EÇS VII 139b
Andan yukaruya gidüp Ya‘kûb Ata kapusu semt-i cenûba mekşûfdur.
EÇS VII 139b
Andan kıble tarafına Yûsuf Hân kapusu meftûhdur.
EÇS VII 139b
Andan yine kıble yanasına açılır Arslan kapusudur.
EÇS VII 139b
Bu mezkûr kapular ikişer kat bâb-ı hadîdlerdir kim dîdebânları ve gümrükçü kolcuları dâ’imâ nigehbânlık edüp vakt-i gurûbda sedd-i bâb edüp miftâhların her şeb yeniçeri ağasına teslîm edüp ale's-sabâh yine alup du‘â ve senâ ve gülbâng-ı Muhammedî ile kapuları küşâde ederler. Ammâ Şehzâd[e] Selîm ve Şehzâde Süleymân Hân bu Kefe'de hâkim iken her sabâh her kapuda birer kurbân du‘â ile kesilüp kapuları açarlarmış, ammâ şimdi bir tavuk bile boğazlamazlar. Bu haberi iki yüz yaşında kart Tatarlardan istimâ‘ edüp kurbân ahvâlin yazmışım.
EÇS VII 139b
Ammâ deryâ kenârındaki dîvârda cümle sekiz aded kapulardır. İkisi liman kapularıdır kim gâyet musanna‘ bâb-ı latîflerdir.
EÇS VII 139b
Biri iskele kapusudur kim cümle keştîler anda yanaşırlar. Ve gümrük emîni bu kapu taşrasında gümrükhâne-i azîmde oturur leb-i deryâya nâzır şâhnişîn ve pençereleri var bir mükellef emînhânedir. Ve Kefe paşalarının kat-ender-kat sarây-ı cihânnümâsı bu iskele kapusu üzredir. Cemî‘i dîvânhâne ve hücrelerinin şâhnîşin ve revzenleri limana nâzırdır. Ve bu iskele kapusunun taşrasında kapudan içeri girirken sağ tarafda kal‘a dîvârında yere yakın üç aded âdem bâzûları kalınlıkda demir halkalar vardır kim içlerinden âdemler geçmek mümkindir. Limanda lenger-endâz olan gemiler kıçları bu demir halkalara bağlarlar.
EÇS VII 139b
Andan Balıkbâzârı kapusu, bu yalın kat demir kapudur.
EÇS VII 139b
Andan Boyacı kapusu, bu dahi yalın kat küçük demir kapudur.
EÇS VII 139b
Andan Lonca kapusuna Uğrın kapu dahi derler, dâ’imâ mesdûd durup hîn-i mahalde açılır.
EÇS VII 139b–140a
Bu zikr olunan sekiz aded kapuların cümlesi limana mekşûf işlek kapulardır. Ve cümle cânib-i 140a şimâle nâzır deryâda önleri kumsal yerlerdir. Cümle yüz on yedi aded kulle-i bâlâlardır.
EÇS VII 140a
Ve bu kal‘anın enderûn [u] bîrûnunda kal‘aya muttasıl âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. İllâ mîrî gümrük ve paşa sarâyı vardır. Cümle kal‘adan alarka binâlardır. Gerçi deryâ tarafı dîvârı alçakdır, ammâ kulleleri ve bedenleri ve karavulhâneleri sık sıkdır ve kâhîce kal‘a dîvârların deryâ talattumu döğer. Anıniçün leb-i deryâda handakı yokdur.
EÇS VII 140a
Evsâf-ı iç hisâr-ı kal‘a-i Kefe: Bu iç kal‘aya ahâlî-yi vilâyet Freng hisârı derler. Bu dahi ol taşra kal‘anın cânib-i şarkîsi tarafı köşesi içinde bir kat bölme kal‘a dîvârlı metîn kal‘adır. Lâkin taşra büyük kal‘a gibi iltifâtda değildir, zîrâ şehrin içinde kalmışdır. Cümle dîvârı iki bin germe adım handaksız bölme Şeddâdî taş binâlı dîvârdır. Lâkin bu kal‘anın deryâ tarafı taşra kal‘a dîvârındandır. Hemân bu Freng dîvârı şehir içinden bölünmüş bir kat enli ve âlî dîvârdır.
EÇS VII 140a
Bu dîvârın cümle beş aded kapuları vardır. Beşi de şehir içlerine açılır haşeb kapulardır. Zamân-ı kadîmde cümle demir kaplı imiş.
EÇS VII 140a
Evvelâ aşağı çârsû yolunda Dede furunu dibinde Atlı kapusu demenin vech-i tesmiyesi oldur kim bu kapunun atebe-i ulyâsı kemeri altında bir beyâz mermerden bir taş at üzre yine bir taş âdem ata süvâr olmuş. Atının ayağı altında bir ejde[r]hânın yine taşdan sûreti var. Anıniçün bu kapuya Atlı kapusu derler. Hakkâ ki üstâd-ı mermer-bür aceb tuhfe at sûreti kazmış. Gûyâ ki zî-rûh durur.
EÇS VII 140a
Andan öte Hammâm kapusu, andan (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VII 140a
Sitâyiş-i Nârin Hisâr: Bu kal‘a taşra büyük hisârın cânib-i şarkîsi köşesinde bir sarp kayalı püşte üzre bir buruna vâki‘ olup deryâya havâle kaya-yı mehîb üzre bir Sedd-i Sikender nârin kal‘adır kim cümle şehre havâle olmağın şehrin her hânedân âsâr-ı binâları bu kal‘a-i âlîden nümâyândır. Selîm Hân ve Süleymân Hân ve gayri şehzâdegânlar bunda hâkimler iken sarâyları ve darbhâneleri ve türbe-i pür-envârları cümle bundadır.
EÇS VII 140a
Bu kal‘anın etrâfı yalçın kayalar olmak ile handakı yokdur ve handak olmak da muhâldır. Ancak Freng hisârına açılır bir kapusu var. Ve kırk elli kadar evleri ve bir câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehâne hücreleri ve dizdâr hânesi var, gâyet metîn ve müstahkem hisâr-ı üstüvârdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VII 140a
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı selâtîn-i zâhidân-ı ânidân: Cümlesi altmış aded mihrâb-ı muvahhidândır. On adedi salât-ı Cum‘a edâ olunur eyne tamlarıdır.
EÇS VII 140a
Cümleden câmi‘-i selâtîn taşra büyük kal‘ada Şehzâde Süleymân Hân: Bunda hâkim iken binâ etmişdir. Cemî‘i enderûn u bîrûnunda cümle imâretlerinin kıbâbları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Kıble kapusundan tûlu mihrâba varınca yüz elli ayakdır. Ve bir yanından bir yanına arzı kâmil yüz ayakdır. İki yan kapusu ve bir kıble kapusu vardır. Taşra soffaları altı aded sütûnlar üzre beş aded musanna‘ kıbâblardır. Derûn-ı câmi‘ bir hayli vâsi‘dir kim cümle on bin âdem alır. Ammâ çârsû-yı bâzâr içinde vâki‘ olup daracık zemînde olmak ile taşra haremi küçükdür, câmi‘inin büyüklüğüne göre değildir. Ve minâresi ve minber mihrâbı tarz-ı kadîm âsârlardır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Andan,
EÇS VII 140a
Müftî câmi‘i: Bu dahi kurşum ile mestûr bir musanna‘ taş minâreli câmi‘dir. Bu câmi‘-i nazîf kapusunun iç yüzündeki tahrîr olunan celî hatt-ı latîf ile târîhi budur:
EÇS VII 140a
Şuri‘a'l-binâ bi-himmetih,Bi-i‘âneti'l-meliki'l-mu‘în,Müftîyü şer‘in hâdimün,Bi-mevleviyyeti emri'd-dîn,Ve hüve'l-lezî kâne ismehû,Mûsâ eş-şerîf el-miskîn,Ni‘me'l-(...) hâzihi,İz ammerehâ li-âbidîn,Kabile'l-ilâhu bi-lutfihi,Hıdemâtehu li-şer‘i'l-mübîn,Vaza‘a'l-esâsa ve-errahahu,Ve le ni‘me dâru'l-müttakîn.Sene (---)
EÇS VII 140a
Bu târîh bir hüsn-i hatt-ı sülüs ile çâr-kûşe mermer üzre altun ile tahrîr olunmuşdur. Ve yine bu câmi‘in taşra harem kapusu üzre tarîk-i âmme nâzır olan târîhdir:
EÇS VII 140a
Müslimânâ-yı biyâ (---) (---) nemâz,Hâşa lillâh ki gûyemet tevbîh,Fikr kün zi-nemâzem în buk‘a,Niyyetün li's-salâti şüd târîh.Sene (---)
EÇS VII 140a
Andan Yeni câmi‘: Bir ma‘bedgâh-ı müferrahdır. Karîbü'l-ahd binâ olunmağile Yeni câmi‘ derler. Kurşumsuz kiremit örtülüdür.
EÇS VII 140a
Andan Gölbaşı câmi‘i: Bu dahi kiremit ile (bir) mestûr bir mezgit-i ma‘mûrdur. Andan Yenikapunun iç yüzünde,
EÇS VII 140a
Tâcir Hacı Nebî câmi‘i: Kurşumlu bir musanna‘ ve kadîm câmi‘-i azîmdir. Kapusu üzre târîhi budur:
EÇS VII 140a
Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûl[allâh],Bismillâhirrahmânirrahîm,
EÇS VII 140a–140b
[Kad] benâ Hacı Nebî Tâcir za‘îf 140bMescide'l-aksâ li-de’bin el-imâm,Kâle ehlu'l-kadri fî târîhihî,Vehve üssü'l-ka‘beti huldün enâm.Sene (---)
EÇS VII 140b
Andan Kı[b]le kapusu câmi‘i: Kurşumsuzdur, ammâ gâyet musanna‘ câmi‘dir kim büyük kıble kapusu kanadları eyle hurde nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn oyma islimi ve şükûfe-i gûnâ-gûnlar oyulmuşdur kim hezârfen Ressâm Bursalı Fahrî Çelebi kâğızdan eyle oymalar oymağa kâdir değildir. Hudâya ayândır kim erbâb-ı ma‘rifet olan bilir, bu bâb-ı mu‘allâda ol kadar şîrîn kâr kalemkârlık ma‘rifeti var kim gûyâ sihr-i helâldir. Gerçi Ciniviz levhasına oyulmuşdur, ammâ bu günde eyle musanna‘ dervezeyi çeşm-i benî âdem görmemişdir. Hattâ bu kapu üzre târîhi budur:
EÇS VII 140b
Hâzihî buk‘atun mübâreketün,Bi-niyyetin li'llâhi merreten uhrâ,Sâre târîhü hatmi mebnâhâMescidün üssise ale't-takvâ,Sümme'cteme‘at te‘dâduhu iz,Ma‘ahu cîmü mescidi'l-aksâ.Sene 888.
EÇS VII 140b
Meşhûr cevâmi‘-i ma‘mûreler bu mezkûrlardır kim bunları temâşâ edüp riyâ olmaya içlerinde ibâdet dahi edüp sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenâtların rûhlarıyçün fâtiha tilâvet ederdim.
EÇS VII 140b
Evsâf-ı mesâcidhâ-yı âbidân-ı zâhidân: Cümle elli aded mahalle mesâcidleri vardır. Evvelâ Hacı İdrîs mescidinin kıble kapusu üzre târîhi budur:
EÇS VII 140b
BismillâhirrahmânirrahîmKul Allâhümme mâlikü'l-mülkBihi za‘m El-Hacı İdrîs
EÇS VII 140b
Câmi‘ olmağa müsta‘id bir kurşumlu kubbe-i âlîli mescid-i ra‘nâdır.
EÇS VII 140b
Andan Kıble kapusu kurbunda Köprübaşı mezgiti, andan Orta kapu buk‘ası, andan Kapuağası zâviyesi, andan Azebler eynesi, andan Hâtûniyye cuması, andan Müftî câmi‘i kurbunda Çanlı mescid, andan Bâlâ Hâtûniyye zâviyesi, andan Freng hisârı kurbunda Ahmed Ağa eynesi, andan Müftî secdeliği, andan Çîn eli mescidi, andan Hisâr namâzgâhı mescidi. Niçe ma‘mûr u âbâdân zâviye ve mesâcid ve buk‘alar ve mezgitler ve secdelikler vardır, ammâ ma‘lûmumuz olup temâşâ etdiğimiz mesâcidlerin güzîdesi bunlardır, ve's-selâm.