EÇS VIII 324a–324b
El-hâsıl bu bâğ-ı İrem'i mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf eylesek bir mücelled kitâb-ı müstetâb olur. Ancak bu bâğı gören ârif-i billâh "Bu kâr-ı insândır kim ol za‘îf mahlûkun kasîr ömründe sa‘y-i kûşiş ile böyle bir bâğ-ı İrem yapalar yâ ol bizi ve 324b bunu lafz-ı kün ile halk eden Hallâk-ı âlem ve bizi bir katre cîfe menîden halk eden Cenâb-ı Bârî'nin cennet-i Me’vâ ve cennet-i Illiyyîn ve Adn-ı firdevs-i huld-i berîni ve uçmak bâğları içre neler yaratmıştır" deyüp dâr-ı fânînin bu bâğlarına meyl ü rağbet etmeyüp dâr-ı bâkîde bâkî merâm içre karâr etmeğe üzleyüp terk [ü] tecrîdlik isteriz. Allâhümme yessir.
EÇS VIII 324b
Ez în-cânib yine bu bâğ-ı Merâmdan garb cânibine 3 sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 324b
Menzil-i sahrâ-yı Ovacık: Bu dahi cezîre-i Girid'de bir belli başlı bir vâsi‘ mahsûldâr sahrâdır kim ba‘zı yerlerinde dânedâr pirinci hâsıl olur kim Mısır'ın Menzile ve Fereskür ve Birimbâl pirincinden latîf ve berrâk pirinci hâsıl olup Kandiye vüzerâlarına hâss-ı hümâyûn kayd olunup harâcları Kandiye neferâtlarının aklâmı tahrîr olunup bu sahrâdan yine cânib-i garba 7 sâ‘atde,
EÇS VIII 324b
Menzil-i Çınârlıdere: Bu dahi bir âb-ı hayât deredir. Kenârında âb [u] hevâsı latîf müselmân köyleri olup hammâm ve câmi‘ ve mesâcidleri nev binâ olundu. Hattâ bu nehr-i uyûnun kenârında bî-hisâb su değirmenleri var kim Âl-i Osmân askerin bu değirmenler toyururdu. Ve bâğ u bâğçeleri ve müşebbek bostânları cihânı dutmuşdur. Ve bu ayn-ı zülâl tâ Arhonoz dağlarından gelüp Eski Kandiye dibinde deryâya mahlût olur. Ammâ Eski Kandiye'yi Mağrib-zemîn pâdişâhı Sultân Mansûr feth edüp hâke berâber münhedim etmişdir. Hâlâ niçe bin yerlerde eser-i binâları zâhir ü bâhirdir.
EÇS VIII 324b
Andan yine leb-i deryâ ile cânib-i garba bir sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 324b
Nazarete limanı: Kandiye kal‘asından beş bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir taşlık yerde kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir kim Deli Hüseyin Paşa Kandiye'yi muhâsara etdikde sehel berbâd etmiş, ammâ şimdi sadrıa‘zam fermânıyla bir dervîş bu hânı bir tekye-i dervîşân etmeğe me’zûn olmuşdur. Ammâ bu Nazarete küffâr zamânı cümle bâzergânlar Rûm u Arab u Acem'den ve Dib Frengistân'dan metâ‘larıyla gelüp bu hânda mihmân olup kâmil kırk gün oturup eğer tâ‘ûnları var ise pâk olmayınca kal‘aya komayup kırk günden sonra korlar. De’b-i küffâristân cümle böyledir. Anıniçün her şehirlerinin taşralarında böyle bâzergân müsâfirîn-i nazareteleri vardır.
EÇS VIII 324b
Menzil-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i Kandiye'ye dâhil olup bu mahalde altı yüz altmış mîl Girid cezîresi seyâhati kâmil üç ayda tekmîl oldu. Hamd-i Hudâ ve's-selâm cümle Girid cezîresinde 861 aded kurâlar ve cümle yigirmi beş aded kılâ‘lar ve cümle iki yüz aded kasabâtları muharrir beğ efendimizle tahrîr edüp cemî‘i amâristânları on gûne tahrîr etdik.
EÇS VIII 324b
İbtidâ isfakiye dağlarını ve cemî‘i arâzî-i mahsûlâtların ve cümle yigirmi beş bin aded re‘âyâ vü berâyâların harâcları dahi cümle Mekke ve Medîne surresi olmak içün tahrîr olundu.
EÇS VIII 324b
İkinci nev‘a tahrîri cümle vüzerâlar ve mîr-i mîrânlara hâss-ı hümâyûnlar tahrîr olundu.
EÇS VIII 324b
Üçüncü gûne tahrîri cemî‘i erbâb-ı tîmâra cümle on bir bin altmış aded tîmâr ve hisse tahrîr olundu.
EÇS VIII 324b
Dördüncü nev‘a terkîmi cemî‘i câmi‘-i selâtîn ve vüzerâ vü vükelâ evkâfâtları tahrîr olundu.
EÇS VIII 324b
Beşinci tahrîri cümle yüz elli aded ze‘âmet serbest kurâları tahrîr olundu.
EÇS VIII 324b
Altıncı nev‘a tastîri pâdişâh-ı âlem-penâh hâssı kurâları tahrîr olundu.
EÇS VIII 324b
Yedinci gûne tahrîri mu‘âf [u] müsellem Rûm arhondalarının ve milota {nâm} Rûm defterdârlarının kurâları tektîb olundu. Ve,
EÇS VIII 324b
Sekizinci gûne tahrîri ketebeler(?) ve mâl defterdârları ve defter kethudâları ve çavuşlar kethudâsı ve yeniçeri ağaları hâsları tesvîd olundu. Ve,
EÇS VIII 324b
Tokuzuncu nev‘i cümle ocak ağalarının ve cümle çorbacıların serbest köğleri tescîl olundu. Ve,
EÇS VIII 324b
Onuncu nev‘a tahrîri (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) tenmîk olundu. (---) (---) (---) (---).
EÇS VIII 324b
Der-fasl-ı tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı cezîre-i Girid
EÇS VIII 324b
İmdi ey ihvân-ı vefâ Âl-i Osmân eline henüz bir Mısır gibi vilâyet dahi girdi, zîrâ rûy-ı arzda her ne gûne şey hâsıl olursa bu cezîre-i Girid'de beş kat ziyâde nebâtât [u] giyâhât müsmirâtlar hâsıl olur.
EÇS VIII 324b
Evvelâ dehkânîler zemîne bir kîle buğday zirâ‘at edüp ba‘zı yerlerinde bir kîle buğdaydan yüz kîle gendüm-i hâs dânedâr hâsıl olur. Bunun kîlesine mahsar(?) derler. Mısır'da erdeb derler. Diyârbekir ve Erzurûm'da somar derler. Bağdâd'da tağar derler. Rûm'da kîle derler. Ammâ bu Girid'in mahsarası (---) vukıyye gelir. Lâkin arpası ve sâ’ir hubûbât bukûlâtları az olur. Ammâ balı memdûh-ı âlemdir kim Atina vilâyetinin balı gibi misk-i amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibeleri olup kırk gûne asel-i musaffâsı olur.
EÇS VIII 324b
Ve kırk gûne zeytûnu olur kim dahi salamura olup perverde olmadan tâze iken hurmâ gibi lezîz tenâvül olunur. Ve su(?) zeytûnyağı bir diyârda yokdur. İllâ Mağrib-zemînde susa yağı meşhûrdur. Ve tereyağı ve pembesi ve kebbâtı ve inciri ve üzümü ve nârı ve şeftâlûsu ve kaysı ve zerdâlûsu ve gayri âlûsu ve sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbâtlarının envâ‘ı hisâbların Cenâb-ı Bârî bilür.
EÇS VIII 324b–325a
Gerçi sevâhil vilâyetdir ammâ isfakiye dağıyla tâ cezîre-i Girid'in ortasına vâki‘ olup kûh-ı Elburz'dan nişân verir bir kûh-ı bâlâ-yı ser-bülenddir kim yaz u kış karı ve âb-ı zülâli eksik değildir. Kestânesi ve kızılcığı ve yayla kirazı ve ahlat emrûdu ve muşmula ve üvezi ve yedi veren üzümü 325a yaz u kış eksik değildir. Ve nârı ve zeytûnu ve çimşiri ve kızılcığı ve servi dırahtları cihânı dutup bu vilâyetin cemî‘i kerasteleri cümle servi ağaçlarındandır. Gayri iklîmde olmayan nebâtâtların envâ‘-ı şükûfeleri bunda mevcûddur.
EÇS VIII 325a
Bâ-husûs bir salkım üzümü on yedi ve yigirmi ve yigirmi beş vukıyye gelir ve bir ayva bir vukıyye gelir ve bir şeftâlû yüz dirhem ve kaysı altmış dirhem ve inciri elli dirhem ve şeker inciri yigirmi dirhem gelüp kırk gûne zeytûnu olur.
EÇS VIII 325a
Evvelâ üç yerde bakır ve bir yerde altun ve iki yerde gümüş ve kurşum ve demir ve yedi yerde tuz ve kırk yerde güherçile ve üç yerde şeb ma‘denleri ve yedi yerde alçı taşı ma‘denleri cümle taşları kireç ma‘denleridir. Ve zernîh ma‘deni ve katrân ve zift ve kara neft ve kükürd ve kitre ve iricna ve şâb ve gil ve kilarmeni ve lâden ve balmûmu ve niçe bunun emsâli emsâli gûnâ-gûn ma‘âdinlerden cümle yüz yetmiş gûne ma‘denleri hâsıl olup cümle mîrî kayd olunup her biri hâlâ iltizâmdır.
EÇS VIII 325a
Ve dahi isfakiye dağları üç yüz mîl alarka deryâdan nümâyândır kim bu kûh-ı ser-bülend üzre seksen yedi pâre şehir-misâl kurâlar Mekke ve Medîne'ye tahrîr olunmuşdur. Ve Sultân Mansûr bu cezîre-i Girid'i feth etdikde yetmiş yedi sene kabza-i tasarruflarında iken Arab tâ’ifesi bu isfakiye keferelerinden kızlar alup içlerine Arab karışdıklarından hem Arabî ve hem Rûm-ı Yûnânî lisânı tekellüm edüp silâhları ok yay ve tüfeng ve sapandır. Ve bu isfakiye dağları gâyet sa‘b ve halkı gâyet şecî‘ olmak ile cemî‘‘i zamânda Venedik kralına belî demeyüp ba‘de'l-feth Âl-i Osmân'a harbe ucuyla itâ‘at edüp aslâ meteris hidmetine gelmemişlerken zor-ı bâzû ile meterislere girüp cebbâr küffârları cümle meterislerde ve lağımlarda mürd olup gayrileri cümle mutî‘ [u] münkâd oldular.
EÇS VIII 325a
İsfakiye dağları boğazlarındaki kal‘aları beyân eder
EÇS VIII 325a
Evsâf-ı kal‘a-i Amiyorı: Gâyet metîn kal‘adır. İsfakiye keferesin mutî‘ [u] münkâd etmek içün sene (---) târîhinde gâzî ve şehîd Deli Hüseyin Paşa içinden küffârın çıkarup kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim edüp isfakiye'nin şark tarafı boğazında bir sarp yerde vâki‘ olmuşdur. Andan,
EÇS VIII 325a
Evsâf-ı kal‘a-i Ayolonya: Sene-i mezbûrede Küçük Hasan Paşa yigirmi bin yiğit ile gidüp kuvvet-i bâzû ile feth edüp içindeki küffârların esîr-i kayd-ı bend-i zencîr edüp niçe bin küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘ayı câ-be-câ münhedim etmiş ammâ aceb mahbûb u musanna‘ ve şîrîn kal‘a imiş.
EÇS VIII 325a
Evsâf-ı kal‘a-i Semâne: Arab binâsıdır. Sekiz kullesi olmak ile Sultân Mansûr ismine Semâne kal‘ası demişler. Ba‘dehu isfakiye küffârı istîlâ edüp yine Sultân Mansûr feth edüp câ-be-câ yerlerin rahnedâr etmişdir, ammâ gâyet müzeyyen ve şîrîn kal‘adır.
EÇS VIII 325a
Andan yine isfakiye dağının maşrık tarafına 5 sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 325a
Evsâf-ı kal‘a-i Amiyaroz: Bunu dahi sene (---) târîhinde Mendî(?) Efendi re’yiyle Hüseyin Paşa feth edüp münhedim etmişdir, ammâ bir küçük kal‘acıkdır.
EÇS VIII 325a
Bu isfakiye'nin cânib-i erba‘asında dörd aded boğazlardan girilir yerlerindeki bu dörd aded mezkûr kal‘alardan gayri yerlerden isfakiye dağlarına benî âdem girmek muhâldir. Ve bu dörd aded boğazlarda bu dör[d] aded pâre kal‘a-i metîneler feth olmayınca isfakiye kâfirleri itâ[‘at] etmemişlerdi.
EÇS VIII 325a
Ve bu cezîrelerinin şarkı ve garbı ve cenûbîsi taraflarında cereyân eden sağîr ve kebîr üç yüz altmış aded enhârlardır. Cümlesinin menba‘ları bu isfakiye dağlarından hurûc edüp cezîre-i Girid arzına müstevlî olurlar. Ve bunlardan mâ‘adâ cereyân eden üç yüz aded derecikler ba‘zı kayalardan zâhir olup azîm sulara mahlût olur. El-hâsıl cümle cezîrelerinden âb-ı revânları altı yüz altmış altı aded sağîr ve kebîr sulardır, ammâ altısı acı sular nâmıyla ma‘rûflardır. Meselâ mezkûr Acısu kal‘ası dibinden cereyân eder cümle altı aded acı sulardır, mâ’adâları âb-ı hayâtlardır.
EÇS VIII 325a
Ve cümle sekiz yüz altmış aded ma‘mûr kasaba-misâl kurâlardır. Ve cümle yigirmi dörd aded kastellerdir. Ve cümle hâlâ yigirmi dörd kadılık yerdir kim dahi kadıları hükûmât etmeğe başlamadılar.
EÇS VIII 325a
Ve cümle toksan yedi bin aded re‘âyâ kalup mâ‘adâsı Kandiye altında savaş-ı perhâşda mürd oldular. Ammâ arhonda keferelerinin defterleri üzre bu cezîre dest-i keferede iken altı kerre yüz bin benî âdem ile bu cezîre memlû imiş. Hâlâ cümle yetmiş bin avret defter olunmuşdur. Ve cümle yüz elli iki bin ümmet-i Muhammed askeri yazılmışdır. Ve cümle yedi bin aded Rûm'dan müselmân olma bozma tâ’ifesi kalmışdır, ya‘nî Girid kefereliğinden müselmân olmuşlardır.
EÇS VIII 325a–325b
Ve cümle on yedi aded ma‘mûr askerli kal‘alar kalmışdır. Ve cümle iki bin sekiz yüz aded küheylân atlar kalmışdır. Ve cümle yetmiş bin katır vardır. Ve cümle iki kerre yüz bin ve altmış üç bin aded câmûs ve sığır kalmışlardır. Ve hâlâ mîrî kırk katâr develer kalmışdır. Ve cümle altmış kerre yüz bin koyun ve keçi vardır. Ve cümle dörd kerre yüz bin aded 325b eşekler tahrîr olunmuşdur.