EÇS VIII 316b
Bu liman-ı amelînin dâ’iren-mâdâr etrâfı bin adımdır. Ve cümle on dörd aded göz kârgîr binâ tersâhâne kemerleri var kim cümlesinin üstleri serâpâ horasânî kireç örtülüdür. Anlardan dahi cereyân eden âb-ı rahmet cümle su sarnıçlarına nâzil olur. Ammâ dörd aded tershâne gözlerine üçer ve ikişer aded kadırgalar sığar tershâne gözleri var gâyet uzundur. Ve bir tershâne gözünde bir kefere Freng karısının hayrâtıdır, bir acâ’ib şarâb çeşmesi vardır. Bir mermer dîv kellesinden hamr-ı ahmer-gûnu cereyân edüp altı ay kâmil şîre-i engûr zamânı her bâzâr günleri cemî‘i kefere levendâtlarına şarâb-ı hamr tevzî‘ olurmuş. Hâlâ bir büyük şîre sarnıcı vardır, ammâ şarâbı değil suyu kalmamış, tershânenin orta gözlerinde mu‘attal durur.
EÇS VIII 316b
Ammâ bu limanın büyük kapusunun iç yüzünde yeniçeri ocağından Haseki Pâyzen Hasan Ağa cümle odası neferâtlarıyla kolluk bekleyüp küçük kapuda gümrük dîdebânları bekleyüp gümrük kapusunda gümrük emîni bâc u bâzâr öşr-i sultânî bekler.
EÇS VIII 316b
Ve dahi liman kapusunun iç yüzünde Vezîria‘zam çârsûsu içre yine Sadrıa‘zam bir kurşum örtülü bir hân-ı azîm binâ eylemişdir kim gûyâ sedd-i İskender'dir.
EÇS VIII 316b
Ve cümle tahtânî ve fevkânî altmış aded hücreler olup altları cümle mahzenler ve bu mahalden baş yukaru tâ Vâlide Sultân câmi‘ine varınca kâmil bin iki yüz adım yolu bir sâ‘atlik yerdir kim bu şâhrâhın iki cânibleri serâpâ dükkân ve (...) ler dir.
EÇS VIII 316b
Bu kal‘a kadîmdir ammâ taşradaki kal‘a Süleymân Hân Rodos'u feth etdikden sonra Panıgrad ve Karanlık kapuları ve Yüksek tabya ve Kızıl tabya ve Yassı tabyası ve Kum tabyası ve Göllük tabyalarının dîvârları Süleymân Hân'dan sonra binâ olunmuşdur. Ba‘dehu Sultân İbrâhîm cülûsundan sonra dahi metânet üzre inşâ olunmuşdur.
EÇS VIII 316b
Ammâ mezkûr iç kal‘a kapusu önü dörd çatal yoldur. Sağ tarafı iç kal‘a handakı kenârınca baş aşağı küçük liman ki Kum kapu yoludur, ana gider şâhrâh-ı azîmdir, ammâ taşra kal‘a binâ olalı bu iç kal‘a dîvârları ve handakları ol kadar ma‘mûr değildir.
EÇS VIII 316b
Ve yine iç kal‘a kapusunun solundaki yol iç kal‘a dîvârıdır kim handakı dolup tarîk-i azîm olup yeniçeri odaları cümle bu iç kal‘a dîvârı önündeki yoldadır kim kâmil altmış arşın enli yoldur. Hâlâ bu şâhrâh üzre her bâzâr günleri hafta bâzârı durmak fermân olunup cem‘iyyet-i kübrâ olup bir tarafında at bâzârı ve bir tarafında koyun bâzârı ve bir semtinde sığır bâzârı ve bir köşe-i puçesinde avret bâzârı durur, ammâ oğlan bâzârı cümleden işlek râygân bâz[âr-ı] mîdehetân-ı muğlimândır. Bu yolun bir tarafı tophâneye ve bir tarafı Hünkâr câmi‘ine gider.
EÇS VIII 316b
Ve bu mahaldeki yeniçeri odaları küffâr zamânı soltat mortat odaları imiş. Hâlâ yeniçeri odalarıdır. Cümle tahtânî ve fevkânî iki kat kârgîr binâlı hâne-i zîbâları yüz aded hücreleri serâpâ kârgîr binâlı kemer ve toloz kubâblı tâk-ender-tâk hânedân-ı pâk odalar olup üzerleri serâpâ horasânî ve kireç sıvalı olup âb-ı rahmet suları cümle sarnıçlara gidüp cemî‘i odaların önlerinde sokağa nâzır dehlîzleri sâfî demir parmaklıklar inşâ olunup bu odaların iki başlarında azîm kârgîr binâ taş nerdübânlar ile çıkılır musanna‘ taş nerdübânlardır.
EÇS VIII 316b
Ve bu hânedânların ardlarında bir incecik ve dıyk ve daracık yoldur kim tâ Topçubaşı çârsûsuna çıkar. Ve bir tarafı yine Tophâne meydânına çıkup ol meydânda cümle kapukulu topçularının kışla odalarıdır.
EÇS VIII 316b
Ve bu yeniçeri odalarının sağındaki şâhrâh yol Ağa câmi‘i mihrâbı önünden tâ Kemer Suyu kapusuna dek kâmil tokuz bin [adım] olup ba‘zı yerleri enli ve ensiz yolun yemîn ü yesârında sâfî bâğ u bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen hânedânlardır kim üç yıldan berü muhâsarada aslâ bu hânelere top gülleleri dokunmamışdır.
EÇS VIII 316b
Ve bu yolun solunda Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa câmi‘i yolu tâ Vâlide câmi‘ine varınca altı yüz adım bir şâhrâh-ı azîm enli tarîkdir. Ve bu şâhrâhın sağındaki yol Re’îsü'l-küttâb Acemzâde Efendi mescidi önünden Mahmûd Kethudâ câmi‘i ve hammâmı önüne varınca beş yüz adım tûlı bir yoldur kim yigirmi arşın enlidir. İki cânibi evler ve dükkânlı şâhrâhdır.
EÇS VIII 316b
Ve bu yolun sağında Re’îs Efendi kapusu önünden Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa çârsûsu yolu tâ Panıgrad kapusuna varınca bin adım yolu yigirmi arşın enlidir. Ve iki cânibi ma‘mûr u müzeyyen dükkânlar ve evlerdir. Andan Kızıl tabya kurbunda,
EÇS VIII 316b–317a
Kızlar manastırı: Bir kal‘a-misâl binâ-yı azîm imiş. Top-ı kûp ile münhedim olan yerlerin amâr edüp yerli yeniçerilerine sadaka olunup bir azîm odalar oldu. Ortasında bir 317a fevkânî câmi‘ olup altında bir havz-ı azîm ortasında fevvâreleri tâ câmi‘in altına yetişüp etrâfında âbdest muslukları cereyân eder. Ve bir köşesinde bir hammâm-ı latîf ârâste olup bir âsitâne-i azîm oldu kim kat-ender-kat odalarında yerli yeniçeri kulları sâkinlerdir.
EÇS VIII 317a
Ve dahi Karanlık kapunun iç yüzünde kapukulu cebecilerinin cebehâne odaları cümle seksen aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ bâğlı ve bâğçeli ve medd-i basarlı odalar olup cümle üstleri serâpâ kireç ve horasânî ile mestûr tertîb üzre binâ olunmuş hâne-i ma‘mûrlar olup etrâfında kal‘a-misâl dîvârları ve iki başlarında kemer kapular ile pîrâste olmuş bir kârhâne-i cebeciyândır. Andan
EÇS VIII 317a
Kârhâne-i yerlü cebeciyân: Kemer Suyu kapusunun iç yüzünde Sofî Mehemmed Paşa câmi‘i kurbunda bâğlı ve bâğçeli ve sıra ile ale't-tertîb binâ olunmuşdur. Mâ-tekaddem bu dahi kefere-i soltat hâneleri imiş. Hâlâ dahi ziyâde ma‘mûr olup yerli cebeciyân hücreleri oldu. Andan,
EÇS VIII 317a
Âsitâne-i yerli topçuyân: Yassı tabya nâm mahallin iç yüzünde bu dahi ale't-tertîb binâ olunmuş elli aded fevkânî ve tahtânî kârgîr binâ odaları cümle bâğ u bâğçeli ma‘mûr odalardır. Andan,
EÇS VIII 317a
Âsitâne-i azîm yerli azebistân odaları: Mîrî anbârlar kurbunda yine tertîb üzre binâ olunmuş a[l]tlı ve üstlü kârgîr binâlı yüz elli aded odalardır, ammâ bâğları ve bâğçeleri ve etrâflarında havlıları yokdur, zîrâ bu kârhâne şehrin ortasında ve iç kal‘a dîvârı üstünde vâki‘ olup ba‘zı pençereleri iç kal‘a handakına nâzırdır.
EÇS VIII 317a
Andan bu odalara karîb ibret-nümâ-yı azîm dörder kat buğday anbârları var kim cemî‘i dakîk ve şa‘îr ve gendüm ve rüz ve ades ve fûl ve gayri hubûbât u me’kûlât ve niçe kerre yüz bin kantâr beksumât dağlar gibi yığılıdır ammâ küffâr zamânından kalmış bir dâne-i hardal bulmadık.
EÇS VIII 317a
Bu anbârları üstâd-ı bennâ eyle hendese üzre binâ etmiş kim evc-i âsımâna ser çeküp içinde olan un ve buğday ve sâ’ir hubûbâtlar kesb-i hevâ etsün deyü bu binâ-yı ibret-nümânın cânib-i erba‘asında üç yüz altmış altı aded pençereler binâ etmişler.
EÇS VIII 317a
Bu anbarlar dahi eski iç kal‘a dîvârları üzre vâki‘ olup ba‘zı revzenleri iç kal‘a handakına nâzırdır. Bu mahâzinlerin altları serâpâ yüz aded kârgîr binâ dükkânlardır. Ve her dükkânların iç yüzlerinde birer aded yine kârgîr binâ mahâzinler vardır. Anların dahi üstlerinde yine birer kat kârgîr hücreler vardır. Anlar da mahzen odalarıdır.
EÇS VIII 317a
Ve yine iç kal‘a kapusunun kemeri üzre mahpûshâne-i medyûn-ı a‘yân [u] eşrâf sicni vardır. Kat-ender-kat demir pençereler ve demir kaplı dîvârlardır. Allâhümme âfinâ.
EÇS VIII 317a
Ve bu iç kal‘a kapusu kemeri üzre beyâz mermer üzre bir San Marko kelbi sûreti tasvîri var, kanatların küşâde edüp durur. Gûyâ zî-rûh zann olunur. Ve yine bu kapunun iç yüzünün sol tarafında bir çorbacı neferâtlarıyla muhtesib ağası sâkindir.
EÇS VIII 317a
Andan binâ-yı azîm Defterdâr Ahmed Paşa câmi‘ine muttasıl bir kal‘a-misâl sarây-ı azîm cebehâne-i ibret-nümâ var kim bu âsâr-ı binânın der-i dîvârında ve dam [u] bâmları etrâflarında ve cebehâne kapusu etrâfında ve tâklerinde ve atebe-i ulyâsında olan vâcibü's-seyr temâşâ-yı mermer-bürler bir diyârda yokdur. Meğer Atina şehrinde Sultân Mehemmed-i Ebü'l-feth câmi‘indeki eşkâl-i garîbeler ola. Ammâ bu nev binâ olmak ile bunda olan nukûş-ı timsâl-i garîbe vü acîbeler ve nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn mermer-bür kârı Atina'ya gâlibdir, zîrâ cemî‘i ecnâs-ı mahlûkâtların tasvîrâtları bu cebehâne sarâyının rûy-ı dîvârlarında mastûr olup bir acâ’ibât [u] garâ’ibât-ı ibret-nümâlardır. Ve bu cebehânede olan âlât-ı mühimmât [u] levâzımâtların hisâbın Hudâ-yı Muhtesib bilir. Gerçi bâlâda cebehâne evsâfın tahrîr etdik ammâ deryâda katre ve güneşde zerre ve zerrede şemme mikdârı tahrîr ü terkîm olunmadı.
EÇS VIII 317a
Ve bu iç kal‘a kapusunun iç yüzünde muhtesibhâneye muttasıl çâh-ı gayyâ-yı derk-i esfelden nişân verir çâh-ı Bâbil-i Hârût-Mârût'dur yâhûd Mısır'daki Sicn-i Yûsuf'dan nişân verir bir mahpeshânedir kim görenin aklı gidüp vücûd-ı benî âdem çâk çâk olur. İçinde giriftâr-ı bend-i zencîr olanların nakilleri üzre niçe yüz ümmet-i Muhammed âh [u] enîn edüp eyitdiler kim bu sicn-i cahîm beş kat seng-i hârâdan kesme çâh-ı azîmler olup üç katı ka‘r-ı zemînde tahtânî zîr-i zemînler imiş. Ve üç katı fevkânî olup cemî‘i der-i dîvârları demir tahta kaplı olup ba‘zı hurde pençereleri beşer altışar kat kol kalınlığı demir pençereler olup cümle ümmet-i Muhammed esîrlerin her gece bu zindâna zencîrler ile bağlı ka‘r-ı zindâna endirüp yine ale's-sabâh çıkarırlar. Tâ bu mertebe bir muzlim mahpûshâne-i calenderdir.
EÇS VIII 317a–317b
Der-vasf-ı âsiyâb-ı bâd-ı rûzgâr: Karanlık 317b kapunun iç yüzünde on aded kulle-misâl yel değirmenleri vardır. Kefere zamânı bunlarda bârûd-ı siyâh işlenir imiş. Bu dahi bir garîb ü acîb temâşâ-yı ibret-nümâ çarhları vardır. Hâlâ un değirmenleri olmuşdur.
EÇS VIII 317b
İmdi ihvân-ı vefâ eğer bu kal‘anın fethinde bulunup her şey’i manzûrûmuz olduğu üzre evsâfların bir sene kâmil tahrîr eylesek yine tamâm olmaz. Hemân Hudâ-yı Bîçûn şerr-i düşmandan masûn u mahfûz eyleyüp dest-i İslâmda inkırâzu'd-devrân mü’ebbed ola, âmîn ve yâ Mu‘în ve bi-hakk-ı Seyyidi'l-Mürselîn.
EÇS VIII 317b
Hulâsa-i kelâm fermân-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ kim fâtih-i Kandiye'dir, anların fermân-ı hümâyûnları üzre ve Serdâr-ı mu‘azzam vezîr ibn vezîr Fâzıl Ahmed Paşa tahrîri üzre cezîre-i Kandiye vezâret ile serdâr-ı mu‘azzam [tahtı] olup vezâret ile ibtidâ (---) (---) Paşa'ya ihsân olunup paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu Rûmeli vezîri pâyesiyle on iki yük yetmiş bin akçe hâs kayd olunmuşdur. Eyâletinde cümle dörd aded sancak yere tasarruf eder.
EÇS VIII 317b
Evvelâ sancağ-ı Hanya ve sancağ-ı Retime ve sancağ-ı Kisoma ve sancağ-ı (---) ve beş yüz akçe mev[lev]iyyet olup ibtidâ Hanya kazâsından ma‘zûl (---) Efendi'ye Kandiye mevleviyyeti ihsân olunup cümle eyâletinde yigirmi dörd aded kastel kazâları vardır.
EÇS VIII 317b
İnşâallâh cümle kazâlar mahalleriyle tahrîr olunur, ammâ ancak Kandiye mevleviyyeti kurâları cümle üç yüz pâre kurâlar nâhiye olmak üzre işâret olundu, ammâ dahi tahrîr olunmayup ber-vech-i adâlet paşaya ve mollaya ne tahsîl olacağı nâ-ma‘lûmdur. Ve sâlisen ağa yeniçeri ağasıdır. Ve cümle yigirmi altı oda yeniçeri çorbacısı konduydu kim cümle (---) aded kapukulu yeniçerileridir.
EÇS VIII 317b
Ve cebecibaşı ve topçubaşı ve kumbaracıbaşı ve yerli yeniçeri ağası ve yerli cebeciler ağası ve yerli topçular ağası ve on iki bölük yerli azebistân ağası ve yerli kumbaracıbaşı ve yerli lağımcıyân ağası ve on iki {aded} taşra tabyaların ağaları ve cümle üç aded kal‘a dizdârları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve muhtesib nâ’ibi ve kassâm-ı askerî nâ’ibi ve muhtesib ağası ve mi‘mâr ağası ve harâc ağası ve şehir kethudâsı ve marankoz ağası ve meremmâtçıbaşı ve bârûdcubaşı ve çerâhorbaşı ve üç yerde çalıcı mehterbaşı ve liman ağası ve gümrük emîni ve bâcdârbaşı ve dellâlbaşı ve liman reîsi ve tershâne emîni ve mâl defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve defter emîni ve muhâsebeci efendi ve mukâta‘acı ve kal‘a tezkirecisi ve rûznâmeci ve Ak tabyanın on iki aded sancak ağaları ve Su kullesi dizdârı {Bekir Ağa ve on iki} aded tuğ sâhibi {Su kullesi} ağaları ve liman kapudanı on pâre firkateye mâlikdir.
EÇS VIII 317b–318a
Ve Kızıl tabya dizdârı ve sekiz aded sancak sâhibi bölük ağaları ve alaybeği ve çeribaşı ve elli aded erbâb-ı zu‘amâsı ve bin üç yüz aded erbâb-ı tîmâr ve anbâr emîni ve anbâr kâtibi ve anbâr nâzırı ve şehir subaşısı ve cebehâne emîni ve cebehâne kâtibi ve mevkûfât yerli(?) ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve erzâk kâtibi ve Haremeyn muhâsebecisi ve evkâf kâtibi ve şehir emîni ve (---) (---) (---) 318a
EÇS VIII 318a
Hâsıl-ı kelâm Kandiye'nin cümle kırk aded ağalıkları ve kapukulları ağasıdır. Mâ‘adâ yetmiş aded ağalıkları yerli kulu ağalarıdır. Ve cümle kırk aded kapu kulları odaları çorbacıları ve odabaşıları ile mevcûd olup cümle on iki bin aded yeniçeri ve cebeci ve topçu kapukulları mevcûddur.
EÇS VIII 318a
Ve cümle beş bin aded sağ kol ve cümle beş bin aded sol kol ve cümle beş bin aded yerli yeniçeriler ve cümle iki bin aded kapukulu cebecileri ve cümle bin beş yüz aded kapu{kulu} topçuları ve cümle bin aded yerli cebecileri ve cümle bin aded yerli topçuları ve cümle bin aded azebistân kulları ve cümle üç bin aded gönüllü askeri ve cümle iki bin azebistân askeri ve cümle bin aded beşli askeri ve cümle bin aded karavul askeri ve cümle beş bin aded Rûmeli sipâhîsi askeri ve cümle beş bin aded Anatolu sipâhîsi üçer yıl oturmak şartıyla kaldılar.
EÇS VIII 318a
Ve cümle iki bin aded gönüllü garîb yiğitler üçer yıl bekleyüp sipâhîlik rü‘ûsların almak şartıyla kaldılar. Ve cümle bin aded kumbaracılar ve cümle bin aded lağımcılar, (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 318a
Netîce-i merâm bâlâda tahrîr olunup Kandiye'de kalan cümle (---) asker tahrîr olunup kaldılar, ammâ elli bin asker dahi kalsa vechi vardır ve yerimiz dardır diyecek hâlleri yokdur. Ammâ bâlâda esâmîleri tahrîr olunan mâl defterdârı ve tîmâr defterdâr[ı] ve defter kethudâsı ve defter emîni ve muhâsebeci ve rûznâmeci bunların cümle köğleri ve kendlerinden hâss-ı hümâyûnları vardır.
EÇS VIII 318a
Evvelâ fermân-ı vezîria‘zam ile yeniçeri efendisi olan Sarı Alî Efendizâde (---) Beğ efendimizle cezîre-i Girid'i dâ’iren-mâdâr tahrîr edüp seyâhat etdiğimiz kurâ ve kasabât kılâ‘ ve kastelleri ve yigirmi aded kazâlarda olan tokuz yüz aded kurâların iki kerre yüz bin aded re‘âyâ vü berâyâları ve cümle imâretlerin ayân u beyân eder:
EÇS VIII 318a
Evvelâ bi-nefsihi Girid cezîresi dâ’iren-mâdâr be-kavl-i Papamonta ve be-kavli Atlas ve Minor ve Coğraf ve gayri hey’et kitâbları tahrîrleri üzre bu cezîre-i Girid altı yüz altmış ve ba‘zılar yedi yüz yetmiş mîl ihâta eder bir cezîredir derler. Ammâ "Fütihetâ" lafzı târîhinde Yenidünyâ'yı bulan Padre ve Kolon nâmân hukemâ-yı kudemâ-yı zû-fünûnlar ki Papamonta kitâbından istihrâc edüp kendüleri de seyâhat edüp bu cezîre-i Girid'i tahrîr etdikleri kavl-i sahîhleri üzre ve ilm-i hey’et ve ilm-i usturlâb ilm-i felek üzre bu cezîre-i Girid şarkdan garba tûlu iki yüz yigirmi mîldir ve arzı altmış mîldir. Ba‘zı yeri şimâl cânibinden cenûb tarafına yerleri ki Arabistân tarafına nâzır Akdeniz'in leb-i deryâsı taraflarına üç sâ‘atde bir denizden bir denize varılır yerleri vardır, ya‘nî tâ bu mertebede ensiz yerleri vardır.