EÇS VIII 318a
Ammâ müverrih-i âlem Ayanta tevârîhinde lisân-ı Yûnân-ı Rûm üzre eyle tahrîr eder kim Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâm zamânında bu cezîre-i Girid'i ecinne kavmi zabt edüp niçe bin ma‘mûr u âbâdân kurâ ve kasabât ve kılâ‘ şehirleri var imiş. Hikmet-i Hudâ ol asırda pey-ender-pey kırk gün kırk gece lodos rîhı esüp cemî‘i ecinne kavmini kırup cemî‘i imârâtların da berbâd edüp bu cezîre-i Girid niçe yıl mu‘attal kalur.
EÇS VIII 318a
Ba‘dehu İşpanya krallarından bir kral-ı dâllin ismi Ikrît imiş, iki bin pâre yelken gemiler ile Endülüs ve Afrika Arabı pâdişâhları üzre {sefere} giderken hikmet-i Bârî rûzgâr-ı zorkâr muhâlif olup bu cezîre-i Girid'de Suda limanına girüp lenger-endâz olup yatırlar. Görürler kim niçe bin aded âb-ı hayât enhârları cereyân edüp cemî‘i dağlarında bâğları mahsûldâr bir dâr-ı diyâr kim deyyâr mânendi olmayup âb [u] hevâsı latîf ve her meyveleri âbdâr [u] nazîf gül-i gülistân murğân-ı hoş-elhânlı yerler ve dağlarında karları vâfir ve cemî‘i nebâtâtları mütekâsir ammâ şehirleri ve kılâ‘ları harâb u yebâb pâymâl-i rimâl olup yatır. Hemân Ikrît kral cemî‘i ulemâ ve etıbbâ ve dûrbîn-fikr müsin ihtiyâr âdemleriyle müşâvere edüp cemî‘i nüdemâları ve hukemâları eydir:
EÇS VIII 318a
"Pâdişâhım! Bu mahalle rûzgâr bizi getirmesi hikmet-i Hudâ'dır. Arabistân fethinden bu cezîreyi feth edüp amâr etmek dahi a‘lâdır" dediklerinde hemân Ikrît kral,
EÇS VIII 318a
"Tiz bu cezîre amâr olsun" deyü Ormanol nâm vezîrin çağırup
EÇS VIII 318a
"Bu cezîreyi benim içün amâr eyle" deyü fermân eder.
EÇS VIII 318a–318b
Ormanol 318b vezîr dahi ilm-i hikmetde ve ilm-i zîcde ve ilm-i hey’etde ve ilm-i hendesede ve ilm-i hisâbda ve ilm-i usturlâbda ve ilm-i nücûmda ve ilm-i edebde ve ilm-i kelâmda ve ilm-i kemâlde ve'l-hâsıl cemî‘i ulûm-ı garîb ü acîbelerde tekmîl-i fünûn-ı zû-fünûn etmiş bir vezîr-i müdebbir idi kim gûyâ Fisagores-i Tevhîdî idi.
EÇS VIII 318b
Hemân Ikrît kralın emrine "el-emrü emrüküm" deyüp bu cezîre-i Girid'in cenûb tarafına rağbet edüp sâhil-i bahrde ve ba‘zı berde mahalle münâsib âb [u] hevâsı latîf olan mürtefi‘ yerlere üç yüz pâre şehirler ve kal‘alar ve üç bin pâre kurâ ve kasabâtlar inşâ etmeğe şürû‘ edüp beş kerre yüz bin aded re‘âyâ vü berâyâlar ile bu cezîreyi üç yılda eyle ma‘mûr u müzeyyen etdi kim ol asırda rûy-ı arzda böyle bir bâğ-ı İrem-misâl cezîre yok idi. Her bir kurâsı biner ve ikişer biner hâneli idi.
EÇS VIII 318b
Ba‘dehu yüz yıla dak eyle ma‘mûr oldu kim dağ u râğında ve bâğ u bâğçelerinden mâ‘adâ yerlerinde benî âdem tavattun edüp tenâsül bulup âdem deryâsından zirâ‘at edecek arz-ı hâliye bir şibir yer kalmayup benî âdem kesretinden kaht [u] galâ olur.
EÇS VIII 318b
Ba‘dehu yüz yıldan sonra mezkûr Ikrît nâm kral-ı dâll mürd olup bu cezîreye Ikrît dediler. Sebeb-i tesmiyesi Ikrît'den Kirit diyeler tahfîf-i kelâm edüp efvâh-ı âlemde Girid nâmıyla meşhûr-ı âfâk olmuş bir cezîre-i vâcibü's-seyrdir.
EÇS VIII 318b
Andan Ikrît kralın yerine oğlu Sinyor Ban nâm bir veled-i pelîd-i anîdi kırk yıl kâmil pâdişâh olup sikkesiz akçe kesdirüp râyiç eyledi.
EÇS VIII 318b
Ol dahi kırk yıldan sonra mürd olup küçük karındaşı Martin nâm pelîd kral-ı dâll olup dîn-i Îsâ'dan nükûl edüp Mecûsî mezheb bir putperest {kefere} olup iki aded putları düzdürüp biri babası ve biri kendüsi kıyâfetine düzdürüp cümle millet-i Mesîhiyye kavmini müte’ezzî edüp putperest etdi. Ammâ ankâ-yı zî-şân pâdişâh-ı gümrâh olup cemî‘i leb-i deryâda olan pâdişâhları kendüye birer takrîb ile mutî‘ [u] münkâd etdi, ammâ Rûmeli kıyılarında Karlıeli vilâyeti kralı sarp yerlerde sâkin olmak ile Martin krala itâ‘at etmeyüp be-dürüstî isyân [u] tuğyân üzre oldu.
EÇS VIII 318b
Âhır bu Kirit pâdişâhı Martin nâm putperest bin pâre gemi asker ile Karlıeli pâdişâhının üzerine varup İnebahtı ve Aya Mavra ve Narda ve Pireveze dağlarında ceng-i azîmler edüp Karlı pâdişâhı firâr edüp tâ Yanya vilâyetine varınca kovup Yanine şehrinde yetişüp Karlıeli kralı Markonton kralın başını kesüp elini vilâyetini gâret ü alan u tâlân edüp niçe bin askerlerin dahi kılıçdan geçirüp bakıyyetü's-süyûfların esîr ü bend-i zencîr edüp yine sâlimîn ü gânimîn Martin kral cezîre-i Girid'e vâsıl olur.
EÇS VIII 318b
Ba‘dehu katl olunan Karlıeli kralının mukaddemâ bir karındaşı devlet-i dünyâyı istemeyüp seyâhat ile vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka pâdişâhlarına ve Daniska ve Leh ve Çeh ve Korol ve Filimenk krallarına gitmiş idi. Karındaşı Markonton kralı Girit kralı Martin nâm pelîd-i anîd-i putperest katl eylediğin istimâ‘ edince hemân bu seyyâh şehzâde papas âlem-i seyâhatde ihtilât {etdiği} mezkûr krallardan imdâd isteyüp iki kerre yüz bin askerle Karlıeli vilâyetine gelüp görür kim bir harâb [u] yebâb dâr-ı diyâr olmuş.
EÇS VIII 318b
Hemân var kuvveti bazuya getirüp sağîr ü kebîr iki bin pâre keştî cem‘ edüp bir muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile Girid adasının Suda limanına girüp ol ân lenger-endâht olup tarfetü'l-ayn içre karaya leşker döküp mezkûr putperest olan Martin kraldan rû-gerdân olup Îsâ dîninde olanları başına cem‘ edüp leşker-i azîm ile Girit kralı Martin-i putperest üzre varup Martin-i putperest dahi yer götürmez cünûd-ı cünübleriyle Karlıeli şehzâdesine karşu çıkup Retime ve Apokoron sahrâlarında yedi gün yedi gece bir ceng [ü] cidâl edüp âhır-ı kâr Îsevîler gâlib putperest Martin mağlûb olup kaçarken Karlıeli şehzâdesinin leşkeri Girid kralına yetişüp başın kesüp Karlıeli kralının kanın alup Girid cezîresindeki imâretleri dahi Karlıeli şehzâdesi yere berâber edüp mansûr u muzaffer yine Kar[lı]eli vilâyetine gelüp karındaşı ve babası tahtına cülûs edüp müstakil pâdişâh olup papaslıkdan ve seyâhatden ferâğat eder.
EÇS VIII 318b–319a
Hikmet-i Bârî yine cezîre-i Girid öte tarafda hâlî kalup yine ecinne kavmi Girid'i zabt edüp kâmil yüz yıl yine hâlî ve mu‘attal yatırken İslâmbol tekûru İşpanya kralından bir kızını ricâ eder. Derhâl İşpanya kralı "el-emrü emrüküm" deyüp bir pençe-i âfitâbe duhter-i pâkîze-ahter-i nâ-şüküfte kızını cihâzlayup ve kızına câriyelik içün bin aded kız oğlan kızları zer ü zîvere gark edüp niçe bin milyon hazâ’in ve cevâhirâtlar ile kızını ârâste ve yüz pâre karavana galyonları cümle askeri ve mühimmâtlarıyla pîrâste 319a edüp me’kûlât [u] meşrûbât levâzımâtlarıyla niçe bin askerini dahi pür-silâh yüz pâre barça kalyonlara cümle leşkerini kızıyla tahmîl edüp İslâmbol kralına mahabbetnâmeler ve mu‘temedün-aleyh elçiler ile niçe kerre yüz bin aded girân-bahâ metâ‘-ı kâmyâblar gönderüp İşpanya'dan cümle keştîler çıkup Kostantiniyye'ye doğru giderken hikmet-i Hudâ rûzgâr muhâlif esüp cemî‘i İşpanya gemilerin cezîre-i Girid'e Suda limanına düşürüp anda kâmil üç ay lenger-endâz olup yata yata cümle halkı bîzâr olurlar. Âhır-ı kâr cümle kızlar gemiler içinde feryâd edüp,
EÇS VIII 319a
"Bizi bir kerre taşra çıkarın, kesb-i hevâ edelim" dediklerinde kapudan ve elçi ve sâ’ir iş erleri kızların ricâların kabûl eyleyüp kesb-i tarâvet etsinler deyüp cemî‘i kızları İşpanya kralı kızıyla taşra çıkarup üzerlerine çetr-i mülemma‘lar ve sâyebânlar kurup birkaç gün sâhil-i bahrde ayş [u] nûşa meşgûl olup bir gün cemî‘i bânûlar sünbül-i hevâ etmek içün dağ [u] râğ u bâğları geşt [ü] güzâr ederek bir hayli mesâfe-i ba‘îde yerlere giderler.
EÇS VIII 319a
Hikmet-i Bârî bir azîm yağmur yağup piyâde yürümeğe mu‘tâd edinmemiş kızlar çamurda bî-tâb u bî-mecâl kalup bi'z-zarûrî ol gece dağlarda yatırlarken hemân nısfu'l-leylde cümle pençe-i âfitâb kızlar ile İşpanya kralının kızını dahi ecinne kavmi alup gâ’ib olurlar tâ sabâha dek cemî‘i kızları kavm-i ecinne if‘âl bâbına çeküp cümle duhter-i pâkîze-ahterlerin bekâretlerin izâle edüp nâpâk ederler.
EÇS VIII 319a
Ale's-sabâh bu hâli cümle küffâr görürler kim cemî‘i bikr-i nâ-şüküfte kızların sinirlerinden kanları cereyân eder. Cümle küffâr bir yere cem‘ olup kızlardan bu hâl-i pür-melâli su’âl etdiklerinde kızlar dahi ol gece budları arasından geçen hâdisâtları ve cereyân eden dem-i fâsid-i mâcerâyı bir bir nakl etdiklerinde cümle kapudanlar ve elçiler ve gayri küffârlar melûl olup,
EÇS VIII 319a
"Âyâ ba‘de'l-yevm hâlimiz neye müncer olup İşpanya kralımıza ve Kostantin kralına ne yüz ile varup ne yüzden cevâb verelim" deyüp mağmûm ve müte’ellim olup cemî‘i kızları gemilere koyup kendüleri âlem-i hayretde kalup ol gece cümle küffâr gemilerde yatmayup karada kızlar içün kurulan çadırlara çıkup İşpanya kralının kızını taleb etmeğe gelen Kostantin kralının elçisi ve cemî‘i tevâbi‘ât [u] levâhıkâtlarıyla çadırlarda müşâvereler edüp,
EÇS VIII 319a
"Biz pâdişâhlarımıza ne cevâb verelim" deyü müşâvere-i bâ-savâblar edüp bade'l-letî ve'l-letâ hayemâtlar içre ayş [u] nûşa başlayup ol gece anlar dahi çadırlarda hâb-ı râhata yatırlar.
EÇS VIII 319a
Hemân ki nısfu'l-leyl oldukda bir kütürdü kopup niçe kerre yüz bin ecinne kavmi bu kâfirlerin sağîr ü kebîrlerine tâ sabâha dek eyle kîr-i dırâzbâz çekerler kim cemî‘i kâfirlerin götleri üzre oturmağa iktidârları kalmayup bî-tâb u bî-mecâl kalırlar.
EÇS VIII 319a
Sabâh olunca kâfirler edebde götlerinin acılarından gemilere cân atup kızların ferc-i kabîhalarına gelen hâl küffârın götlerine gelüp cümle küffâr gemilerde yüzü koyup yatup götleri üzre oturamazlar.
EÇS VIII 319a
Bu hâl üzre Suda limanında firançile çöreği yeye yeye kendülere perhîz edüp ve cümle kızlara saçıkıbrıs ile ve şâb ve mazı ile ve yarasa kuşu kanıyla kızların ferclerine mu‘âleceler edüp kızlara tenbîh ederler kim,
EÇS VIII 319a
"Sakının ahvâl-i sergüzeşt [u] serencâm-ı fercinizi Kostantin tekûrüne demeyin" deyü tenbîh ü te’kîdler edüp Suda limanından salpa demir edüp rîh-ı muvâfık ile kat‘-ı menâzil edüp Kostantin'e gelüp Sarâyburnu nâm mahalde top u tüfeng şâdımânlarından sonra İşpanya kralının kızını Kostantin'e teslîm etdiklerinde bi'z-zarûrî tekûr elçisi ve İşpanya elçisi ve kapudanları cezîre-i Girid'e kızların fercinden ve kendülerinin götlerinden geçen mâcerâ-yı hâdisâtları mâ-vaka‘ı üzre Kostantin tekûre bir bir takrîr eylediklerinde tekür-i tekrûr gülmeden hayrân olup hemân ol ân İşpanya'dan gelen elçi ile âdemlerin ve kendinin elçisiyle âdemlerin cümle dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirüp yine ol ân cümle İşpanya kızların geceletmeyüp kral kızının eline bir nâme verüp,
EÇS VIII 319a
"Bunu babana ver" deyü cümle İşpanya gemilerine kızları doldurup cümle gemileri İşpanya kıyılarına bırakdırır.
EÇS VIII 319a
Beri tarafda İşpanya kralı kızlarının hâl-i diyergûnlarından haberdâr olup cümle kızların amları doyup felâkete uğradıkların istimâ‘ etdikde cümle kızları yanına getirüp kızının elindeki Kostantin nâmesin kırâ’at edüp vâveylâ deyüp saçın ve sakalın yolup İşpanya kralına bir gayret-i nâmûs-ı hamiyyet ve âr lâhık olup (olup) kendü kızın ve gayri bin aded kızları aslâ kabûl etmeyüp cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla kalyonlara doldurup kızlıkları bozulan yere götürün deyü fermân edüp cümle kızları cezîre-i Girid'e Suda limanına bırağup cümle gemiler avm edüp İşpanya'ye gelirler. Beri tarafda cümle kızları yine ecinne kavmları alup isfakiye dağlarına götürürler.
EÇS VIII 319a–319b
Çünki bu İşpanya kızları yine 319b bu cezîre-i Girid'e kadem basup isfakiye dağlarında ecinne ile sâkin olup mukaddemâ bekâretlerini ecinne izâle etdiklerinde cümle kızlar hâmile kalup bir yıldan sonra cümle kızlar birer oğlan ve kızlar doğurup benî âdem ile ecinne evlâdı tenâsül bularak ibtidâ cezîre-i Girid'e ecinne evlâdlarından isfakiye dağının kavmi hâsıl olmuşdur kim orta boylu ve kara yüzlü ve küçük müdevver gözlü ve kara kaşlı ve küçük başlı ve kıvırcık saçlı ve iri kulaklı ve yassı burunlu ve iri dişli ve kısa boyunlu ve vücûdları post gibi tüğlü ve ayakları kısa ve iç yüzüne eğri ve tabanları yassı ve ellerinin ayaları vâsi‘ ve parmakları kalın ve yassı tırnaklı ve belleri kalın ve gâyet güçlü tüvânâ âdemlerdir kim cümle yigirmi beş bin kavimdir.
EÇS VIII 319b
Lisânları Arabîye yakın başka bir ıstılâhları vardır, ammâ Urûmca da bilirler. Ve niçe elfâz [u] ibârâtları ecinne kelâmlarıdır. Ve savtları zenbûr-ı asel gibi âvâzları var ammâ gâyet mehîb ü mahûf savt-ı hazînleri var. Bir dağ başında biri otursa öbür dağdaki âdemle be-dürüstî kelimât ederler. (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 319b
Ammâ ba‘zı evlâdları sekiz ayda ve yedi ayda dünyâya gelir, ammâ kızları kâmil bir yılda rahm-i mâderden müştak olur. Kızları sekiz ve tokuz yaşında bülûğuna erüp on yaşında vaz‘-ı haml eder. Gulâmları onunda on birinde ve on ikisinde bâliğ olur.
EÇS VIII 319b
Ekseriyyâ Girid cezîresinin âb [u] hevâsı hükmünden cümle halkının evlâd [u] ensâbları böyle hilkat üzre olup gâyet necîb ve reşîd sıbyânları vardır, ammâ hakkâ ki isfakiye keferesinin ecinneye müşâbehetleri vardır kim bir turfe hey’et-i mecmû‘a-i müdhikleri var kim görenler hayrân olup hande ederler. Ve kendüleri de dâ’imâ pişmiş koyun başı gibi sırıdup güler şeklinde gezer bir alay zeber-dest ifrît sıfat kavimdirler. Hattâ cemî‘i kâfiristânda ok yay yok iken bunların silâhları sihâm-ı kavs-i kazâ ve hişt ve harbe ve sapan ve tüfengdir. Ve gâyet şecî‘ ve zor-âver ü dilâver kefereleri vardır.
EÇS VIII 319b
Ez-în cânib ba‘dehu İşpanya kralı, kızlarının mahabbetinden niçe bin pâre gemi ile cezîre-i Girid'e gelüp kızlarının oğulların bulup Girid cezîresine cemî‘i askerin bırağup eyle ma‘mûr etdi kim gûyâ evvelde harâb olmamış gibi amâr eder tâ Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hilâfetine dek cezîre-i Girid İşpanya elinde dörd yüz yıl dur[ur]. Ol zamânda Endülüs ve Afrika Pâdişâhı Sultân Mansûr Mora Hazret-i Ömer el-Fârûk fermânıyla Mora vilâyetin ve bu Girit adası vilâyetin bin pâre yelken ile gelüp ol cezîreleri İşpanya elinden feth edüp yetmiş yedi sene kabza-i tasarruf-ı İslâmda durur.
EÇS VIII 319b
Ba‘dehu Yezîd ile imâm Hüseyin'in Kûfe hâdisesi olduğu asırda ol ma‘reke mâbeyninde yine İşpanya fürce bulup bu cezîre-i Girid'e istîlâ edüp ol dahi yetmiş yedi yıl Girid'e mutasarrıf olmuşken bi-emri Hayy [ü] Kadîr bir azîm lodoslar esüp cümle kurâ ve kasabâtlar ve kılâ‘ların berbâd edüp yine cezîre-i Girid harâb oldu.
EÇS VIII 319b
İki kerre böyle lodos sarsarından ve iki kerre asker darbından bu cezîre berbâd olup âhıru'l-emr lodos-ı şedîd şiddetinden bu cezîrenin lodos cenûb câniblerin ahâlî-i vilâyet bırağup beri şimâl cânibi ki Hanya ve Retime ve Kandiye tarafları ve Küçük kal‘a ve Apokoron ve Kisoma taraflarında yetmiş yedi aded irili ve ufaklı kılâ‘lar yapup ma‘mûr olmağa başlayup evvelkiden ziyâde müzeyyen ve ma‘mûr ederler. Hakîkatü'l-hâl hakîr bu cezîreyi seyâhat ederken lodos rûzgârı tarafında ibret-nümâ harâb kalmış kal‘a esâsları var kim her biri birer gûne hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sûr-ı üstüvâr eserleri var ammâ hâlâ lodosdan durulmak muhaldir, ammâ yıldız cânibi hâlâ dahi ziyâde ma‘mûrdur.
EÇS VIII 319b
Ba‘dehu İşpanya elinden bir hîle ile Venedik Frengi alup yedi yüz yetmiş yedi yıl ellerinde durup hamd-i Hudâ bin yetmiş yedi târîhinde Sultân İbrâhîm Hân asrında fethine mübâşeret olunup be-dest-i Silihdâr Gâzî Yûsuf Paşa kal‘a-i Hanya feth olduğuna târîhdir:
EÇS VIII 319b
(---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)Kuvvet-i bâzû-yı sultân ile alındı Girid[Sene] (---)
EÇS VIII 319b–320a
Ba‘dehu cümle cezîre yigirmi yedi yılda kabza-i tasarrufa girüp ancak Suda limanı içre Suda kasteli ile kal‘a-i Kandiye kaldı. Ba‘dehu sene 1077 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn İbrâhîm Hân asrında Sadrıa‘zam vezîr ibn vezîr Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa fethine mübâşeret edüp günden güne ziyâde 320a ceng-âşûb olup hamd-i Hudâ üç yıl savaş-ı perhâşdan sonra sene 1080 târîhinde sulh ile fethinde bu abd-i ahkar hâzır olduk.
EÇS VIII 320a
Ve eğer bu cezîre-i Girid'in ahvâllerine vâkıf olduğumuz kadar mâ-vaka‘ı üzre evsâfın tahrîr etsek bir mücelled tevârîh olur, ammâ kasdımız tevârîh olsun deyü ıstılâhât [u] ibârât ile tahrîr etmeyüp ancak bir müsevvedât olsun içün böyle tesvîd ü terkîm edüp ancak seyâhat ile temâşâ etdiğimiz âsâr-ı binâları alâ kadri'l-imkân tahrîre cür’et edelim.