EÇS VIII 272a
Bu kal‘anın limanı yıldız rû[z]gârı tarafına vâki‘ olup amelî binâ eylemişdir. Yohsa hudâyî liman değildir. Kefere asrında yüz iki yüz pâre gemiler alırmış, ammâ şimdi el-hâlete hâzihi üzre mürûr-ı eyyâm ile hâr-ı hâşâk rimâl-i türâb ile dolup sığ olup gâyet derin yerleri iki kulaç olup iri gemiler giremeyüp limanın taşrasında lenger endâht olup yatırlar. Ammâ Koron kal‘asın liman tarafına dolaşırken sıkandil şakulası ile üç kulaç sudan taşra dolaşalar, zîrâ kal‘a burnunda sığlar vardır. Dahi taşra dökündü kayalar vardır. Bu mahallerden taşrası on iki karış sudur. Gemilere bu kal‘a altında gâyet ihtirâz lâzımdır. Limana girmeyüp kal‘anın kıble tarafında demir korlarsa kenârda yakın yerde taşlıkdır. Bir mîl mikdârı alarka denizde yatmak gerekdir. Ve içmeğe su hâcet olursa gemiler yatdığı yere karşu bir burunda vâfir su çıkar. Sandallar başdan kara olup su önüne varup iki üç adım alarkadan suyu alup bî-zahmet yine sandallara girüp giderler.
EÇS VIII 272a
Ammâ mezkûr sudan Kav Galo ya‘nî Horos burnu nâm burun sudan beş mîl mikdârı deryâdan ada gibi gösterir ammâ karaya muttasıldır. Ol Kav Galo burnundan keştîbânlar hazer edeler. Ve bu Koron limanından Moton kal‘ası limanına varınca on sekiz mîl olup gün batısı üzre gidilir.
EÇS VIII 272a–272b
Mezkûr Koron limanı kenârından tâ kal‘aya varınca bir mürtefî‘ zemînde biri biri üzre kat-ender-kat varoşdur kim cümle altı yüz aded kârgîr binâ-yı 272b âlîler olup serâpâ kırmızı kiremitler ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrları bâğ u hadîka-i cinînli hâne-i ra‘nâların cümle pençereleri (...) yıldız cânibine nâzırlardır kim ol tarafı limandır.
EÇS VIII 272b
Ve cümle 6 aded mahallât-ı müslimât [u] kâfirâtdır. Ve cümle bir câmi‘i va[r]. (---) (---) (---) hayrâtıdır. Ve cümle 3 aded mahalle buk‘aları vardır. Ve cümle bir aded medrese-i tâlib-i ilmi vardır. Ve cümle 2 aded mekteb-i sıbyân-ı ebced-hânı vardır. Ve cümle 2 aded tekye-i dervîşânı vardır.
EÇS VIII 272b
Ve cümle bir aded hammâmı vardır ve cümle bir aded hân-ı kârbânı vardır. Ve cümle 200 aded dükkânçeleri vardır.
EÇS VIII 272b
Ve cümle 20 aded yerde sebîlhâne-i cân-sitânları vardır. Cümleden çârsû içinde sebîlhâne-i atşân-ı teşnegânın târîhidir:
EÇS VIII 272b
Bu Nihâdî dedi târîhin se tâ,Çeşme-i pes bu resme kıldı sebîl,Pâk sâfî çeşme-i âb-ı hayât,Oldu âb kevser-i âb-ı sebîl.Sene 1067.
EÇS VIII 272b
Ziyâretgâh-ı Koron: Bâğlar içinde Şeyh Mehemmed Efendi kuddise sırruhu. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 272b
Ve bu Koron'dan dahi a‘yân-ı vilâyetden refîkler alup yıldız cânibine leb-i deryâ ile zeytûnlükler ve bâğlı ve bâğçeli yerlerde bir sâ‘atde,
EÇS VIII 272b
Koron limanı kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre bir küçük kasteldir. Bâğı ve bâğçeli ve yüz aded hâneli ma‘mûr köy iken hakîr Koron'a varmazdan bir gün evvel gece sabâha yakın üç pâre Manya firkateleri ale'l-gafle bu Kastel köyünü urup nehb [ü] gâret edüp yüz nefer esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’im alup küffâr gitmiş.
EÇS VIII 272b
Hakîr vâveylâ üzre varup ehl [ü] ıyâl evlâd feza‘ u çeza‘da olup bu kadar mâl-ı menâl târumâr yatdığından hakîr dahi bunda yatmayup bir sâ‘atde nehr-i Lonka, andan Eski Kal‘a dibinde nehr-i Yunalida'yı geçüp andan nehr-i Velika'yı ubûr edüp andan nehr-i Çiçor'u güzer etdik.
EÇS VIII 272b
Bu enhâr-ı sağîrler cümle Anavarin ensesindeki dağlardan ve Kalavrata kûhlarından gelüp bu Koron körfezine mahlût olurlar. Bu mezkûr uyûnları atlar ile ubûr edüp Koron'dan berü 7 sâ‘atde,
EÇS VIII 272b
Karye-i ma‘mûr Nisi: Bir bâğlı ve bâğçeli ve mahsûldâr fezâda üç yüz aded kiremit örtülü müselmân köyü olup ze‘âmetdir kim sâhibü's-seyfi erbâb-ı dîvândan Acemzâde Efendi'dir. Bir câmi‘i ve bir hânı var ammâ hânedân sâhibi İdrîs Ağa'dır. Evlâdları deryâ beğleridir. Bir azîm (...) hânedândır kim bin atlı gelse safâ geldin deyüp karşu çıkup mihmândârlık eder bir velî-ni‘am İdrîs Ağa'dır.
EÇS VIII 272b
Andan bu karye-i Nisi'den cânib-i şarka giderken Nehr-i Ca‘fer Emîn, andan nehr-i Matya, andan nehr-i Galata, andan nehr-i Ispırahoma.
EÇS VIII 272b
Mezkûr enhârlar cümle Andrusa şehri dağlarından gelüp Manya vilâyeti ile Koron kal‘ası mâbeynindeki Kalamata körfezine mahlût olurlar. Bu enhâr-ı zülâlleri atlar ile ayakdan 2 sâ‘atde geçüp,
EÇS VIII 272b
Venedik Pirinc-pirimi binâsı olup lisân-ı Rûmca vech-i tesmiyesi kala matya demek eyi gözüm kal‘ası demekdir. Hâlâ kavm-i Rûm-ı mezmûm Kasro Kalamatya derler. Lisân-ı Etrâk'e Kalamata nâmıyla ma‘rûf bir kal‘a-i mevsûfdur. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth kılıç ile feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth sûr-ı üstüvârın câ-be-câ münhedim etmişlerdi. Ba‘dehu bu şehri ma‘mûr olup kal‘a dahi elzem-i levâzımından olup şehrini Manya küffârından halâs içün sene (---) târîhinde müceddeden Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında be-dest-i Köpürlü Mehemmed Paşa bâ-mübâşeret-i Arnavud Kemânkeş Ahmed Paşa amâr olup Mizistre sancağı hâkinde kapudan paşaların hâssı olup kâ’immakâmı yüz nefer âdemiyle hükûmet eder. Yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır.
EÇS VIII 272b
Ve nâhiyesi (---) aded kurâdır. Kethudâyeri ve serdârı ve gayri hâkimleri yokdur. Lâkin kâ’immakâm tarafından mîzân-ı harîr emîni ve bâcdârı ve yeniçeriyândan kal‘a dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı vardır.
EÇS VIII 272b
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Koron körfezi nihâyetinden bir top menzili ba‘îd cânib-i şimâl-i şarkîye meyyâl karada Manya kâfiristânı eteğinde bir sivri kaya-i âlî üzre şarkdan garba tûlânî bir yeni metîn binâ kal‘a-i Şeddâdî taş binâ bir küçük hisâr-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz aded adımdır. Ve yüz elli adım enlidir ve içinde cümle yigirmi aded kiremit ve kayağan örtülü dîk evleri var.
EÇS VIII 272b–273a
Ve cümle Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in bir câmi‘i var, dahi minâresi yok idi. 273a Ve cümle on beş aded kolumburuna ve şâhî darbzen topları var. Ve semt-i şarka nâzır bir demir kapusu var. Bu mezkûr iç kal‘anın taşrasında,
EÇS VIII 273a
Eşkâl-i Büyük Kal‘a: Bu dahi [nev-]binâ alçak kaya üzre şekl-i tûlânî bir kârgîr binâ-yı âlî kal‘a-i zîbâdır kim içinde otuz aded kiremitli neferât evleri ve garba nâzır bir demir kapusu var. Cânib-i erba‘ası kesme yalçın kaya olmak ile bir tarafında aslâ handakı yokdur, ammâ dîvârlarında ebrâcları ve mazgal delikleri çokdur.
EÇS VIII 273a
Der-vasf-ı binâ-yı taşra varoş: Bu rabât-ı müzeyyene kal‘anın cânib-i garbîsinde cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kerpiç ve taş dîvârlı ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve ravzalı ve müşebbek bostânlı müzeyyen varoşdur. Ve şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuş bir uzun kaldırımsız sokak içre cümle iki yüz aded dükkânçelerdir. Cümle metâ‘-ı akmişe vâlây-ı kâlây kâmhây dârâyî nâm metâ‘lar firâvândır. Ammâ hânları ve hammâmları çokdur. Ancak aşağı mahkeme önünde bir kiremit örtülü bir kârgîr minâreli kâr-ı kadîm bir küçük câmi‘-i mahbûbu var.
EÇS VIII 273a
Cümle halkı Rûm'dur, müselmânı gâyet azdır. Anıniçün cümle tokuz aded kenîseleri vardır.
EÇS VIII 273a
Der-memdûhât-ı sanâyi‘ât: Gûnâ-gûn harîrden Cezâyir muhatteminden fark olunmaz elvân harîr muhattemler ya‘nî mühürlü makdemler kim levendât makûleleri başlarına sarup bellerine kuşak ederler. Ve siyâh zerdûz işleme poşuları olur ve harîr münakkaş destâr-ı tavîlleri ve sâfî harîrden bürüncük nâm hayâl ve rakîk gömlekleri olur. Ve bir gömleklik bezi bir boğum kamış içine koyup pâdişâhlar ve vüzerâ ve vükelâlara hedâyâ götürürler. Bir gömleği yedi sekiz dirhem gelir. Tâ bu mertebe hayâl harîr bezi olur. Ve harîri gâyet çokdur. Sığâr [u] kibâr, zen-i duhterânları cümle ipek hâsıl edüp Eyyûb Nebî kurdcuğazları besleyüp harîr peydâ ederler, zîrâ tokuz bin aded bâğlarında cümle tut ağaçları cihânı dutmuşdur. Sahrâlarında mezâri‘âtları cümle kalımbok olup sığâr u kibârı cümle kalımbok ekmeği yerler.
EÇS VIII 273a
Âb [u] hevâsı: Manya dağları eteği olmak ile hevâsı hûb ve Urûm cüvânları ve Rûm keratsaları mahbûb u mahbûbe olup harîr ile kâr ederler, zîrâ bu şehirde hâsıl olan harîr bir gayri kazâda ve Acem diyârında Gîlân ve Lahîcân'da olmazdır. Hattâ Frengistân'a bu şehirden niçe bin yük harîr-i gûnâ-gûn gider.
EÇS VIII 273a
Bu şehrin cânib-i kıblesinde kûh-ı bâlâların tâ zirve-i a‘lâsında 2 sâ‘at yerde Manya kâfiristânının Zarnata nâm kal‘ası nümâyân idi, ammâ ba‘dehu evsâfı tahrîr olunur.
EÇS VIII 273a
Andan yine gerüye dönüp garb tarafına giderken yine Nişiköy sahrâsını 4 sâ‘atde geçüp,
EÇS VIII 273a
Der-şürû‘-ı sitâyiş-i kûh-ı Rusa, ya‘nî kal‘a-i köhne-âbâd-ı Andrusa
EÇS VIII 273a
İbtidâ Rûm krallarından Andrarusa nâm bir kral-ı benâm binâsıdır. Lisân-ı Rûm'da Andirusa (---) (---) demekdir. Ba‘dehu Bundukanî Venedik eline girüp dahi ziyâde amâr etdi.
EÇS VIII 273a
Ba‘dehu sene 906 târîhinde Bâyezîd-i Velî Hân Moton kal‘asın döğerken bunu dahi döğüp bilâ-tevakkuf feth etdiler, ammâ ma‘mûr etmeyüp münhedim kalmışdır. Misistre sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâ-yı nâgehânîdir. Nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâsı ve serdârı ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Kal‘ası leb-i deryâ-yı Koron'dan (---) sâ‘at ba‘îd dağlar içre yıldız ve batı rûzgârı tarafında bir topraklı bayır üzre şekl-i murabba‘ bir taş binâdır. Ve bir ak(?) kapusu var.
EÇS VIII 273a
Derûn-ı hisârda cümle yigirmi beş aded kiremit örtülü ekseriyyâ tahtânî kârgîr binâ büyût-ı ra‘nâcıkları var. Ve cümle bir aded Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i var. Ve bu kal‘a etrâfında aslâ handak olmadığından neferâtları dahi olmadığı ecilden a‘yân-ı vilâyet Manya küffârından emîn olmayup kal‘anın câ-be-câ münhedim olan yerlerin kendi mâllarıyla ta‘mîr ü termîm edüp kendüleri nigâhbânlık edüp her gece keşik-i şâhî beklerler.
EÇS VIII 273a
Der-tefhîm-i eşkâl-ı varoş: Bir eniş yokuşça zemînde cümle yüz aded hâneleri olup serâpâ kiremitli ve bâğ u bâğçeli vâsi‘ büyût-ı ra‘nâlardır. Lâkin ekserî Rûm keferesi evleridir. Ve cümle yigirmi aded dükkân-ı muhtasarı vardır. Ve cümle henüz kenîseden velî olmuş Şeyh (---) Efendi nev binâ bir câmi‘-i zîbâ binâ ediyor. Bu hakîr küstâhâne sûre-i Bakara'dan bu âyet-i şerîfeyi târîh bulduk. Târîh-i nass-ı şerîf:
EÇS VIII 273a
Ve cümle bir medrese-i fakîhân ve cümle bir aded mekteb-i sıbyân ve cümle bir aded tekye-i dervîşândır kim câmi‘ sâhibi Azîz Efendi binâsıdır. Lâkin bu rabta-i zîbânın suyu azdır, ammâ bâğları gâyet çokdur ve hân ve hammâmı yokdur. Ve mahbûb u mahbûbesi akdır.
EÇS VIII 273a–273b
Ve memdûhâtından: Tütünü çokdur. 273b Ve duhânının râyihası acâ’ibdir. Bu kasabadan kalkup maşrık tarafına 4 sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 273b
Sahrâ-yı Lakoz: Cânib-i erba‘ası kûh-ı serbülendler olup her dağ başlarında birer aded vîrânca kal‘aları var. Yedisinde dahi dizdâr ve neferâtları yokdur. [Gerçi] bu Lakoz sahrâsı bir küçük vâdîdir ammâ niçe kurâlar ve çiftlikler ile ma‘mûr u müzeyyen ve mahsûldâr bir fezâ-yı lâle‘izârdır.
EÇS VIII 273b
Anı geçüp ve Londar yaylağın taşlıklar ve dereler derdin çekerek anı dahi geçüp 4 sâ‘at dahi yıldız cânibine sahrâcıklar ve ma‘mûr Londar kazâsı kurâların ve çiftliklerin seyr [ü] temâşâ ederek cümle 8 sâ‘atde,