EÇS VIII 221a
Bu şehr-i Serez'in cânib-i etrâfında olan kazâları ve kılâ‘ [u] kasabâtları bildirir
EÇS VIII 221a–221b
Evvelâ cânib-i kıblîsinde iki konakda kal‘a-i Selânik'dir ve kasaba-i Orfan ve kasaba-i Sidirkapsi'dir. Ve maşrık tarafında bir konak mesâfe-i ba‘îdede kasaba-i Rahova ve kasaba-i Praveşte ve kasaba-i Vaşlak ve kal‘a-i Zihne ve kasaba-i Doksad ve kazâ-yı Bereketli'dir. Ve şimâl tarafına kasaba-i Nevrekop ve kazâ-yı Razluk. Ve yıldız rûzgârı tarafına kasaba-i Usturumça ve kazâ-yı Maşkolor panayırı. Ve garbîsi semtine 4 sâ‘atde kazâ-yı Demirhisâr ve kazâ-yı Menlik ve kazâ-yı Vetirne ve hâss-ı vezîr-i Rûmeli ve kazâ-yı Petriç. Ve niçe kazâlar dahi vardır, ammâ anlar hayli mesâfe-i müşâsındadırlar. Ammâ bu kazâlar mesâbesindedirler, ammâ yine bu mezkûr kazâlar cümle şehr-i Serez'in çârsû-yı bâzârına muhtâclardır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) 221b
EÇS VIII 221b
Evvelâ bu şehrin vakt-i şitâda hevâsı gâyet latîf ve mu‘tedil olup mâh-ı Temmûz'da sehelce şiddet-i hâr ziyâde olduğundan şehrin kıblesi tarafı sahrâ-yı azîme olup yıldız rûzgârı ve garb cânibi kat-ender-kat ulu yayla kûh-ı bülendler olup müverrihân-ı Rûm ol kûh-ı ser-bülende Ana dağı derler. Bir till-i refî‘u'ş-şândır kim Anatolu'da Bingöl yaylağı ve Göksun yaylağı ve Kayseriyye'de Erciş yaylakları meşhûr ammâ bu şehr-i Siroz'un Ana Dağı yaylağı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûrdur.
EÇS VIII 221b
Zamân-ı kadîmde Leka-yı bed-likâ-yı bî-bekâ Kral-ı dâllin tahtgâh yaylasıdır. Hâlâ bu yaylağ-ı bâlâya bir günde urûc olunup tâ zirve-i a‘lâsında cümle a‘yân-ı vilâyetin iki bin aded yayla evleri ve cümle kırk aded cevâmi‘ ve mesâcidleri ve cümle bir aded hammâmı ve cümle iki aded hânları ve cümle bir aded medrese ve cümle bir aded tekye ve cümle bir aded mekteb-i sıbyân ve cümle beş yüz aded dükkânları vardır. Ve niçe bin gûne âsâr-ı binâları vardır. Bu yaylağ-ı azîme yılda bir kerre ahâlî-i vilâyet çıkup kâmil altı yedi ay zevk u safâlar edüp tâ‘at ibâdet ederler kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
EÇS VIII 221b
Ba‘dehu zamân-ı zemistânda şehre gelüp meştâ etdiklerinde beş altı ay yine odalarda sıra sohbetleri edüp cemî‘i eymün-i evkâtda bu şehir halkının kâr [u] kisb safâları böyledir.
EÇS VIII 221b
Hikmet-i Hudâ bu abd-i kemter bu sene-i mübârekede Girid gazâsına giderken bu şehrin ahbâb [u] dostânlarıyla bu yaylağa çıkup on yedi gün zevk [u] safâlar edüp sene 1078 Ramazânu'l-mübârekinin ıyd-ı şerîfin bu yaylakda edüp Hüseyin Baykara cem‘iyyetleri etdik. Hakkâ ki bir cây-ı dilküşâ-yı behişt-i irem-âsâ bir hûb-hevâ dâr-ı ferahfezâ yaylağ-ı Merâm'dır kim mâ-fevkında eyle bir irem-âbâd yokdur kim cümle üç yüz yetmiş aded aynân-ı tecriyânları vardır kim her biri birer gûne âb-ı hayâtdan nişân verir âb-ı nazîfi hıffetde her hafîfden ahaf ve nezâfetde nazîf bî-mânend şarâb-ı kevser nazîf eltaf mâ-i zülâldir. Cümlesi gâyetü'l-gâye hâzımu'l-ifrât âb-ı hayâtlar olduğundan bir âdem bir gûsfend-i semîn yeyüp bu mâ-i cân-perverlerden bir kâse nûş edicek derhâl aç olur. Tâ bu mertebe serî‘u'l-hazm şarâbları vardır.
EÇS VIII 221b
Lâkin bu yaylada eyyâm-ı sayfda cümle ahâlî-i halkı kürke muhtâc eder, zîrâ mâh-ı Temmûz'da kâhîce kar yağup şiddet-i şitâ{dan} ziyâde olur. Ve bu yaylak şehrinin çârsû-yı bâzârı ve şâhrâhları içre evc-i âsımâna ser çekmiş her kişinin hudûdunda serâmed çam dırahtları ve niçe bin gûnâ-gûn şecere-i müsmirât nahılları sebze-pûş cüvânân-misâli her kişinin hidmetinde sâyedâr eden şecerâtların hisâbın Hallâk-ı âlem bilür.
EÇS VIII 221b
Hikmet-i Hudâ {mutalsamât-ı ibret-nümâ}: Bu yaylağın cânib-i kıblesinde Ayu kayası nâm bir mutalsam yek pâre kayadır kim ol kaya içinde cevâhirden ve zeheb-i hâlisden inşâ olunmuş bir ayu sûreti olduğundan Ayu kayası derler. İlâ hâze'l-ân zemherîrde kırk gün ayular mağârâlarda çille çeküp kırk birinci gün ininden çıkup ibtidâ bu kayaya urûc edüp mutalsam olan ayunun mekânı yerine varup cihânı seyr [ü] temâşâ eder.
EÇS VIII 221b
Zamân-ı kadîmde bu kaya üzre bu tılsımât-ı Leka-yı bî-bekâ kral kehenelerine inşâ etdirüp her ayu kim panzehire mâlik ise panzehirin ol kaya üzre ayular kusup panzehirin koyup giderlermiş. Ba‘dehu sehhâr ve sehhâreler ve keheneler ol ayuların panzehirlerin alup anınla niçe yüz bin gûne sihir edüp hârık-ı âde şeyler ederlermiş.
EÇS VIII 221b
Ba‘dehu bu yayla dest-i Âl-i Osmân'a girdikde kavm-i Mağâribe bir ilm-i ma‘rifet ile mezkûr mutalsam ayuyu bozup altun cevâhirin alup giderler. Hâlâ eser-i binâsı durur, ammâ ayunun eşkâlinden nâm [u] nişân yokdur. Lâkin her sene erba‘înden sonra ayular bu kayaya urûc edüp çıkmaları mukarrer olduğundan Ayu kayası derler.
EÇS VIII 221b
Bu kaya Tûfân-ı Nûh'da yed-i kudret ile halk olunmuş bir kulle-i bâlâ-misâl bir şâhika-i âsifedir kim tâ zirve-i a‘lâya ser çeküp irtifâ‘ında eflâk-i heft âsımân mahâzât eyvân-ı keyvâna müsâvât eder tâ ol mertebe kadd-i bâlâ bir till-i şâhikadır kim benî âdem zirvesine urûz etse âsımânda kerrûbiyânın tevhîd ü tezkî sadâların istimâ‘ edüp rûz-ı rûşende seb‘a-i seyyârelerin deverân [u] seyerânların görür. Eyle bir kadd-i âlî yalçın kaya halk olunmuşdur kim tâ zirve-i a‘lâsında her tarafında üçer günlük yollarda olan kurâ ve kasabât ve kûh-ı ser-bülendler ayne'l-yakîn seyr [ü] temâşâ olunur.
EÇS VIII 221b–222a
Diğer sun‘-ı Hudâ-yı iber: Bu yaylağ-ı vâcibü's-seyrin cânib-i garbîsinde Gerdek kayası, bir sahrâ-yı bâlâ-yı azîme var kim içinde niçe yüz gûne kehifler vardır. 222a Hâlık-ı kevneyn (...) (...) ol Hallâk-ı âlemdir. Bu yalçın kayayı iki çatal halk eyleyüp her biri üçer kad Süleymâniyye minâresi kaddinde iki çatal serâmed ve ince mîl minâre-misâl kayalardır. Birbirlerinden mâbeynleri ikişer ve üçer zirâ‘ kadar vardır, ammâ kadleri dörder yüz zirâ‘ kadar bâlâdır, ammâ bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında bir tengetir haymecik kurulsa yeri vardır.
EÇS VIII 222a
Bu kayalardan aşağı bakanın zehresi çâk, yeri hâk olur. Ne‘ûzü billâh derk-i esfel ve çâh-ı cahîm u hamîm ve sakar dereleridir. Ammâ bu şehrin niçe tüvânâ fetâlârı ve zehredâr çâpük ü çâlâk, şehbâz u dilâver-i server-i hünerverleri da‘vâ-yı merd edüp kendüyi bir kayadan bir kayaya pertâb edüp geçer, ammâ el-ıyâzu billâh makdûr-ı beşer değildir. Hakkâ ki zehredârlığ u bahâdırlıkdır.
EÇS VIII 222a
Bu mahalle nâzır bir sâhibü'l-hayrât bu kayalara urûc edenleri ve bir kayadan bir kayaya pertâb edenleri seyr [ü] temâşâ etmek içün bir kasr-ı âlî binâ edüp rûy-ı arz-ı nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn nümâyândır.
EÇS VIII 222a
Ve bu yaylakda dahi niçe bin gûne ibret-nümâ mesîre ve teferrücgâhlar vardır. Lâkin kesret-i kitâbetden aczim olmağile taksîr-i kilk edüp bu mertebe ta‘rîf ü tavsîf ile iktifâ etdik ve's-selâm.
EÇS VIII 222a
Der-beyân-ı menâfi‘-i uyûn-ı hârra-i arazîn: Ya‘nî ılıca hammâmıdır kim şehr-i Siroz'un cânib-i şimâlinde dağlar içre nîm râhda varılır bir germâb-ı hammâm-ı hoş-nâb-ı âb-ı suhndür. Lâkin sâ’ir kaplıca ve sâ’ir kavza ve gayri hummalar gibi pek ıssı değildir, ammâ gâyet nâfi‘dir. Beras ve cüzâm zahmetine gâyet nâfi‘dir. Sâhibü'l-hayrât-ı selef bu mâ-i germâ üzre kârgîr binâ kubâblar ve yan soffaları ve câmekân ve müte‘addid havz-ı Şâfi‘îler inşâ etmişler. Mâh-ı Temmûz'da etrâf kurâ ve kasabâtlarından niçe bin âdemler gelüp hayme ve hargâhların kurup bir iki ay ayş [u] ışret edüp zevk [u] safâlar ederler (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 222a
Evvelâ Ahmed Paşa cisri dibinde Pîr Dede Sultân. Ve Şeyh Bedreddîn Sultân ve mutalsamât olan Beşik depesi kurbunda şeyh-i millet, kutb-ı devlet, pîşvâ-yı âdemiyân eş-Şeyh Hazret-i Muslihiddîn Sultân. Ve Kurbağılık mahallesinde zübde-i evliyâ, umde-i asfiyâ eş-Şeyh Mecnûn Baba. Ve Şeyh Saçlı tekyesinde sâhib-i yakîn-i bî-gümân, halvet-nişîn-i bî-nişân eş-Şeyh Hazret-i Emîr Sultân. Ve kurbunda medfûn âmil, kâmil, mahbûb-ı Ma‘bûd, fâzıl-ı uşşâk-ı Hazret-i Mahmûd, eş-Şeyh Hazret-i Dede Maksûd: Maskat-ı re’sleri bilâd-ı Rûm'da şehr-i Tokat'dan olup İslâmbol'da Zencîrli Servi nâm mahalde Koca Mustafâ Paşa câmi‘i Şeyhi Sünbül Sinân Efendi halîfelerinden kâmil-i ayâr oldukda Sinân Efendi Dede Maksûd'u maksûd [u] merâmına ergirüp şehr-i Siroz'da seccâde-nişîn iken seccâdesin tekye-i hâmûşâna döşeyüp bu şehr-i Siroz'da Emîr Sultân tekyesi sâhasında medfûn âsûde-hâldir. Kuddise sırruhu.
EÇS VIII 222a
Ve yine âfitâb-ı nihânî, kamer-i zindegânî, eş-Şeyh Hazret-i Lâyihî Efendi, ya‘nî Erdebîlîzâde nâmıyla müte‘ârif bir gavvâs-ı bahr-i ma‘ânî imiş. Bu azîz-i merkûm dahi Emîr Sultân tekyesi hareminde medfûndur. Ve Şeyhzâde Abdurrahmân Efendi ve eş-Şeyh Necmî Efendiler dahi Emîr Efendi tekyesinde medfûnlardır. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS VIII 222a
Bu şehr-i Siroz'u dahi murâd [u] merâmımız üzre seyr [ü] temâşâ edüp beş on dâne erbâb-ı ma‘ârif yârân-ı bâ-safâlarımız ile alâ tarîkı's-seyr garb tarafına dağları ve ma‘mûr bâğları 4 sâ‘atde gidüp,
EÇS VIII 222a
Bânîsi Rûm krallarıdır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Gâzî Murâd Hân-ı Evvel vüzerâlarından Timurtaş Paşa Rûm keferesi elinden feth etmek ile Timurhisâr'dan galat Demirhisâr derler. Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde (---) (---) voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi (---) aded ma‘mûr kurâlardır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır ammâ dizdârı ve merdüm-hisârı yokdur. Kal‘ası bir püşte-i âlî kaya üzre şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı metîn ve bir husûn-ı muhkem-i sengîndir, ammâ iç [el] olmak ile derûn-ı hisârda âbâdândan bir ferd-i âferîde yokdur. Cümle ahâlîsi aşağı şehirde sâkinlerdir.
EÇS VIII 222a
Der-sitâyiş-i varoş-ı Demirhisâr: Cümle bin altı yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ serâpâ kırmızı kiremit ile mestûr cümle hâne-i ma‘mûrelerdir.
EÇS VIII 222a–222b
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden (---) câmi‘i (---) (---) câmi‘i 222b Mâ‘adâ cümle (---) aded ma‘bedgâh mesâcidlerdir.
EÇS VIII 222b
Ve cümle (---) aded medrese-i erbâb-ı ulûmdur. Ve cümle (---) aded mekteb-i püserândır. Cümle (---) aded tekye-i dervîşândır. Cümle (---) aded hammâmdır. Cümle (---) aded hân-ı tüccârândır. Cümle (---) aded esvâk-ı sultândır.
EÇS VIII 222b
A‘yân-ı eşrâfları ehl-i hidmet ve tüccârân ve ehl-i sanâyi‘âtdır.
EÇS VIII 222b
Memdûhâtından: Bâğ u bâğçesinin hadd [ü] hasrı yokdur. Hattâ bu Demirhisâr'da olan nâr-ı dânedâr bir dâr-ı diyârda yokdur kim gâyet âbdârdır. Acem diyârında Şehribân nârından ve Urfa ve Mar‘ayş ve Niksâr nârlarından latîf ve hoş-hor rümmânı olup çekirdeği haşhâş dânesi kadar olur.
EÇS VIII 222b
Ve bu Demirhisâr Siroz şehrinin cânib-i garbîsine vâki‘ olup nısf merhaleden endekdir, ammâ bunun dahi âb [u] hevâsı ve mahbûbu ve mahbûbesi merğûb u matlûbdur.
EÇS VIII 222b
Sitâyiş-i germâbhâ-yı Demirhisâr: Şehirden (---) (---) ba‘îde bir âb-ı hayât ılıcadır kim ol diyâr halkı nef‘in niçe bin kerre müşâhede etmek ile her sene mâh-ı Temmûz'da gülnâr mevsiminde niçe kerre yüz bin âdemler haymeleriyle cem‘ olup germâbına çimüp ten-dürüst olurlar. Havzı ve âsâr-ı binâları,
EÇS VIII 222b
Ziyâretgâh-ı Timurhisâr: el-mevlâ Abdullâh Kemâlî (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 222b
Ale's-sabâh şehr-i Siroz'da cümle ahbâb ile vedâ‘laşup cânib-i cenûba sahrâ-yı Siroz içre gidüp Demirhisâr nehrin ağaç cisr-i azîmden geçüp bu nehir tâ şimâl cânibinde Samakov ve İştib ve Köstendil dağlarından ve Koçana ve Dobniçse kasabası bellerinden cem‘ olup niçe yüz aded kurâlara ve niçe kasabâtlara uğrayup bu Siroz sahrâlarından ubûr edüp cenûb tarafından cânib-i şarka cereyân ederek Akdeniz'e Beşikler kasabaları kurbunda mahlût olur, ammâ ol mahalde bu nehri gemilerle ubûr ederler. El-hâsıl bu Siroz sahrâsında hakîr-i pür-taksîr üç yerden ağaç cisrler ile sular geçüp,
EÇS VIII 222b
Karye-i Dimitriç ve karye-i Başköy: Bunlar artık Selânik kazâsı nâhiyesi köyleridir. Andan,
EÇS VIII 222b
Menzil-i karye-i Kabayani: Selânik nâhiyesinde ma‘mûr ze‘âmet ve kefere köyüdür. Andan (---) sâ‘atde kâh cenûba ve kâh kıbleye gidüp,
EÇS VIII 222b
Der-vasf-ı buhayre-i Yaycılar kenârında menzil-i karye-i Yaycılar'da mihmân olup bir gece zevk etdik. Bu karye-i ma‘mûre beş yüz hâneli ma‘mûr köydür. Nısfı kefere-i Rûm, Bulgar ve nısfı müselmânlardır kim cümle yay işler kemânkeş pehlivân âdemlerdir. Anıniçün Yaycılar köyü derler. Gölün Selânik cânibinde ma‘mûr köydür, câmi‘i ve mescidi ve birkaç dükkânları ve bir ma‘mûr hânı vardır.
EÇS VIII 222b
Ammâ gölü Selânik'in garb tarafında bir konakdan ekall göldür kim dâ’iren-mâdâr cirmi beş mîldir. Ammâ suyu sehel şorca olup bî-hâsıl olduğundan içinde elvân balıkları ve zamân-ı şitâda gûnâ-gûn tuyûrları yokdur. Lâkin midye istiridye misilli deryâ böcekleri çok olup kefereler yerler. Ve umku on kulaç ve yedi kulaç yerleri vardır.
EÇS VIII 222b
Ammâ bi-emr-i Hayy-ı Kadîr-i Sannâ‘-ı lem-yezel bu buhayre-i mâlihin kenârelerinde gâyet lezîz tuz hâsıl olup koyunlara ve atlara ve sâ’ir hayvânâtlara bu tuzdan verüp hayvânlar cümle semîn olurlar. Cemî‘i Selânik kazâsında ve gayri nevâhîlerde olan kurâ ve kasabâtlara milh-i ucâc bundan gider kim tuzu vefret üzre hâsıl olur, ve's-selâm.