EÇS VIII 209a
Andan ziyâret-i sa‘îd [ü] şehîd yeniçeri ocağından Kulkethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa: Kabrinin seng-i mezârında tahrîr olunan târîhdir:
EÇS VIII 209a
Her görenler bir du‘â edüp diye târîhini,Künc-i Firdevs ola menzilgâh-ı rûh-ı Mustafâ.Sene 1061.
EÇS VIII 209a
Yeniçeri ocağına Hacı Bektaş-ı Velî'den beri böyle bir velî-ni‘am ve sâhib-i kerem ve sâhib-i himem bir merd-i Hudâ nâmdâr dilâver server gelmemişdir. Vilâyet-i Rûmeli'nde Arnavudistân'ın Elbasan nâm sancağı hâkinde Pekin nâm kal‘a maskat-ı re’si olup Âsitâne-i sa‘âdet'de neşv [ü] nemâ bulup yeniçeri ocağında kulkethudâsı olup cihân-ârâ oldu. Âhır-ı kâr sene 1061 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz sadâretden ma‘zûl olup yerine Siyâvuş Paşa sadrıa‘zam olup cümleden mâl almak içün Bektaş Ağa'yı ve yeniçeri ağası ve bu kulkethudâsı ve Sarı Kâtib'i ve niçe bî-günâh kimesneleri katl etdiğinden mâ‘adâ efendisi Sultân Murâd vâlidesi Kösem Sultân'ı dahi şehîde edüp kendüsi de elli dörd günden sonra bir musîbet-i elîm ile mühürden ma‘zûl olup uryân büryân ü giryân u nâlân Rûmeli mansıbına gidüp,
EÇS VIII 209a
"Âh Kulkethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa'yı bi-gayr-i hak katl etdiğim yoluma geldi" deyü feza‘ u çeza‘ ederek mansıbına gitdi.
EÇS VIII 209a
Bu merhûm u mağfûrun leh Çelebi Kethudâ Mustafâ Ağa rûhiyçün el-fâtiha. (---) (---) (---)
EÇS VIII 209a
Der-lehçe-i mahsûs-ı lisân-ı Kıptî ya‘nî zebân-ı çingane-i kavm-i Ferâ‘ine-i Rûmî
EÇS VIII 209a
Bu edîm-i arzın ekâlîm-i seb‘asında sâkin olan esnâf-ı ümem-i kesîre (---) sükkân-ı benî âdem-i mütenevvi‘a vefîrelerin her bir milelin birer gûne zebânları vardır, ammâ her milelin bi-emrillâhi te‘âlâ çinganesi vardır, sâkin oldukları diyâr halkının lisânları üzre tekellüm ederler. Ammâ Anatolu'da Balat şehrinin cümle çinganeleri başka lisân ile tekellüm ederler, ammâ bu Rûmeli'nde Gümülcine Kıbtîlerinin başka lehçe-i mahsûsaları vardır.
EÇS VIII 209a–209b
Bu diyâra ve gayri memâlik-i mahrûselere bu kavim Mısır'da Fir‘avn Hazret-i Mûsâ ile ceng-i azîm edüp Bahr-i Kulzüm ki Mısır'da Süveyş deryâsıdır, bu bahr-i mâlihin yine sahrâsı tarafında sâhil-i Bahr-i Kulzüm'de Kolundur boğazı nâm mühlik girdâbında Fir‘avn elli kerre yüz bin leşkeri ve sehhâr ve sehereleri ve keheneleri ve âlât-ı sihirleriyle cümle gark olup ol cengde hâzır olmayup gâ’ib olan kavm-i Fir‘avn Hazret-i Mûsâ bed-du‘âsıyla Mısır iklîminde duramayup iklîm be-iklîm târumâr olup ac u zâc müflis mendebûr-ı bî-vatan olup dağlarda sâkin olup şehirden şehre hırsîzlıcak edüp sigidüp 209b gezmededirler.
EÇS VIII 209b
Ammâ bu kavm-i çingane Mısır'da iken fir‘avn-ı evvel olan Velîd bin Dufe‘ melik asrında ve Melik Avn asrında ol kadar ankâlar idi kim her biri birer mâl-ı Kârûn'a mâlik idiler.
EÇS VIII 209b
Ba‘dehu bu Fir‘avnîler ile Melik Avn Mısır'ı zabt edüp Melik İmen ile Delife nâm melikler birbirleriyle Sa‘îd-i âlîde ceng ederlerken Melik Avn Mısır'da mürd olup avda kendüyi bir kuş yırtup pâre pâre olup sebeb-i mevti olur.
EÇS VIII 209b
Ba‘dehu yerine Reyyân ibnü'l-Velîd melik olup kavm-i kabâbıta buna Nehravis derler. Yûsuf Nebî aleyhi's-selâmın fir‘avnı budur kim Mısır'da Aynu'ş-şems şehrini tahtgâh edindi ve çok çingane askeri edindi. Âhır-ı kâr Diyârbekir'de kavm-i Amâlika'dan Ebû Kapuş Gakin ibn Kayhum pâdişâh-ı Mısır'a gelüp Mısır azîzinin vezîri Bernaş nâm âsaf-ı dilâver Amâlika'ya karşu çıkup iki asker birbirleriyle kâmil üç sene ceng-i azîm edüp niçe kerre yüz bin Çingane kavmi Mısır'da helâk olup bakıyyetü's-süyûfları bu diyâr-ı Rûm'a geçdiler.
EÇS VIII 209b
Rûm'da kavm-i Kıptî çok olmasının bir sebebi dahi kavm-i Amâlika bunları kırdığı sebeb ile Rûm'a geçmişlerdir.
EÇS VIII 209b
Ba‘dehu Yûsuf Nebî fir‘avnı Amalâkîler üzre gâlib olup kavm-i Amâlika diyâr-ı Musul'a vâsıl olunca karâr etdiler.
EÇS VIII 209b
Ba‘dehu bu Melik Reyyân Fir‘avn mansûr muzaffer olduğundan Hazret-i Yûsuf'a îmân getirüp Hazret-i Yûsuf otu[z] yaşında iken Melik Reyyân'a müslîm(?) olduğu cihetden vezîri olup hem-‘ınân oldular.
EÇS VIII 209b
Melik Reyyân yüz yigirmi sene melik olup merhûm oldukda yerine oğlu Melik Darım melik olup kavm-i çingane buna Melik Dimoş derler. Babası Melik Reyyân'ın îmânı i‘tikâdı üzre gitmeyüp be-gâyet cebbâr kâfir oldu. Hazret-i Yûsuf buna dahi vezîr olup İslâma getirmeğe cidd ü cehd ederdi. Bu dahi yüz yigirmi yaşında ölüp yerine Darum ve[z]îri ve karındaşı idi melik oldu. Lisân-ı Kıptîde ismi Palatis'dir. Ol dahi mürd olup yerine oğlu Ma‘danus, Kıptîler Ma‘âdinus derler, bu melik olup suhuf-ı İbrâhîm Nebî tilâvet ederdi, ammâ zühal sûretine tapup cümle çinganeleri katl etdi. Ve niçe kerre yüz bini vilâyet vilâyet firâr etdi.
EÇS VIII 209b
Ba‘dehu Ma‘âdinus hayâtda iken oğlu Kâsim'ı melik etdi, ammâ bu dahi putperest-i utârid olup Mısır'da Ehrâm dağların yıkmağa kasd etdi. Ahâlî-i Mısır men‘ eylediler.
EÇS VIII 209b
Andan bu Kâsim dahi ölüp yerine karındaşı Efsas melik oldu. Niçe müverrihler buna Melik Ağsas derler. Be-kavl-i müverrihîn altıncı fir‘avn budur.
EÇS VIII 209b
Andan oğlu Latis melik oldu. Âhır-ı kâr Melik Talmay nâm Sûdân meliki Melik Latis'i tutup katl edüp Mısır'a mâlik oldu. Ba‘zılar "Mûsâ Nebî fir‘avnı bu Talma'dır" derler, ammâ sahîhi budur kim Mûsâ Nebî'nin fir‘avnı Velîd bin Mas‘ab'dır kim Kürdistân'ın Musul şehrinden hurûc etmişdir. Bunun dahi hakkında niçe gûne ihtilâfât-ı kesîreler vardır.
EÇS VIII 209b
Ba‘zılar fir‘avn kavm-i Amâlika'dandır derler, sahîh ola, zîrâ kavm-i Amâlika Diyârbekir ve Şehrezor ve Musul [ve] şehr-i Nisîbîn'den zuhûr etmişdir. Bu rivâyet esahh-ı kavl-i mu‘tebere ola, zâhir de bu ola. Ammâ ba‘zılar fir‘avn-i Mûsâ asılda kavm-i Kıpt'dendir derler, zîrâ ol zamânda Kıptî tâ’ifesi cihâna müstevlî olmuşlardı.
EÇS VIII 209b
Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile kavm-i Amâlika inkırâz bulup Kabâbıta kavmi Velîd bin Mas‘ab'ı melik etdiler ki Mûsâ Nebî'nin fir‘avnı muhakkak bu Velîd bin Mas‘ab'dır kim hâşâ mine's-sâmi‘în rubûbiyyet da‘vâsı edüp bu cihânda ne kadar çingane kavmi var ise i‘zâz ikrâmlar edüp başına cem‘ edüp hâşâ sümme hâşâ Arapça dedi. Niçe bin kitâb-ı mu‘teberelerimizde ve niçe yüz tefâsîr-i şerîflerde Hazret-i Mûsâ ile cemî‘i ahvâlâtları mastûr.
EÇS VIII 209b
Ammâ kavm-i Ferâ‘ine Hazret-i Mûsâ asrında iki fırka olup bir fırkası zikri sebkat etdiği üzre Bahr-i Kulzüm'de Kolundur boğazında gark olup anlardan bakıyyetü'l-gark-ı âb olmayanlardan niçe kerre yüz bini Rûm'a firâr etdiler.
EÇS VIII 209b
Ammâ bir fırkası ne Fir‘avn'e ve ne Hazret-i Mûsâ tarafında bulunmayanlara kavm-i Kıptî derler. Hazret-i Mûsâ bu kavme hâtır-mânde olmayup hayr du‘â etdiğinden hâlâ vilâyet-i Mısır'da mu‘teber bir alay kavm-i Kabâbıta'dır kim her hânedânda birer Kıptî kâtibleri vardır, ammâ gâyet müstakîm keferelerdir ve gâyetü'l-gâye serî‘u'l-kalem kâtiblerdir kim yine hatlarını kendileri okur gâyetü'l-gâye müverrihdirler.
EÇS VIII 209b–210a
Hazret-i İdrîs kalemi üzre hatlarıyla rûz merre olan vakâyı‘âtları tahrîr etmededirler. Hâlâ Hazret-i İdrîs'den berü vâkı‘âtları tahrîr etdikleri mu‘teber tevârîhleri var. Kıptîlerdir, ammâ acâ’ib latîf hasletleri vardır. Gâyet hamûl ve gayret- 210a keş keferelerdir.
EÇS VIII 210a
Gerçi hâlâ İsevîler olup kitâb-ı İncîl ve Zebûr ve Furkân okurlar ammâ Tevrât okumazlar ve müselmâna mahabbet ederler, ammâ Rûm ve Yahûdîleri sevmezler. Hattâ Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hilâfetinde Amr ibnü'l-Âs hazretleri serdâr-ı mu‘azzam olup sene (---) târîhinde Mısır üzre geldikde Kıptî meliklerinden Mukavkıs Melik, Amr ibnü'l-Âs hazretlerine imdâd edüp Rûm keferesi ellerinden kal‘a-i İskenderiyye'yi ve kal‘a-i Reşîd'i ve kal‘a-i Dimyât'ı ve kal‘a-i Askalân'ı ve şehr-i Hâsân'ı ve şehr-i Yâfa ve şehr-i Mısır'ı Rûm elinden Amr ibnü'l-Âs'a feth etdirdiler, ya‘nî İslâm kavmine mahabbetleri vardır, ammâ kendileri hâlâ İsevîlerdir.
EÇS VIII 210a
Cümle siyâh ferrâce geyüp başlarına beyâz ve mâvîli alaca sarık sarup esbâb-ı ihtişâmı ehl-i ırz kefere Kıptîleridir. Hattâ cemî‘i peygamberlere îmân getirenlerdendir. Hattâ Hazret-i İbrâhîm'e Melik Tûtîs îmân getirüp bir Kıptî kızı hedâyâ gönderdi. İsmine Bin Hâcer derlerdi. Hazret-i İsmâ‘îl ol Kıpta Hâcer nâm câriyeden vücûda geldiğinde Hazret-i Risâlet-penâh buyurmuşlardır kim,
EÇS VIII 210a
"Kıpt tâ’ifesi kızlarından Hâcer anamızdan ecdâdımız Hazret-i İsmâ‘îl vücûda gelmişdir. Pâk neseb Âl-ı Kabâbıta'dır" deyü buyurmuşlardır.
EÇS VIII 210a
Ba‘dehu Hazret-i Risâlet-penâh asrında Mısır meliki Melik Mukavkıs Hazret-i Risâlet-penâha mahabbeten Zünnûn-ı Mısrî ile Hazret'e Yağfûr nâm bir hımâr ve Düldül nâm bir katır şekilli at ve Zülfikâr nâmında bir kılıç ve iki aded bikr-i nâ-şüküfte-i duhter-i pâkîze-ahter Kıptî kızları hedâyâ gönderüp Hazret-i Kevneyn'e bu vasle hedâyâlar vâsıl olunca Hazret-i Risâlet-penâh Yağfûr hımârı kendüye alıkoyup Düldül katırı ve Zülfikâr kılıcı Hazret-i Alî'ye verüp ol bint-i nâ-süfte ve gonça-i nâ-şüküfte kızları görüp Zünnûn elçiden bu kızların ahvâllerin su’âl etdikde Zünnûn eyitdi:
EÇS VIII 210a
"Yâ Resûlallâh bu kızların ikisi de kız karındaşlar{dır}" deyince Hazret-i Risâlet-penâh buyururlar kim:
EÇS VIII 210a
"Mezhebimizde iki kız karındaşı dutmak olmaz" deyüp câriyenin birin Şâ‘ir Hassân'a ihsân edüp Abdürrahmân ibn Hassân bu kızdan tevellüd etdi.
EÇS VIII 210a
Ve Hazret-i Risâlet-penâh Mâriye nâm câriyeyi dutup İbrâhîm nâm evlâdı Mâriye câriyeden müştak olup Hazret-i Risâlet-penâh kavm-i Kıptî'ye du‘â etdikde hemân elçi olan Zünnûn-ı Mısrî Hazret-i Risâlet-penâh'ın kerem-kârlığıyla cemâl-i bâ-kemâlin görüp şehâdet parmağın kaldırup İslâm ile müşerref oldukda huzûr-ı Resûl-i Hudâ'da Hazret-i Alî elçi Zünnûn'un kemerin fütüvvet-i Muhammedî üzre bağlayup beline ve başına şedd-i İslâm bağlayup Zünnûn-ı Mısrî etıbbâ ve hukemâlara pîr [ü] pîşvâ oldu.
EÇS VIII 210a
Ba‘dehu Amr ibnü'l-Âs ile Mısır fethine gelüp Şeyh Ukbe-i Cüheynî ile ma‘an şehîd olup hâlâ ikisi İmâm Şâfi‘î kurbinde birbirlerine karîb medfûnlardır. Hâlâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın du‘âsı berekâtıyla vilâyet-i Mısır'da kavm-i Kıptî mu‘azzez ve mükerremlerdir.
EÇS VIII 210a
Ammâ Hazret-i Mûsâ bed-du‘âsıyla Rûm'da kavm-i Kıptî ya‘nî kabîle-i çinganeler hor hakîr ve çakır ve fakr-ı fâkada olup ölülerinden bile harâc alınur bir gûne kavimdir kim bunlar Fir‘avn leşkeriyken cenâb-ı Allâh bunların hakkında âye[t] sûre-i (---). Arapça nassı buyurmuşdur. Hakkâ ki cebbâr ve hırsız ve nûrsuz ve pîrsiz bî-dîn ve bî-mezheb müselmân şeklinde kefere bile değil âdemlerdir kim anların ıstılâhât [u] ibârâtlarıdır kim tahrîr olunur.