EÇS VIII 283b
Bu mahalde Anabolı'dan ve Eğriboz kal‘alarından getirdiğimiz seksen vukıyye taş gülle atar şayka topları kâfir gemilerine getirüp urmuşduk. Ol topları her mühimmâtlarıyla Kandiye altına gitmeğe âmâde etdik. Ve Hanya kal‘asından on pâre toplar getirüp kâfir gemilerine urup küffâr gemilerinin çarmıhları ve direklerin hevâya perrân etmişdik. Ol topları dahi Hanya kal‘asında yerli yerlerine koyup,
EÇS VIII 283b
Küffâr ile ol neberd-i savaş-ı perhâşda ibtidâ Çarkacı Seydî Ahmed Paşazâde ileri varup küffâra mukâbil tabyalar ve siperler yaparken hemân küffâr gemilerinden bir yaylım toplar atup orsa haçlı bayrakların dikdi.
EÇS VIII 283b
Ol sademât-ı topdan Seydîzâde kolundan yigir[mi] nefer gâziyân-ı mücâhidân şehd-i şehâdet câmından nûş edüp çarkacımız askeri yan vermişdi. Hemân ale'l-akîb Kaplan Paşa-yı dilîr Todori kal‘ası tarafından imdâd-ı asker yetişdirdi. Ve Konakçı Alî Paşa dümdâr iken küçük kal‘anın Kapospata burnunda tabya kurup du‘â vü senâ ile toplara âteş edüp küffârı kırarken küffâr-ı dûzah-karârdan bir yaylım toplar dahi atılup Alî Paşa kolundan yigirmi nefer serbâzân-ı dilâverânlar şehîd oldular. Ammâ bizim Kaplan Paşa tarafından iki at ve dörd nefer ayağı demirli pâyzenler mürd olup iki yiğit şehîd oldu. Hanya'da bu cümle şühedâları gasl edüp cümlenin namâzların bir kerreden kılup eski şühedâlar cebbânesinde defn etdik. Rûhlarıyçün el-fâtiha.
EÇS VIII 283b
Ba‘dehu Sadrıa‘zam ve Serdâr-ı mu‘azzam Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa cemî‘i umûrdîde ve kâr-âzmûde asker-i İslâmın ihtiyârlarıyla müşâvere edüp Hanya'dan kalkup Kandiye kal‘asına salt gidüp kal‘anın tarz [u] tavr [u] şekl-i şemâ’ili ve meterise ve lağıma girüp muhâsara edecek yerlerin görmeğe üç bin asker ile salt sebükbâr gitdikde bu hakîr Hanya alaybeğisi Şa‘bân Ağa hânesinde Vezîr Murâd Paşazâde Beğ ile mihmân olup Hanya kal‘asını seyr [ü] temâşâ edüp âsâr-ı binâların tahrîr etmeğe şürû‘ etdik.
EÇS VIII 283b
Ammâ hamd-i Hudâ sene 1055 târîhinde Sultân İbrâhîm asrında be-dest-i Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa ile fethinde bulunup ezân-ı Muhammedîler tilâvet etmişdik, ammâ şimdi ol zamândan berü dahi ziyâde ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen olmuş.
EÇS VIII 283b
Der-evsâf-ı vilâyet-i cezîre-i ikrît, ya‘nî Girid-i Kanya ve kal‘a-i sedd-i Yûnân Hanya
EÇS VIII 283b
Be-kavl-i tevârîh-i Yûnân bu kal‘a ibtidâ İşpanya binâsıdır. Ba‘dehu Rûm-ı Yûnân Feylekos dahi ziyâde amâr etmişdir.
EÇS VIII 283b–284a
Ba‘dehu Şâm-i şerîfde Âl-i Emeviyyûn asrında Afrika pâdişâhlarından Sultân Mansûr-ı Fâtımiyyûn bin yedi yüz pâre yelken ile bu cezîre-i ikrît'i feth edüp yüz yetmiş sene dest-i İslâm'da 284a olup niçe bin ma‘bedgâh-ı müslimîn var iken sene (---) târîhinde Venedik Frengi istîlâ edüp kabza-i tasarrufa alup dâr-ı menhûslar etdikde hikmet-i Bârî yârî kılup sene (---) târîhinde Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân Malta Rodos'un feth etdikde cümle Efrenc küffârlarının derûnlarına havf [u] haşyet düşüp,
EÇS VIII 284a
"Hay Sarı Iğronda Türk Süleymân'ın kuvvet-i tâli‘i küşâde olup elbette bu cezîre-i Girid'e dahi Süleymân yâhûd bir Mehemmed Hân gelmesi mukarrerdir" deyü bîm [u] ra‘ba düşüp bu Hanya kal‘asın ve Retime kal‘asını ve Kandiye kal‘asın sedd-i İskender-misâl ederler.
EÇS VIII 284a
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân Selîm-i Sânî be-dest-i Kara Mustafâ cezîre-i Kıbrıs'ı üç yılda Venedik elinden feth etdikde yine Venedik kâfiri dibelik havfe düşüp bu Hanya kal‘asına iki tabya-i azîm dahi zamîme edüp metânet üzre eder. Ammâ el-abdü [yüdebbiru] vallâhu yukaddir kişi elbette korkduğuna uğrayısar.
EÇS VIII 284a
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm bin Ahmed Hân asrında Serdâr-ı mu‘azzam Boşnak Silihdâ[r] Yûsuf Paşa ile yedi yüz yetmiş pâre yelken ile bu Hanya'ya gelüp feth etdiğimiz bâlâda cild-i sânî Seyâhatnâmemizde cümle ceng [ü] cidâlimiz ile mastûr, ammâ şimdi hamd-i Hudâ bu sene 1078 târîhinde Sultân Mehemmed Hân ibn İbrâhîm Hân asrında Kandiye kal‘asın fethine geldiğimizde bu kal‘ayı feth etdiğimizden ziyâde ma‘mûr [u] âbâdân gördüm. Bu kal‘ayı ibtidâ feth etdiğimizin târîh-i mısra‘ıdır:
EÇS VIII 284a
Kuvvet-i bâzû-yı sultân ile alındı Girid.Sene 1055.
EÇS VIII 284a
Hâlâ İbrâhîm Hân tahrîri üzre eyâlet vezîri tahtıdır. Paşanının taraf-ı pâdişâhîden hâssı (---) akçedir. Ve defter kethudâsı hâssı (---) akçedir. Ve mâl defterdârı hâssı (---) akçedir. Çavuşlar kethudâsı ve çavuşbaşısı ve defter emîni ve defter kethudâsı ve çavuşlar kâtibi ve şehir mukâta‘acısı ve tîmâr defterdârı ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve (---) aded erbâb-ı zu‘amâsı ve (---) aded erbâb-ı tîmârı vardır. Kânûn üzre cümle hîn-i seferde cebe[lü]leriyle ve paşası askeriyle cümle tokuz bin aded zeytûn sipâhîsi askeri olur. Ve altı oda yeniçeri ağası ve altı oda cebeciler ağası ve altı oda topçular ağası ve bir oda kumbaracılar ağası ve bir oda lağımcılar ağası ve dizdâr ağası ve gönüllü ağası ve azeb ağası ve beşli ağası ve martolosân ağası ve yerli cebeciler ağası ve yerli topçular ağası ve yerli hisâr eri ağası ve kapudan ağası ve mi‘mâr ağası ve harâc emîni ve gümrük emîni ve bâcdâr ağası ve şehir kethudâsı ve mu‘temed başı ve muhtesib ağası ve kalkancıbaşı ve marankozbaşı ve (---) (---).
EÇS VIII 284a
El-hâsıl kırk iki ağalık olup üç bin aded kal‘a kullarından mâ‘adâ cümle on beş bin aded pür-silâh güzîde asker Hanya içinde hâzır-bâşdır. Hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da böyle bir metîn ve mükellef ü mükemmel askerli kal‘a yokdur.
EÇS VIII 284a
Ammâ taşra muhâfazacı askerleri cümle kırk bin asâkir-i İslâm-ı nusret-me’sere Gâzî Deli Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olaldan berü bu kadar bin aded cüyûş-ı muvahhidîn âmâde olup niçe kerre küffârı kırup kralzâdeleri ve kapudanlar esîr-i bend-i zencîr edüp der-i devletde Yedikulle'de hapis etmişlerdir.
EÇS VIII 284a
Ve hâkim-i şer‘îsi evvelâ beş yüz akçe mevleviyyet pâyesiyle şeyhülislâmı ve beş yüz akçe pâyesiyle mollası ve nâhiyesi (---) aded kurâsı var. Beher sene mollasına ber-vech-i adâlet yedi bin guruş hâsıl olur. Vezîrine elli bin guruş hâsıl olur. Ve cemî‘i şürefâya nakîbü'l-eşrâfı vardır. Ve sipâh kethudâyeri ve beytü'l-mâl ağası ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 284a
Evvelâ maşrık tarafında Suda kal‘ası burnu ile garb tarafında Kapospata burnu içinde otuz mîl enli bir körfez intihâsında vâki‘ olmuş dâ’iren-mâdâr altı bin adım ve üç mîl ihâta eder bir kal‘a-i sedd-i İskender'dir kim leb-i deryâda bir alçak kayalı püşte üzre vâki‘ olmuşdur.
EÇS VIII 284a
Hakîkatü'l-hâl iç kal‘asını sedd-i İskender-i Yûnân binâ etdiği Yûnâniyân tevârîhlerinde musarrahdır, ammâ hakkâ ki bu kal‘anın edîm-i arzda misli meğer yine bu cezîrede Kandiye Kasrası ola.
EÇS VIII 284a
Leb-i deryâda şekl-i muhammes beş tabyalı bir kal‘a-i bâlâdır kim cümle iki aded kapusu var. Biri kara tarafında cânib-i cenûba nâzır büyük kapudur. Ve biri dahi taraf-ı şimâle mekşûf büyük liman kapusudur, ammâ ikişer kat bâb-ı hadîdlerdir. Ve bir küçücük uğrın kapucuk dahi limana açılır ammâ ağaç kanatlı kapudur, demirli değildir ve hâss u âmm kapusu değildir. Ammâ büyük kapular demirli olup cümle memerr-i nâs kapuları olup cemî‘i halk bu kapulara muhtâc olup mâbeynleri mâl-â-mâl âlât-ı silâh ile müzeyyen olup şeb [ü] rûz dîdebânlar pür-silâh olup nigâhbânlık edüp âyende vü revendelere nazar ederler.
EÇS VIII 284a–284b
Bu büyük kapudan taşra handak üzre ağaç cisr-i azîmin üstünde on bir aded ağaç topuzlar var, 284b ya‘nî "topuzumuz ile aldık" alâmetidir.
EÇS VIII 284b
Ammâ bu cisrin altında tokuz yerde handak içre kârgîr binâ direkler vardır. Handakı bir deryâdan bir deryâya varınca kâmil beş bin adım karadır ve yüz adım enli handakdır, ammâ ol kadar derin değildir.
EÇS VIII 284b
Ve kal‘ası dîvârı elli zirâ‘ yüksek olup sâfî kesme küfegi arşın taşı ile binâ olunup handaka nâzır her tabyası birer kal‘a-misâl olup her tabya üzre siper sepetlerinin ardlarında ejder-i heft-ser-misâl balyemez ve şayka topları kirpi gibi handaka ve cânib-i yemîn [ü] yesâra nigerân eder topları var.
EÇS VIII 284b
Ve her tabyasının mâbeynleri beşer yüz hatvedir, ammâ levendâne adımdır. Ammâ şimâl tarafı deryâ olup ol cânibi liman kenârınca bu kal‘a bin adımdır.
EÇS VIII 284b
Ve cümle üç aded tabya-i azîmlerdir. Altun tabyası ve gümüş tabyaları cümleden metîn ü müstahkemdir. Ve bir tabya-i azîm tâ liman ağzında bir yalçın kaya üzre dökme balmûmuna benz[er] bir musanna‘ burc-ı bârûda deryâya berâber elli pâre serâmed balyemez topları ve şayka nâm pranka topları var. İçlerine âdem sığar. Bu top-ı kûplar deryâda aslâ bir çırnık ve bir kayık gezdirmediklerinden mâ‘adâ rûy-ı deryâda martı kuşu uçurmazlar.
EÇS VIII 284b
Limanın ağzı kapusu poyraza nâzır olup gücile bir kadırga sığar. Her gece bu liman kapusuna kulleden kulleye dollâblar ile zencîr çekerler. Ammâ limanı iki yüz pâre gemiyi bî-minnet alup bu liman tâ şehrin içine girüp her cânibi sarâylar ve çârsû-yı bâzârlardır.
EÇS VIII 284b
Ve bu limanın maşrıkı tarafında cümle yigirmi aded tershâne gözleri var. On altısı kârgîr ve toloz kemer binâlardır. Dördü hîn-i muhâsarada sehelce vîrânca olup limana nâzır sarâylar var kim her birinin ta‘rîf ü tavsîfinde lisân âcizdir. Ammâ bu liman tarafı dîvârlarının iç yüzleri toprak yığılı değildir, hemân sâde kalın kal‘a dîvârlarıdır. Ammâ kara taraflarıı dîvârının iç yüzleri kûh-ı Demâvend-misâl yüz altmışar adım enli dağlar gibi toprak yığılıdır kim kal‘a dîvârlarından onar arşın topraklar yüksekdir.
EÇS VIII 284b
Ve her tabyalar üzre iç yüzde kal‘adan yüksek yigirmişer arşın kaddi tabyalar vardır. Beş aded tabyaların cümlesi birbirlerin korudurlar. Ve her tabya birer sedd-i İskender'e mânend olup her birinin üzerlerinde birer aded âlî ve musanna‘ karavulhâne köşkleri vardır. Garb tarafındaki altun tabyası ve şark tarafındaki gümüş tabyası ve (---) tabyası
EÇS VIII 284b
Bu mezkûr tabyaların altları kat-ender-kat cümle hiyel [ü] şeytânatar ile binâ olunmuş lağımlardır. Ammâ nefs-i kal‘a dîvârı hemân yigirmi arşın enli Şeddâdî binâ-yı metîn kalın dîvârdır. Mâ‘adâsı dağlar gibi yığılmış toprakdır ammâ darı ve kamış köküyle çim ender çim ve rıhtım olmuş toprakdır. Bir yerine yüz bin gülle ursan aslâ te’sîr edüp darabât-ı top-ı kûb kal‘aya aslâ rahne vermez sa‘b dîvârdır.
EÇS VIII 284b
Bu zikr olunan cirimdeki kal‘a içinde cümle dörd bin aded kat-ender-kat cümle deryâya nâzır şâhnişîn ve revzen ve (...)lı ve maksûreli cümle Frengî kârgîr ve kâfirî binâlı hânedân-ı zîbâlı şehr-i ma‘mûr sarâylar ve büyût-ı ra‘nâlardır kim cümle billûr gibi kireç sıvalı sütûhları olup dam u bâmlarından cereyân eden matar-ı rahmetleri cümle evlerin su sarnıçlarına cereyân edüp mâh-ı Temmûz'da buz gibi suları nûş olunur.
EÇS VIII 284b
Der-medh-i sarây-ı a‘yân-ı ağavât: Cümleden paşa sarâyı, Yûsuf Paşa sarâyı, Mûsâ Paşa sarâyı, Şa‘bân Alaybeği sarâyı (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) meşhûrlardır.
EÇS VIII 284b
Der-ayân-ı cevâmi‘hâ-yı ehl-i îmân: Cümle altı aded ma‘bedgâh-ı selâtîn ve gayri sâhibü'l-hayrât-ı a‘yândır.
EÇS VIII 284b
Ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik Fâtih-i Hanya Gâzî Yûsuf Paşa câmi’idir. İki yüz ayak tûlu ve seksen ayak arzı kıble kapusundan mihrâba varınca tûlânî vâki‘ olup kenîseden velî olunmuş bin câmi‘-i münevverdir.
EÇS VIII 284b
Andan Sultân İbrâhîm câmi‘i, musanna‘ ma‘bedgâhdır kim bu da deyr-i kadîm idi.
EÇS VIII 284b
Andan Koca Mûsâ Paşa câmi‘i, iç kal‘anın içinde bir mürte[fi]‘ yerde vâki‘ olup cihân-nümâ bir câmi‘-i pür-envârdır. Bu mezkûr cevâmi‘ler cümle cemâ‘at-i kesîreye mâliklerdir.
EÇS VIII 284b
Andan liman kenârında Küçük Hasan Paşa câmi‘i, kiliseden bozma değildir. Müceddeden Sekbânbaşı Mahmûd Ağa binâ ederken nâ-tamâm kalup Hasan Paşa itmâm etdiğinden Hasan Paşa câmi‘i derler. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
EÇS VIII 284b
Ol ser-i sekbâniyân kim Hazret-i Mahmûd AğaHayra sâlik olmağı Hak ana in‘âm eylediDedi hâtifdir anın gûş eyleyüp târîhiniCidd ile bu câmi‘in noksânın itmâm eyledi.Sene (---).