EÇS VIII 275a–275b
Ve bu şehirde yılda bir kerre kırk bin âdem cem‘ olup bâzâr-ı azîm olur kim {vasfında lisân kâsırdır}. 275b Ba‘dehu bu şehirden kalkup bir sâ‘at şimâl tarafına bâğlar içre gidüp,
EÇS VIII 275b
Ebü'l-feth Gâzî münhedim etmişdir. Bir acîb ü garîb şehr-i azîm imiş. Mizistre sahrâsında cereyân eden nehr-i azîm iri kenârında olup cümle der-i dîvârları yerde yatır. Andan 4 sâ‘atde cânib-i kıbleye yine Manya dağları eteğinde gidüp,
EÇS VIII 275b
Bir aceb mihmânhâne-i Mesîhiyyedir kim yüz mikdârı papasları ve muğ-pîçe mahbûb gulâmları var. Âyende ve revendelere hidmet edüp bay u gedâ-yı pîr-i muğânlara ni‘metleri mezbûldür.
EÇS VIII 275b
Andan kalkup elli aded pür-silâh şehbâz yiğitler ile (---) sâ‘at Manya dağları eteklerince mahûf u muhâsara yerleri ubûr edüp,
EÇS VIII 275b
Karye-i Goranoz, andan karye-i Kurçuvuna, andan karye-i Yirbiçe, andan karye-i Zelina: Bu kurâları kıble tarafına giderek el-ıyâzen billâh taşlık yerlerdir kim atlarımız basacak yer bulamazlardı. Gâyet pusu yerleri mahûf dereleri geçüp 4 üncü sâ‘atde,
EÇS VIII 275b
Evsâf-ı hudûd-ı hâk-i Manya, ya‘nî dâr-ı İslâm kal‘a-i Bardunya
EÇS VIII 275b
Sene (---) târîhinde bu dahi Ebü'l-feth Gâzî fethidir, ammâ amân ile verilmişdir. Mizistre sancağı voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâcıkdır. Nâhiyeleri (---) aded kurâcıkdır. Lâkin kethudâyeri ve serdârı ve gayr[i] hâkimleri yokdur, ammâ dizdârı ve yüz on dörd aded neferâtı vardır. Kal‘ası Manya dağı eteğinde bir havâleli yalçın beyâz kaya üzre şekl-i murabba‘ ve Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Kıble ve şimâl cânibi gayyâ deresi-misâl olmak ile ol câniblerinde kal‘a dîvârları yokdur. Âdem aşağı baksa zehresi çâk olur. Ancak garb tarafında bir küçük kapusu var, at gücile girir. Bu kapu tarafları havâleli olmak ile gâyet metîn ve kavî kulle-i azîmleri vardır.
EÇS VIII 275b
Bu kal‘ada cümle (---) aded küçücük evleri var. Biri biri üzre olup cümle havlısız daracık dârlardır. Sokakları hemçünân dîk u tengdir. Eşekler yük ile gücile geçerler. Ve cümle evleri kiremitli ve cânib-i kıbleye nâzır büyûtlardır. Taşra dağlarında âb-ı hayât suları ve bâğları ve bâğçeleri ve müşebbek bostânları çokdur.
EÇS VIII 275b
Bu kal‘ada aslâ hân u dükkân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve gayri imâretden eser yokdur. Ancak Sultân Mehemmed Hân'ın bir küçük câmi‘i ve kal‘a kapusu üzre bir mescidi vardır. Bu kal‘a bir cezîre yerde olmak ile aslâ bir şey bulunmaz. Cümle Mizistre'ye muhtâclardır. Ammâ halkı gâyet şehbâzlardır. Her bâr Manya küffârıyla savaş-ı perhâş edüp mahbûb u mahbûbe Manya kızları ve gulâmları getirüp her gün ceng [ü] cidâlden hâlî değillerdir. Ve bu kal‘adan taşra Manya küffârı havfinden aslâ evler yokdur. Ancak küçük kulle gibi çiftlikleri çokdur, zîrâ gâyet mahsûldâr sahrâsı vardır. Bu kal‘adan aşağı nehr-i Arna, Manya dağlarından gelüp bu mahalle karîb Akdeniz'e karışır.
EÇS VIII 275b
Bu kal‘ayı dahi temâşâ edüp on aded bahâdır kulağızlar alup kıble tarafına (---) sâ‘at sehel taşlık mâ‘adâ âsân yollar ile vîrân ve muhâtara yerler ile giderken hikmet-i Hudâ yol üzre bir mefret yılan çıkup bir meşeyistân ormana seğirdüp kaçarken hemân refîklerimiz Bardunya gâzîleri yılanı kovup hay şunda ve ha bunda derken çalıların ardında bir kemîngâh yerde beş aded tüfengli Manya kâfirleri hâzır-bâş çıkınca hemân bizim gâzîler ile yaka yakaya ve boğaz boğaza olunca hemân gulâmlarımız dahi atlarından silâhlarıyla piyâde olup küffârları ortaya alup hamd-i Hudâ birin katl edüp dördün esîr-i bend-i zencîr edüp ganîmet şâdımân ile gidüp,
EÇS VIII 275b
Der-evsâf-ı dâr-ı amâniyye, {ya‘nî} kal‘a-i Pasova-i {hâkâniyye}
EÇS VIII 275b
Sene (---) târîhinde Bâyezîd-i Velî asrında be-dest-i (---) Paşa binâ etdiğiyçün kal‘a-i hâkâniyye-i amâniyye deyü defterhâne-i pâdişâhîde mastûrdur. Hâlâ Mizistre sancağı voyvadalığı ve Bardunya kazâsı niyâbetidir. Ancak dizdârı ve yüz aded merdüm-hisârı vardır. Gayri hâkimleri yokdur.
EÇS VIII 275b
Kal‘ası leb-i deryâdan (---) mîl ba‘îd Manya dağları içinde bir sarp taşlı yalçın kaya üzre havâleli şekl-i murabba‘dan tûlânî ve kıbleden garba surâhî bir Şeddâdî binâ-yı metîndir. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin elli adımdır kim cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ-misâl olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ve cümle girdâ-gird yalın kat dîvârdır, ammâ beş arşın enli kârgîr binâ dîvârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle on iki aded metîn ebrâclardır. Ve şimâl cânibi on minâre kaddi derk-i esfel-vâr uçurum olmak [ile] ol tarafın kal‘a dîvârı yokdur.
EÇS VIII 275b–276a
El-hâsıl bu kal‘aya bir tarafdan zafer mümkin değildir, ammâ havâle olan kayalar kal‘a içinde âdem gezdirmez. Anıniçün kal‘a içinde bir er ve bir oğlan ve bir avret ve bir hâne yokdur. Cümle 276a kal‘a neferâtları ehl [ü] ıyâlleriyle kal‘a kulleleri içinde olan kat-ender-kat kullelerde sâkinlerdir. Her bir bölük ağaları birer kulle içinde neferleri ile olurlar. Ancak kal‘a ortasındaki meydânda bir kârgîr minâreli ve kârgîr kubbeli ve kiremit örtülü (---) câmi‘i var, altı sâfî su sarnıcıdır. Bu câmi‘ içre dahi mücerred gönüllü gâzîleri olurlar. Ammâ bu kal‘ada garâ’ib ü acâ’ib balyemez topları var.
EÇS VIII 276a
Bunda çârsû-yı bâzâr ve gayri imâret ve bâğ u bâğçe yokdur. Neferâtları kapudan taşra yalnız çıkmağa kâdir değillerdir. Suya gitseler kırk elli aded gâzîler pür-silâh olup su ve bâğ u bostânlarına gidüp gelirler. Kâhîce Manya kâfirleriyle ceng dahi ederler. Şarka nâzır bir metîn demir küçük kapusu olup üstünde kullede dizdâr sâkin olur.
EÇS VIII 276a
Ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve bu kal‘anın kıble tarafında bir top menzili ba‘îd bir eyi latîf limanı var, yüz pâre gemi alır, Paşa limanı derler. Manya vilâyeti burnu dörd mîl karîbdir. Bu kal‘adan Manya'nın,
EÇS VIII 276a
Güllü kal‘ası: Bir yalçın kaya üzre aceb metîn kal‘adır. Bu dahi mahallinde tavsîf olunur.
EÇS VIII 276a
Bu mahalde âdemlerimiz Manya küffârlarıyla söyleşüp âvâzları istimâ‘ olunur, tâ bu mertebe yakındır kim şeb [ü] rûz Manya küffârları Pasova gâzîleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ederler.
EÇS VIII 276a
Ammâ bu Pasova kal‘asına gelirken kemîngâhda esîr etdiğimiz dörd nefer kefere içün iki bin guruş Manyalı verüp aldılar. Gâzîler hakîre iki yüz guruş hisse verüp gulâmlarıma da kırkar guruş pay verdiler. Hak berekât vere.
EÇS VIII 276a
Andan bu kal‘a erenleri hakîre elli aded gâzî pür-silâh cengâver kulağızlar verüp bu kal‘adan maşrık tarafına dağlar ve ormanları geçüp 4 sâ‘atde sahrâ-yı Eloz içre 4 sâ‘at dahi ma‘mûr çiftlikleri ve kurâları geçüp,
EÇS VIII 276a
Karye-i Iskala: Re‘âyâsı cümle kefere ve ze‘âmetdir. Andan yine bu sahrâ-yı Eloz içre niçe kurâlar geçüp ve,
EÇS VIII 276a
Nehr-i Aksu: Atlar ile gücile ubûr etdik. Bu nehr-i ayn-ı zülâ[l] tâ taraf-ı şimâlde Taraboliçse şehri dağlarından gelüp Mizistre sahrâsı içre gidüp bu Eloz sahrâsı nihâyetinde Akdeniz'e karışır. Ammâ nehr-i azîmdir, kâh atlar ile ve kâh gemiler ile ubûr olunur. Lâkin tuğyânı mahalde bu nehirden içeri Manya firkateleri girüp etrâf sahrâda olan köyleri nehb [ü] gâret eder.
EÇS VIII 276a
Zamân-ı sâbıkda bu nehir kenârında bir şehr-i azîm var imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Âl-i Emeviyyûn asrında Mağrib-zemîn pâdişâhlarından Sultân Mansûr bu cezîre-i Mora'yı feth edüp bu şehri harâb [u] yebâb ve hânelerin türâb etmiş.
EÇS VIII 276a
Bu mahalden Boynuz adası on mîldir, görünür bir küçük cezîrecikdir, ammâ bir eyi latîf limanı vardır.
EÇS VIII 276a
Ve bu Eloz sahrâsı kenârından Benefşe kal‘ası burnuna varınca yigirmi aded vîrânca olmuş kal‘alar vardır. Her biri manzûrûmuz oldu, ammâ esmâları ve harâb-âbâd evsâfları tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur.
EÇS VIII 276a
El-hâsıl bu rûy-ı arzda Mora cezîresi âdem deryâsı ve kal‘alar vâdîsi imiş. Bu sahrâ-yı Eloz köyün geçüp Benefşe kal‘ası yoluna girüp yine maşrık tarafına girüp,
EÇS VIII 276a
Kal‘a-i harâb Apirya: Bir yalçın kaya üzre solumuzda kalup (---) sâ‘at dahi şark tarafına gidüp,
EÇS VIII 276a
Lisân-ı nâsda Çakona derler. Lisân-ı Rûm'da (---) (---) demekdir. Benefşe kadılığında nâhiye-i kübrâdır. Lâkin sarp sengistân ve çengelistân dağlar olmağile kimse varamaz, ammâ on bin kadar re‘âyâları var. Cümle millet-i Mesîhiyye'den geçinüp kitâb-ı İncîl okuyup Rûm keferesi geçinirler, ammâ mezhebleri başka ve ıstılâhât-ı lisân-ı lehçe-i mahsûsaları başkadır. Değme âdem kelimâtların fehm edemez, tercümâna muhtâcdır.
EÇS VIII 276a
Mora cezîresi dörd bölük kavim olduğu tahrîr olunmuşdu. İşte bir ülke kavmi dahi bunlardır. Dağlarında buğday ve arpa ve gayri müsmirât fâkihât nebât hâsıl olmaz. İllâ darı ve kalımbok olup cümle kalımbok yer bir alay kâfir-i bed-hûy bed-kâr bî-kârlardır.
EÇS VIII 276a
Ammâ âb [u] hevâsı hûb câvidân ve enhârları cârî ve revân olduğundan gâyet semîn ü cesîm dâbbetü'l-arz gibi dîv-sıfat zorâver dilâver ü tüvânâ kâfirleri olup ekseriyyâ Benefşe şehrine ve Anapoliye şehrine avret ve oğlanları ile bu şehre gelüp hamâllık ederler.
EÇS VIII 276a
Hattâ ba‘zı hâmile karıları arkalarında iki yüz elli vukıyye yük götürür. Ba‘zılarının kucağında iki evlâdı var iken yine iki yü[z] elli vukıyye yük götürür avretleri vardır. Ammâ fetâ ve tüvânâ erleri üçer dörder yüz vukıyye yük kaldırırlar. Gâyet güçlü kefereleri olur.
EÇS VIII 276a–276b
Ammâ şehirlerde buğday ekmeği yeseler hasta olurlar. Her bâr akrabâ ve ta‘allukâtları evlerinden yük yük kalımbok ekmeği 276b getirüp yerler.
EÇS VIII 276b
Ve bir turfe esbâb geyerler, ammâ cümle beyâz abâ kebe olup saçak saçak püsküllüdür. Belleri ince etekleri bol ve yenleri dar esvâb-ı turfe geyüp cümle merd [ü] zenânları başlarına beyâz sarık sararlar, ammâ avretleri siyâh saçların târumâr edüp üzerine beyâz bir Keşâni sarığın geydikde bir hey’et-i mecmû‘a mudhik aceblülü eşkâl-i garîbe olur kim görenler gülmeden vâlih [ü] hayrân olur.
EÇS VIII 276b
Eşkâl-i sûretleri: Cümle Kalmık Tatarı çehreli ve kazan başlı ve deve dişli ve iri kulaklı ve iri gözlü ve yassı yüzlü ve samson sözlü olup sadâları dağlar içre güm güm ötüp bir dağda biri ve bir kûhda biri mâbeynleri iki fersah yer olup birbirleriyle a‘lâ tekellüm ederler.
EÇS VIII 276b
Der-beyân-ı lisân-ı kefere-i kavm-i Çakona be-vilâyet-i cezîre-i Mora