İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS VIII 215b
Andan taraf-ı garb ile cenûb mâbeyninde 3 sâ‘at gidüp leb-i deryâda sengistânlar içre Kavala germesinden(?) geçüp 3 sâ‘atde dahi,
EÇS VIII 215b
Evsâf-ı tahtgâh-ı Feylekos binâ-yı azîm, ya‘nî hisâr-ı üstüvâr-ı Kavala-i kadîm
EÇS VIII 215b
Hazret-i Süleymân Nebî evlâdı Hazret-i Melik Rac‘îm asrında bu kal‘ayı Feylekos-ı hakîm binâ etdi kim beşinci âbâda nesebi Hazret-i Süleymân'a müntehîdir. Ba‘zı Yûnâniyân müverrihleri bu Feylekos, Süleymân Nebî oğlu Melik Rac‘îm oğlu Feylekos'dur, derler. Rûm-ı Yûnâniyân pâdişâhlarından ulu pâdişâh olup Hazret-i Süleymân'ın bu Kavala kal‘ası zemîninde Belkîs Ana içün binâ etdiği maksûre yerine bu Kavala kal‘asın Feylekos binâ edüp hükûmetin Kavala nâm bir oğluna verüp amâr etdiğiyçün anın ismiyle müsemmâ olup Rûm tevârîhlerinde bile Kavala derler.
EÇS VIII 215b
Ba‘dehu bu Feylekos cihângîr olma mertebesinde olup Rûm ve Arab u Acem ü Horasân ve Mâverâü'n-nehir'e varınca iki yüz pâre sevâd-ı mu‘azzam şehirleri ve ahâlîlerin kabza-i teshîre alup cemî‘i Îrân u Tûrân halkının harâcıyla bu kal‘a-i Kavala ve kal‘a-i Selânik'i binâ-yı azîm etdi.
EÇS VIII 215b
Ba‘dehu İskender-i kübrâ vilâdet-i Muhammedü'l-Mustafâ'dan 889 sene mukaddem vücûda gelüp Feylekos'un yanında perveriş bulup oğlu Kavales ile bir yerde kâmil oldular. Anıniçün Rûmlar İskender'e Feyleko Aleksander derler. Ba‘zılar bu İskender Feylekos oğlu derler. İskender'in müddet-i saltanatı cem‘an otuz yıl pâdişâh olup otuz yılda cihângîr pâdişâh-ı zü'l-kuvve olup yedi yüz pâre ulu şehirler bünyâd etdirüp Karadeniz'i Akdeniz'e mahlût edüp Bahr-i Zulumât'ı buz deryâsı üzre geçüp sedd-i Ye’cûc [u] Me’cûc'u yapdı. Ve bu Kavala şehrinde merhûm olup bir cezîrede defn etdiler. Hâlâ nâ-ma‘lûmdur.
EÇS VIII 215b
Andan yerine oğlu {Ruhanya} pâdişâhlığı kabûl etmeyüp bu Kavala'da Feylekos deyrinde terk-i dünyâ papas-ı palâs-pûş oldukda yine İskender-i Kübrâ ta‘allukâtından Batlîmûs nâm-ı benâm bir hakîm-i Arasto pâdişâh oldu. Rûm lisânı üzre Batlîmûs ulu pâdişâh demekdir. Bu Kavala'da niçe hayrât hasenâtlar edüp Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm ibn Mâtân ibn Feylekos ibn Melik Rac‘îm ibn Hazret-i Süleymân'dır kim bu Batlîmûs Hazret-i Zekeriyyâ'ya îmân getirdi.
EÇS VIII 215b
Ba‘dehu Yahûd tâ’ifesi Hazret-i Zekeriyyâ'ya bir iftirâ edüp {destere ile depesinden aşağı iki pâre biçüp} şehîd etdiklerinde bu Batlîmûs şehâdet-i Zekeriyyâ Nebî'yi istimâ‘ edüp bu kal‘a-i Kavala'dan bin yedi yüz pâre gemiyle Haleb İskenderûnu'na çıkup Hazret-i Zekeriyyâ hûnunu taleb içün bir günde yüz altmış bin Yahûdî kılıçdan geçirüp Hazret-i Zekeriyyâ meşhedi üzre bir ma‘bedgâh binâ etdi. Hâlâ Hazret-i Zekeriyyâ şehr-i Haleb'in tâ vasatında Ulu Câmi‘ ortasında medfûndur.
EÇS VIII 215b
Ba‘dehu Batlîmûs kral intikâm-ı Zekeriyyâ Nebî'yi alup cemî‘i Yahûdîlerin mâlıyla bu Kavala'ya gelüp İslâm ile merhûm oldukda na‘şın Aynaroz şehrinde Aleksandire kenîsesinde defn edüp yerine oğlu Şeşûşi'l-a‘ver Batlîmûs olup Kavala'yı ve Makedonya şehri olan İslâmbol'u amâr etdi.
EÇS VIII 215b–216a
El-hâsıl bu şehr-i Kavala niçe bin divelden divele intikâl edüp âhıru'l-emr sene 786 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Murâd Hân-ı Evvel Rûm keferesi elinden feth etdi. Ba‘dehu Ciniviz küffârı Sakız cezîre- 216a -sinden donanma gemileriyle gelüp bu kal‘a-i Kavala'ya istîlâ edüp zabt eder. Ba‘dehu sene 906 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî vilâyet-i Mora'da Moton ve Koron kal‘aları fethine giderken bu Kavala kal‘asına uğrayup feth edüp gitdi. Hâlâ Cezâyir eyâletinde ya‘nî kapudan paşaların hükmünde deryâ beği sancağı tahtıdır kim kânûn-ı Süleymân Hân üzre beği iki pâre kadırga ile me’mûr olduğu sefere gider. Paşasının taraf-ı şâhîden hâss-ı hümâyûnu 240.000 akçedir ve ze‘âmeti 12 adeddir ve tîmârı 235 adeddir. Alaybeği ve çeribaşısı vardır. Kânûn üzre cümle erbâb-ı tîmâr paşasının askeriyle hîn-i seferde iki bin leşker olur.
EÇS VIII 216a
Şehir hâkimleri bunlardır: Evvelâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve (---) aded nâhiye kurâsı var. Eyâlet sancağı cümle yedi kazâdır. Bu kazâlardan beğine senevî tokuz bin guruş ber-vech-i adâlet hâsıl olur. Kadıya iki bin guruş hâsıl olur.
EÇS VIII 216a
Ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve topçubaşı ve cebecibaşı ağaları birer oda kapu kulları var ve bir oda iki yeniçeri ağası var, zîrâ Venedik kâfirinin donanma gemileri her bâr bu kal‘a-i Kavala elbette gelirler. Ol ecilden muhâfazada çok askeri vardır.
EÇS VIII 216a
Ve bir hâkimi dahi şehir nâ’ibi, muhtesib ağası, kal‘anın dizdâr ağası ve yedi aded kal‘a ağaları ve üç yüz aded kal‘a neferâtları vardır.
EÇS VIII 216a
Ve şehir kethudâsı ve emîni ve bâcdârı ve harâc emîni, liman kapudanı ve mütevellî ağası var kim cümleden melik nâzıru'n-nuzzâr mütevellîdir, zîrâ Maktûl İbrâhîm Paşa'nın tevliyyet-i azîmidir.
EÇS VIII 216a
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Kavala: Akdeniz kenârında Rûmeli kıyısında iki cânibi depeli bir sivri burun üzre sivri bir yalçın kara kayada Şeddâdî seng-i mutarraş binâ bir hisâr-ı üstüvâr-ı ra‘nâ metîn ve müstahkem Feylekos hakîm tahtı olup şekl-i bâdemî vâki‘ olup iç kal‘ası kaya üzre dâ’iren-mâdâr kâmil üç bin adım ihâta eder bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i ibret-nümâdır, ammâ bu sûr-ı zîbâ bu kaya üzre cânib-i cenûbdan taraf-ı şimâle tûlânîce vâki‘ olmuşdur kim bu evc-i âsımâna berâber olan iç kal‘a kapusu cânib-i kıbleye nâzırdır. Bunda dizdâr sâkin olup cemî‘i cebehâne ve mühimmât ve levâzımât bu iç kal‘ada olup her gece bunda mehterhâne-i pâdişâhî faslı olur.
EÇS VIII 216a
Bu kal‘adan Akdeniz içre olan cezîre-i (---) iki mîl mesâfe-i ba‘îde olup cümle âsâr-ı imâret binâlarıyla nümâyândır. Ve Aynaroz nâhiyesi kurâ ve kılâ‘ları cümle râygândır.
EÇS VIII 216a
Ve bu iç kal‘a önünde yine yalçın kaya üzre bir kat bölme hisâr dahi vardır. Ana orta hisâr ta‘bîr olunur. Bunun dahi iki kapusu vardır. Bir kapusu cânib-i şimâle nâzırdır. Ve bir kapusu cânib-i cenûba mekşûfdur. Bu bölme orta hisârda Diyârbekirli Hattât Nişâncı Osmân Paşa vâlî-i vilâyet olup şehri muhâfaza eder. Cihân-nümâ bir sarâyda sâkin olup seyr-i safâlar edüp kendü askerinden mâ‘adâ yedi kazâ yerin askeri âmâdelerdir.
EÇS VIII 216a
Ve bu orta hisârda cümle iki yüz hânedir ammâ kaya üzre olmak ile bâğ u bâğçesi yokdur.
EÇS VIII 216a
Ve cümle (---) mihrâbdır. Evvelâ Alaca câmi‘ müferrihdir kim cümle Akdeniz nümâyândır. Andan Beğ câmi‘i, andan Sûhte câmi‘i ma‘mûr ma‘bedgâhlardır. Ve Kenîse mescidi müzeyyendir. Ve iç kal‘a mescidi var. Cümle evleri kârgîr seng binâ büyût-ı ra‘nâlardır. Ammâ iç kal‘ası gâyet metîn olmak ile başka üç yüz aded neferât merdüm-hisârları vardır. Ve cümle elli aded sağîr ü kebîr topları vardır.
EÇS VIII 216a
Der-sitâyiş-i aşağı kal‘a-i Kavala
EÇS VIII 216a
Cümle beş yüz aded kat-ender-kat fevkânî ve tahtânî kârgîr binâlı metîn hânedânları var kim cümle (---) örtülüdür, ammâ bâğçeleri nâdirdir.
EÇS VIII 216a
Ve cümle beş aded mahalledir. Etrâfı cümle bir deryâdan bir deryâya varınca orta hisârı ve iç kal‘ayı ihâta etmiş varoş kal‘asıdır, ammâ kaç bin adım olduğu ma‘lûmum değildir. Lâkin cümle iç kal‘a ve orta hisâr ve bu aşağı varoş hisârının cümle yedi aded kapuları vardır. Ammâ bu aşağı varoşun İslâmbol kapusu ta‘bîr etdikleri bâb-ı kavî cânib-i şimâle nâzırdır. Andan İskele kapusu cânib-i cenûba meftûh olup kal‘a limanına mekşûfdur. Bu liman kapusu kurbunda üç aded kadırga bir şeşhâne gözleri vardır kim hâkiminin kadırgaları bunda her vakit âmâde durmak kânûndur.
EÇS VIII 216a
Ve bu liman kapusundan taşra cümle iki aded hânlar ve cümle beş aded dükkânlar ve niçe mahzenler ve bir aded sebîlhâne-i âb-ı hayât vardır.
EÇS VIII 216a
Ve limanı bin pâre gemi alır bir vâsi‘ liman-ı azîmdir kim a‘lâ demir dutar yatak ve sığınacak bir cây-ı menâs limandır. Lâkin kıble ve cenûb ve şark rûzgârlarından emîn değildir, ammâ şimâl ve yıldız ve batı ve karayelden emîn liman-ı emândır.
EÇS VIII 216a–216b
Ve bu aşağı kal‘a cümle beş mihrâbdır. Cümleden mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr cemâ‘at-i kesîreli câmi‘-i selâtîn-misâl rusâs-ı hâs-ı nîlgûn kurşum ile kubâbları mestûr ve ma‘mûr kârgîr kubâblı ve serâmed mevzûn 216b minâre-i musanna‘lı Sultân Süleymân Hân vüzerâlarından makbûl iken maktûl olan gâzî ve şehîd İbrâhîm Paşa câmi‘i bir vâcibü's-seyr rûşen binâ-yı garrâ musanna‘ ve zîbâ ve dilküşâ ve müferrih ve müzeyyen bir câmi‘-i pür-envârdır kim vasfında lisân kâsır ve midhatinde kalemler kâsirdir.
EÇS VIII 216b
Ve'l-hâsıl bu câmi‘ ve imâret-i dâru'z-ziyâfe-i me’keli ve medrese-i âlimân-ı müfessirîni ve mekteb-i sıbyân-ı püserân-ı ebcedhânı ve tekye-i pîr-i tarîk-i dervîşânı ve hân-ı hâce-i sevdâgerânı ve mesâcid ü zevâyî-i muvahhidânı ve çârsû-yı bezzâzistânı ve hammâm-ı râhat-ı cânı ve sebîlhâne-i atşânı ve gayri hayrât hasenâtlar cümle İbrâhîm Paşa'nın olup cemî‘i imârâtları serâpâ kurşum örtülüdür. Bir hayli mesâfe-i ba‘îdeden bu aşağı şehre nazar olundukda gömgök kurşum ile mestûr bir şehr-i ma‘mûr nümâyândır.
EÇS VIII 216b
Ve bu hayrât hasenâtlara karşılık bu şehr içre Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir konak yerden dağları ve belleri Ferhâd-vâr deldirüp bir kayadan bir dağa kâmil altmış göz tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kemerler ile bir âb-ı hayât su getirdmişdir kim bu da vasfdan hâric ve beyândan âric kavs-ı kuzah-misâl tâklerdir kim kaddi kâmil seksen zirâ‘-ı Mekkî bâlâdır. Bu binâ-yı temâşâ-yı Süleymân'ı Feylekos'un bu Kavala kal‘asına mu‘âdildir kim bu şehri mâ-i hayât ile saky etmişdir. Rahmetullâhi aleyh.
EÇS VIII 216b
Der-vasf-ı taşra kal‘a-i Demirkapu
EÇS VIII 216b
Bu tahrîr olunan aşağı kal‘adan mâ‘adâ bir kat sûr-ı üstüvâr-ı azîm var kim tâ şimâl cânibde olan Demirkapu nâm derbend-i bâb-ı calenderden bu kal‘a limanı kapusuna gelince kâmil üç sâ‘atlik yer kal‘a-i azîmdir, ammâ yalın katdır. Lâkin cemî‘i ebrâcları ve köşe köşe bend ve dirsekleri kat-ender-katdır. Ammâ el-hâlete hâzihi bu sûrun câ-be-câ yerleri mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur, ammâ sehel şey ile amâr olmak mümkindir, zîrâ niçe bin burc-ı bârûları âşikâredir. Eyle sevâd-ı mu‘azzam kal‘a imiş kim kâmil kırk aded dağları ve mürtefi‘ bayırları ihâta etmiş görmeğe muhtâc bir vâcibü's-seyr kal‘adır.
EÇS VIII 216b
Hattâ hakîr piyâde adımlamağa iktidârım olmayup sabâhdan esb-süvâr olup sarp sengistân dağları deverân ü seyerân ederek bir günde at ile devr edüp vakt-i gurûbda Osmân Paşa yanına geldikde kâmil on dörd sâ‘atde sür‘at ile devr etmiş oldum, ammâ atların ayaklarında na‘lları kalmadı. Tâ bu mertebe sengistân dağları ihâta etmiş kal‘a-i azîmdir.
EÇS VIII 216b
Zamân-ı kadîmde bu derûn-ı kal‘anın imârâtların Rûm Yûnân tevârîhlerinde eyle tahrîr etmiş kim hemân kırk bin hânenin kapuları cümle gümüş tahtadan imiş ve on iki aded esnâfın her biri on ikişer bin dükkân imiş. Ve cümle üç bin kenîse ve manastır ve ma‘mûr düyûrlar imiş. Hâlâ cemî‘i âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir.
EÇS VIII 216b
Ve hâlâ cümle bu kal‘anın der-i dîvârları ma‘mûr olan Kavala kal‘asın ihâta edüp bir tarafından geçüp ma‘mûr Kavala'ya gelmek emr-i muhâldır, illâ bu büyük kal‘anın demir kapusundan geçilir. Hâlâ sa‘b kapudur. Bu kapunun iki tarafında evce ser çekmiş taç kulleleri vardır. Andan bu kapu içre giren üç sâ‘atde kal‘a-i Kavala'ya gelir.
EÇS VIII 216b
Ammâ bu kal‘a-i harâb içi cümle bâğ u bâğçelerdir. Dağ etekleri kara kara kayalardır. Dahi mâ-fevkleri kal‘anın ebrâcları ve dîvârlarıdır. Lâkin bu şehrin hevâsı sakîldir, zîrâ leb-i deryâda sâfî kara taşlıkdır. Mâh-ı Temmûz'da cehennem derecelerinden bir şehir olup benî âdemi büryân ve giryân olup gâyet cezîre yerdir. Câ-be-câ bâğ u bâğçelerinde mevzûn ve serâmed servi ağaçları vardır.
EÇS VIII 216b
Bu şehri dahi temâşâ edüp mağrib tarafına 2 sâ‘at sengistân yollar aşup,
EÇS VIII 216b
Sitâyiş-i kasaba-i Vaşlak
EÇS VIII 216b
Kavala sancağı hâkinde Bereketli kasabası kazâsı hükmünde bir vâsi‘ dere içre on beş aded kiremitli ve kayağan örtülü küçük hânlı ve on beş dükkânlı ve bir hammâmlı ve cümle iki yüz kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr evli şîrîn kasabacıkdır.
EÇS VIII 216b
Andan nısf sâ‘at gidüp niçe yârân-ı bâ-safâlar bizi Praveşte kasabasında hânelerine da‘vet edüp andan,
EÇS VIII 216b
Evsâf-ı kasaba-i Praveşte
EÇS VIII 216b
{Bir kûh-ı serbülendin eteğinde vâki‘ olup kasaba-i Orfan'ın şarkında ve kal‘a-i Kavala'nın garbında olup Orfan'a ve Kavala'ya birer konak yerdir. Gerçi bir küçük kasabadır ammâ etrâfında birkaç rabâtları vardır.}
EÇS VIII 216b
Bu dahi Kavala sancağı hâkinde niyâbet ve voyvadalıkdır. Cümle üç yüz aded bâğlı ve bâğçeli ve kayağan taşı örtülü ma‘mûr evlerdir. Cümle bir müfîd [ü] muhtasar câmi‘i ve bir mescidi ve cümle dörd aded hâncuğazları ve cümle bir kesîf hammâmcığı ve cümle kifâyet mikdârı dükkâncıkları vardır. Bunda bir gece mihmân olup ziyâfet-i azîm tenâvül edüp andan,
EÇS VIII 216b–217a
Kasaba-i Rahova'da ta‘âm yeyüp seyr etdik. Bu dahi Kavala sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Cümle üç yüz aded hânelerdir. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir hammâmı ve iki hânı vardır. Bu kasaba Praveşte kasabasının sağ cânibinde vâki‘ olmuşdur. Bu Rahova kasabasında mihmân 217a olmayup ubûr etdikde ol günde,