EÇS VIII 330a
Evvelâ Eğribozlu Köse Semiz Alî Paşa'ya Sadrıa‘zam dîvân-ı pâdişâhîde bir semmûr kürk geydirüp,
EÇS VIII 330a–330b
"Sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh seni Manya gazâsına serdâr etdi" deyüp tenbîh [ü] te’kîdler edüp on iki pâre kadırgalar ile deryâ paşalarından Mahmûd Paşa'ya ve Maryoloğullarından Mustafâ Paşa ve Abdî Paşa ve 330b Hasan Paşa ve Cığaloğlu ve sâ’ir deryâ beğleri âmâde olup bir oda yeniçeri ağası ve bir ota topçular ağası ve bir ota cebeciler ağası ve beş aded sancak beğleri ta‘yîn olunup evvelâ Mora paşası Hasan Paşa ve Misistre sancağı ve Eğriboz sancağı ve İnebahtı sancağı ve Karlıeli sancağı ve Yanya sancağı ve Tırhala sancağı paşaları askeriyle ve cümle tîmâr ve ze‘âmet erbâbları cümle cebelü askerleriyle ve bu altı aded sancaklarda olan yüz on aded kılâ‘ların nısf askerleriyle ve bu altı aded mezkû[r] sancakların yüz elli aded kadılık yerde (binden ve) binden yüz bine varınca eli berâtlı tekâlîf-i örfiyye müslim ve müsellem olan sığâr u kibâr yeniçeri ve topçu ve cebeci ve kuloğlu ve gayri kullar ki ol kazâlarda sâkinlerdir, cümle ata dona ve bisâta mâlik olup askerî geçinen altı sancak yerde on iki bin asker dahi Manya gazâsına me’mûr olup altı aded mezkûr sancaklarda on iki bin aded re‘âyâ vü berâyâlar ve ırgat ve neccâr ve bennâ ve çerâhorlar Manya'ya gelüp taş ve kireç ve keraste taşımalarıyçün emr-i şerîfler Serdâr Alî Paşa'ya fermân-ı âlîşânlar verilüp yine kendinin iki pâre kadırgalarıyla ve oğlunun iki pâre kadırgasıyla Alî Paşa'ya Mora eyâleti ser‘askerlik ile ihsân olunup Moralı Zekeriyyâ Efendi ordu kadısı ta‘yîn olunup fermân-ı şehriyâriyle mâl defterdârı ve ordu emîni ve nüzûlât emîni ve sürsat ağaları ta‘yîn olunup bu abd-i kemteri dahi Sadrıa‘zam huzûruna kığırup Kandiye altında fetihnâme tahrîr etdikde,
EÇS VIII 330b
"An-karîb seni bir işe mübâşir ideriz, dediğim işde bu gündür kim cümle guzât-ı müslimîne Manya gazâsında hidmet edüp nüzûlât sürsat kitâbetin edüp cemî‘i guzâtın ta‘yînâtların istikâmet üzre verüp inşâallâhu Te‘âlâ ba‘de'l-feth kal‘a binâ olundukda kal‘alara târîhleri mermerler üzre kazup ve kal‘aların resimlerini mâ-vaka‘ları üzre cemî‘i ebrâcları, dervezeleri ve tabyalarıyla ne eşkâlde inşâ olunduğunun tasvîrler[in] müzehheb ile tahrîr edüp pâdişâhımız içün ve inşâallâh bizim içün câmi‘ler binâ olundukda ilm-i mîkât üzre be-dürüstî kıblelerin râst edüp musanna‘ târîhler idesin" deyü niçe bunun emsâli teklîf-i mâ[lâ]-yutâk teklîfler etdikde havfimden "Yok" diyemeyüp "El-emrü emrüküm" dedikde hakîre bir kîse harc-ı râh ihsân olunup beleğan mâ-belağ ta‘yînâtlar dahi in‘âm olunup hakîri Sadrıa‘zam, Serdâr Alî Paşa'ya "Evliyâ'yı gözet" deyü sipâriş buyurdular.
EÇS VIII 330b
Bu hakîrin Mora'da esbâbları ve hüddâmları [ve] atları olduğundan Mora'ya gitmeden ve bir kîse guruş ihsândan hazz etdim, ammâ üç yıl Kandiye gazâsın şeb [ü] rûz çeküp kuş-ı cânım gücile halâs etmişken tekrâr soluk almadan bir dahi Manya gazâsı cengine gitmeği müşâhede edüp,
EÇS VIII 330b
"İlâhî havl-i kuvvet [ü] kudret sendendir, suhûletle şu Manya vilâyetin feth etmeği müyesser eyle" deyü bir teveccüh-i tâm edüp tevekkül-i Hak oldukda sad[rı]a‘zam hakîre bir hil‘at-i fâhire geydirüp cümle a‘yân-ı kibârdan harc-ı râh ihsân [u] in‘âmlar alup cümle velî-ni‘am efendilerimizle vedâ‘laşup husûsan Sadrıa‘zam kethudâlığından çıkma Haleb vâlîsi İbrâhîm Paşa'ya Karakaş Alî Paşa Konya'dan Mısır sadaka olunmuşdu. Anların dahi ihsânın alup,
EÇS VIII 330b
"Evliyâm elbette bana Mısır'a gelesin seni Ka‘be'ye göndereyim" deyü buyurdular.
EÇS VIII 330b
İşbu sene 1081 târîhinde Manya vilâyeti gazâsına gitdiğimiz menâzilleri ve cezîreleri beyân eder
EÇS VIII 330b
Evvelâ bism-i İlâh ile cezîre-i Santoron'dan mâh-ı Muharrem'in onuncu çehârşenbe gün sadrıa‘zamdan on iki pâre kadırgalarla ve otuz pâre balkarmata {nâm} firkatelerle ayrılup başka bir top u tüfeng şâdımânları edüp cezîre-i Santoron'dan cânib-i garba yigirmi mîl gidüp,
EÇS VIII 330b
Menzil-i cezîre-i Hırıstiyânlar: Donanmamızla bunda lenger endâht olup temâşâ etdik. İki aded adacıklar. Andan gece ile azîm fırtınalar çeküp hamd-i Hudâ halâs olduk. Bu cezîrecikler ma‘mûr değillerdir. Birisi yedi mîldir, birisi beş mîldir ve bî-nef‘ kayalı ve suzuz adacıklardır, ammâ a‘lâ yatak yerleridir.
EÇS VIII 330b
Cezîre-i inyoz: Tokuz mîl ihâta eder bir şîrîn adadır. Ve bâğ u bâğçeli ve ma‘mûr kurâsı olup âb [u] hevâsı gâyet latîf olup kal‘ası olmayup sekiz rûzgârdan emîn bir vâsi‘ limanı var kim yüz pâre gemiler alır.
EÇS VIII 330b
Sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Sakız cezîresin feth eden Koca Piyâle Paşa bu cezîreyi Venedik elinden feth edüp hâlâ Süleymân Hân'ın tahrîri üzre eyâlet-i Kapudan Paşa olup hâssıdır kim başka hâkimi vardır ve yüz elli akçe kazâdır. Mâ-tekaddem müselmânları var imiş, ba‘de tağyîri's-sulh kadısı ve müselmânları ve ağası harâccısı firâr edüp kâfiristân olmuşdu.
EÇS VIII 330b–331a
Hâlâ Kandiye feth olduğu ânda cümle 331a müselmânları ve kadı ve ağaları gelüp mansıb-ı âlîlerine ve herkes hânedânlarına mutasarrıf olmuşlar. Ammâ re‘âyâ kefereleri Malta ve Manya keferelerinden eşedd Rûm-ı bûm kefereleri vardır, ammâ şimdi kefereleri bize istikbâle çıkup vâfir hedâyâlar getirüp mutî‘ münkâd olup Manya fethine ırgat ve neccâr ve bennâ ve mühimmât getirmeleri fermân olunup bir gece anda müsâfir olup cezîreyi seyr [ü] temâşâ etdik. Bu Değirmenlik cümle üç aded adalardır. Birine,
EÇS VIII 331a
Cezîre-i Liminoz derler, şark tarafına bir mîl ba‘âd cezîrecikdir. Andan garb tarafına bir mîl mesâfe,
EÇS VIII 331a
Cezîre-i Küçük Değirmenlik; ammâ bu ma‘mûr değildir. Ancak gayri adaların koyunları ve keçileri otlayup acâ’ib ü garâ’ib siyâh değirmen taşı ve mâvî taşları çıkar, acâ’ib ma‘âdindir kim cemî‘i diyâra değirmen taşları bundan gider. Ammâ,
EÇS VIII 331a
Büyük Değirmenlik adası: Dâ’iren-mâdâr seksen mîl ihâta eder. Birkaç pâre Urûm köğleri var, gâyet ma‘mûr kurâlardır lâkin cümle Urûm re‘âyâları Freng şapkası gibi siyâh Eflâtûniyye geyer ankâ bâzergân kefereleri vardır. Kal‘ası evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kaya üzre bir sarp küçük kal‘acıkdır. Ammâ cümle neferât kulları keferelerdir, ammâ top u tüfeng ve cebehâneleri yokdur. Şimâle nâzır bir hudâyî limanı ve âb-ı hayât suları ve lezîz kuyuları ve iki yüz pâre gemi alur limanı vardır. Her zamân yaz u kış bu limanda Venedik donanması yatup etrâf adaları urup harâb u yebâb edüp harâc alırdı. Gâyet mahsûllü mahbûb adadır kim lodos cânibleri beyâz yarlı yerlerdir. Dağları cümle kırmızı yalçın kayalardır ve kâfirleri gâyet mel‘ûndan eşedd mel‘ûnlardır. Andan ana muttasıl,
EÇS VIII 331a
Cezîre-i Liminoz'da sulanup temâşâ etdik. Bunda dahi deryâdan bir ok menzili ba‘îd bir bayır üzre bir köhne kal‘ası var. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve cümle kârgîr binâlı dâr-ı menhûs hâneleri var. İçinde kulu ve cebehânesi bunun dahi yokdur, ammâ bu ada kefereleri Venedik küffârı donanması havfinden kal‘a içine girüp mütehassın olurlar imiş. Kal‘anın ağaçlardan kapuları olup handaksız bir kal‘acıkdır. Taşrasında bir ma‘mûr taş binâlu köyü vardır. Bunun dahi Büyük Değirmenlik gibi yel değirmenleri çok olduğundan Değirmenlik cezîresi derler. Kulle-misâl âsiyâb-ı bâdlardır. Bunda dahi âb-ı hayât sular ve kuyular ve cümle kal‘a-misâl evlerde su sarnıçları vardır.
EÇS VIII 331a
Bu cezîre-i Liminoz kal‘asın dahi seyr [ü] temâşâ edüp sulanup gitmek sadedinde iken üç pâre paturuna nâm kâfir kalyonları önümüz alup vâfir kovdu. Hemân donanmamız gemilerinde Serdâr Alî Paşa üzerlerine avanta edince hamd-i Hudâ küffâr bir tara[fa] pocalayup bizler hâzır-bâş bulunup eyyâmımız dahi müsâ‘id olup bir tarafa bizler de gidüp küffâra eyyâm muhâlif olup yelkenlerin ısdınkalarına urup serdemend yatdılar.
EÇS VIII 331a
Hamd-i Hudâ ne anların bize ve ne bizim anlara bir zararı isâbet etmeyüp biz dahi bire meded Allâh deyüp giderken hemân cezîre-i Liminoz değirmenlerinin burnundan önümüze bir kâfir firkatesi çıka geldikde derhâl küffâr donanmamızı görüp bir cânibe pocalayup firâra yüz dutucak hemân ol ân Zekeriyyâ Efendi serdâra
EÇS VIII 331a
"Bire meded sultânım! Şu kâfirlerin üstlerine varup şu firkateyi alalım" dedikde serdâr eyitdi:
EÇS VIII 331a
"Şimdi biz anı kovsak ol firkate gerüdeki kâfir kalyonları üzre düşüp ceng-i azîm olmak iktizâ eder" deyüp yine orsa orsa küffâr firkatesi üzre varırken hakîkatü'l-hâl firkate bir yelken dahi açup ân-ı vâhidde kuş gibi uçup mukaddemâ görünen kâfir kalyonlarının yanlarına doğru gitdi ve cemî‘i küffâr cengâverleri küre[ğe] girüp ka[lyo]nlara cân atdı. Bu mahalde bizim gemilerde olan guzât-ı müslimîn meşveret edüp
EÇS VIII 331a
"Bunu kovmak ma‘kûl değildir. Belki deminki kalyonların firkatesidir ve belki sulh [u] salâh içün tecessüs eder firkate ve kalyonlardır" dediklerinde taraf taraf,
EÇS VIII 331a
"Ma‘kûldür, yolumuzdan kalmayalım. Hemân erken bir limana girelim" deyüp pupa lodos rûzgârıyla 21 mîl gidüp,
EÇS VIII 331a
Der-sıfat-ı eşkâl-i cezîre-i Şifnoz: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Palak Mustafâ Paşa kapudan iken feth etmişdir. Hâlâ Kapudan Paşa eyâletidir. Hâkimi ve kadısı ve nâ’ibi olup ma‘mûr cezîredir. A‘lâ yataklı limanı ve bir metîn kal‘ası ve bâğları ve bâğçeleri ve âb-ı hayât suları ve dağlarında keçileri (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VIII 331a
Bu cezîre-i Şifnoz girdâ-gird yigirmi mîldir ve yigirmi mîle karîb yıldız üzre gidüp,
EÇS VIII 331b
Andan yine lodos ile gidüp kâmil otuz mîlde eyyâm-ı müsâ‘id ile,
EÇS VIII 331b
Der-vasf-ı cezîre-i Ermiye: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Kâsım Paşa Anapoli ve Benefşe kal‘asın feth etdiği sene bunu dahi Venedik elinden feth edüp Kapudan Paşa hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır.
EÇS VIII 331b
Der-manzara-i cezîre-i Kargacık: Bir vîrân ıssız adadır ammâ mukaddemâ amâr imiş. Mora cezîresinin Benefşe kal‘asından bu ada seksen mîldir kim görünür. Andan yine lodos ile elli mîl Mora kıyıları görünüp,
EÇS VIII 331b
Cezîre-i Çamlıca: Mâ-tekaddem yetmiş yedide tavsîf olunmuşdur.
EÇS VIII 331b
Andan cezîre-i Doluca adaları arasından geçüp Anapoli körfezi içinde Tolom adaları önünden geçüp sekiz mîl dahi yıldıza gidüp sene 1081 mâh-ı Muharrem'inin on ikinci Cum‘a gün hamd-i Hudâ toplar ve tüfengler atup şâdımânlar ederek,
EÇS VIII 331b
Menzil-i kal‘a-i liman-ı Anapoli'ye girüp lenger-endâht olup cümle konaklara girüp vâsıl-ı selâmet olduk el-hamdü lillâh.
EÇS VIII 331b
Mâ-tekaddem yetmiş yedide cezîre-i Girid'e geçerken bu kal‘a-i Anapoliye ta‘rîf ü tavsîf olunmuşdur. Hamd-i Hudâ üç yıldan berü beş aded atlarımız ve üç aded gulâmlarımız ve cümle esvâblarımız bî-kusûr ve lâ-kesîr bulup Alî Paşa efendimiz dellâ[la] nidâ etdirüp her me’mûr olan sancaklara ve kılâ‘lara kapucubaşıların gönderüp Manya seferi mühimmât [u] levâzımâtların görüp sâ’ir kadırgaları limana bağlayup,
EÇS VIII 331b
"İnşâallâhu te‘âlâ ba‘de'l-feth Manya limanına dolaşup fermânım üzre gelesiz" deyüp tenbîh ü te’kîdler edüp sâ’ir mühimmâtları hâzır etmeğe mübâşeret etdikde hakîr Zekeriyyâ Efendi ile,
EÇS VIII 331b
Sürsat zahîresiyçün Gördüs kazâsına gitdiğimiz yolları beyân eder