EÇS VIII 230b
Ve cümle üç aded hammâm-ı rûşenâları var. Cümleden Gâzî Evrenos Beğ hammâmının âb [u] hevâsı ve binâsı ve hüddâmları ve bisâtları memdûhdur. Ve çârsû içinde Ahmed Beğ hammâmı gâyet müferrih ve dilküşâ germâ-yı vâsi‘dir.
EÇS VIII 230b
Ve nazargâh-ı hammâm-ı Şeyh ilâhî: Bir küçük hammâmdır, ammâ bi-emri Hudâ her ne kadar emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ âdem kırk gün bu hammâma girmeğe müdâvemet etse bi-emri Hayy-ı Kadîr şifâ bulur. Azîz-i merhûm asrında bu hammâma girenlerden aslâ akçe alınmazmış ve külhanında aslâ âteş yanmazmış. Yine böyle iken derûn-ı hammâmın şiddet-i hârından bir âdem bir sâ‘at hammâmda durmağa tâkat getiremezmiş.
EÇS VIII 230b
Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile bu hammâmı ta‘mîr ü termîm iktizâ etdikde mütevellîsi külhanın meremmât ederken dîvârın bir cânibi obrulup münhedim oldukda görseler kim hammâm kazganı altında yedi aded taşlar durup ol seng-i hârlardan alev ber-alev âteşler çıkup kazgandaki suyu kaynadır. Ol taşlar kim Kuds-i Şerîf kurbunda Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâmın türbe-i pür-envârı etrâflarında olan ot taşlarıdır.
EÇS VIII 230b
Bir köşesinde dahi bir demir kandîl içinde şîr-i revgan memlû olup bir gûne mülebbes ve mülemma‘ ve musanna‘ fitil ile bir kandîl-i çerâğân iken benî âdemlerin nazarları bu kandîldâna ta‘alluk edince yâhûd rîh-ı akîm isâbet edince kandîl sönüp ve yedi aded taşların âteşleri de teskîn olup hammâm-ı kudret buzhâne gibi olup ilâ yevminâ hâzâ âteş-i germâ-germ ile meshûn bir germâ-yı nazargâhdır. Lâkin yine hasta girse bi-emri Hudâ şifâ bulur. Hattâ bu hakîrin Kâzım nâm bir gulâmı gâyet müşevveşü'l-hâl iken bu humma-i nazargâha girüp tendürüst oldu.
EÇS VIII 230b
Ve "Cümle yetmiş aded sarây hammâmlarımız vardır" deyü a‘yân-ı kibâr tefâhür kesb ederler.
EÇS VIII 230b
Ve cümle 9 aded hân-ı sevdâgerânları vardır. Cümleden (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 230b
Ve cümle bir aded kârbânsarây-ı mihmân revân-ı hasbîsi var. Ol dahi Gâzî Evrenos Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altışar yüz kadar atlılar konup her ocak başına birer bakır sini ta‘âm ve âdem başına birer nân ve birer şem‘-i revgan ile birer şem‘dân ve her at başına birer tobra alîk-ı esbân gelüp cemî‘i âyende vü revendegâna ta‘âm-ı bî-minneti tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdikde sâhibü'l-hayrâta her âdem birer Fâtiha tilâvet edüp rûh-ı hayrâtı şâd ederler. Hakkâ ki hayrât-ı azîmedir.
EÇS VIII 230b
Ve cümle 22 aded âb-ı hayât çeşmesârları vardır. Cümleden çârsû içinde hânlar önünde dörd gözlü çeşme-i ayn-ı zülâl-i cân-perveri var kim her uyûnu lülelerinden âdem bâzûsu kalınlığı cereyân edüp andan taşup aşağı Tabahâne ibret-nümâ çârsûsuna gider gâyet lezîz ve nâfi‘ âb-ı nâbdır. Bu çeşmesâr üzre sâhibü'l-hayrât bir kasr-ı âlî inşâ edüp cemî‘i ehl-i sefer garîbü'd-diyâr kimesneler anda cem‘ olup görüşüp bilişirler, bir mecma‘u'l-irfân kasr-ı zîbâdır. Dahi cümle çeşmesârların âb-ı revânları cümle Gâzî yaylasından gelir. Lâkin bu şehre göre suyu azdır. Mürûr-ı eyyâm ile yolları rahnedâr olmuşdur.
EÇS VIII 230b
Ve cümle kırk bir yerde sebîl-i atşân-ı selsebîl-i şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhiyçün meâb-ı kevserlerdir.
EÇS VIII 230b
Ve cümle memdûhâtlarından ekseriyyâ halkının kâr [u] kisbleri çemşir kökünden ve karaçalı kökünden ve erik ve kızılcık ağaçları özlerinden gûnâ-gûn musanna‘ kaşıklar ve keşkül ve zerdesteler yapup kifâf-ı nefs ederler. Ve vilâyet vilâyet bu şehrin kaşıklarından hedâyâ götürürler. Ve Bursa'nın imâm lülesi kadar meşhûr lüle-i duhân işlenir.
EÇS VIII 230b–231a
Ve dahi Yenice'nin 231a kuzu kulağı gibi duhânı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûr olup birer vukıyye mikdârı iki başı sivri ve ortası yumru duhânı bir yere cem‘ edüp kazıllar ile bağlayup cemî‘i vilâyet a‘yânına hedâyâ götürürler. Hakîr ömrümde duhân içmedim ammâ bu Yenice duhânının misk [ü] amber-i hâm râyihasından hazz ederim. Tâ bu mertebe misk-bû tütünü olur.
EÇS VIII 231a
Evvelâ niçe bin hânedân sâhib-i a‘yân-ı kibârı gûnâ-gûn çuka libâslar geyüp ferhâdhânî ve hezârî ve altunbaş ve hünkârî ve köse destâr-ı Muhammedî sar[ar] eşrâf-ı kibârı vardır. Vasatu'l-hâl olanlar ehl-i tüccâr ve ehl-i sanâyi‘i çuka kontoş ve çuka çakşır ve çuka semmûr ve zerdeva kalpak ve kopçalı çakşır ve bellerinde teybend kuşaklarında kortela bıçak ve varsak taşıyup Rûmeli gâzîleri gibi reftâr eder fetâları vardır. Ammâ ıstılâhât-ı lisânları Rûm lehçelerine yakın, varmısık, gelmısık ve onlar ile görismısık ve şöyle etmısık ve böyle etmısık, el-hâsıl sık lafzını sık sık isti‘mâl ederler. Zenâneleri dahi cümle çuka ferrâceler geyüp yassı başlarına beyâz dülbend ızâr bürünüp yüzlerine kıl nikâb dutuk edinüp mü’eddebâne gezerler.
EÇS VIII 231a
Ammâ hevâsı sehel sakîl olduğundan ahâlî-i vilâyet mâh-ı Temmûz eyyâm-ı bâhûra varınca cümle yaylağa çıkarlar.
EÇS VIII 231a
Bu şehrin cânib-i garbîsinde {şimâlîsi mâbeyninde} nîm râh kurbuna bir garîb temâşâgâh yalakabdır. Yenice ahâlîsinden mâ‘adâ Yenice etrâf kurâ ve kasabâtlarının ahâlîleri eyyâm-ı Temmûz'da bu yaylağa cemî‘i devâbbâtlarıyla urûc edüp beş altı ay kesb-i tarâvet ederler. Tâ Gâzî Evrenos zamânından berü binâ olunmuş câmi‘leri ve dükkânları ve hânları ve mesâcidleri ve bir aded hammâmı olup hâlâ Gâzî Evrenos evkâfı bir yaylağ-ı azîm olup "Öşr-i aded-i ağnâmı mü’ebbedü'd-devrân" deyü hatt-ı şerîfler ile bu yayla Evrenos Beğ evkâfıdır. Cemî‘i îrâd-ı mahsûlâtları mütevellîsi tarafından zabt olunup aşağı şehirdeki imâret, tekye ve hammâm ve medreselerinin mürtezika ve hüddâmlarına vazîfe-i mu‘ayyeneleri verilir.
EÇS VIII 231a
Âb [u] hevâsı latîf niçe yerde aynü'l-hayât misilli kaynak sularının niçesini künkler ile zîr-i zemînden şehrin imâretlerine götürmüşler. Çam ve ardıç ve çimşir ve ar‘ar ve sanevber misilli hoş-bû dıraht-ı gûnâ-gûn ile müzeyyen bir yaylakdır.
EÇS VIII 231a
Anı dahi yedi günde temâşâ edüp andan aşağı yine şehre enüp şehr-i Yenice'nin kıblesi cânibinde tâ Karaferye yollarınca on sâ‘at mesâfe-i ba‘îde bir sahrâ-yı azîmin tâ ortasında,
EÇS VIII 231a
Bu halîc-i ibret-nümâ şehr-i Vardar'ın kıble ve şimâlîsi tarafına vâki‘ olup girdâ-girdi on bir mîldir. Umku beş altı kulaç olup cânib-i etrâfı kamışlık ve sazlıklı ma‘mûr köyler vardır. Sâ’ir göller gibi niçe yüz gûne balıkları olmaz ammâ kazı ördeği ve sâ’ir hûş [u] tuyûr şikârı çokdur.
EÇS VIII 231a
Lâkin bu buhayre yigirmi otuz yılda bir kerre suyundan bir katre kalmayup zirâ‘at edüp çemenzârlarında at bağlarlar imiş, bir gün yine hikmet-i Hudâ her cânibinden taraf taraf âb-ı hayâtlar tulû‘ edüp zirâ‘at olmuş mahsûlâtların gark edüp ol kadar bî-hadd [ü] bî-kıyâs semekeleriyle gelüp buhayre içi mâl-â-mâl mâhî olur, deyü ahâlî-i vilâyet nakl etdiler, ammâ hakîrin manzûru olduğu mahalde buhayresi leb-ber-leb idi.
EÇS VIII 231a
{Bu gölün dahi cümle mahsûlâtları Gâzî Evrenos'un olup başka iltizâmdır. Ve bu gölün ayağı nehr-i Vardar ile nehr-i Söğüdlü mâbeyninde cereyân ederek Selânik'e karîb Akdeniz'e mahlût olur.}
EÇS VIII 231a
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Vardar Yenicesi: Yenice lafzında birkaç şehirler vardır. Evvelâ Zağra Yenicesi ve Kızılağaç Yenicesi (---) (---) Ammâ bu Vardar Yenicesi cümleden ma‘mûr u müzeyyen ve ziyâretgâh-ı müstecâbü'd-da‘ve nazargâh-ı kadîmdir. Evvelâ,
EÇS VIII 231a
Ziyâret-i ser-çeşme-i gâziyân ve ser-bâzân fetâ-yı şecî‘ân u bahâdırân ve mücâhidân-ı fî-sebîlillâh sâhib-i nâmûs ya‘nî ziyâret-i Gâzî Evrenos: Bu şehir içre bir kurşum örtülü kârgîr bir kubbe-i ra‘nâ içinde medfûndur. Ammâ bu kubbe-i müşebbekin(?) içi iki kat meşhed-i gâziyândır. Aşağı zîr-i zemîn yanına üç ayak taş nerdübân ile enilir kabr-i şerîfin bir tûlânî mermer sandûka içinde Gâzî Evrenos me’nûs olup yatır bir muzlim zîr-i zemîndir. Ammâ bu zîr-i zemîn üstündeki soffada yine ol kubbe içinde bir mermer sandûka dahi var. Başı ve ayağı ucundaki hice taşındaki târîh budur:
EÇS VIII 231a
tahrîr olunmuşdur, ammâ kendi bizzât na‘ş-ı şerîfleri aşağı zîr-i zemîndeki mermer sandûka içinde medfûndur.
EÇS VIII 231a–231b
Hiçbir vilâyetde bu tarz üzre mebnî bir kabr-i münevver manzûrumuz olmamışdır. Ve kubbe-i âlî olmağile etrâfı revzenler ile müzeyyen olmuş kasr-ı İrem-misâl bir kubbe-i pür-nûrdur. Her seyyâhân-ı berr [ü] bihârın rûy-ı dîvârda birer gûne hüsn-i hatlar ile âsârları vardır. Rahmetullâhi aleyh. Yedi yüz altmış 231b aded şehir kılâ‘ u kasabâtlar feth etmişdir kim Gâzî Sultân (---) (---) Hân'ın ümerâlarındandır. Dâ’imâ karârgâhı firdevs-i evc-i ıllıyyîn ola. Andan taşra hareminde,
EÇS VIII 231b
Ziyâret-i iki Yürekli Alî Beğ ve buna karîb Gâzî Îsâ Beğ: Bu iki aded gâzî âdem ejdehâları Gâzî Evrenos'un evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlarındandır kim Rûmeli diyârına bunlar dahi kılıç urup feth etmişlerdir. Bu bürâdereyn-i gâziyeyn pederlerinin taşra cenbinde medfûnlardır ammâ üzerlerinde kubâbları yokdur. Kiremit ile örtülü külbe-i ahzânlar içinde âsûde-hâllerdir. Andan şehir içinde bir mürtefi‘ yerde Ahmed Beğ mescidinde,
EÇS VIII 231b
Ziyâretgâh-ı azîm nâtık-ı hakâyık, nâsıh-ı halâyık, kıdve-i ricâl, nokta-i kemâl, p[i]r-i erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr, müftî-i esrâr-ı ilâhî, mücâhid-i envâr-ı nâmütenâhî, kutbu'l-aktâb Hazret-i eş-Şeyh ilâhî kaddesenâllâhu bi-sırrıhi'l-azîz: Bu azîz-i merhûmun maskat-ı re’sleri Anatolu hâk-i amber-pâkinin Kütâhiyye kurbunda Simav nâm kasaba-i benâmda tevellüd edüp Belh u Buhârâ ve Semerkand kümmelînlerinden cihâz-ı fakrı (---) kabûl edüp Rûm erenlerinden yine Simav'da seccâde-nişîn iken iki kerre yüz bin mürîde mâlik olup hattâ İslâmbol'da medfûn Emîr Buhârî hazretleri de bunların fukarâları zümresinden olup tekmîl-i fünûn edüp Emîr Buhârî gibi niçe bin halîfeye mâlik olup niçe bin menâkıbları vardır.
EÇS VIII 231b
Sultân (---) (---) şeref-i sohbetleriyle müşerref olup âhır-ı kâr bunlara dahi sene 820 târîhinde Arapça emrine fermân-ber olup bu şehir içre medrese-i tekye-i dâru'l-hadîs nazargâhında bir kârgîr kubbe kurşum ile mestûr bir kubbe-i pür-nûr içinde medfûn olup ziyâretgâh-ı hâss [u] âmm-ı erbâb-ı dilândır. (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 231b
Ve yanında sâhibü'l-hayrât Ahmed Beğ dahi medfûndur.
EÇS VIII 231b
Ve dahi Murâd Baba ve dahi eş-Şeyh Fazlullâh Efendi ve dahi Kerem issî Sultân ve dahi Yazıcı Çelebi Efendi, ya‘nî Muhammediyye kitâbı sâhibi Yazıcızâde Mehemmed Efendi zâdesi Mehemmed Çelebi'dir. Ol dahi bu âsitâne-i du‘â hareminde medfûndur. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
EÇS VIII 231b
Niçe yüz ziyâretgâhlar dahi var, ammâ hakîrin yüz sürdüğü âsitâneler bunlardır kim himmetleri hâzır u nâzır ola.
EÇS VIII 231b
Bu şehrin nisâ tâ’ifeleri bu mezkûr sultân-ı merhûmların rûhâniyyetleri sebebiyle gâyetü'l-gâye sâliha-i mestûre Râbi‘a-i Adeviyye gibi mü’eddebe ve taşra çârsû-yı bâzâra çıkmaz havâtîn-i hurmeleri vardır. Ve cemî‘i halkında sulehâ-yı ümmetden ehl-i tarîk halîm ü selîm ve halûk âdemleri vardır. Hak cümlesinden râzı ola.
EÇS VIII 231b
Bu şehrin ahıbbâsıyla vedâlaşup ertesi gün kalkup garb tarafına sahrâlar geçüp karye-i Eskici ve karye-i Kadı ve karye-i Hisârbeği ve karye-i Yegoniçe ve karye-i Sindelli bu köy Vodina kasabası hâkindedir.
EÇS VIII 231b
Ve bu mahalle karîb nehr-i (---) haşeb cisrden geçüp bu nehrin menba‘ı Oştrova kasabası gölünden ve Vodina dağlarından cem‘ olup nehr-i Vardar'a mahlût olup anınla Akdeniz'e munsab olur. Andan cümle 6 sâ‘atde,
EÇS VIII 231b
Lisân-ı Latin'de Vodina suyu demekdir. Suyu gâyet çok olduğundan kavm-i Latin bu şehre Vodina derler. Bânîsi Sırf krallarıdır. Sene (---) târîhinde Gâzî Evrenos fethidir kim dest-i Rûm ve Sırf ve Bulgar ve Latin'den dest-i bâz-ı kuvvet ile kabza-i teshîre almışdır. Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâdır.
EÇS VIII 231b
Ve nâhiyesi (---) aded kurâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehrin ze‘âmet sâhibi Çanakçızâde nâm ağası ve şehir kethudâsı ve subaşısı vardır, ammâ kal‘a dizdârı ve kulları yokdur. Lâkin kibâr-ı a‘yânı çokdur.
EÇS VIII 231b
Kal‘ası evce berâber bir yalçın kaya üzre bir bir sa‘b ve metîn kal‘a imiş. Ba‘de'l-feth münhedim olmuş, ammâ câ-be-câ yine kulleleri râygândır. Şehri dahi ol evce berâber kaya üzre bir sahrâ-yı vâsi‘de bâğlı ve bâğçeli ve bî-hisâb âb-ı hayât kaynak uyûn-ı câriyeli cümlesi on iki mahalledir. Tokuzu müselmân ve üçü kefereler mahallesi bir şehr-i müzeyyendir, ammâ bunda aslâ Yahûdî yokdur ammâ Rûm keferesi gâyet çokdur. Anıniçün bu şehirde Yahûdîler karârdâde olmazlar kim Rûm'un ellerinde hatt-ı şerîfleri var kim Yahûdî'yi şehre komayup katl ederler.