EÇS VIII 210b
Bu kavm-i Ferâ‘inenin dahi niçe kerre yüz bin elfâz-ı hezeyânları vardır, zîrâ şeb [ü] rûz birbirleriyle gavgâ ve cidâl edüp şütûm-ı galîzeler ederler.
EÇS VIII 210b
Bir fülûs-ı ahmer içün birbirlerin katl edüp yâhûd bir mankır içün "Büyük efendiye, yok paşaya gidelim" deyü şer‘-i şerîfe gelüp da‘vâlarının hakîkatine nazar olundukda netîcesi bir mankıra çıkar yâhûd bir dank etmez da‘vâdır. Anıniçün çingane kavminin da‘vâları mesmû‘a değildir.
EÇS VIII 210b
Ammâ Mısır Kıptîlerinin ağızlarından bir nâ-şer‘î şütûm-ı galîza istimâ‘ olunmamışdır. Ve Anatolu Balat şehri çinganeleri bu Rûmeli Kıptîlerinin yanlarında âb-ı rûydur. Anların dahi lisânları bâlâdaki cild-i (---) tahrîr olunmuşdur.
EÇS VIII 210b
Ammâ bu Kabâbıta kavminin dahi on iki gûne lisân-ı mühmele-i müstekrehleri vardır. Cenâb-ı Kibriyâ şûr [u] şerlerinden sâ’ir ibâdullâhı halâs ede. Ammâ seyyâh-ı âlem olana bunların da lisânlarından bir şemme fehm edecek kadar bilmek lâzım olduğundan her ne kadar yâve gûne sözler ise de tahrîr olunduğu ta‘yîb olunmaya, zîrâ bu kavm-i çingane ciğerim hûn, dîdelerim eşk-i la‘l-gûn etdi.
EÇS VIII 210b
Bu şehr-i Gümülcine'yi seyr [ü] temâşâ edüp zevk u safâda iken hânemiz sâhibinin bir oğlanlarından üç nefer çingane oğlanı Amr-ı Ayyâr'dan ayyâr veled-i zinâları var idi. Bir gece bir pençe-i âfitâb-i cihân ve bir fitne-engîz-i (...) zamân memlûkum bir çingane ayyârıyla gâ’ib oldular. Hânemiz sâhibine sıklet edüp,
EÇS VIII 210b
"Senin çingane gulâmınla benim abd-i müşterâm gâ’ib oldu" deyü sâhib-i hâneye sıklet etdikde ol dahi birkaç tevâbi‘i ve hakîr dörd nefer gulâmlarımla salt ü sebükbâr pür-silâh olup tağ u râğ u bâğların ve yakîn u ırağları geşt [ü] güzâr etdiğimiz menâzilleri ve cümle kasabât u kılâ‘ları ve,
EÇS VIII 210b
Firâr eden köleleri bulmağa revâne olduğumuz beldeleri beyân eder
EÇS VIII 210b
Evvelâ Gümülcine'den çıkup ol gün serserî kâh şarka ve kâh garba gidüp,
EÇS VIII 210b
Kal‘a-i Buri, andan kal‘a-i Kavala, andan kasaba-i Vaşlak'ı ubûr edüp cümle dizdâr ve serdâr ve kethudâyerleri ve nâ’ib-i kadılara ve hâkim ve zâbıtlara ve mukaddemâ âşinâlarımız olan ahbâb bürâderânlara,
EÇS VIII 210b
"Şu eşkâlde bir abd-i memlûkum firâr etdi" deyü cümle dostânları âgâh [edüp] tâ kal‘a-i Dırama'da mesîregâh olan çınâr-ı müntehâlar sâyesindeki havz-ı azîm kenârında at başı çeküp çelebiler hânesinde mihmân olup ol gece cümle ahbâba kölemizin firâr etdiğinden haberdâr edüp andan ale's-sabâh şehr-i Dırama'dan şark cânibine dağlar içre bir merhale gidüp,
EÇS VIII 210b
Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkindedir, ammâ ba‘zı zamân Dırama kazâsı nâhiyesinden olur, ba‘zı zamân yüz elli akçe pâyesiyle başka kazâ sadaka olunur (---) voyvadalıkdır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve nâhiyesi nâ’ibi vardır. Ve a‘yân [u] eşrâfı var ammâ nakîbü'l-eşrâfı yokdur.
EÇS VIII 210b
Bu rabta-i ma‘mûre şehr-i Dırama'nın şarkîsi tarafında Sidirkapsi kasabasının şimâlinde bir konak yer yakında bir belde-i kebîre ve bir câmi‘-i kebîri ve müte‘addid zîbâ mesâcidleri ve müferrih ve dilküşâ ve rûşenâ hammâmları ve kârgîr binâ hânları ve mihmânsarâyları ve medrese ve tekyegâhları ve mekteb-i sıbyânları ve kifâyet mikdârı çârsû-yı bâzârı vardır. İki yerde sûr-ı üstüvâr-ı metîneleri var imiş.
EÇS VIII 210b–211a
Mâ-tekaddem kefere-i Rûm zamânı şehr-i azîm ve bender-i kadîm imiş. Nehr-i Orfan Sofya-i sâfiyenin Rila dağlarından ve Usturumça bâğlarından ba‘zı enhârlar mahlût olup Demirhisâr ve Siroz şehri cibâllerinden enüp sahrâlarda niçe mezâri‘âtlar rey edüp Virneyik(?) kasabası kurbundan güzer kasaba-i Orfan'dan dahi ubûr edüp Rindiye nâm boğazda Akdeniz'e munsab olduğu mahalde 211a leb-i deryâda bir kâr-ı kadîm ve bir hisâr-ı üstüvâr-ı azîm var imiş kim cemî‘i Rûmeli kıyılarında Kavala kal‘asından sonra bu kal‘a sedd-i İskender imiş. Ve hakkâ İskender-i Yûnân binâ etmişdir kim kefere-i Yûnân ana Aleksandire Kral derler.
EÇS VIII 211a
Ba‘dehu bu sûr-ı vâsi‘i Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel feth etmede usret çekdiğiyçün ba‘de'l-feth cemî‘i ebrâcları ve der-i dîvârların câ-be-câ münhedim edüp hâlâ niçe yerde âsâr-ı binâları nümâyândır, ammâ bu kal‘a-i harâbdan hâlâ ma‘mûr olan Orfan kasabasının mâbeynleri iki fersah yerdir. Zamân-ı kadîmde ikisi bir şehr-i azîm imiş, ammâ hâlâ Orfan ma‘mûrdur. Cümle bâğ u bâğçeli (---) aded tahtânî ve fevkânî kiremit örtülü kârgîr binâ ma‘mûr ve halkı mesrûr hânedân sâhibleridir.
EÇS VIII 211a
Orfan'ın avretleri orfana olur derler ammâ iftirâ-yı mahzdır. Lâkin mahbûbesi gâyet garîb-dostlardır. Ve ahâlî-i vilâyeti dahi sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Rûmca ve Bulgarca kelimât ederler. Bâğ u bâğçelerine hadd [ü] nihâyet yokdur. Ve bu mahalle karîb Rindiye boğazında Orfan nehrin gemilerle ubûr ederken Venedik kâfiri firkateleri nümâyân oldu.
EÇS VIII 211a
Bu kasabayı dahi seyr [ü] temâşâ edüp ihtilât etdiğimiz yârân-ı bâ-safâlara firâr eden memlûkumuzun eşkâl-i aceblüsünü libâsıyla nakl edüp tahsîliyçün gûnâ-gûn ricâlar edüp andan cânib-i şarka (---) sâ‘at gidüp Selânik yolu ulu râhdır deyü ol cânibe serserî gidüp,
EÇS VIII 211a
Selânik sancağı hâkinde Sidirkapsi nâhiyesinde câmi‘i ve mesâcidleri ve medrese ve mektebi ve müte‘addid hânları ve kifâyet mikdârı dükkânları ve cümle (---) aded (---) örtülü ma‘mûr evleri ve bâğ u bâğçeleri ve gölünde gûnâ-gûn mâhîleri vardır.
EÇS VIII 211a
Sebeb-i tesmiyeleri (---) (---) (---) (---) (---) (---) Bu dahi Selânik sancağı hâkinde Sidirkapsi kazâsı nâhiyesinde Beşik gölü sâhilinde bir vâsi‘ çemenzâr yerde câmi‘li ve mesâcidli ve medreseli ve mekteb-i sıbyânlı ve tekye-i dervîşânlı ve müte‘addid tüccâr hânlı ve kârbânsarây-ı müsâfirhâneli ve çârşû-yı bâzârı zînetli ve hammâm-ı rûşenâlı ve bâğ u bâğçesi ve müşebbek bostânları var, âb [u] hevâsı latîf mahsûllü kasaba-i ma‘mûrdur. Nâ’ibi ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Cümle (---) aded (---) örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ma‘mûr ve müzeyyen evlerdir.
EÇS VIII 211a
Sitâyiş-i buhayre-i Beşik: Bu buhayre-i âb-ı hayât kal‘a-i Selânik'in cânib-i garbîsi tarafında bir merhaleden nâkıs tûlu on iki mîl ve arzı yedi mîl vâki‘ olmuşdur kim sehel tûlânîcedir.
EÇS VIII 211a
Ve bu gölün cenûb tarafında bir kûh-ı serbülend var. Ol cebel-i âlînin şimâl cânibi Sid[ir]kapsi nâhiyesi dağlarıdır.
EÇS VIII 211a
Ve bu buhayrenin âbı mezkûr dağlardan bir nehr-i kebîr-misâl bir gölden çıkup Rind[iy]e boğazı nâm mahalde iki aded cebel-i bâlâların mâbeynlerinden cereyân ederek yarım konak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazında Akdeniz'e mahlût olacağı mahalde Selânik'den ve Kavala'dan ve gayri yerlerden gelüp gidiciler cümle gemilerle bu nehr-i Orfan'ı geçerler. Gayri şey ile ubûr etmek mümkin değildir, zîrâ bu kadar pâdişâhlar bu mahalle kârgîr binâ cisr-i azîm inşâ edemediler, zîrâ mahrec-i âbı olan yeri tûlen ve arzen iki mîle karîb sâzlık ve neyistânlık buhayredir.
EÇS VIII 211a
İçinde gûnâ-gûn mâr-ı mâhîler ya‘nî yılan balıkları ve niçe yüz gûne mâhîler sayd olunup cümle vilâyetlere tuzlu yılan balığı bundan gider. Başka tüccârları ve başka balık emâneti emîni vardır kim Selânik'de sâkin Çufud Yahyâ Ağa'nın on yedi yük akçe iltizâmıdır.
EÇS VIII 211a
Bu buhayrede olan mâhîlerin misli gayri göllerde yokdur. Meğer Arnavudluk İskenderiyyesi'nde ola. Hattâ bu gölde birer zirâ‘ turna balığı ve vilya balığı ve kefal balığı ve bunlardan mâ‘adâ niçe elvân sağîr ü kebîr mâhîler şikâr olunur kim ta‘bîr olunmaz.
EÇS VIII 211a–211b
Bu mâhîleri emîninin izni olmadan bir enliyi 211b bir şibr kaddi bir semek sayd etse tecrîm ederler. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 211b
Bu buhayre üzre sâkin olan emîn ağaya dahi firâr eden kölemizin eşkâlini ve esvâbını beyân eyleyüp bulunmasın ricâ etdik.
EÇS VIII 211b
Der-menâfî’-i uyûn-ı hârra-i arazeyn kasaba-i Beşik
EÇS VIII 211b
Bu rabtanın mukâbelesinde yine Sidirkapsi hâkinde buhayre-i Beşik sâhilinde bir çemenzâr yerde germâb âb-ı hayâtdır, ammâ sehel kibrît râyihalıdır. Hattâ gümüş hâtemleri zeheb-i mutallâ gibi asfer-levn eder, ammâ altun hâtemleri eyle mücellâ ve zeheb-i hâlis eder kim gûyâ za‘fran sarusu olur. Lâkin gâyetü'l-gâye şiddet-i suhûniyyet üzre olduğundan herkes girmeğe tahammül edemediğinden sehel âb-ı sermâ idhâl edüp mu‘tedilü's-sühûn hummadır ve gâyet nâfi‘dir kim behaka ve cüzâma ve freng zahmetine bi-emrillâh nâfi‘dir. Lâkin eyyâm-ı şitâda temevvüc-i deryâ ılıcası suyuna mahlût olur. Gerçi havzı üzre kubbesi vardır ammâ Bursa kaplıcaları gibi tekellüflü kubâb-ı azîmli âsâr-ı binâları yokdur. Bu germâbı dahi manzûrûmuz olup andan Beşik buhayresi kurbunda nehr-i Lojnik'e karîb,