EÇS VIII 315a
Mustafâ Paşa vezîr-i pâk zât,eyledi bir ayn-ı cârî ol sıfât,Teşne diller dediler târîhini,Suyu sâfî çeşme iç âb-ı hayât.Sene 1080.
EÇS VIII 315a–315b
Andan Cânrîz kapusu kurbunda Abaza Sarı Hüseyin Paşa çeşmesi. Andan Peygamber çeşmesi binâ olunup rûh-ı şerîfine 315b hibe olundu. Niçe çeşme-sârlar vardır ammâ âb-ı nâbların nûş edüp ma‘lûmumuz olan çeşmeler bunlardır kim bu mahalde tamâm oldu.
EÇS VIII 315b
Der-ilm-i medâris-i âlimân-ı müfessirân: Cümle tokuz aded dâru't-tedrîs-i tâlibândır. Elbette tahrîr olunan câmi‘lerin ekserinde birer medrese mukarrerdir, ammâ tokuz adedinde müstakil ders-i âmları vardır.
EÇS VIII 315b
Der-temdîh-i mekteb-i tıflân-ı ebcedhân: Cümle tokuz aded henüz nev-binâ dâru'l-ulûm-ı ciğer-gûşe-i püserânlar vardır. Evvelâ Hünkâr mektebi ve Vâlide Sultân mektebi ve Sadrıa‘zam mektebi ve Abdurrahmân Paşa mektebi ve Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa mektebi ve Defterdâr Mektebi ve Kethudâ İbrâhîm Paşa mektebi ve Melek İbrâhîm Paşa mektebi. Dahi niçe mektebler henüz binâ olunup bu şehr-i Kandiye amâr olmadadır.
EÇS VIII 315b
Cümle on yedi aded hânkâh-ı fukarâ-yı Âl-i Abâgânları vardır. Evvelâ cümleden evvel binâ olunan kal‘a hâricinde Deli Hüseyin Paşa'nın Horasânoğlu mesîregâh tekyesidir kim hânkâh-ı Âl-i Abâ-yı Bektaşiyân âsitânesidir kim bâlâda mevsûfdur.
EÇS VIII 315b
Ba‘de'l-feth binâ olunan derûn-ı kal‘ada Yüksek tabyanın iç yüzünde Çavuşbaşı Köse İbrâhîm Ağa tekyesi tarîk-i Bektaşiyândır kim niçe gûne fakîrân-ı gâziyânlar sâkinlerdir, ammâ Abdülkâdir Gîlânî tarîkinde bir müsâfir azîz gelüp fukarâlarıyla azîm tevhîd [ü] tezkîr sürülüp her gün cem‘iyyet-i kübrâ olup cân sohbetleri olur, zîrâ bir mürtefi‘ yerde vâki‘ olup cümle uşşâkân-ı sâdıkânlar teferrücine gelüp kesb-i hevâ ederler.
EÇS VIII 315b
Andan Yassı tabyanın iç yüzünde Karabaş tekyesi, ulu âsitâne olup, andan Su kemeri kurbunda Hünkâr câmi‘i yolu üzre Hindî Baba Ca‘fer tekyesi, andan Şeyh İbrâhîm Gülşenî tekyesi, andan Üsküdârî Mahmûd Efendi halîfesi Celvetî Alî Efendi tekyesi, andan Göllük tabyasının iç yüzünde tarîk-i Bayrâmîde Şeyh Vâhidî hânkâhı, andan Ankebût Ahmed Paşa câmi‘i kurbunda tarîk-i Uşşâkîden Şeyh Esedüddîn savma‘ası, andan Panıgrad kapusunda Cebehâne tekyesi tarîk-i Fenâyîdendir.
EÇS VIII 315b
Andan Karanlık kapunun iç yüzünde Bektaşî Alî Dede tekyesi, andan (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 315b
Derûn-ı kal‘ada niçe tekyeler dahi vardır ve niçeler dahi amâr olmadadır ammâ ma‘lûmum olan bunlardır.
EÇS VIII 315b
Ammâ kal‘adan taşra Kuşaklı Manastır kurbunda tekye-i Tîrendâzân ya‘nî Ok atıcılar tekyesi henüz Sadrıa‘zamın (---) ağası amâr (...) mahallinde ok meydânı olmuşdur kim ta‘bîr olunmaz.
EÇS VIII 315b
Andan Sadrıa‘zamın otağı yeri bir ma‘mûr çiftlik olup bir mesîregâh-ı tekye-i teferrücgâhdır.
EÇS VIII 315b
Andan Sadrıa‘zam vekîlharcı Receb Ağa tekyesi, fukarâ-yı Halvetîlerdir.
EÇS VIII 315b
Andan Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa sarâyı bir tekye-i Bektaşiyân oluyordu.
EÇS VIII 315b
Andan Kuşaklı Manastır kurbunda Medîneli Dervîş Sâlih tekyesinin aslâ hayrât u akârâtları yok, tarîk-i Kâdirîde Kâdir Kayyûm Rezzâk Allâh'a nâzır bir alay kâf-ı kanâ‘atde ve künc-i istiğnâda fakr [u] fâka sâhibleri kalenderî fukarâları var, ammâ sûre-i (---):
EÇS VIII 315b
nassı üzre şeb [ü] rûz her tarafdan sadaka ve nezerât kurbânları gelüp cemî‘i âyende vü revendegânlar ile yeyüp içüp tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl bir alay pâ-bürehne ve ser-bürehne fukarâ-yı sâbirîn ü şâkirîn ü zâkirînlerdir.
EÇS VIII 315b
Mâ-tekaddem kefere zamânı milota nâm defterdâr aşkarvan(?) hattıyla cümle bin yedi yüz aded dekâkînler var idi. Şimdi yine henüz cümlesine ankâ bâzergânlar girüp kâlây vâlây metâ‘ların arz edüp her dükkân arûsek-i şehr-i çîn oldu.
EÇS VIII 315b
Ammâ Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa câmi‘i cenbinde ba‘de'l-feth bir ayda bir şâhrâh-ı azîmin yemîn ü yesârında kârgîr binâ yüz elli aded dükkânları ale't-tertîb inşâ edüp bir çârsû-yı hüsn oldu kim cemî‘i akmişe-i fâhire ve vâlâ-yı nâdireler anda fürûht olunur.
EÇS VIII 315b
Ve Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa dahi câmi‘i cenbinde şâhrâhın sağında ve solunda bir bezekistân kâristân bir çârsû-yı müzeyyen etmişdir. Cemî‘i ekâlîm-i seb‘anın tuhaf metâ‘ları anda mevcûd olup iki şâhrâhın başında bir kahvehâne etmişdir. Cemî‘i gâziyân-ı serbâzân-ı mücâhidân meddâhân erbâb-ı ma‘ârif şâ‘irân bu mecma‘u'l-irfân kahvehânede mevcûddur.
EÇS VIII 315b
Ve Defterdâr Ahmed Paşa bâzârı cümle elli aded dükkânlardır.
EÇS VIII 315b
Ve Mahmûd Kethudâ çârsûsu dahi elli aded kârhânelerdir.
EÇS VIII 315b
Ve Re’îsü'l-küttâb Acemzâde Efendi elli aded dükkânlar yapdı.
EÇS VIII 315b–316a
Ve Topçubaşı otuz 316a aded ve andan aşağı Sadrıa‘zam yetmiş aded dükkânları serâpâ yeniden inşâ edüp câmi‘ine vakf etdi.
EÇS VIII 316a
Ve Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa elli aded dekâkînler binâ etdi.
EÇS VIII 316a
Ve'l-hâsıl cemî‘i vüzerâ ve vükelâlar niçe bin hayrât [u] hasenâtlar inşâ edüp şehr-i Kandiye gül gibi olup güldü. Ve kâfir zamânı bu şehir içre aslâ kehrîz olmamak ile Sadrıa‘zam fermân edüp tâ Vâlide câmi‘i önünden yokuş aşağı tarîk-i âmmın ka‘r-ı zemînin yarup kehrîz yolların tâ liman kapusu hâricine varınca kârgîr binâ ile edüp henüz pâk ü pâkîze bir şehr-i tâhir oldu.
EÇS VIII 316a
Ve cümle altmış sekiz aded kârgîr mahzenler ve cümle on aded kahvehâneler ve cümle yigirmi aded bozahânelerdir kim kân-ı levendâtdır. Bunlara sehel ruhsat verdiler kim askerî tâ’ifesine ârâmgâh ola, ammâ meyhânelere izin verilmedi.
EÇS VIII 316a
Der-manzara-i hân-ı hâcegân: Cümle on yedi aded hân-ı sevdâgerân-ı berr [ü] bihârdır kim her metâ‘-ı zî-kıymet ve bî-minnet râygân bulunur, ammâ henüz dahi hânlar binâ olunmadadır.
EÇS VIII 316a
Cümle dörd bin aded Şeddâdî binâlı kat-ender-kat hânedânlar ki her biri mânend-i kal‘a olup beşer altışar kat şâhnişîn ve demir kafesli ve niçesi demir kapusu ve mazgal delikli ve dirsekli sarp evlerin cümle dam u bâmlarının üstleri kırmızı kiremitli ve çoğu kırmızı horasân[î] ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
EÇS VIII 316a
Cümleden Ceneral sarâyı, azîm temâşâ hânedândır kim Sadrıa‘zam sarâyı oldu.
EÇS VIII 316a
Ve Defterdâr Paşa sarâyı ve Kapudan Paşa sarâyı ve Ser‘asker sarâyı ve Yeniçeri Ağası sarâyı ve Ebü'l-hayr Kethudâ İbrâhîm Paşa sarâyı ve Şâm vezîri Melek İbrâhîm Paşa sarâyı ve Sarı Hüseyin Paşa sarâyı ve cümle vüzerâlara ve mîr-i mîrânlara birer sarây konak verüp Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa kendü câmi‘i sarâyında mihmân oldu.
EÇS VIII 316a
Ve Zağarcıbaşı sarâyı ve Samsoncubaşı sarâyı ve Hasekîler sarâyı ve Başçavuş sarâyı ve cümle Sipâh ağaları sarâyı ve Cebecibaşı sarâyı ve Topçubaşı sarâyı.
EÇS VIII 316a
Ve'l-hâsıl cemî‘i ocak ağalarına ve cemî‘i erbâb-ı dîvân efendilerine birer sarây ve sâ’ir iş erlerine birer kışla konaklar verüp herkes konakların amâr etsin deyü fermân-ı düstûr-ı mükerrem olunca azamet-i Hudâ bir ayda cemî‘i hânedânlar dürr-i beyz-âsâ oldular.
EÇS VIII 316a
Ve her hânedânlarda birer ve ikişer ve üçer aded su kuyuları olup cümle tokuz bin altmış aded çâh-ı mâlar tahrîr olunmuşdur. Ve cümle evlerde yedi bin aded âb-ı hayât su sarnıçları mukarrerdir kim cümle dam u bâmlarından cereyân eden bârân-ı rahmet evler içindeki su sarnıçlarına nâzil olup leb-ber-leb mâ-i zülâl olduğundan küffârlar aslâ suya usret çekmezler imiş.
EÇS VIII 316a
Ve cümle mahalle-i Yahûdân bir mahalledir, ammâ yedi aded cemâ‘atdir. Karâyî Yahûdîleri İsrâ’îlî Yahûdîlerinden ayrı başka bir mahalde [s]â[ki]nlerdir kim cümlenin sağîr ü kebîr dâr-ı menhûs hâneleri üç yüz aded dâr-ı nâçârları vardır. Bu Yahûdîler cümle ceng mahallerinde kâmil yedi ay cümle evlâd [u] ıyâlleriyle kal‘a içinde gâ’ib olup ba‘de'l-feth meydâna çıkup cümlesi zîr-i zemînde gûyâ meyyit-i müteharrik olmuşlardır. Ümmet-i Muhammed'i görüp yüzlerin yerlere sürüp secde-i şükr edüp mahalleleri askerden masûn olsun içün bir yeniçeri çorbacısı dîdebân ta‘yîn olundu.
EÇS VIII 316a
Ve cümle üç yüz aded müşebbek bostân-ı gül-i gülistânlar var kim her birinde birer ikişer aded âb-ı hayât çâh-ı mâlar vardır. Ve cümle on sekiz aded yerde bârûdhâne hazînesi kulleleri vardır kim her tabyanın iç yüzlerinde birer aded kubbe-i azîmlerin zîr-i zemînleri bile bârûdhânelerdir. Hâlâ her birine birer aded cebeci çorbacıları ta‘yîn olunup neferâtlarıyla muhâfaza edüp bârûd lâzım geldikde yakın olan tabyalara bârûd taşırlar.
EÇS VIII 316a
Bî-medh-i kenîse-i râhibân: Cümle sağîr ü kebîr yüz yetmiş iki aded deyr-i kıssîsân-ı bıtrîkânlar vardır, ammâ kimisi hammâm ve kimi mahâzin ve kimi câmi‘ ve mesâcid ve medreseler oldu.
EÇS VIII 316a
Der-aded-i bâğavât-ı İremezât: Derûn-ı hisârda cümle yüz yetmiş aded bâğçe-i merâmlar vardır. Hâlâ dahi ziyâde amâr olmadadır. Ve hâlâ niçe bin aded bâğ u bâğçe ve besâtînler olacak arz-ı hâliyeleri vardır.
EÇS VIII 316a–316b
Der-tahrîrât-ı aded-i mahallât: Kal‘a defterdârı milota nâm zımmî defteriyle cümle Kandiye içinde kırk bir aded mahallât ve papaslıkdır. Yigirmi mahallesi Freng'dir, yigirmi bir mahallesi Rûm kefereleri idi. Cümle kefereleri gemilere koyup ceneral-i la‘în Venedik'e götürdü, ammâ Freng mahallelerinin sarâyları ma‘mûr olup cümle dam u bâmları kireç ve horasânî olup bârân-ı rahmetden cereyân eden suları evler içindeki su sarnıçlarına cem‘ olup cümle deyrleri 316b damlarından akan matar-ı rahmetler kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara cem‘ olur.