EÇS VIII 340b
Evvelâ Kakiskala dağından yokuş aşağı cânib-i garba enerken el-ıyâzen billâh âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Hudâ-yı Müte’âl rahmet eyleye şehîd ü gâzî Durak Paşa İnebahtı beği iken bu Kakiskala dağına niçe bin re‘âyâ vü berâyâları üşürüp ve kendü kadırga forsa esîrler bu dağa döküp eyle tathîr etmiş kim iki araba yan yana gider. Ve deryâ taraflarına korkuluk dîvârlarını kârgîr binâlar ile inşâ etdirüp iki sâ‘atlik sarp dağları sâfî kaldırım döşeyüp bir hayrât-ı azîm etmiş kim ta‘bîr ü tavsîf olunma[z]. Anı refâhiyyet ile ubûr edüp (---) sâ‘atde,
EÇS VIII 340b
Yılan çayı: Bir çay-ı azîm bir ulu nehirdir kim ibtidâ tulû‘ı tâ Kerbeneş dağlarından hurûc edüp bu mahalden ubûr edüp Galata ile Bihor kasabası mâbeyninde Körfez deryâsı'na mahlût olur. Ammâ üç ay kâmil bu nehir gemilerle geçilir, sâ’ir zamân atlar ile geçilmek mümkindir.
EÇS VIII 340b
Bu mezkûr nehir kenârınca 4 sâ‘at garba Küçük Kakiskala dağının iç yüzünde gidüp 2 sâ‘atde,
EÇS VIII 340b
Karye-i Galata: İnebahtı kurâlarındandır, ammâ İnebahtı hudûdu Yılan çayında tamâm oldu. Ve bu Galata nâm karye yüz evli bir ma‘mûr bâğ u bâğçeli ze‘âmet kerefe köyüdür.
EÇS VIII 340b
Andan Yılan çayın atlar ile anâ-yı derd-i ser çekerek ubûr edüp karşu kenârında bir düz yerde,
EÇS VIII 340b
Karlıeli sancağı hudûdunda ve Yılan çayı kenârında iki yüz aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli bir şîrîn kasabadır. Bir kiremit örtülü câmi‘i ve on aded dükkâncıkları var. Gayri hân u hammâmları ve imâretleri yokdur. Vezîria‘zam hâssı olup Anatolkoz hâkimi zabt edüp Bihor yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Kâhîce İnebahtı kazâsına ilhak olur.
EÇS VIII 340b–341a
Halkı cümle balıkçılar ve bâğbânlardır 341a kim ıstafilya dedikleri çekirdeksiz hurde ve siyâh kuş üzümü bunda hâsıl olup kurusun gemilerle Dib Frengistân'a götürürler.
EÇS VIII 341a
Ve kefal balığı yumurtası olur kim gûyâ akîk-i Yemenî olup sarı balmûmuna batırup bu dahi Frengistân'a gidüp kırk elli dirhem gelir bir yumurtayı bir altuna verirler. Misk gibi râyihası olup gâyet mukavvîdir.
EÇS VIII 341a
Ve latîf zeytûnu olur. Dağlarında tut ağaçları çok olduğundan ipeği Acem diyârının Lahîcan harîrinden nerm ü latîf ibrîşimi olup cümle halkı Mora halkı gibi ipekçilerdir, zîrâ harîr mahsûl-i azîmdir kim Frengistân'a götürürler. Bu kasabanın şimâlinde bir ok menzili ba‘îd,
EÇS VIII 341a
Tekye-i (---): Bir bâğ-ı İrem-misâl mesîregâh-ı tekye-i Bektaşiyân'dır kim hareminde ve etrâf bağında serâmed serv dırahtlarıyla müzeyyen olup âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür, ammâ hâlâ fermân-ı pâdişâhiyle bir şeyh-i Halvetî gelüp mutasarrıf olup sâkindir.
EÇS VIII 341a
Andan cânib-i garba Durak Paşa oğlu (---) Paşa ve Alî Efendi ve Ebu's-su‘ûd Ağa çiftliklerin (---) sâ‘atde mahsûllü ma‘mûr yerler ile geçüp,
EÇS VIII 341a
Lisân-ı Rûmda (---) (---) demekdir. Karlıeli sancağında Angili kasrı kazâsı nâhiyesidir. Deryâ kenârında bir kumsal yerde gûyâ bir ada-misâl bir mahaldir. Vezîria‘zamların Anatolkoz hâssına hükûmeti ilhâkdır kim emîn zabt eder.
EÇS VIII 341a
Cümle üç yüz aded kiremitli müselmân ve kefere evleridir. Bir câmi‘i ve bir mektebi ve bir sûhtevât medresesi ve on dükkânı ve bir tekyesi ve bir hânı ve bir hammâm-ı sağîri var, gayri imâretleri yokdur, ammâ bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur. Bunun dahi cümle halkı ıstafilya üzümü ve balık yumurtası ve ipek hâsıl edüp ticâret edüp geçinirler, gâyet mahsûllü yerdir.
EÇS VIII 341a
Ve bunun cenûb tarafı ada ada sığ yerlerdir. Niçe yüz aded balık dalyanları var kim cümle mîrîdir. Bir âdem bir karış balık avlasa tecrîm ederler, ammâ tâze gulâmları her gece kefal balığı avlarlar, tecrîm etmeyüp sayd etdiği kefal balığının ücretin verirler. Ve bu mahalde deryâ içre,
EÇS VIII 341a
Cezîre-i (---): On mîl karîb nümâyândır. Anın dahi cânib-i erba‘ası balık dalyanlarıdır.
EÇS VIII 341a
Ve bu kasabanın yine garbında kumsal düz yerler ile leb-i deryâda gidüp aslâ taş yokdur. Ma‘mûr kurâlar seyr ederek 5 sâ‘atde,
EÇS VIII 341a
Anadolkoz dahi derler. Karlıeli sancağında ve Angili kasrı kazâsı niyâbetinde ve vezîria‘zamlar hâssı olup maktû‘-i kadem ve mefrûzu'l-kalem bir hâss-ı azîmdir kim (---) yük akçe iltizâmdır. Hâkimi sadrıa‘zam ağ[a]larıdır kim yüz nefer âdemleriyle hükûmet eder. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve balık emînleri vardır.
EÇS VIII 341a
Kasabası karadan bir kurşum menzili alarka deryâ içinde iki mîl ihâta eder bir adacık içinde bir câmi‘li ve bir hânlı ve bir medrese ve bir mektebli ve ma‘mûr u müzeyyen cümle yüz müselmân evli ve cümle yüz aded kefere evli ve cümle kiremit örtülü cümle sağîr ü kebîr beş yüz aded evlerdir. Cümle halkı balıkçılar ve ıstafilya üzümcüleridir.
EÇS VIII 341a
Ve bunun dahi balık yumurtası memdûhdur. Bunda olan tez ü tâze ve za‘ferân gibi sarı ve lezîz ve amber-i hâm râyihalı balık yumurtaları bir diyârda yokdur kim pâdişâhlar ve krallara hedâyâ gider gâyet mukavvî nukl-i tarabdır ya‘nî şarâb-ı bî-hicâb mezesidir. Bunun dahi balık yumurtasın sarı balmûmuna sokup cemî‘i Frengistân'da miskâlin birer altuna satarlar. Her bir yumurtası ellişer dirhem ancak gelir.
EÇS VIII 341a
Bu şehrin bâğları adalarının şarkî tarafındaki Rûmeli hâkinde niçe kerre yüz bin dölüm kişmiş üzümü bâğları vardır. Bunun cümle mü’min ve muvahhid halkı cümle Urûmca kelimât edüp müselmân lisânın az bilirler. Ve çoğunun avretleri cümle Urûm karılarıdır.
EÇS VIII 341a
Andan yıldız tarafına Anatolkoz körfezi gâyet sığlıkdır. Tûlu kâmil yigirmi beş mîldir. Ve iki tarafları ma‘mûr çiftliklerdir.
EÇS VIII 341a
Andan kalkup Körfez deryâsın solumuza bırağup düz yerlerde ve sarp ormanlarda yıldız tarafına (---) sâ‘atde giderken çiftliklerde zevk edüp {giderken niçe şehîd mezâristânları gördük. Meğer sene 979 târîhinde Kıbrıs cezîresi fethi mahallinde Pertev Paşa ve Kılıç Alî Paşa ve Müezzinzâde Kapudan Paşa üç yüz pâre donanmamız gemileriyle Venedik donanmasına râst gelü[p] bu mahallerde ceng-i azîm ederken Müezzinzâde Kapudan Paşa şehîd olup cümle donanmamız gemileri münhezim olup karaya döküldüklerinde küffâr niçe bin guzâtı şehîd etdiklerinin kabr-i şerîflerimiş kim donanma sıngını dedikleri hâdise-i kübrâ bu Anatolkoz ve Angili kasrı kurbunda olmuşdur.}
EÇS VIII 341a–341b
{Ereğli Kasrı dahi derler.} Ya‘nî lisân-ı Rûm'da melek kal‘asıdır. Hakkâ ki mahbûbu ve mahbûbeleri melek-sıfatdır. Bânîsi ibtidâ Rûm krallarıdır. Ba‘dehu Venedik elinden sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî İnebahtı'yı döğerken Fâ’ik Paşa İnebahtı imdâdına giderken yolu üzre bu kal‘adan niçe bin kâfirler çıkup paşa-yı müşârun-ileyh ile ceng-i azîmler edüp bi-emri Hayy-ı Kadîr Fâ’ik Paşa mansûr [u] muzaffer olup küffârlar makhûr [u] müdemmer olup niçe bini dendân-ı tîğdan geçüp niçe bini esîr-i bend-i zencîr olup ba‘dehu 341b Fâ’ik Paşa bu kal‘ayı muhâsara edüp on gün on gece döğüp âhır-ı kâr kuvvet-i bâzû-yı Fâ’ik ile ayık ve uyanık gâzîler Venedik kralının kızı Angel nâm kralenin elinden alup kızı dahi esîr edüp derûn-ı kal‘aya kemâ yenbağî müstevfâ askerler koyup kal‘a miftâhları ile İnebahtı altında Bâyezîd Hân'a gelüp asker-i İslâm içre bir top u tüfeng şâdımânları etdiklerinde küffâr-ı dûzah-karâr Angili kasrının feth olduğun istimâ‘ edüp anlar dahi İnebahtı'yı amân ile verüp iç kal‘ası kalır. Ba‘dehu anları da guzât-ı müslimîn kırup "İnebahtı be-dürüstî feth olmasına Fâ’ik Paşa sebeb oldu" deyü müverrihler yazmışlar.
EÇS VIII 341b
Ba‘dehu Bâyezîd Hân yigirmi bin askeriyle Fâ’ik Paşa'ya ibtidâ İnebahtı sancağın iki tuğla ihsân edüp niçe şâdımânlardan sonra asâkir-i İslâm kal‘a içinde iken üçüncü gün İnebahtı kal‘asının piğadya cânibinde zîr-i zemîn mağârâlardan bir gece küffâr askere şebhûn edüp bir savaş-ı perhâş-ı Alî ederler kim tâ sabâh olunca küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî urup kuvvet-i bâzû-yı Velî ile İnebahtı feth olur.
EÇS VIII 341b
Ve bu Angili Kasrı hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Cezâ’ir eyâletinde Karlıeli sancağı beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâssı 4.000.000 akçedir. Ve ze‘âmeti 11 ve tîmârı 119'dur. Alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Kânûn üzre hîn-i seferde cümle cebelüleri ile dörd bin asker olup kapudan paşa ile beği üç pâre kadırga ile me’mûr olduğu sefere gider. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve dizdârı ve kal‘a neferâtları cümle yetmiş aded tîmârlı merdüm-hisârlardır.
EÇS VIII 341b
Ve yüz elli akçe kazâdır kim hâlâ İnebahtı Müftîsi Alî Efendi'ye ber-vech-i te’bîd arpalık ihsân olunmuşdur. Nâhiyesi cümle kırk beş pâre ma‘mûr kurâlardır.
EÇS VIII 341b
Ve sancağı hâkinde cümle altı pâre kazâlardır. Evvelâ kazâ-yı Oksoromeroz ve kazâ-yı Valtoz ve kazâ-yı Lahor ve kazâ-yı Voliçe ve kazâ-yı Aya Mavra. Cümle bu kazâlarda Karlıeli'nin altı yüz kırk beş aded kurâları var. Yüz on aded dahi hâs ve evkâf köyleri var, ammâ gâyet sarp ve mahsûldâr vilâyetdir.
EÇS VIII 341b
Kal‘ası bir dereli ve depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘dan şarkdan garba tûlânîce vâki‘ seng-i mutarraş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim yukaru kal‘ası dâ’iren-mâdâr şarkdan garba tûlu iki yüz adımdır. Ve arzı yüz adım enli bir kal‘adır. Ve taşra kal‘asının girdâ-girdi bedenler üzre kâmil bin adım bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle üç kat kal‘a-i bâlâdır. Gerçi havâlesi vardır ammâ iç kal‘ası havâlesine havâle olup havâlesi olan dağda top u tüfeng ile kuş kondurmaz. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ancak cânib-i cenûba nâzır bir kapusu var, iki kat demir kapulardır.
EÇS VIII 341b
Ve bu kal‘anın orta hisârında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i var, kiremitli ve kârgîr minâreli câmi‘-i atîkdir kim bundan gayri ma‘mûrâtdan bir eser olmadığından mâ‘adâ âdemîzâd dahi yokdur. Ancak kal‘a içinde bâğ u bâğçeler olup kapusu dâ’imâ mesdûd durur. Cümle neferâtları aşağı dere içindeki varoşda olurlar.
EÇS VIII 341b
Varoş cümle üç yüz aded kiremitli bâğlı ve bostânlı vâsi‘ evlerdir. Mahkeme yanında bir kiremitli kârgîr minâreli mescidi var. Cum‘ayı ve salât-ı ıydeyni cümle yukaru kal‘ada Bâyezîd Hân câmi‘inde kılarlar.
EÇS VIII 341b
Ve cümle varoşda on iki dükkândır. Bu bâzâr içre bir mükellef mescidi dahi vardır. Ve cümle bir sûhte medresesi ve cümle bir mektebi ve cümle iki tekyesi ve cümle bir küçük hânı ve cümle bir küçük hammâmı var, kâhîce battâl olur.
EÇS VIII 341b
Ve bu kasaba içre bir dere cârîdir. Ve bir göz taşdan mebnî bir cisir dibinden bir âb-ı hayât su kaynayu[p] çıkar. Cümle şehir halkı âb-ı nâbı andan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Ve cemî‘i halkı Rûmca kelimât ederler, ammâ mahbûbelerine angili desen angililerdir.
EÇS VIII 341b
Ve kal‘a dibinde cereyân eden Angiliyoz gölünün yılan balığı bî-hisâb olup vilâyet vilâyet tuzlayup götürürler. Ve acâ’ib balık dalyanları vardır. Meğer böyle mâr-ı mâhîler Arnavud İskenderiyyesi'nin Boyana gölünde ola, gâyet lezîz ve ter ilik-misâl mâr hayyeleri olur. Anı yiyen ömründe ağrı hastalığın görmez, gâyet nâfi‘ ve mukavvîdir. Bu gölün mahsûlü dahi vezîria‘zam hâssı olup Anatolkoz'a tâbi‘dir.
EÇS VIII 341b
Ba‘dehu bu gölün dalyanları dibindeki yedi göz taş cisirden ubûr edüp Angili kal‘asının şimâlinde olan sahrâ-yı azîm içre cânib-i şarka 2 sâ‘at gidüp sayd [u] şikârlar edüp ma‘mûr u âbâdân kurâlar geçüp,
EÇS VIII 341b–342a
Sebeb-i tesmiyesi 342a lisân-ı (---) Urûm (---) (---) demekdir. Bu dahi Karlıeli sancağı hâkinde ve Lahor kazâsı nâhiyesidir. Ve (...) kimesnenin serbest ze‘âmetidir.