sâ‘at dahi nehr-i Tuna kenârıyla cânib-i şarka selâmet gidüp,
EÇS VII 94a
Ya‘nî lisân-ı Sırfça bal ovası demekdir, ammâ galat-ı meşhûr evlâ olmağile Modova derler. Mâ tekaddem kânûn üzre Medova beğinin tahtı bu idi. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth asrında Gâzî Balı Beğ fethidir. Tuna kenârında çâr-kûşe iki kapulu bir vîrânca küçük palankacıkdır. İçinde elli aded tahta örtülü neferât hâneleri ve bir tahta minâreli küçük câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı var, Yeni Palanka niyâbeti ve voyvadası var, gayri hâkimleri yokdur. Ammâ taşra varoşunda iki yüz aded bâğlı ve bâğçeli şindire tahta ve saz örtülü re‘âyâ evleri ve bir küçük tahta örtülü câmi‘i ve bir ekmekçi dükkânı var. Hânı ve hammâmı ve gayri dükkânları yokdur. Ammâ on gûne balı meşhûr olduğundan Medova derler. Bundan yine bir keştîye süvâr olup bir sâ‘atde nehr-i Tuna ile aşağı akup karşu Semendire hâkinde,
EÇS VII 94a
Evsâf-ı dâr-ı kebûterlik, ya‘nî kal‘a-i âşiyân Güvercinlik
EÇS VII 94a
Rûmeli'nde Dimetoka karası kurbunda bir Güvercinlik kal‘ası dahi var, ammâ harâbdır, içinde benî âdem yokdur, ammâ bu Tuna Güvercinliği ma‘mûr kal‘adır. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth fethidir, be-dest-i sa‘îd ü şehîd Koca Mehemmed [Mahmûd] Paşa, dest-i Sırf'dan dest-i kuvvet-i bâzû ile feth edüp hâlâ Budin eyâletinde Semendire sancağı toprağında voyvadalıkdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-hisârı ve emîni ve harâc emîni ve bâcdâr[ı] ve muhtesibi ve mi‘mârbaşısı ve kal‘a meremmâtına me’mûr mîrâhûr ağası ve yedi nefer kal‘a ağaları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve yüz kırk aded nâhiye kurâsı vardır.
EÇS VII 94a
Ammâ kal‘ası nehr-i Tuna sâhilinde evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre şekl-i müseddes Şeddâdî kârgîr seng-i tırâş, ya‘nî dâr-ı savaş gâyet metîn yedi kulleli kal‘a-i ibret-nümâdır. Beş kullesi yalçın püşte kaya üzre ve iki aded kullesi nehr-i Tuna döğer sa‘b kulle-i serâmedlerdir. Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası yalçın kaya üzre olmak ile aslâ bir tarafdan bu hisâr-ı üstüvâra lağım ve siba ve meteris ile zafer mümkin değildir. Ve gûyâ kûh-ı Bî-sütûn-misâl Tuna nehri içine çıkmış bir yüksek burun üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i serâmeddir. İç kal‘ada yedi ev ve bir gılâl anbârı ve kullelerinde cebehâne-i gûnâ-gûn ve zahîre içün kırmızı darı durur.
EÇS VII 94a
Ve bir Mahmûd Paşa câmi‘i ve garb tarafına mekşûf bir demir kapusu var. Ve kapunun kulleden aşağı tâ nehr-i Tuna'ya ener bir garâ’ib ibret-nümâ su yolu var, garîb ve acîb san‘atdır. Ammâ taşra kal‘a aşağı Tuna kenârında cümle üç mahalle ve cümle üç yüz şindire tahta örtülü ma‘mûr evlerdir.
EÇS VII 94a–94b
Ve cümle üç mihrâbdır. Evvelâ Hacı Alî câmi‘i Tuna kenârında câmi‘-i [nev] binâdır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) aded medreselerdir. Ve cümle (---) tekye-i dervîşândır. Ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle bir hammâmı var, Koca Mahmûd Paşa'nındır. Ve cümle elli mikdârı dükkânlardır. Bezzâzistânı ve imâret-i ıt‘âmı yokdur, ammâ Velî Mahmûd Paşa hîn-i fethde bu kal‘a ahâlîsine hayr du‘âlar edüp gâyet mün‘im kimesneleri ve ehl-i iyâlleri ve ganîmet üzre mahsûlât-ı hubûbât-ı nebâtâtları vefret ü[z]redir. Ve garb tarafına bâğ u bâğçeleri de cümle nehr-i Tuna kenârına vâki‘ olup gûyâ bâğ-ı İremdir. Ve hevâsı 94b i‘tidâl üzre olup sâ’ir şehirlerden sehel ıssıdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)