EÇS VII 122b
Bir câmi‘li ve bir hammâmlı ve yüz aded kiremit örtülü müselmân evli bâğlı ve bâğçeli ve bir âb-ı hayât dereli iki yalçın kayalı dere mâbeyninde bir ma‘mûr köydür.
EÇS VII 122b
Andan yine ol dere içre bir sâ‘at şimâle gidüp,
EÇS VII 122b
Nehr-i Kazıklı Özek kenârında bir bâğ-ı Merâm misilli köydür kim Mehemmed Geray Hân'ın anda bir sarây-ı azîmi var. Gûnâ-gûn kasr-ı Havarnaklar ve müzehheb kâşâneler var kim gûyâ her biri birer gûne nakş-ı nigârhâne-i Çîndir. Eğer bu bâğ-ı cinâne nüzhet-âbâdların mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem bir tomar-ı dırâz olur. Hudâ-yı Lem-yezel sâhibine mübârek ede. Hattâ bu du‘âya münâsib bir ebyât hâtıra hutûr edüp rûy-ı dîvâra tahrîr etdim. Beyt:
EÇS VII 122b
Sâhibine mübârek ede Hudâ,Tavvelallâhu ömrehu ebedâ.
EÇS VII 122b
deyüp bir gece mihmân olup bostân [u] gülistânları içre cârî âb-ı revânları kenârındaki maksûrelerde niçe hezârın hezârân asvât-ı hazînlerin istimâ‘ etmeden kesb-i hevâ-yı tarâvet peydâ edüp ertesi cânib-i şarka 3 sâ‘at ma‘mûr kurâlar içre gidüp,
EÇS VII 122b
Ammâ lisân-ı Ciniviz Frenginde ismi Bonmay'dır. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Âl-i Cingiziyân'dan Cuci Hân Mâhân diyârından gelüp ibtidâ Kırım sâhibi oldukda Ciniviz Frengi elinden bu kal‘ayı feth edüp ulemâ-yı Tatar bu kal‘anın ismine Gevherkirmâ[n] dediler. Hakîkatü'l-hâl ol asırda cümle der-i dîvârlarında ve kal‘a dervezelerinde zî-kıymet cevâhir taşları zer-feşân etmişler bir kal‘a imiş. Tatar eline girdikden sonra su’âl ne lâzım, cevâhir mi kalır, ammâ hâlâ zer-efşân yerleri zâhir ü bâhirdir. Yine bir kerre küffâr-ı Ciniviz bu kal‘aya istîlâ edüp sene (---) târîhinde Mengli Geray Hân dest-i Ciniviz'den Gedik Ahmed Paşa i‘ânetiyle feth edüp Kırım hânlarına tahtgâh-ı evvel bu kal‘adır. Ol asırda gâyet amâr olup içinde güzîde askeri var imiş.
EÇS VII 122b
Ammâ bu kal‘a aşağı eski Salâcık kal‘asının üstünde bu kal‘a evc-i âsumâna su‘ûd etmiş bir kırmızı yalçın kaya üzre şekl-i bâdemî bir kudret kal‘asıdır kim cirmi sekiz bin adım bir kayadır. Cânib-i erba‘asında aslâ kal‘a dîvârı yokdur, zîrâ her tarafı biner arşın şâhîn ve kartal yuvalı kuş tırnağı ilinmez kayalardır kim aşağısı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir uçurumlardır.
EÇS VII 122b
Ammâ bu kayanın kıblesi tarafında bir uçurumdan bir uçurum yakasına varınca küffâr zamânı üstâd-ı kûhkenler seng-i hârâ kayaları kesüp bir çâh-ı amîk handak-ı azîm kesüp handakın iç yüzüne bir Şeddâdî kârgîr binâ yüz arşın tûlu bir dîvâr çeküp üç kulle-i azîm ihdâs etmiş ve orta kullede bir demir kal‘a kapusu etmiş. Kıble tarafındaki dağlara bu kapudan gidilir.
EÇS VII 122b
Ve bu kapudan içeri üç yüz adım semt-i şimâle gidüp yine bir uçurum dereden bir uçuruma varınca aykırı bir kat kal‘a dîvârı dahi çekmiş. Bu dîvârda dahi üç aded kulle-i azîmler edüp yine orta kullede bir ağaç kanatlı kapusu var.
EÇS VII 122b
Bu mezkûr iki dîvârların mâbeyninde iki yüz kırmızı kiremit örtülü çufud evleri var. Ve bu iki kat dîvârdan gayri yerde mebnî aslâ kal‘a dîvârları yokdur. Cümle her cânib-i etrâfları yalçın uçurum kayalardır kim el-iyâzu billâh âdem aşağı bakmağa zehresi çâk âkıbet yeri hâk olur, ammâ aşağı bakmayan bî-bâk ü bî-pervâ olur.
EÇS VII 122b
Ve kıbleye yakın ferkadân yıldızı tarafına bir küçük demir kapusu dahi var. Ana kal‘a evlerinden yüz ayak kesme kaya taş nerdübân ile enilir yoldur. Ve bu yolun iki cânibleri kesme mağâralardır kim anda fakîrü'l-hâl Yahûdîler sâkin olurlar.
EÇS VII 122b
Ve bu kal‘a içre cümle bin beş yüz otuz aded kiremit örtülü kârgîr binâlı mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr çufud evleri vardır. Aslâ müselmânlar yokdur. Hattâ kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve kapucuları cümle Yahûdîlerdir. Kal‘a kapuları mâbeynlerinde âlât-ı harb silâhlar çokdur, ammâ bu silâhları kullanmağa çufudların yürekleri yokdur. Anıniçün bu kal‘aya çufud kal‘ası derler, ammâ ismi Gevherkirmân'dır, ammâ topları ve tüfengleri yokdur, zîrâ kavm-i çufudlar top ve tüfeng atmak değil sadâsı işitmeğe yürekleri yokdur.
EÇS VII 122b–123a
Hakkâ ki bir diyârda böyle çufud kal‘ası yokdur. Vilâyet-i Kırım'ın 123a ve Bâğçesarây'ın cemî‘i ehl-i dükkân cuhûdları ve ankâ Yahûdî bâzergânları bu Çufud kal‘asında ve Menkûb kal‘asında olup her sabâh bu kal‘adan yokuş aşağı enüp bir sâ‘atde Bâğçesarây'da dükkânlarına varup gelirler. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘asındaki kayalara cuhûdlar niçe kerre yüz bin kayaları dağlar gibi yığmışlar. Hîn-i muhâsarada (...) düşmana kayalardan aşağı el kayaları atalar, zîrâ ön son tüfeng ve top atamazlar.
EÇS VII 123a
Ve bu kal‘a içinde selef hânlarından Gâzî el-Hacı Geray Hân tarz-ı kadîm bir câmi‘ binâ etmiş. Kapusu üzre celî hat ile târîhi böyledir. Târîh:
EÇS VII 123a
Benâ hâze'l-mescide'l-mübârek es-sultânu'l-a‘zam ve hâkânu'l-mu‘azzam mevlâ mülûki'l-Arab ve'l-Acem, es-Sultân Hacı Geray Hân bin Gıyâseddîn Hân bin Erdoğmır(?) Hân ammere ve ebbede devletehu, Sene tis‘a ve hamsîn [ve] semâne mi’e.
EÇS VII 123a
deyü tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu fakîr câmi‘ çufudlar içre kalmak ile dâ’imâ kapusu makfûl durur. Müslim cemâ‘atden nâm [u] nişânı yokdur.
EÇS VII 123a
Hattâ bu kal‘ada aslâ çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hân ve hammâmları ve bâğ u bâğçeleri ve suları yokdur. Cümle suları aşağı Hacı derelerinden eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr sarnıçları var imiş, hâlâ mu‘attaldır.
EÇS VII 123a
Ve bu kal‘ada hân esîrlerinin zindânı var kim cihânda böyle bir dâ[r-ı] cahîm sicni yokdur, meğer Tımışvar eyâletinde Solmoş kal‘ası zindânı yâhûd kâfir elinde Yanık kal‘ası zindânı ola, ammâ bu Çufud kal‘ası zindânından halâs bir vecih ile mümkin değildir, illâ tâbût ile çıkup halâs ola. Tâ bu mertebe zindân-ı sicn-i cahîmdir.
EÇS VII 123a
Bâlâda zikri sebkat edüp neberd-i azîmi tahrîr olunan Maskov kralı vilâyetinde ceng-i azîm edüp Şeremet Vezîr'in üç kerre yüz bin cünûd-ı cünübün kırup esîr edüp bizzât Şeremet Vezîr'i ve yetmiş aded beğzâdeleri ve yedi yüz aded hatmanları ve kapudanları yüz bin kâfir ile esîr edüp Kırım şehrine gitdiğimizde Şeremet Vezîr'i Mehemmed Geray Hân efendimiz bu Çufud kal‘asındaki zindâna haps edüp ayağına yetmiş vukıyye demir neybe urup mahpûs etdi.
EÇS VII 123a
Ba‘dehu Hân'a üç bin kîse nukrad hazîne verüp halâs olmak ümniyyesinde olup ricâ eder. Mehemmed Geray Hân rızâ vermeyüp haps-i ebed kalacağın mukarrer bilüp zindân-ı calenderde kalınca hemân dâğ-ı derûnundan henüz beş altı aylık kundakdaki ma‘sûmun anası koynundan alup bu Çufud kal‘ası zindânı bâdgîrinden aşağı fırladup ma‘sûmun atar.
EÇS VII 123a
Takdîr-i Hudâ ma‘sûm-ı pâk kundağının yüz kulaç kayalardan aşağı kuş gibi uçup enerken hemân kayalarda âşiyân etmiş miski kartallar ve karakuşlar bu ma‘sûmu bir şikâr sanup yuvalarından bu ma‘sûma süzülüp minkâr ururlar.
EÇS VII 123a
Bu kuşlar ma‘sûmu keşâ-keş yuvalarına götürmeğe çalışarak birbirleriyle döğüşüp birbirlerin nahçirleyerek ma‘sûmun kundağın âşiyânelerine çıkaramayup bir murğ-ı ukâbın minkârında ma‘sûm kalup âhır-ı kâr kundağı kayaların dibinde hân-ı âlîşânlara mahsûs Aşlama bâğının ağaçları dalları üzre murğ-ı zeyrek ma‘sûmun kundağın bırağup ukâb kuşu âşiyânına pervâz edüp gider.
EÇS VII 123a
Ma‘sûm-ı pâk kundağıyla ağaçların nihâlleri üzre kalup bir zamândan sonra ma‘sûm feza‘ u çeza‘a başlar. Bir yanından anası yukaru zindân bacasından âh u vâveylâya başlar.
EÇS VII 123a
Hikmet-i Bârî yârî kılup Aşlama nâm bâğın bâğbânları bâğ-ı İrem içre seyerân u deverân ederek görseler kim bir dıraht-ı müntehânın tâze nihâlleri üzre bir nâ-resîde ma‘sûm sadâsı gelir.
EÇS VII 123a
Derhâl bâğbânın bir cüst ü çâpüğü şecer-i bâlânın zirve-i a‘lâsına çıkup lütf ile ma‘sûmun kundağın alup Mehemmed Hân huzûruna getirüp ahvâl-i serencâm-ı ma‘sûmı bir bir takrîr etdiklerinde hemân Hân-ı âlî-kadr-i tîz-fehm-i sâhib-i tab‘,
EÇS VII 123a
"Bu ma‘sûm gulâmın ismi Necâtî olsun" buyurup tayalara verüp perveriş ederek kemâlin bulup bir pençe-i âfitâb mehtâb gulâm-ı reşîd oldu. Hudâ'ya ayândır kim böyle olmuşdur.
EÇS VII 123a
İmdi azîzim, Feyyâz-ı Mutlak-ı Bârî yârî kıldıkda kulların böyle ukâb kuşları pençesiyle halâs eder, ve’s-selâm.
EÇS VII 123a
Bu hakîr-i ahkar dahi mezkûr zindânı temâşâ edüp Şeremet Ban'a buluşup vâfir kelimât etdim,
EÇS VII 123a
"Elbette ben bundan halâs olup Kırım vilâyetin yere berâber ederim" demeden gayri bir kelâm söylemezdi.
EÇS VII 123a
Ba‘dehu bu Çufud kal‘asından aşağı hânların Aşlama bâğı yolu ile veyâhûd çeşme yoluyla Eski Salacığa gider yokuş aşağı dörd bin adımdır kim hakîr yokuşu piyâde enüp hisâb etdim. Ve iki bin adımı mahallinde çeşmeler kurbunda,
EÇS VII 123a–123b
Ziyâretgâh-ı azîm eş-Şeyh Mansûr-ı Medenî: Hazret-i Risâlet’in sahâbe-i kirâmlarındandır. Hattâ Akkirmân cenginde Salsal la‘înin ok zahmıyla şehîd etdiği Mâlik Eşter hazretlerin bu Şeyh Mansûr hazretleri gasl edüp Kırım Bâğçesarâyı şehri hâricinde Eski Yurd nâm yerde Mâlik Eşter’i defn etmişdir. Ba‘dehu Şeyh Mansûr hazretleri bu kal‘a cenginde şehîd olup bu çeşmeler 123b mahallinde defn etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı binâ-yı mu‘azzamlarla âsitânesi ma‘lûm bir ziyâretgâh-ı ünâsdır.
EÇS VII 123b
Andan aşağı cânib-i garba kayalar arasında gidüp,
EÇS VII 123b
Bi-kavli müverrihân-ı Âl-i Cingiziyân ibtidâ kavm-i Tatar bu Kırım memleketine Ciniviz keferesi elinden mâlik olan sene (---) târîhinde Cuci Hân ve Ertoğmır Hân ile kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr kavimleri bu cezîre-i Kırım'a eye çıkup vâdî-i Kırım'ı geşt [ü] güzâr ederek bir mahalde bir cây-ı menâs beğenmeyüp illâ bu Eski Salâcık deresin kendülere münâsib görüp küffâr havfinden bu dere içinde bu Eski Salâcık kal‘asın yasayup ba‘dehu ensesindeki kayalar üzre mezkûr kal‘a-i Gevherkirmân'ı, ya‘nî Çufud kal‘asın Ciniviz elinden feth ederler, ammâ bu Eski Salâcık burnundan hazz edüp şarkdan garb tarafına dörd bin adım enli bir dere içinin iki başlarında ve iki câniblerindeki yalçın kayalar evc-i âsumâna berâber serâmed kayalar olup cümle kayaların altları kûh-ı Bî-sütûn gibi boş olup mağâra mağâra inler ve üzerleri şâhîn ve zağanos yuvalı kızıl kayalar olup aslâ bir tarafdan düşman enüp çıkmak mümkin olmaduğun Cuci Hân ve Ertoğmır Hân bilüp bu dereyi kendülere cây-ı amân bulup bu derenin iki başları daracık olan yerlerine iki başında kayadan kayaya dere ağzına kal‘a dîvârları çekmişler ve birer ağaç kapu yasamışlar. Hâlâ ol kapular durur.
EÇS VII 123b
Ve bu kapulardan gayri yerden bu dere içre kuş uçmaz. Ve bu kayaların arasında âb-ı hayât Aşlama suyu cereyân eder. İbtidâ bu uyûn-ı câriyenin matla‘ı yine bu mahalde kayalardan hurûc edüp hânların Aşlama bâğ-ı İremi içinde niçe hav[z] u şâzrevânlardan geçüp bâğ-ı Merâmı saky edüp dahi aşağı Salâcık mahalleleri içinde niçe âsiyâb-ı mâları deverân etdirüp andan aşağı Eski Bâğçesarây’ı şehri derelerinden cereyân ederken bu ayna Çürüksu derler, gâyet müsta‘mel sudur içilmez.
EÇS VII 123b
Ve bu Salâcık'da bu nehrin iki cânibi sâfî bâğ u bâğçeler ile ârâste ve gûnâ-gûn hânedânlar ile pîrâste olmuş bir şehr-i atîkdir kim cümle üç bin aded kırmızı kiremit örtülü musanna‘ baca-i serâmedli ve cümle kârgîr binâ taş dîvârlı mükellef ü mükemmel ve müzeyyen ve tarz-ı kadîm odalardır. Ve niçe yüz aded hücreleri kayalar altındaki mağâralar içindedir. Mâh-ı Temmûz'da bu gârlardaki evler gâyet serdâb olup eyyâm-ı şitâda ıssı olur mağâralardır.